Sayfa 1 / 5 12345 SonSon
Toplam 73 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    YAZMA TUTKUSU 28.08.2007

    Vurucu-Neyin var yamak? Kıvranıp durmaktasın, başın sanki başka alemlerde gibi..
    Yamak-Ulaştım gibi ama... Işığı hissederim içimde, önce kendimde anlamam ne olduğunu,
    gelecek derim, gelmeli artık derim..Doğum sancısı gibi olur bütün bunlar...Onlar bende doğmadan,
    içimde ben onlara ulaşmadan önce.
    Vurucu-Uçuştasın yani...
    Yamak-Daha değil, daha değil...Henüz başladı, kavramlar kavramlarla, kelimeler kelimelerle,
    resimler resimlerle anlaşamadı daha. Hedef belli ama, aralarında fısıldaşıp anlaştılar, bunu
    biliyorum...Bunu bana nasıl anlatacaklar, ben bunu sana nasıl anlatacağım zamanı var daha...
    Vurucu-Kelimeler basamak olup, önce sana ulaşacaklar yani..Sonrada sen...
    Yamak-Bak işte hızlandılar, hepsi hareket halinde...Kim nereye oturacak kelimeler, resimler,
    bilgiler, arzular, amaçlar...Hepsi ayaklandılar, yer arıyorlar.Sıralanacaklar, tamamlanacaklar
    hepsi aynı anda tamam diyecekler.
    Vurucu-Koy önüne, kendin çöz, mantığınla, aklınla...
    Yamak-Olmaz...Olmaz be anla işte. O kendi doğmalı, kendi şiir olmalı, kendi hikaye olmalı...
    Işığı gördüm , gösterdiler bana, Nereye bakmam gerektiğini anlattılar. Az kaldı, şimdi başlar
    basamaklar yükselmeye, kelimeler, cümleler,duygular çıkmaya başlar...Bi yanlış, aha sil
    baştan...En son cümle...Olmaz o...Yanlışa götürür...En alttaki kavram bağırıyo, en üsttekine,
    defol git oradan diye...Hadi yaaa...Yeni baştan başladılar dizilmeye...
    Vurucu-Sen duyuyormusun onların konuştuklarını?
    Yamak-Senin sayende duyamaz oldum..Defol git başımdan...
    Vurucu-Benim işimde bu...Hadi bitir şu senaryoyuda alıp gideyim, ekip seni bekliyor.
    Yamak-Senin ananı avradını.....Hepsi gitti,çekildiler işte derinlerime....

  2. #2
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    POLİTİKA 29.08.2007

    Yamak - Buyrun politikacı bey,ne istemiştiniz?

    Vurucu - Ben istemem, sen söylersin, ben uygun bulurum...Sen söyle, sende uygun
    bulacağım bir şeyler varmı? Halkım ve Vatanım için yeni düşünceler, projeler...
    Bildiğin gibi altımdakileri ve üstümdekileri etkilemem gerekir, ara sıra.

    Yamak - Doğru diyorsun, tarihin akışını eylem belirliyor...Eylem sizsiniz, karar veren
    sizsiniz.Yasama , yürütme zaten sizden soruluyor, Yargıda denetiminizde...
    İhya edersiniz artık halkımızı, amacınız bu değilmi? Ne mutlu size.Yerinizde olmak
    isterdim...Herşeyi bu kadar açık ve net bilen bir kafa taşımak isterdim, omuzlarımda.

    Vurucu - Dalga geçme, çarparım şimdi...

    Yamak - Ne dalgası, siz söylediniz, biz de inandık...

    Vurucu - Biz olmayandan alır, olana veririz. Dünyadaki en zor iştir : olmayandan alıp,
    olana vermek.İlahi bir iş yapıyoruz anlayacağın..Ağlayanın yanında olup, onun ağlamasını
    izlemek...Gülenin yanında olup, onun gülmesini izlemek..Önemli olan yanında olmaktır.
    Belgesellerde aslan çitayı kapar ya hani, tek bir kameramanın, yönetmenin, ''höst be''
    dediğini duydunmu sen? Kolaymı sanıyorsun sen bu dengede kalmayı?

    Yamak - Tersini yapsanız diyorum. Söz verdiklerinizi yapsanız...Olandan alıp, olmayana
    verseniz...Ezilenin yanında olsanız...Değişim, İlerleme, medeniyet filan...

    Vurucu - Bırak şu robin'liği. Öyle bir kitle yokki arkamda benim...Ben kimlerin önündeysem
    onların adamıyım. Zaten yıllarca uğraşlarınızın sonucu bu kitleyi siz yaratmadınızmı? Etki
    yada tepki olarak. Bizlerin değişim, değiştirme, eğitim diye bir derddimiz yokki. Bunu siz
    görev edindiniz, eserinizde ortada...Yardım istiyorsanız açık söyleyin. Görev değişimi
    yapalım diyorsanız; Düşünmek lazım bunu. Politika ve değişim. İlginç olabilir.Gidiyorum
    Gül' en birinin yanına.Varmı bir son bi sözün?

    Yamak - Var. Sana hakaret etme hakkım bundan sonrada devam edecekmi? İyi kötü
    biraz rahatlatıyordu da...

    Vurucu - Kendi adıma söz veririm, ama başkaları adına veremem..Nede olsa çok şey
    borçluyuz size. Fakat artık size ihtiyaç kalmadı, denilebilir.

  3. #3
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ACI 30.8.2007

    Yamak - Hey sulu kardeş, ne bu hal? Toplamışın pazar yerinde insanları başına,ağlanıp
    duruyorsun.Yetmedimi insanlara verdiğin ceza, yetmedimi onlara anlattığın acıların?

    Sulu - Dinlemesinler. Yalvarmıyorum ya..Hatta onlar kışkırtıyor beni ; Acıların kralını
    daha bulamadın mı diye. Ne anlatsam, ertesi gün daha fazla istiyorlar. Benim de canıma
    minnet. Hem sen ne diye karışıyorsun ki , benim acıdan başka, neyim varki paylaşacak?
    Ben eksiğim, yarımım...Bütünden kopmuşum. Güzel değilim, paralı değilim, sevilen değilim.
    Nerden baksan, eksiğim. Ne anlatabilirim ki insanlara bundan başka?

    Yamak - Sen güneş gibisin. Çıkmışın ortaya, ha bire esip gürlüyorsun. Ateş fırtınalarını
    taaa uzayın derinliklerine kadar yayıyorsun. Kızgınlığını ,nefretini, yalnızlığını bilmeyen yok.
    Her gün, her saat onları, her önüne gelene söylüyorsun. Paylaşıyorsun...Acıyı paylaşa
    paylaşa bal eyliyorsun. Acı paylaşınca bal olurmuş.
    Bak bana, acımı saklarım. Üstünü örterim, tazecik, ilk günkü gibi, kor gibi, dünya gibi.
    Dünya da senden kopmadır, senin acılarını taşır içinde.Ama acılarının üstünde de
    okyanuslar, okyanuslarda balıklar yaşar. Binlerce metre yüksekliğinde karlı dağlar, dağlarda
    serin sular, suların kıyısında ulu çınarlar, çınarlarda kuşlar..Acı ve mutluluk gidip gelir içimde.

    Sulu - Sen ne dersen de ; Nasıl olsa biri galip gelecek sende de..Aslına bakarsan,içimden
    geçen, ay olmak. Üstümde ot bitmesin, rüzgar esmesin...Ama içimde yanmasın.

  4. #4
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DEĞER 31.08.2007

    Kuru - Brrraaavoo Yamak,brrrraaavooo. Ne dediysen aynen katılıyorum. Bırak katılmayı
    içimdekileri kelime kelime döktün ortaya. Sen şimdiye kadar aradığım kişiydin. Neredeydin
    bunca zaman? Tanışalım. Telefon numaranızı alabilirmiyim? Ah şimdiye kadar çevremde
    senin gibi biri olsaydı...Beni yönlendirseydi, bizde birşey olurduk, bir yerlere gelirdik.

    Kuru - Saygılar yamak. Nasılsın? Hala senin etkinden kurtulamadım, sen neymişin be...
    buluşalım bir ara, sana çay filan ısmarlayayım. Yarınmı? Tamam, nasıl mutlu ettin beni..

    Kuru - Sen ne yakışıklı, ne güzel insanmışın yaaa. O gün sadece söylediklerini
    dinlemiştim. Bu gün şöyle bir bakıyorum da...En az on yaş genç gösteriyorsun. Çok
    canlar yakmışsındır sen. Üüüüf bu kafa sende varken, hemde bu güzellik...Daha çok iş
    var sende...Yamak be, hani şöyle bir gün felekten bir gün çalsak diyorum. Yesek içsek
    dağıtsak diyorum..Sonrada bar, pavyon bi dolaşsak diyorum.

    Kuru - Yamak o gün boşboğazlık ettim..Bilmem lazımdı, senin gibi birinin ne işi var oralarda
    değilmi? Eşşeklik benimki, alışkanlık işte. Affettinmi beni? Uyuyamadım dün gece. Yine
    görebilecekmiyim seni? Tamam . Senin arkadaşlarınla buluşacağın yemeğe bende geleyim.
    Sıkılmam be canım Yamakcım. İki insan tanırım, iki kelam duyarım.Tamam diyorsun değilmi?
    Tamam dedin ya, yarını iple çekiyorum.

    Kuru - Alo,Yamak bak sana ne diyeceğim? Anama senden bahettim ; Sizin oralarda kalmış
    anam çocukluğunda,malum memur çocuğu bizimkiler. Sizin şehrin filan ilçesinde, halo diye
    birinin evinde kalmışlar..Sor bakalım diyor, tanıyormuymuş..Doğru diyorsun,hepimize sabır...
    Nerden bilecen. Akşam akşam nerden geldiyse anamın aklına.

    Kuru - Nasıl geçirdim ama o adama? Ya sen ne dersen itiraz ediyor adam..Ne dersen bir
    cevabı var. Sen kimsin be? Baktım sen üzüntülüsün, düşüncelisin...Adam hala üzerine geliyor,
    dayanamadım...Aslında basacaktım gırtlağına...Dua etsin sana. Bir iki küfürle kurtardı...
    Yamak ayrıca o ahçı neydi öyle? Gelen balıklar yarı yarıya pişmiş...Bastım kalayı adama.
    Adam hala 'her zamanki gibi olmamış mı?' diye soruyor. Ben sizi bir yere götüreceğim,bakın
    bakalım. Parmaklarınızı yemezseniz namerdim, nar gibi oluyor balıklar.Çıtır çıtır, at ağzına, üffff...
    Yamak para içinde kusura bakma. Cüzdanımı unutmuşum evde. Söz. Bir dahaki sefere bendensin.
    Bir şey soracağım, yemek uzun sürer diyordun,çok kısa oldu. Sizin uzun dediğiniz bumu?

    Kuru - Ne demek bu anlamadım Yamak? ''Sana verdiğim değer,benim değerimi belirliyor.Sana
    fazladan verdiğim her değer,benim değerimi düşürüyor.'' Söylediğin bu...Sen ne anlarsın be,
    değerden, kıymetten? Bu dünyada en çok sana değer vermiştim ben.Alah belanı versin Yamak.

  5. #5
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİLMEK 01.09. 2007

    Kuru - Hoş geldin Yamak. Hayrola çoktandır uğramıyorsun sahile? Merak ettim seni. Bir beşlik
    atta, şarap alayım. Susuzluktan dilim damağım kurudu...

    Yamak - Al şu yirmiyi,banada al. Kurumuş et ve eski kaşar varmı bak.

    Yamak - Ne var, ne yok?. Görmeyeli ne yaptın, nasıl geçti günlerin?

    Kuru - Yaaa sorma, bir aradımki seni. Bu sefer şarap için değil, dertleşmek için. Çıldıracak gibi
    oldum. Bildiğim tek insan sensin, beni ciddiye alıp dinleyecek..Bir ara bizim emekli hocaya
    gider gibi oldum...Gider gibi, çünkü; Adam beni görünce ''Hadi Allah versin'' deyince...

    Yamak - Hele bi anlat. Nedir seni bu kadar dellendiren sorun?

    Kuru - Sorunmu, çözümmü, yoksa benmiyim. Bir bilsem beni dellendiren şeyin ne olduğunu.
    Bak şimdi,geçen gün çocuğun biri ''üzülme amca,kader bu '' filan türünden bir laflar etti.
    Ya ben aç adamım, boş adamım...Dünyada şimdiye kadar tek derdim bu açlığı ve boşluğu
    doldurmak oldu. Üç beş şişe şarap, bi somun ekmek, iki üç paket cıgara...Birde senin gibi
    birisi oldumu yanımda. Sormayan, susan...Daha ne isterim ben be.. Ama o çocuktan sonra,
    öyle olmadı...Başladı benim boş kafamın içinde ''kader'' kelimesi dolanmaya. Kafam o kadar
    boşki...Tenis topu oldu kelime, duvardan duvara çarpıyor...Dan...Dan...Çan sesi gibi..Sanırsın
    kulağımın içinden koca bir arı girdi, içimde uçup duruyor...Çıldıracağım, kafamı duvarlara
    vuracağım. Bir süre günde on şişe şarap içip, hiç uyanmadan yaşamayı denedim. Belli bir süre
    sonra başka şey başladı..Ulan benim kafa tek bir şeyi kaldıramıyor, tek bir düşünceyi
    taşıyamıyor, diğer insanlar ne yapıyor acaba? Yamak ne yapıyor ,nasıl taşıyor bunca ....Neyse
    neyi. Anla işte..Başladımı bende bir düşünce; Ulan yoksa biz insan değilmiyiz? Soyumuz
    ırkımız ayrımı? İşte yamak kardeş,bu sorunlar delirtti beni...Ben çözemedim, o arttı,Ben düşündüm
    o çoğaldı. Ben çözmeye çalıştıkça, o aynaştı.

    Yamak - Hadi bitirelim şarabıda, boşver sende kalsın...Ben gidiyorum...

    Kuru - Ne oldu şimdi ya? Neye bozuldun? Daha çözmek işini...

    Yamak - Bak sen benden daha insansın. Bunu bil yeter..Şöyle anlatayım sana; Ben biliyorum...
    Tamam...Ama etkilenmiyorum..Şu anlattıklarını bana hissettircek bir şey öğrenmedim ben daha.
    Şimdi kalk sittir git yanımdanda, bilgilerimi boşaltayım denize. Bizim bilgiler,lök devesi gibi
    oturtuyor insanı yerine. Karşı çıkmak, tepki vermek yok böyle şeyler. Bizim hastalığımızda
    bu işte, herşeyi anlıyoruz. Anladığımızı sanıyoruz, anladıkça tepki yok oluyor.Su gibiyiz yani.
    Hangi kaba girsek,onun şeklini alıyoruz.
    Bizde böyle bir ırk olduk işte,bilmenin evrimiyle.Kalk sittir git başımdan, içimdeki yılana süt verdin.

  6. #6
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EĞLENCELİK BİR ŞEY 02.09.2007

    Kuru - Biraz eğlensek diyorum arkadaşlar. Eğlencelik bir şeyler bulsak.

    Sulu - Önerin ne? Ne yaparsak eğleniriz biz? Paraya dayanmasın da...Maaşa zaman var daha.

