Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 51 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    selenayy Avatarı

    Gerçek Adı
    Ayşe Selen
    Üyelik Tarihi
    24.05-2007
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    23:51
    Yaşadığı Yer
    Tokat
    Mesaj
    726
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bu gece beni sarmala
    Hem ruhumu, hem bedenimi,
    Bu gece beni sarmala
    Ve her gece.
    Beni tamamen kavra
    Dünyayla, göğün arasında
    Senin kanunlarının gizemiyle,
    Benim körlük gözüm arasında.
    Hem kendi gözlerimin gördüğü
    Ve hem de okumadığı:
    Hem aşikar olanı
    Ve hem de benim bağlılığımdan kuşkusu olmayanı...


    Bu bir kelt duasıymış....

    Yüreğimdeki Aşk Kıvılcımı ------ Linda Gillard

  2. #17
    Üye
    ada Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.01-2007
    Son Giriş
    15.12-2017
    Saat
    17:08
    Yaşadığı Yer
    İzmir/Karabağlar...
    Mesaj
    527
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. Sonra, aradan seneler geçtiği halde, nasıl hâlâ ona bağlı olduğumu gördükçe, ruhumda daha büyük bir infial duyuyordum.

    Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna

  3. #18
    Üye
    AYBAROGLU Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.11-2008
    Son Giriş
    30.03-2015
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    364
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tarih:
    Mustafa Kemal, saltanatı yıkmak ve yerine Cumhuriyet rejimi kurmak istiyor. Şu halde nasıl olur da onu lider tayin ederiz Sultanım?

    İstihbarat
    Kurşunun hesabını üç kişi bilir: Bir kurşunu veren, bir kurşunu ateşleyen, bir de kurşunu yiyen

    Siyaset
    Şehir’de şehir kanunu; it’le dalaşacağına, çalıyı dolaşacaksın. Dağ’da dağ kanunu; it’le dalaşacağına, it’le dolaşacaksın

    ve Aşk
    Galata göz gibi, Süleymaniye gönül gibi bakıyor Baba! Öyle ya, yüreğimde kor bir ateş, kor yüreğimde kör ateş; kör yüreğim kor ateş, kor yüreğim kör ateş...



    Çamda Bizim Kozalakta...


    Selman Kayabaşı/Teşkilat




  4. #19
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Canı kim canan için sevse cananın sever,
    Canı için kim ki cananın sever canın sever

    -----Fuzuli-----

  5. #20
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fatih türbedarı Amiş Efendi, küllî irade-cüzî irade ayrımının mecazen kabul edilebileceğini, hakikatte irade'yi cüzî ve küllî şeklinde ikiye bölmenin ise O'na ortak koşmak (şirk) olacağını söyler; zira O'ndan gayrı mevcud olmadığı için, haklı olarak O'nun iradesinden gayrı irade de olmayacağını kabul eder.

    “Bir şeyin olup olmaması nezdinde müsavi değilse nakıssın evlâdım!” sözü ona aittir. Yani bir şeyin olup olmaması senin için aynı değilse, isteklerinin olup olmamasını eşit görmeyi beceremiyorsan henüz kemâline erememiş ve eksik kalmışsın demektir.

    Rıza ve teslimiyet makamıdır burası. Söylemesi kolay, yapması zordur. Ne garip değil mi, tam da iradesizlikle, iradesizliği seçmekle, kendimizi suyun akışına bırakmakla suçlanacağımız makam. Hani Yunusumuzun, “ne varlığına sevinirim, ne yokluğuna erinirim” dediği şu makamların makamı: sırr'ul-esrar.

