Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 32 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Muamma Güzergâhında

    Bir arabesk şarkıda geçiyordu adın,
    Ben dolmuşun penceresinde,
    Kaybeden adamın yüzüne bakıyordum o an
    Sorgulamak ölüm gibiydi yüzünde ki mağlubiyetleri
    Ki onlardan kazanmıştı, bu yalnız şiirleri
    Bir kadehlik pişmanlığın, soğumuş mezesiydin
    arkamdan ağlayacak,yarım bırakılış bir tabakta.
    Miyavlayan tavus kuşları kadar, mağrur
    Kırık bira şişeleri kadar, yetimdim şimdi
    Acelem yoktu, şarkılı bir işkenceyi terk etmek için
    "Neden yoksun"ları çoktan, gömmüştüm Seyhan`ın sularına
    Korkularım, tespih taşları yüreğimin,
    Çekiyorum "hastalıklı sevgime inat".
    Şarkının sustuğu yerde, bir oto galeri tabelasında,
    Adını gördüm
    Hayatın en arka sıralarında, masaya kalp çizen
    İçine kapanık, kapanıklığa hayran, bir genç suratı vardı camda
    Şimdi bir sigara olsaydı, nikotine boyanmış sabahlarımı anardım.
    Terkedilmiş sokakların kenarında, aç köpekler gibiyim,
    Söyle, hangi çöplüğe attılar, umuttan gözyaşlarını
    Patlamış bir tekeri bu ömrün
    Ne bileyim ne zaman biter, bu karanlık yol
    Gül gördüğüm bütün bahçelere, söverken.
    Bilemezsin, nasılda çaresizlik kokuyor tenim
    Telaşlı yol çizgilerine, caddenin köle kaldırımlarına
    Ve ceset bakışlı vitrin mankenlerine soruyorum
    "Yer yok" diyorlar, tinerli yalnızlığımın kirli suratına bakarak.
    İşin kolayına kaçıpta oturabilirdim,
    Bunalım metalinden tekerlekli sandalyeme,
    Ama Ukala bakışların gölgesi bile yetiyordu
    Bir uçurum boşluğunda, koltuk değnekleriyle uçmak için
    Oysa "mavi çocuk çığlıklarını" ben yazmıştım
    Günlerden 23, aylardan hüsrandı, çıktı biri bağırdı
    tecavüz edilen her cümle, içimde bebek katliamı.
    Bir unutulmuşun şarap şişesine adını yazmışlardı,
    O Yudumladıkça, parçalandı yemek borum keskin pişmanlıklarımdan
    Şimdi iki satır yazsam, sende mi şair oldun diyecekler
    Muamma güzergâhında, basit bir yolcuyum sadece
    Kusmam lazım satırlara, hayatın çirkef sözlerini
    Yoksa nasıl unuturum, ömrümü yeşerten baharın
    Hasretin dar ağacında, zemherilerin mahkumu olduğunu
    Müebbet ayrılıkların ışığında, terk edişlerin affını isterken.

    Lacivert

  2. #2
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Anladım

    Ardından
    Katili olmak vardı o güzel sabahların
    Gecelere sırt çevirmek yokluğunu tenime sürerek
    Hayal kırıklıklarını ümit edinmek vardı

    ama olmadı sevdiğim.

    Anladım.
    Seni çektiğim kadar sensizliğide çekmeliyim.

    ...laciverTT...

  3. #3
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu şehrin şerefsiz yağmurlarını,
    Hiç affetmeyeceğim.

    Şemsiyesiz, bu sokaklara bakarken,
    Islanıyor ruhum yokluğunda
    Her bir damla, sensizlik çığlıklarıyla
    Çarpıyor tenime
    Tıkanmış lağımların vatanı bu şehirde
    Dizlerim yamyaş çaresizlikten
    Sağanak bir ayrılığın,
    Üşüten yalnızlığını soluyorum.
    Ufkunda kaybolduğun sokağın
    Başındayım
    Sokak lambalarıyla savaşıyor gece
    Yıldırımlarda bir kahkaha kopuyor
    Dönmeyeceğine inanmayan yüreğimi, küçümseyen
    Yağmurlu bir gün de gelmiştin
    Gidiyorsun şimdi
    Beni sarıl’sıklam bir gecenin kollarına bırakıp.
    Suçlu su yağmurdur, göz yaşların ise masum su
    Bense maktulüyüm bu gecenin,
    Sık bir damla daha, her damla kurşunsu.


