Sayfa 1 / 7 12345 ... SonSon
Toplam 96 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    GURBETE DÜŞMÜŞ YABANCI

    Felsefeci, kendi ülkesinde gurbete düşmüş yabancıdır diyordu Farabi.

    Günlük yaşamın içindeyim. Her şey bir devinim içinde… Zaman ilerliyor… Tik… tak… Zaman süreksiz mi? Bölünemez mi? Bölüyoruz ama… Belleğimde düşünceler… Kopuk kopuk… Çevremde dedikodular… Dizi filmlere kendini kaptıranlar… Magazin ve kadın programlarının hastası olanlar… Futbolla yatıp futbolla kalkanlar… Söylenmiş her sözün karşıt anlamı olabileceğini bilmeyenler… Dalkavuklar… Yalnızca olgusal bilinçte yaşayanlar… Bilip bilmeden konuşanlar… Bir tek kendinin doğruyu bildiğini iddia edenler…

    Uzaktan bir yabancı gibi izliyorum. Fizik gereksinmelerinden, kendi bedeninin tutsaklığından kurtulamayan prangalı köleler gibi geliyorlar bana.
    Sistem bireyi her anlamda kuşatıyor.
    Sistem tüm çalışanların çalışmadıkları zamanları şiddetli bir mücadele ile kendi içine haps ediyor. Tüm iletişim araçlarıyla… bilimiyle… sanatıyla… internetiyle…
    Sonra da, bu zamanda insanın peşinden koşacağı, insanı insanlıktan çıkaran, insanı meta düzeyine düşüren “değer”ler üretiliyor. Böylece insan, alışveriş yaparken, gülerken, film izlerken, roman okurken, internette tartışırken kendi insanını yeniden yeniden üretiyor.
    Sorgulamayan, düşünmeyen, düşüncelerine dayanak oluşturmadan konuşan bireyler ortaya çıkıyor.
    İnsan… İnsana ne oldu? Ona ne yaptılar? Tüm kuramlar, tüm öğretiler hep onun ters giden alınyazısını düzeltmek için değil miydi? Onu geliştirmek, onu yetiştirmek, rahat ve huzura kavuşturmak için değil miydi? Ama ortada insan yok. İnsan bu basitliğin önünde diz mi çökecek? Yoksa insana giden yolu mu bulacak?

    O insana nasıl ulaşacağım? Tüm derdim bu. Ya erdemli, güzel bir ilişkinin içinde olacağım? Ama kiminle… Ya da onlardan uzak duracağım. İşte çıkmaz bir sokak… İyiyi, güzeli, erdemi sürekli kılamıyorum. Çünkü, birşeyi bilmek yetmiyor. Uygulayamadıktan sonra… Sorun, her saniye, her an erdemli davranmak… İki saniye erdemli kalıp on dakika boş konuşmanın, bayağılığın içinde mi yüzeceğim? Bunun ayrımına vardığımda ya da sıradanlığa doğru kaydığımda alabildiğine yalnızlaşıyorum. Ağzımı bıçak açmıyor. Suskunum.

    Benim dışımda o ne mi söylüyor. O böyle gelmiş böyle gider diyor. O başkaları gibi ol diyor. O felsefeyle, sanatla ilgilenme diyor. O neden her şeyde bir dayanak arıyorsun diyor. O politikada her gelenin aynı olduğunu söylüyor. O insanın bencil olduğunu söylüyor. O geyik yapıyor. O her espriye gülüyor. Senden de tüm bunlara ortak olmanı söylüyor.

    İçim daralıyor. Bir çağlayan olup gürül gürül akmak istiyorum. Onların rüzgarına kapılacağıma onları sıradanlaştıran havadan uzaklaşmak istiyorum. Böyle anlarımda iyice yalnızlaşıyorum. Çelişkinin ağırlığını yaşıyorum. Entelektüel yalnızlık dedikleri bu olsa gerek. Bilginin denizinde kaybolmak, sarhoş olmak istiyorum. Ama kiminle? İnsanlarla tabii ki… Oysa insanlar bu noktanın çok gerisinde. Ne yapmalıyım? Onlara yaklaşıp kendime çekmeye çalışsam itici oluyorum. Suçlanıyorum. Onlara karışıp aynı potada erisem bu kez yok oluyorum. Geriye tek seçeneğim kalıyor. Yalnızlığım. Kulağıma Aragon fısıldıyor.

    Yalnız kadın (adam) bir merdiven.
    Bir yere götürmez insanları.
    Ve sarayların tüm kapıları
    Farksızdır ona zulümden.

    Neruda araya giriyor.

    Duyan var mı? Öldürücü bir arabanın vicdan azabını?

    6 Mayıs 2009

  2. #2
    Askıda Üyelik
    juliet35 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.10-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    1.272
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    9

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Monalisa,
    kalemine, yüreğine, düşüncelerine sağlık...

  3. #3
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:23
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aragon, "yalnız insan merdivendir hiç bir yere ulaşmayan" der, ama o merdivenle siz kendinize ulaştınız yetmez mi?

    Kendin varoluşunuzu gerçekleştirebildikten sonra varsın yalnız kalın...Bu dünyada bir tek doğruyu söyleyen siz kalsanız da insanlar siz doğruyu söylüyorsunuz diye sizi taşlasalar da yaksa da siz yine de doğruyu söyleyin...Karanlıklar aydınlığa ancak böyle çıkar...Bunu siz herkesten daha iyi biliyorsunuz...

  4. #4
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Toplumsallığın dışında kalarak yaşamanın bir anlamı var mı Sehribanu? Evet, şunu da öğrenmeye çalışıyorum. Kendi kendine yetmeyi...

  5. #5
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:23
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Entellektüel yalnızlığının kapılarını araladığınıza göre,toplumsallığın dışında kalarak da yaşayabilirsiniz...Kendini varoluşunu gerçekleştiren insanlar yalnızdır zaten...Toplum içinde onlarla uyum içinde yaşamak sizin için çok kolay olmaz,çünkü o zaman siz tükenirsiniz...Ben de çok negativist oldum yaf
    Vardır bir yolu mutlaka,monalisa....

  6. #6
    Üye
    hodbin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.03-2006
    Son Giriş
    31.07-2017
    Saat
    10:04
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli/Gölcük
    Mesaj
    281
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1
    Blog Mesajları
    66

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Doğuda tevazu, bir erdemken batıda değil sanırım.

  7. #7
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SU DAMLASI


    Bugün yüreğim yangın yeri gibi…

    Bugün yüreğim yelken açmak ister enginlere…

    Bugün yüreğim kendi kendine dertleşmek ister olabildiğince…

    Bir su damlası olup toprağa düşmek…

    Yeşertmek her büyüyen tohumu…

    Özgürlüğe koşarak solucanları delik deşik etmek…

    Sana seslenirim ey dilsiz insan!

    Karanlığıma mı haps ettiler seni!

    Ne o ?

    Sessiz çığlıkların kaldırımlarda mı can çekişir!

    Tutsak etme! Son çığlığını…

    Hadi ! Sen de gel ! Çaresiz bir su damlası olma!

    Düş toprağa!

    Bak! Yağmurun sesine kulak ver!

    Yutma özgürlüğünü!

    Ellerin nerede?

    Ayakların!

    Omurgasız bir yaratığa mı çevirdiler seni!

    Unutma! Efendiler!

    Baş ezmez…

    Kuyruğa basar sadece…

    Baş susturulmuş…

    Baş sağır…

    Baş kör…

    Ah! Yüreğim!

    Yaralarım acır içimde…

    Adalet, özgürlük, demokrasiyi…

    Bağırlarına basıyorlar bir ana gibi!

    Bir ana ! Çocuklarını katleder mi?

    Soruyorum sana!

    Uyanmalı! Düşmeli yollara…

    Uyuşan belleğim!

    Biliyorum ! Kimse silemez düşünceleri!

    Çünkü var olan!

    Nesneyle bütünleşendir.

    Elveda diyemem…

    Bir su damlasıyım ben…

    Her yaraya…

    Bir ağaç dikmesini bilirim ben!

  8. #8
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HÜZÜN

    Ölümle yaşamın buluştuğu yerde
    Uçuşur belleğimde hüzün
    Gözlerim tutuşur
    Gün battı
    Akşam oluyor
    İçimde gümüş rengi bir sis
    Karanlıklarda beyazı arıyorum

  9. #9
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Yaraya dikilen ağacın" meyvesi tatlı olur mu dersin Monalisa? Kaleminizi çok seviyorum...

