Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 29 mesajın 16-29 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    12 Aralık 2003 de ablam nefret etmişti benden, kardeşlikten reddettiği gün, “bitti ya, buraya kadar” dedi, “bundan sonra yüzünü görmek bile istemiyorum, sana harcadığım emeklere, her şeye yazıklar olsun” diyordu. Ablam haklıydı, nefret etmesine ben sebep olmuştum. Bir hafta sonra geçti bana karşı olan nefreti, bitmek zorundaydı o duygu, çünkü başka bir duyguya yenik düşüyordu, sevgi kazanıyordu sonunda.

    Birtanem ben seni, annem gibi sevdim, babam gibi sevdim, yeri geldi ablam gibi sevdim, arkadaşım gibi sevdim, ileride eşim olarak gördüğüm aşkım gibi sevdim. Gülü seven dikenine katlanmamalı, Gülü öyle sevmelisin ki sorduklarında dikeni yok diyebilmelisin. İşte ben seni böyle sevdim, dikensiz sevdim. Senin beni sevdiğin gibi ben de seni sevdim. Ben sadece seni sevmedim. Seni, senin olan her şeyi, hatta sensizliği bile sırf seni hatırlattığı için sevdim. Seni "ben" kadar sevdim.

    İki kişi arasında; biraz emek, saygı, sevgi ve şevkat, hoşgörü, anlayış, fedakarlık, sadakat, yalansız bir hayat, sonzuz bir güven neyi doğurur biliyor musun? Yaşayarak görmek istermisin? Iki kişiden biri olmayı…?

    Gel biz o imrenilen aşkları flimlerde aramayalım, baş rollerini Senin ve Benim paylaştığımız flimi gerçeğe dönüştürelim, yapımcısı biz, yönetmeni hislerimiz olsun.

    Şuan yalnızlığımı Can hafifletiyor, tabi ki bir yere kadar, nasıl olsa O’nun ve benim hayatımda özel bir kişi yok, bazı geceler O benim yerime uyuyor, bende O’nun yerine uykusuz kalıyorum, böylece ikimiz de hem uyumuş hem de uyumamış oluyoruz. Tıpkı şu an olduğu gibi, saat sabahın 04:50 si olmuş ben uyumuyor ve halen yazıyorum. En yakınımda olan kişi olduğu için beni de en iyi anlayan O. Can geçenlerde bana bir mesaj yazmıştı, hoşuma gitti açıkcası, aynen şöyle;

    “Senden bir tek şey istiyorum, biliyorsun başkasından bir şey istemeyi hiç sevmiyorum. Ama senden bütün kalbimle bir şey istiyorum. Yaparsın ya da yapmazsın. Yaptıkların çok güzel, düşüncelerin, O’nu isteyişin, aynı flimlerde gördüğüm gibi. Senden istediğim, lütfen bunlar, senin aklına ve vücuduna zarar vermesin.” (16.12.2004 00:03)



    SON

  2. #17
    Üye
    ılgaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.08-2006
    Son Giriş
    22.05-2008
    Saat
    11:49
    Yaşadığı Yer
    BANDIRMA
    Mesaj
    28
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    PAYLAŞIMLARIN İÇİN TEŞEKKÜRLER YÜREĞİNE SAĞLIK HARİKA

  3. #18
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O An

    Daha evvelden ilk görüşte aşka inanmadığımdan hep dönüp ikinci kez bakmıştım. O an; değil ikinci kez bakmaya, hiç bir şeye ihtiyaç duymamıştım. Odanın kapısında belirip "Hasta dışında herkes odadan çıksın" demesiyle beynimde şimşekler çakıp daha önce hiç tatmadığım bir duygu ile baş başa kalmıştım. Adrenalinimin bu kadar arttığını anımsamıyordum. Yaşananlar belki saniyelerle ölçülebilirdi ama benim için zaman, o an durmuştu.