    lacivert

  4. #4
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Uyuyan gece, ben değilim
    Göz kapaklarım yorgun savaşçıları sayfaların.
    Sabahı unutmayı mıhlamışım aklıma,
    Beynimde düşünceler savaşı,
    Kan gibi süzülüyor satırlar sayfalara.
    Bir masa lambasıyla paylaşıyorum yalnızlığımı,
    Bir amerikan sigarasının dumanında,
    Vatan, millet diyorum kendi kendime
    Sıkıyorum öfke silahımdan çıkan kelimeyi
    Düşman bellediğim beyaz sayfaya.
    Bir yudum nescafe daha gidiyor dudaklarımdan içeri
    Dudaklarım dan kulaklarıma bir ince fısıltı,
    Vatan borcu daha bitmedi.
    Of çekiyorum, şimdi ne güzeldir Gölbaşı’nda Murat dağı
    Karanlıktır, o büyük gölün ardına bir eski muhafız gibi bekler:
    Dimdik.Ne kaçar ,Ne yıkılır nede savrulur düşman rüzgarların yumruğuyla.
    Belim de çocukluğumdan emanet bir ağrı, sinyal veriyor.
    Uzanıyorum.
    Gökyüzünde kaçamak yapan bulutlar ,
    Elimde bir yabani ot büküyorum,
    Etrafta ördeklerin gürültüsüne karışan, serçe çığlıkları
    Bakışlarımın kilitediği noktada bir alıcı kuş daireler çiziyor.
    Birden güçlü bir ses, yok yok sanki bir kılıc kesiyor gökyüzünün sukunetini.
    Kafamı kaldıramadan görüyorum onları demir kuşlar, uçuyor gökyüzünde
    İçimde bir sıkıntı açıyor dünyaya gözlerini,
    Evime bir yuvarlak taş düşüyor ; biliyorum adını
    Aklıma gelmiyor, Sonra kulakları sağır eden bir ses
    Hatırlatıyor bana taşın adını :bommmmmba...
    Olamaz ..! koşuyorum evime , aslında alevlerin içine koşuyorum
    Koştukça düşüyorum, alevler yakınlaşıyor,
    Kalkdıkça ağlıyorum, evim ırak’laşıyor.
    Sonra bir daha düşüyorum.
    Sigaram sönmüş, terlemişim, yarım kalmış yazım,
    Neskafe bardağı düşmüş yere parçalanmış,
    Şükür diyorum rüyaymış.

  5. #5
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DELİLER

    Kaldırım üstü kralları deliler
    Ortalıkta çoğalır oldu.
    Dışarının soğuğu bankamatiğe neyler
    baksan senden benden mutlu gibiler.

    Kimi zaman seyre dalarım,beni görmezden gelirler
    Onları görmeye dayanamayanları anlatır gibiler
    Millet akıl yolunda israf içinde yüzerken
    Dünyayı, bilmem kaç kez kurtarır deliler.

    Üstleri çıplak, karınları aç deliler
    Zengininde üstü çıplak,fakirinde karnı aç,
    deliler hallerinden memnun,akıllılar daha iyiye muhtaç.

    kavşak havuzlarından, sahil kenarı olurmu?
    Olur! işte bak kimi yüzüyor,kimi güneşleniyor deliler
    Tatilmiş,izinmiş,rapormuş planlar,kaygılar,stresler
    Gerildikçe gerilir sinirler,
    bak caddeye gülen yüzleriyle seni izliyor deliler.


