Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 21 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Benim kedim pakize ilginç bir kedi. Bundan önceki kedim müzikten nefret ederdi. Örneğin ben piyanoya oturduğumda saklanacak yer arar en kuytu köşeleri seçerdi.

    İster istemez, "yahu bu kadar mı kötü çalıyorum " dediğim olurdu.

    Ama Pakize çok farklı. Müzik sesi duymaya görsün nereden geliyorsa o ses ona en yakın köşeye gelip yatma pozisiyonu aldıktan sonra gözlerini kapatıp sanki mırıl mırıl müziğe eşlik ediyor.

    Garip bir şekilde de jazz seviyor. Özellkle Jan Garbarek e bayılıyor.Onun sayesinde aklıma geldi Garberek i sizlerle paylaşmak düşüncesi.

    Jan Garbarek


    Jan Garbarek, (4 Mart 1947 Mysen/Norveç) Polonya asıllı, Norveçli caz saksafon sanatçısı. En önemli caz sanatçılarından biri olarak kabul edilir.İskandinav cazının babası olarak nitelenebilir.

    Jan Garbarek 1970'li yıllarda piyanist Keith Jarrett, bas çaları Palle Danielsson ve baterist Jon Christensen ile Avrupa Quartet 'i ismiyle sahneya çıkmıştır. Daha sonraları, sahnede giderek daha fazla, solo olarak görünmeye başladı.

    1993 yılında yayınladığı Officium albümünde saksafonu ile 5. ses olarak Hilliard Ensemble'ye eşlik etmiştir.

    Garbarek'in parçalarına etki eden en önemli unsur onun ; klasik amerikan caz büyüklerinin yanında kendisine, özgün ve farklı sound sağlayan ,geleneksel norveç folklorunu kullanmasıdır. Gençliğinde müzikal anlamda örnek aldığı kişi John Coltrane'dir. Hemen hemen tüm albümleri, müzik yapımcısı Manfred Eicher ile sıkı sanatsal çalışmalar sonucu kaydedilmiştir.
    Kaynak

    saxzq9 - Latin Caz Blues 2



    Jazz - Jan Garbarek

    Jan Garbarek & Ustad Fateh Ali Khan - Saga

    Twelve Moons - Jan Garbarek Quartet

  2. #2
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yine bu bölümü öksüz bıraktık. ops:

    Eski bir film müziğini jazz yorumuyla dinleyelim bakalım. Ve kadın klarinetçi de bence müthiş. Pek alışkın değiliz bildiğiniz gibi kadın klarinetçilere. Ama iyi çalmış.

    Waverly Seven -- Charade

  3. #3
    Üye
    pathetique Avatarı

    Gerçek Adı
    mademoiselle piaf
    Üyelik Tarihi
    20.10-2006
    Son Giriş
    25.09-2010
    Saat
    20:21
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    31
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    madem bölüm hareketsiz kalmış kızıl saçlı güzellik süper yetenek bi hanfendiyi tanıtarak biraz olsun hareket katayım buraya.

    Gülden Gökşen

    kendisini bi arkadaşım sayesinde "güldencaz" adlı albümüyle tanıdım. zaten sanırım ilk ve şu an için tek albümü de o. ilk albümü maalesef bu kadar çok az sattığına göre belki de bu ülkeye bi diğerini bahşetmiyecektir haklı olarak!. her neyse albümde gerçekten takdire şayan çalışmalar var.

    bu arada gülden hanım müzik kariyerine istanbul üniversitesi devlet konservatuvarında yarı zamanlı piyano eğitimiyle başladı ondan sonra mimar sinan üniversitesi devlet konservatuvarında lisans ve lisans üstü çalışmalarını yine piyano bölümünde devam ettirdi şu an yine mimarsinan'da piyano bölümü hocalığı yapıyor yanılmıosam.

    kendisinin "türkicaz" adındaki çalışmasını dinlemek için:

    http://www.youtube.com/watch?v=c5tNzNRtPNI

    bi de sitesi var o da:

    www.guldencaz.com

    Not: linkler falan hep babür abimden saolsun ben açarım bu başlığı ddeyip hemen araştırmaya koyulmuştu lakin bana kaldı . emir büyük yerden-miş

  4. #4
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    ... Pek alışkın değiliz bildiğiniz gibi kadın klarinetçilere. Ama iyi çalmış.
    Sanem Hocam, bu durum, bildiğim kadarıyla, kadın ve erkek beden yapısıyla ilgili.. Yani diyaframın yeri falan giriyor olaya.. Ağızdan nefes almak - burundan nefes almak esprisi var işin içinde. Bilmiyorum yanılıyor muyum? :roll:

  5. #5
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Önce sevgili pathetique e çok teşekkürler.Gerçekten çok başarılı bir Türk kadın piyanisti buraya taşıdığı için.

