Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 25 mesajın 16-25 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    lovest42 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa AÇIKGÖZ
    Üyelik Tarihi
    08.05-2009
    Son Giriş
    04.04-2017
    Saat
    13:07
    Yaşadığı Yer
    Konya\Karatay
    Mesaj
    494
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    bence cok güzel bi haber inşallah daha fazlasıda cıkar gün geçtikçede yaygınlaşmaya devam eder türkiyede olmuyor barı yurt dışındaki kliniklerdeki çalışmalardan olumlu bişeyler çıksa mesela almanyadaki xelcenter keşke olumlu somut bişey herkez bi şekilde gidebilir...

  2. #17
    Üye
    besalti20 Avatarı

    Gerçek Adı
    celal beşaltı
    Üyelik Tarihi
    15.02-2009
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.989
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜLDEN o zaman demek ki bu 1-2 yl ıcınde elle tutulur herhangı bır sey olmaaycak sanırım......dıkat edersenız 1992'den berı bu calısmaların oldugunu fakat elle tutulur daha henuz herhangı bır seyın oldugunu gorulmedı sanırım...kısmet ne ıse o olsun.

  3. #18
    Üye
    GULDEN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.07-2008
    Son Giriş
    05.11-2017
    Saat
    20:59
    Mesaj
    54
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    besalti20 onu ne sen nede ben bilebiliriz.Elbette gönül isterki biran önce bulunsunda hepimiz kurtulalım.1992 den beri çalışma var ama Bush beyefendi engelliyordu.Bütçe ayırmayı geç,engelliyordu çalışmaları.Obama desteklemenin yanısıra bütçede ayırıyor.Daha çabuk ilerlenir diye düşünüyorum..

  4. #19
    Üye
    thedarkest21 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.10-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Dünya
    Mesaj
    320
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kökhücre çalışmalarında çözülemeyen olay şu diye biliyorum. Yeni oluşturulacak olan hücrelerin ileride kanser hücrelerine dönüşüp dönüşmediği daha çözülemedi.araştırmalar sadece bu konuya takıldı diye biliyorum...yoksa hasarlı organlar çoktan kökhücre ile oluşturuldu ama ilerisini düşündükleri için emin olmak istiyorlar.

  5. #20
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ankara Üniversitesi kök hücre enstitüsü kuruyor
    Ankara Üniversitesi, kök hücre ile ilgili tüm temel ve uygulamalı alanlarda üst düzeyde bilimsel çalışma, araştırma ve proje yapmak amacıyla enstitü kuruyor.


    Ankara - Ankara Üniversitesi'nden yapılan yazılı açıklamada, üniversite bünyesinde yürütülmekte olan araştırma, hizmet ve eğitimlerin, bilime ve topluma en fazla katkıyı sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kurulacak Kök Hücre Enstitüsü'nün, Bakanlar Kurulu'nun onayına sunulduğu bildirildi.

    Enstitünün alanında ilk olacağının vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
    ''Önde gelen kuruluş amacı, toplumsal, etik ve politik yansımaları çok olan kök hücre konusunda, Ankara Üniversitesi gibi lider bir kuruluşun güvenilir, bilimsel kimliği ile rehberlik ve denge unsuru oluşturmasını sağlamak. Araştırma ve eğitim faaliyetlerinin yanı sıra bilim insanları ve toplum yararı için gerçekleştirilecek ileri teknoloji teknikleri ve ürünleri üretimiyle ilgili potansiyel uygulamalar da öngörüldü.''


    A.A.
    1.07.2009
    Cumhuriyet Portal

  6. #21
    Üye
    besalti20 Avatarı

    Gerçek Adı
    celal beşaltı
    Üyelik Tarihi
    15.02-2009
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.989
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    2010 ıcın baya baya umut edılmıs arkadaslar...hayırlısı ınsallah cozulur hepımız kurtuluruz.

