Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 30 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Kök hücre tedavisinde insan deneyleri başladı

    İnsan embriyonik kök hücrelerinden (İEKH) elde edilen dokuların hastalık tedavisinde kullanımı konusundaki çalışmalar, on yıl süren bir duraklama evresinden sonra yeniden hız kazandı. Öyle ki bazı merkezler insan deneylerine hazır durumda. Kök hücre tedavisinden ilk yararlanacak organın göz olacağı öngörülüyor

    Cumhuriyet
    medya.php?mn=28260 - Kök hücre tedavisinde insan deneyleri başladı
    Bilim Teknik - Bugüne dek laboratuvar ortamında gerçekleştirilen araştırmaların içinde üzerinde en fazla tartışılanı, insan embriyonik kök hücrelerinden (İEKH) doku üretilmesidir. Bu konuda on yıl süren bilimsel ve politik tartışmalar artık son bulmuş durumda. Şimdi uygulama zamanının geldiğini düşünen bilim insanları, İEKH’dan elde edilen dokuları insan vücudundaki spesifik organlardaki hasarların tedavisinde kullanmaya hazırlanıyor. Ancak hangi organın bu yarışta öne çıkacağı konusunda tam bir görüş birliği yok.
    On yıl önce İEKH’nin tıbbi olasılıklarının sınırsız olduğu düşünülüyordu. İEKH, 200 tip insan dokusuna dönüşebilme özelliğine sahiptir. Burada temel düşünce, İEKH’lerden üretilen dokuların hasarlı insan doku ve organlarının yerine nakledilmesi durumunda, en uygunun seçilmesi ve bu şekilde bağışıklık sisteminin dokuyu reddetme olasılığını ortadan kaldırmaktı.
    Ancak bu alanda lider konumda olan ABD’de, 2001 yılında Başkan Bush dini ve etik nedenlere dayanarak devlet desteğini kıstı ve bunun sonucunda çalışmalar sekteye uğradı. Pek çok bilim insanı çalışmalarını diğer zengin ülkelerde sürdürme kararı aldı. Bu ülkelerin başında İngiltere ve Çin geliyor. Şimdi Başkan Obama, Bush’un koyduğu engelleri kaldırarak çalışmaların yeniden önünü açtı.

    Yeni sorun: İEKH’lerin dönüşebilme özelliği
    Ne var ki bu sefer de bilim insanları başka bir engele takılmış durumda. Kök hücrelerin o göklere çıkartılan her dokuya dönüşebilme yeteneği ne yazık ki insan vücudunda önceden tahmin edilemeyecek sonuçlara yol açıyor. Dolayısıyla Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) gibi yetkili kurumlar, İEKH’lerinden yaratılan dokuları çok büyük bir titizlikle inceliyorlar. Çünkü İEKH’lerinden birkaçının istenilen dokuya dönüşmemesi durumunda, bunların hedef bölgeden uzaklaşıp, vücuttaki diğer işlevleri bozduğu biliniyor. Hatta bazı vakalarda kanser oluşumuna bile yol açtığı saptanmış durumda.
    Ocak ayında Kaliforniya’daki Geron şirketi, FDA’dan aldığı onay üzerine İEKH’lerinden elde ettiği sinir hücrelerini omuriliği hasarlı insanların vücutlarına implant etmeye hazırlanıyordu ki, bu yöntemle tedavi edilen hayvanların omuriliklerinde kistlerin oluştuğu saptandı. Bunun üzerine uygulama durduruldu.
    Şimdi Geron bu olumsuzluğu gidererek, 2010 yılının eylül ayında sinir hücrelerini insan vücuduna implant edeceğini duyurdu. Ancak yeni bir engelin ortaya çıkmayacağını kimse garantileyemiyor. Geçen hafta Massachusetts’daki Advanced Cell Technology (ACT) , İEKH’lerden elde ettiği hücrelerle az görülen genetik bir göz hastalığı tedavi etmek için FDA’nın onayına başvurdu.
    ACT’in yetkililerinden Robert Lanza, kendi geliştirdikleri terapilerin Geron’unkiler kadar tehlike yaratmayacağını öne sürerken, Fransız bilim ekibi gelecek yıl yanık tedavisinde İEKH’lerinden elde edecekleri cilt dokusunu kullanacaklarını bildirdi. Bunların yanı sıra diyabet ve kalp hastalığı için tedavi yöntemleri sırada.

