Sayfa 1 / 4 1234 SonSon
Toplam 57 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 1 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Rüya Gibi Bir Başarı ..

    ORHAN PAMUK

    nobel - Edebiyat Dünyasından Haberler..


    2006 Nobel Edebiyat Ödülü Orhan Pamuk'un

    Orhan Pamuk modern romanın dünyadaki en önemli temsilcilerinden biridir. Bu nedenle, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması çok olağandır. "Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbirleriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan" Orhan Pamuk'u yayıncısı olarak kutluyoruz. Orhan Pamuk'a verilen bu ödül edebiyatımız için kıvanç vericidir. Bize bu onuru yaşattığı için kendisine teşekkür ederiz.

    KİTAPLARI

    CEVDET BEY VE OĞULLARI
    cbvo - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    Abdülhamit’in son yıllarında küçük dükkan sahibi, ilk Müslüman tüccarlardan Cevdet Bey’in ve oğullarının, yüzyıl başından günümüze uzanan “üç kuşaklık” hikayesi, bir anlamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikayesidir. Nişantaşılı bir ailenin serüvenleri üzerinden ev içleri, yeni apartman hayatı, Batılılaşan büyük aileler, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmeler, radyo dinlenen pazar öğleden sonraları...

    SESSİZ EV
    sessizev - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun babaannelerini ziyaret eder, dedelerinin yetmiş yıl önce sürgün edildiğinde yaptırdığı evde bir hafta kalırlar. Babaannenin anıları yavaş yavaş aralanırken dedenin Doğu’yla Batı arasındaki uçurumu kapatacağını sandığı ansiklopediyi yazışı hatırlanır. Kuşaklar arasında köprüler kurulurken, duvarların ötesinde de başkaları vardır... Orhan Pamuk’un ikinci romanı.

    BEYAZ KALE
    beyazkale - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen, astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bir Venedikli köle... Aynı ilgileri paylaşan, Batı bilimini öğrenmek isteyen bir Türk: efendi... Aralarında garip bir benzerlik bulunan bu iki insanın, hikayeleri ve serüvenleri, onları, veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan’ın düşsel dünyasına, inanılmaz bir silahın yapımına, “ben neden benim?” sorusuna götürecektir.

    KARA KİTAP
    karakitap - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya’yı karlı bir kış günü İstanbul’da aramaya başlar. Okuyucu, bir esrarlı alemin işaretleriyle dolu İstanbul’da Galip’in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikayelerle tamamlayan köşe yazarı Celal’in satırlarıyla karşılaşır. Bu araştırma Galip’i hem Rüya’ya hem de hayatımızın içine gömüldüğü kayıp esrara doğru çekecektir.

    GİZLİ YÜZ
    gizliyuz - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    Türk sinemasının sıradışı filmlerinden birinin, Gizli Yüz’ün senaryosu. Orhan Pamuk’la yönetmen Ömer Kavur’un birlikte kurguladıkları, Orhan Pamuk’un “istediği gibi yazdığı” hikaye. Daha doğrusu, kadın’ın hikayesiyle adam’ın hikayesinden saat yönündeki bir üçüncü hikayeye doğru akan ilginç bir kurgu... Bir film senaryosunun diyalog ve monologlarla “okumalık” hale gelen yüzü...

    YENİ HAYAT
    yenihayat - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." Kitaplar ve onların hayatımızı değiştiren sihirli etkileriyle ilgili bir roman. Okuduğu kitaptan fışkıran ışığa bütün hayatını veren, kitabın vaadettiği ‘yeni hayat’ın peşinden koşan kahraman bir yandan Hayat’ın, Eşsiz Anlar’ın, Ölüm’ün, Yazı’nın, Kaza’nın sırlarına, bir yandan da çocukluğa, resimli romanlara, bir meleğin görünüp kayboluşuna, Dante’-ye, Rilke’ye açılan kapılardan geçip başka bir hayata girer.

    BENİM ADIM KIRMIZI
    bak - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    Orhan Pamuk’un “en renkli ve en iyimser romanım”, dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce... Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

    KAR
    kar - Edebiyat Dünyasından Haberler..
    On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışırıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve türban direnişi yapan kızlar, çeşitli siyasal gruplar, dedikodular, söylentiler, Karpalas Oteli ve sahibi Turgut Bey ile kızları İpek ve Kadife ve Ka için bir aşk ve mutluluk vaadi vardır.
    “O ne bir ideolog, ne bir siyasetçi, ne de bir gazeteci. Orhan Pamuk büyük bir romancı.”
    New York Times


    BİYOGRAFİ

    orhan pamuk - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    Orhan Pamuk 1952'de İstanbul'da doğdu. Cevdet Bey ve Oğulları ve Kara Kitap romanlarında anlattığına benzer kalabalık bir ailede, şehrin Batılılaşmış, zengin semti Nişantaşı'nda büyüdü. Otobiyografik kitabı İstanbul'da anlattığı gibi çocukluğundan yirmi iki yaşına kadar yoğun bir şekilde resim yaparak ve ileride ressam olacağını düşleyerek yaşadı. Liseyi İstanbul'daki Amerikan lisesi Robert College'de okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde üç yıl mimarlık okuduktan sonra, mimar ve ressam olmayacağına karar verip okulu bıraktı. İstanbul Üniversitesi'nde gazetecilik okudu, ama bu işi de hiç yapmadı. Pamuk, yirmi üç yaşından sonra romancı olmaya karar vererek başka her şeyi bıraktı ve kendini evine kapatıp yazmaya başladı.

    İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları 1982'de yayımlandı. İstanbullu, zengin ve Pamuk gibi Nişantaşı'nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesi olan bu roman Orhan Kemal ve Milliyet Roman Ödülleri?ni aldı. Pamuk ertesi yıl Sessiz Ev adlı romanını yayımladı ve bu kitabın Fransızca çevirisiyle 1991?de Prix de la Découverte Européene'i kazandı.Venedikli bir köle ile bir Osmanlı âlimi arasındaki gerilimi ve dostluğu anlatan romanı Beyaz Kale (1985), 1990'dan sonra başta İngilizce olmak üzere pek çok dilde yayımlanarak Pamuk'a uluslararası ününü sağlayan ilk romanı oldu. Aynı yıl karısıyla Amerika'ya gitti ve 1985-88 arasında New York'ta Columbia Üniversitesi'nde "misafir alim" olarak bulundu. Büyük bir çoğunluğunu burada yazdığı, İstanbul'un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan bir avukat aracılığıyla anlatan Kara Kitap 1990'da Türkiye'de yayımladı. Fransızca çevirisiyle Prix France Culture Ödülü'nü kazanan bu roman hem popüler hem de deneysel olabilen, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Pamuk'un ününü hem Türkiye'de hem de yurtdışında genişletti.

    1991'de, Pamuk'un Rüya adını verdiği bir kızı oldu. Aynı yıl Kara Kitap'taki bir sayfalık hikâyeden senaryolaştırdığı Gizli Yüz filme çekildi. 1994'te Türkiye'de yayımlanan, esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli bir genci hikâye ettiği Yeni Hayat adlı romanı en çok okunan kitaplarından biridir. Pamuk'un Osmanlı ve İran nakkaşlarını, Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ettiği Benim Adım Kırmızı adlı romanı 1998'de yayımladı. Bu kitapla Fransa'da Prix Du Meilleur Livre Etranger, İtalya'da Grinzane Cavour (2002) ve İrlanda'da International Impac-Dublin (2003) ödüllerini kazandı.

    1990'ların ortasından itibaren Pamuk, insan hakları ve düşünce özgürlüğü konularında yazdığı makalelerle Türkiye devletine karşı eleştirel bir tavır takındı ama siyaset ile fazla ilgilenmedi. Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli gazete ve dergilere yazdığı edebi, kültürel makaleler ve kendi not defterlerinden oluşturduğu geniş bir seçmeyi 1999 yılında Öteki Renkler adıyla yayımladı. "İlk ve son siyasi romanım" dediği Kar adlı kitabını 2002'de yayımladı. Doğu Anadolu?da, Kars şehrinde, siyasal İslâmcılar, askerler, laikler, Kürt ve Türk milliyetçileri arasındaki şiddeti ve gerilimi hikâye eden bu kitap ile yeni tarz bir "siyasal roman" yazmayı denedi. Kar, New York Times Book Review tarafından 2004 yılının en iyi 10 kitabından biri seçildi. Pamuk'un 2003 yılında yayımladığı son kitabının adı İstanbul'dur. Yazarın yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarını aktardığı, İstanbul şehri üzerine bir deneme olan, kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirilmiş bu şiirsel kitabı sınıflamak zordur.

    Orhan Pamuk'un kitapları, İngilizce, Almanca, Fransızca yanında Gürcüce, Malayalam, Çekçe, Danca, Japonca, Katalanca gibi 46 dile çevrildi. Alman Yayıncılar Birliği tarafından 1950 yılından beri verilmekte olan, Almanya?nın kültür alanındaki en seçkin ödülü olarak kabul edilen Barış Ödülü, 2005'te Orhan Pamuk'a verildi. Aynı yıl, Fransa'da her yıl en iyi yabancı romana verilen, daha önce Milan Kundera, Umberto Eco, Thomas Bernard, Doris Lessing gibi isimlerin kazandığı Le Prix Médicis Etranger, Kar?a verildi. Yine 2005?te Almanya?nın Darmstadt kenti tarafından, 1978?den beri üç yılda bir ?bağımsız düşünen ve cesurca tavır sergileyen şahsiyetlere? verilen Richarda Huch Ödülü?ne layık görüldü. Eylül 2006?da Le Prix Méditerranée étranger Ödülü?nü, Kar ile kazandı. American Academy of Arts and Letters?ın fahri üyesi olan Pamuk?a, Tilburg Üniversitesi'de fahri doktora unvanı verdi.

    Orhan Pamuk New York'ta geçirdiği üç yıl dışında, bütün hayatını İstanbul'da aynı sokaklarda, aynı semtlerde geçirdi. Şimdi de doğduğu binada yaşıyor. Otuz yıldır roman yazan Pamuk yazarlıktan başka hiçbir iş yapmadı.

