Sayfa 6 / 7 İlkİlk ... 234567 SonSon
Toplam 102 mesajın 76-90 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #76
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Yok be dostum ne diye kızalım ki

    Burada araya sevgili baykenin ve birde benim sevgili öğrencimin dileğini yerine getirmek için biraz tarihinden de söz etmekte fayda var diye düşündük. Zaten bildiğiniz gibi burada kişisel tercihlerimizin ötesinde bilgi vermek ve paylaşmak zemininde bir amaç için varız.

    Yoksa kişisel tercihlerimiz işin içine girdiğinde burası okunamayan ve gezilemeyen bir yer haline gelebilir. Her aklına gelenin bir başlık açtığını düşünebiliyormusunuz, binlerce müzisyen ve tarz var neredeyse.

    Başlıkları toplamak ve bilgi vermek üzerine bir paylaşım en doğru olanı.

    Ayrıca JAN GARBAREK bulunmayacak biri değil bu arada. Sevgili üyelerimiz emule den onlarca eserini indirebilir. Bildik ve önemli bir müzisyen çünkü.

  2. #77
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet..........

    Bende kaldığım yerden biraz daha devam edeyim malum bugün cumartesi ve ben evdeyim zamanım var demektir bu

    Şimdi az biraz Amerikan tarihine giriyoruz bu ara Bu kölelik bittince özgürlüklerine kavuşan yada kavuştuklarını sanan zenciler kuzeye doğru gitmeye başladılar.Bu kuzeye yöneliş sırasında Amerika ya göç eden bir sürü göçmenlerle de karşılaştılar. İster istemez bir kültür alışverişinde bulundukları söylenebilir.

    Afrikadan geldiği söylenilen banjo nun dışında diğer göçmenlerin kullandıkları bazı çalgıları öğrenmeye başladılar.Örneğin İrlanda ve İskoçlardan kemanı,güneyli göçmenlerden de mandolin ve gitarı öğrendiler.

    Yani bu konuda yetenekli oldukları da su götürmez bir gerçek bildiğiniz gibi.1900 lü yılların başına geldiğimizde ise işler yavaş yavaş daha bir şekillenmeye başlamıştı.Özellikle Memphis şehrinde zenci şarkıcılar ve söz yazarları çoğalmıştı.Ve blues müziğinin altın çağı 1909 yılında Memphis şehrinin belediye başkan adaylarından biri yeni yeni kurulmaya başlayan blues guruplarından birini seçimlerinde propaganda yapabilmek için kullanmak istedi.

    Ya bu tarih ne ilginç değil mi??? Yıllarca kök söktüreceksin ve acı vereceksin sonrada bir şey yokmuş gibi yine kendi çıkarın için bunlardan yardım bekleyeceksin.

    Neyse ben müziğe devam edeyim.

    İşte bu blues guruplarından Handys Bandden ,Mr. Crump adlı bir şarkıyla belediye başkanına belediye başkanlığını kazandırdığı gibi, Memphis blues olgusu da çok daha geniş bir kitleye tanıtılmış oldu.

    Anlaşılacağı gibi blues denilince tek bir tip müzik aklımıza gelmesin. Hemen hemen her gurubun kendi stiliyle birlikte etkilendiği kültür ve etnik değerleri de işin içine katan bir sürü farklı tarzları vardır.Yani o dönemde blues bölgelere göre farklı farklı algılanıyor ve çeşitlilik gösteriyordu.

    1930 lu yıllara gelmeden önce de jazz müziği kendini yavaş yavaş gösteriyordu. Bu yıllardan sonra blues ve jazz ın bir birlikteliğine ve iç içe geçmiş hallerine de tanık olacaktık.

    Booker White - piano boogie

    Booker White - Aberdeen Mississippi Blues HIFI

  3. #78
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yahu niredeyse yirmi gündür bu mekana kimse uğramamış… Allah Allah nerede bu millet gardeşim ?

    >>> Nothin' But A Woman <<< dinlerken >>> Robert Cray <<< den Soul ve rhythm & blues’un büyük ismi ölümünün Seksen Dokuzuncu gününde rahmet ile andığımız >>>James Brown<<< çok bilindik ve bir o kadar da coşkulu parçası >>>I Feel Good <<< geldi aklıma.

    Robert Cray de soul ve blues da James Brown kadar olmasa da çok değerli bir müzik adamı.En Popiler albümü 1986 yılında çıkardıkları >>> Strong Persuader<<< Bence es geç memek gerekli.

    Aynı Albümden : >>> Right Next Door (Because Of Me)<<<

    http://www.youtube.com/watch?v=LL-QktSM93E

    Robert Cray ve blues in bir diğer güzel insanı >>> Eric Clapton<<< ile berber GÖRÜNTÜLERE BOŞ VER SESE VE SOLOYA KULAK VER !!! :shock: çalışması

    http://www.youtube.com/watch?v=_6lTw37OYd4

    Müziksiz kalmayın

  4. #79
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekten ara verdik mi iyi ara veriyoruz ya buraya ve ben yarım kalan işlerden pek hoşlanmıyorum.

    Anlatmaya devam edelim bakalım bu arada belki güzel parçalarda ekleriz hani...

    1930 lu yıllara gelmişiz demek!!!

    1930 lu yılların başında sonradan ünü tüm dünyaya duyulacak olan Louis Armstong trompetiyle müzik sahnelerinde yerini almaya başlıyordu.

    Gerçekten blues un çok farklı türleri vardı.Çeşitli bölgelerde yaşayan müzisyenler kendi bölgelerine ait özellikleri de bu müziklerine katmayı ihmal etmiyorlardı.Blues un alt yapısı yazılıyor ve genellikle de gitarcıların özel yetenekleriyle farklılıklar oluşmaya başlıyordu.Daha sonra da bunlar bölgelerine göre çağrılmaya daha doğrusu isimlendirilmeye başlanacaktı.

    Memphis Blues

    Delta Blues

    Texas Blues gibi.....

    1940 lı yıllara gelindikçe teknoloji de ister istemez gelişmeye başladığından bu yerel bölgelerdeki müzisyenlerin eserleri hemen hemen Amerikanın her yerine taşınmaya başlamıştı.

    Gelişen yıllarda daha da komik durumlar söz konusu olmaya başlayacaktı yeni yeni müzisyenlerle birlikte.Blues un üzerine ritimler değiştirilerek konulacak ve ortaya çok daha geniş bir kitleye ulaşacak rockn'roll çıkmaya başlayacaktı.

    Biz buralara gelmeden blues ta biraz daha takılmaya devam edelim derim ben.

    What a Wonderful World - Louis Armstrong

    louis armstrong - adios muchachos

    Devam ederiz sonra...

  5. #80
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ACID JAZZZZZZZZZZZZZ VE HUZURLARINIZDA FRANSIZLARIN GURURUUUU ACID JAZZ VE JAZZ HOUSE UN BİRİCİĞİ. BOL BOLLLL BASSS VE DRUM MACHINE DALGASI ARASINDA GİDİP GELEN MUSON RÜZGARLARINDA VER ÇOŞKUYU KOLONLARA DİYECEĞİMİZ BİR ER KİŞİ :twisted: >>> ST GERMAİN <<<

    SONDAN BİR ÖNCEKİ 2000 YILINA AİT ALBÜMÜ >>> TOURIST <<< VE COOL PARÇASI >>>SURE THING <<<<

    http://www.youtube.com/watch?v=HHzhSztFvdc

    MÜZİK SİZ KALMAYIN EFENDİM

  6. #81
    Üye
    coolhead Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2005
    Son Giriş
    29.05-2013
    Saat
    15:03
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    VİCTOR LEMONTE WOOTEN, NAMI DEĞER İSMİ İLE KISACA VİCTOR WOOTEN DÜNYANIN EN İYİ BAS GİTARİSTİ,FUNK JAZZ IN DİŞLEK ÇOCUĞU DAHA 3 YAŞIN DA BAŞLAMIŞ BAS GİTAR ÇALMAYA, BEN BAS GİTARDA JOHN PATİTUCCİ ABİMİZİ BİLİRDİM AMMA ONDAN İYİLER VARMIŞ ABOWW DEDİRTTİ BE GARDEŞİM.RESMEN SOLO MANYAĞI YAPTI BENİ ( MERMİ MANYAĞININ BİR TÜRÜ )

    http://www.youtube.com/watch?v=Vk5VG...elated&search=

    ABİLERİ İLE VERMİŞLER COŞKUYU

    İZLEYİN ANACIM. HAKVERENLER OLUR SANIRSAM.

    İzledim ve bayıldım. Abooww da dedim valla.

  7. #82
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güzel bir tatile başlamak üzereyim.

    Tatilime çok sevdiğim bir parçayı sizlerle paylaşarak girmek istiyorum. Jazz tarihinin belkide en fazla tutulan parçalarından bir tanesi.

    dave20brubeck2mh4 - Latin Caz Blues 1


    Dave Brubeck - Take Five

  8. #83
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Harikasın yaa.. Bi tanesin sen..

    29 yıl önceye götürdün beni yine.. (O yıllardan hiç dönmem aslında.. Ama o uzun hikaye. )

    Çok çok çok çok teşekkürler.. ops: ops: ops: ops:

  9. #84
    Forum Moderatörü
    BARBiEBARBiE Avatarı

    Gerçek Adı
    NehiR
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    15:35
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    14.622
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Harika ..
    Çok Severim bu parçayı.
    Teşekkürler Sanem Ablacım ..
    İyi tatiller ..

  10. #85
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Beğendiğinize sevindim arkadaşlar.

    Bazı eserlerin farklı tarzlarla yorumlanmasını çok seviyorum. Fazıl Say da bu anlamda iyi örneklerden bir tanesi. Gerçi magazin dünyasında ismini duymaktan pek hoşnut olmasam da piyanistliğine diyecek yok gerçekten.

    Fazıl Say dinleyelim, ilginç bir yorumla.

    Bu arada bu eserin Türk Marşı olarak bilinmesine de acayip bozuluyorum, uygun bir zamanda bunu da açıklarım.

    Fazıl Say Turkish March

  11. #86
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜN GEÇMİYOR Kİ BİR GÜZEL İNSAN KAYIP GİDİYOR SEMALARIMIZDAN

    TÜRK JAZZ'ININ DİVASI HARİKA İNSAN >>> NÜKHET RUACAN <<< MALESEF KANSER İLLETİNE VERDİĞİMİZ SON GÜZEL İNSAN

    07 MAYIS 2007 DE İSTANBULDA VEFAT ETTİ

    KENDİSİNE ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM.



    http://www.youtube.com/watch?v=O0x-w1X1gQ4


    http://www.youtube.com/watch?v=M7wJMJ4o91Q

    HEP KALBİMİZDE OLACAKSIN :cry:

  12. #87
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekten duyduğum zaman inanmak istemediğim haberlerden bir tanesi oldu bu da.

    Türkiye de gerçek anlamda sanatçı öylesine zor yetişiyor ki.

    Sesiyle duruşuyla kısacası herşeyiyle bence usta olan kişiyi de kaybettik. Yenileri yetişir mi bilmem.Yetişmeli ama diyorum başka bir şey diyemiyorum.

    Kimi eleştirmenlere göre kendi kuşağının en iyisi, divasıydı. Aileden gelen müzik tutkusu ona küçük yaşlarda büyük işler yaptırdı.

    Tatbikî Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde eğitim gördüğü 60’lı yıllarda Türkiye’nin en popüler kadın caz vokalistiydi.

    Kendisine göre profesyonel caz şarkıcılığına 1974 yılında İsviçre’de başladı. O dönemde İsviçre ve Norveç’te Emin Fındıkoğlu ve Tommy Dodd orkestralarında çalıştı.

    1977’de Türkiye’ye döndükten sonra verdiği konserlerle cazın Türkiye’de daha çok tanınması ve sevilmesine önemli katkıları oldu; ama kendisini daha fazla müziğe vermek, cazla daha çok beraber olmak istiyordu.

    Bu yüzden 1979’da ABD’nin ünlü caz konservatuarı New York Conservatory of Music’te şan eğitimi aldı. 1982 yılından sonra da Türkiye’de çeşitli gruplarla çalışmaya devam etti.

    Doksanlı yıllarda Ruacan adlı bir plak da hazırlayan sanatçı, Kültür Bakanlığı adına Çin ve ABD’de konserler verdi.

    Caz müziğinin Türkiye’deki diğer önemli isimlerinden Neşet Ruacan’ın kardeşi olan Nükhet Ruacan, son 10 yıldır Bilgi Üniversitesi müzik bölümünde caz müziği dersleri veriyordu.

    56 yaşındaki Ruacan ayrıca bu yıl NTV Rradyo’nun sponsorluğunda yapılan ‘Nardis Genç Caz Vokalistleri Yarışması’nda jüri başkanlığını üstlenmişti.

    Bir süredir kanser tedavisi gören Türk cazının divası, yarın öğleyin İstanbul Moda Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
    Kaynak

  13. #88
    Askıda Üyelik
    LaiLa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kalbimin attığı yerdeyim..
    Mesaj
    5.559
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    NÜKHET RUACAN HANIMA TANRIDAN RAHMET DİLİYORUM

  14. #89
    Üye
    nüans Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.03-2007
    Son Giriş
    19.05-2016
    Saat
    21:51
    Mesaj
    306
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ALLAH RAHMET EYLESİN...

  15. #90
    Üye
    alperstein Avatarı

    Gerçek Adı
    Alper
    Üyelik Tarihi
    05.02-2006
    Son Giriş
    18.10-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sevgili dostlar,
    Caz başlığı yine öksüz... Bugün dinlediğim, aslında arşivimde uzun zamandır bulunan albümü tanıtmak istiyorum jazz, popjazz, funk dinleyicilerimize.
    Lee Ritenour - Overtime

    51SW2P4XXFL. SS500  - Latin Caz Blues 1

    Çıkış Tarihi: (June 7, 2005), Yapımcı Şirket: Peak Records,

    Overtime albümü, dünyaca ünlü jazz gitaristlerinden biri olan Lee Ritenour`un şimdiye kadar ki tüm müzik hayatını özetlediği ve müziğine ilham veren sanatçılara adadığı bir albüm. Lee Ritenour, merakla beklenen albümünde bizlere, fusion, funk, smooth, latin ve contemporary gibi birçok jazz türünden örnekler sunmaya çalışmış. Tabi ki, 30 yıllık bir müzik kariyerini 74 dakikalık bir albüme sığdırmak mümkün değil. Bu yüzden bu canlı performans albümünü, Lee Ritenour`un favori meslektaşlarıyla yaptığı bir özet çalışma olarak görmek hiçte yanlış olmaz. Albüm Wes Montgomery`nin artık standartlaşmış şarkısı “Boss City” ile başlıyor. Lee Ritenour, bir röpörtajda kendisine bunun sebebini soran http://www.allaboutjazz.com web sitesine, Wes Montogomery`nin kensini en çok etkileyen jazz gitaristi olduğunu söylüyor.

    “Boss City” parçasının hareketli gitar ve saksafon sololarının hemen ardından, klasik bir Miles Davis kompozisyonu olan “Blue In Green” parçasının güzel bir yorumuyla karşılaşıyoruz. Miles Davis`in ilk olarak 1959 yılında “Kind of Blue” albümünde çaldığı şarkıda, Lee Ritenour`a melodik piyano sololarıyla Dave Grusin eşlik ediyor.

    Brezilyalı sanatçılar, Ivan Lins and Vitor Martins tarafından yazılan“She Walks This Earth” parça (aynı zamanda Sting tarafından da yorumlandı.), vokalde ünlü jazz ses sanatçısı Lins`in de katkılarıyla bir jazz ziyafetine dönüşüyor. Eğer şarkının sözlerine bakarsak ünlü jazz standardı “The Girl From Ipanema” nın devamı niteliğinde olduğunu görebiliriz.

    “Sugarloaf Express” şarkısında Brezilya esintileriyle süslenmiş bir latin jazz parçası ile karşılaşıyoruz. Şarkı hiç şüphesiz, yıllarını Rio de Janeiro şehrinin jazz kulüplerinde çalarak geçirmiş olan Lee Ritenour tarafında, orada bulunan Sugarloaf Dağı`na itafen yazılmış.

    Sly and the Family Stone şarkısı “Papa Was A Rolling Stone”, daha önce de birçok projede Lee Ritenour`a eşlik etmiş olan trompet sanatçısı Chris Botti`nin lezzetli melodileriyle süsleniyor.

    Lee Ritenour`a, bir fusion parçası olan “P.A.L.S.” adlı şarkının açılımı sorulduğunda, şarkıyı çalan müzsiyenlerin isimlerinin bir kısaltması olduğunu söylüyor. - Patrice, Alex, Lee and Steve

    Albümdeki funk parçalar tam anlamıyla birinci kalite. “Night Rhythms” adlı parçada Melvin Davis`in bass gitarıyla yarattığı mucizeler göz dolduruyor. Tenor saksafoncu Eric Marienthal ile birlikte Melvin Davis bu parçada Lee Ritenour`un yerini profösyonellikleriyle çalıyorlar diyebiliriz.

    Albümün son parçası, “Is It You” vokallerde Kenya Hathaway ve Grady Harrell ile birlikte bir smooth jazz klasiği olmak için sınırları zorluyor. Vokalistlerin R’&B’ balladlarıyla beraber şarkı içerisinde smooth jazz`ın sınırlarını Lee Ritenour ve ekibi aşıyorlar.

    CD boyunca Lee Ritenour`un hatasız gitar liklerinin parıltısı dinleyiciye zevk veriyor. Ağır gitar tonlarından kaçınarak, kendisine üstat olarak gördüğü Wes Montgomery`nin kullandığına yakın tonlarlar karşılaşıyoruz. Konu jazz gitar olduğu zaman, Ritenour`un mükemmelliyetçi bir kişiliğe sahip olduğu tüm albüm boyunca hissediliyor.

    Albümün şarkı listesi şu şekilde;
    01. Boss City (Wes Montgomery) 5:49
    02. Blue In Green (Miles Davis) 9:15
    03. Ocean Ave. (Lee Ritenour) 4:30
    04. She Walks This Earth (Ivan Lins, Vitor Martins) 5:01
    05. Sugerloaf Express (Lee Ritenour) 5:14
    06. Possibilities (Kenya Hathaway) 4:39
    07. Papa Was A Rolling Stone (Barrett Strong & Norman Jess Whitfield) 6:53
    08. Morning Glory (Lee Ritenour & Bill Champlin) 5:44
    09. Captain Fingers (Lee Ritenour) 7:29
    10. P.A.L.S. (Lee Ritenour) 3:47
    11. Night Rhythms (Lee Ritenour) 5:57
    12. Lil' Bumpin (Lee Ritenour) 5:00
    13. Is It You? (Lee Ritenour, Eric Tagg & Bill Champlin) 4:30

    Kaynak




Sayfa 6 / 7 İlkİlk ... 234567 SonSon