Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon
Toplam 88 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Segili babenim senin sorduğun soruya gelince;

    Aslına bakarsan bizim müziğimizde yani müzik kültürümüzde konser gibi birer olgu çok ama çok sonraları gelişmiş bir şeydir. Konserler olmadan halk ya düğün dernekler de yada bir araya geldiklerinde duruma göre ya Türk Halk Müziği yada Türk sanat Müziği dinliyordu.

    Türk sanat müziği ise uzun yıllar elit kesimin evlerinde bir araya gelen insanların dinledikleri müzik şeklindedir. Ve bizim müziğimiz okullu bir geleneğe çok sonraları kavuşmuştur ve bunu da sonra irdeleriz. İyi mi olmuştur kötü mü olmuştur diye?

    Genellikle büyükten küçüğe ve son derece saygılı bir tarzla el vererek gelişen bir müzik olmuştur. Doğal olarak bu dost meclislerinde asla bir şef olmazdı.İçlerindeki en kıdemli kişi başta oturur ve onun işaretiyle devam ederdi.

    Batı müzinde de ilk başlarda şef yoktu bu arada. Bu işi ilk defa ortaya koyan batı müziğinin Klasik dönemdeki müzsyenlerinden biri olan Hydn sayesinde olmuştur.

    Orada şefe gerçekten ihtiyaç vardır. Çünkü orkestra daki elemanlar birbirleriyle hiç ilgisi olmayan ama birbirini tamamlayan notalar çalarlar. Çalgı guruplarına göre daha önce girecek sonra girecek bir süre sonra girecek falan filan gibi zorlayıcı unsurlar vardır.

    Ve şef te, konser öncesinde eserin oluşmasını sağlamak için oradaki müzisyenleri yönlendiren ve aynı zamanda yorum katan ve çalıştıran kişidir. Tüm eserin notalarını ezbere bilmek zorundadır. Ki bu eserlerin en küçükleri 20 dakikalık eserlerdir.

    Böyle bir durumda ister istemez o gurubu yönlendirecek bir kişiye şef e ihtiyaç vardır, elindeki o çubukta dikkati toparlamak ve yön vermek içindir. Ya bir orkestra şimdi en az 80 kişiden oluşuyor.

    Eee, bizim müziğimizde böyle bir şey yok. Bu yüzden şu anda bir şefin olması gerçekten laf olsun torba dolsun gibi gözükebilir.

    Ancak şunu da unutmayalım. O kişi yani şef, en azından repertuarı oluşturan, ve konsere çıkmadan müzisyenlerle birlikte parçanın daha doğru ve düzgün çalınabilmesi için ter atan kişidir de.

    Bu yüzden sembolik olarak ta olsa bu gurubun başında olması verdiği emeğe saygıdır bana göre.

    (Bu arada Candan konusunda yalnız olmadığım için acayip sevindim arkadaşlar , ama inanın biraz sonra bayke çıkıp hadi lennnnn diyebilir, hazırlı olalım.)

  2. #47
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hımmm bak şimdi beni düşündürdün sanem...

    Evet sözlerini alsak ne olurdu o müzikler acaba?

    Ama yine hırtlığım baskın mı çıkacak ne...

    Şimdi aklıma bazı ağır metal müzikler geliyor. O müziklerin sözleri olmasa bile ben de yaptığı çağrışımlar hiç de duygusal değil.

    Gerçi ben nefret ediyorum o tarz müzikten ama dinleyenlerin de usul bir ağustos günü denizden gelen imbatla hafifçe boynunu büken bir çiçeğin bağrından neşeyle bal toplayan bir arının sevgi dolu yüreğini düşündüklerini sanmıyorum

  3. #48
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hemen cevaplayayım pegasusum.

    Söylemeye çalıştığın şeyi çok iyi anlıyorum. O dediğin müzikte bazen senin o duygusal anlamdaki durumları değil de, tam tersi iç dünyamızdaki öfkeyi, vs. dile getirmek için olduğunu hemen söyleyeyim. Hiç söz kullanmasalarda müzikle bunu çok kolay yapabilirler.

    İşte bu müziğin ethos etkisidir sevgili cancazım. Öyle aralıklar vardır ki, sana bir saat dinleteyim delirmezsen namerdim.

    Yine müziğin değil, insanoğlunun fark ettiği ve kullandığı bir durumdur. İşkencede bile müzik ve müziğin uyumsuz aralıklarını çokkkkkkkk kullanıyorlar.

    Yani bu ethos u sadece güzellik olarak ele alma. Müzik doğrudan ruha etki eder. Olumsuz olarak ta. Ve ve ve nasıl kullanılır bu ethos biliyormusunnnnnn, daldırma beni şimdi bu konulara tamamiyle dışında bir konu bu çünkü Türk Sanat Müziğiyle.

    İnsanoğlu cidden çok ama çok tehlikelidir, müziği bile kullanırken seni istediği yola sokabilir ve yönlendirir. Söz kullanmasına gerek yoktur üstelik.

    Bu dediğim çok daha ayrı bir konu. Sen yine ilk başta yazdığım şeyi düşün. Sözler olmasa bazı müziklerin bizde şimdi bıraktığı etki çok daha farklı olabilir.

  4. #49
    Üye
    Hanımeli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.07-2007
    Son Giriş
    17.12-2007
    Saat
    23:05
    Mesaj
    123
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Sanemcim, çok çok çok teşekkürler ederim. Bi şey daha soracaktım.. Gerçi konudan uzaklaşıyoruz ama.. ops:
    Klâsik batı müziğinin olmazsa olmazlarından biri de şu eli sopalı yönetmenleri.. :twisted:
    Böyle birine bizim musikimizde de hele halk müziğinde gerçekten ihtiyaç var mı? Yoksa sadece konu mankeni olarak :P el-kol sallamak için mi orada bulunuyorlar? Hani çok sesli-tek sesli müzik ayrımı var ya o bakımdan şeettimdi.. :P
    Babür boşversene sen, baksana Sanemin gönderdiği "entarisi ala benziyor" klibinde ki o şefe...
    coşuyor, coşturuyor...
    O çok eğlenio, o kadar eğlenio ki bıraksalar yorumcudan fazla oynayacak...
    Sağolasın Sanem...

  5. #50
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sanem açıklamaların için teşekkür ederim. Sanırım anladım ben seni. Evet müzik duyguları harekete geçirir ama bu duygular öfke de olabilir aşk da benzeri başka şeyler de ...Sonuçta bunların hepsi duygudur.

    Ama izninle son hırtlığımı yapıp bir düzeltmede bulunmak istiyorum.

    Aristo unun "Retorik" adlı eserinden biliyoruz ki; anlatının üç boyutu avrdır. Ethos, pathos ve logos.

    Ethos anlatının kişisel boyutudur. Yani mesajın geldiği kişinin bireysel özellikleri. bunda dış görünüşten tut da kişinin tanınmışlığı, sesi tonu vb etkendir.

    Logos anlatının akıl boyutudur. Anlatının mantıksal tutarlılığı, içeriğindeki kanıtlar vb...

    Pathos ise işte tam da senin vurgu yaptığın gibi anlatının duygu boyutudur. Bu duygu boyutu çok farklı şekillerde etkiler kişiyi. Anlatı duyguya hitap edebilmek için çeşitli çekicilik unsurları kullanır ki sözlü anlatım dışında müzik de bu seçenekleri aynen kullanabilir.


    Yani canımcım anlatının duygusal boyutu ethos değil pathosdur. Küçük bir kelime yanılsaması olarak belki önemsiz ama anımsatayım dedim...

  6. #51
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vallahi canım anlatmak istediğim şeyi anlatabildiysem mutlu olurum.

    Diğer konuya gelince müzikte kullanılan ethos özelliği Aristonun kullandığı şekildemidir değilmidir hiç tartışmam. Bildiğim, bu işin eğitimini alırken bizlere bunun ethos özelliği olarak öğretildiğidir.

    Bu arada bulabilirsen Zaman içinde müzik ansiklopedisinin, ki bence dünyanın en büyük müzik tarihçisi Evin İlyasoğlu hazırlamıştır,6. sayfasında şu cümleyi göreceksin;

    Müziğin kişiliği etkileme olayına ethos denir.

    Müzik doğrudan ruha hihap eder ve kişinin duygularına ve davranışına sebep olur diyor yani. Vallahi biz böyle öğrendik.

    Dur hatta eski Yunan da müziğin bu ethos özelliği yüzünden kötü müzik dinleyen kötü olacaktır diye düşünülüp bazı müzikler yasaklanmıştır bile.

  7. #52
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Neyse demek ki müzik için bu kelime farklı bir anlamda kullanılmış. Zaten bu eski yunanca kelimeler birbirlerinden alakasız bir çok anlamı barındırabiliyor...

  8. #53
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    pegasus yine yanıldın onlar:
    athos-porthos ve aramistir.
    okeye dördüncü ararken yan masadan dartanyan'da onlara katılır
    vs vs..
    du bakiim yaa yoksa ben mi karıştırıyom
    bi san.
    gooooooooleeeee...googleeee...gel yavrum
    help help

  9. #54
    Üye
    nüans Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.03-2007
    Son Giriş
    19.05-2016
    Saat
    21:51
    Mesaj
    306
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante

    Dur hatta eski Yunan da müziğin bu ethos özelliği yüzünden kötü müzik dinleyen kötü olacaktır diye düşünülüp bazı müzikler yasaklanmıştır bile.
    Sanem ablacım müzikleri bırak , insanı olumsuz düşünceye iten tonlar bile yasaklanmış Aaaa demişler bu ton ııı ııhh atın gitsin :!:
    Aaaaa bu ton çok güzel gelsin beriii :wink: öyleymiş iştee


    Bayke kuvvetle ve muhtemelen karıştırıyosunn okey onların zamanında daha yoktuuu

  10. #55
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yaa sahiden atos'la portos'un isimlerini verirken A.Dumas sanırım "Retorik"i okumuştu.