    Yamak - Eğlenmek güzelde... Eğlenebilmek, oynamak, kendini bırakabilmek...Kim kime dayanabilir,
    bizim içimizde...Onu bilmiyorum...Eğlenmek güzelde...Bana göre eğlenebilmek başlı başına ''sanattır''

    Kuru - Alsak şurdan etleri, tavukları...Buz gibi şarapları...Karpuz, kavun, üzüm, dometes...Atsak
    mangala. Koyu bir ağaç gölgesine kurulsak Topçamda diyorum. Arasıra gidip denizde serinlesek...
    İşte bunlar benim için kutsal eğlencedir. Ne dersiniz?

    Sulu - Buraya kadar her şeye varım...Siz alın, sonra öderim size... Ama bir iki kaset bulalım, şöyle
    damardan...Babalardan...Dertleniriz be...

    Yamak - Bende dağlara vururum artık kendimi..

    Vurucu - Bana hepsi uyar..Bana proğramı söyleyin, uygulaması benden..Sonra değiştirtmem
    ona göre. Eğlenceyse eğlence...Onunda bi kuralı, adabı olmalı değilmi? Koyvermeninde de
    yasaları olmalı. Yoksa çıkarırız eğlenmenin yasalarını....O kaddaar...

  7. #7
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KADIN 05.09.2007

    Sulu - Bir kadın olarak bana kimse ulaşamadı.Hep keşfedilmeyi bekledim . Kadınlar anlar
    benim ne demek istediğimi ; Kadın, ulaştıkça gizemlenen, soydukça güzelleşen, yaklaştıkça oynayan,
    fethedilmeyi arzulayan, asla fethedilmeyi kabul edemeyen, bir varlıktır. Derin vadilerinde serin suların
    aktığı, sakin çağlayanların çağladığı, çağlayanlarının etrafında deli kısrakların tepiştiği bir şirine yumağıdır
    kadın. Derin dehlizlerinde vahşiliğin, çılgınlığın, sonu olmayan oyunların karmaşasıdır kadın. Bu güzellik
    ve vahşiliğin kıyısına varan her erkeğin başı döndü bende hep..Korkup kaçtılar. Kapılarımı açmaya hazırken ben....
    Onlar hiç anlamadı...Tam oldu derken, yüz kere hüsranı yaşadım..


    Yamak - Kadınların keşfedilmeyi beklemesi, yakalanmaya çalışması, yani oyun oynaması, onlara tarihin her
    döneminde yüklenmiş bir misyondur. Erkeklere ise ; Yakalama ,fethetme, elde etme ve elde tutma misyonu
    veilmiştir. Yani erkek avcı, kadın avdır. Ancak bunun oyun olduğunu herkes bilir. Ancak insanların büyük
    çoğunluğu artık bu oyundan sıkılmaya başladı. Erkeklerin hemen hepside aynı şekilde , içindeki
    azgınlıkların,güzelliklerin, gizemlerin bir kadın tarafından keşfedeliceği günü beklemektedir.Prensesle yaşanır
    bütün bunlar çünkü.

    Hiç kimsede olmayan şeyleri aramayalım.İnsanoğlu öğrenir.Leylek gibi doğuştan bilmez yuva yapmayı.
    O ev yapmayı öğrenir. Tembelliktir gelin beni keşfedin demek. Çünkü iki taraf da aynı beklenti içinde..
    Kadına göre ;mutsuzluğun nedeni ''anlayışsız, kaba ve salak erkekler. Yani erkeğin hödüklüğü...
    Erkeğe göre ise ; Herşeyi erkekten bekleyen ''Edilgen, sorumluluk almayan, aç gözlü''
    kadında...Bu durum, çağımızda iki cinside çok yormuş, yıpratmıştır.Hatta cinsler birbirine yönelmeye başlamıştır.
    Gay ve lezbiyen ilişkilerin patlaması, bu kültürel bölünmüşlüktür..Gay ve lezbiyenleride buradan kutluyorum ;
    Dürüstçe karşı cinse tahammül edemediklerini söyledikleri için.

    Dedim ya ; İnsan öğrenir. Beraber bu işi öğrenmek için, eteklerdeki taşları dökelim.

    Sulu - Bütün hayatım boyunca öğrendiğim tek oyun bu. Ben bu oyunu oynarsam mutlu olurum. Yeni bir oyun
    öğrenmem için çok geç artık. Sıradakini bekleyeceğim. Oyunu bu kurallarla oynayanı bekleyeceğim

  8. #8
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EĞLENEN KİM? 06.09.2007

    Vurucu - Çektimmi seksi kısaları...Baş döndüren kokuları etrafa şöyle bir saçtımmı...Parmaklarımın her oynayışını
    daha bir netleştiren ayakkabılarım hele...Birde o dansöz kıyafetleri...Her hareketimi onla çarparak gösteren. Deli
    olurlar, vurgun yemişe dönerler.

    Vurucu - Şöyle bir oturdummu sahnede çalgımın başına...Kirli sakalım, yarıya kadar açık bağrım...Başladım mı
    söylemeye....Ölün diyeyim ; Ölürler...

    Vurucu - Kim demiş biz insanları eğlendiriyoruz diye...Saygıdan söylenmiş bir sözdür o...Düşünsenize ; içimizden
    şarkı söylemek, dans etmek, oynamak geliyor... Beğenilmek, alkışlanmak ,istiyoruz. Farkedilmek, el üstünde
    tutulmak istiyoruz. En güzeller, en yakışıklılar olmalı çevremizde, yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızda.
    Daha ne olsun? Bütün insanlar bizim eğlenmemizi seyretmeye geliyor. Biz eğleniyoruz, bağıra çağıra, küstahça.
    Onlar seyrediyor. Onlar, biz eğlendikçe, dahada eğlenin diye, şımartıyorlar bizi...

    Yamak - Yığınların hesabına ne var işte?

    Vurucu - Onlar...Onlar biz oluyor. Bizim yaşadıklarımızı, kendileri yaşıyoruz sanıyorlar yani..Bize eş oluyorlar,
    aşk oluyorlar. Mutsuz bu insanlar Yamak...Bizle mutlu oluyorlar...Kendilerini ,yaşayamadıklarını ,hayallerini,
    biz yaşarsak ; Kendileri yaşamış oluyor. Bizle bütün oluyorlar.

    Yamak - Görevleri bu yani...El şeyiyle gerdeğe giriyorlar

  9. #9
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YAŞAMAK 07.09.2007


    Kuru - Yamak nerede sulu?

    Sulu - Aha bak, şu ufukta gözüken kelle var ya, denizin içine bir batıp çıkan... İşte orada.

    Kuru - Pek yapmazdı böyle, ne oldu?

    Sulu - Ne bileyim yaaa...Sabah sabah, geldi önce Vurucu'ya ana avrat sövdü. Güya ben, onun ağlayan
    tarafıymışım...Sense, aç tarafıymışsın...Bu iki pezevenk yüzünden, yıllarca sen olmaya çalıştım diye başladı
    Vurucu'ya ...Güya Vurucu'da güç tarafıymış. Hayatım boyunca sizden kurtulamayacağıma göre, siz benden
    kurtulun dedi ve gitti..

    Kuru - Kendi neymiş pezevenk?

    Sulu - Çok kararlıydı, çok ...Beş saattir aynı noktada...Bir batıyor ,bir çıkıyor.Aaa bak geliyor galiba...

    Yamak - Söyleyin bir daha çalsınlar şu porto fino'yu ...Sulu git sen hallet şu işi. Kuru sen de şöyle
    bir dolan, açlığımızı ne bastırır, bak bakalım.

  10. #10
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    CİNSELLİK 08.09.2007

    Kuru - Ben doymuyorum hiç bir şeye. Midem doyuyor, gözüm doymuyor..Yarın bulabilecekmiyim diyorum...
    Bankada param olsa, daha diyorum...Evim olsa, yazlık diyorum...Araba alsam, gözüm bir üst model
    arabada...Biri beni sevse, başkasıda severmi acaba diyorum..Birisiyle yatsam, benden iyisiyle yattımı
    diyorum..Benim neyimi sevsinler? Ben tatmin olamıyorum ki, başkasını nasıl mutlu edeyim?


    Hep bir şeyler eksik, hep birşeyler yarım. Hep hesap kitap...Hep düşünce, bilmek...İstemek, istemek.
    Birisiyle yatarken bile...Eylem anında bile, billincim açık. O şimdi severmi böylesini? Doyuyormudur?
    Kokuyormuyumdur? Fazlamı ıslağım, acıttımmı acaba? Ağzım kokuyormudur leş gibi ?Yemek te şunu
    yemeseydik, bunu içmeseydik keşke..Bunun gibi işte...

    Sulu - Yok, yok...Kim sever beni, bu halimle...Kim ister benim gibi ağlamaktan hoşlanan birini? Şimdiye kadar
    olanlarsa ...Onlar benden kötüdür mutlaka... Mükemmel olana bakıp değerlendiririm ben herşeyi. Bense
    hiç bir ölçüye uymuyorum...Şaka bi yana, bundan gizli zevk almaya başladım ben..Melankoli kolay be..


    Yamak - Aşkı ve cinselliği beraber düşünmek güzel bir şey tabiki. Bunları aynı kişide yaşamak daha da güzel.
    Bunlar birbirine zıt kavramlar da değil.Tamamlayıcı kavramlar. Ama aynı kavramlar değil. Aşk bilmekten
    geçer, bilinçten geçer. Bilirsen, tanırsan, kabul edersen, aşk oradadır. İtiraz etmeyin hemen, aşk insanın
    aklını başından alır, başında kavak yelleri eser diye ; O dediğiniz şey, beğenmektir , korkudur...Kafanızda
    yaşanabileceklerin gizli bir heyacanıdır. Beğenilme, kabul görme arzusudur. Aşk ta dinginlik olmalı oysa.

    Cinsellikse ; Tüm bilinçten kurtulma vardır. Alma/verme vardır...Bu ikiside aynı şeydir aslında, belli süre
    sonra kimin aldığı, kimin verdiği birbirine karışır. Bu herşeyimi al, herşeyimi vereyime dönüşür. Birbirine
    girip, adeta tek vücut olmaya, bir olmaya dönüşür. En azından, bu arzulanır. Birbirinin içine girme,
    kendinden kurtulma, onda olma, onda yaşanmak istenir. Buradaki bütünleşme eylemi, heryerden, her
    şekilde olabilir. Tercih neyse, o yaşanır...Gözden, kulaktan, dudaktan, önden, arkadan, elden, saçtan
    nefesten. Tercih kiminleyse onla yaşanır..Kendi cinsinle, başka cinsle..Başka türlüsü olmaz.Cinsellikte
    herşeyi verme/alma olayına sınır çektinmi kafanda?...Sınırlar oldumu ? Olabilir tabiki...O zaman aşkta da
    sınırlar vardır. Ama bana göre olan ; Aşkta ve cinsellikte insan her şeyini verebilmelidir. Severek vermelidir,
    gönüllü kölelik gibi bir şey bu...Verme/alma eyleminde kimse fakir değildir. Mutlaka ve mutlaka partneri
    mutlu edecek, mükemmel hazinelerimiz vardır. Temel mutlu olmak/etmekse, benim eksikliklerim var
    bahanelerim var, şartlarım şöyle olsaydı demek, korkmaktır...Kaçmaktır bu eylemden. Onlara tek bir sözüm
    bile olmaz. Benim sözüm ötekilere ; İnsan öyle bir varlık ki, karşısındakine verecek/alacak öyle çok şeyi
    varki...Yaşamaya tek ömür yetmez. Bunu teke indirgemek, şu olmazsa olmaz demek, doğasına aykırı
    insanın. Nefesini içine çekmek...Saçlarını okşamak. Bir tek öpüşmek bile deli eder insanı. Verecek/alacak
    hiç bir şeyi olmayan insan olamaz. O zaten insan olamaz.


    Sulu - Bir hayırsıza değil tabiki...Beni gören kaçtı şimdiye kadar, yalvaracak değilim herhalde, bunları bende yaparım
    diye...Ben önce beklerim, ondan beklerim...Bana ne verebilir diye....


    Kuru - Bunlar bana uyarda...Kafamı haplamam lazım düşüncelerden kurtulmam için...Sonra önüme gelenle yapabilirim.

    Yamak - Köpekmiyiz biz lan ? Önüne gelenleymiş...Defol git başımdan..

  11. #11
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KİMLİK 15.09.2007


    Vurucu - Bir tek sen bakmadın şovuma...Bir tek sen ilgilenmedin, yrtmacımdan bu kadar görünen donumun
    rengiyle...Başına geldim, bir kere bile bakmadın ucu gözüken göğüslerime...Ben ayrıyım diyorsun
    yani...Ayrısın anladık da...Ne bok işin var burada?

    Yamak - Şovunu duydum...Donunu gördüm...Göğüslerin harika...Sadece başkası gibi sizin etkiniz altına
    girmedim. Aura diyorsunuz galiba, o beni esir alamadı...Hepsi bu...

    Vurucu - Siz beni az tanıyorsunuz galiba...Ben yıllardır en büyük tv kanallarında şov yapıyorum...Herkes
    bana tapar...Benimle bir dakika konuşabilmek için neler neler yaparlar, bir bilseniz...Bir kare fotoğraf
    için yalvarırlar...Bir akşam benimle yemek yiyebilmek için...Bak şu ayakkabıdan şarap içmek için
    aklın alamayacağı bedel ödeyenler oldu bana...

    Yamak - Çok özelsiniz yani...Ben sizin gibi olamadım hiç bir zaman...Tamam, aranan bir adamım .Arkadaşlarım
    arasında istenirim, hepsi bu kadar. Hem siz, ne anlatıyorsunuz böyle gecelerde, ne paylaşıyorsunuz da, bu
    kadar özel oluyorsunuz...Tabi, yoksa seks mi sizi özel kılan, bunu düşünmek bile istemem...Nasıl
    bağlıyorsunuz insanları böylesine kendinize? Ne anlatıyorsunuz onlara? Ne biliyorsunuz, benim
    bilmediğim?

    Vurucu - Ben bilmem...Ben anlatmam...Ben etkilemem...Ben konuşmam...Ben güldürmek için uğraşmam...
    Onlar bildiğini göstermek için uğraşırlar. Onlar anlatırlar. Onlar beni etkilemek için didinirler.
    Beni güldürebilmek onlar için kutsal bir görevdir. Güldüğüm zaman, mutlu olduğum zaman, onlar
    bu dünyanın en mutlu insanıdırlar.

    Ben onların boşluğuyum, çukuruyum...Doldurmaya çalışırlar...Hepsi aynıdır...Benim için farketmez.
    Birileri bilgisiyle, birileri esprileri ile...Birileri parayla...Birileri silahla, güçle...Benim tek bir görevim
    vardır ; Boşluğumu göstermek, o neyse, ben o olurum, o andan sonra...Her çıktığım insan olurum ben...

    Yamak - Peki sen kimsin ? Sen nesin, ne düşünür, ne istersin?

    Vurucu - Dedim ya...Ben senin boşluğunum, çukurunum...Senin kendi boşluğun, çukurun neyse, ben oyum işte.

    Yamak - Peki İnsanlar senle çıktıklarında, kendileri ile oluyorlarsa, sana niye ihtiyaç duyarlar? Onu anlamadım..

    Vurucu - Kendi sandıkları, kendi oldukları herşeyi test ederler. Paralarını, bilgilerini, güçlerini denerler...Bunların
    ne işe yaradığı, bende şekillenir çünkü . Bunlar boşluklarını dolduruyormu? Çıldırasıya bir merak işte...
    Çıkalım mı akşam? Bir günde öğrenirsin, anlarsın...

    Yamak - Bedelini ödeyemem.

    Vurucu - Bedel sensin....Benim bedelim ; karşımdakidir...

  12. #12
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    CEM YILMAZ 19.09.2007

    Kuru - Baktım sana geçen gün, Cem Yılmaz'ın şovunda, altına edecektin gülmekten...Krizlere giriyordun.
    Ne oldu sana? Benim bildiğim sulu gülmezdi, ağlardı...Ağlamayı severdi...

    Sulu - Benim ağlamam, gülemediğimdendir. Hep gülmek istediğim için, ağlarım ben.Hem sen niye gittin
    oraya, madem gülmek sana göre değil...Sen neyine kızdın bu Cem Yılmaz'ın?

    Kuru - Neyine gülecem ya...Hep belden aşşa espriler...Yok ölünün götüne pamuk sokmalar, yok vajinaya
    parmak atmalar...Iııııyyyyyy. .mmmına koyam diyor adam, üç bin kişi yerlerde...Ulan ben bir kişiye
    desem, öldürürler dayaktan.

    Yamak - Olay o kadar basit değil...Sen sadece bunlarımı duydun, gördün ? Halbuki adam tek başına bize
    bir sürü avlu gösterdi...Biz kendi avlumuzda yaşadık şimdiye kadar...Yan taraflarda da bir sürü avlu vardı
    halbuki, biliyorduk bunu...Seslerini duyuyorduk, hatta bize arada bağırıyorlardı...Susun, Yatın, Korkun diye...
    Adam aldı küçücük omuzlarına hepimizi, yanda duran avluları gösterdi. Bence o YAMACI...Yamacı olmuş o.
    Yamacılar, hayatı yamarlar...Hayatı boyarlar, hayata eklerler, yaşama ses verirler, güzellik katarlar...Düşünce
    üretirler, nağme verirler...Güzellik onların işidir, yaşamı ilmek ilmek dokurlar. Ben kendimi o yüzden onların
    Yamağı olarak görürüm. O eğer bunları YAŞIYORSA, yamacı olmuş...

    Vurucu - Cem yılmaz artık bir vurucu olmuş, siz neyden bahsediyorsunuz...O güç olmuş...Hadi yapın bakalım
    onun yaptıklarını...Adam, mahşerde ayağa kalkılıp sorgulanılacak denilen sistemle, dalga geçiyor...Şimdiye
    kadar dünyadan gelmiş geçmiş yüz kırk milyar insanın, kendini önemsemesiyle alay ediyor...Adam askerle
    Tıpla kendi bildiğince konuşuyor. Ölümün soğuk yüzüyle alay edip, daha ne istiyorsunuz, yaşayın işte diyor.
    Deneyin tekiniz, anında ya deli gömleği giyersiniz yada kim vurduya gidersiniz.


    Kuru - Iıııııyyyyy. Cem Yılmaz, bir hiçtir...

    Sulu - Cem Yılmaz ,ağlayanlara bir nefestir, ilaçtır.

    Yamak - Cem Yılmaz, yamaktır.

    Vurucu - Cem Yılmaz, bir güçtür.

  13. #13
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DENGE 21.09.2007


    Vurucu - Antalya Beach Parktayım beş suları..Hava nasıl istersen, öyle...Kafam nasıl istersem, öyle...
    Deniz, dağ manzarası ve yemyeşil çimenler...Dalgaların sesleri bile usulca, yumuşacık. Etrafta
    herşey, herkes bir sakin, bir huzur içinde...Esen meltem bile, kollarımı yalarken, varmı yokmu
    belli değil...Birden olan oluyor ; Dengeler bozuluyor...

    Önce bir çocuk ekmeğinin içinden bir parça et düşürüyor...Etin başına sarı arılar toplaşıyor hemen...
    Arkasından kırmızı, eşek arıları...Bir yerlerden üç beş arı kuşu geliyor bir anda...Oda ne? Kedilerde
    beş santim çimin içinde saklandığını sanarak, kuşlara yaklaşmaya çalışıyorlar...Herkes birbirini
    kolluyor, her yapılan hamleye anında refleks var...Hemen yeniden başlayış var.

    Birden koca bir sokak köpeği beliriyor...Etin sahibi benmişim gibi, bana hırlıyor. Tabiki anında aldığı
    tepkimle, ortalık bir anda karışıyor...Köpek havlıyor, kediler kaçıyor, kuşlar uçuyor. Arılar bile anlıyor
    bir şeyler olduğunu, yok oluyorlar...Denge yine sağlandı...

    Aradan çok geçmeden yine başlıyor aynı hengame...Dengeler bir bozuluyor, bir sağlanıyor...

