Toplam 3 mesajın 1-3 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    rivacaprio Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.09-2006
    Son Giriş
    18.11-2017
    Saat
    11:03
    Yaşadığı Yer
    meçhul
    Mesaj
    92
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Yaşam koşuyor ben koşuyorum tabi ki yetişebildiğim kadar, bir kaybolmuşluk hissi sarmaya başlamıştı sanki etrafımı. Nereye kadar koşacağım, en son ne zaman kendimle baş başa kaldım bilemiyorum. Benzer bir çarkın dişlileri arasına takılmış gidiyorum bazen bir sabah uyandığımda bu kentteki insanların topluca başka şehirlere taşındığını giderken beni unuttuklarını hayal ederdim. Kimse yoktur sadece binalar yollar ve insanlığın henüz dokunamadığı doğa kalıntıları. Gerçek olsa bunlar belki de yaşamın peşinde koşmanın anlamı olmazdı o zaman. Demek ki birbirimiz için koşuyoruz sevdiklerimiz için koşuyoruz. Hiç kimse tek başına bir anlam taşımıyor, her şey bütün içinde bir anlam kazanıyor sevdiklerimize ulaşmak için onların yanında kendimiz olabilmek için koşuyoruz. Ama sevdiklerimizle beraber bir yaşamın içindeyken de hep bir şeylerden korkuyoruz görenden duyandan korkuyoruz sevenden korkuyoruz aşktan korkuyoruz nedenini niçinini bilemeden. Biliyorum aşk sadece ayağını yerden kesmiyor yüreğini havalara sıçratmıyor aynı zamanda üzüntüsü kuruntusu kıskançlığı da barındırıyor sahip olma sahip olunma böyle bakınca cazip bir şey gibi gelmiyor olabilir ama insan korkmamalı aşktan ve başına ne gelirse gelsin korkmamalı. Ben bu korku dünyasında sadece birinin gözbebeğinde yitip gitmeyi omzunda sıcacık bir yuva olmayı ellerimin elleri arasında kavrulmasını istiyorum özlüyorum. Özlemek istemek bu yüreğimin çığlıkları ben ona uymaya çalışıyorum hep o nedenle görmüyorum duymuyorum hiçbir şeyi özlediğim sevgiliyi benle buluşturmaya çalışıyorum harflerimle. Uzaklarda bir gün bir anda sanki yüreğimdeki kuşlar beni terk etmişti sanki çiçekler bana hep arkasını dönmüştü sonra bir şeyler oldu sanki yaşam yeniden yazıldı birden yağmur yağdı kurak damarlarıma çiçek açtı bedenimle değdiğim mekanlarda yaşamdan gittiğimi sandığım anlarda yine yeniden bir gayret görüyorum yaşamın kendisinde hala benim elimi tutan bir melek var sanki bir yerlerde yaşamın peşinde koşmak bir anlam kazanıyor benim yüreğimde en azından ben öyle olmasını istiyorum.

    umarım herkes yaşamın hayatın peşinden koşar ve yaptığı koşu yüreğinde de bir anlam kazanır.
    sevgiler herkese

    ----------

    Dün gece yine ay o kadar aydınlıktı ki sormayın gitsin. Ay inadına o kadar parlaklığıyla ışık saçarken benim içimde de alabildiğine bir karanlık hakimdi. Belki açılır ferahlarım diye bir bardak çay alarak pencerenin önüne oturdum gökyüzüne diktim gözlerimi kayan yıldızları seyrettim. Ama nafile yıldızlar kayarken de benim gözümde eski hatıralar daha doğrusu eskitemediğim anılar kaydı durdu. Belkide bilinçli yapıyordum hatıralar hiç eskimesin istiyordum. Ben aslında yalnızlığı seven biriyimdir ama bilmiyorum şimdi yalnız kalmaktan o kadar çok mu sıkılıyorum bunu da bilmiyorum ki açıkçası bunu da anlayabilmiş değilim. Belkide benim yalnızlığımı alan zor zamanlarda yanımda olan hayatımdaki en büyük parçanın eksikliğini hissediyorum .

    Hayatın peşinden koşarken ne kadar da boş ve anlamsız bir koşu yaptığımı dün bir kez daha anladım. Benim 30 lu yaşlara kadar pek tatmadığım ve bu yaşlarda tadını alıp da değerini bilemediğim hayatımı tıka basa dolduran yüzümü güldüren yüreğime heyecan veren yaşama hevesimi güçlendiren en büyük parçayı kaybetmenin hüznünü yaşıyorum belkide. İnsan eline geçirdiği hazinenin değerini maalesef kaybedince anlıyor.
    İnsan kendini ne kadar tanıdığını zannedip kişisel konularda emin olsa da, bir anda kendini hiç tanıyamadığı da ortaya çıkıveriyor benim gibi. İnsan kendi dünyasından bakarmış ağlayan yaşama koşan umutlara gülen suratlara kendi mantığı huyları ve davranışlarıyla sorgularmış hep. Hani uzun gelen geceler kısa süren sevinçler sonrası ben olsam diye başlayan laflarla ister istemez sınıflandırma yapar ya yanlış olduğunu bile bile işte o anları ben de yaşıyorum. Gerçek hayat yeterince yorucu zaten etrafıma bir bakıyorum ne kadar çok var benden. İstemediği hayata mahkum olmuş hayaller içerisinde geçiştir ilmiş zamanları yaşayan. Bugün hayaller avutmuyor beni. Aslında bugünlerde başka bir hasretim var içimde sakladığım beni dışarı çağırıp hesaplaşmaya. Biriktim doldum yağmur yüklü buluta döndüm ama içimdekileri yazmak için aheste akan bir zaman içindeyim.

    Halbuki ben olduğu gibi yaşayan yaşadıklarını kafasına ve mantığına uydurabilen biriyim ruhum rahatsız etmez beni hiçbir zaman çünkü kendime sorduğum sorulara verdiğim yanıtların beni ikna etmesi için yeterince nedenim var. Kabullenirim yaşadığım güzel ya da kötü şeyleri keşkelerim çok olmaz böylece iddialı değilim hayatta hep önde olayım diye bir çabam da olmadı.

    Her ne kadar yalnızlıktan şikayet ediyor olsam da gözlerden uzak bir köşede yalnız kalmalıyım sözcüklerle yaptığım yolculuğu ayaklarım yapamıyor hayallerimde dokunduğuma ellerim dokunamıyor ama olsun ben yinede sevgiye yürümek istiyorum.

    ----------

    Her hayat bir soruysa eğer benim sorularımı kim çözecek huh - [rivacaprio ] Yaşamın Peşinden Koşmak

    1-İyi kötü insanlar diye bir şey varsa iyiler neden mutsuzda kötüler mutlu o zaman ?

    2-Kimsenin kimseye ihtiyacı yoksa dostlar neden varlar ?

    3-Herkes hak ettiğini yaşıyorsa bu hayatta iyi insanlar değerini değersizler yüzünden neden düşürür?

    4-Allah gözleri görmek için yaratmışsa eğer O gözler bir HİÇ uğruna neden ağlar ?

    5-Sevgililer hayatındaki boşluğu doldurmak için mutlu olmak için Aşk için varsa ... Mutlu başlangıçlar neden kötü sonla biter ?

    6-Allah bizi sınav için gönderdiyse bunu unutup her zorlukta güçlükte neden isyan edilir ?

    7-Dört dörtlük Kimse yoksa ve bunu biliyorsak neden insanların iyi yönlerini değil de kötü yönlerini görürüz ?

    8-Hata yapmadan doğrular öğrenilmezse O zaman neden hataların bedelini uzun yıllar çekeriz ?

    9-Aşkın yaşı zamanı yeri yoksa her şeyin yeri zamanı vardır lafı kime dir ?

    10-Beni kimse anlamıyor diyenler aslında onun kimsenin anlamasını istemediği için mi söylerler ?

    11-Zor olan güzelse eğer Onu başarmak için yıpranmak mı lazım ?

    12-Gül dalında güzelse sevgili tarafından koparılmış ve iki gün sonra solacak bir gül neden sevgiliye verirlir ?

    13-Kimse için üzülmeye değmezse söyleyende değersiz olmaz mı ?

    14-Her hayatın bir dönüm noktası varsa eğer ben dönüm noktamda başkasını döndürsem nasıl olur ?