    Kök hücrelerinin güvenilirliği
    Kaliforniya, La Jolla’daki Burnham Enstitüsü’nden Evan Snyder, kök hücrelerin güvenilirliği konusunda FDA’nin gerçekçi olmayan bir düzeyde garanti talebinde bulunabileceğine dikkat çekiyor. Kendisi de FDA’da kök hücreleri konusunda danışman olarak görev yapan Snyder, FDA’nın bu isteğinin anlayışla karşılanması gerektiğini savunuyor. Singapur’daki Institute of Medical Biology’de kök hücre uzmanı olarak çalışan Alan Colman ise bu çalışmaları şöyle değerlendiriyor: “ACT’in göz tedavisindeki hedefini, Geron’un hedefinden daha gerçekçi buluyorum. Çünkü güvenilirlik açısında ACT’in projesi kontrole açık.”

    Gözler

    İnsan vücuduna ilk nakledilecek İEKH, büyük bir olasılıkla görme bozukluklarının tedavisinde kullanılacak. Geçen hafta Massachusetts’deki ACT şirketi, kök hücreden üretilen “retinal pigment epitel (RPE)” hücrelerini “Stargardt maküler distrofisi” adı verilen genetik bir hastalığa yakalanmış 12 hastaya uygulamak için FDA’dan onay istedi. Bu hastalık orta yaşlarda körlüğe yol açıyor.
    Stargardt distrofisinde RPE’ler bozulur ve ölür. ACT’tan Robert Lanza, benzer semptomlar gösteren hasta sıçanlarda, RPE hücrelerinin enjekte edilmesiyle sıçanların görme yeteneklerinin “hemen hemen” normale döndüğünü açıkladı. Lanza’ya göre implant edilen hücrelerin yer ve şekil değiştirme olasılığı çok düşük, çünkü bunlar vücudun geri kalanına kan damarlarıyla bağlı değil. Dolayısıyla bu hücreleri izlemek ve gerektiğinde çıkartmak daha kolay.
    İnsan embriyonik kök hücrelerinden elde edilen RPE’ler, ayrıca İngiltere’de University College London’dan Pete Coffey ve ekibi tarafından da üretiliyor. 2011 yılında bunların yaşa bağlı olarak ortaya çıkan maküler dejenerasyon nedeniyle görme yetisini yitiren hastaların tedavisinde kullanılması düşünülüyor.

    Deri
    Geçen hafta İEKH’den ilk kez insan derisinin üretildiği yönünde rapor geldi. Şu ana dek hücreler yalnızca fareler üzerinde denenmiş olsa bile, yanık tedavisi gören hastalara kök hücrelerden üretilen derinin geçici olarak uygulanma umudu doğmuş oldu. Bu geçici uygulama, hastanın kendi dokusundan üretilen dokunun sürekli kullanımına kadar geçen sürede yarar sağlayacak.Bu çok yeni bir gelişme, ancak geçici çözüm getirmiş olması diğer alanlardaki kök hücre uygulamalarına da örnek oluşturabilecek. Ayrıca görsel açıdan kontrol edilmesi de çok kolay olduğu gibi bir sorun çıktığında çıkartılması da kolay.
    Son yapılan bir çalışmada, Fransa’daki Kök Hücre Terapisi ve Monogenik Hastalık Araştırmaları Enstitüsü, İEKH’lerinden yararlanarak keratinosit yamaları ürettiler. Kerotinositler deri üzerinde olgunlaşan hücrelerdir. Bunlar farelerin derisi üzerine yapıştırıldı ve sonuçta hücreler epidermisin beş tabakasını oluşturacak şekilde gelişti (The Lancet, DOI: 10.1016/S0140-6736(09) 61496-3). Baldeschi bu uygulamanın geleceği ile ilgili şu yorumda bulunuyor: “İnsan deneylerine hazırlanıyoruz. Bir yıl içinde Fransız yetkililerden izin aldığımız anda ileri çalışmaları başlatacağız. Eğer ilk uygulama sorun çıkartmaz ise sürekli kalabilecek nitelikte yamalar üreteceğiz.”