    Kaynak

  2. #2
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nobel Edebiyat Ödülü’nü Orhan Pamuk’un almış olmasından onur ve mutluluk duymalıyız.
    1901’den beri dünya edebiyatçılarına verilen bu ödülü ilk kez bir Türkiyeli yazarın kazanmış olmasının onur verici yanını görmezden gelip yazarın edebi değerini ve başarısını küçümseme, Nobel Ödülü’nü gölgeleme çabaları bu ülkeyi seven herkesi incitir ve üzmektedir.
    Bir ülkenin edebiyatı o ülkedeki halklarıyla yüzleşmesinin aracıdır. Bu nedenledir ki Nobel Edebiyat Ödülleri bir asırdan beri tarihiyle yüzleşmekten korkmayan ve düşüncesini özgürce söylemekten çekinmeyen edebiyatçılara verilmektedir.
    Ancak görüldüğü gibi Nobel ödüllü bir çok yazar gibi statükoyu koruyanlarla başı derde girmiştir.
    Fransız Parlamentosu’nun kabul ettiği ermeni soykırımını inkar yasa tasarısı ile Orhan Pamuk’un aldığı Nobel ödülünü birbirine karıştırmak yerine hepimizi onurlandıran bu ödüle hak ettiği değer verilmelidir.

  3. #3
    Üye
    aksu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.06-2005
    Son Giriş
    17.07-2016
    Saat
    12:28
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Orhan Pamuk'un daha önceden iki kitabını okumuştum. ''Yeni Hayat'' ve ''Cevdet Bey Ve Oğulları''. Şimdiyse diğer kitaplarını da çok merak ettim.

    Aldığı ödüleyse bir Türk olarak tabiki çok sevindim, tabiki çok gururlandım. Ama ne yalan söyliyeyim, içimin bir tarafında bir buruklukta yok değil.

  4. #4
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Orhan Pamuk'la yapılmış çok çok güzel bir Can Dündar röportajı:

    "İşin sırrı, yazdığını yırtıp atabilmektir"

    Nobel ödüllü Orhan Pamuk'la yıllar önce TV için bir röportaj yapmış ve nasıl yazdığını anlatmasını istemiştim. "Yazıhane"sinde uzun uzun anlatmıştı. Kendisi için olduğu kadar Türkiye için de büyük önem taşıyan ödülü alınca bu söyleşiyi sizinle paylaşmak istedim. Belki yazar adaylarına yol gösterir...
    Röportajı okumak için buraya tıklayın

    yazdundar - Edebiyat Dünyasından Haberler..

  5. #5
    Üye
    TEMPO90 Avatarı

    Gerçek Adı
    Emre
    Üyelik Tarihi
    11.07-2006
    Son Giriş
    19.11-2017
    Saat
    02:59
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    41
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    insan mutluluğu,hüznü ve siniri biarada yaşıyo

    ben o kadar iyimser olamayacağım maalesef

    ama orhan pamuk un yaptığı başarı da büyüktür
    ama....

  6. #6
    Üye
    ahmetunalcam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.02-2007
    Son Giriş
    28.08-2013
    Saat
    10:57
    Mesaj
    7
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÖRME ENGELLİ ARKADAŞLARIMIZ İÇİN SESLİ ÖYKÜ DOSYASI PAYLAŞIMI BAŞLAMIŞTIR.

    BU KONUYA BİR KAÇ TÜRLÜ DESTEK OLABİLİRSİNİZ

    1. http://oykuzamani.googlepages.com/oyku.htm adresindeki görme engelliler için sesli dosyalarının paylaşımına izin verdiğim öykülerimi seslendirerek. Not: O sayfadaki tüm dosyalarımızı seslendirebilirsiniz.
    2. Benim veya başka arkadaşların sesli dosyalarını paylaşıma açacağı adresler için önerilerinizi ahmetunalcam@gmail.com adresime yazarak.
    3. Görme engelli kardeşlerimize böyle bir faaliyeti haber vererek.
    Ek Not : Bu konu daha sonra tek bir web adresinde toparlanacaktır. Fakat öncelikli olan uzun öyküleri barındıracak adreslerdir.;
    Gönlümün Gülüydü Nurten : Okuma adresi http://siiroyku.googlepages.com/Nurten.htm
    Bir Hüzünlü Veda : Okuma adresi : http://siiroyku.googlepages.com/BirHuzunlu.htm

    Bir Hüzünlü Veda : http://ahmetunalcam.googlepages.com/...unluVeda64.wma
    Gönlümün Gülüydü : http://siiroyku.googlepages.com/GonlumunGulu.wma
    Sus Söyleme : http://ahmetunalcam.googlepages.com/SusSoyleme.wma

  7. #7
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:37
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    UNESCO’dan online ‘entelektüel katedral'

    fft17mf217090 - Edebiyat Dünyasından Haberler..