    15-Sizce sadece çizgi film kahramanlarının mı maskesi olur? İyi gibi görünüp maske takan aldatan insanlar yok mudur ?

    16-Dengesiz insanlar özür dilerim lafını ağzında sakız gibi kullanıyorsa ne anlamı olabilir o iki kelimenin ?

    17-Peki çeşmeler kesilse sizce zaman su gibi akmaz mı ?

    18-Hayat ve zaman aynı cümlede olabiliyorsa hayatı ciddiye alan ve dalgaya alan insanlar neden yan yana duramaz ?



    Veee aklıma Gelmeyen yüzlerce soru. Bu sorularıma cevaplayabilecek bir insan varsa lütfen yazsın bende sorulardan ve sorunlarımdan çıkış yolunu bulabileyim.



    herkese sevgiler

  2. #2
    Üye
    Emel Avatarı

    Gerçek Adı
    Umut hic bitmesin...
    Üyelik Tarihi
    31.05-2009
    Son Giriş
    17.10-2010
    Saat
    22:21
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.190
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok ama çok güzel bir yazı.Paylaşımınız için teşekkür ederim.

  3. #3
    Üye
    rivacaprio Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.09-2006
    Son Giriş
    18.11-2017
    Saat
    11:03
    Yaşadığı Yer
    meçhul
    Mesaj
    92
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bana göre insanlar iki ayrı dünyayı bir anda yaşıyor. Biri görünen dünya diğeri de görünmeyen bir dünya. Görünen dünya da insanların maddiyatları ve bitmek tükenmek bilmeyen istekleri vardır. Görünmeyen dünyalarında ise saflık temizlik sevgi ve aşkla bezenmiş bir dünya.

    Görünen dünyalarına kişiler çıkarlarını gelecek kaygılarını günü kurtarma telaşlarını sebepsiz kavgalarını dedikodularını sokuyorlar. Keşke görünmeyen dünyalarına sokmasalar ama bunu ben dahil kimse başaramıyor sanırım ve görünmeyen o temiz dünyalarını da çıkar kavgaları ve olur olmaz amaçları uğruna kirletiyorlar.

    İnsanlar yüreğinden gelen sese, ellerinden hissettiği titreşime ve gözlerinden gördüğü güzelliğin sahibine duygularını oturtamayınca, tutarsız davranışlara yöneliyor, sevdiğini bile üzüyor, kırıyor sonra pişman olsa da iş işten geçiyor yok ettiği aslında bir daha bulamayacağı dostluk oluyor. Ama severken sevildiğini bilmek hissetmek bambaşka bir şey. Yüreğinizde o çarpmayı hissettiğinizde hayatınızda ilk kez kalbinizin vücuda kan pompalamak haricinde başka işe de yaradığını öğreniyorsunuz. Bir perdenin ardına saklanmış gibi görünse de görünen gözler, karanlık bir tünelin diğer ucundan sesleniyor gibi de olsa duyulan sesler, insanı hala güzel şeylerin var olduğuna inandırıyor.

    Peki neden hüzün, neden karamsarlık, nedir bu tartışmalar, nedir birbirimize tahammülsüzlük. Nedir bu insanların kayıtsızlığı ve sevgisizliği. Bu durum da iken kendimi, kendi kurduğum duygularımın sokaklarında kayboluyor gibi hissediyorum bazen yönümü bulamadığımda oluyor. Pusulası kırılmış gemi gibi okyanusta yalnız ve çaresiz durumda kalıyorum. Bu anlar aslında insanların birbirine olan sevgisine ihanet değil, sevgilerine ulaşamama korkusundan kaynaklanıyor bence.

    Bu denli güçlü duygular ile bezenmiş olan hayat çizgisi beni düşündürmüyor da değil aslında. Peki hep yüzümüzde görünen hüzün mü olacak. Her doğan gün sıradan bir günün devamı mı olacak. Eğer böyle olacaksa duygularımız yeni doğan bir bebeğin yaşama ısrarı gibi, küçük bir çocuğun sevinci gibi, bir ağacın kapalı mekanlarda güneş ışığına ulaşma gayreti gibiyse bu durumda ne olacak. Yine yanıldık deyip de geçiştirecek miyiz.

    Öğrenme sürecinin bir türlü sona ermediği bu hayatta ben özlemleri de, sevdiklerimle birlikte özlemeyi de sevmeyi de öğreniyorum. Özlemle sevginin birbirine paralel koşusunu izleyip duruyorum.

    Ben yaşadıkça duygularımı yeniden keşfediyorum, sevgimi hüznümü yazınca aşkın mutluluğunu keşfediyorum, bir şekilde edebiyatı keşfediyorum, güneşin her gözümü kırpıştırmasında, yağmurun her damlasında hayata dair aşka sevgiye dair yeni bir şeyler keşfediyorum.

    YÜREĞİNİZDEN SEVGİ ve MUHABBET EKSİK OLMASIN......

    ----------

    CANIM ANNEM


    Yaşamak için çaba vermekten o kadar yoruldum ki annem ne yapacağımı bilemez oldum. Bir yandan senin yokluğun bir yandan özlemlerim. Karma karışık duygular sardı bedenimi de ruhumu da. Artık Benim için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile bilemiyorum.

    Anne inan seni çok özledim. Kaç yıl oldu senden ayrılalı. Koca koca tam 27 yılı doldurduk biliyor musun. Hiçbir şey beni mutlu etmiyor hiçbir şey senin sevginin yerine geçemiyor biliyor musun. İçimden öyle bir haykırmak geliyor ki anne sorma gitsin. Sana şöyle biraz daha doya doya sarılabilseydim koynunda biraz daha fazla uyuyabilseydim. Ama olmadı işte olamadı.

    Bu aralar sana sık sık gelemediğimi de biliyorum. Belki de ihmal ettiğimi sanıyor üzülüyorsun. Haklısında aslında ama anne ben hiç kolay şeyler de yaşamıyorum ki. Biliyorsun sende o illetten kurtulmaya çalışıyorum Her şeye tek başına yetişmek zorundayım, her şeye tek başına göğüs germek zorundayım. Ama bil ki anne en çok huzur bulduğum yer senin yanın ve bana çok acı da gelse en çok haz aldığım şey buz gibi mezar taşına sarılarak sana içimdekileri anlatmak seninle paylaşmak. Hep ben anlatıyorum sana gelipte. Sen nedendir bilmiyorum ama son zamanlarda gelmez oldun. Oralar nasıldır bilmiyorum elbette beklide gelmek istiyorsundur sende gelemiyorsundur. Ama sen de arada da olsa uykumda gelsen saçımı okşasan kuzum desen. Herkesten fazla sen anlarsın beni annem. Canım annem .İhtiyacım var napim senden başka gelen soran mı var ki naptın ne ettin diyen mi var ki. Bilmiyorum belki de bu durumu kendim bu hale getirdim. Ama ben bana gelen hiç kimseye git demedim ki be anne. Ama olsun be anne bana seninle az da olsa yaşadığım anların hayali de yetiyor.

    Biliyorum anneciğim sende kısacık hayatın boyunca hep acılar çektin.O acıları buraya yazarak içimdeki yarayı hepten kanatmakta istemiyorum. Çünkü kanayan yarama merhem olacak kimsemde yok ki be annem.

    Hayallerimiz vardı ya anne hani bana sürekli der dururdun. Oğlum okuyacak okulunu bitirecek beni de yanına alacak beraber kalacağız, ben çalışacaktım sen de bana bakacaktın. Sonra güzel bir kız bulup everecektin. Çocuklarımın adını sen koyacaktın. Onlara da bana baktığın gibi sen bakacaktın. İşte anneciğim ben okulu bitirdim. İşime de başladım. Ama diğer dediklerini de yapamadım be annem. Ne sana bakabildim ne evlenip çocuklarıma adını verebildim. Olmadı işte Belki de sen olmayınca bir şeyler eksik kaldı ondan olmadı. Ama olsun be annem hayırlısı böyledir belki. Sen yine de üzülme emi anne ben böyle de mutluyum sadece çok özlüyorum o kadar. Umuyorum ki sende orada mutlusun huzurlusundur.

    Yine her memlekete gelişimde ilk sana geleceğim söz. Allah emanet ol anneciğim.

    Mekanın cennet olsun canım annem.