    Pankreas
    Dünyada iki firma, diyabetli hastaları tedavi ekmek için İEKH’lerini insülin-üreten beta hücrelerine dönüştürmeyi planlıyor. Kaliforniya, San Diego’daki Novocell isimli şirket şu anda hayvanlarda yürüttüğü başarılı deneyleri takiben ürettiği hücreleri, vücuda implant edilebilen bir cihazın içinde hapsederek insan vücuduna yerleştirmeyi planlıyor. İmplant edilmeye hazır cihaz, oksijenin, besinlerin ve hormonların içine girmesine izin verecek, fakat hücrelerin dışarıya kaçmasını engelleyecek nitelikte olacak. Şirket yetkilisi bu konuda şu bilgileri veriyor: “Vücuda yerleştirilecek olan cihaz derinin hemen altında yer alacağı için, bunları kontrol altında tutmak ve sorun çıkarsa geri çıkartmak kolay olacak. Bu yöntem hücrelerin serbest bir şekilde vücuda yerleştirilmesinden daha güvenli.”Geron da bu hücreleri üretmeye çalışıyor. Şirket adacık şeklinde ürettiği hücreleri diyabet hastalarına enjekte etmeyi planlıyor.


    Kalp
    Paris’teki George Pompidou Hastanesi’nden Philippe Menasche ve ekibi, 2012 yılında İEKH’lerinden üretilen hücrelerle hasarlı kalpleri onarmaya başlayacaklarını duyurdu. Bilim insanları, kalp krizi geçiren hayvanların kalplerine kök hücrelerden üretilmiş kardiyak hücreleri enjekte ettikleri zaman, bunların atmakta olan kalp hücrelerine dönüştüğünü ortaya çıkarttılar. Bunlar da daha sonra hasarlı dokuların onarımını tetikliyordu. Bilim insanlarının hedefi bu hücreleri, kendi dokuları hasar gören, koroner arter bypas ameliyatı geçirmiş insanlara enjekte etmek. Menasche bu konuda şöyle konuşuyor: “Planımız bu uygulamaya iki yıl içinde geçmek. Ancak acele etmiyoruz, çünkü çalışıp çalışmayacağı konusunda tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.” Biyoteknoloji şirketi Geron da kalp dokusu hasar gören insanların tedavisi için kardiyomiyosit denilen hücreleri geliştirmeye çalışıyor.


    Omurilik
    Ocak ayında İEKH’lerinden üretilen sinir hücrelerinin insanlara implant edileceği kesin gibiydi. Ancak birkaç ret vakasından sonra Geron isimli biyoteknoloji şirketi bunları alt omurilikleri ağır hasar görmüş hastalara implant etmek için FDA’dan gerekli izni kopardı. Ne var ki ağustos ayında FDA çalışmayı durdurdu. Geron’un bu konuda yaptığı açıklamaya göre FDA, tedavi gören farelerde kist oluşumu tespit etmişti. Şirket, bu kistlerin hasarlı bölgenin dışına taşmadığını ve hayvana zarar vermediğini ileri sürdü. Şirket şimdi hücresel markörler yardımıyla kistleri oluşturacak “başıboş” hücrelerin gelecekte tespit edilmesini sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıyor. Bu gelişmelere paralel olarak insan deneylerinin gelecek yıl eylül ayında başlatılması planlanıyor. Ayrıca bu çalışma sadece alt omurilik hasarlarına değil, boyun bölgesindeki hasarlara da uygulanacak. Ayrıca İEKH’lerinden üretilen sinir hücrelerinin MS, inme, Alzheimer hastalığı gibi sinirsel hastalıklarda da uygulanabilecek.


    Tedavilerinin hangi evrede olduğu


    İnsan deneylerinde kullanılıyor
    İnsan deneylerinde kullanılmaya hazırlanıyor
    İleri hayvan çalışmaları evresi

    Türkçesi: Reyhan Oksay
    Kaynak: New Scientist, 28 Kasım 2009


    CUMHURİYET GAZETESİ.......
    11 Aralık 2009

  2. #2
    Üye
    asabi cadı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.10-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    gulag takımadaları
    Mesaj
    1.588
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    çok güzel bir paylaşım olmuş, umarım bu gelişmelerin sonuçları daha çabuk hayata geçer

  3. #3
    Üye
    besalti20 Avatarı

    Gerçek Adı
    celal beşaltı
    Üyelik Tarihi
    15.02-2009
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.989
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    paylasımınız ıcın teşekurler cok guzel haber.ınsallah daha guzel haberler duyarız.