    DIŞ HABERLER SERVİSİ
    UNESCO’nun bu ay içerisinde hizmete açacağı dijital kütüphanenin, ‘Avrupa, Asya ve Afrika’nın kültürel hazinesini bir araya getiren ender bir entelektüel katedral olduğu” söyleniyor

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) aralarında harita, gazete, süreli yayın, sanat eserleri ve video ile ses kayıtları bulunan on binlerce tarihi belgeyi içeren bir dijital kütüphaneyi, bu ay içerisinde internet kullanıcılarının hizmetine açacağını duyurdu.
    UNESCO’nun Paris’teki merkezinden yayın yapacak olan dijital kütüphanenin, dünya genelinde toplam 32 enstitünün katılımıyla oluşturulduğu ve “Avrupa, Asya ve Afrika’nın kültürel hazinesini bir araya getiren ender bir entelektüel katedral olduğu” kaydediliyor. 4 yıllık bir çalışma sonucu hazırlanan kütüphanede, bazılarına 7 dilde ulaşılabilecek olan belgeler, kullanıcılar tarafından ücretsiz olarak görüntülenebilecek.
    Sponsor bağışçılar
    İngiliz The Guardian gazetesine göre, milyonlarca dolara mal olmasına karşın hiçbir hükümetten yardım alınmadan tamamen Microsoft ve Google gibi bağışçıların sponsorluğunda hazırlanan kütüphanede, özellikle Ortadoğu’ya ait çok değerli belgeler bulunuyor. Irak Ulusal Kütüphanesi ve Arşivi’nin katkısı sayesinde, 19’uncu ve 20’nci yüzyıla ait Arapça, İngilizce, Kürtçe ve Osmanlıca yazılmış gazete arşivlerine dijital kütüphane üzerinden ulaşılabileceği belirtiliyor.
    UNESCO?dan online ?entelektüel katedral? / Diğer / Milliyet İnternet

  8. #8
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:37
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Oldukça faydalı bilgiler içeriyor...Su altı güzelliklerini araştıran insanlara yol gösterici olacaktır..
    Sualtı Arkeoloji özel sayısı çıktı
    1744365058857c4cac2bc3f - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    Türkiye'nin arkeoloji dergisi olarak yayın yapan Aktüel Arkeoloji Dergisi 12.sayısını SUALTI ARKEOLOJİ'sine ayırdı. Arkeoloji'nin kalbine yolculuk eden bu özel sayı yılda sadece bir kez hazırlanmaktadır. Bu özel sayıda, Türkiye kıyılarında yapılan ulusal ve uluslar arası sualtı arkeoloji batık kazılarının tüm bilinmeyenleri ayrıntıları ile yer alıyor. Sualtın Arkeolojisi sayının ana konusu Fransa'da da yılın proje ödülü alan, masalsı bir yolculuğun kahramanı, Antik Çağ Savaş Gemisi "Kybele" ye ayrılmış. MÖ 600'de, Foça'dan çıkıp tüm Akdeniz'i aşarak Marsilya'da koloni kuran Phokaialıların ardından, 2600 sene sonra Antik Çağ Savaş Gemisi "Kybele" ile yol alacak olan ekibin çalışmaları ve yolculukları hakkında geniş bir sohbet içeriyor. Bu muhteşem yolculuğun tüm ayrıntılarını Aktüel Arkeoloji Dergisinde bulabilirisiniz.

    Bir tapınağa mermer sütunlar taşırken batan "Kızılburun Batığı'nın" gizemli öyküsü ve antik çağa ait bir ticaret gemisinin sualtındaki keşiflerini ilk kez Aktüel Arkeoloji Dergisi tarafından yayınlandı. Derginin son ama en güzel konularından biri usta sualtı fotoğrafçısı Tahsin Ceylan, Osmanlı Padişahı'na hediyeler götürürken batan bir geminin kalbine inerek anlatıyor ve kendinizi Ege'nin sularında kayıp denizcilerin izlerini ararken bulabilirsiniz.
    Sabah - Kültür Sanat - Sualtı Arkeoloji özel sayısı çıktı

  9. #9
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok keyifli bir sayı olduğu belli "su altı arkeolojisine" ayrılan bu sayının...Online olarakta sitesi vardır muhtemelen google amcama bir danışayım güzel paylaşım teşekkrüler orti

  10. #10
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Türkiye’nin 100 mimari şaheseri bu kitapta

    Türkiye’nin en iyi fotoğrafçılarının imzasını taşıyan, fotoğraflarla zengin bir kültür mozaiğine sahip Anadolu’nun mabetleri, evleri, sarayları NTV Yayınları tarafından hazırlanan Türkiye’nin Kültür Mirası dizisinin altıncı kitabı 100 Mimari Şaheser’de.

    100%20mimari kapak .widec - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    Bu kitap, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üstün mimarlık vasıflarını sergileyen farklı türlerdeki yapıları bir araya getirerek, kültür mirasımız etrafında kapsamlı bir gezintiyi hedefliyor.

    Sanat tarihçileri ve mimarlar tarafından “şaheser“ olarak seçilen 100 kilittaşı yapı, Türkiye’nin en iyi fotoğrafçılarının imzasını taşıyan fotoğraflarla neolitikten günümüze geniş bir zaman dilimine yayılan Anadolu kültürünü ve tarihini eşsiz güzellikleriyle yansıtıyor...

    100 SERİSİ / DİĞER KİTAPLAR

    100 KALE

    Her biri Türkiye’nin ayrı bir mücevheri oluşuyla, yüzyıllara dayanmış kimliğiyle, duruşuyla, geleceğe taşınmaya değer eserler yaratmayı teşvik etmesiyle zamana meydan okuyuşuyla öne çıkan 100 Kale; Faruk Pekin ve Hayri Fehmi Yılmaz imzasıyla.

    100 CAM

    İlk küçük cam boncuktan başlayarak Anadolu ve Türk camcılığının binlerce yıllık tasarım ve sanayi yarışını simgeleyen 100 eseri 100 SERİSİ’nin ikinci kitabı 100 Cam da bir araya geldi. Kitap, Prof. Önder Küçükerman imzasını taşıyor.

    100 KÖPRÜ

    Yaşadığımız geçit coğrafyasında tarih boyunca konaklayan kavimlerden kalma, hayret uyandırıcı güzellikte, köprü deyip geçilemeyecek yüzlerce eseri 100 SERİSİ’nin üçüncü kitabı 100 Köprü'de bir araya geldi.

    100 DOĞA HARİKASI

    Türkiye’nin Kültür Mirası dizisinin 4.kitabı 100 Doğa Harikası, 11 fotoğrafçının 128 fotoğrafını içeriyor. Kitap, Türkiye'nin güzelliklerinden 100’ünü coğrafi oluşumlarının yanısıra bitki ve hayvan varlıklarıyla da gözler önüne seriyor.

    100 SAAT KULESİ

    19. yüzyıldan günümüze Türkiye sınırları içindeki 100 eşsiz saat kulesi, mimari özelliklerinin yanısıra toplumsal bellekteki unutulmaz anılarıyla da anlatılıyor.

    100 serisi, kitapçılarda ve özel internet fiyatıyla ntvyayinlari.com’da.


  11. #11
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Anday ödülü Nihat Behram'ın

    Türk Edebiyatının büyük ustası Melih Cevdet Anday'ın anısına düzenlenen ödül bu yıl, şair-yazar Nihat Behram'a verildi.

    İSTANBUL - Şiirin büyük ustası Melih Cevdet Anday’ın anısına, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Ören Belediyesi’nin işbirliğiyle düzenlenen ödüle bu yıl, “Tanımlar” adlı kitabıyla Nihat Behram değer bulundu.

    Seçici kurulu Gülten Akın, Doğan Hızlan, Ataol Behramoğlu, Eray Canberk, Egemen Berköz, Refik Durbaş ve Enver Ercan’dan oluşan ödül, sahibine İstanbul TÜYAP’ta gerçekleştirilecek bir törenle sunulacak.
    Anday ödülü Nihat Behram'ın - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com


    Yazar Demirtaş Ceyhun hayatını kaybetti

    Yazar Demirtaş Ceyhun İstanbul'da yaşamını yitirdi. Demirtaş Ceyhun 79 yaşındaydı. Ceyhun, Asya adlı romanıyla 1970 TRT Ödülü'nü, Çamasan ile 1973 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı, Apartman'la da Türk Dil Kurumu Hikaye Ödülü'nü kazanmıştı.

    demirtas ceyhun.widec - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    İSTANBUL - Yazar Demirtaş Ceyhun, tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
    Alman Hastanesi'nden yapılan yazılı açıklamada, ''Pnömoni'' (zatürree) tanısıyla 28 gün önce Alman Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılan Ceyhun'un, bugün saat 15.00 sıralarında hayatını kaybettiği belirtildi.
    Açıklamada, Ceyhun'un tedavisi sürecinde kısa süreli bir iyileşme dönemi yaşadığı, ikincil bir enfeksiyon ile çoklu organ yetersizliğinin geliştiği kaydedildi.

    Ceyhun'un cenazesinin 30 Temmuz, Perşembe, Teşvikiye Camiinde kılınacak ikindi namazının ardından Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verileceği açıklandı.

    Demirtaş Ceyhun

    Yazar Demirtaş Ceyhun, 1934'de Adana'da doğdu. 1959'da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık bölümünü bitirdi. Bir süre Adana'da belediyede çalıştı.

    Mimarlar Odası İstanbul Şubesinde genel sekreterlik, Ankara ve İzmit belediyelerinde danışmanlık yaptı. 1977 yılında 'Politika' gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yaptıktan sonra 15 günde bir yayınlanan Edebiyat Cephesi adlı dergiyi çıkardı.

    DEMİRTAŞ CEYHUN'LA 2005 YILINDA NTVMSNBC'DE YAPILAN SÖYLEŞİ

    Demirtaş Ceyhun fırtınalar yaratıyor

    1977-1979 yılları arasında Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Yönetim Kurulu'nda görev aldı. Sendikanın 12 Eylül 1980 yılında kapatılması sonucunda diğer yöneticilerle birlikte yargılandı. Sendika 1987'de etkinliklerine yeniden başladığında ikinci kez başkanlığa seçildi.
    Köşe yazarlığı, Türkiye Yazarlar Sendikası'nda Genel Sekreterlik ve İkinci Başkanlık yapan Demirtaş Ceyhun'un ilk hikâyesi Adana dergisinde yayınlandı.

    İlk ürünlerinde modernist bir çizgi sergileyen yazar, insanın iç dünyasını ve toplum içindeki bunalımını ele aldı. Daha sonraki eserlerinde toplumcu sanat yöneliminden etkilenen Ceyhun, Türk hikâyeciliğinde özgün bir yer edindi.
    "Apartman" ve "Sansaryan Hanı" onun hikâyecilikteki güçlü yanını ortaya koyan eserlerinden oldu.