    Çağrışım deyince: Cennet'in Latince karşılığı olan "paradisus"un (İngilizcede "Paradise" olmuştur) bizim "Fırat" ve"Dicle" nehirlerinin bileşiminden meydana geldiğini biliyor muydunuz?



    He he burada geyik diil geyik sürüsü oluşmakta. :P

  11. #56
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İşte sanat bu...Gecenin bu saatinde öyle bir gülmeye başladımki,sonra bana deli
    derler diye kapıyı kapayıp geldim.Halada gülmeye devam ediyorum.Sevgili Sanem
    olaylara klasik bakıyor,Sevgili Bayke ise Epik...Ama ben Baykeye 10 kg pirzola
    borçlanmış oldum.Sevgiler.

  12. #57
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Biz i çok seviyorum ...

    Yani sana da burada yazı yazdırdılar ya helal olsun benim dostlarıma.Vallahi kuyucak dostum bende çok şişmanladım bu aralar bayke yüzünden.Ha bire pirzola yiyoruz burda en önemli tartışmaları yaparken bile.

    İşte bayke yüzünden aldığım kiloları senin deyiminle klasik olarak vermeye çalışırken sende aramıza hoşgeldin diyorum.

    Bu bölüm harika bir bölümdür de kimse farkında değil. Bu tartışma bittiği zaman şöyle güzelllllllll fasıllı bir toplantı daha yapacağız ve öğrendiklerimizi uygulamalı olarak ortaya dökeceğiz.

    Sizleri seviyorum.

  13. #58
    Üye
    Hanımeli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.07-2007
    Son Giriş
    17.12-2007
    Saat
    23:05
    Mesaj
    123
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kuyucuk
    Hatırlatırım, zira 2. Tayyeap dönemini yaşıyoruz…
    Pirzolanın kilosundan haberiniz var mı?
    Ete eş değer başka şeyler borçlanmanızı öneririm :wink:


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Bu bölüm harika bir bölümdür de kimse farkında değil. Bu tartışma bittiği zaman şöyle güzelllllllll fasıllı bir toplantı daha yapacağız ve öğrendiklerimizi uygulamalı olarak ortaya dökeceğiz.
    Eyvahlar olsun!!!
    Bu tartışma bittiğinde bir fasıl yapılacaksa eğer!!!
    Sanem bir hayal rica edeceğim senden, lütfen…
    Şimdi biz bu ağır ekiple bir koro olsaydık ve fasıl yapmaya kalkışsaydık
    o koronun içinde çalacağımız sazlarla birlikte kimi nereye koyardın,
    solist kim olurdu ve hangi besteyi seslendirirdik?
    Ben mesela TRT korosunda ki, elleri meme altında kenetlenmiş, var gücünde cırlayan hatunlardan biri olabilirim..
    Bi şefimiz de olsun , gerçi baben kızıo adama ama olsun!!!

  14. #59
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aaaa üstüme iyilik sağlık, muhteşem olacağımızdan hiç kuşkun olmasın,

    Bu arada sen galiba yaren in sesini henüz dinlemedin. Dinlemeni öneririm. Var bu bölümde. Üstüne solist tanımam .Solist sadece o olacaktır efendim.

    Ya şef ben olayım baben izin verirse, sembolikte olsa az emeğim geçmedi bu tartışmada

    Vallahi dostlarımın hepsinin sesi mükemmeldir ama az sayı olduğumuzdan hem solist hem de çalgı çalacaklar.

    Sen ellerinin göğüslerinin altına koyamayacaksın canımcım sana ritim saz verelim derim ben. Bu arada cidden Klasik Türk Müziği sanatçılarının o korodaki hallerine epey gülerim bende.

    Pegasusum bağlama çaldığından ona ud verelim yakın olmasa bile bize wattabede çaldığı gibi çalacaktır. Çok iyi öğretmenleri var emin olabilirsin.

    Kuyucak o bariton sesiyle koronun en iyi elemanlarından biri olacaktır.Valla Akdeniz bölgesinden olduğu için ona da kaşık verelim herşeye rağmen derim ben.

    Valla bayke ne yapar bende tereddütteyim. Gözgöze gelmemeye hepimiz dikkat edeceğiz öncelikle, yoksa su koyuveririz hepimiz. Ya kanun iyi gider baykeye yaaaaaaaa.

    Sevgili babencim nefesli bir şey çalsın. Bu geyik muhabbetini o başlattı sonuçta.

    Yeditepe ye çelik üçgen verelim, boşluklarda iyi tınlayan bir çalgıdır ve o da boşlukları iyi dolduruyor açıkcası.

    Diğer tüm isteyen bayanlar ve beyler de koromuzun has elemanlarıdır.

    Başlangıç olarak söyleyeceğimiz parçaya gelince.....

    Buldum!!!!!

    "Beni bu hallere koyan, benden beter olsun derim"

  15. #60
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ben zurnayı isterim
    hani derler ya "zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına"

    sanemcim konser yerini buldum . göksu'da denize uzanan o iskele...
    yemekden sonra free takıldığımız, pega'nın ve senin türkülerinizi söylediğiniz
    yer...artııı muhteşem ötesi bi manzara. seyirci locası bile vardı yaa...iskele merdiveni.




Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon