Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 20 mesajın 16-20 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.658
    Alınan Beğeniler
    540
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Arkadaş... sapla samanı birbirne karıştırmayınız.

    Ne atheizm, ne islam, ne din, ne iman, ne de şeytan için bilim yapılmaz. Bilim "MERAK" için yapılır. Sizin ki gibi engizisyon zihniyeti 500 yıl önce Galileo'yi dünya güneşin etrafında dönüyor dediği için hayat boyu ev hapsine mahkum etmiştir. Galileo'nun buna karşılık söylediği ise "yine de dünya dönüyor" olmuştur.

    Ayrıca, özgür olmak ne zamandan beri bir olumsuzluk veya dinsizlik haline geldi? Laflarınıza dikkat edin. Kaş yapayım derken baş yarıyorsunuz.

  2. #17
    Üye
    inzibat Avatarı

    Gerçek Adı
    ErdaL
    Üyelik Tarihi
    02.03-2009
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    03:06
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    425
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    12

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Okuyup doktor olmuşsunuz ve evrimi savunuyorsunuz. Merak ediyorum; hiç dini kitap okudunuz mu?
    Kitaplarda yazanlara ve siz mezun olana kadar öğretilenlerin hepsi kitaplara birileri tarafından yazıldığına göre o kişinin her yazdığını peşinen kabul etmiş oluyorsunuz. Kaldı ki o kişilere de başka kittaplar okuyarak öğrenmiş. Charles Darwin araştırmış fikirler öne sürmüş ve bu gün bile bunu savunduğunuza göre siz de çok araştırıp deliller sunabiliyorsunuz değil mi?

    Yada tıp doktoru olmak için 6 yıl okumak yerine 6 yıl bekleseydiniz evrim geçirerek tıp doktoru olsaydınızya! Ben şimdi ömrümün sonuna kadar su içinde yaşasam balık olurmuyum? Balık olmam için ne kadar bir süre gerekir?

    Bir yazıyla noktayı koymak istiyorum.
    ------------
    Bizanslılar devrinde, İstanbul'da yaşayan ve hiçbir dîne inanmayan bir doktor vardır. "Her şey kendi kendine var olmuştur." diyerek Allah’ın (CC) varlığını inkâr etmektedir.
    Mesleğinde son derece ileri gitmiş olan bu doktora hıristiyanlardan hiç kimse cevap veremez hâle gelmiştir. "Dünyânın bir yaratıcısı olduğunu bana ispatlayabilirseniz, ancak o zaman kendi dâvamdan vaz geçerim." demektedir.
    Bu konuda tartıştığı yada münâzara ettiği herkesi mağlûb ettiği gibi, kendisini dinleyenlerin kafalarını karıştırmakta ve dinsizliği aşılamaktadır. Netice itibarıyle, dinsiz doktor karşısında hıristiyanlar âciz kalmıştır. Durum Bizans kralına intikal eder ve buna ancak müslümanların cevap verebileceği söylenir.
    Bizans kralı, Abbâsî Halîfesi Me'mûn'a mektup yazarak yardım ister. Mektubunda; "Size gönderdiğimiz bu doktor dinsizdir. Bir yaratıcı olmadığına inanmaktadır. Yanınızda münâzara edecek ve bunu iknâ edip, mağlub edecek bir âlim bulunursa çok iyi olur." der.
    Abbâsî halîfesi danışmanlarını toplayıp, istişare eder. Öncelikle, doktorun uzman olduğu tıp ilminden imtihan edilmesine karar verilir. Bir heyet huzurunda doktor imtihan edilir. Ancak doktor, bu imtihanı büyük bir başarıyla geçer.
    Danışmanları Halifeye, dini konuda Bağdat'ta onunla münâzara edecek bir alimin olmadığını söylerler. Ancak içlerinden birisi; "Büyük âlim, evliyânın üstünlerinden olan Nişâburlu Ahmed bin Harb Hazretleri dün gece buraya geldi. Hacca gidiyor. Bununla ancak onun münâzara edebileceğini sanırım." der.
    Halîfe, Ahmed bin Harb'ın yanına birini gönderip durumu ona bildirir…
    Ahmed bin Harb Hazretleri, gelen kişiye;

    "Siz münâzara meclisini falan saatte, halîfenin sarayında hazırlayın ve onu lafa tutun… Ben biraz geç geleceğim... Geldiğim zaman bana, niçin geç kaldınız diye sorarsınız, ben de cevap veririm…"