    Ceyhun, Asya adlı romanıyla 1970 TRT ödülünü, Çamasan adlı eseriyle 1973 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazandı.

    Ceyhun, romanlarında Anadolu insanının acılarını, çaresizliğini, ezilmişliğini ve duyarlı yanlarını ortaya koyarak feodal yapı ile teknolojik gelişmenin çelişkilerini gözler önüne serdi.

    Demirtaş Ceyhun, hikâye ve romanın yanı sıra toplumsal ve siyasal yazılar da yazdı, yazarlık ve edebi üretim süreciyle ilgili deneme türünde örnekler verdi.



    Yapıtları:
    • Anayasa Yasa mıdır?
    • Horozlu Ayna
    • Çünkü Ben Edebiyatçıyım Eksilmedi Bendeki Umutsuz Umut
    • Savaş ve Küçük Barış
    • Yağmur Sıcağı
    • Entellektüel'den Entel'e
    • Cadı Fırtınası
    • Sansaryan Hanı
    • Edebiyatımı Geri İstiyorum (Postmodernizm Amerikan İmparatorluğu'nun Yeni İdeolojisidir Çünkü)
    • Soğuk Savaş Yazıları (Denemeler)
    • Ah Şu Osmanlılar Kod Adı: Ulu Hakan-2
    • Aydınlarımız ve Laisizm Kod Adı: Ulu Hakan 1 (Türk Aydınının Dramı: Medrese'den İmam Hatip'e)
    • Ayı İzi Eylül Öyküleri
    • Babam ve Oğlum
    • Apartman
    • Osmanlılarda Aydın Kavramı
    • Türk Edebiyatındaki Anadolu
    • Yaşasın Aziz Nesin
    • Ah Şu Biz Göçebeler Ah Şu Biz Kara Bıyıklı Türkler 2
    • Ah Şu Biz Karabıyıklı Türkler
    • Modernizm Postmodernizm ve Türban Gerçekten Türban İslamiyetin Modernleşmesinin Simgesi midir?
    Yazar Demirtaş Ceyhun hayatını kaybetti - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com

    Frank McCourt hayatını kaybetti

    'Angela'nın Külleri/ Angela's Ashes' romanıyla tüm dünyada tanınan yazar Frank McCourt New York'ta hayatını kaybetti.

    090721frankmccourt.widec - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    İSTANBUL - The New York Times gazetesi, Pulitzer ödüllü İrlandalı yazarın, bir tür deri kanseri olan melanoma bağlı olarak gelişen menenjit hastalığına yenik düştüğünü ve 78 yaşında öldüğünü belirtti.

    Frank Mccourt, İrlanda ve ABD'de geçen çocukluk yıllarını anlattığı 'Angela’nın Külleri' ile 1997 yılında Pulitzer ödülüne layık görülmüştü.

    Birçok dile çevrilen ve bütün dünyada milyonlarca okura ulaşan kitap daha sonra Alan Parker tarafından beyaz perdeye de uyarlanmıştı.
    ABD'de doğan ancak 1930'lardaki ekonomik buhran nedeniyle ailesiyle birlikte İrlanda'ya geri dönmek zorunda kalan 7 kardeşin en küçüğü Mccourt, hayatının büyük bölümünü zorluklarla geçirmiş ve kıtlık sonucu 3 kardeşini kaybetmişti.

    Ünlü romanında da İrlanda'nın kenar mahallelerindeki yoksulluk, açlık ve alkolizmi anlatan McCourt, 13 yaşında okulu terketmiş, 19 yaşında ABD'ye dönmüş ve ilkokul öğretmenliği eğitimi almadan önce bir otelde çalışmıştı.
    Frank McCourt hayatını kaybetti - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com

  12. #12
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    'Cahillikler Kitabı'nın yazarından tavsiyeler

    Türkçe dahil 29 dile çevrilen ve en çok satanlar listesinden düşmeyen "Cahillikler Kitabı"nın yazarlarından John Llyod, okurlarına soru sormaktan asla vazgeçmemelerini önerdi.

    Video: "Soru sorun"

    090810 cahillikler kitab%C4%B1 2 Thumb.300w - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    Bir yılda 150 bin satan kitabın yazarı Llyod NTV'nin konuğuydu.

    İSTANBUL - NTV Yayınları'ndan çıkan "Cahillikler Kitabı"nın ilki bir yıldır piyasada. Kitap 150 bin civarında sattı. Hayvanlar aleminin bilinmeyenleri üzerine olan ikinci kitap "Cahillikler Kitabı 2" de bir aydan beri piyasada ve 30 bin sattı.

    Türkçe dahil 29 dile çevrilen ve en çok satanlar listesinden düşmeyen kitabın yazarlarından John Llyod, NTV'ye konuk oldu. Bilmediklerimizi ve yanlış bildiklerimizi anlatan yazar, okurlarına soru sormaktan asla vazgeçmemelerini önerdi.

    Llyod'un okurlarına tavsiyelerini izlemek için fotoğrafa tıklayın.
    'Cahillikler Kitabı'nın yazarından tavsiyeler - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com

  13. #13
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nezihe Meriç vefat etti

    84 yaşındaki yazar bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

    090818nezihemeri%C3%A72.widec - Edebiyat Dünyasından Haberler..