    Odaya ilk adımını atarken ve herkes odadan çıkmaya yeltenirken, ben sadece "Oley!" diyebildim. O dahil herkes gülümsüyordu. Kapının kapanma sesi ile O'nun bana yaklaşması arasında geçen kısa zaman diliminde gözlerim yaka kartına kısa bir ziyaret yaparak beynime adının "Sunay" olduğu sinyalini iletmişti bile. Dakikalar öncesinde, koyu yeşil ürkütücü ameliyat önlüğünü giyindiğim anlarda, birazdan gireceğim ameliyat korkusu varken, odanın soğukluğuna rağmen artık üşüdüğümü bile hissetmiyordum. İleriki anlarda, O'nun içinde olmadığı tek bir hayal bile kurmayacağımı o an bilemiyordum. Ameliyat ile ilgili sorular soracağını söylerken ben sadece gözlerine bakıyordum.

    Bana her soruyu sorduğunda, ben cevap verdikten sonra aynı soruyu O'na yöneltiyordum. Gülümsüyor ve bütün sorularıma tüm içtenliğiyle cevap veriyordu. Sorular bittiğinde, "Kolunu uzat." dedi. Şaşkınlıkla "Neden?" dedim. Kan alacağını söylüyordu. Ben iğneden çok korkarım. Bunu O'na belirtirken "kan alabilmen için senin elinden tutmam gerekiyor" dedim. Tatlı bir şekilde gülümseyerek "Sen elimden tutarsan ben nasıl kan alacağım" diyordu. "Korkuyorsan yataktan tut" dedi. O'nun dediği gibi olmuştu. Tıpkı ileride yaşayacaklarımızda hep O'nun dediklerinin olacağı gibi. Sonra yatağa uzanmamı istedi. "Memnuiyetle" dedim. Ama benim isteğim O'nun isteği ile doğru orantılı değilmiş. Kalçamdan iğne yapacağını söylüyordu. Annemden başkasına iğne yaptırmamıştım. Kısa bir müzakerenin ardından yine kazanan O olmuştu. Hiç acımamıştı. "Geçmiş olsun" derken kapıya doğru yöneldiğinde "Gitme!" diyebildim. "Biraz daha kal konuşmak istiyorum dediğimde, "Kalsam bile bu andan sonra konuştuklarımızı hatırlamayacaksın zaten" dedi. "Nasıl yani?" dediğimde, başını hafif bana çevirip gülümseyerek hiç bir şey demeden gitti.

    Dışarıda bekleyenler içeri girdiklerinde çok farklı bir Muhammed görmüşlerdi. Artık beni kesseler acımazdı. Bir kaç dakika sonra, ablama "bana bir şeyler oluyor" dediğimi anımsıyorum. Anestezi doktoru, ameliyat korkum çok fazla olduğundan odamdayken uyutulmamı istemiş.

    5 saat süren ameliyat, bana, uyutulmamdan sonra, 5 saniye geçmiş gibi geliyordu. Hayal meyal de olsa ameliyat çıkışımı anımsıyordum. Ameliyathaneden odama çıkarılırken sedyenin başucunda O vardı. Arkadaşım kameraya almış, giriş ve çıkış görüntülerimi. Daha sonra defalarca izlemiştim. Odamda narkozun etkisinden kurtulup kendime gelmemi beklerken, ileride "Canımcım" olarak hitap edeceğim kişinin adını defalarca sayıklamışım.

    —Sunay, Sunay, Sunay...

  4. #19
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar yorumlar için çok teşekkürler. Yazdıklarınızı daha yeni görüyorum.

    Gülbenem, kitap okumak anlamında soruyorsan hayatımda sadece tek bir kitap bitirebildim. O kitaptan da yazımda zaten bahsetmiştim. Kitap okumam lâkin internette çok yazı okurum. İlgimi çeken alıntı olmayan hemen hemen herşeyi okurum. Kitabım konusuna gelince sponsot bulduğum an kitabı çıkartabilirim.

    Bu arada benim Can çok uzaklarda, yaklaşık 18 aydır Amerika'da yaşıyor

    Tekrar teşekkürler...

    Yörükkızımm sana da ayrıca teşekkür ediyorum.

