Sayfa 5 / 5 İlkİlk 12345
Toplam 73 mesajın 61-73 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    SULUYUZ EPEYCE

    Gündüzleri denizi düşünen, geceleri yakamozların içinde gümüş balıklarıyla söyleşen bir Koca Kaya idim ben.. Ayaklarım suda, sırtımda Akdeniz güneşi.. Issız bir koyda, bir Koca Kaya.. Kök salmış..
    Geldi Deniz buldu beni..

    Köpürmüştü.. Metrelerce yükselmişti öfkesinden.. Delirmiş gibi saldırdı bana.. Soydu beni önce..
    Zamanın dizlerindeki bütün acısını, yüzümde şaklattı.. Bütün acılarını, misliyle ödetmek için bütün gücüyle saldırdı.. Üşüdüğünden daha fazla üşütmek istedi.. Topladığı bütün kumları, çakılları bir bir bir suratıma çarptı.. Deli kuvvetiyle, taşıyabileceğinden büyük taşları başımda parçaladı..

    Ben Akdeniz de koca bir kaya idim.. Ayaklarım suda , sırtımda güneş.. Deniz dövüyordu beni.. Hem ağlıyordu, hem dövüyordu.. Sonra yine kayboluverdi karanlıkta.. Akdeniz de Deniz parçalayıverdi
    Koca Kayadan epey parçaları.. Tek şey söyledi hep; ‘’ Neden Büyük Kaya oldun?’’

  2. #62
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Avcı – Şu arıyı gördünüz mü? Arabanın içine, kapı açıkken girdi .. Şimdi çıkamıyor.. Çıkması gereken yer arkada.. Arkada kapı açık, pencerede açık.. Fakat o inatla ön cama geliyor.. Camdan dışarı çıkmaya çalışıyor.. Deniyor, deniyor, yeniden deniyor.. Kendini parçalayacak bu gidişle.. Bak kanatları zarar görmeye başladı bile.. Yorulma emareleri de başladı.. Oysa birazcık aklı olsaydı insanlar gibi.. Camdan geçilemeyeceğini anlaması lazımdı
    İkinci üçüncü denemeden sonra.. Görmese bile camı, orada bir engel olduğunu bilmesi lazımdı.. İnsan ile diğer canlılar arasındaki fark bu bence..

    İzci – Bence biz insanlarda buna benzer durumlara düşündüğümüzden fazla düşüyoruz.. Bizlerde bazen görünmez duvarları delip geçeceğiz diye kendimizi heba ediyoruz.. Orada var olan duvarları hissediyoruz.. Hatta görüyoruz.. Onun kimin tarafından örüldüğünü biliyoruz..
    Bize karşı yapıldığını biliyoruz.. Ancak yinede ona, çarpa çarpa kendimizi kanatıyoruz.. Acıtıyoruz.. Hatta o duvarın dibinde ölümü bekliyoruz.. O duvarı nasıl aşacağımızı düşünmekle harcıyoruz günlerimizi.. O duvarın bir gün yıkılacağını umuyoruz.. O duvarı yapanın, o duvarı yıkacağını düşünecek kadar aptallaşıyoruz..
    Saçlarını okşayacağız o duvarı aşabilsek.. Varsın o bizim saçlarımızı okşamasın..
    Dudaklarını öpeceğiz o duvarı aşabilsek.. Varsın o bizim dudaklarımızı öpmesin
    Kokusunu sindireceğiz içimize o duvarı aşabilsek.. Varsın onun üzerinde başkalarının kokusu olsun.. Ne fark ederki?
    Kendimizi sunacağız o duvarı aşabilsek.. Bacak aramızda ondan başkası olmasın yeter..

    Kendimizi vereceğiz o duvarı aşabilsek.. O duvarı bize karşı yapan kişiyi bir aşabilsek,
    O kişiye ulaşabileceğiz.. Ne farkımız var camda kendini parçalayan börtü böcekten..
    Sevenin, öpenin, kendini verenin, seni düşünenin börtü böcek olduğu sanmak.. Sanırım
    herkes kendi duvarını yükseltiyor..

  3. #63
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GELECEK
    Yıl 2039.. Karşılıklı gelen iki mail..
    Baran!a gelen mail:
    Merhaba..Ben buluşma yerine gelemedim.. Benim evim Beşiktaş'ta.. Buluşma yerimiz olan Taksim Meydanındaki
    Otele kadar yürüdüm.. Ben bu boktan hastalığa tutulalı beri dışardaki yaşam çok değişmiş.. Değişenin sadece
    bizler olduğunu sanıyordum.. Çok yanılmışım..Başımdan geçenleri anlatayım istersen sana;
    Öncelikle sokaklar boşalmış.. Sokaklarda yürüyen ve yüzünü görebildiğim tek insan olmadı..Oturduğum mekandan
    çıktığın anda garajdasın..Garajda seni bekleyen ya kendi araban yada çağırdığın taksi.. Biliyorsun, dışarı
    çıkmayalı on yıla yakın oldu.. Bunun beş yıla yakını seninle sohbet ederek geçti.. Bizim haberlerde
    duyduğumuzdan daha farklı değişimler olmuş Ülkemizde..Evet bi şeyler olduğunu, değişimler olduğunu, kötü
    şeyler olduğunu hissetmiştik ikimizde, paylaşmıştık hatta olabilecekleri..
    Taksi geldi garaja.. Ancak taksiye binemedim..Taksinin kapıları belli tip insanlara göre ayarlanmış..Bu tip
    insanlar dışında olanlar giremiyor kapıdan.. Bense malum bu hastalık yüzünden kilo aldım.. Taksici zaten
    arabadan aşağıya bile inmedi..Bizim insan standartımız bu dedi.. Giremezseniz yapacak şey yok dedi ve gitti..
    Ve en ilginci arabalar evlerin altından otobanlara iniyordu..Yer üstünde otomobil görmek mümkün değildi..
    Ben mutlaka seni görmek istiyordum ve ana caddeden geçen otobüs olması lazım diye düşündüm.. Ana caddeye
    kadar zorlansam da yürüdüm..Haklıydım yeraltına indirilmiş otobüs ve tramvay durakları vardı..Ancak insanlar
    oralara kendi evlerinden açılan yer altı tünellerinden ulaşabiliyorlarmış..Ana caddelerden kapıları yoktu..
    Bunu ana caddeleri paylaşan insanlardan öğrendim..Bir ayrışma olduğunu biliyordum, ancak bunun ana caddeleri
    paylaşacak kadar ileri gittiğini bilmiyordum.. Aynı ana cadde üzerinde üç beş milis kılıklı insan burası
    bizim diyordu, bizden sorulur diyordu..Yürüdükçe başka köşe başlarında da onlara rastladım..Ancak
    üzerlerindeki elbiselerin renkleri farklıydı..
    Ben normal ölçülerin üzerinde kilolu olduğum için, yoldan geçmeme kimse itiraz etmedi..Ancak burada bizle
    kalın diyende olmadı.. Bir an önce geçip gidin dediler.. Çok zorlandım Taksim meydanına varıncaya kadar..
    Dolmabahçe yokuşundan, Gümüşsuyu yoluna sapmak gerekti..En az yirmi kez oturup dinlendim.. Bir şey dikkatimi
    çekti.. Çöp yoktu yollarda.. Kedi köpekte yoktu.. Yolları otlar kaplamıştı yer yer ve otların içinde tavşanlar
    sincaplar dolaşıyordu..Kuşlar daha çoktu ve hiç biri benden korkmadı..
    En sonunda ulaştım otele..Ve buluşma saatinden beş on dakika önce.. Otelin kapısı yoktu..Bütün camları ayna
    kaplıydı.. İçerisi görünmüyordu.. İçeriden müzik sesleri geliyordu.. İçeriden insan sesleri geliyordu..
    Ancak otelin kapısı yoktu.. Üç kez dolandım çevresini otelin..Tam bilmiyorum ama yüzlerce kez kimse yokmu diye
    seslendim..Hatta onlarca kez imdat dedim..
    Ses veren olmadı..Taksim meydanındaki milisler güldü bana..
    Meydanda çok ağladım..Bir tavşan geldi yanıma.. Kucağıma çıktı..Beni kokladı..Ona sarılıp çok ağladım..
    Geldiğim gibi geri geldim..Geldiğimde gece yarısı çoktan olmuştu..Fakat sana yazamadım dün gece..Seni ektiğimi,
    istemediğimi düşünürsün diye çok korktum.. Sanırım bu yaşama amacını bir daha sorgulamam gerek..
    ........................
    Hacer'e gelen mail:
    Merhaba..Ben buluşma yerine gelemedim.. Kardeşim beni hava alanına getirdi..Bu boktan kan hastalığı yüzünden
    on yıldır çıkamıyordum dışarı..Zaten beş yılımı sen biliyorsun..Ne adres biliyorum artık, ne sokak..Uçağa
    nasıl binileceğini bile bilemiyorum..O yüzden kardeşim getirdi beni hava alanına..Fakat Diyarbakır hava
    alanına giremedim.. Kardeşim girdi.. Ben giremedim..
    Biliyorsun; Sadece seni görebilmek için, kısa bir zamanda olsa senle olabilmek için geçici bir güç lazım
    bana diye doktora yalvardım.. O da bana kanına altın suyu şırınga ederiz dedi.. Fakat buda bana böbreklerden
    süzülüp atılıncaya kadar geçecek sürede güç kazandırırmış..Elimde olan tüm varlığımla üç beş gün idare
    edecek kadar altın suyu alabilmiştim..O sabah önce doktora gittik.. Altın suyunu serum gibi verdiler vücuduma..
    Gittik havaalnında X-Ray cihazı deli gibi ötmeye başladı.. Meğer altın suyu etkilemiş o cihazı..
    Kardeşim tek bir kişi bulamadı havaalanında derdimizi anlatacak.. Havaalanlarında kimse çalışmıyormuş artık
    bunu öğrendim.. Kurallara uymayanlar giremezmiş o yüzden..Harfiyen kurallara uymayan, sorun çıkaranları
    öyle cezalar bekliyormuş ki,hiç uçamamak bunlara dahilmiş.. Kara listeye girdiğin anda asla çıkamıyormuşsun..
    Sanırım ben girdim o listeye.. Kanında yabancı madde bulundurmakda buna dahilmiş..Senin yüzüne nasıl bakacağım
    bilmediğimden, bu maili ertesi gün yazıyorum..Sanırım bu yaşama amacını bir daha sorgulamam gerek..

  4. #64
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GELECEK-2

    Üç gün sonra Baran'dan gelen mail;
    Bu olaydan sonra geçmiş haberleri yeniden okumaya başladım.. Bir haber buldum..Galiba haberleri
    okumak bizim bildiklerimizin ötesinde bir şeymiş.. Hep haberleri dinlemeye çalışmışım, oysa
    onların başka şeylerin planlanması olduğunu anlamak lazımmış ..
    Haber aynen şu;
    Büyük barış: Herkes özgürce kendi kimliğini yaşayacak..Kimse kimseye yaşam biçimi
    dayatmayacak.. Tüm taraflar teröre karşı işbirliği yapacak..
    Bu büyük barışın uygulanması için halkımızdan tarafını seçmesi istenecek.. Tarafını seçen kişi
    asla taraf değiştiremeyecek ve kayıt altına alınacak.. Sistem içine dahil olan kişi, sistemin
    bütün kurallarını kabul etmiş sayılacak..
    Şehirler değişik kandan gelenler ve kana inanmayanlar arasında, parçalara ayrılacak.. Ancak kimse
    evini mahallesini değiştirmeyecek..Yer altındaki otoban ve metrolara kendini bağlayacak..Sistem
    yöneticelerine bildirdiği dışında yaşama katılmayacak,gösterilecek iş dışında başka iş aramayacak.
    Seçtiği yaşam biçimi için gerekli tek şifre dışında başka yaşamlara istesede katılması mümkün
    olmayacak..Sokaklar terörden dolayı terkedilecek..Sisteme asla sızmalar olmayacak..Olması fiziken
    mümkün değil zaten..
    Bu mükemmel barışı her gurubun temsilcileri ortak ve gönülden destekleyecekler..Silahlar bırakılacak..
    Şimdi anlıyorum bize biçilen yaşam tarzını..Biz seçme hakkı olmayan hasta ve bağımlı olanlar ise;
    o an bulunduğu yer kime aitse ona ait sayılmışız..O an kimle konuşuyorsak onlar seçtiğimiz sayılmış..
    Sen ve ben bu sayede iletişim halindeyiz hala..
    ------------------------
    Üç gün sonra Baran'a gelen cevap maili;
    Yazılarını büyük dikkatle okudum.. Değişik kandan ve inançlılar dışında büyük bir grup daha varmış..
    Benim bütün ailem ve dostlarım sanırım o guruba katılmış..
    Bu gurup büyük barışın getirdiği yerleşime karşı çıkmışlar. Ancak güç şehirde oturanların elinde
    olduğundan haklarını terkedip gitmişler..Gitmek zorunda kalmışlar..Eski haber kırıntılarından
    anladığım kadarıyla bazıları dağlara gitmiş.. Bazıları da denizler üzerinde koloniler kurmuşlar..
    O haberlerde onlar için umutsuz şeyler söyleniyordu..Sahip oldukları her şey şehir yaşamına
    bağımlıymış..Şehirlerden çıkmakla mağara devrine dönecekleri söyleniyor.Ve kısa zamanda yok olup
    giderler deniyor..
    En üzüldüğümse, onların gitmesine şehirlere bir daha dönmeyecekleri ve saldırmayacakları güvencesi
    vermeleri üzerine izin verilmiş.. Nasıl bir güvence aldılarsa artık..
    Ben ailemi ve sevdiklerimi asla göremeyeceğim anladım.. Bu her şeyden kötü..

  5. #65
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GELECEK-3-
    Aynı gece gelen mail..

    Hacer’ın Baran’a yolladığı mail..
    Dün gece eski eşyaları karıştırdım evde..Özellikle kağıt evrakları.. Sanırım kafamda bazı şeyler çözüldü sevgili Baran..Gelişmeler sanırım şöyle oldu;
    Benim abim çok direndi bu büyük barış projesine..Onun temel derdi ailelerin parçalanması idi..Büyük aileler tek bir düşüncede olamazdı elbet..Bunlar son seçimden sonra asla görüşemeyecek ve iletişime geçemeyecekti anlaşmaya göre.. Telefonlar o kodla gelen her telefona kapanacak, internet şirketleri o kodla gelen sinyalleri kabul etmeyecek, tv ler onların uydusundan gelen sinyalleri almayacaktı.. Abim işte bunlara şiddetle karşı idi..Ayrı kandan ve aynı inançtan olanların içinde çok sayıda akrabamız varmış..Dostumuz,arkadaşımız varmış..Abim bu plandan bir şekilde haberdar olmuş.. Plan uygulamaya geçilmeden üç odalı evimizi üç kapılı ev haline getirmiş..Ve her kapıya ayrı kişiler adına sistemlere kayıt yaptırmış..Benim hiç bilmeden diğer sistemler içindekilerle rahatça konuşabilmem bu yüzdenmiş.. Hep derdim ya sana senden gelen maillere diğer odadan bakabiliyorum diye..Sebep buymuş..
    Abim kendisi de milis olmuş.. Milis demek sokağa açılan kapı demek.. Sonra ben kendi başıma kalabilmeye başlayınca, sipariş filan vermeye başlayınca, o ortadan kaybolmuştu..Meğer kaçmış sistemlerden.. Dağa yada Denize gitmiş..
    Sokakta gördüğüm milisler vardı ya; Bunlar da bir nevi barış gücüymüş..Bütün guruplardan seçilmişler..Ancak komutaları değiştirilip, esas olarak dağdakilerden ve denizdekilerden gelecek saldırılara karşı örgütlenmişler..Abimin notlarına göre ise oralardan asla saldırı gelmemiş, bırakın saldırıyı geri dönmek isteyen dahi olmamış..Bu milislerde tam anlamıyla serseri olup çıkmışlar..Ne disiplin kalmış nede görev bilinci.. En çokta onlar kaçmış zaten ötekilere..Ancak dediğim gibi ilk yapılan seçimmiş kader..Değiştirme olayı olmadığından ve asla sisteme müdahale edemediklerinden onlar sistem asalakları kala kalmışlar ortada..
    Canım şimdilik öğrendiklerim bunlar..Daha bir sürü notlar var..Okuyup sıralayacağım, anlamaya çalışacağım..Anladıklarımı sana anlatırım sonra..Bundan sonra Net’ten bilgi almak yok..Kesin kural bu..
    Abim bu projeye ne dermiş biliyormusun; Karıncalaşma Projesi..

  6. #66
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GELECEK-4-
    Hacer’in maili;
    Sanırım epey kafam aydınlandı sevgili Baran;
    Bu yaşananlar bize özgü bi şeyler değil sanırım..Bu büyük barış projesinin evrensel boyutları da varmış.. Çok ciddi satırbaşları var insanın karıncalaşmasının temelinde; Bazı satırbaşları;
    -Teröristler parfüm benzeri kitle imha silahları üretmişler..Hem de binlercesini kendi militanlarına ulaştırmışlar.. Bunların bazıları kullanılmış..Batıda ve Amerika’da bazı şehirlerin insanları tamamen kitle imha silahları ile yok edilmiş.. Güvenlik güçleri bu terör karşısında yapabilecek hiçbir şey bulamamış.. Tek çare sokakların boşaltılmasıymış..
    Tabi uluslar arası yolculuklar bitmiş..İnsan trafiği kalmamış uluslararasında.. Yük taşımacılığı ise yapılan yerçekimsiz bir tünel aracılığı ile yapılmaya başlanmış.. Bu tünel tüm ülkeleri ve ülkelerdeki şehirleri oradan da ev ve işyerlerine bağlanmış.. Yerçekimsiz ortamda, elektro-manyetik bantlar gidip geliyormuş bu tünelde..Neredeyse ışık hızında..Bu tünele insan girişi yokmuş.. Evinden çağırıyormuşsun bantı, gideceği yeri kodluyorsun ve basıyorsun tamam düğmesine..Çok kısa zamanda ulaşacağı yerde oluyormuş her tür kargo..Uçaklar sadece ülke sınırlarında içinde çalışıyormuş..Ancak tek bir insan unsuru devreye girmeden..
    -Terör karşısında çıkmaza giren gelişmiş ülkeler ve uluslar arası dev şirketler yeni enerji arayışlarına girmişler..Aslında var olan bilgileri paylaşmışlar diyelim.. Dünyanın hemen altında zaten sınırsız enerji olan magmadan karşılanmış bu ihtiyaç..Dev bir baraj gölüne bir insanın pipet sokup su ihtiyacını karşılamasına dönmüş bu iş..Evrendeki sınırsız enerjiye ulaşan insan için bunun anlamı sınırsız üretim olmuş tabiî ki.İnsanoğlu binlerce yıldır ürettiğinin toplamından fazlasını bu sınırsız enerji sayesinde kısa zamanda üretebilmiş..Petrole bağımlı, pahalı, kirli, uzun zamanlı ve arazi şartlarına bağımlı enerji projeleri yerine lazım olan her yere sokulan PİPET’ler sayesinde Dünyanın çehresi kısa zamanda değişmiş..En önemli gelişmelerden biriside deniz suyunun yakıt ve içme suyu olarak kullanılmasına yol açmış bu sınırsız enerji..
    -İşte bu gelişmeler sonucunda paylaşım savaşları bitmiş..Her ulus kendine yeter hale gelmiş..İşgal etmenin, sömürmenin mantığı kalmamış..Sınırsız enerji sayesinde çöllerde buz dağları, dağlarda muz üretilebilir olmuş çünkü..
    -Tek sorun çözülememiş ama; İnsanların öteki saydıkları hep öteki kalmış..O yüzden insanlık öteki saydığı insanlardan korunmak için karıncalaşmış..Yer altına çekilmiş..Çünkü her biri teröre ötekinin destek vermesinden korkuyormuş..
    Şimdilik bu kadar sevgili Baran..

  7. #67
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIMLAR

    Kuru- Duydunuz mu Roman açılımı olacakmış şimdide?
    Sulu- Duydum duymasını da, bunlar her açtıklarını dolduruyorlar gibime gelmeye başladı.. Hiç memnun olanı görmedim bu güne kadar.
    Kuru- Nasıl yani?
    Sulu- Her açtıkları yeri dolduruyorlar kendilerinden olanlarla ve açtıkları kesim daha çok ağlamaya başlıyor.. Yahu bunlar değil mi Sulu kuleyi yerle bir edip, oraları talan eden daha düne kadar?
    Kuru- Ama Alevi açılımını, Demokratik açılımları, Kürt açılımını bunlar yapmadı mı? Kim cesaret edebildi şimdiye kadar bunları gündeme getirmeye? Hakkını yemeyelim bu yapılanların ..
    Baksanıza Kuvvet Komutanları bile saatlerce sorguda kalabiliyor artık..
    Sahi nerede solcular, devrimciler, yurtseverler? Bunlar değil miydi eskiden bu sorunları hep gündeme getiren? Tek kelime etmiyorlar artık.. Etmeyi bırak statükoyu koruma derdine düşecekler neredeyse ..
    Avcı- Güç onların mı onu bilmek istiyorlar bence.. Ellerindeki gücü denemek istiyorlar..
    İzci- Bende şaşırmış durumdayım aslında..
    Alevileri yakanlar alevi açılımı peşinde ..
    Sulukuleyi yıkanlar Roman açılımı peşinde..
    Ülkeyi Abdülhamit’ten daha sıkı kontrol atına alanlar demokrasi diye inletiyorlar ortalığı.. Kürt kelimesinden korkanlar onlarla kol kola halay çekiyorlar..
    Var bu işte bir karışıklık.. Ya onlar eskiden bizim okuduğumuz kitapları okumaya başladılar yada biz onların okuduklarını.. Her şey karışmış durumda birbirine.. Bu işi öyle AB istiyor diye yorumlayıp işin kolayına kaçmak yok.. Biz değişim dalgasına rastladık galiba.. Değişim dalgası da büyüdükçe bizim başımız dönüyor.. Nereye gidiyoruz bilmek hakkımız bizim? Nereye yönlendirdiğimizi anlarsak niyetler açığa çıkacak..
    Avcı – Siz demez miydiniz, askeri generalleri yargılamak lazım diye.. Darbeciler yargılanıyor, siz bunu şampanyalar ile kutlayacağınıza, nerdeyse üzülüyorsunuz İzci Hazretleri.. Seni tanımakta zorlanıyorum ben?

    İzci – Tamam arkadaşlar bu konuyu tartışalım.. Aylarca hatta..Yeni konumuz açılımlar.. Dilim aslında kapatımlar demek istiyor ama modaya uyalım bizde..

  8. #68
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIM -1-

    Avcı – Güç için yaptıklarını savunmak en saçma şeydir.. Kafanızda bir hedefiniz varsa ve bu hedefe giden yolda yapacaklarınızı kafanızda olan ideoloji/inanç onaylıyorsa neyin hesabını, kime vereceksiniz? Salla gitsin hepsini.. Siz bir idelojiye/inanca sahipsiniz, o size emrediyor ne yapmanız gerektiğini ve sizde onun yeryüzündeki temsilcileri olarak ne gerekiyorsa yapıyorsunuz.. Tek ve mutlak gücü ele geçirinceye kadar yapacaklarınız elbet kamu oyunca yanlış bulunabilir.. Bu kamu oyuna ihtiyacınız varsa, onu yanıltmanın en kolay yolu yalan söyleyip, kamudan gerçekleri saklamaktır.. Nasılsa inancınız size bunun için izin verir .. Sizde vicdan olarak rahatsınızdır.. İnanç, ideoloji, vatan ve millet menfaati dendi mi akan sular durur.. Gücü ele geçirmek, gücü kullanmak, gücün kimde olduğunu bilmek her iktidarın hakkı değil midir? Bu gücü kullanmak için iktidar olunmaz mı? Nerede hata var?
    Sulu – Sonuçta ağlayan insanlar varsa bir yerlerde hata var demektir..
    Kuru – Bence hata yok gibi gözüküyor.. Halktan alınan gücü kullanmanın neresi yanlış? Demokrasi bu değil mi zaten? Şimdiye kadar ötenlerin borusu yerine onların borusu ötüyor işte..
    İzci – Avcının dedikleri içinde bir şey gizliydi aslında.. Ne yaparsan tam tersini söyleyerek kamuoyunu yanılt.. Kamu oyunu aldat.. Sonra onlardan aldığın yetkiyle gücü onlara doğrult.. Güç kimin elinde şimdi? İktidarın mı elinde? Bu iktidarın kamuoyunu aldatmasına yardımcı olan, ona destek olan, her türlü gücün elinde olmuyor mu asıl güç?
    Avcı – Ya izci güç askerin elinde mi olmalı allasen?
    İzci – Askerin elinde güç yoktur .. O gücün sahibi değildir.. O gücün memurudur sadece.. O gücü ona kim emanet ettiyse odur güç sahibi.. Önemli olan o memurların nasıl bir insan olduklarıdır… Kimin memuru olduklarıdır.. Her kes bilir bunu.. Kendi memuru olsun isterler.. Kıyamet burada kopuyor işte..
    Kuru – Yani şimdi bunlar ne diyorsa aksinimi yapıyorlar diyorsun İzci sen?
    İzci – Evet aynen öyle diyorum.. Kürt açılımı diyorlar, ancak amaçları Kürt önderlerini bitirip, Kürt halkının önderliğini ele geçirme .. Onlar her kes adına olduğu gibi Kürtlerinde ne dediğini, ne istediğini, Kürtlere sormadan onlar için en iyi olanı biliyorlar..
    Sulu – Parklarda kötü adamlar olur ya,çocuklara şeker verirken cinsel tacizde bulunurlar.. Parmak atarlar .. Çocuk bağırdıkça sus yavrum evladım diye de üste çıkmaya çalışırlar... İşte bunların yaptıkları aynen bu..Demokrasi veriyoruz diye bağırıp ''İçerde yatana'' 18 yada 40 cm lik tecavüze yeltendiler.. Bir yanda onlar bağırıyor yandım anam diye.. Öte yanda Tokat kan ağlıyor şehidim diye..
    Avcı – Güç bunu kullanmayı bilirsen güçtür.. Yoksa elinde patlar işte böyle ..
    İzci – Gücü burada aramana şaşırıyorum hala Avcı senin.. Planlar nerde onaylanıyor baksana başının üstünde mermi gibi uçuşan haberlere..
    Kuru - Bize lider lazım lider.. Kodumu oturtacak..
    İzci - Yürü git lan başımdan içimin kurusu...

  9. #69
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIM-2-

    Avcı - Plan belli değil mi İzci neden karşı çıkıyorsun bu işe? Yankiler Irak’tan çıkacak .. Oradaki Kürtlerin Arap korkusu rüyalarına girmeye başladı.. Yaptıkları işlerin bedelinin kan oluğunu onlarda biliyor .. Onları Araplara karşı koruyacak tek unsur Türkler .. Eeee Türklerinde istediği PKK oradan çıkması ve ülkemizi rahat bırakması .. Nesi yanlış bu planın.. Herkes kazanacak.. Ülkemize belki petrolden bile pay gelebilir.. Barış dedikleri şey aslında PKK ya evinize dönün artık ve bizi rahat bırakın demek .. Türklere de şunlara az iyi davranın da kabul edin şu yaramaz çocukları diyorlar.. PKK yı kullanacak unsur kalmadı artık.. İpi çekiliyor işte ..
    Kuru – Çok mantıklı geliyor bana da ..
    İzci – Plan bu, haklısınız.. Ama iktidar da arada başka hesaplar yapıyor ama.. Şark kurnazlığı ile hareket ediyor.. Dışarıdakilere eyvallah diyor.. İçerdekilere şirin gözüküyor.. Ancak Kürt önderlerinin de kuyruğuna basıyor.. Kürt halkı onun şirinliklerine inanmayınca önderlerinden vaz geçmeyince aba altından soba sallamaya başlıyorlar.. Türklere dönüp bak biz milliyetçiyiz, Kürtlere dönüp biz kardeşiz nutukları ile iş içinden çıkılmaz hale geldi aslında .. Onların istediği Kürt önderlerini tasfiye edip, Batı bölgelerinde azalan cazibelerini, oradan alacakları güçle pekiştirmekti.. Batı bölgelerinde barışın getirisi de işin kaymağı olacaktı .. Barışın mimarı olmak Türkiye de herkesin rüyalarını süsler be Avcı.. Nobel barış ödülünden bin kat değerlidir..
    Sulu – Bu istekleri barış planı ile niye çatışıyor anlamadım? Yapsınlar ve alsınlar ödüllerini.. Herkes kazanış olacak, acılara son verilmiş olacak..
    İzci – Görünüşte haklısın Sulu yanım.. Ancak işin içinde kurnazlık olunca, kendi yaptıklarına kendileri inanmayınca çok kısa zamanda zemin kaymaya başlıyor.. Bak DTP kapatıldı bile.. İşte bu bile kurnazlığın ispatı.. Planlı programlı düşünülmüş şey bunlar.. DTP ve PKK tasfiye edilmek için uğraşılıyor..
    Kuru – Ya İzci nesi kötü bunun?
    İzci – Bak kuru her şey iyi yada kötü değildir.. Kürt halkı buna izin verir mi sanıyorsun?
    Önderlerinden vaz geçer mi sanıyorsun? Türklerin inançları ile oynadın ..Kürtlerin önderlerini tasfiye ettin.. Oh ne ala.. Herkesi birbirine düşman etmenin en kolay yolu budur işte.. Göreceksin ilerde herkesin tek düşmanı bu kurnazlık olacaktır.. Barış teslim almak, kurnazlıkla kandırmak değildir.. Barış barışmaktır.. Komşulardan yardım alarak, onları köşeye sıkıştırmak, Türk halkını onlara karşı kışkırtmak, Türk halkının inançları ile oynayarak düşmanlığı körüklemek, işte ortada olan barış dedikleri budur..
    Sulu – Fakat PKK ve DTP tasfiye olacaksa, ABD’den, Kuzey Iraktan değil şeytandan bile destek alınsa, hatta bedelini bu iktidar bile ödese gene de değmez mi?
    İzci – PKK ve DTP’yi ABD ve Avrupa kurmadı ki bir anda onların dediğini yapsınlar.. Unutma, o örgütler ABD’nin ve işbirlikçilerinin zulmüne karşı kuruldu yakın zamanda..
    O yüzden barış yapacaksan, içinde barış yapacaksın . Kendin inanacaksın kendine.. Ve de
    elindeki silahı bırakmayan adamla oturmayacaksın masa başına.. Yani Komşunun kovaladığı düşmanla, barış olmaz.. O da inanacak , sende inanacaksın barışa.. Bunların barışı daha bir savaşa sokar insanları .. Ben bunu derim..

  10. #70
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIM-3-

    Kuru – Demokrasi ağızlarından hiç düşmüyor.. Sizce bunu başkaları da bayrak yapsa daha bir gelişme olmaz mı demokratik hayatımızda? Bakın çoğu kişi devleti öne çıkarıyor.. Oysa mutlak olan insan yaşamının mutlu yaşaması değil mi sizce? Devleti bin yıl yaşamış ama mutsuz insan toplumları olan uluslar başarılımıdır? Olaylara birde bu yönden baksak diyorum.

    Avcı – Bunların demokrasisi Tanrı kaynaklı ama Sulu.. Yani Tanrının buyrukları değişmez, o buyrukların egemen olmasına kadar bunlar demokrasinin her nimetinden yararlanacaklardır.. Sonrada Tanrının yeryüzündeki temsilcileri bizleriz deyip diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi krallıklarını ilan edeceklerdir .. Hem de sonsuza kadar.. Gücün kaynağını iyi bulmuşlar.. Bunların her biri demokrasiyi araç olarak gördüklerini apaçık ilan etmiş insanlardır..

    Sulu – Bu demokrasinin halkımız tarafından hak edildiğine, istenildiğine hiç inanmadım ben.. Halkımızın istemleri o kadar basit ki aslında.. İşi olsun, aşı olsun, evi olsun yeter.. Bunları verecek olanın kim olması, dünya görüşü onu ilgilendirmez .. Haaa fazla gidilmesin onun kendine kurduğu fikri dünyasın üstüne yeter.. Bunlar dediğiniz insanların hepsi daha önceki seçimlerde liberallere oy vermiş insanlardır.. Bunlar uzaydan gelmediler… Bunların tüm gücü bundan önceki hükümet edenlere duyulan nefrettir.. Bu halka çok yalan söylendi.. Şimdikilerinde yalan söylediğini biliyor, ancak eskilere de basıyorlar ya kalayı, halkımızın içi soğuyor..

    İzci – Demokrasi içsel bir şeydir.. Kültürdür.. Bizim demokratik yaşamı içselleştirecek hiçbir dönemimiz olmamıştır.. Sulu haklı bu konuda.. Dışarıdan gelen bazı telkinler ile, batının gücüne imrenmemiz ve onun kaynağının demokraside olduğuna inanmamız nedeniyle demokratik ilkeler konmuştur anayasamıza .. Hepsi budur bizim demokrasiden anladığımız.. Bu gün demokrasi diye bağıranlar hükümet etmektedir ülkemizde .. Ne tutuyor onları uygulamalar demokratik atılımlar için.. Değiştirsinler partiler yasasını, dernekler yasasını, gösteri ve yürüyüşler yasasını .. STK ları rahat bıraksınlar, kaynak aktarsınlar ve yönetimleri onlarla paylaşsınlar .. Hayır tam tersi onlar kendi baskıcı, faşist devletlerini kurabilmek için kendilerine demokrasi istiyorlar .. Devletin hiçbir kuralı ve temel yasaları olmasın, çoğunluk ellerinde diye istedikleri yaşamı tarzını dayatmaları önündeki engeller kaldırılsın diye demokrasi istiyorlar .. Demokrasiden anladıkları bu.. Yoksa devletin tüm kademelerindeki örgütlenmeleri,herkese karşı olduklarının göstergesidir.. Ayrıca demokrasi diye bağıranların dünyadaki dostları da bellidir.. Nerde dünyada azılı demokrasi düşmanı varsa, halk düşmanı varsa bunların dostudur.. Demokratik talepleri anlamayan, talep etmeyen bu toplum için de, bunların talepleri de, istekleri de, yürüttükleri eylemleri de gayet doğal karşılanmaktadır.. Demokrasi denilen nane çoğunluğun istediğini yapması olarak algılandığı sürece de gider bu iş .. Demokrasi diye diye dikta kuruluyor şu an ülkemizde.. Kurulduğu anda adı belli zaten demokratik muz cumhuriyeti.. Yakındır ..


  11. #71
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIM-4-

    Kuru – Bu açılım hastirin oldu galiba..

    Avcı – Bu kadar kısa sürede her dediğin oldu .. Falcılara mı gittin be İzci?

    İzci – Falcıya gerek olmadı hiç ileriyi görmek için.. Bu gün yapılan yarını oluşturuyor.. Yarın dediğin bu gün yaptıklarının sonucu değil mi? Kader diye yutturulan, yarın neler getirecek bakalım denilen gizem, aslında yutturmaca.. Sorumluluğu bilinmeyen üzerine atmak değil mi?
    Neyse benim bildiklerim şunlardı;
    -Bunlar en iyi Türk..
    -Bunlar en iyi Kürt..
    -Bunlar en iyi Dünya vatandaşı..
    -Bunlar en iyi Hümanist..
    -Bunlar en iyi Müslüman..
    -Bunlar en iyi Laik..
    -Bunlar en iyi Demokrat..
    -Bunlar en iyi Halk..
    -Bunlar en iyi patron..
    -Bunlar en iyi İşçi..
    -Bunlar en iyi Hukukçu..
    -Bunlar en iyi Polis..
    -Bunlar en iyi Asker..
    -Bunlar en iyi Maliyeci..
    - Bunlar en iyi Her şey..

    Anlıyacağın her şeyle savaşıyor bunlar.. ‘’En iyilerinin’’ yerleşmesi için bunu yapmak zorundalar.. O yüzdende şeytanla bile işbirliği yapıyorlar bu savaşı kazanmak için.. Bu gün bi şey için biriyle, ertesi gün bi şey için ötekiyle.. Daha ertesi gün daha başkasıyla.. Sürekli savaş halindeler.. Aslında kendileriyle savaşları.. Günün birinde her kes anlayacak ve herkesin tek düşmanı olacaklar.. Bunu biliyorlar.. Telaşları bundan.. Büyük zaferlerini bir an önce kazanmak istiyorlar.. Düşmanlarını toptan yok etmek istiyorlar.. Yani herkesi..

    Sulu – Sadece bir şey olsalar oysa..

    İzci – Evet sadece Demokrat olsalar yetecek oysa..

  12. #72
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    AÇILIM-5-

    İzci – Duydunuz mu Manisa’da Roman açılımı başladı(!).. Yerel yönetim, halk ve yetkili merciler çağdaş açılımın nasıl olması gerektiğini anlatıverdiler.. Bu olayda tehcir tarihimize kapak olmuştur şimdilik.. Şimdi tehcire uğrayan romanlarımız için aşevleri kurulmuş.. Yakında deprem evleri gibi prefabrikler kurulur.. Eeeee zaten ellerinden biz gönüllü gidiyoruz diye belgelerde alınmış..
    Geriye ne kaldı? Tarihimize başardığımız bir tehcir olayı daha eklendi… Nede olsa eğitimliyiz bu konularda..

    Demokrasi diye tek tip insan tipini hedef alan, tek tip düşünceyi kutsayan ve çoğunluğun yaptığını makul gören kafalar için normal bir sonuç.. Hatta kutlanması gereken bir başarı bu.. Devlet romanların evleri başlarına yıkılırken seyretmiştir çoğunluk adına, demokrasi adına ..Ancak onlara kızılaydan yemek vermeye başlamıştır insanlık adına.. Yaşasın Roman açılımı..

    Hey bakın açılım yazılarının başladığı tarihe.. O kadar hızlı akıyor ki açılımlara yetişemiyoruz.. Hepsi demokrasi adına buların.. Bunların demokrasi anlayışı ise faşist ideolojilere taş çıkartır.. Asimile kaygısı bile yok.. Tek derdi yok etmek..
    Bunlara göre Çingene çaldırtılır, Kürde oynattırlır Türke baktırılır..

  13. #73
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Açılım-6-

    İzci – Tek bir kurşuna kaldı her şey .. Tek bir mermi sıkılsa, savaşın adı tam olacak.. Adı konulmamış bir iç savaş bu… Taraflar belli.. Ancak milyonları taraf seçmeye zorlayan bir süreç yaşıyoruz..
    Tek bir kurşuna kaldı her şey..
    Umarım o kılıçlar kınına kansız girer...




Sayfa 5 / 5 İlkİlk 12345