    ANKARA/İSTANBUL - Bir süredir kanser tedavisi gören 84 yaşındaki Meriç, İstanbul Etiler'deki evinde yaşamını yitirdi.

    Meriç'in kızı Aslı Şengil, Nezihe Meriç'in cenazenin, İstanbul'da Perşembe günü Bebek Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından toprağa verileceğini bildirdi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, Meriç'in vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Günay mesajında, ''Türkiye'de edebiyatın gelişmesinde önemli katkıları olan Meriç'in vefatından duyduğu üzüntüyü'' ifade etti.

    Günay, ''Ülkemizin eğitim ve kültür yaşamının gelişmesi adına geride bırakmış olduğu eserleri ile daima hatırlayacağımız Nezihe Meriç'e Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum'' dedi.

    EDEBİYATA ADANMIŞ BİR HAYAT

    Nezihe Meriç 1925'de Gemlik'te doğdu, babasının görevi dolayısıyla çocukluğunu Anadolu'nun değişik illerinde geçirdi. 1943'de Eskişehir Lisesi'nden mezun olan Nezihe Meriç, İstanbul Üniversitesi'nin Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı ile Felsefe bölümlerine devam etti, ancak öğrenimini tamamlamadan okuldan ayrıldı.

    Öğrenim süresinde Verda Ün ile piyano çalışan Nezihe Meriç, uzun süre Heybeliada İlkokulu'nda müzik öğretmenliği yaptı (1946-56). 1956'da Salim Şengil ile evlenen Meriç, eşinin kurucusu olduğu Dost Yayınları'nın ve Dost Dergisi'nin yönetiminde görev aldı.

    Nezihe Meriç'in ilk yazısı olan ''Ümit'' İstanbul Dergisi'nde (1945), ilk öyküsü ''Bir Şey'' ise Seçilmiş Hikayeler Dergisi'nde yayımlandı. Meriç, Korsan Çıkmazı ile 1962 TDK Roman Ödülü'nü, Bir Kara Derin Kuyu ile 1990 Sait Faik Hikaye Armağanı'nı ve Yandırma ile 1998 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü aldı.

    Nezihe Meriç'in yapıtlarından bazıları şöyle: Öykü; Bozbulanık, Topal Koşma, Menekşeli Bilinç, Dumanaltı, Bir Kara Derin Kuyu, Yandırma. Roman; Korsan Çıkmazı, Boşlukta Mavi. Oyun; Sular Aydınlanıyordu, Sevdican, Çın Sabahta. Çocuk kitabı; Alagün Çocukları, Küçük Bir Kız Tanıyorum Altı Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Yedi Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Sekiz Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum Dokuz Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum On Yaşında, Küçük Bir Kız Tanıyorum On Bir Yaşında , Küçük Bir Kız Tanıyorum On İki Yaşında, Ahmet Adında Bir Çocuk, Dur Dünya Çocukları Bekle.

    Meriç'in Alacaceren, Çavlanın İçinde Sessizce, Çisenti, Gülün İçinde Bülbül Sesi Var, Korsan Çıkmazı, Yandırma kitapları da bulunuyor. Meriç'in oyunları Yapı Kredi Yayınları'ndan toplu olarak da yayımlandı.
    Nezihe Meriç vefat etti - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com

  14. #14
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hrant Dink'i bir kez daha anlamak için...

    Hrant Dink'in Agos, Yeni Binyıl ve Birgün gazetelerindeki yazılarından oluşan, 'Bu Köşedeki Adam' kitapçılarda.

    hrant%20dink2.hlarge - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    İSTANBUL - ''Bir kez daha anlatmak, bir kez daha anlamak için''
    19 Ocak 2007'de gazetesinin önünde öldürülen Hrant Dink'in yazılarından oluşan 'Bu Köşedeki Adam' yayınlandı. Kitap, adını Dink'in, 2 Nisan 1999'da Agos gazetesindeki ilk yazısından alıyor.

    Hrant Dink ilk yazısında şöyle yazmıştı: ''Bu köşedeki adam aslında bir yazar değil. Hele hele gazetecilikle üç yıl öncesine kadar uzaktan yakından bir ilgisi olmamıştır. Çok okumayı sevmekten başkaca bir iddiası yoktur. Dilbilgisi kurallarının ihlali, bozuk cümleler, en fazla tashih hataları hep onun yazısında olur. Genellikle konuştuğu gibi yazar, edebiyatçı yanı güçlü değildir. Ne yazarlığın tekniğini bilir, ne de bu mesleğin okulunu okumuştur.

    Kaptığı köşeye dikkat etmek bile bu konudaki iddiasızlığının bir ölçüsüdür; "Devam sayfasının köşe yazanı". Devam sayfası dediğiniz ana sayfalardan artakalmış fazla yazıların sıkıştırıldığı sayfa değil midir? Her hafta yaptığı şey, sayfa sekreterinin yazı fazlalarını ve ilanları sayfaya yerleştirdikten sonra kendisine bıraktığı boş alanı kadar bir şeyler karalayarak doldurmaktan ibarettir. Sayfa sekreteri "İşte bu kadar yazacaksın" der, o da o hafta o kadarcık yarenleşir okurlarıyla. Yer kalmadığında yazı yazmadığı çok olmuştur.''

