Sayfa 5 / 5 İlkİlk 12345
Toplam 65 mesajın 61-65 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    eren_27 Avatarı

    Gerçek Adı
    Nihat AKARDENİZ
    Üyelik Tarihi
    03.09-2009
    Son Giriş
    26.06-2012
    Saat
    15:27
    Yaşadığı Yer
    Mersin/Silifke
    Mesaj
    254
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    yüreğine sağlık allah klavyene zeval vermesin kardeşim . . .

  2. #62
    Üye
    vakti_leyl Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.09-2009
    Son Giriş
    11.12-2009
    Saat
    13:54
    Mesaj
    244
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Seninde okuyan gözlerin sağlık...

  3. #63
    Üye
    NURGÜLFERİCAN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.07-2009
    Son Giriş
    24.02-2014
    Saat
    11:01
    Yaşadığı Yer
    Aydın/Kuşadası
    Mesaj
    492
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kalbine sağlık okurken içtenlik sanki yaşanmışçasına yansıyor okuyana

  4. #64
    Üye
    vakti_leyl Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.09-2009
    Son Giriş
    11.12-2009
    Saat
    13:54
    Mesaj
    244
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Teşekkür ederim ...
    O zaman ne mutlu bana...

  5. #65
    Üye
    vakti_leyl Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.09-2009
    Son Giriş
    11.12-2009
    Saat
    13:54
    Mesaj
    244
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    GÜNE DALIŞ



    Gün yitik, gün bitik…
    Asırları andıran sayfalar silik…
    Yalana odaklanmış her şey; bu bir kahpelik…
    Kırmızı rujum tercüman şimdi bana.
    İnandım artık, ruhunu bir menzilde
    Satmış bu kahpe dünya…
    Gidiyorum!

    Dar bir sokak; başı sonu belli olmayan… Kadifemsi sesli çocukların çığlıkları ve ayaklarını yerden kesen türden koşuşturmaları; ne kadar mutlu ve umutlular şimdi… Hayattan ne çok beklentileri var değil mi, hatta yüreklerinden büyük hayalleri... Keşke hep küçük kalsaydım; büyüdükçe küçüldü hayallerim, aralandı gözlerimin perdeleri… Gördükçe gerçekleri tiksindim; hayattan, insanlardan bir bir…

    Yıldızlar her gece intihara kalkışıyorlar asarak kendilerini gökyüzüne… Ne acı değil mi? Oysa biz hep tebessümle bakıyoruz ölümlerine, sonra bir çapul bağlayarak kenarına, dilekler diliyoruz ve kayıp gitmeleri için dualar ediyoruz… Aslında biliyoruz kaydıklarında öleceklerini, ona rağmen kılımızı kıpırdatmadan dikiyoruz gözlerimizi ve bekliyoruz “ ha kaydı, ha kayacak” diyerek…

    Çalıntı hayatları benimsiyoruz, hatta bizim hayatımız gibi kalıbımıza uydurmaya çalışıyoruz. Ya bir beden büyük geliyor ya da küçük; fark etmiyor, biz ustalığımızı orda da gösteriyoruz. Hayat o kadar çok şey alıyor ki bizden; ne olduğumuz gibi görünebiliyoruz, ne de göründüğümüz gibi olabiliyoruz artık…

    Üstelik bizden olmayan yaşamları seçiyoruz… Bazen zengin oluyoruz; cebimizde beş liranın hesabını yaparken gizliden gizliye… Kime neyin cakasını atıyoruz? Bazen de fakir oluyoruz; timsah gözyaşları akıtırken yardım dileniyoruz cüzdanımız paradan kapanmazken… Hak, hukuku hiç mi bilmiyoruz?

    Bakıyorum da şöyle bir hayata; yosma gelin, pezevenk çırak, muhtarlıktan nasibini almış meraklı bakkal, kapkaççılar, kumarcılar, esrarcılar ne kadar da masum geliyorlar şimdi bana… Gün geçtikçe tazeleniyor ve yerlerini daha kötüleri alıyor. Buna karşılık tek yaptığımız şey; ağlanacak halimize gülmek oluyor.

    Yine hayattan alıyorum hıncımı, hayata bağlıyorum tüm olumsuzlukları; oysa biliyorum bunların bizden kaynaklandığını… Biliyorum da, insanlığa yakıştıramadığımdan hayata çamur atmakla yetiniyorum; hayıflanırken kendime…

    Bunaldım, tek gerçeğim kadim dostum ve sevgilim…
    Asfaltlara ilişen ayak izleri seyir ediyor gözlerimde, özledim sevdiğimi özledim işte…

    Buram buram kokan demli çayımla ve tembelliğinden bir türlü izmarite dönüşemeyen sigaramla sesleniyorum sevdiğime; “ Tek gerçeğim, özledim seni…”

    Huriye ÖZDEMİR
    01.11.2009 / Pazar
    02: 18




Sayfa 5 / 5 İlkİlk 12345