  4. #4
    Üye
    GULDEN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.07-2008
    Son Giriş
    05.11-2017
    Saat
    20:59
    Mesaj
    54
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GERON firmasının omurilik felçli hastalar üzerinde deneyeceğini duymuştuk 3-4 ay önce,sonra haber duyulmadı hiç.demekki kist oluşması problem olmuş neyse inşallah 2010 eylüldekinde bir problem çıkmazda bişeler yapılır..

  5. #5
    Üye
    batufa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2009
    Son Giriş
    26.08-2017
    Saat
    10:27
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    38
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    paylaşımın için tşk dört gözle bekliyoruz sonuçları

  6. #6
    Üye
    öyküekin Avatarı

    Gerçek Adı
    Öyküekin
    Üyelik Tarihi
    22.08-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    :)
    Mesaj
    4.994
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ülkemizde bu çalışmaların tam içeriği nedir?ameliyat olan var mı?varsa gelişmeler nasıl ?

  7. #7
    Üye
    serkan005 Avatarı

    Gerçek Adı
    serkan
    Üyelik Tarihi
    27.06-2008
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    20:45
    Yaşadığı Yer
    mersin
    Mesaj
    896
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    türkiyede şuan emriyonik kok hucre çalışmlara için başka bi tedavinin mümkün olmadığı ve durumunun acil olduğuna karar verilen hastalarda denenmesine izin veriliyor.

  8. #8
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Eski tarihli bir yazı gördüm,merak eden arkadaşların bakmak isteyebileceğini düşündüm paylaşmak istedim....


    Sonunda tıpta devrim niteliğindeki klonlama Güney Kore'de yapıldı.

    İlk kez bir insan embriyonu klonlayarak bu embriyodan kök hücre elde eden Güney Koreli bilim adamları, Alzheimer, Parkinson, multiple skleroz, felç, kan hastalıkları gibi hastalıkların tedavisi için dört gözle beklenen kök hücre terapisine doğru da ilk adımı attılar. ABD'de klonlama yasak olduğu için Güney Kore'de gerçekleştirilen çalışmalarda, 242 insan yumurta hücresi üzerinde işlem yapıldı. Bu yumurtalardan ise 30 embriyo klonlanabildi, sadece bir tanesinden de kök hücre elde edilebildi. Seul Ulusal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Woo Suk Hwang liderliğinde gerçekleştirilen klonlama çalışmalarına Michigan Üniversitesi'nden ileri hücre teknolojisi uzmanı ABD'li Dr. Jose Cibelli de katıldı. Her ne kadar tedavi amaçlı bir klonlama gerçekleştirilmiş olsa da bu gelişmeler, her zaman olduğu gibi etik tartışmalarını da gündeme getirdi.

    çalışmalar nereye kadar etik?

    tüm dünya bu sıralar güney koreli bilim adamlarının insan embriyosundan elde ettikleri kök hücre haberiyle çalkalanıyor. kök hücreler, özellikle de emriyolardan elde edilen kök hücreler çok değerli. çünkü bu kök hücreler her türlü dokuya dönüşme kapasitesine sahip oldukları için beyin hastalıkları, felç, diyabet, karaciğer hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, kan hastalıkları gibi bugüne kadar tedavisi bulunamayan hastalıkların tedavisinde büyük umut vaat ediyorlar. kök hücreler yeni doğan bebeklerin kordon kanında, omurilikte ve kanda bulunuyorlar.