    Gülden Gökşen bu olağanüstü kadın.Sınırları zorlayan kendi çizgisini yaratan son derece yetenekli bir kadın.

    Sonra pek haksız sayılmazsın sevgili baben. Nefesli çalgılar gerçekten insanı zorlayan çalgılardır. Ama klarinet o kadar üfleme açısından insanı diğer nefesli çalgılar gibi zorlayan bir çalgı değildir. Yinede ben çok doğru ses çıkartamadığımı söyleyeyim.

    Ona bakarsan benim kızım yan flüt çalıyor ondan da çok doğru sesler çıkartamıyorum.

    Ama trompet gibi gerçekten insanı zorlayan nefesli çalgılar yok değil. Bir çok nefesli çalgıyı kullanan kişilerde oldukça ciddi rahatsızlıklar çıktığı görülmüştür. Mesela ses telleri kisti gibi.

    Ya bende de var bildiğin gibi ama benim ki sesimi çok kullanmaktan ve sevgili sigaramdan.

    Yinede son derece haklısın doğru nefes alabilmekle çalınabilen çalgılar olmakla beraber hepsinin kendine özgü, dudağı kullanma biçimiyle doğru ses elde edilebiliyor.

  6. #6
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir kadını atlamışım arkadaşlar. Bugün onun müziğini dinleyip arkadaşlarıma yollarken fark ettim. Bence buraya taşınması gereken büyük sanatçılardan bir tanesi.

    Nina Simone
    nsimone90jg5 - Latin Caz Blues 2

    ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinde 21 Şubat 1933'de doğan Nina Simone, müziğe henüz 4 yaşındayken piyano ile başladı. Bu uğraşı, New York Jullıard School'un müzik bölümünde akademik düzeyde sürdü. Aldığı klasik piyano eğitiminin ona kattıklarıyla ünlü besteci Gershwin'in yapıtından yola çıkarak yaptığı 'I Love You Porgy' plağı 50'li yıllarda çıkacak ve onun tanınmasını sağlayacaktı. Ardından kariyerinin kilometre taşı diyebileceğimiz 'My Baby Just Cares For Me' plağı gelecekti.

    Siyahî müzisyen Nina Simone , ABD'deki ırk ayrımcılığına her zaman tepki gösterdi. Bu tepki onun müziğine ve yaşam biçimine de yansıyacaktı. 1963'te bombayla katledilen 4 siyahî kız için yazdığı 'Missippi Goddam'; suikast sonucu yokedilen Dr. Martin Luther King için yazdığı 'Why? The King Of Love is Dead' ve 'To Be Young, Gifted And Black' gibi şarkıları ırkçılığa meydan okuyan baş yapıtlardandı. Sadece ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmekle kalmayıp, ABD'nin işgalci savaşlarına da meydan okuyacaktı. Bu meydan okuyuş ona barış misyonunu yükleyecekti. Yaşadığı çağı sorgulayan sanatçının iyi bir örneğini veren Simone, ülkesi ABD'ye daha fazla tahammül edemeyerek, 90'ların başından itibaren Fransa'ya göçedecekti. Aslında 70'li yıllardan bu yana, Amerika'dan çok Avrupa'da daha çok bir dinleyici kitlesi buluyordu. Özellikle Fransa'da gerçekleştirilen 'Nice Jazz Festival'inin 77'den sonra değişmez konuğu haline gelen sanatçı, Avrupa'nın çeşitli ülkelerindeki festivallere de davet alıp, yoğun ilgiye mazhar olacaktı. Son olarak Yunanistan'da yapılan 'Thessalonica Jazz Festival'inde sahneye çıkan Nina Simone, yıllar sonra Carnegi Hall'da 2001'de verdiği konserle ABD'deki sevenlerini de mutlu edecekti.

    Soul tarzı gırtlağıa örnek gösterilebilecek sesiyle Aretha Franklin vea Dusty Springfield gibi bayan vokallerini de etkileyen şarkıcı , piyanoda da akademik düzeyde bir kariyere sahiptir. Jacquel Brel'le yaptığı düetler; Animals, Beatles, Bob Dylan, Brecht – Weil şarkılarına getirdiği yorumlarla ve imzasını taşıyan albümleriyle unutulmazlar arasına giren Nina Simone, yaşamdaki duruşuyla da 20. yüzyıla damgasını vuran bir kişilik olabilmeyi fazlasıyla başarmıştır.

    Caz ve Soul müziğin önemli yorumcularından olan Nina Simone , 21 Nisan 2003'de son yılların geçirdiği Fransa'da 70 yaşında hayata veda etti. Caz, gospel, blues alanında olduğu kadar popüler türlerde de kendini gösterebiliyordu. Hatta Fransızlara özgü bir dal olan Şanson'lara bile el atacak kadar geniş bir perspektifi vardı. Müzisyenliğindeki düzeyine koşut olarak, çağının gerçeklerine de yabancı kalmayışı ile ve politik duruşuyla insanlığa hizmet edebilmişti.
    Nina Simone: Sinnerman

    Nina Simone - Improvisation - 1961

    Masal gibi bir efsane kadın

  7. #7
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Buraya alıp almama konusunda kararsız kaldığım bir müzisyeni sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Rock köşesine de çok kolaylıkla alınabilir aslına bakarsanız. Ama en iyisi buraya almak diyorum çünkü buranında biraz hareketlenmesini isteyenlerdenim ne de olsa.

    Bilirsiniz, bazı müzisyenleri çok erken yaşlarda kaybetmişizdir. Şimdi buraya alacağım iki müzisyende çok erken yaşta kaybettiklerimizden.

    Baba oğul Buckley ler.... ops:

    Tim Buckley çok erken yaşta aramızdan ayrıldı..Muhteşem bir sesi vardı. Söylenecek çok şey varda bence sadece müzik konuşsun şimdi;

    Tim Buckley - sweet surrender

    Ve şimdi de oğlu; Jeff Buckley

    O da ayrı bir yetenek, çok özel bir ses aynı zamanda. Ve boğularak ölmesi de işin ayrı trajik bir yönü...

    Jeff Buckley-Hallelujah

    Ve en sevdiğim parçası;

    Jeff Buckley-Grace

  8. #8
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne iyi ettin be öğretmenim

    Vallahi bimiyordum ben bu kişileri.Üzüldüm gerçekten böyle genç yaşlarda yitip gitmelerine.Oysa bizlere öğretecek ne çok bilgileri vardı. ops:

    Dinledim sayende ve şöle bişi atayım ortaya.Sanırsam Tim Buckley ( psychedelic yada progressive folk/ Jazz ) tarzlarındaimiş.Ne bileyim banamı öle geldi acaba ?sweet surrender için böle bir düşünce hasıl oldu bende.Hoş albümlerine şöyle bir göz gezdirdiğimde Gary Lucas ile de çalışmışlar.Kendileri pek nadir bulunan slide gitar çalar aynı pek saygıdeğer >>> George Harrison <<< gibi

    Daldan dala atlıyoruz belki ama araştırınca bu sanatçılar hep aynı dönemlerde aynı tonlama ile çalmışlar.Bu adamlar gerçekten de geleneksellikten yada tek bir kalıp içersinde tıkanıp kalmaktansa hep daha ileriye,daha yeni özelliklerde yada yorumlarda müzik çalışmalarına imza atmışlar. Yani folk,latin yada ne bileyim rock dememişler özelllik ve güzellikler katmışlar.Onların sayesinde şimdilerde sanat icra eden birçek yenilikçi sanatçı müzisyen var.Ne mutlu ki böyle insanlar varmış.Umarım bundan sonrada olur.

    Verdiğiniz bilgilerden dolayı tekrar teşekkürler canım öğretmenim.Sizin gibi yenilikçi eskileri seven yüreği genç kalmış/kalacak tüm müzik aşıklarını seviyorum.

    >>> Gary Lucas <<<

    http://www.youtube.com/watch?v=Qa3ry...eature=related

    http://www.youtube.com/watch?v=cdvUB...eature=related


    Ya bu arada aklıma gelmişken Tim Buckley ve Jeff Buckley'in diva Betty Buckley ile bir akrabalığı varmı acaba :?:

    Saygı ve Sevgilerimle.

    RUHUNUZUN GIDASINI RUHUNUZDAN EKSİK ETMEYİN EFENDİM

  9. #9
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vallahi sevgili cem Betty Buckley ile aralarında bir bağ varmıydı bilmiyorum açıkcası.

    Baba Buckley gerçekten çok farklı bir müzisyendi. O dönemin müzisyenlerinin bir tek konuda bütünleştiğini söylemek çok kolay değil açıkcası. Seninde dediğin gibi folk tan tut, jazz a kadar uzanan geniş bir yalpazaleri vardı. Ve bence büyüklükleri de burdaydı.

    Oğul Buckley ise bana göre çok daha farklı bir yerde. Sesine dikkat ettiysen oldukça değişik bir rengi var. Ve aslında hafif te bir romantiklik söz konusu Oğul Buckley de. Çok genç yaşta elbiseleriyle girdiği Missisippi nehirinden sağ çıkamayacak olan bir müzisyen işte. Hemde doruk noktasındayken müziğin.

    Kabul etmek gerekir ki iki Buckley inde müziğinde ve sesinde bir başkaldırıyı hissedebilmek olası.

    Baba Buckley i bu bölüme almak bence isabetli. 60 yılların özel bir şarkıcısıydı. Ve Pychedelia yı jazz ve soul ile birleştiren bir şarkıcıydı.

    28 yaşında uyuşturucudan öldüğünde oğul Buckley yine babası gibi müzisyen olan annesiyle birlikte sürdürdü yaşantısını. Üvey babası da vardı ve bana göre üvey babasına da çok şey borçluydu oğul Buckley. Çünkü ondan o dönemin en ünlü müzisyenlerini dinleyebilme ve öğrenebilme imkanı buldu.

    Bunların arasında benim de çok sevdiğim o gurupları görebilmek ayrı bir mutluluk benim için. Bu yüzden çok seviyorum sanırım bu oğul Buckley i.

    Ortaya çıkışı ve onu tanımamıza sebep olan şey ise babası için düzenlenen bir konserde çıkıp şarkı söylemesidir. Ondan sonra çıkardığı albüm ve benim çok sevdiğim grace te hemen hemen her türü yakalayabilmen söz konusudr.Özellikle jazz ve blues u o çok özel puslu sesiyle seslendirirken sanırım onu buraya almam yanlış bir şey olmadı.

    Neyse, yaklaşık on yıldır aramızda değil oğul Buckley de....Keşke o nehre hiç girmeseydi dediğim çok oldu. Ama yapaılabilecek bir şey yok işte...

  10. #10
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Awnn Öğretmenim senin üzüntüne paylaşıyorum inan.O güzel insanlar sayesinde bir yerlere geliyor bu müzik.

    Ben bu Güzelliklere daha önce de değinmeye çalıştığım çooook güzel bir grubun şarkısı ekleyerek bu faslı şimdilik son vereceğim.En azından şimdilik ve belkide çok kısa bir süreliğine Pazartesi İstanbul GATA da olmam lazım.Malum SEvk olayları yüzünden.

    Neyse,Daha önceden bahsetmiştim bu grubtan >>> Koop<<< gerçekten de çoook güzel ve bende çook harika duygular uyandıran ender Jazz gruplarından biri.Aslında Jazın her teline muhakkak bir dokunuşları var. alternative jazz ise esas uzmanlık dalları.Bu hollandalı grubun en beğendiğim parçasını sizler ile paylaşmak bana büyük mutluluk verecek.Her ne kadar Elektro Jazz desede siz ona muteber etmeyin :wink: Ne alaka allla alla :?