  10. #10
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Önce alan temizliği yapıyorum Mezo:)) İçimde yeşeriyor tomurcuk... İnsan acılarını sindirirse baldan tatlıdır direnmek...

  11. #11
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİZ ARKADAŞTIK


    Biz arkadaştık...

    Geceyi sarıp kollarımıza yürüdük karanlığın üstüne…

    Her adımda koptuk birbirimizden…

    Her adımda bağlandık…

    Biz arkadaştık ve yıldızlara aşıktık…

    Başka düşüncelerimiz başka düşlerimiz vardı başka umutlarımız başka aşklarımız …

    Yıldızlar bize sırdaştı.

    Biz yıldızlara açmıştık düşüncelerimizi …

    Her adımda koptuk düşlerimizden…

    Her adımda umudu bulduk...

    Gözlerimizdeki korku geceden değildi…

    Geceden değildi bu kaçış…

    Biz geceyle yaşadık…

    Elerimiz geceyi tuttu…

    Umutla sabahı bekledik.

    Aydınlıkla ısıttık yüreğimizi…

    Biz arkadaştık...

    Küs değildik ama sözcükler yetmedi duygularımızı anlatmaya…

    Sessizlik gece kadar keskindi…

    Mutluluğun kol gezdiği evlerden sokağa sıçrayan ışıklar arasında dalgalanan bir yıldız göz kırptı düşlerimize...

    Biz arkadaştık…

    Birbirimizin orada olduğunu bilmek yetti bize….

    Tuttuk ikimizde yıldızlarla soluğumuzu…

    Anılarımıza daldık…

    Yolu unuttuk saymadık giderken adımlarımızı..

    Gittiğimiz yoldan dönmeyecek gibi gittik sanki geri gelmeyecek gibi gittik…

    Korkularımız kesmedi önümüzü.

    Öylece ellerimiz cebimizde…

    Dudaklarımızda ayrı şarkılar bir kalp bir yürekle yürüdük…

    Farklı şeyler yaşadık ama aynı şeye üzüldük…

    Aşktı gözlerimizdeki yaş…

    Ayrılıktı esen rüzgar…

    Özlemdi atan kalp….

    Tanıdıktı sokak ışıkları arkadaştı, akrabaydı…

    Biz arkadaştık…

    Aynı şeyleri yaşadık…

    Yaşatanlar farklıydı

    Uzam farklıydı

    Zaman farklıydı…

    İsimler aynıydı…

    Aşktı, ayrılıktı, acıydı…

    Kopmuştuk sevdiklerimizden…

    Birbirimize yaslandık…

    Farklı insanlar için aynı gözyaşıydı yüreğimize akıttığımız…

    Gecenin kör karanlığı kadar keskindi sessizlik…

    Konuşacak ne vardı

    Ne söyleyebilirdi şarkılar herkesin yaşadığını biz de yaşadık yüreğimizin aldığı kadar…

  12. #12
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YALNIZLIK

    Yalnızlığım kelebek olur
    Uçar geceleri bağrıma
    Bir bulutun gölgesi
    Düşer alnıma

    Başı boş rüzgarlar
    Sarhoş kederlerim
    Savaşır durur
    Ruhumun meydanında

    Gece yıldızlara gebeyken
    Kırılgan yağmurlar yağar tenime
    Ben istiridye kabuğumda
    Bakarım dururum yalnızlığıma.

    Gecenin karanlığı sokulur yanıma
    Samanyolu ağlasa da hıçkırıklarla
    Bilirim acılar büyütür insanı
    Ben alırım yalnızlığı koynuma

    Sığınırım kör ışıkların altına
    Şiirler içerim, şiirler dikerim
    Gem vururken hayallerime
    Pay ederim yalnızlıkları duvarlara

  13. #13
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HÜZÜNLERİ İÇİNE ÇEKMELİ

    Anka kuşu olmak… Yollara düşüp kendine yenilmek midir? Yoksa kendi tüyünün bir parçasına tutunup kovalamak mıdır kendini? O yollarda kimsesizliği görüp aynada yüzünün parçalandığını mı görmektir? Yoksa her varış bir kaçış mıdır? Gökler bile pusuda beklerken içindeki umudu harmanlamak mıdır?

    Anka kuşu olmak… Varlığının en yüce aşamasının kendin olabileceğini bilmek ve ardına bakmadan, yorulmadan, çekinceli gülüşler bırakmamak yarınlara belki… Bedeli yalnızlıklarda olsa savrulmamak belki… Yine kendi kendine tutunmak… Örselense de duyguların varmak sevginin bereketli tarlalarına… Çünkü kendini keşfetmek insanı keşfetmektir bana göre… Heyhat! Rüzgar esiyor yaban ellerde! Kolay mı öyle nirvanaya çıkmak!

    Üzüntü, hüzün, doyumsuzluk, tedirginlik, sürtüşme ve değişim… Neden yanılgılarımızı kabul etmek bu kadar zor! Sevdiğimiz, istediğimiz şeyleri elde edememek… Sevmediğimiz, istemediğimiz şeylerden kaçamamak… Neyi istiyoruz biz? Acı olmayan, gözyaşı dökmeyeceğimiz bir yaşam mı? Oysa dünkü ben şimdiki ben değilim. Şimdi bile şimdi dediğim anda geçmiş oldu. Yaşamda diyalektiğin kendisi varsa, üzüntülerden kaçmak ve mutluluklar ülkesine düşmek yanılgının ta kendisi değil mi?

    Ben ve öteki ben… İşte burada kopuyor ipler… İnsan geceyi de inşa edebilir gündüzü de… Ama gerçekler batıyor ayaklarıma… Kanıyor yaşamın anlamı ellerimde… Biliyorum insan gülün hep gül olduğunu bilmeli… İnsan, inanmalı güllerin açacağına… İnsan yürümeli gülü bir araç gibi kullananların üstüne…

    Bağırsa da hüzünler gölgesiz zamanlarda… Yüreğine akmalı ürkünç devinimlerin olduğu yere… Dünya kirlendi diyenlere ertelenmemiş düşlerimin aydınlığını sunmalıyım… Kaygı ve gözyaşı sinse de benliğime… Yaralarıma kelebekler konmalı… Uçmalı rezilliğin ve alçaklığın uçurumlarına… Benimin başarısı yine ben olmalı… Tırmanmalıyım sorumluluklarımın dağına… Hüzünleri bile içime çekmeliyim…




  14. #14
    Üye
    MISRA Avatarı

    Gerçek Adı
    Neslihan
    Üyelik Tarihi
    24.01-2009
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    20:42
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    915
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    17

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bağırsa da hüzünler gölgesiz zamanlarda… Yüreğine akmalı ürkünç devinimlerin olduğu yere… Dünya kirlendi diyenlere ertelenmemiş düşlerimin aydınlığını sunmalıyım… Kaygı ve gözyaşı sinse de benliğime… Yaralarıma kelebekler konmalı… Uçmalı rezilliğin ve alçaklığın uçurumlarına… Benimin başarısı yine ben olmalı… Tırmanmalıyım sorumluluklarımın dağına… Hüzünleri bile içime çekmeliyim…

    Çok güzel cümleler, böyle düşünmeli ve böyle yapmalıyızki yaşamı ve yaşamımızı anlamlandıralım... Çok anlamlı bir yazı diğer yazdıklarınız gibi yüreğinize ve kaleminize sağlık...Paylaşımlarınız için teşekkürler...Sevgiler...


  15. #15
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Çiğdem İstanbullu arkadaşım şöyle sesleniyordu sevgilisine...

    Herşeye rağmen
    Sevgilim
    Her şeye rağmen
    Yaşa!
    Yürü bu çamurlu yollarda
    Derinliklerine in, denizlerin
    Bir adam
    Dişleriyle çektiği
    Kamyonla kanıtlıyor
    Varlığını...
    Bir kadın
    Belinin inceliğiyle...

    ..........

    Şiir böyle sürer gider...

    Ve... Bizler... Arkadaşımızla, sevgilimizle, eşimizle, çoluk çocuğumuzla yürüyeceğiz o yolları... Bata çıka da olsa... Elele... Birlikte...

    Yaşam bir olunca anlamlılaşır.




Sayfa 1 / 7 12345 ... SonSon