TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Bursa ve İzmir'de
Sayfa 7 / 7 İlkİlk ... 34567
Toplam 101 mesajın 91-101 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #91
    Üye
    Ne_Mutlu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.09-2013
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Dünyalı
    Mesaj
    1.568
    Alınan Beğeniler
    166
    Verilen Beğeniler
    243
    Blog Mesajları
    16

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    İngiliz bir kadın, nedeni belirlenemeyen bir şekilde Parkinson hastalarını koklayarak teşhis edebiliyor. Bugüne kadar hiç yanılmamış.

    ABD 1946 yılında Grönlandâ 100 milyon dolar karşılığında satın almak istedi, ama başaramadı.

    Bilim insanları gagayı oluşturan genleri baskılayarak dinozor burnuna sahip tavuklar üretmeyi başardı.

    Bilim insanı Stephen Hawking, 2009 senesinde zaman yolculuğu deneyi yapmıştır. Elbette sonuç tahmin edilebilir

  2. #92
    Üye
    Mara GÜNEŞ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.12-2014
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    7.062
    Alınan Beğeniler
    81
    Verilen Beğeniler
    47

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    ÖLÜM ANLIK BİR ŞEY DEĞİLDİR, 3 AY ÖNCEDEN BAKINIZ BİZİ NASIL ELE GEÇİRMEYE BAŞLIYOR
    Ölüm genelde insanları korkutur. Sevdiklerinizi bırakıp gitmek, yapmak istediklerinizi tamamlayamamak ya da bilinmeyene doğru bir yolculuk yapmak biraz ürkütücü gelebilir. Peki, ölüm hakkında ne biliyorsunuz? Mesela ölümün aslında anlık olmayıp, üç ay önceden başlayabileceğini biliyor muydunuz?

    Ölüm, her birey için özel, benzersiz, kişisel bir yolculuktur. Birisi ölüme doğru yaklaşır ve bilinen bir dünyadan bilinmeyen bir dünyaya doğru yolculuğu başlar.

    Bu süreçte kişi ölümü kavrar ve kendi ölümüne inanarak, zihinsel yolda bir keşfe başlar. Bazılarının varış noktasına ulaşması aylar sürebilirken bazılarının yolculuğu ise birkaç gün sürer.

    YOLCULUK BAŞLIYOR: ÖLÜME 1 - 3 AY KALA

    Birisi ölümün yaklaştığını fark etmeye ve onu kabul etmeye başladığı zaman çevresinden çekilmeye başlar. Dünyadan ve dünyanın içindekilerden ayrılma sürecini başlatır. Arkadaşlarının, komşularının ve hatta aile üyelerinin bile ziyaretini geri çevirebilir. Ziyaretleri kabul ettikleri zaman etkileşimde zorlanabilir ve bundan hoşlanmayabilirler.

    Kendi hayatları hakkında düşünüp taşınırlar ve anıları ziyaret edip dururlar. Nasıl bir hayat yaşadıklarını değerlendirebilir ve pişmanlıklarını düşünürler.

    Ölmek üzere olan kişilerin iştahı azalır, kilo verirler. Beden yavaşlamaya başlar ve daha önce olduğu gibi yiyeceklerden enerji almaya gereksinim duymaz. Bir zamanlar çok keyif aldığı şeyler ona artık cazip gelmez, tek istediği şey uyumaktır…

    Değişen vücut kimyası hafif bir his üretir. Onlar ne aç ne de susuzdur, yemek yemediklerinde acı çekmezler. Ve bu başladıkları yolculuğun beklenen bir parçasıdır.

    ÖLÜME 1 - 2 HAFTA KALA

    RUHSAL DEĞİŞİKLİKLER
    Bu yolculuk sırasında kişiler genelde uyurlar. Kişilerde oryantasyon bozukluğu sık görülür ve algılar değişebilir. Kişi gizli düşman korkusu veya yenilmeme duygusu gibi hezeyanlar yaşayabilir.