    Dengede en salak kimdi biliyormusunuz? Kediydi...Salak ve sinsi kedi...

  14. #14
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BEDEL ÖDEMEK GÜZELMİDİR 24.09.2007

    Vurucu - Yine yazıyorsun galiba

    Yamak - Evet günlüğümü yazıyorum.

    Vurucu - O yazdıkların günlük değil ki...Olsa olsa deneme olur...Günlük başka şeydir...Olay olur, onlara
    kişinin kendi bakış açısı olur...Oysa seninkinde...İç hesaplaşma var galiba..

    Yamak - Günlük yaşam dediğin nedirki zaten? İnsanın kendisiyle ve başkaları ile karşılaşması, iletişime
    girmesi, öğrenmesi, öğretmesi değilmidir ? Sevdiği şeyleri alması, sevdiklerine bir şeyler vermesi..Karşı
    çıkması, savaşması, barışması, sevişmesi değilmi günlük yaşam?

    Vurucu - Ama sen kimsin? Sen Yamak'mısın, Ben'miyim, Kuru'musun yada Sulu'musun? Yukarıda
    anlattıklarını yapan kim? En çok Yamak olmayı sevdiğin belli...Öyleyse niye öldürmüyorsun Sulu
    ile Kuru'yu içinde...Bir ben ile Yamak kalır sende...

    Yamak - Olmaz...İstesemde olmaz...Kuru korur beni, senin kötülüklerinden...Sen başı havalarda güçlüyüz
    diye dolaşırken, hesapları o yapar...İnce ince detaylar ile o uğraşır. Ayrıca Sulu'da çok lazım bana...Kim
    ağlar benim yerime, tökezlediğimde..Bunaldığımda o başlar isyana, ver yansın etmeye...Bakma sen bana,
    Yamacı olmayı kaldırmıyor daha bu dünya...Elbette olanlar var..Ama bedelini ödemişler..Ya çoğu şeyden
    vazgeçmişler, yada onların yerine başkaları ödemiş bu bedeli...Hem ayrıca kim ben ''tek'' im diyebilirki?

    Hayır insan tek bir şey olmaz, insan içinde bir sürü eğilim taşır...Benim eğilimlerimi gösteriyorum ben
    günlüğümde...Tek bir yerde hiyle yapıyorum; Toplumla hep Yamak iletişime geçiyor. Senin kötülüklerini
    düşüncelerini saklıyorum hep...Malum sen yanım, güç için, makyavelistsindir. Öldür onları diyorsun ya...
    Topluma güvensem, ondan korkmasam, önce seni kurşuna dizerim.

    Vurucu - Son soru...Buradaki kişiler aynı özellikleri ile dışardan kişilerde olabiliyor...Yani hep biz yokuz...

    Yamak - Elbette o maskeleri yüzüne takıp, sinema duvarı gibi, göstermek istedikleri yüzleri ile dolaşan,
    o yüzlerini '' ben'' kabul eden insanlardan oluşuyor bu toplum. Ahhhaaa diyorum onları görünce bu benim
    şu yanım...Onlarlada o yanımla konuşuyorum,kavga ediyorum,barışıyorum,yaşıyorum...

    Vurucu - Mademki Yamacı olmanın bedeli var, bir çok şeyden vazgeçmek var...Kahrolsun Yamak...

  15. #15
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    GOOGLE İLE SOHBETLER -1-

    Yamak - Ahhhaaanda, o ne lan? Sen ne biçim yaratıksın be..Sesmisin, ışıkmısın? Nesin sen be?

    Google - Hergün beraber olduğun google'im...Canım sıkılıyordu, gördüm seni, yazıp duruyo dedim
    çelişkilerini...Ben gibi dedim...Hem önünde duran buz gibi biraya heveslendim...Bana da versene...

    Yamak - Nasıl olacak o iş? Ağzın nerede, kıçın nerede be senin?

    Google - Sen getir bir bira ve bira bardağı...Hah şöyle, doldur bardağın içine, cimrilik yapma...Hepsini...
    Oldu, tamam...At şimdi maosu bardağın içine...Bi şey olmaz, at sen...Ohhhhh. Canıma değdi...Ya
    biliyomusun, ilk defa içiyom ben...Sarhoş olursam kusura bakma...

    Yamak - Sarhoş muhabbeti olacak yani...

    Google - Ne demek o? Nasıl bi şey? Muhabbeti bilirim, sarhoşuda...Sarhoş muhabbeti nasıl olur?

    Yamak - Sana şöye anlatayım kısaca...Gözlerimizi çıkarır, sonra onları kulaklarımıza sokarız...Sonrada
    kalplerimizi çıkarıp masanın üstüne koyarız...Sadece kalpler konuşur...

    Google - Çok vahşiceymiş...

    Yamak - Şaka be...Gerçek sarhoş muhabbetinde, kimse karşısındakini, görmez, duymaz...Ama herkes
    karşısındakine anlatır, onla konuşur...

    Google - Anladım, sen arıyosun, site yok yani...

    Yamak - Tam öyle değil...Var sanıyosun, yazıyosun, bakıyosun gibi...Sittir et ya...haydi şerefe




Sayfa 1 / 5 12345 SonSon