Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 29 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Hiç geriye dönüp baktığınız oldumu? Ya da bakıpta gördüğünüz? En büyük hatamız bu, Hiç geride bıraktıklarımızla ilgilenmeden yenilere dikiyoruz doyumsuz gözlerimizi. Bazen işte diyoruz bu O. Sonunda onunlayım. Ertesi günse başka biri çıkıveriyor karşımıza. Yo yoo asıl doğru kişi bu diyoruz. Ve belkide geride doğruyu bırakıp yeniye uzanıyoruz.

    Hayatımda geride neler bıraktığımı gördüğümde acı duydum. Yanlızca acı. Hangimiz gidenin arkasından ağlamayız ki? Hepimiz ona bağlı olmasakta terkedilmişliğin acısıyla yenilgisiyle acı mutsuz hisseder ve belki de aylarca gidenin ardından ağlarız. Ben hiç terk ettikleri için ağlayan görmedim. Ya da göremedim. Çünkü bizler gerçekleri görmekten ve insanların fark etmesinden korkarız. Kendimize bile itiraf edemeyiz çoğu zaman. Onu şekillendirmeye başlar, kendimize alıştırır, sonrada en ummadığı anda terk ederiz. Kolayca bitti deriz ve geriye hiç bakmadan döner gideriz. Geride bıraktıklarımızı gördüğümüzde gidemeyceğimizi hepimiz çok iyi biliyoruz aslında ama bunu kendimize bile itiraf edemiyoruz.

    Kalbimizin sol köşesinde bir oda vardır. Değil başkalarını sokmak kendimiz bile girmeyiz o odaya. Hepimiz ne göreceğimizi biliyoruz. Acı, gözyaşı, veda buseleri, çaresizlik. Sanırım insanın başına gelebilecek en kötü şey çaresizlik. Çaresiz kalınca sadece hatırlar, iyiyi hayal eder ve neden diye yakınır dururuz. Ve hep gideni suçlarız. Ya bizim ardımızda kalanlar. Bir yerde bizim ardımızdan da beddualarla ağlayan birileri kaldığını hep unuturuz ya da hatırlamayız. Ah vefasız aslında bana bi şans tanısa neler olurdu, nasılda mutlu ederdim onu. Bu sözler tanıdık geldimi? Sanırım bu sözleri hepimiz çok yakından tanıyoruz. Hep bu sözlerle yaşamazmıyız

    Yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Hiç içinizde ben yapmadım asla kimseye acı vermedim ve kimseyi terketmedim, kimsenin umutlarıyla hayalleriyle oynamadım, kimseyi duygusuzca arkada bırakmadım diyebilen varmı?

  2. #2
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aşk… Nasılda kolay geliyor insana, işte ya ben ona aşığım diyoruz kolayca, ilk zorda da yok ben gelemem deyip kaçıyoruz. Belkide fazla çıkarcıyız, hazırcıyız, hep karşı versin biz alalım diyoruz. Karşı taraf bunu düşünemez bile yoksa biter diyoruz. Neden? Yoksa kendimizi fazlamı üstün görüyoruz? Ya da öyle görünmeye çalışıyoruz. Her birimizin yaşamı kalın romanlar gibi. Ya da artık çok alaycı baktığımız Türk filmleri gibi. Hepimizin hayatı değerli bir film. Ama başkalarının filmleri oynarken duvarların arkasından bakıyoruz. Bencilliğimizi görmekten korkuyoruz, ve sonrada makiniste suç atıyoruz filmin kalitesiz olduğundan yakınıp bilet paramızı da geri alıp sinemayı terk ediyoruz, oysa hiç önümüzdeki duvarı kaldırıp bir kez de öyle çıplak bakmayı denemiyoruz.

    Ben, sinemayı duvarıyla kabul ettim ve duvarların ardındaki filmi izlemek için çaba verdim ve hemen pembe gözlüklerimi takıp oturdum sinema koltuğuna. Hiç pes edip bu ne biçim film verin paramı ben gidiyorum demedim. Sanırım yanlış filme girmiştim. Sevgilim, Bitanem, Canımcım o pembe gözlüklerimi kırarak çıkarttı gözlerimden ve beni terk etti. Onun gibi olmadığımı düşünerek beni terk etti. Özürlü olduğum için, fazla espri yaptığım, ciddi olamadığım için terk etti. Belki de gerçek sebebi asla bilemeyecektim, Terkeden kimse gerçek sebebi söylemez. En yakın arkadaşıma sarılarak ağladım. En yakın arkadaşım kendimden başkası değildi. Saatlerce, günlerce O nu düşünerek sadece ağladım. Gözyaşı olmadan ağladım. Bir damla gözyaşı bile akamadı gözümden...