    türkiye'de de kök hücre tedavisi konusunda ciddi çalışmalar yapılıyor. klonlama konusunda ise çalışmalar henüz başlamadı. kök hücre nakli ve tedavi amaçlı kök hücre çalışmaları ise hemen hemen bütün büyük merkezlerde yapılmakta. ankara, istanbul, izmir, antalya, adana'da başta üniversite hastaneleri olmak üzere kemik iliği ve kan oluşturan kök hücre (hematopoetik kök hücre) nakli yapan birimler var. klonlama konusunda ise türkiye'deki uzmanlar da ikiye bölünmüş durumda. klonlamaya kesinlikle karşı çıkanlardan, tedavi amaçlı klonlamayı etik bulanlara kadar pek çok uzmana rastlamak mümkün. ekibiyle birlikte, kök hücrelerle bugüne kadar pek çok çalışma yapmış olan marmara üniversitesi tıp fakültesi iç hastalıkları anabilim dalı hematoloji bilim dalı başkanı prof. dr. mahmut bayık, kök hücrelerin pek çok hastalığın tedavisinde umut ışığı olduğunu belirtiyor.

    ancak insan klonlama gibi işlerle uğraşmadıklarını belirten prof. bayık, "zaten teknik kapasitemiz de insan klonlamaya yeterli değil. yeterli olsaydı da izin almadan yapmazdık. ancak türkiye'de buna izin verecek bir merci yok. bunu yapan da kaçak yapıyordur zaten. biz, insan vücudunda bulunan kök hücrelerle çalışıyoruz. kök hücrelerden yeni doku oluşturma gibi konularda bizim de projelerimiz var. özellikle de kalp hastalıkları ve nörolojik hastalıklar üzerinde çalışıyoruz. çalışmalarımızda etik kuralları aşmamaya çok dikkat ediyoruz" diyor.

    uzmanların söylediklerine göre, kök hücre terapisi çaresiz hastalıkların tedavisinde umut vaat ediyor. en etkili kök hücreler de embriyonik kök hücreler. ancak bunları kopyalamak, hatta bilimsel çalışmalar yapmak, tedavi amaçlı da olsa pek çok ülkede yasak. üreme amaçlı embriyo klonlamanın ahlaka aykırı olduğunu belirten bayık, "sadece tedavi amaçlı embriyo klonlamanın etik olduğunu düşünüyorum. ancak buna da karşı çıkanlar var. 'embriyonun gelişmesine izin verilse insan olacak, ama kök hücreler tedavi amaçlı alınıp embriyo öldürülüyor' diyorlar. tedavi amaçlı klonlamayla insan klonlama arasındaki fark çok az. tedavi amaçlı klonlamada da bir insan embriyonu klonlanıyor, ancak onun kök hücrelerini ayıklayarak bir insana dönüşmesini engelliyorsunuz. yani embriyonu imha ediyorsunuz. embriyonun büyümesine izin verip, daha sonra bir kadının rahmine yerleştirseniz, insan klonlamış ve doğumuna izin vermiş olursunuz" diyor.

    tedavi amaçlı klonlama

    kök hücre nakillerinde, tıpkı organ nakillerinde olduğu gibi doku uyumu büyük sorun. yani vücut, nakledilen kök hücreleri reddediyor. zaten tedavi amaçlı embriyo klonlama işlemi de başlıca bu doku uyumu sorununu ortadan kaldırmak için gerçekleştirildi. prof. bayık, "örneğin felçli bir hastanın derisinden bir parça, ya da vücudundan herhangi bir hücre alınıyor. gönüllü bir kadının yumurtasının çekirdeği çıkarılıyor, hastanın deri hücresindeki tüm genetik materyali içeren çekirdek, bu çekirdeksiz yumurtanın içine yerleştiriliyor. tıpkı yumurtanın sarısını çıkarıp, içine başka bir top yerleştirir gibi. bu durumda yumurta kendini döllenmiş zannederek bölünmeye başlıyor. bu embriyo blastosist (rahme konmadan önceki son aşama) safhasına gelip olgunlaştığında ise iç hücre kitlesinden kök hücreler ayıklanarak deney tüplerinde istenen dokuya, örneğin sinir hücrelerine dönüştürülerek vücuttaki hasarlı bölgeye orayı tamir etmesi için yerleştirilebilir. bu hücreler kişinin kendi kök hücreleri olduğu için de vücut bunu reddetmez. işte bu, tedavi amaçlı embriyo klonlama. yani bir insan yapılmıyor. ancak bütün bunlar henüz teoride mümkün. bu konuda aşılması gereken daha çok sorun var" diyor.

    insanın kendi vücudunda neredeyse embriyonik kök hücre kadar büyük potansiyele sahip olan, ancak vücutta gizli bulunan kök hücrelerden de söz ediyor bilim adamları. bunları bulmak için de çalışmalar sürüyor. eğer bulunur ve tanımlanırsa belki de embriyo klonlamaya, embriyolardan kök hücre elde etmek için uğraşmaya bile gerek kalmayacak. türkiye'de ve dünyada en çok bilinen ve kullanılan kandaki kök hücreler. bu hücreler kemik iliği naklinde kullanılan temel hücreler. ancak kanda dolaşan kök hücrelerin sayısı düşük. bu nedenle uzmanlar birtakım ilaçlarla kök hücrelerin kemik iliğinden daha fazla kana karışması ve kandaki kök hücre sayının artması için uğraşıyorlar. "özel makinelerle bu kök hücreler kandan toplanır. yeterli sayıda toplanabilirse, kemik iliği nakli yaparken kişinin bu kendi hücrelerini kullanabilirsiniz. böylece reddetme de olmaz" diyor prof. bayık.

    kök hücreler yoğun olarak bir de bebeklerin göbek kordonunda var. ancak türkiye'de bu iş iyice ticarete dönüşmüş durumda. her köşede bir kordon kanı bankası var, herkes çocuğunun kordon kanını saklıyor ve insanlar bilgilendirmeden bu kök hücreler 'her derde deva' olarak gösteriliyor. kordon kanını saklamak elbette mantıklı olabilir, ancak uzmanlara göre bu konuda daha pek çok soru işaretinin varolduğunu da insanlara söylemek şart.

    türkiye'de yasal bir düzenleme yok

    marmara üniversitesi tıp fakültesi hematoloji bilim dalı öğretim üyesi yard. doç. dr. mustafa çetiner, bir zamanlar tüp bebek yöntemleriyle ilgili de etik tartışmaların gündemde olduğunu, ancak zamanla bunun pek çok çiftin yararına olduğunun anlaşıldığına dikkat çekiyor. çetiner, "kemik iliğinde yapılan kök hücrelerin kemik, kıkırdak, yağ dokusu, kas, karaciğer ve düz kas hücrelerine dönüşebildiği kanıtlandı. ayrıca bu kök hücreleri laboratuar koşullarında üretmek de hiç zor değil. ülkemizde birçok laboratuar bu konuyla yakından ilgileniyor. örneğin kalp krizi geçiren birinin hasarlı kalp kası, kök hücre ile onarılabilecek gibi görünüyor. organ hasarının onarılması da sadece kalp ile sınırlı da değil" diyor. kök hücre konusunda türkiye'de de ciddi çalışmaların yapıldığını belirten çetiner, bu çalışmaların görmezden gelinip, desteklenmemesinden dolayı üzgün. "biz, kendi değerlerimizin farkında olamazsak, kim bu değerlere sahip çıkacak, bu ülke nasıl çağdaş bir düzeye erişecek? insan bilmek istiyor" diyor dr. çetiner.

    kök hücre elde etmek için klonlanan embriyo, daha sonra imha edildiği için bu işlem ahlaki nedenlerle abd'de yasak. bu yasağa rağmen klonlama işlemi yapanlara abd'de, hapis ve 1 milyon dolara kadar para cezası veriliyor. özellikle de başkan george w. bush, "emriyonun da bir birey sayıldığını" ileri sürerek tedavi amaçlı da olsa klonlamaya karşı çıkıyor. türkiye'de ise klonlamayla ya da kök hücre çalışmalarıyla ilgili herhangi bir yasa, ya da yasal bir mevzuat yok. dolayısıyla klonlamak ya da klonlamamak, embriyoları imha etmek ya da etmemek, insan hücrelerini gelişigüzel kullanmak ya da kullanmamak her uzmanın kendi ahlak anlayışına kalmış durumda.

    türkiye'deki bazı önemli kök hücre çalışmaları


    * ege üniversitesi tıp fakültesi'nden prof. dr. serdar bedi omay ve ekibi, enfarktüs geçirmiş ve by-pass olamayacak 10'a yakın hastadan onay alarak kalpte doku hasarı olan bölgeye kök hücre nakletti. en az 4 ay süreyle takip edilen hastaların hem yaşam kalitelerinde, hem de klinik bulgularda iyileşme görüldü. bu hastalarda, kendi kanlarından toplanan kök hücreler kullanıldı. aynı işlem geçen günlerde nörolojik sorunu olan kişilere de yapıldı.