    Halüsinasyonlar görebilir, bazen orada olmayan insanlarla konuşabilirler. Konuşulan kişi genelde ölmüş insanlar olur. Hayat ile gelecek arasındaki perde kalkmıştır. Kişide ajitasyon görülür, hareketleri amaçsızdır ve diğerleri için hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir. Çünkü gittikçe bu dünyadan uzaklaşıyorlardır.

    FİZİKSEL DEĞİŞİKLİKLER

    Vücut daha zor bir şekilde kendini koruma altına alır. Vücutta bu süre zarfında bazı işaretler görülür: * Vücut sıcaklığı düşüktür

    * Kan basıncı düşüktür *Nabız düzensizdir; yavaştır ya da hızlıdır

    * Terlemede artış görülür

    Dolaşım nedeniyle deride renk değişiklikleri olur. Soluk ve mavimsi bir renk hakimdir, özellikle dudaklarda ve tırnak yataklarında daha belirgindir.

    Solunum değişiklikleri söz konusudur. Genellikle solunum daha hızlı ve yorucu haldedir. Tıkanıklık meydana gelebilir ve bu da öksürüğe yol açabilir. Konuşma azalır ve sonunda tamamen durur.

    YOLCULUK ARTIK SONA ERDİ: ÖLÜME BİRKAÇ GÜN YA DA BİRKAÇ SAAT KALA

    Kişi artık ölüme doğru yaklaşmaktadır. Ölüm yaklaştıkça enerji dalgası ortaya çıkabilir. Yataktan kalkıp, yakınlarla konuşmak, iştahsız geçen günlerden sonra bir şeyler yemek isteyebilirler. Bu enerji dalgalanması kişiye göre değişiklik gösterse de ölen bir kişinin son fiziksel ifadeleri bunlardır.

    Nefes daha düzensiz ve genellikle daha yavaştır. (Cheyne Stokes solunumu) Hızlı hızlı nefes almanın ardından nefes tamamen durabilir.

    Eller ve ayaklar morumsu ve lekeli (benekli) olabilir. Bu benekler yavaş yavaş kollara ve bacaklara yayılabilir. Dudaklar ve tırnak yatakları mavimsi ya da mor olabilir. Kişi genellikle yanıt vermemeye başlar ve gözleri açık veya yarı açık olmakla beraber çevreyi göremezler.

    İnanışa göre bu anlarda ölmek üzere olan kişinin yanına sevdiği kişilerin oturup onunla konuşması tavsiye edilir.

    Sonunda nefes tamamen sona erer, kalp durur. Ve ölüm artık meydana gelmiştir.
    **Alıntı...

  3. #93
    Üye
    Mara GÜNEŞ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.12-2014
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    7.062
    Alınan Beğeniler
    81
    Verilen Beğeniler
    47

    Zaten Değerlendirdiniz! 0

    Almanya'da pek çok bakım evinin önünde, kafası karışmış yaşlı vatandaşların kaçıp gitmesini önlemek için yapılmış sahte otobüs durakları var.

  4. #94
    Üye
    Nescafe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.06-2010
    Son Giriş
    28.04-2021
    Saat
    21:24
    Yaşadığı Yer
    .........
    Mesaj
    399
    Alınan Beğeniler
    171
    Verilen Beğeniler
    8

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    [IMG][/IMG]

    [IMG][/IMG]

  5. #95
    Üye
    çirkin Avatarı

    Gerçek Adı
    Çirkin
    Üyelik Tarihi
    29.07-2016
    Son Giriş
    03.06-2021
    Saat
    13:23
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    1.754
    Alınan Beğeniler
    260
    Verilen Beğeniler
    229
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Utandığımızda yüzümüzle birlikte midemiz de kızarır

  6. #96
    Üye
    Mara GÜNEŞ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.12-2014
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    7.062
    Alınan Beğeniler
    81
    Verilen Beğeniler
    47

    Zaten Değerlendirdiniz! 0

  7. #97
    Üye
    kutup yıldızı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.10-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ÇUKUROVA
    Mesaj
    1.992
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    8

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Uzayda yer çekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz.Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.

    Yeni doğmuş bir bebeğin topuk iziyle annenin parmak izinin aynı olduğunu biliyormuydunuz?
    Konu kutup yıldızı tarafından değiştirilmiştir (02.08-2018 Saat 18:49 ).

  8. #98
    Üye
    Mara GÜNEŞ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.12-2014
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    7.062
    Alınan Beğeniler
    81
    Verilen Beğeniler
    47

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Ölmekte olan bir aşkın ilk işareti - öpüşme eksikliğidir.
    Seks belki devam edebilir, ama tam olarak bir insanı öpmeyi arzulamak onu sevmeyi arzulamaktır.



  9. #99
    Yasaklı Üye
    chnarmagan Avatarı

    Gerçek Adı
    Cihan
    Üyelik Tarihi
    22.10-2018
    Son Giriş
    19.01-2019
    Saat
    12:21
    Yaşadığı Yer
    Eskişehir
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    En bilineni sanırım: Dirseklerinizi yalayamazsınız.

  10. #100
    Üye
    Mai57 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mavi57
    Üyelik Tarihi
    17.01-2021
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:14
    Yaşadığı Yer
    ......
    Mesaj
    1.884
    Alınan Beğeniler
    554
    Verilen Beğeniler
    379

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Sünnet iddia edildiği gibi dinlerin tanrısal bir vahyi değil,

    İbrahim’in, Mısır’daki seçkinlerin arasına girmek için yaptığı bir uygulamaydı.

    Çünkü, Antik Mısır’da sünnet, seçkin olmanın bir işareti olarak görülüyordu.

    Peki, Mısır’da sünnet hikayesi nasıl başladı?

    Sünnet, İslam’ın, ”Habil ve Kabil” diye alıntıladığı kişiler olan Mısır tanrıları Osiris ve Seth’in hikayesiyle başlar.

    Hikayeyi kısaca özetlersek;

    Tanrılar Osiris ve Seth ile

    Tanrıçalar Nephtys ve İsis kardeştirler.

    Seth, kardeşi Nephtys ile,

    Osiris de diğer kardeşleri İsis ile evlenir.

    Ama bir sorun vardır ve Seth de tıpkı Osiris gibi, güzel İsis’e aşıktır.

    Seth, İsis’e sahip olduğu için Osiris’ten nefret eder, onu öldürme planları yapar ve sonunda Osiris’i öldürüp parçalara ayırır.

    Seth, öyle nefret doludur ki, Osiris’in cinsel uzvunu da keser.

    İsis, Osiris’in farklı yerlere gömülen vücut parçalarını bulur ve birleştirir ama cinsel uzvu kayıptır.

    İşte o kayıp uzuv için halk tarafından törenler yapılır, kötü Seth lanetlenirken, iyi Osiris yüceltilir.

    Tanrı Osiris’e bağlılık yemini ederken, kimileri erkeklik uzvunu kökten keser, kimileri ise bir parçasını.

    Bu uygulama zamanla ”Osiris’e bağlılık ritüeli”ne dönüşür ve sünnet olanların Osiris’in acısını paylaşan, kutsanmış/seçkin kişiler olacaklarına inanılmaya başlanır.

    İbrahim Mısır’a giderken, Mısır’da sünnet çoktan yerleştiğinden, o da seçkinlerin arasına girmek için sünnet olur. Bu uygulama İbrahim’le birlikte Musevilik’e, ardından İslam’a geçer.

    Yani, sünnet zannedildiği gibi ilahi bir emir değil, Antik Mısır geleneğidir

  11. #101
    Üye
    GaribanÖğretmen Avatarı

    Gerçek Adı
    Emin
    Üyelik Tarihi
    15.01-2021
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:45
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    235
    Alınan Beğeniler
    64
    Verilen Beğeniler
    11

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Osmanlı padişahı İkinci Murat 3 defa tahta çıkmıştır. Oğlu Fatih Sultan Mehmet 2 defa tahttan inip tekrar çıkmıştır.




Sayfa 7 / 7 İlkİlk ... 34567