  3. #3
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    :idea: GUZEL TEBRIKLER

  4. #4
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hadi canımcım beni bana tariff et, nedersin. Yapabilirmisin, yapamassın değilmi. Beni değil bana anlatmak daha kendine bile anlatmaya cesaretin yok. Çünkü terkedilmeyi haketmediğimi sende çok iyi biliyosun. Nasılda bağlıydın bana, gözümün içine bakıp yanağımdan masumca öpüşün. Sence hayalmiydi, yalanmıydı bunlar…

    Hep terk edilmeyi hak etmediğimizden yakınırız .Ya terk etmeyi hak ettik mi acaba. Hadi şuan meşgul olduğunuz her şeyi bırakın ve terk ettiğiniz insanı ya da insanları bir düşünün. Neden terk ettiniz? Öldü mü? Yalan mı söyledi? Aldatdı mı? Eğer bunlardan birine evet diyorsanız, O kişi terk edilmeyi hak etmiştir. Anlayışsızsa, kıskançsa, kekeliyorsa, çirkinse, tiki varsa, özürlüyse, iğrenç espriler yapıyorsa, sizden başka kimseyi önemsemiyorsa ya da çirkin gülüyorsa ve nedeni bunlardan biriyse, hemen aynanın karşısına geçin ve kendinizi bir inceleyin. Ne hissettiniz sanırım birazcık kilo vermelisiniz, ya da daha güzel gülmeye çalışmalısınız veya bu kadar şikayetçi olmamalı, sevdiğiniz kişiyi olduğu gibi kabul ettiğinizi anlamalı onu bütünüyle sevdiğinizi bilmeli, ya da daha da kötüsü hemen acil bir estetik ameliyat olmalısınız. Tabi ben hayatında 4 ameliyat geçirip ameliyat acısını bilen bir kişi olarak estetik ameliyatlarına karşıyım Çünkü can da özür olmaz. Bunları yazarken gülümsüyorum. Eminim ki sizler de okurken gülümsüyorsunuz. Çünkü böyle düşündüğümüzde terk ettiğimiz bazı insanları bırakın terketmeyi, sevmeyi bile hak etmediğimizi görüyoruz . Bence birazcık daha anlayışlı ve sabırlı olmalıyız...Değer bilmeliyiz. Ödülü hak eden kişiye vermeliyiz…

  5. #5
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bana hiç kimse "sana ihtiyacım var demedi". Sanırım güzel bir duygudur birinin size ihtiyaç duyması, bu duyguyu ben henüz yaşayamadım, hep yaşattım, kimsenin bana ihtiyacı olamadı, hep benim birine ya da birilerine ihtiyacım oldu. Şuan yine ihtiyacım var, benim sana ihtiyacımdan çok artık senin bana ihtiyacın olmasını istiyorum. Hiç bir şeyin eskisi gibi olamıycağını düşündükce gerçekten çok kötü oluyorum. Doğruyu ve iyiyi Seninle beraber eskisinden daha da iyi olacağını düşünüp ve de gerçekten hissedince anlıyorum. Düşünüyorum da günün birinde seni unutmaya mecbur bırakılırsam unuturmuyum seni, heralde unuturdum ama şu an bunu düşünmek bile öldürüyor beni. Günün birinde seni de unutacakmıyım veya sen böyle olmasını gerçekten istiyecekmisin yoksa sonsuza kadar seni mi seveceğim karşılıksız da olsa buna ne kadar dayanabileceğim. Aşk tek başına yaşanmayacak kadar takımdır, İkimizde şuan tekiz bunu sende çok iyi biliyorsun sadece anlaman için zaman gerekiyor. Biz birbirimizi tamamlıyorduk. Oysaki şuan ikimizde yarımız. Sen çok daha iyi biliyorsun ki insan tek böbrekle de yaşar, ama diyalize ihtiyacı vardır. Hatırlıyormusun sana ilişkimizin 18. gününde şöyle bir mesaj yazmıştım. “18 gündür yaşadığımı hissediyorum öncesinde sadece nefes alıyormuşum ve biliyormusun artık ölümsüzüm. Çünkü sen yanımdasın ben yanındayım, iyi ki benimsin, iyi ki seninim.” Evet gerçektende ölümsüzüm ama şuan için yaşamıyorum dediğim gibi şuan için sadece nefes alıp veriyorum ve artık yaşamak istiyorum. Bu sadece senin elinde ve senin istemenle olacak. Seninle yaşamak ve seninle yaşlanmak istiyorum. Tabiki bu sadece benim istememle olmayacak, seninde istemen gerekecek ki ben buna inanıyor ve hissediyorum. Dur bir an kalbinin sesini dinle, derin bir nefes al düşün bir kere, can senin hayat senin, herşey elinde…