    Hrant Dink yazılarında anlatmak istediğini her zaman çok iyi anlatsa da bazıları tarafından hep yanlış anlaşıldı. Karin Karakaşlı'nın yayıma hazırladığı kitap, Hrant Dink'i bir kez daha anlamak için onun köşe yazılarını toplu bir şekilde sunuyor.

    bu%20k%C3%B6%C5%9Fedeki%20adam.standard - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    "Türkiyeliyim... Ermeniyim... İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip, geleceğimi Batı denilen o "hazır özgürlükler cenneti"nde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu. Ülkem Sivas için ağlarken, ağladım. Halkım çetelerle boğuşurken, boğuştum. Kendi kaderimi ülkemin özgürlüğünü yaratma süreciyle eşledim. Şu anda yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ da ödüyorum. Ama artık...

    Birilerinin 'Bizim Ermenilerimiz' pohpohlamalrından da, 'içimizdeki hainler' kışkırtmasından da bıktım. Normal ya da sıradan yurttaş olduğumu unutturan dışlanmışlıktan da, boğarcasına kucaklanılmaktan da usandım.''
    Hrant Dink'in Agos, Yeni Binyıl ve Birgün gazetelerindeki yazılarından oluşan, 'Bu Köşedeki Adam', Uluslararası Hrant Dink Vakfı Yayınları'nın yayınladığı ikinci Hrant Dink kitabı.

    ''... eğer bu yıkımlar olmasaydı, bugün benim ülkem çok daha yaşanılır, çok da imrenilir olurdu.''
    Hrant Dink'i bir kez daha anlamak için... - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com

  15. #15
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    'Van Gogh deli değilmiş'

    Hollandalı ressamın mektuplarını tahlil eden araştırmacılar, Van Gogh'nun edebiyatta da usta olduğunu ve mektupların Van Gogh hakkında "deli, yoksul ve anlaşılamamış" ressam olduğu yönünde yaratılan efsaneyi de yıktığını belirttiler.

    van%20gogh.widec - Edebiyat Dünyasından Haberler..

    AMSTERDAM - Çok mektup yazmasıyla bilinen Hollandalı ressamın mektuplarını büyüteçle tahlil eden araştırmacılar, Van Gogh'nun modern resim sanatında olduğu kadar edebiyatta da usta olduğunu belirttiler.
    Ressama ait 120 mektubun, cuma gününden itibaren 3 Ocak 2010'a kadar sergileneceği Hollanda'nın başkenti Amsterdam'daki Van Gogh müzesinin müdürü Axel Rüger, "Modern resmin kahramanı aynı zamanda edebi alanda da dev bir eser yaratmış" dedi.

    Rüger, Van Gogh'nun başka ressamların aksine, edebiyat ve resim sanatının arasına duvar örmediğini söyledi. Arştırmacılar, Van Gogh'nun yazdığı mektupların içeriğinin, yaptığı bazı resimleri çağrıştırdığını kaydettiler.

    Müzenin araştırmacılarından Hans Luijten AFP'ye yaptığı açıklamada, ressamın kaleme aldığı mektupları "edebi eser" olarak tanımlayarak, ressamın düşünerek ve çok iyi bir üslupla yazdığını belirtti.

    'DELİ, YOKSUL VE ANLAŞILMAMIŞ' DEĞİLMİŞ

    Luijten, mektupların Van Gogh hakkında "deli, yoksul ve anlaşılamamış" ressam olduğu yönünde yaratılan efsaneyi de yıktığını bildirdi.

    Hans Luijten, yaşadığı dönemde bir postacı 135 frank kazanırken, Van Gogh'un sanat tüccarı olan kardeşi Theo Van Gogh'dan her ay 200 frank maddi destek aldığını belirtti.

    Luijten, ressamın mektuplarında, sanatının geçirdiği evrimi, sanat hakkındaki fikirlerini, genel olarak düşüncelerini veya küçük öyküler anlatığını ifade etti.
    Araştırmacı Luijten, "Mektuplardan anlaşıldığı kadarıyla Van Gogh'a göre sanat hayatın şiirselliğini yansıtmalı" dedi.

    Van Gogh'nun ne yaptığını bildiğini söyleyen araştırmacı Nienke Bakker de sanatçıyı "tutkulu, azimli, derin ve yaptığına gönül koyan bir adam" olarak niteledi.

    Mektuplarını Flamanca ve Fransızca kaleme alan Van Gogh, daha çok kardeşine ve kendisi gibi ressam olan Paul Gauguin ve Emile Bernard'a yazmış.

    Ressamın 1872 ile 1890 yılları arasında kaleme aldığı ve yolladığı toplam 902 mektup, 6 ciltlik bir eser halinde ve aynı zamanda internetten yayımlanıyor.
    Sıkıntılı bir hayat süren ve 37 yaşında 1890 yılında intihar eden ressamın mektuplarını içeren 6 ciltlik eserin, 15 yıl süren titiz bir araştırmanın ve tahlilin sonunda yayımlandığı ifade ediliyor.
    'Van Gogh deli değilmiş' - Edebiyat Haberleri- ntvmsnbc.com




Sayfa 1 / 4 1234 SonSon