    şeklinde tenbihte bulunur.
    Dediği gibi yapılır…. Ahmed bin Harb Hazretleri gelip oturunca Halîfe ona;

    "Niçin geç kaldınız" diye sorar. O da; "Abdest için Dicle Nehri kenarına gittim. Tuhaf bir şey gördüm. Ona bakarak geciktim" der. Halîfe; "Ne gördünüz ki" diye sorunca şöyle cevap verir:

    "Gördüm ki topraktan bir ağaç çıktı, büyüdü, kimse kesmeden yıkıldı. Kimse müdahale etmeden de tahta şeklini aldı. Bu tahtalar kendiliğinden birleşip marangozsuz, çivisiz sandal oldu. Bir kayıkçı olmadan da suyun üzerinde gitmeye başladı. Bunu seyre dalıp geç kaldım."


    Bu sözleri duyan inkârcı doktor dayanamaz:

    "Bu saçma sapan konuşan ihtiyar mı bizimle münâzara etmeye geldi?... BU DELİDİR!…. Bununla münâzara etmeye değmez..."
    Bunun üzerine Ahmed bin Harb şöyle cevap verir:

    "Niçin saçma konuşayım ve deli olayım?.."

    Doktor kendinden emin bir şekilde; "Olmayacak şeyler söylüyorsunuz. Koskoca ağaç birden bire büyür, kesilir ve tahta olur. Bu tahtalar marangozsuz birbirine bitişir ve sandal olur. Kayıkçı olmadan su üzerinde gider dediniz" der.

    Nihayet, Ahmed bin Harb Hazretleri son sözünü söyler:

    "Ey doğruluktan uzak insan !... Bir sandal için bu imkânsız olunca, yâni ustası, bir yapıcısı olmadan sandal olmaz, su üzerinde gidemez ise, bu güneş, ay ve yıldızlarla, ağaçlar ve çiçeklerle süslü ve intizamlı âlem, bir yapıcı olmadan, bu dünyâ bu sağlamlığı ile binlerce güzel yaratıklar, sanat erbâbını hayran bırakan eşsiz tabloları ile kendi kendine nasıl var olsunlar?... Asıl, bir yapıcı, yaratıcı yoktur diye böyle hezeyan söyleyen, saçmalayan delidir…"

  3. #18
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.658
    Alınan Beğeniler
    540
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bakın sayın NEVER kardeşim,

    MASAL anlatarak akıl vermeden önce hemen söyleyeyim... Sadece Kuran'ı değil, Matta İncil'ini, Tevrat'ı ve hatta sizin Zebur diye ayrı bir kitap zannettiğiniz ama Tevrat'ın Menzurlar fasikülü olan kitabı da okudum. Bunun yanı sıra dinler tarihi ilgimi çektiği için Veda dininden Şamanizme kadar her türlü inanış hakkında kitaplar okurum.

    Sizin anlattığınız bu UYDURMA MASAL'ın doğrusu "SAATÇİ" analojisi diye de bilinir ve yaklaşık 150 yıl önce William Paley isimli bir felsefeci teolog tarafından "Natural Theology" isimli kitabında yayınlanmıştır. Daha sonra Hristiyan yaratılışçılar tarafından da yozlaştırılarak "bir fırtınada uçuşan parçalar rasgele bir araya gelerek bir Boing 737 meydana getirebilir mi?" gibi saçma sapan bir analojiye dönüştürülmüştür.

    Öncelikle bilmeniz gerekir ki, evrim karşıtı görüş hristiyan yaratılışçılar tarafından başlatılan bir akım olup son 40-50 yıla kadar müslüman dünyasında doğru dürüst irdelenmemiştir. Son yıllarda Harun Yahya SAHTE isimli her bilime muktedir, Nanoteknoloji, biyoloji, uzay bilimi, yer üstü ve yer altı bilimi, kuantum fiziği, büyük patlama ve hadron çarpıştırıcısı gibi akla gelecek her türlü konularda uzman olan ama AKIL HASTASI RAPORU olduğu için ceza ehliyeti olmayan bir zat tarafından ülkemize sokuşturulmuş bir kavramdır!

    İşin hikaye kısmını bir tarafa bırakırsak... "6 YIL SU İÇİNDE YAŞARSAM BALIK OLUR MUYUM" gibi sorduğunuz bir soru bile evrimbilim hakkında ZIRCAHİL olduğunuzu ortaya koymaya yeter!!! 6 yıl değil, 1666 yıl su içinde dursanız da balık olamazsınız. TEK BİR EVRİM BİLİMCİ de böyle bir şeyi iddia etmez! Ama balık gibi düşünmek için balık olmaya gerek yok elbette...

    Bir şeyi eleştirmek için önce o konuda bilgi sahibi olmanız gerekir!

    Dilediğinize inanırsınız, dilediğinizi kabul edersiniz! Kendi paşa keyfinizin bileceği şeydir ve kimse sizi aksine zorlayamaz!

    AMA ELEŞTİREBİLMEK İÇİN NEYİ ELEŞTİRDİĞİNİ BİLMEK GEREKİR!

    Güzel kardeşim... alır bir tane evrim kitabını okursun... şuralar bana saçma geldi, ya da anlamsız buldum dersin anlarım... BİLMEDİĞİN ŞEYİN NESİNE İTİRAZ EDİYORSUN?


    ------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yukarıdaki eleştiriler belli bir yöne doğru kanalize olduğu için evrimle ilgili yanlış bilinen bazı şeyleri de vurgulamak gerekir:

    1. İNSAN MAYMUNDAN TÜREMİŞTİR!
    YANLIŞ!. Evrim, insan ve primatların (maymun değil, orangutan, şempanze goril vs.) AYNI ATADAN olduğunu söyler. Bu maymun mudur, yoksa başka bir şey midir tartışmaya açık bir konudur. Bir şempanze ile bir insan arasındaki genetik benzerlik oranı %95-99 civarındadır.

    2. Canlılar zaman içerisinden bir türden başka türe dönüşür.
    YANLIŞ!.. Canlılar bir türden diğer türe dönüşmez. Belli bir bölgede yaşayan canlıların uyum gösterdiği koşullarda hayati değişiklikler olursa sadece farklı olan ve uyum sağlayan canlılar hayatta kalır.. diğerleri yok olur. Örneğin bazı insanlar esmer, bazıları açık tenlidir. Güneşi bol bir yerde yaşıyorsanız açık tenli olmanız cilt kanseri riskinizi arttırır. Zaman içerisinde açık tenlilerin soyu tükenir ve koyu tenliler kalır. Çok uzun zaman süreçleri söz konusu olduğunda bu değişiklikler başlangıçtaki canlıdan tamamen farklılaşmış canlılara dönüşmelerine yol açabilir. ABD'de yaşayan zenciler, köle olarak götürülmelerinin üstünden sadece 200 yıl gibi çok az bir süre geçmesine rağmen şimdiden koyuluklarını kaybetmişler, afrikalı soydaşlarından bir kaç ton açık tenli olmuşlardır.

    3. Şimdiki canlılar hep vardı.
    YANLIŞ! Dünyada nesli tükenen canlı türleri şimdikinin 100 katından fazladır. Bunlara ait milyonlarca fosil mevcuttur.
    Bazı canlıların 50-100 bin yıldan eski fosil kaydı yoktur. Yani milyonlarca yıl öncesinde var olduklarını gösteren hiç bir emare bulunamamıştır.

    4. Kutup ayısını çöle götürürsek boz ayı olur mu?
    YANLIŞ! Kutup ayısı kutup dışında yaşayamaz. O yüzden kutup ayısı olmuştur. Ama bazı kutup ayıları boz renkli veya özürlü doğabilir.. bunlar kutup olmayan bölgelerde de yaşama şansına sahiptir.

    5. Neden bir canlının başka bir türe dönüştüğünü hiç görmüyoruz? Demek ki yok böyle birşey.
    YANLIŞ! Her yıl 100 civarında yeni canlının (çoğu mikroskopiktir) tespiti yapılmaktadır. Ayrıca evrimde süreçler 6 ay veya 1-2 yılla değil, MİLYONLARCA YIL ile ölçülür. Dünyanın mevcut tarihini 24 saat olarak düşünürsek, insanların yaşadığı son 50.000 yıl bu saattte son saniye kadar kısa bir aralıktır. Bir insan ömründe gelişmiş bir canlının başka bir türe dönüştüğünü görmek imkansızdır. İnsan ömrü, saniyede 50 kare filmden oluşan uzun bir filmde tek bir kareye bakmaya benzer ve insan tek kareye bakarak bütün bir filmi yok varsayamaz.

    6. Pitdown adamı gibi fosil şarlatanlıkları vardır!
    DOĞRU! Her yerde, her zaman şarlatanlıklar olur. Sahtekar hocalar da vardır. Bu, bütün hocaların sahtekar olduğunu göstermez. Aynı şekilde diğer bulguların yanlış olduğunu da göstermez!

    7. Evrim RASGELEDİR!
    YANLIŞ! Evrim her şeyin basamak basamak oluştuğunu varsayan bir merdiven sistemidir.Bir koşul gerçekleşmeden diğeri olmaz. Yani, fırtınada uçağın parçalarının rasgele bir araya gelmesini iddia etmez. Fırtınada 2 tekerin yanyana sürüklenebileceğini, yeterli zaman verilirse bunun üstüne bir şase düşebileceğini varsayar. Bilgisayar simülasyonları ve yapılan çeşitli teknik ölçümler bunun için yeterli zamanın olduğunu göstermektedir. Bunu görmek için doğadaki hayran kaldığımız çeşitli güzelliklere bakmamız yeter. Bir damlataş mağarasındaki rengarenk harika sarkıtlar damla damla oluşur.. KENDİLİĞİNDEN BİRDEN BİRE SARKIT OLARAK ORTAYA ÇIKMAZ!

    Bunun gibi yanlış aksettirilen daha pek çok saçmalık var.. yeri gelirse onlara da değiniriz.

  4. #19
    Üye
    masiva Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatma
    Üyelik Tarihi
    21.06-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    326
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba, hayırlı cumalar herkese..

    İnanılır gibi değil sayın Metepe, tarzınıza ve hitap şeklinize bakılırsa Hacettepe tıp çıtasını oldukça aşağılara çekti anlaşılan.. Ya da bir üniversite varmış o da bir tek sizi mezun etmiş zannedenlerdensiniz. Efendim ben, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi muhasebe mezunuyum.. Tıp eğitimi almadım, ama söz beyan etmek için bu eğitimi almış olmanın şart olduğunu da düşünmüyorum..

    Sonuçta idrak yollarımız açık ve okumasını bilen insanlarız.. bilimsel bir makale de yazmadığımıza göre uzmanlık belgesine ihtiyacımız yok..

    Herkes beslendiği kaynaklarla konuşmakta ve kaynaklarını göstermekte serbesttir, bugün bir teorinin savunucuları olduğu kadar itirazcıları ve ispatları da vardır. Siz de kendi kaynaklarınızla buyurabilirsiniz, hoş geldiniz..

  5. #20
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.658
    Alınan Beğeniler
    540
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sayın masiva,

    Tartışmak istediğiniz benim şahsi niteliklerim veya okuduğum okul mu? Yoksa biyoloji biliminin temel direği olan evrim teorisi mi? Karar verin, ona göre devam edelim.

    Herhangi bir konuda bir görüşünüz olması veya bir fikri benimsemeniz için hangi okulu okuduğunuzun benim için hiç bir önemi yok. Okuma yazma bilmiyor olsanız dahi görüşünüzün kıymetini değiştirmez. Ancak bir kuantum fizikçisinin kara delikler hakkındaki teorisini "eleştirirken" bu konu da eğitiminiz veya bilginiz olması gerekir. Siz kara deliklere inanmıyor olabilirsiniz. Ama tutup buna "saçmalıktır" diyorsanız neyin saçma olduğunu açıklayabilecek nitelikte olduğunu bildiğinizi varsaymalıyız.

    Şu ana kadar bu konu içinde somut bir gerekçeyle evrim teorisinin "saçmalık" olduğunu gösteren bir mesaj göremedim. 2 tür yaklaşım var.. birisi saçmalıktır deyip altını boş bırakanlar... diğeri de dinime aykırıdır diyenler. Her 2 görüş de bilimsel değildir.. subjektiftir. Evrim teorisi "dini" bir konu değildir ve dini gerekçelerle hareket etmez... kimin neye inandığıyla ilgilenmez.

    Bilimsel tezler bilimsel görüşlerle çürütülür. Aksi nitelikteki görüşler boş lakırdıdır.

    Tekrar mesajınıza dönecek olursak, şahsımla ilgili eleştirel mesajlarınızı konuyla ilgili olmadığı için bir tarafa bıraktığımda ortaya somut bir iddia veya gerekçe koyduğunuzu göremedim. Zaten şu ana kadar herhangi bir kaynak gösteren de olmadı. Okumasını bildiğinizi ve idrak yollarınızın açık olduğunu söylediğinize göre konu başından beri "okunmasını" tavsiye ettiğimi göreceksiniz. Evet, önce okuyun, sonra neyi eleştirdiğinizi dile getirirsiniz. Anlamlı bir tartışma olur.

    http://www.engelliler.biz/forum/cafi...ya-ciktik.html




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12