    Gerçekleşmesini şiddetle istediğimiz arzu ve hayallerimiz varsa, ister hırs ve ihtiras denilsin, ister azim ve gayret, peşinden koşmaya değer bulduğumuz 'şeyler' (!) uğruna yanıp tutuşuyorsak, böylesi bilgece öğütleri onayacak gücü kendimizde nasıl bulabiliriz? Bulabilir miyiz? Üstelik bahanelerden, vesilelerden çok bizzat vehmimizce değer atfettiğimiz bahaları gerçek kabul ediyor, tesadüf olarak adlandırdığımız o mini mini nedencikleri görmeye tenezzül bile edemiyorsak? Kaybedeceğimiz için korku, kaybettiğimiz için üzüntü duyduğumuz şeylerin çokluğuyla büzüşmüşken ruhlarımız, sahip ve malik olduklarımızın ve olacaklarımızın yokluğunu nasıl içimize sindirebiliriz? Hâl böyleyken, hâlimiz böyleyken, Amiş Efendi'nin bilgece öğüdünden nasıl yararlanabiliriz?

    Ey talib! Hakikaten talib-i hakikat isen eğer, henüz yolun başındayken, âlemde her ne olup bitiyorsa 'Kün!' (Ol!) emrinin tezahüründen ibaret olduğunu anlamaya çalış! Yapmayı değil sadece, yapmamayı da iste!

    En nihayet ne olmuşsa, o olana razı ol; olduktan sonra değil, olmadan önce de razı ol! Çünkü isteyen veya istemeyen sen değilsin, sen sadece istiyor ve istemiyor görünensin!

    DÜCANE CÜNDİOĞLU

  6. #21
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kötümser “ İşler daha kötü olamaz ” diye feryat ederken ; iyimser “ Olabilir, daha kötü de olabilir ” dermiş.
    Şimdi söyleyin bakalım, Siz iyimser misiniz? Kötümser mi ?


    Zülfü Livaneli / Serenad

  7. #22
    Üye
    Polly Avatarı

    Gerçek Adı
    Gizem
    Üyelik Tarihi
    24.05-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.363
    Alınan Beğeniler
    10
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Eğer insan unutmak istemezse, bir günü bile hatırlar on yıl sonra...
    Ve unutmak isteyen, bir günde unutur on yılı...

    Kahraman Tazeoğlu / Susacak Var..

  8. #23
    Üye
    ada Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.01-2007
    Son Giriş
    15.12-2017
    Saat
    17:08
    Yaşadığı Yer
    İzmir/Karabağlar...
    Mesaj
    527
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm. çocuktum, aptaldım. pancurları kapadım, sürgüyü çektim: dünya orada kalsın...

    Orhan PAMUK-Sessiz Ev

  9. #24
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sürüdekiler bir tavuğun üzerinde bir damla kan fark ederler ve hepsi onu gagalamaya koşarlar; ta ki tavuğu parçalara, kana, kemiğe ve tüylere ayırıncaya kadar. Fakat genellikle sürüdekilerin birkaçı bu kargaşada lekelenir; sonra sıra onlara da gelir. Ve sonra diğerleri de lekelenir ve ölene kadar gagalanır ve daha fazlası, daha fazlası. Bu gagalama partisi bütün bir sürüyü birkaç saatte yok edebilir. Bunu önlemenin tek yolu onların gözlerini bağlamaktır ki görmesinler.

    Guguk Kuşu / Ken Kesey

  10. #25
    Üye
    mineuy10 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine
    Üyelik Tarihi
    10.10-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    4.356
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    23
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Orada olmayan biriyle paylaştığımız güzellikleri anlatmak,orada olan kişiden de aynı şeyleri beklediğimiz anlamına gelir, böylece birinden kazandığımız itibarı öbürüne satmış oluruz...

    AKILLI YAŞAMA SANATI (felsefi aforizmalar) Baltasar Gracian

  11. #26
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaralı insanlar birbirlerine yaklaştığı zaman, kader telaşlanır. Sırları ortaya çıksın istemez. Eğer insanlar başlarına gelenin, başkalarının başına gelenlerden çok da farklı olmadığını sezerlerse güçlenirler. İnsanların gücünü azaltan, kendilerini hedef tahtasının ortasında sanmalarıdır. Oysa hayatta hiçbir şey şahsi değildir. İyi şeyler de, kötü şeyler de rüzgarla birlikte yön ve şekil değiştiren bulutlar gibi başıboş dolaşırlar evrende.