    * ankara üniversitesi tıp fakültesi'nde farelere kalp krizi geçirtildi. daha sonra farenin, kendi kemik iliğinden elde edilen hücreleri, kalpte hasar görmüş dokunun içine iğneyle sıkıldı. o bölgede tekrar doku oluştuğu görüldü.

    * ayrıca damar tıkanıklığı olan bir bölgeye farenin kendi kemik iliğinden alınan kök hücreler yerleştirildi. bölgede kök hücrelerin damar yapmaları sağlandı.

    * karadeniz teknik üniversitesi tıp fakültesi hematoloji bilim dalı tarafından yapılan çalışmada mezenkimal kök hücre üretiminde yeni bir teknik tanımlandı. ayrıca mezenkimal kök hücreden yağ ve kalp kası hücresi, nöron ve hepatosit (karaciğer hücresi) üretilerek bu hücrenin ilk elektronmikroskopik analizi de gerçekleştirildi. halen ktü'de renal hücreli kanser, kolon, mide, multiple myloma (kas hastalığı), malign melanom (cilt kanseri), lenfoma (lenf bezi tümörü), lösemiler için aşı üretim çalışmaları yapılmakta.

    *antalya üniversitesi tıp fakültesi'nde böbrek hücreleri üretilmeye çalışılıyor. ege üniversitesi tıp fakültesi nöroşirurji ve hematoloji bilim dallarının organize ettiği ve ktü hematoloji bilim dalının da katıldığı bir çalışmada amniyotrofik lateral sklerozis (kalıtsal iskelet hastalığı), tümör cerrahisi ve nöron hasarlarında mezenkimal kök hücre tedavisinin etkinliği araştırılmaya başlandı. bu çalışma kapsamı ve dizaynı açısından tüm dünyada bu alanda yapılan en geniş araştırma olma özelliğini taşıyor.

    *tümör aşıları ile ilgili olarak ilk çalışma 2000 yılında karadeniz teknik üniversitesi tıp fakültesi'nde yapıldı. kök hücreden dentritik hücre (değişime uğramış kök hücre) üretimi başarılarak üretimde farklı bir metodoloji tanımlandı. bu alandaki ilk klinik uygulama ise erciyes üniversitesi hematoloji-onkoloji bilim dalınca yapıldı, etkin sonuçlar yayınlandı.

    embriyo klonlanmaya nasıl gelindi?

    klonlama konusunda bilim adamları yavaş ama emin adımlarla ilerliyorlar. klonlanan insan embriyosu gerçekten sadece tedavi amaçlı mı kullanılacak, yoksa bir 'klonun' günün birinde doğmasına izin verilecek mi?

    *1972: kurbağa embriyosu hücrelerinin çekirdeği, döllenmemiş kurbağa yumurtalarının içine yerleştiriliyor. ingiliz bilim adamlarının kopyaladıkları bu kurbağalar çok yaşamadan ölüyorlar.

    *kasım 1993: abd'li bilim adamları embriyoları ikiye bölerek, aynı genetik yapıya sahip ikizler oluşturmaya çalışıyorlar. bu embriyoları 32 hücreli safhaya gelene kadar yetiştirdikten sonra imha ediyorlar.

    *temmuz 1996: koyun dolly doğuyor. dolly, kopyalanan ilk memeli hayvan olarak tarihe geçiyor. temmuz 1998: hawai üniversitesi'nden bilim adamları, üç kuşaktan oluşan sağlıklı fareler klonluyorlar.

    *ağustos 2001: başkan bush, kök hücre çalışmalarına kısıtlı bir bütçe ayrılmasına ve sadece o güne kadar tüp bebek yöntemlerinden artan embriyolarla çalışma yapılmasına izin veriyor.

    *kasım 2001: bir amerikan biyoteknoloji firması bilim adamları, bir yumurta çekirdeğini, yetişkin bir insan hücresinin çekirdeğiyle değiştirerek insan embriyosu klonluyorlar. klonlanmış bu hücreler bölünerek kısa sürede ölüyorlar.