    Bu parça aynı zamanda görselliği ile de gerçekten insanı oo küçük adaya götürüyor doğrusu.Gece geç oldu ve ben bu parça ile huzur buldum Umarım sizde huzur bulursunuz.

    http://www.youtube.com/watch?v=Vj2rZ63o7ms


    Öte yandan,üsten basan sesi ile kirişi kırmış bir zatı muhterem ve onun kurduğu güzelde bir grup var yenilikçi olma adına olumlu puanlar almakta her daim. rhythm and blues ve neo soul yanında yine daha önceden belirtiiğim bir grup >>> Gnarls Barkley <<< funk,psychedelic soul, alternative blues ve experimental jazz dahil her bir deliğe girip çıkmış bir kimse >>> Cee-Lo <<<.İriden de öte Siyah cüssesi kazınmış bir kafa ile çok enteresan bir kişilik Cee-Lo Bir dönem hip hop ve rap yapsada Gnarls Barkley'e geçtikten sonra keskin bir u dönüşü yaptığını söyleyebiliriz.Enteresan tuhaflıktaki grup elemanları da Cee-Lo kadar gruba renk kattığı da bir gerçek tabi Ben uzatmayayım daha fazla ve siz ondan Crazy'i dinleyin.

    http://www.youtube.com/watch?v=vbfhXyfbIfo

    Bu arada unutmadan Gnarls Barkley hayranları için bir müjdeli haber vereyim,grup 2008 ortalarına doğru Atlantis albumünü piyasaya çıkaracakmış.Bu albüm ağırlıklı olarak soul/jazz-funk olacakmış


    RUHUNUZUN GIDASINI RUHUNUZDAN EKSİK ETMEYİN EFENDİM

  11. #11
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yeni yılın bu ilk günlerinde ve gecenin ilerleyen saatlerinde çok hoşuma giden bir müziği sizlerle paylaşmak istedim.

    ilkin deniz trio

  12. #12
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ray charles

    ( üzgünüm bi yerlerden alıntı yapama ve buraya ekleeme özürlüsü olduğum için kusura bakmayın...)
    hit the road jack ( ekleyebilrmisin baben, yada sanem

  13. #13
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hemen.. Sevgili Sankha.. Sen isim söyle yeter ..

    Hit the road Jack!

  14. #14
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Soul dünyasının müthiş kara adamı;

    James Brown

    Çok ta farklı bir yorum olmuş çünkü büyük tenorlardan Pavarotti de eşlik etmiş, çok ta güzel olmuş.

    James Brown & Pavarotti

  15. #15
    Üye
    Dante Avatarı

    Gerçek Adı
    Dante Alighieri
    Üyelik Tarihi
    04.04-2003
    Son Giriş
    08.06-2015
    Saat
    03:29
    Yaşadığı Yer
    araf
    Mesaj
    812
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    biraz geç oldu ama Buckley'lerden yazılıp çizildiğini görünce damlama ihtiyacı hissettim hemen :)

    Tim Buckley'den daha çok üzmüştür Jeff, eşsiz vokal tekniği ve bence herhangi bir türe sokulamayacak kadar eşsizdi yaptıkları.

    Benim için trajikomik bir anısı Grace'i 7 kez satın almış olmamdır. Bir yerlere giderken yanıma aldıklarım arasında olduğu için orada burada yitirmiş ve ilki bir zamanalrın online müzik marketi cdnow.com'dan diğerlerinin tamamı d&r mağazasından olmak üzere defalarca satın aldırtmıştır kendisini. Son kez alırken d&r stoklarında yoktu ve isim soyad telefon alarak özel olarak getirtiyorlardı, ne tesadüftür ki kasiyerde muhtelif magazinlerin yanında birkaç kez bu albümü aldığım kişi olunca Mel Gibson'ın Conspiracy Theory'de her gördüğü yerde bir adet J.D. Salinger’ın “The Catcher in the Rye" adlı kitabını satın aldığı manyak karakteri gibi bir duruma düşürmüştür beni d&r ellerinde...


    andante en güzel iki şarkısını vermiş, ben de işin içine daha da anlam yüklemek adına üçüncü bir tane ekleyeyim;


    Jeff Buckley - Last Goodbye

    http://www.youtube.com/watch?v=hm8JoMhgjRw


    hemen ardından da Jeff Buckley ile vokal tekniği çok benzetilen, hatta arak da dedikleri ama bence yine eşsiz bir başka örnek verip kayboluyorum..

    Patrick Watson - Drifters

    http://www.youtube.com/watch?v=Qigmz2YWZtY

    Patrick Watson - Weight of the World

    http://www.youtube.com/watch?v=Vidn4smi8bQ




Sayfa 1 / 2 12 SonSon