  5. #20
    Üye
    selenayy Avatarı

    Gerçek Adı
    Ayşe Selen
    Üyelik Tarihi
    24.05-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:51
    Yaşadığı Yer
    Tokat
    Mesaj
    726
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    MERHABA ARKADAŞIM YAZILARINI OKUDUM ÇOK DUYGULANDIM, BENDE SENİNLE BİR YAZIMI PAYLAŞMAK İSTEDİM.



    İNCİTANEM


    AH BİRTANEM SANA NEDEN BÖYLE HİTAP ETTİĞİMİ BİLİYOR MUSUN?DİNLE O ZAMAN ANLATIYIM. İNCİNİN NASIL OLUŞTUĞUNU BİLİYOR MUSUN? BEN SANA İLK İNCİ NASIL VAROLMUŞ ONU ANLATAYIM EN İYİSİ...

    BİR ZAMANLAR BİR MİDYE VARMIŞ, SULARDA GEZER DURURMUŞ. DENİZALTINDAKİ TÜM GÜZELLİKLERE HAYRANMIŞ, ONLARI SEYRETMEKTEN BÜYÜK ZEVK ALIRMIŞ. VE HEP GEZER, ONLARI SEYREDER, YENİ GÜZELLİKLERİ KEŞFEDERMİŞ. DERKEN BİR GÜN BİR KUM TANESİ GİRMİŞ KABUĞUNUN İÇERİSİNE, CANI ÇOK YANMIŞ. BU ACI HER GEÇEN GÜN DAYANILMAZ OLUYORMUŞ. BİR SÜRE SONRA BU ACIDAN KIPIRDAYAMAZ OLMUŞ. ARTIK GİDİP O GÜZELLİKLERİ GÖREMİYOR, SEYREDEMİYORMUŞ. YILLAR HATTA ASIRLAR SÜRMÜŞ BU ACI AMA SABRETMİŞ. CANI HEP YANMIŞ...

    SONRA BİRGÜN KABUĞU AÇILMIŞ VE O KUM TANESİ BİR İNCİYE DÖNÜŞMÜŞ....! DENİZALTININ EN GÜZEL VARLIĞI ARTIK OYMUŞ. VE TÜM DENİZALTI ONU GÖRMEYE GELMİŞ. HERKES ONA HAYRANMIŞ, ONA VE SABRINA...

    SENDE BİR ZAMANLAR KUMTANESİ GİBİ CANIMI YAKIYORDUN AMA ŞİMDİ YÜREĞİMDEKİ BU SEVGİ O KADAR GÜZEL Kİ ÇOK ŞEY SÖNDÜ ARTIK... YÜREĞİMDEKİ BU ACI ASIRLAR SÜRMEDİ BELKİ AMA İNCİ OLMANA YETTİ, BİLİYORUM Kİ BU İNCİ HER GEÇEN AN GÜZELLEŞECEK VE DÜNYANIN EN GÜZEL HİSSİ SEVGİYİ YÜREĞİMDE EBEDİLEŞTİRECEK...



    SENİ SEVİYORUM İNCİTANEM


    NİSAN 2002

  6. #21
    Üye
    zele1453 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.02-2007
    Son Giriş
    22.11-2017
    Saat
    03:16
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    1.438
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "...Tabiki zorla dönmesini istemiyorum benim istediğim sadece hissetmesi. Onunda istediğini hissetmesi."

    Neden 185 gün diyordum.Şimdi anladım :wink:

    Tebrikler...Gerçekten çok güzel yaşamışsın o duyguyu ve çok güzel anlatmışsın...

    Mutluluğun peşinden hiç ayrılmaman,ona sımsıkı sarılman ve kaybetmemen dileğiyle...

  7. #22
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gıpta edilecek bir sevgi...............

  8. #23
    Üye
    ayşenaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    A_Geyik merhabalar kardeş
    Paylaşımın içtenliğin çok güzel
    selena seninde canım
    İnsan hayatta yoğun duygular yaşıyor bazen aktarabiliyor bazen asla diyor

  9. #24
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar, tekrar merhaba, bir konu hakkında sizin görüşlerinize başvurmak istedim. Görüş belirtirseniz sevinirim.