    Biliyor musun; evrende tüm duygular başıboş dolaşan yıldızlar gibidir. Nefret, sevgi, öfke, istek, hüzün, şehvet...Her insan tıpkı sesleri farklı duyan, renkleri farklı gören böcekler gibi evrendeki bu duygulara da farklı algılarla yaklaşır. Kimsenin sevgisi ya da öfkesi aynı değildir. Üstelik kimi acıya kördür, kimi nefrete...

    Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979 - Mine Söğüt

  12. #27
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nisan ayında iyimserlik, tıpkı yeryüzünün çekirdeğine yakın yaşayan ve dünya yıkılsa ölmeyecek olan kalın kabuklu böcekler gibi toprağın yedi kat dibinden çıkar ve göğün yedi kat üstüne tırmanır. Tam her şey bitti derken yeniden yaşama dönen bir hasta gibi... Hayat yeniden bir şeylere kanar... Ölümsüzlük hevesine kapılır... Bir kabustan uyanır... Gözleri bir daha hiç kapanmayacak sanır... Aldanır.

    Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979 - Mine Söğüt

  13. #28
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İnsanoğlunun en büyük gafleti, nereden gelip nereye gittiğini bilmemesidir. Din bu soruya cevap verir ama en dindar insan bile bu cevabın şaibesini aklının derinliklerinde bir yerde saklar. Kimse öldükten sonra ruhunun nereye gittiğini kesin olarak bilemez. Daha da kötüsü, doğmadan önce nerede olduğunu da bilemez. Düşün, dışarıda nereden gelip nereye gittiğini bilmeyen milyarlarca insan yaşıyor. Hayat denilen şey, bu iki bilinmezin ortasındaki telaştır aslında. Telaş insanı bencil kılar, suç işletir, tehlikeye boğar. Hiç kimse başına gelenleri ve gelecekleri bilemiyor. Bu şuursuzluk herkesi delirtiyor.

    Hayat böyle bir şeydir. Gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiği, rastlantıların neye hizmet ettiği hiçbir zaman çözülemez bir bilmece. Yaşamak da hayat labirentinde kaybolma yarışı. Çıkışı bulan ölecek...

    Şahbaz'ın Harikulade Yılı 1979 - Mine Söğüt



  14. #29
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    En mükemmel bir insanın bile alışkanlık sonucu kabalaşabileceğine, rezilleşebileceğine inanıyorum. Kan ve başkaları üzerinde egemenlik sarhoş eder insanı: Kabalık ve rezillik gelişir; insanın aklına, duygularına ulaşır ve sonunda insan normal olmayan şeylerden zevk almaya başlar. Bir canavar olur. Ve insanlığa, pişmanlık duygusuna, yeniden doğuşa dönmesi hemen hemen olanaksızlaşır. Böylesine bir güç sahibi olma isteği salgın bir hastalık gibi bütün topluma bulaşır. Öylesine çekicidir güç sahibi olmak.

    Bu tür olaylara ilgisiz kalan bir topluma hastalık bulaştı demektir. Sözün kısası, bir insanın bir başka insana işkence etmek hakkının olması toplumun bir hastalığıdır; toplumda insana özgü yeteneklerin kaybolduğunun, bir ülkenin yurttaşları olmak bilincinin yok olduğunun, toplumda çürümüşlüğün başladığının göstergesidir.

    Ölüler Evinden Anılar - Dostoyevski


  15. #30
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Küçük Prens'i nasıl unuttum ben.
    Hayatımın kitabı

    En sevdiğim bölümlerden birisi ; tilki ile küçük prens arasındaki "evcilleştirme" meselesi.



    Sustu tilki ve uzun bir süre küçük prensi izledi.
    “Senden rica ediyorum. Lütfen beni evcilleştir!” dedi.
    “Elbette” dedi küçük prens. “Ama pek fazla vaktim yok. Yeni arkadaşlar edinmem ve birçok şeyi anlayabilmem gerekiyor.”
    “Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki. “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”
    “Ne yapmam gerekiyor peki?” diye sordu küçük prens.
    “Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”
    Ertesi gün küçük prens yine geldi.
    “Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim.

    Spoiler Spoiler/Ayrıntı İçerik:




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon