Sayfa 2 / 10 İlkİlk 123456 ... SonSon
Toplam 145 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    a_slymn Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.05-2006
    Son Giriş
    14.02-2015
    Saat
    13:11
    Yaşadığı Yer
    MEKANSIZ
    Mesaj
    384
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Kök hücre

    Bilim adamlarının verdikleri bilgiye göre tedavide kullanılan kök hücreler "embriyonik" ve "somatik" olmak üzere iki çeşittir. Embriyonik kök hücre, herhangi bir organdan alınan hücrenin gönüllü bir kadından alınıp içi boşaltılan yumurtanın içine konulmasıyla elde ediliyor. Bu embriyonal hücre, rahimde değil, laboratuvarda çoğaltılıyor. Elde edilen hücreler hangi organa yerleştirilirse o hücreye dönüşebiliyor. Ancak bazen bir hastaya uyacak embriyon yapısını bulmak için çok sayıda embriyonun kök hücreye çevrilmesi gerekiyor.

    Somatik kök hücreler ise yetişkinlerin kan ve kemik iliğinde bulunuyor. Ancak sayıları çok daha az. Bu hücreler de hastalığın bulunduğu organa enjekte edilerek tedavide kullanılıyor.

    Güney Koreli uzmanların insan embriyonu klonlamasıyla doruğuna varan kök hücre çalışmaları yaklaşık kırk yıl önce başlamış, 2005 yılında Britanyalı ve İtalyan bilim adamları, embriyonik kök hücrelerinden sinir hücresi üreterek alzheimer ve parkinson hastalıklarının tedavisinde kullanmışlar. Bütün bu gelişmelere rağmen bir yandan çalışmalar, diğer yandan din, ahlak ve hukuk açısından tartışmalar devam ediyor.

    Üretme ve tedavi için kullanma konusuna olumlu bakanlardan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kemik İliği Transplantasyonu Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Demirer'in görüş ve değerlendirmesi şöyle: "Türkiye'de embriyonik kök hücre çalışması yapılmıyor ama bazı üniversitelerde bireysel çalışmalar var. Çalışmaları durdurmak doğru değil. Elde edilen embriyonik kök hücreler normal embriyon özelliği taşımıyor, anne karnındaki ceninlerin hayatına son verilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Parkinson, böbrek, karaciğer, kalp yetmezliği gibi rahatsızlığı bulunan hastalardan alınacak herhangi bir hücre çekirdeği bir kadından gönüllü alınacak yumurta içine yerleştirilmesiyle laboratuvar ortamında embriyon elde ediliyor ve 'kişiye özel, özdeş hücreler' üretiliyor. Bu hücrelerin hasta organa verilmesiyle organın güçlendirilmesi sağlanır. Ama eğer bu hücrenin yerleştirildiği yumurtayı alıp rahme koyarsanız klonlama olur. Bunu desteklemiyoruz. Laboratuvar ortamında araştırma maksatlı yapılan embriyonik kök hücre çalışmalarının ise sakıncası yoktur. Parkinson, MS, karaciğer, böbrek, beyin felci, kalp yetmezliği gibi hastalıkların tedavisinde, bu organlardaki hücreler kendine özdeş hücre istiyor. Bu çalışmalar sayesinde organların güçlendirilmesinin yanı sıra zamanla yeni organlar da üretilecek."

    Bu bilgiler çerçevesinde kök hücre meselesine dinin ne diyeceği konusuna gelelim:

    Buna benzer meseleler tüp bebek uygulamasında ortaya çıkmıştı. Yumurta ile spermin nikahlı karı kocaya ait olması şartıyla tüp bebek uygulamasının caiz olduğu İslam alimleri arasında -bazı itirazlara rağmen- genel kabul gördü. Bu uygulamada önemli bir mesele de "birden fazla yumurtanın aşılanması ve birden fazla embriyo oluşturulması, sonra bunlardan bir kısmının imha edilmesi, sağlam ve canlı olanların rahime yerleştirilmesi" idi; yani "henüz rahime yerleştirilmemiş embriyonun cenin sayılıp sayılmayacağı, imha edilmesinin caiz olup olmadığı" sorusu ortaya çıkmıştı. Bu soruya benim verdiği cevap şudur: Aşılanmış yumurta rahime yerleşip cidara tutunarak beslenmeye başlayınca, müdahale edilmediği takdirde gelişir ve insan olarak doğar. İşte bunun -ki, bu cenindir- imha edilmesi (alınması, kürtaj yapılması, düşürülmesi...) caiz değildir. Rahime yerleştirilmemiş embriyo ise kendi haline bırakıldığı takdirde gelişip insan olarak doğmaz; bu sebeple buna insan olarak bakmamak gerekir ve imha edilebilir.

    Somatik kök hücrenin tedavide kullanılmasında zaten bir sakınca yoktur.

    Embriyonik kök hücreye gelince bundan insan üretilmediğine göre -ki, bu caiz değildir- yumurtanın yabancıdan alınmasında bir sakınca olamaz; yabancıdan kan ve organ almaya benzer. Rahimde değil de laboratuar ortamında bulunan kök hücreye insan demediğimize göre, ona bir organ gibi baktığımıza göre (çünkü bundan organ üretilecek veya mevcut bir organ tedavi edilecek) kök hücrenin tedavide kullanılması da caiz olacaktır, olması gerekir.

  2. #17
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    slm arkadaşlar öncelikle şunu söylüyüm o beklediğim mail geldi ama sanırım farsçamı artık neceyse olan kelimeler var. Ben o mailde o harfleri türkçeye çevirip yayınlıcam ama öncelikle şunu belirtmek isterim o bahsettiğim siteye mail attığınız zaman tanıtım amaçlı otomatik bir mail geliyor. O mail ilk başta banada geldi ama ben o otomatik maili kastetmedim. Onların kişisel olarak bana gnderecekleri maili kastetdim (nihayet geldi). Arkadaşlarlar bahsettiğim o almanyadaki kiliniğin baya ünlü bir klınik ve bügüne kadar çeşitli hastalıklardan toplam 750 kişiyi kök hücre tedavisiyle sağlıklarına kavuşturduklarınıda okumuşsunuzdur inşallah. Benim merak ettiğim kök hücrenin f.a yı iyileştirip iyileştirmemesi değil (ben %100 iyileştireceğine inanıyorum) benim merak ettiğim duyduğum kadarıyla kök hücrenin kanser ve tümör gibi yan etkilerinin olup olmadığı. Ayrıca o ülkenin dilini bilmemize gerek yok çünkü o klinikte çalışan bir türk var çünkü bana maili gönderen gül demircan isimli bir bayan...
    Süleyman abi sende doğum kordonunu bulmana gerek yok çünkü kök hücre insanın kemik iliğindende elde edilebiliyormuş.

    İşte o mail:


    Sayin Onur bey, 30-11-2008
    Kisa bir süre önce bizden Nörolojik hastalıklar tedavimizle ilgili bilgi istemissiniz.
    Ücretsiz tedavi degerlendirmenizi baslatmak için, lütfen Tıbbi Enformasyon Formu doldurun.
    Bu form, tibbi personelimize gönderilecek ve o personelimiz de, XCell Merkezindeki kök hücre terapisinin sizin için uygun bir seçenek olup olmadigina karar vermek için tibbi geçmisinizi inceleyecek.
    XCell Merkezindeki tedaviyle ilgilenmiyor ve bundan sonra bu konuda e-posta almak istemiyorsaniz, bu bağlantıyı tiklatarak veritabanimizdan çikabilirsiniz.
    Herhangi bir sorunuz oldugunda veya herhangi bir yardima ihtiyaciniz oldugunda benimle irtibata geçmekten çekinmeyin.



    Saygilarimizla,


    Ms. Gül Demircan

    Tel.: +49 221 299 95951
    Fax: +49 221 299 95955
    E-mail: gdemircan@xcell-center.de

    Şimdi ben enformasyon formunu doldurup gönderdim şimdi yine mail bekliyom. Yanlız sizlerden ricam sizde bu klinikle irtibata geçin bakalım işimize yarayacak bir sonuç çıkacakmı burdan...

  3. #18
    Üye
    aycuhan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.04-2007
    Son Giriş
    07.01-2011
    Saat
    14:04
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    92
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gül Demircan'dan Enformasyon Formu nu doldurun diye mail alan arkadaşlar,
    Verilen linke tıkladığınızda forum açıılmıyor di mi?O zaman
    linki kopyala yapıp adres çubuğunuza yapıştırıp enter a bastığınızda formun olduğu sayfa önünüze geliyor.
    Ben doldurup gönderdim dün akşam. Bakalım FA ilgillerini çekecek mi? :roll:[/list]

  4. #19
    Üye
    a_slymn Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.05-2006
    Son Giriş
    14.02-2015
    Saat
    13:11
    Yaşadığı Yer
    MEKANSIZ
    Mesaj
    384
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selam onurcm xcell kok hucreyı kemık iliginden elde edıyor tamam kanser tumor gıbı yan etkısı asla yok cunku hastanın kendı kok hucresı olmus oluyo ama kalıte bakımından dandık bı uygulama cunku kemık ılıgınden alınan hucrenın canlılık oranı %80 olması lazım tabı boyle bı rısk varkı yazmıslar ama bana kalırsa en ıyısı kordon kanı super elalım sumuklu cınlısı kadar olamazsak bu doktorlar bosuna yasamasın hepsını toplayalım tamberlı bı kamyona bogazdan asagı dokelım

  5. #20
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba arkadaşlar. Süleyman abi söylediğin şey doğru ama illa kendi kordonumuzu bulmamız veyada kordon için annemizin tekrar doğum yapmasına gerek yok. Çünkü hemşerim olan doktor abla bana kız kardeşin doğum yaptığı zaman yeğeninin kordonuda aynı kaliteyi sağlıyor demişti. Bunuda göz önünde bulundurmalıyız bence.

    Enformasyon formunu bende doldurdum cevap bekliyorum. Arkadaşlar sizlerden ricam herkes yapsınki bu f.a ya ilginin olduğunu anlayıp f.a konusunda eğilim göstersinler. Bu işin almanyada olması iyi çünkü almanlar f.a iyi biliyor f.a ilk teşhis koyan doktorda alman zaten adıda friedreich.

  6. #21
    Üye
    a_slymn Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.05-2006
    Son Giriş
    14.02-2015
    Saat
    13:11
    Yaşadığı Yer
    MEKANSIZ
    Mesaj
    384
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hmm soyadıda ataxia verdıgın bılgı doru olabılır ama bana gore sahsen ınandırıcı deıl dedıgın akraba hatta yegen ve hatta kardesınde olsa bırebır aynı olmaz tabı kok hucre ıcın bırebır olma sartı aranmıyo ama vudutun hucreyı redetmemesı ıcın doku uyumu sart buda cok zor hatta ımkansız hatırlarsanız tv de amarıkalı doktor vardı adı oktay babuna ydı galıba kanserdı ılık naklı olacakdı amarıkada ılık naklı serbest tr dede ama amarıkada babunaya uygun ılık bulunamadı ve 70 mıkyonluk turkıyede tek tek aradular cunku o zaman tr yede ilik bankası yokdu suanda yok sanırsam bırkac merkez kendı topluyo kordon kanı kendı kullanıyo ama bu yetersız devede kulak gıbı bısey gecen aylarda izmirde bir hasta vardı losemı ilik nakli olması lazımdı son 2 gunu vardı bıdaha haber alamadım oldumu kaldımı bunlar ıcın bırebır uyumluuuluk sart babunaya tr yede 5 6 kısının ılıgı uydu adam yasadıgına gore herhal kurtuldu dedıgın akraba yegen olmaz ısler gec bunları vakıt harcamaya degmez sorun ilik deil zaten biliyom yegen lösemıydı ilik nakli olacak 2 kardesı var ıkısınıde arastırdılar bırının %50 bırının %95 uyuyor ama hıc %100 uyan yok ve 95 olandan aldılar ilik naklı oldu hast ayken yası 5 dı suan 15 ilik verende alanda saglıklı.
    ama kok hucre bambaska bı olay

  7. #22
    Üye
    xcape-1 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.11-2008
    Son Giriş
    28.07-2009
    Saat
    10:45
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu sıte de yer alan klınık gercekten kök hücreyle tedavi yapıyormu anlamadım.ayrıca burda tedavi edilen hastalıklar arasında kas hastalıkları yokki nasıl olacak anlamadım..biraz bilgi verirmisiniz..

  8. #23
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar bazılarımız kök hücre tedavisiyle ilgili almayada bu tedaviyi yapan kliniğin web sitesinde entesnasyon formu doldurup göndermiştik ve bu form doldurulup incelendikten sonra bize mail yoluyla geri döneceklerdi. Arkadaşlar bana henüz cevap gelmedi ordan. Bu bahsettiğim formu doldurdak sonra beklediği cevap gelen arkadaşım varsa lütfen bizimle paylaşsın... Saygılarımla...

  9. #24
    Üye
    lakoste Avatarı

    Gerçek Adı
    TOLGA..
    Üyelik Tarihi
    13.12-2006
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    09:13
    Yaşadığı Yer
    ANADOLUM
    Mesaj
    574
    Alınan Beğeniler
    12
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu fa varya adamı inletir oguzcum yanlışmı yazdın benmi yanlış anladım neyse sanırım kök hücre nakli illa kan bagı olması gerekmiyor bir uyum işi var ama bu kan bagı olması demek degil gerçi bu tedavi çok yeni biz tedavi olana kadar ahımız gider vahımız kalır yaa

    hayırlısı bakalım...

  10. #25
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    lakoste kardeş evet bu tedavi yeni hatta çoğu ülkede deney aşamasında ama uygulanmaya başlanmış ülkelerde var. Hatta benim bahsettiğim almayadaki klinikte uygulanmaya başlanmış ve çeşitli hastalıkları olan 750 kişiyi kök hücre tedavisiyle iyileştirmiş bir klinik. Seninde dediğin gibi bu f.a öyle bir hastalıkki adamın canını çıkarır o yüzden bu hastalığın ilaçla falan tedavi edilebilmesi bana pek inandırıcı gelmiyor. Ben zaten kök hücre tedavisini bu yüzden çok önemsiyorum. Adı üstünde bu kök hücrenin kökten çözüm olacağına inanıyorum zaten çoğu doktorda aynı şeyi söyledi bana. Ama bu kök hücrenin yan etkileri var deniyor ondan çekiniyorum yoksa şimdiye kadar çoktan almanyaya gitmiştim. Kimileri diyorki bu yan etkiler var kimileride böyle bişey yok diyor. Kimseden doğru düzgün net bir bilgi alamıyorum. Arkadaşlar hepinizden rica ediyorum bu kök hücre olayıyla ilgili yakınınız görüştüğünüz veyada görüştüğünüz doktorunuz falan varsa bu kök hücre tedavisinin ardından yan etkisi olup olmadığını öğrenebilirseniz sizlere minnettar kalırım...

  11. #26
    Üye
    hüllü Avatarı

    Gerçek Adı
    Hilya
    Üyelik Tarihi
    11.01-2007
    Son Giriş
    29.01-2011
    Saat
    18:50
    Yaşadığı Yer
    bolu
    Mesaj
    141
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    slm arkadaşlar,öncelikle site yenilenmiş güzelde olmuş hayırlı olsun,ben artık bazı nedenlerden dolayı siteye yazmıyordum ama onur sana cvp vermek istedim,almanya daki kliniğe bende yazmıştım cvp geldi benden hastalığımın seyri ve durumumla ilgili bilgi istediler birde 1 sene içinde çekilmiş mr raporu,kan tahlilleri elimde olan film vs.raporlarını istediler.şimdi onları hazırlayıp fax yoluyla göndericem cevabı iletirim,öbür konuya gelince siteyi iyice incelersen görürsün kök hücreyi senin kemik iliğinden alıyolar böylece kanser yan etkisi olmuyor,kök hücreyi embriyodan alırlarsa tedavi oranı yüksek olur ama kanser yapma etkisi yüksek,çünki kanser hücreleri vucutta doğuştan gen yapısında bulunur insanın yaşam koşulları yada bağışıklık sistemine göre hücreler kanserli hücreye dönüşebilir yani annenden alamayacakları için sana uygun dokuda birinden alınacak organ nakli gibi böylece kanser yapma etkisi artar,umarım açıklayabilmişimdir,benim en büyük sorunum bildiğim şeyi anlatamamaktır birde kesinlikle yanlış anlaşılmasın anlayamayan olur diye tıbbi terimde kullanmak istemiyorum,hayırlı günler..

  12. #27
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hüllü abla beni dikkate aldığın için çok teşekkür ederim. Söylediğin şeyler gayet mantıklı ama merakımı tam olarak gideremedim çünkü insanın kendi kemik iliğinden alınan kök hücrenin tam iyileştiremeyeceğini duymuştum çünkü kemik iliğinden alınan kök hücrenin canlılık oranı % 80 miş fakat embriyodan alınan % 100 miş. Birde embriyodaki kök hücreler neden kanser yaptığını anlamadım çünkü başkasından değil kendi annemin kök hücresi bana neden uyum göstermesinki. Hüllü abla yaşını bilmediğim için sana abla dedim inşallah doğru düşünmüşümdür.

  13. #28
    Üye
    a_slymn Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.05-2006
    Son Giriş
    14.02-2015
    Saat
    13:11
    Yaşadığı Yer
    MEKANSIZ
    Mesaj
    384
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    [--------------------------------------------------------------------------------

    Kök hücre

    Bilim adamlarının verdikleri bilgiye göre tedavide kullanılan kök hücreler "embriyonik" ve "somatik" olmak üzere iki çeşittir. Embriyonik kök hücre, herhangi bir organdan alınan hücrenin gönüllü bir kadından alınıp içi boşaltılan yumurtanın içine konulmasıyla elde ediliyor. Bu embriyonal hücre, rahimde değil, laboratuvarda çoğaltılıyor. Elde edilen hücreler hangi organa yerleştirilirse o hücreye dönüşebiliyor. Ancak bazen bir hastaya uyacak embriyon yapısını bulmak için çok sayıda embriyonun kök hücreye çevrilmesi gerekiyor.

    Somatik kök hücreler ise yetişkinlerin kan ve kemik iliğinde bulunuyor. Ancak sayıları çok daha az. Bu hücreler de hastalığın bulunduğu organa enjekte edilerek tedavide kullanılıyor.

    Güney Koreli uzmanların insan embriyonu klonlamasıyla doruğuna varan kök hücre çalışmaları yaklaşık kırk yıl önce başlamış, 2005 yılında Britanyalı ve İtalyan bilim adamları, embriyonik kök hücrelerinden sinir hücresi üreterek alzheimer ve parkinson hastalıklarının tedavisinde kullanmışlar. Bütün bu gelişmelere rağmen bir yandan çalışmalar, diğer yandan din, ahlak ve hukuk açısından tartışmalar devam ediyor.

    Üretme ve tedavi için kullanma konusuna olumlu bakanlardan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kemik İliği Transplantasyonu Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Demirer'in görüş ve değerlendirmesi şöyle: "Türkiye'de embriyonik kök hücre çalışması yapılmıyor ama bazı üniversitelerde bireysel çalışmalar var. Çalışmaları durdurmak doğru değil. Elde edilen embriyonik kök hücreler normal embriyon özelliği taşımıyor, anne karnındaki ceninlerin hayatına son verilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Parkinson, böbrek, karaciğer, kalp yetmezliği gibi rahatsızlığı bulunan hastalardan alınacak herhangi bir hücre çekirdeği bir kadından gönüllü alınacak yumurta içine yerleştirilmesiyle laboratuvar ortamında embriyon elde ediliyor ve 'kişiye özel, özdeş hücreler' üretiliyor. Bu hücrelerin hasta organa verilmesiyle organın güçlendirilmesi sağlanır. Ama eğer bu hücrenin yerleştirildiği yumurtayı alıp rahme koyarsanız klonlama olur. Bunu desteklemiyoruz. Laboratuvar ortamında araştırma maksatlı yapılan embriyonik kök hücre çalışmalarının ise sakıncası yoktur. Parkinson, MS, karaciğer, böbrek, beyin felci, kalp yetmezliği gibi hastalıkların tedavisinde, bu organlardaki hücreler kendine özdeş hücre istiyor. Bu çalışmalar sayesinde organların güçlendirilmesinin yanı sıra zamanla yeni organlar da üretilecek."

    Bu bilgiler çerçevesinde kök hücre meselesine dinin ne diyeceği konusuna gelelim:

    Buna benzer meseleler tüp bebek uygulamasında ortaya çıkmıştı. Yumurta ile spermin nikahlı karı kocaya ait olması şartıyla tüp bebek uygulamasının caiz olduğu İslam alimleri arasında -bazı itirazlara rağmen- genel kabul gördü. Bu uygulamada önemli bir mesele de "birden fazla yumurtanın aşılanması ve birden fazla embriyo oluşturulması, sonra bunlardan bir kısmının imha edilmesi, sağlam ve canlı olanların rahime yerleştirilmesi" idi; yani "henüz rahime yerleştirilmemiş embriyonun cenin sayılıp sayılmayacağı, imha edilmesinin caiz olup olmadığı" sorusu ortaya çıkmıştı. Bu soruya benim verdiği cevap şudur: Aşılanmış yumurta rahime yerleşip cidara tutunarak beslenmeye başlayınca, müdahale edilmediği takdirde gelişir ve insan olarak doğar. İşte bunun -ki, bu cenindir- imha edilmesi (alınması, kürtaj yapılması, düşürülmesi...) caiz değildir. Rahime yerleştirilmemiş embriyo ise kendi haline bırakıldığı takdirde gelişip insan olarak doğmaz; bu sebeple buna insan olarak bakmamak gerekir ve imha edilebilir.

    Somatik kök hücrenin tedavide kullanılmasında zaten bir sakınca yoktur.

    Embriyonik kök hücreye gelince bundan insan üretilmediğine göre -ki, bu caiz değildir- yumurtanın yabancıdan alınmasında bir sakınca olamaz; yabancıdan kan ve organ almaya benzer. Rahimde değil de laboratuar ortamında bulunan kök hücreye insan demediğimize göre, ona bir organ gibi baktığımıza göre (çünkü bundan organ üretilecek veya mevcut bir organ tedavi edilecek) kök hücrenin tedavide kullanılması da caiz olacaktır, olması gerekir.

  14. #29
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: o_n_u_r Mesajı Gör
    Ama bu kök hücrenin yan etkileri var deniyor ondan çekiniyorum yoksa şimdiye kadar çoktan almanyaya gitmiştim. Kimileri diyorki bu yan etkiler var kimileride böyle bişey yok diyor.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: o_n_u_r Mesajı Gör
    Birde embriyodaki kök hücreler neden kanser yaptığını anlamadım çünkü başkasından değil kendi annemin kök hücresi bana neden uyum göstermesinki.
    sevgili o_n_u_r,

    hücre bölünmesinin sayisi arttikca, kanser riski, gen hatalarinin cogalma riski de artiomush... bu bölünme özelligi embrional kök hücrelerde coooook cok daha fazla oluomush, ve zaten ilgili arashtirmalarda, kansere yol acma özellikleri/potansielleri yeteri kadar görülmüsh... eger "canlilik oranlari daha fazla" diye embrional kök hücre tedavisi görmek istiosan, korkarim, daha bashka ülkelere gitmen gerekicek :-|... almanya'da kesinlikle yasakmish!...

    hüllü'nün de dedigi gibi, xcell-center'de uygulanan tedavi icin zaten sadece ve sadece hastanin kendi kemik iliginden kazanilan yetishkin kök hücreler kullaniliomush... yetishkin hücreler, bebish hücreler kadar bölünme meraklisi olmadiklarindan kanser riskini artirmazlarmish... laboratuarda uzun süre bekletilerek, hücre kültüründe cogaltildiklari zaman ish degishiomush tabe (e, mecburen bölünüo o zaman garibanlar )... bu yüsden de xcell-center'deki tedavide hastadan alinan kök hücreler, hemen iki-üc gün icinde arindirilarak hic bekletilmeden, coaltilmadan hastanin bedenine geri ilave ediliomush... hastanin kendi hücreleri oldugu icin de reddedilme, geri tepilme riski neredeyse hic olmuomush... okuduklarimdan kanser riski ve yan etkileri hakkinda anlayabildiklerim bu kadar, sevgili onur...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: o_n_u_r Mesajı Gör
    Adı üstünde bu kök hücrenin kökten çözüm olacağına inanıyorum zaten çoğu doktorda aynı şeyi söyledi bana.

    sadece 'kök' kelimesinin üstünde durup 'hücre' kelimesini biras ihmal ettigin icin adi seni yaniltio olabilir mi, onur?... adi üstünde, hücre tedavisi bu... kromozomlardaki bozuk gen tamir edilio mu ki kökten cözüm olsun?... bedenindeki hasar görmüsh bütün hücreler yenilense bile, o hasarlari olushturan genetik hata giderilmedigi sürece, belli bi zaman sonra tekrar hasar görmeye bashlamas mi hücreler? (ya da ben hersheyi yanlish anliom )... bashka yerlerde yapilan kök hücre tedavilerini bilemicem ama xcell-center'deki tedavi, en azindan shu anki haliyle ne friedreich ataksisi icin ne de genetik temelli bashka hastaliklar icin kökten cözüm olabilirmish gibi görünmüyo malesef ... x-cell'in de öle bi iddiasi yok zaten... ama yine de idebenone tedavisinden cok daha iyi, faydali bi tedavi olabilir belki... kimbilir... ben bilemicem, cevaplari beklielim bakalim ...


    selamlar ...

  15. #30
    Üye
    o_n_u_r Avatarı

    Gerçek Adı
    Onur
    Üyelik Tarihi
    23.04-2008
    Son Giriş
    18.04-2011
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    223
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Rekursiyon abla iletimi dikkate alıp cevap verdiğin için çok teşekkür ederim ve bilmeni isterimki bu güne kadar bu kanudaki en güzel açıklama bana göre senden geldi. Ben artık bu embriyonik kök hücreden kormaya başladım. Artık somatik kök hücre tedavisi yaptırmaya karar vermek üzereyim. Bu konuda noroloji doktorumlada konuştuktan sonra son kararımı vericem. Rekursiyon senden ricam bana bu somatik kök hücrenin embriyonik kök hücre kadar olmasa bile ne kadar yani % kaç oranında faydası olabileceği hakkında bi fikrin varsa lütfen söylermisin.
    Arkadaşlar bu idebenone ve catena ilaçları araştırdığım kadarıyla hücrelere enerji sağlayan enzim ve vitamin içerikli ilaçlar. Arkadaşlar bizim hastalığımızın adı gırip değilki bu vitamin içerikli ilaçlar bizim hastalağımıza çare olsun. Madem öyle alalım bi vitamin şurubu içelim. Üstelik o şuruplar catena gibi 12000 $ da değil. Şakası bi yanada bizim hastalığımız öyle basit bir hastalık değil. Sizlerde görüyosunuz bizim hastalığımız genlere, kök hücrelere, kromozomlara, enzimlere, vs. dayanan bunun gibi ciddi bir hastalık ayrıca bu bahsettiğim şeylerde tıbbın bu günkü geldiği son noktalar yani olay bu kadar ciddi. Şimdi kalkmışlar yok ilaçla tedaviymiş bilmem neymiş bir sürü saçmalık. Üstelik o ilaç denilen şeyde resmen bir servet değerinde. Valla arkadaşlar kim ne derse desin ben bu Friedreich Ataksi nin vitamin tarzındaki ilaçlarla tedavi edilebileceğine inanmıyorum. Rekursiyon demişki:
    ama yine de idebenone tedavisinden cok daha iyi, faydali bi tedavi olabilir belki...
    bu sözüne % 100 katılıyorum...




Sayfa 2 / 10 İlkİlk 123456 ... SonSon