  7. #22
    Üye
    amasra_peace Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.04-2008
    Son Giriş
    22.08-2012
    Saat
    01:12
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    365
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    inşallah....

  8. #23
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Olgun hücrelerden yeni kök hücreler üretildi

    Paris- Çin'in başkenti Pekin'deki Çin Bilimler Akademisi'nde görevli Qi Zhou, olgun hücrelerin yeniden programlanmasını, "yeniden programlanmış hücreler" anlamına gelen iPS hücrelerin "gerçekten pluripotent" olduklarını söyledi.
    Akademik tanımda, bir pluripotent kök hücrenin, tüm vücut hücrelerinin köken aldığı her üç germ yaprağı (mezoderm, endoderm, ekdoderm) hücrelerine dönüşebilen bir hücre olduğu belirtiliyor.
    "iPS hücrelerinin embriyonik kök hücreler kadar polivalan olduklarını" söyleyen Zhou, "bu özelliğin tıbbi tedavi için belirleyici olduğunu" sözlerine ekledi.
    Embriyonik kök hücrelerinin her türden insan hücresini üretmek için birbirinden farklılaşma kapasitesinin, gelecekte kalp ve diğer organları tedavide önemli bir yer tutacağı ifade ediliyor. Ancak, bu tip kök hücrelerin kullanımı halen ahlaki tartışma konusu oluşturuyor.
    Japon araştırmacı Shinya Yamanaka'nın 2006 ve 2007'de yürütüğü öncü çalışmalar sayesinde, iPS hücreleri embriyonik kök hücrelere alternatif oluşturdu.
    Qi Zhou, İngiliz dergisi Nature'de yayımlanan araştırmasında, Yamanaka'nın kullandığı tekniğin embriyonik kök hücrelerin pluripotent özelliğine benzer hücreler yaratmak için sık sık kullanıldığını belirtti.
    Zhou ve ekibi, 37 çeşit iPS hücresinden 27 yavru fare yetiştirdi. Bu 27 yavrudan ilk doğan kahverengi tüylü eğril fare olgunlaştığında, beyaz tüylü dişil fareyle çiftleştirildi. Araştırmacılar, bu çiftleşme sonucu ikinci nesil, sağlıklı yavru farelerin dünyaya geldiğini bildirdi.
    Bilim adamları, bu deneyle iPS hücrelerin embriyonik kök hücreleri kadar pluripotent olduğunu kanıtlamış oldu.

    23 Temmuz 2009

  9. #24
    Üye
    garraro Avatarı

    Gerçek Adı
    garraro
    Üyelik Tarihi
    07.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    denizli
    Mesaj
    654
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    daha önce farklı bir başlık altında bu konu hakkındaki düşünceleri ve duyduklarımı aktarmıştım,tekrar aktarmak istiyorum;
    arkadaşlar,gerçekten ülkemizde kök hücre tedavisi üzerine kafa yoran,bu konu üzerinde gerçekten ciddi manada çalışan bilim adamlarımız ve doktorlarımız mevcut.
    fakat bakın en önemli mevzu;T.C SAĞLIK BAKANLIĞININ TUTUMU VE DAVRANIŞLARI!bana doktorum tarafımdan söylenen aynen şu;bakanlıkla OMURİLİK FELÇLİLERİ için kök hücre tedavisi hakkında görüşmelerim oldu.Prof.dr a söyelenenler aynen şöyle:OMURİLİK FELÇLİLERİ BU ŞEKİLDE DE HAYATLARINA DEVAM EDEBİLİYOR,OMURİLİK FELCİ ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK DEĞİLDİR.DOLAYISIYLA OMURİLİK FELÇLİLERİ İÇİN KÖK HÜCREYE İZİN VERİLMİYOR.
    arkadaşlar zihniyet bu,bu zihniyet değişmediği sürece de bize kök hücre ülkemizde zor görünüyor.biliyorsunuz bu tür çalışmalar önce fareler üzerinde denenir,ve hocamın dediği bana,fareler üzerindeki çalışmalar artık çok olumlu tek engel T.C SAĞLIK BAKANLIĞI!
    benin sevdiğim bir söz;KIÇINDAN NECASET SİLEMEYENLER,bu ülkenin başından gitmediği sürece işimiz zor hem de çok zor!
    allah yardımcımız olsun
    sanırım biz bu kök hücre ninnilerini daha çok duyup uyutulacağız

  10. #25
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Kök hücre gerçeğini anlayanlar ayakta kalacak

    Türkiye’deki kök hücre çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Ayhan Bilir, Türkiye’de kök hücre çalışmalarının oldukça iyi düzeyde olduğunu, bu alandaki çalışmaların önemini kavramayan ulusların ayakta kalamayacağını söyledi

    Helin Aygün/İstanbul-MEDİMAGAZİN

    İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Bilir, Türkiye’de kök hücre temelli çalışmaların belli bir aşamaya geldiğini, bu temelde tedavi modelleri geliştirebilecek bir bilimsel birikimin oluştuğunu söyledi. Bilir, “Kök hücre tedavi şekli 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin konularını oluşturuyor. Bu gerçeği iyi kavrayıp anlayan uluslar ayakta kalacak, anlayamayanlar ise geri kalacak ve hatta diğerlerinin arasında yok olacaklar” dedi.

    İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalındaki Doku ve Hücre Kültürü Laboratuvarının Başkanlığını da yürüten Prof. Dr. Ayhan Bilir, Türkiye’nin kök hücre çalışmalarında dünya standartlarını yakaladığını ve birçok ülkeyi geride bıraktığını kaydetti. İnsan kök hücrelerinin elde edilerek tedavide kullanılmasının yasal olarak Türkiye’de mümkün olmadığını dile getiren Bilir, “Bu, birçok ülkede de yasak. Ama bu yasağın çok uzun süreceği inancında değilim. Çünkü usta ellerde bu hücreler insanlara faydalı işler yapabilirler. Gelecekte kök hücreyle tedavi edilebilecek yüzlerce hastalığın ekonomik boyutu düşünülürse, hükümetler mutlaka belli koşullar içinde bu tür tedavi şekillerine izin vereceklerdir. Çünkü işin çok büyük bir ekonomik boyutu var” diye konuştu.

    Geçmişte kalanlar aksini savunuyor
    Prof. Dr. Bilir, son yıllarda hekimlerin kök hücre çalışmalarına oldukça ilgi göstermeye başladıklarını söyledi. Kök hücrelerle tüm hastalıkların tedavi edilebileceğinin düşünüldüğünü belirten Bilir, şöyle devam etti:
    “Hekimlerin birçoğu kök hücre çalışmalarıyla hastalıklarda kayda değer iyileşmeler olacağına inanıyor. Ama geçmişte kalmış bazı arkadaşlarımız bunun aksini savunabiliyor. Bu kesimin ‘hangi hastalığa, ne kadar, nereden alınan kök hücrelerin verileceği’ konusunda itirazları bulunuyor. Tamamen teknolojiye bağlı olarak verilebilecek yanıtları bugün henüz bilmediğimiz için, onlar da bu noktadan itirazlarını dile getiriyorlar. ‘Ne kadar büyüklükteki beyin hasarına kaç kök hücre vererek tedavi edebilirsiniz?’ diyorlar. Veya ‘Bu kadar kök hücreyi nereden alarak üreteceksiniz?’ gibi tamamen teknolojik soruyla karşılık veriyorlar. Ben şuna inanıyorum, insanda kök hücre kaynakları çok zengin. Çeşitli bölgelerdeki dokuların arasına yerleşmiş uygun sinyal mekanizmasıyla ona uygun yanıt verebilen, çoğalabilen, çok yerde depolanmış kök hücre bulunmaktadır. Bunun yanında embriyondan elde edilebilecek ve saklanabilecek depolar elde edilmesi de mümkün.”

    Temel bilimler de ilgi gösteriyor
    Prof. Dr. Ayhan Bilir, kök hücre araştırmalarının ilk olarak lösemi tedavisi için yapılması nedeniyle kök hücreyle sadece hematologların ilgileniyor gibi göründüğünü, oysa hematologların yanı sıra kardiyologların, fizyologların ve histologların bu alanda araştırmalar yaptıklarını vurguladı. Günümüzde çeşitli beyin hastalıkları, tendon ve kemiklerin tedavisinde, kıkırdak hastalıkları mühendisliğinde, hatta deri hastalıklarında tamamen hematologlar dışındaki hekim grubu tarafından kök hücre araştırmaları yapıldığına dikkat çeken Bilir, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalındaki Doku ve Hücre Kültürü Laboratuvarında yürütülen çalışmalarla ilgili de bilgi verdi. Prof. Dr. Bilir, şunları kaydetti:

    “Benim 27 yıldır başkanlığını yürüttüğüm üniversite bünyesindeki laboratuvar, ileri derecede gelişmiş, iyi araştırmalar yapan bir kültür laboratuvarıdır. Burada yapılan araştırmalarda oldukça iyi bir noktaya geldiğimizi iddia ediyorum. Kemik hücre hasarlarını kemik iliğinden aldığımız kök hücrelerden sağlayarak yapabileceğiz. Bundan kıkırdak yapabileceğiz. Türkiye’de çeşitli tıp fakültelerinin temel bölümlerinde bu tür çalışmaların olduğunu biliyorum. Burada sadece kök hücre çalışmaları değil, onarım tıbbı denilen doku mühendisliğiyle ilgili değişik çalışmalar da yürütülüyor. Bu konuda SCI’ya girmiş 53 yayınımız bulunuyor. Uluslararası 2, toplamda 7 tane kitap yazarlığımız var. Bu aşamadan sonra spesifik bir hastalığın tedavisine yönelecek çalışmaların zamanı geldi de geçiyor. Şu an diş dolgu maddeleriyle diş hücrelerinin arasındaki uyumu sağlayan bir çalışma yürütüyoruz. Bakırköy Devlet Hastanesi ortopedistleriyle birlikte yürüttüğümüz kemik onarımıyla ilgili bir çalışmamız var. Kendi anabilim dalımız tarafından yürütülen nöroblaston hücre kültürlerinde tedavi amaçlı bir çalışma yapılıyor. Ayrıca, doktora tezleri de yürütülüyor.”

    Cerrahi operasyona gerek duyulmayacak
    Kök hücreyle ilgili bazı ülkelerde yasal prosedür sıkıntıları olmakla birlikte, ileride hastalıkların teşhisi zamanında yapılabilirse hiçbir cerrahi operasyon gerekmeden kök hücreler kullanılarak birçok hastalığın orijinaline yakın şekilde tedavi edilebileceğini dile getiren Bilir, “Benim düşünceme göre kalp-damar hastalıklarında daha yakın bir gelecekte tedavi modelleri oluşturulabilecektir” dedi.

    Prof. Dr. Bilir, Türkiye’de bundan 10-15 yıl önce kök hücreyle ilgili seminerlerde hep internet bilgileriyle ya da bazı kitaplardaki bilgilerle konuşulduğunu, ama günümüzde bilimsel toplantılarda insanların kök hücreyle ilgili kendi bulgularını sunduklarını ifade etti. Bunun da Türkiye’deki kök hücre çalışmalarının belli bir aşamaya geldiğini, bu temelde tedavi modelleri geliştirebilecek bir bilimsel birikim olduğunu gösterdiğini belirten Bilir, “Ülkemizde kök hücre teknolojisini kullanabilecek bir bilimsel birikim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu merkezlerde oluşturulan birikim seviyesinin uluslararası arenadan geri olmadığını, hatta birçok ülkeden de ileri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12