    Koskoca şehir,kalabalık sokaklar,caddeler
    Telaş ve panik kovalar insanları,adımlar koşar biçimde
    Köşe başlarınında saltanat,rahat rahat sigara tüttürür deliler
    Görünce onları;
    Yalan dünyanın, sahte yüzü düşer, bir huzur çiçeği açar içimde

    Tenha sokak aralarında yankılanan inlemeler,
    Kirli yüzünden akan kan,kulağında jilet kesiği,
    ağzından dökülen kırmızı dişten deliller,
    Sadece bi cigaraydı be abi delinin istediği

    -Çekil ulan yürü!kapatma vitrinin önünü kaçırma müşteriyi!
    Sen delisin,çirkinsin,kötüsün,rezilsin
    İnsanların, dünya malını sahiplenme özgürlüğünün önünde, nasıl durursun
    Sen insan müsvettesi,ancak kirli kaldırımlara değersin.

    Rengarenk hayatın,çevrenin arabaların ve evlerin arasında,
    Kir'in rengiyle tanışırsınız çöpleri karıştıran adamın üstünde
    İşte, sizin gözünüzün kör yanında kalan gerçek,
    Oturuyor orda kendiyle sohbet ederken bir taşın üstünde.
    Ne mavi,ne yeşil,ne sarı hayatın en gerçek rengi var yüzünde

  6. #6
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aynı anlattığın kişiler adana daki yaşamış olan veya yaşanan olaylar gibime geldi ne dersin sabır kardeş?

  7. #7
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aynen öyle. Ama burda anlatılanlar, sadece benim Adana'da gördüklerim değil, çok sık seyahat ettiğim için bir çok yerdede gördüm. Yakında Deliler' e devam yazıcam. Bundada etraftandan duyduğum delileri hayatını sergiliycem. İlginiz için teşekkür ederim.

  8. #8
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ne demek böyle anlamlı yazıları kim yazsa önce okur yorumumu yazarım sonrada gerekirse fikir alış verişinde bulunurum..nede olsa hemşeriyizde..

  9. #9
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hakkaniyet

    Anladım
    Karanlık, ışığın yokluğu
    Soğuk, sıcağın ölümü
    Gece, gündüzün bıraktığı
    Kalmak, gitmenin durağanlığı
    Ayrılık, vuslatın ölü doğmuşu
    Hasret, aşkın mapus damı
    Adın, beni yaşatan zehir
    Ağlamak, yürek sızıntısı
    Susmak, kabullenme sancısı

    Peki ya sensizlik,
    Ölüm,
    Son,
    Kıyamet,
    Belki de yalnızca;
    Hakkaniyet.

  10. #10
    Üye
    kurt61 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.04-2005
    Son Giriş
    08.12-2011
    Saat
    21:51
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    10
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    OF YAAA....HARİKA ŞİİRLER...YÜREĞİNE KALEMİNE SAĞLIK ARKADAŞIM.

  11. #11
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu Bir Mafya Şiiridir..

    Bakışların habercisidir, susmayan namluların
    Adın, Ölümün gerçek manası.
    Delikanlılık;
    Toy gençlerin giydiği takım elbise ise
    Sık kafasına "terzi"lerin
    Vakit, çakallarını kanla besleyen
    "Baba" larındır.
    Tabanca kabzasına kazınandır, aşk-ın en yiğit hali
    Emrin ,yeminimdir usta;
    Ölüme korkusuzca gitmeyen şerefsiz
    Özünü bilmeyen vatansızdır.
    Öfken, vur emridir
    Hukuk, güçlünün silahında mermi,
    Adalet, haksızı , haklıya vurdurmak
    vicdan, zayıfların yüreğindeki şeytan
    Durmayın vurun lan!
    Canım devlete feda olsun,
    Günahımlarım isimsiz kahramanların destanı.

    Abi; ya sonunda tuzak varsa;
    "Sonunu düşünenler kahraman olamaz.",
    Mezar-ı başında gururla anarlar
    Sonunu düşünmeyenleri.
    "Al bu parayı ihtiyacı olana ver."
    Kanlı parayı ancak fakirin umudu temizler.

    "Ölüm,ölüm dediğin nedir ki gülüm
    Ben senin için azrail olmayı seçmişim."

    ..LaciverT..

  12. #12
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Onların Şiiri

    Büyüyünce anlarsın’la başladı her şey
    Anlamak için her şeyi, büyümeye başladım
    Daha 39 fırın vardı büyümek için
    İlkin lahmacuncudan başladım
    Un çuvalları arasında, Cardonların ekmek kavgasını
    Ve bayat ekmek katılarak taze hamur yapılmasını
    Liselerin önünde Eskimo satarken
    Nasıl dayak yenmeyeceğini
    Arabanın altında alın terinin motor yağına karışacağını
    Hızar makinasında er geç bir parmağın feda olunacağını
    Öğrenmeye başladım
    Siyah önlüklere inat, kirden siyaha çalıyordu
    Beyaz diye taktığımız yakalık
    Okul zilinin en sevilen ses olduğunu
    Matematik denilen karmaşanın,
    Dört işlemden sonra bir şey kazandırmadığını
    Müdürün çalışmayan kafaya değil
    Uzun saça karşı büyük bir kini olduğunu
    El kaldırmadan konuşucunca
    En hafif cezanın tek ayak üzerinde
    Duvarla sohbet olduğunu
    Ve karne notlarında her kırığın
    Bir karşılığı olacağını
    Öğrenmeye başladım
    Yazları kanal sularının, deniz sarhoşluğunda
    Atari salonlarının, vurdulu kırdılı oyunlarında geçiyordu
    Yazlık sinemada, Yılmaz Güneyi tanımamanın
    Ayıp sayıldığını
    Karpuz yendikten sonra, kapuklarının baraja fırlatmanın
    Temizlik olduğunu
    Erik, zerdali, dut çaldığımız bahçe sahiplerinin
    Her zaman bir sopa bulundurduğunu
    Sapanla vurulan serçenin, 5 kişiyle nasıl paylaşılacağını
    Eşeğimi tazeledik oyununa, İstanbulluların
    Birdirbir diye saçma bir isim taktıklarını
    Ferah bade gazozlarının gazozu kadar
    Kapağından ve şişelerinden de yararlanılacağını
    Öğrenmeye başladım
    Sadece bahçelerden gül çaldığımız için
    Kanamıyordu parmaklarımız
    Kız meselelerinde, en bıçkın yumrukları
    Polis otolarında en sağlam tokatları
    Delikanlının en hakiki dostunun
    Sustalı bıçak olduğunu
    Evden kaçıp, sigara içerken karanlık arka mahalle sokaklarında
    Bir tek dileğim var mutlu ol yeter’in koro halinde nasıl söylendiğini
    Kızın yanında nasılda, espri kaynağı olunduğunu
    Haksız arkadaşın yanında kavga ederken
    Haklılığın tartışılmayacağını
    Boş geçen beden derslerinde, futbolun bedeni nasıl eğittiğini
    Okul duvarının ardında en hakiki özgürlüğün gizlendiğini
    Hocadan olmazsa arabasından nasıl intikam alınacağını
    Bağır açık, gömlek dışarıda,elde tespih nasıl öğrenci olunacağını
    Ve askerlikten önce
    Ekmek savaşında, işsiz ordusuna nasıl katılacağımı
    Öğrenmeye başladım.

    lacivert

  13. #13
    Üye
    delgeçvepipet Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.06-2005
    Son Giriş
    26.02-2010
    Saat
    18:53
    Yaşadığı Yer
    belirsizlik
    Mesaj
    84
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    çok çok başarılı şiirler..yüreğine sağlık..

  14. #14
    Üye
    Nafiye Avatarı

    Gerçek Adı
    Nafiye
    Üyelik Tarihi
    17.06-2004
    Son Giriş
    26.07-2016
    Saat
    19:00
    Mesaj
    243
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok güzeller elinize yüreğinize sağlık

  15. #15
    Üye
    tarikakn Avatarı

    Gerçek Adı
    Tarık
    Üyelik Tarihi
    03.02-2005
    Son Giriş
    25.07-2017
    Saat
    11:43
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    29
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Yaşanmış, yaşanmamış duyguların nasıl kağıda döküleceğini ve niye dökülmesi gerektiğini öğrendim tekrar senle, üstadım...
    ama galiba duyguları yaşamak kadar kağıda dökmekte zor...

    Duygularına,Yüreğine ve Eline Sağlık...




Sayfa 1 / 3 123 SonSon