    *2001 aralık: teksas a&m üniversitesi bilim adamları, ilk kediyi kopyalıyorlar. kedinin adı ise cc, yani 'copy cat' (kopya kedi) oluyor.

    *2002-2004: hiçbir kanıt göstermeden, içlerinde dr. severino antinori, dr. panos zavos ve rael tarikatı üyelerinin de bulunduğu pek çok bilim adamı insan klonladıklarını ve bu kopya bebeğin doğduğunu iddia ediyorlar. hiçbir bilim adamı onları ciddiye almıyor. şubat 2004: güney koreli bilim adamları 30 insan embriyonu klonlamayı ve bu embriyoların blastosist aşamasına kadar gelebilmelerini sağlıyorlar. bu embriyolardan sadece 1 tanesinden kök hücre elde edilebiliyor.

    kaynak: prof.dr.ercüment ovalı
    karadeniz teknik üniversitesi tıp fakültesi hematoloji bilim dalı başkanı
    bade gürleyen
    burcu eskici

    http://www.genbilim.com/content/view/7832/32/
    14 eylül 2009

  9. #9
    Üye
    Levent54 Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent Karagöz
    Üyelik Tarihi
    19.03-2008
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:22
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    487
    Alınan Beğeniler
    26
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Son günlerdeki bu konudaki uzman kişilerin açıklamalarına göre omurilik felçlileri için Türkiyede ve dünyada yapılan tüm araştırmalar 7-14 günlük vakalar üzerinde yapılıyor. Yani burada bu konuyu takip eden OF.li insanlar için kök hüçre umudu şimdilik araştırma safhasında bile değil, böyle anlaşılıyor. 7-14 günlük vakalarda da henüz alınan olumlu bir sonuç bulunmamakta.Yani daha bu konuda umutlanmak için çok çok erken .Malesef gerçek bu.

  10. #10
    Üye
    ahmedd29 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ahmet
    Üyelik Tarihi
    22.05-2009
    Son Giriş
    09.02-2017
    Saat
    12:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.352
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Geçtiğimiz Pazartesi akşamı Okan Bayülgen'in programında kök hücre konusu ele alındı.İnternetten bulabilirseniz izleyin.Malesef tamamını izleyemedim.

  11. #11
    Üye
    karizmatik Avatarı

    Gerçek Adı
    erol
    Üyelik Tarihi
    15.10-2009
    Son Giriş
    02.09-2014
    Saat
    16:48
    Yaşadığı Yer
    g.antep/şahinbey
    Mesaj
    116
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    emekli sandıgının tlf.nosunu bilen varmı

  12. #12
    Üye
    fikri Avatarı

    Gerçek Adı
    fikri
    Üyelik Tarihi
    27.04-2009
    Son Giriş
    01.10-2014
    Saat
    13:56
    Yaşadığı Yer
    ordu/perşembe
    Mesaj
    128
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya ankara ümiversitesinde yapılan kök hücre demeleri ne aşamada bilen varmı

  13. #13
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    10:06
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.794
    Alınan Beğeniler
    52
    Verilen Beğeniler
    56
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    başlamak bitirmenin yarısıysa ya olmazsa demek yerine ümitlenmek en iyisi..çok güzel bi haber inşallah devamıda gelir...
    emekli sandıgının tlf.nosunu bilen varmı
    0312) 414 5434

  14. #14
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    10:06
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.794
    Alınan Beğeniler
    52
    Verilen Beğeniler
    56
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fikri;

    bildiğim kadarıyla daha doğrusu gazeteden okuduğumuz kadarıyla kök hücre çalışmalarına belirlenen bikaç hasta üzerinde denenmeye başlayacağı, bu hastaların 6 ay süreyle gözlemleneceği ama olursa herhangi iyi yada kötü gelişmeninn, sadece hastaların aileleriyle paylaşılacağı yönündeydi..

  15. #15
    Üye
    besalti20 Avatarı

    Gerçek Adı
    celal beşaltı
    Üyelik Tarihi
    15.02-2009
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.989
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    1992'den berı araştırılıyordu zaten bu...bu zamana 18 yıl oldu..bı 18 yıl daha ıns. beklemeyız...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon