Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 21 mesajın 16-21 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Son derece yetenekli benim hitlerimden bir sanatçı,

    Professor Longhair

    Tipitina

    Hey Little Girl

  2. #17
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Saygıdeğer Müzik tutkunları,bugün saat: 20:00 da İstanbul İş Sanat Kültür Merkezin’de,sahneye çıktığı yetmişli yıllarda çıkardığı ilk albümünde ağırlıklı olarak fusion,soul jazz etkileri hissedilen >>>Afro Blue<<< albümü ile tanıştığımız ve özellikle Vocal Jazz ve Blues şarkılarıyla belkide yüz yılın en iyi bayan jazz sanatçısı olan ( Ella Jane Fitzgerald ) namıdeğer adıyla Ella Fitzgerald’a övgü niteliğinde 1997 yılında çıkarmış olduğu >>> Dear Ella <<< adlı albümü ile en iyi jazz vokal performansında Grammy ödülü sahibi Memphis/Amerikalı jazz şarkıcısı, (Denise Eileen Garrett ) Dee Dee Bridgewater,Malian Project eşliğinde sahneye çıkıyor.Belkide son dönemlerde vokal jazz eşiliğinde African müzik yaptığı en iyi albümlerde biri olarak sayılan 2007 yılında çıkardığı derleme albümü >>> <red <Earth <<< ile Jazz severlerin gönlünde taht kumuştur.Olağan üstü bir jazz akşamı yaşamak isteyen İstanbullu jazz severlerin kaçırmaması gereken bir konser olacaktır.

    Bu Jazz akşamında olmak isteyenler aşağıdaki link’ten bilgi alabilirler.

    İŞ SANAT KÜLTÜR MERKEZİ

    RUHUNUZUN GIDASINI RUHUNUZDAN EKSİK ETMEYİN EFENDİM.

  3. #18
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Epeydir tanıtmayı düşündüğüm ancak çeşitli nedenlerle bir türlü yapamadığım bir müzisyeni sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Tayfun Erdem


    Tayfun Erdem'in Kalan Müzik'ten çıkan 'Sessiz Bir Kelebeğin Rüyaları ve Dansları', coşku ile hüznü bir noktada buluşturuyor. Pop-caz tutkunları için birebir..

    mpic5808bd4 - Latin Caz Blues 2


    Tayfun Erdem, yirmi yılı aşkın bir süredir Berlin'de yaşayan önemli bir piyanist ve besteci. Onun çalışmaları ilk kez 1992 yılında 'Ağrı Dağı Efsanesi' adlı konsept bir albümle ortaya çıkmıştı. Türkiye'de yayımlanan bu çalışmanın alt başlığı 'Caz ve Destan'dı. Tayfun, piyano ve müzik eğitimini ilkgençliğinde Cemal Reşit Rey'den almaya başlamış, Boğaziçi Üniversitesi'nde ekonomi eğitimini tamamladıktan sonra 1980-82 yıllarında ABD'de kompozisyon eğitimini sürdürmüş; 82'de Berlin'e yerleşmişti.

    Müzikal formasyonu klasik geleneğe yaslandığından ilk yapıtı 'Ağrı Dağı Efsanesi'nde klasik altyapıyla caz ve doğaçlamanın müzikal kaynaşımına rastlanmıştı. Tayfun için bir başka önemli kaynak edebiyat oldu ki, bu ilk çalışma Yaşar Kemal'in 'Ağrı Dağı Efsanesi'nin modern bir müzik fikrine dönüştürülmesi anlamına geliyordu. Sanatçı, 1995'te 'Demir, Kömür ve Şeker' adlı bir konsept çalışma yaptı. Anadolu halk müziği formları alttan alta kompozisyonlarda var oluşunu sürdürse de, ortaya çıkan müzikal yapı, modern caz ve klasik müzikte yeni bir vücut kazanmıştı.

    Tayfun'un ikinci albümünün yayımlanışının ardından başladığı yeni çalışmaysa, yaklaşık altı yıl sonra 2001'de Almanya'da piyasaya çıktı. Yayımlandığı günler ciddi yankılar uyandıran 'Sessiz Bir Kelebeğin Rüyaları ve Dansları' adlı bu albüm, ilk ikisi gibi yine Kalan Müzik tarafından müzik marketlerinde yerini aldı. Bu albüm, inanılmaz ölçüde şaşırttı bizi. Evet, Tayfun, yine merkezi caz olan bir kaynaşım sound'unun peşinde. Ancak, önceki albümlerinde oldukça gizli duran lirizm, tüm derinlikleriyle bu albümü kuşatır nitelikte. Yine ilk iki albümünde, toplumcu duyarlılığı, oluşturduğu konseptin en önemli parçası niteliğindeyken, bu kez söz konusu duyarlılıktan bir ölçüde uzaklaşan, epik değil dramatik bir kurguya yaslanan ve müzikal ufku daha genişlemiş ve olumlu anlamda 'popülerleşmiş' bir sound'la baş başa kalınıyor.

    Tayfun'un lirik, natüralist ve aynı ölçüde dünya müzikleriyle, cazın çeşitlilikleriyle kurduğu akrabalık oldukça dikkat çekiyor. Bu yeni duyarganın, dramatik yapının şekillenmesinde Tayfun'un bu albümü ithaf ettiği MS hastası olan arkadaşı Margit'in, bitip tükenmeyen hayat sevinci, verdiği mücadele tüm albümün yeni, lirik atmosferini doğurmuş. İnanılmaz bir düşsel dünya kurmuş. Latino bir duyarlılık albümü büyük ölçüde kuşatmış. Bazı parçalarda insanın aklına 70'lerin Latin-caz çizgisi geliyor. Piyanoyu çalış stili ve bir-iki parçada yaptığı vokallerle bütünleşerek tarzın ünlü temsilcisi Chick Corea'nın dolaylı esintilerine rastlanıyor. Geniş anlamda bu albümün pop-caz bir çizgiyi temsil ettiğini söyleyenler olabilir.

    Albümde coşku ve hüzün iç içe var oluşunu sürdürüyor. Neşeli gibi gözüken fantastik dünyasında Tayfun'un yaşadığı derin bir hüznün açık izleri var. Sanki Tayfun'u da ayakta tutan hasta arkadaşı. Margit'in yaşamla kurduğu bağın, bitmez tükenmez uğraşının içli bir müzikal draması ortaya çıkan. Bu albümü caz ve pop-caz dinleyenler inanılmaz derecede seveceklerdir. Dünyadaki farklı halk müziklerinin de esinleri, ezgileri bu düş dünyasının parçası durumunda. Evet bir 'yolculuk' Tayfun'un çıktığı. Bir tür dünya yolculuğu. Ama, nereye varırsa varsın bestelerinde anlattığı kendisi, kendi hüznü, Margit'e duyduğu aşk, bağlılık. Bu albümün gerçek kaynağı, tüm müzikal birikimlerinden de önce Margit'in ona öğrettikleri, kazandırdıkları. Müzik vizyonundaki değişimi de Margit'in hayatının, mücadelesinin payının çok açık olduğu söylenebilir. Batı yakasında büyük ilgi gören bu albümün Türkiye'de de dinleyenleri müzikal boyutta heyecanlandıracağı açık.


    Orhan Kahyaoğlu / Radikal (Kültür-Sanat) 02.06.2004
    KAYNAK


    Tayfun Erdem-Margit Dans ederken

    Bu albümü bence dinlemelisiniz sevgili arkadaşlar. MS hastası bir arkadaşa duyulan bağlılık ve bu hastalığın izlerini müzikle anlatan olağanüstü bir çalışma.

  4. #19
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kcicjhqps40vp8viksd0 thumb - Latin Caz Blues 2


    Bu genç kızı dinlemenizi öneririm.

    Katie Melua

  5. #20
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Bu genç kızı dinlemenizi öneririm.

    Katie Melua
    Canım Öğretmenim uzuuunn bir aradan sonra sizleri buralarda görmek ne kadar güzel

    Katie Melua'ıdaha önce ben UB40 den tanıdığımız,gitar çalıp vokal yapan Ali Campbell ın 2007 tarihli >>>Running Free<<< adlı albumünden Don't Try this at Home adlı parçayı seslendirdiğin'de duymuştum.Birde ben bu kızcağızı Norah Jones'e benzettim ben.Özellikle,Call Off the Search albümü ile aynı adlı parçacı çok hoşuma gitti doğrusu.Uzun zamandır güzel bir vokal jazz dinlemediydim çook çokk teşekkür ederim canım öğretmenim

  6. #21
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Eberhard Weber

    jweberca9 - Latin Caz Blues 2

    22 Ocak 1940'da Almanya'nın Stutgart kentinde doğdu.6 yaşında çelloya ve 16 yaşında bas gitara başladı.1970'li yıllarda bas gitara 5.teli ekleyerek yeni bir kuşağın ilk öncüsü oldu.Kendi adıyla ilk albümünü 1973'te çıkardı.

    Uzun yıllar boyu Wolfgang Dauner ile birlikte çalışmış olan Eberhard Weber aslında lirik ve oneirik tonuyla çoklukla cazdan ziyade klasik oda müziğine ve de minimalist avantgard müziğe daha yakın durmuştur.Aralık 1973'te keyboard'da Rainer Brueninghaus ile birlikte yayınladığı hemen hemen bir trio müziği olan The Colours of Chloe adlı albümündeki 19 dakikalık No Motion Picture adlı başyapıtında eşzamanlı,soyut ve duygu dolu orkestral stilinin ilk örneklerine rastlarız.

    1975 Eylül'ünde Soprano Saksofoncu Charlie Mariano,klavyeci Rainer Brueninghaus ve davulcu Jon Christensen ile birlikte yayınladığı Yellow Fields albümünde 15 dakikalık Sand Glass,10 dakikalık Yellow Fields ve 13 dakikalık Left Lane gibi uzun ve ağır hareket eden şarkılarıyla melodi ve hipnoz arasındaki o sihirli çizgide dinleyicilerini dolaştırmış,büyülemiştir.

    thecoloursofchloeweberjd7 - Latin Caz Blues 2

    Kurduğu uçuk ve tabiri caizse dünyevi olmayan atmosfere Ağustos 1976 da çıkardığı Following Morning adlı albümüyle devam etti.Bu albümde davul kullanmayarak,önceki albümünde çalıştığı Rainer Brueninghaus ile şarkılarına senfonik öğeler kattığını ve yer yer de şarkıları klasik müzik orkestraları ile seslendirdiğini görürüz.

    Mariano,Brueninghaus ve John Marshall ile birlikte kurdukları Colours adlı quartet ile Kasım 1977'de Silent Feet ve
    Temmuz 1980'de Little Movements albümlerini yayınladı.Colours adlı quartet ile çalıştığı yıllar özellikle Seriously Deep ve A Dark Spell ( A Dark Spell ECM Koleksiyon albümü Works'te de yer alır ve benim favori şarkımdır icon biggrin - Latin Caz Blues 2 ) gibi daha caz şarkılar yazmaya başladığı dönemdir.

    Fluid Rustle albümünde Eberhard Weber'e artık Bill Frisell (gitar) ve Gary Burton (vibrafon) gibi dünya devleri "eşlik" etmektedir ve başından beri yer aldığı ECM ekolü dışında müzisyenlerle de çalışmaya başlamıştır.Bu albümde her zamanki çizgisinde 16 dakikalık Death in the Carwash Eberhard Weber başyapıtı yer almaktadır.

    Mart 1982 de yayımladığı Later That Evening adlı albümünde yine Frisell ile çalışmaya devam eden Weber albüm kadrosunda piyanoda Lyle Mays,davulda Michael DiPasqua ;soprano saksofon,obua,English Horn ve bas klarinette Paul McCandless'a yer vermiştir.

    littleke7 - Latin Caz Blues 2

    Bir ECM devi Jan Garbarek'in klasik enstrümanları ve Weber'in de synthesizer'ları çaldığı üç trombon,iki fluegelhorn,iki French Horn,tuba ve bass için bestelenmiş neredeyse barok bir Seven Movements ile karşılaşıyoruz 1984 e gelindiğinde ve aynı şekilde 1988 de Orchestra ile yoluna devam eder Weber.
    3 kontrbas için yazılmış olan en ilginç,en deneysel ve en vurucu albümü Pendulum'u 1993 te yayınlamıştır.

    Nisan 2000'de McCandless,Brueninghaus ve DiPasqua ile tekrar biraraya gelerek bu uzun ve görkemli müzikal yolculuğunun bir özete biçimindeki Endless Day'i kaydetmiştir.
    http://faanahtari.com/viewtopic.php?f=44&t=1121

    eberhard weber-mainz the black and white months

    http://www.video75.com/_sWtfj0n6ZZ/m...berhard-weber/




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12