BİR YILDIZ TUTUN

Bir var oluş mücadelesi mi dersiniz yoksa varlığın farkında olma mı. Açıklamak zor. Kimi ekmek demiş, kimi hizmet, kimi aşk… sonuçta herkes tutturmuş bir yol gidiyor. Bir yol ki sonu var ama burnunun dibine kadar gelse de sonu görülmeyen hatta görülemeyen bir yol.

hayatta kalma mücadelesi dersem belki orta sınıfın altındaki insanların yaşama bağlı kalma nedenlerini açıklamak için kullandıkları klişe olarak nitelendirilebilir ama daha iyi bir tabir bulmak bazen imkansız oluyor.daha iyi ifade ediliş tarzı yok evet. Daha içi dolu daha anlamlı bir ifade şekli yok
yaşamaya çalışmamızın.

hayat bir anne şevkatiyle almak istese de insanı kollarına sokakların hoyrat kaldırım taşları annelik sıcaklığını barındırmak için oldukça soğuk kalmıştır. Evet hayat bir anne gibidir ama onu kaldırımların soğuk taşlarında ararsanız anne kalbinden çok uzaklaşmış olursunuz. O denli uzak ki gece ile gündüz kadar…

gece de gündüzün çok uzağındadır aslında . Gece ne kadar uğraşırsa uğraşsın gündüzü göremez bir türlü. Ancak gecenin de gündüze olan özlemini giderecek küçük parıltıları vardır. Yıldızlar gecenin içerisine umut yağdırırlar sağanak sağanak. Gündüzlerden birer kesit, gündüzlerden birer numune…

anlaşılan uzaklık denen kavram durduğun ve baktığın yere göre değişiyor. Bir de uzak kavramını metrelerle ifade etmek kadar basite indirgemek istemiyorum. Uzaklık dediğim umut adımlarıyla ölçülen cinsten olanı. Amaçlarımıza olan uzaklığımız. Ekmeğe olan, hizmete olan, aşka olan…

hatırlarsanız bir yerlerde hayattan sözetmiştim. Anne gibidir aslında demiştim. Ama anneyi uzaklarda aramamak gerekiyor. Dedim ya yıldızlar geceye gündüzlerden müjdeler getirir, siz de artık hayatın soğuk yüzünü yaşarken, hayatın gecesinin zifiri karanlığındayken bile bir yıldız tutun kendinize. Bir yıldız ne çoban yıldızı olsun ne de zühre… sizin yıldız dağınız olsun hayatın anne sıcaklığıyla sarmayı bekleyen tarafından numuneler getiren.