  6. #6
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sence insanın duygularını yazabilmesi kolaymıdır, buna sen karar ver bakalım, hep derdim ya sana “ben anlatılmam, yaşanırım” Sen beni yaşadın, bakalım anlatabilmiyormuyum. Biliyormusun bugün senin parfümünü aldım, nereden bileceksin ki, bilmesende hissetmiş olabilirsin, şuan sanki yanımdasın. Elimi her kokladığımda ki bu “her” lerin sayısı oldukça fazla, sanki seni kokluyorum, seni yaşıyorum. Artık ben, Sen kokuyorum. Bugün ayrılalı 79 gün oldu, 79 gündür ben 1. tekil kişiyim, sende 2. tekil kişisin, hislerim tekrar 1. çoğul şahıs olacağımızı söylüyor. SEN ve BEN değil BİZ olacağız. Balık hafızalı canımcım benim. Neden beni sevdiğini unutuyorsun, hatırlamama sebebin ise benden nefret etmenden kaynaklanıyor. Hissediyorum şuan olmasa bile yakın geçmişte benden nefret ettin, haklıydın nefret etmekte, o an için öyle olması gerekiyordu. 11 Temmuz 2004 de tekrar beni sevdiğini anladığını bana söylediğinde, nedemiştin bana hatırlıyormusun, “bana arada bir böyle olur, seni sevdiğimi unutuyorum, beni böyle kabul et” demiştin. Bende omuzundan öpüp “bir daha sakın bukadar uzaklara gitme” demiştim. Hadi gel artık, sen bana bir adım gel, ben sana bin adım geleyim. 19 Ekim 2004 den itibaren cebini birdaha açmamak üzere kapattın. Saymadım kac kere seni aradığımı, seni her arayışımda yüzünü hiç görmediğim, kendisini hiç tanımadığım, sesini ezberlediğim o meçhul kadın açıyordu telefonu. Bak yine o açtı, her seferinde olduğu gibi yine aynı şeyi şöyledi. “Aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar arayınız” Görüyormusun bak, O bile, beni tanımasa da yine de “lütfen” diyor, o bile istiyor BİZ olmamızı. Şuan o kadın yerine sen açsan telefonu, adrenalinim hayatımda hiç ulaşamadığı en üst seviyeye ulasırdı ve sanırım sen açsan heralde konuşamazdım dilim tutulup kalırdı sesini duymak bile beni heyecandan öldürebilirdi.

  7. #7
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok teşekkür ediyorum. Bu başlık altında yazılarım devam edecektir.

  8. #8
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kendimi çoğu zaman senin yerinede koymadım değil. Kendimi Senin yerine de koysam farklı birşey göremedim açıkcası. Biz birbirimizi neden seviyoruz biliyormusun. Sen kendini bende, bende kendimi sende gördüğüm ve birbirimizi bizde bulduğumuz için seviyoruz.

    Gel biraz hayal edelim. Hayat, sen ve ben, tekrar biz oluncaya kadar şöyle olsaydı; 10 Mart 2004 de yaşamaya başlasaydık ve 12 Eylül 2004 de yaşam bizim için durup tekrar 10 Marta dönseydi. Bu sonsuz döngü hep bu şekilde devam etseydi. Biz olduğumuz da ise ben şuanki gibi yazıyor olmayacağım beraber yaşıyor olacağız…

    Bugün birisi bana çıkıp şu soruyu sorsa "Aynı ameliyat acılarını çekip, sonucun böyle olacağını bilsen yine de ameliyatları olmak istermiydin"

    Cevabım şu ki; Koşulsuz evet, gerek maddi gerekse manevi anlamda bir çöküş yaşayacağımı bilsem bile hayatımın en güzel 185 gününü tekrar yaşamak için evet derdim. Hatta o 185 günü tekrar tekrar yaşamak isterdim.

    Bak ne soruyor Ömer Hayyam… Ben de onun dizeleriyle soruyorum sana:

    Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;
    Şimdi “Çekil önümden” diye ferman edersin;
    Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;
    Ne yapsın kıble mi değiştirsin bu can ne dersin?

  9. #9
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Bir ülke varmış eskiden, bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş. Bütün güller beyaz renkteymiş. Birde birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış…Birbirlerine çok yakışiyorlarmış kız çok güzel erkek ise çok yakışıklıymış. Delikanlı bu kız için herşeyi yaparmış.Kız ise bir şart koymuş ortaya. “Bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim…”Delikanlı çok üzülmüş bu şarta.Çünkü hiç kırmızı gül yokmuş bu ülkede. Beyaz güllerle dolu bir bahçeye gitmiş aramış ama yok.Sonra oradaki bir bülbüle derdini yanmış.Bülbül dinlemiş genci ve en sonunda; “Üzülme delikanlı, yarın aynı saatte buraya gel, kırmızı bir gül göreceksin.Onu al kıza götür evlenin mutlu olun.Sen onu çok seviyosun mutluluk senin hakkın” demiş.Çocuk buruk halde ayrılmış oradan…

    Ertesi gün bahçeye gitmiş koskoca bahçe beyaz güllerle dolu yanlızca en ortada kıpkırmızı bir gül!!! Delikanli biraz şaşkın, biraz heycanlı, biraz mutlu koşup gitmiş gülün yanına…Ama gördüğüne gerçekten çok üzülmüş…Bülbül yerde, kendini dikeniyle öldürmüş olduğu gülün hemen dibinde, cansız yatıyormuş. Delikanlı, kendisinin mutluluğu için, bülbülün kanıyla boyadığı gülü alıp kızın yanına gitmiş.Kız, arzusu gerçekleştiği için çok sevinmiş ve kendisine kırmızı gül getiren delikanli ile evlenmeyi kabul etmiş.Ama delikanlı; “Benimle evlenmen için bülbülün ölmesi mi gerekiyordu?”diyerek ayrılmış ve bir daha geri dönmemiş."

    Herkesin kendine gore bir yorumu vardır, yukarıdaki yazıdan herkes kendinden birşeyler biçer, benim bu yazıdan çıkardığım sonuç; Gerçekleri görmek ve sonsuz mutluluğa ulaşmak için illaki mucizelerin olması mı gerekir?

  10. #10
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayatımda ilk kez 2001 yılında okuduğum kitap Nietzsche Ağladığında adlı kitaptan size bir bölüm yazmak istiyorum. Bu kitap benim için farklı bir anlam taşır.

    “Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçücük bir köprü vardır,hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: “ Bu köprüyü geçip bana gelirmisin? ” İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin; sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.”

    “Bir kişi köprüyü geçmek üzere yani, öteki kişiye yakınlaşıyor o anda karşıda ki kişiye o kişinin zaten yapmayı düşündüğü şeyi yapmaya davet ediyor. O zaman birinci adam adım atamıyor; çünkü artık yapacağı şey, diğerine boyun eğmek gibi geliyor, belli ki yakınlaşma yolunu engelleyen şey,güç.”

  11. #11
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Her yere Canımcıma özel notlar yazıyorum, Sürekli gittiğim kebapçıda bir moda var, herkes üstü camla kaplı masalara peçetelere notlar yazıyor ve camın altına koyuyor, bende her gittiğimde birşeyler yazıyorum. Hatta oranın sahibi yazdığım yazıyı çok beğendiğini ve çerçevelettireceğini söylüyor. Başka neler yapmıyorum ki, elime geçen her paranın üzerine notlar yazıyorum, belki o para canımcımın eline geçer diye, tıpkı O’na ulaşmayacağını bildiğim halde cep telefonuna gönderdiğim yüzlerce mesaj gibi…

    Günler su gibi akıp geçer kızıl şarap testilerinden damla damla... Benim için 91 gündür günler geçmek bilmiyor sanki. Bir şekilde bana dönecek hissediyorum. Ya leylekler göç edecek ya depremler olacak, birşeyler değişecek, eninde sonunda Canımcım bana geri dönecek. Tabiki zorla dönmesini istemiyorum benim istediğim sadece hissetmesi. Onunda istediğini hissetmesi.