    Benim "185 Gün Yaşamak" adlı bir kitap projem var. Uzun zamandır üzerinde çalışıyordum. Çalışmalarıma bir süre ara vermiştim. Şimdi tekrar başladım. Aşağıda kısa bir özetini ve arka kapak yazısını yazacağım. Daha önce yukarıda okuduklarınız da kitaptan bazı bölümlerdi. Özeti okuduğunuzda bu kitabı alıp okur muydunuz. Ya da sizde oluşturduğu etki-düşünce nedir?

    185 Gün Yaşamak

    Arka Kapak Yazısı:

    Gerçekleri görmek ve sonsuz mutluluğa ulaşmak için illa ki mucizelerin olması mı gerekir? Gülü öyle sevmelisin ki sorduklarında dikeni yok diyebilmelisin.

    Saymadım kaç kere seni aradığımı, seni her arayışımda yüzünü hiç görmediğim, kendisini hiç tanımadığım, sesini ezberlediğim o meçhul kadın açıyordu telefonu. Bak yine o açtı, her seferinde olduğu gibi yine aynı şeyi şöyledi. “Aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar arayınız.” Görüyor musun? Bak, O bile, beni tanımasa da yine de “lütfen” diyor, O bile istiyor "BİZ" olmamızı. Şuan O kadın yerine sen açsan telefonu, adrenalinim hayatımda hiç ulaşamadığı en üst seviyeye ulaşırdı ve sanırım sen açsan her halde konuşamazdım, dilim tutulup kalırdı. Sesini duymak bile beni heyecandan öldürebilirdi.

    Hiç bir şey için “benimdir” demeyin, sadece “yanımdadır” deyin. Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, hatta ve hatta ne de keder bile, senin daima senin kalamaz...

    Hadi alın uçurtmanızı koyun üstüne tüm acıları, geçmişi, kavgaları, başarısızlıkları, hataları, uçurun uçurtmayı gökyüzüne bırakın uçup gitsinler. Hayat tüm acılara zaman ayırıp ağlayacak kadar uzun değil…

    Özet:

    En son kendimi Alanya’da tatilde hatırlıyordum. Alanya’ya giderken 3 gün sonra acil geri dönüş yapıp tüm hayatımın değişeceğini bilemiyordum.

    O gün denize bile gitmeyi canım istememişti. Evi aradığımda telefon açılmayınca içime kötü bir his düşmüştü. Ertesi gün ablama ulaştığımda annemin merdivenlerden düştüğünü bacağında parçalı kırıklar olduğunu ve ameliyata alındığını söylüyordu. Ablam “annem iyi” dese de ben inanamıyordum. Hemen İstanbul’a geri dönmeliydim.

    Evet, annem iyiydi, 5 gün boyunca hastanede kalması gerekiyordu. Zamanımın çoğu hastanede geçiyor, bu esnada annemin doktoruyla tanışıyordum. Çeşitli konularda sohbetler ediyorduk. Bir gün bana, tıbbın ilerlediğini ve ameliyatla fiziki durumumun düzelebileceğini, normal bir yürüyüşe yakın bir şekilde yürüyebileceğimi belirtiyordu.

    Önemsemiyordum bile. Çünkü benim öyle bir şeye ihtiyacım yoktu. Aslında bir insan için hayatındaki en önemli şey; ihtiyaçtır, gereksinimdir. Doktor konudan aileme bahsedince ısrarlar başlıyordu. Arkadaşlarıma ve samimi bulduğum ağabeylerime konudan bende bahsediyordum.
    Ben kendimi özürlü bile hissetmiyordum ki, yine de fiziken normale yakın görünmek bir anda aklımı çelivermişti. Ciddi anlamda düşünmeye başlıyordum. Doktorum ameliyattan itibaren 3 ay sonra ayağa kalkabileceğimi söylüyordu. Aile, arkadaş ve çevremin ısrarları sonucu ameliyat kararı alıyordum.

    İki ameliyat olacaktım, ameliyat sonrası sağlam bir kişi olmayacaktım, Daha rahat yürüyecektim ve sol kolumu çok az da olsa kullanabilecektim. En azından 25 yıldır hiç görmediğim sol avucumun içini görebilecektim.

    Estetik ameliyat olduğunuzu düşünün. Beğenmediğiniz burnunuzu sırf daha güzel olacak diye yenisi ile değiştirebilirsiniz. Ben vücudumu seviyordum. En güzel elbisemdi, bacaklarımı da araba olarak düşündüm. Yine de Şahin marka bir arabaya binmektense Porsche kullanmak daha güzel, zevkli ve çekicidir. Eğer Şahin, ilk arabanız ise ilk göz ağrınızdan ayrılmak biraz zordur ve Porsche kullanmaya alışık olmadığınız için el frenini indirmeyi unutabilirsiniz. O zamanda Porsche kullanmanızın bir anlamı kalmaz.

    17 Ekim 2003 Cuma gününe ameliyat için randevu alıyoruz. Hastaneye girerken az sonra yaşayacağım o an’ın tüm hayatımı değiştireceğini bilemiyordum...

  10. #25
    Üye
    zele1453 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.02-2007
    Son Giriş
    22.11-2017
    Saat
    03:16
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    1.438
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili A_GEYiK yazılarını takip ettiğim kadarıyla çok beğeniyorum.Yalın ve güzel bi ifade tarzın var.Ayrıca ilgi çektiğin konular da bambaşka bi bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor çoğu zaman.
    Öncelikle seni tebrik ediyorum yazılarından dolayı.Bir de böyle bi girişiminden dolayı da ayrıca tebrik ediyorum.
    Madem ki fikirlerimizi sormuşsun.Ben naçizane kendi fikrimi belirteyim.Öncelikle kapak yazısıyla ilgili bişiler eksik gibi geldi bana.Biraz daha ilgiyi çekmek gerekiyor gibi.Mesela "...17 Ekim 2003 Cuma gününe ameliyat için randevu alıyoruz. Hastaneye girerken az sonra yaşayacağım o an’ın tüm hayatımı değiştireceğini bilemiyordum..." bu kısım eklenebilir.Ya da buna benzer bişiler.Yani hikayenin başlangıcıyla ya da seninle ilgili bi kaç şey eklenebilir gibi geldi bana.Tabi ki bu benim düşüncem...
    Bu kitabı okur muydum?Okur muydum demek biraz eksik,e artık yaz da şu kitabı okuyalım :wink:
    Allah muvaffak etsin

  11. #26
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gidenin arkasından yazılmış bir çığlık.Acı yanı ise bu çığlığı O'nun duymaması... Bir şiirde şöyle diyordu şair...

    gidişin,
    gitmeyi kafaya koymuşluğun kadar acıtmaz canımı...
    gidersen;
    biz ölür...
    ben kalır...


    Duygularınızla siz kalmışsınız ortada.Ama onu dillendirebilmeniz ne güzel... Her gidiş bir cevaptır geride kalana.En azından cevaptır.En azından çelişkilerden azaddır...

    Tebrik ederim yüreğinizi çok güzel dilledirmişsiniz.

  12. #27
    Üye
    Fırtına Avatarı

    Gerçek Adı
    nuran
    Üyelik Tarihi
    12.06-2007
    Son Giriş
    29.10-2014
    Saat
    21:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Üsküdar
    Mesaj
    4.210
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bende severek okuyorum yazılarını muhammed ... kitabını alır ve okurdum zevkle ... başarılar diliyorum :P

  13. #28
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.506
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu yazı alıntı değildir bana aittir...

  14. #29
    Üye
    EZGİSURAL Avatarı

    Gerçek Adı
    EZGİ SURAL
    Üyelik Tarihi
    18.06-2006
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    13:45
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    238
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
    Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
    Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
    Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
    Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
    Sonra dedim ki söz ver kendine
    Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
    Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
    Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
    Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
    Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
    Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.


    NIETSZCHE


    "Bende Nietszche den bunu ekliyim dedim, Beğenerek okudum yazdıklarını ruhunu anlatışını, zaman takvim yapraklarında geçiyor ama gönülde hep kalındığı son andadır. umarım dilediğin gibi olur."




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12