    Evet ben de biliyorum Seni çok kırdım, söylememem gereken sözler söyledim, belki de o an için öyle olması gerekiyordu. Canımcım gıyabında hep özür diledim senden, bu özür dilemek basit bir şekilde olmamalı, Sen bana geri döndüğünde Özürlerin şu ana kadar hiç dilenmediği şekilde yapacağım bunu ve sende göreceksin. Ve şuna inan birtanem şu ana kadar ve de şu andan sonra asla senin kılına bile zarar gelmesini isteyecek bir şey yapmadım ve yapmayacağımda. Suçluyum çünkü sana mutsuz anlar yaşattım, insan her an mutlu olamıyor ve sevdiğini mutlu edemiyor gördüğün gibi, bu demek değil ki hayatı boyunca mutsuz olacak, ikimizin elinde bu güç, Kıraç'ın şarkılarında dediği gibi “gel be gülüm gel barışalım hayatla gel tanışalım baharla, kaderim eline bakar”, “Sevmeyi bilmiyorsan bakma gözlerime, mutluluğu istiyorsan inan sözlerime” Sadece bir kişiye böyle bakabilirsin, bana baktığın gibi… Hatırlıyormusun sana 7. ay dönümümüzde (10.09.2004) gönderdiğim 7 tane gülün notunda ne yazıyordu.

    “Bu güller senin için, her biri birer ay için, sen benim için, ben senin için, yaşayacağımız her şey sadece ikimiz için” O an bile hissetmişim sanki yaşayacaklarmızı.

    Birtanem şunu da bil ki; tek önemli vakit vardır, o da içinde bulunduğun andır. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En önemli kişi, kiminle berabersen O dur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü; belkide insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.

  12. #12
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Saatler once internetten okuduğum bir aşk hikayesini yazayım, Serap rumuzlu 25 yaşında bir kadının yazısı, sanırım bu konuyla ilgili herşeyi özetliyor bu hikaye;

    “Aşk hikayemin kitapta yer almasından çok insanlara ders olması için okunmasını istiyorum.bundan beş yıl önce çok sevdiğim erkek arkadaşım vardı ama birbirimizi anlamak yerine sürekli kavga eder gereksiz kaprisler yapardık.belki de kaybetmeden insan birinin değerini anlayamıyor.seviyordum onu ama hep kapris yapardım ve bir gece beni aradı çok sevdiğini söyledi.çok sevmeme rağmen kapris yaptım yine sevdiğimi söylemedim evlenelim diyordu düşünelim derdim hep bundan aptalca bi zevk alıyordum .telefonu kavga ederek kapattık benim sayemde ve sabah uyandığımda televizyonda manşet haberler canlı yayınlar ve deprem olmuştu yalovada.inanamadım hemen onu aradım hatlar kesilmiş o anda bişey düşünemeden bilinçsizce arkadaşlarımla yalovaya gittik.sevgilim yoktu her yeri aradım yoktu.üç gün sonra göçük altından çıktı ve o gece bana en az on mesaj yazmış seni çok seviyorum diye bunları onu kaybettikten sonra alınca bi kez daha yıkıldım.keşke söyleseydim ona aşkımı sevgimi keşke bilseydi herşeyi.ve o öldüğünden beri hala içim sızlıyor hala keşke diyorum ama çok geç.sizler de bu duruma düşmeyin seviyorsanız herşey bi yana aşkınızın peşinden gidin.eğer bir gün keşke demek zorunda kalırsanız beni daha iyi anlarsınız.aşkınıza sahip çıkın ve hissettiğinizi yaşayın çok geç kalmadan…”

    Tekrar okuduğumda bile tüylerim diken diken olup üşüdüğümü hissediyorum, yazımın girişinde “keşke” ile ilgili düşüncelerimi yazmıştım, ve tekrar söylüyorum, keşke dememek için elinizdeki değerleri elinizdeyken anlayın ve asla geç kalmayın, hiçbirşey için benimdir demeyin, sadece yanımdadır deyin.

    Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, hatta ve hatta ne de keder bile senin daima senin KALAMAZ...!

  13. #13
    Üye
    bager_ozlem Avatarı

    Gerçek Adı
    Özlem ÖZKAN
    Üyelik Tarihi
    12.03-2003
    Son Giriş
    05.06-2017
    Saat
    17:12
    Yaşadığı Yer
    Mersin
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    harika yazmışsın okuduğumda ağlamaklı oldum.güzel bir aşk yaşamışsın ve bunu da çok güzel aktarıyorsun bizlere.seni kutlarım abi valla.herkes yaşadıklarını kolay dökemez yazıya çünkü.''Aşk tek başına yaşanmayacak kadar takımdır''çok güzel ve doğru bir söz.TEBRİK EDERİM................

  14. #14
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hatırlıyormusun, ilişkimizin ilk başlarında sana bir ajanda vermiştim. Benim şu an yaptığımı sen o zamanlar yapıyordun. Ajandaya hislerini, düşünce ve duygularını yazıyordun, çok az bir kısmını telefonda okumuştun bana, hepsini okumak istiyorum dediğimde, ajandayı bitirdiğimde okuyacağım demiştin. İnsan açıkcası bir başkasının kendisiyle ilgili duygu ve düşüncelerini merak ediyor. Bir başkası, hele de sevdiği kişi olunca bu merak duygusu tarif edilemeyecek bir duyguya dönüşüyor.

    Şu an mutlumusun? Bunu kendine itiraf edebiliyor musun? Bugün tam 100 gün oldu, o kadar çok şey düşündüm ki bu 100 günde, aklına gelebilecek her şeyi düşündüm, empati de yaptım, ya sen? Hiç kendini benim yerime koydun mu? Ayrıldıktan sonra kendimi boşlukta hissettim ve açıkcası hayatımın geri kalan kısmında Sen olmak zorunda değilsin diye de düşündüm. Duygusal açıdan boşluktaydım, olacak mı diye denedim, senden başkasıyla sadece nefes alıyordum, yaşayamıyordum ki. Ben olamıyordum işin açıkcası, Ben olmam için sana ihtiyacım var. Aynı şekilde sende bensiz hayatını devam ettirirsin, yaşayamazsın hayatı ölesiye, yaşayacağın sadece öylesinedir, Kabul ediyorsan bunu, devam eder zaman, senin için akıp gider. Ne ben senden başkasıyla yaşayabilirim ne de sen benden başkasıyla yaşayabilirsin. Bunları söyledim sana zamanında, olacakları söyledim, neden bana inanmak istemiyorsun, Yaşayabileceğin birisiyle değil, Onsuz yaşayamayacağın birisiyle hayatını devam ettirmelisin. Kaçmadan yılmadan, korkmadan sorunları kabul ederek beraber çözmeye çalışarak, sorunsuz bir hayat olamaz, iyi ya da kötü, bir şekilde sorunlar çözülecek illaki.

    Nefret geçici bir duygumudur? Şöyle bir düşünüyorum da ben kimden nefret ettim diye? Gerçek nefret duygusunu kimseye karşı hissetmedim sanırım. Geçici nefretler yaşamışımdır. O iğrenç gece de, bir anlık yaşadım nefret duygusunu, bana karşı hissetmeni sağladığım o duyguyu duyuyordum çünkü o an, Nefretle söylenen sözlerdi onlar, “keşke” demiyorum. Çünkü geçmiş için kimsenin elinden birşey gelemez, yaşanacak anlar var ileride, Senin de dediğin gibi, hiç bir şeydi belkide yaşadıklarımız, yaşayacaklarımızın yanında…

  15. #15
    Üye
    bager_ozlem Avatarı

    Gerçek Adı
    Özlem ÖZKAN
    Üyelik Tarihi
    12.03-2003
    Son Giriş
    05.06-2017
    Saat
    17:12
    Yaşadığı Yer
    Mersin
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Benimde hala unutamadığım bir lişkim oldu.5 ay oldu ayrılalı ama hala yaşıyorum bazı anlarını.Kolay değil bu duruma katlanmak.Ama senin ki kadar güçlü mü onu bilmiyorum...onunla çok şeyler paylaştım.Ama olmadı işte...inan abi bende senin gibi duygularımı rahatça yazıya dökebilmeyi isterdim.Yapamıyorum.Sen çok şanslısın...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon