Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 23 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Arkadaslar burdaki Avukat arkadaslar dan bir Gorus almak istiyorum.

    Konu: 2005 KPSS 2. Ek Yerlestirme Sonucunda bir kuruma OSYM ile yerlestirmem yapıldı.
    Ancak Klavuzda Engellilerle ilgili olan kısımda Aşagıdaki ibareler var:

    -2005 Kamu Personel Tercih Kılavuzunun Başvuru Genel ve Özel şartlar Bölümünün 2 nci maddesinde bulunan Başvurma Genel ve Özel şartları başlıklı 2.1. Başvurma Genel şartlarının 6 ncı bendinde, "Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak" (Hangi görevin devamlı yapılmasına, hangi vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığının engel olacağına resmi sağlık kurullarından alınan raporların incelenmesi suretiyle ilgili kurumlar tarafından karar verilecektir)" hükmü bulunmakta olup, ayrıca Kamu Personeli Tercih Kılavuzunun 11 inci sayfasında özürlü adaylar ile ilgili açıklama bulunmaktadır.

    -ÖZÜRLÜ ADAYLARIN DiKKATiNE:
    657 sayıly Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fykrası hükmü gereği hazırlanan Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte özürlü memur istihdamı ayrıca düzenlenmiş olup, buna göre kamu kurum ve kuruluşları toplam dolu kadro sayılarımın (tağra teğkilaty dahil) %3’ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda olduklaryndan, bu suretle istihdam edilecek özürlüler için özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasym dönemlerinden bir veya birkaçında kurumsal bazda ayrı bir sınav uygulaması yapılmaktadır.
    Memur olmak isteyen özürlü vatandağların; özürlü kontenjanı çerçevesinde Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma şartları ile Yapılacak Yarışma Synavları Hakkında Yönetmelikte belirtilen prosedür çerçevesinde ilan edilecek kamu kurum ve kuruluğlarına ait kadrolara atanabilmeleri için bu kurum ve kuruluşlara başvurmaları ve ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılacak sınavlarda başarılı olmaları halinde memur olarak istihdam edilmeleri mümkün olabilecektir.
    Savunmamın Dayanak Noktası:
    657 Devlet Memuriyet kanununda yapılan değişik şu şekilde olmuştur:

    657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU
    Madde 48: 7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapması na engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak.

    Şöyle olmuştur:
    53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak
    ************
    Madde 53- (Mülga: 31.7.1970- 1327/19 md.; yeniden düzenleme: 12.2.1982-2595/3 md.) Sakatların Devlet Memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, Maliye, Sağlık1, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

    (Ek Fıkra: 30.5.1997- KHK 572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. % 3 ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.2

    (Ek Fıkra: 30.5.1997- KHK 572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar, çalıştırdıkları ve işten ayrılan özürlü personel sayısını üç ayda bir Devlet Personel Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarda, ikinci fıkrada tespit edilen oranda özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur.
    ************


    Ben dava açmaya kararlıyım ve acacagim.
    Ancak görüş almakta fayda var. Kazandığım bolum Veri Hazırlama Ve Kontrol İşletmeni Yani iş bilgisayar başında oturarak yapılmakta.

    1. sorum: 657 sayılı kanundaki yeni düzenleme klavuzdaki genel şartları geçersiz kılar mı?

    2. sorum: Eger klavuz esas alınırsa klavuzdaki, "Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak" (Hangi görevin devamlı yapılmasına, hangi vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığının engel olacağına resmi sağlık kurullarından alınan raporların incelenmesi suretiyle ilgili kurumlar tarafından karar verilecektir)"
    ibaresinin, yuvarlak yani kesin bir yargı icermemesi, nasıl bir sonuç doğurur?
    Ben belki bu satırları kendime yoruyor olabilirim. Acaba siz bu satırlardan ne anlıyorsunuz?
    Fiziksel durumum: Şu tekerlekli sandalye Kullanıyorum. bu durum Bilgisayarla Çalışırken bana herhangi bir kısıtlama getirmemektedir. Konu edilen iş de bilgisayar başındadır.

    3. sorum: Bir hukuk adamı olarak bir yüzde vermeniz gerekse idari mahkemedeki sansım ne olur.

    4. sorum: Birde Devlet Personel Başkanlığından aldığım görüşe göre dedikleri Şu: "Tamam 657de değişiklik oldu, ancak bu değişikliğe yönelik yönetmelikler çıkmadı" Acaba kanun mu daha baskın yoksa Yonetmelikler mi?

    Çok uzun oldu
    Sevgilerle...

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.906
    Alınan Beğeniler
    948
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ayrıca, Özürlüler Yasası'ndan bikaç madde:

    "MADDE 14.- İşe alımda; iş seçiminden, başvuru formları, seçim süreci, teknik değerlendirme, önerilen çalışma süreleri ve şartlarına kadar olan safhaların hiçbirinde özürlülerin aleyhine ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

    Çalışan özürlülerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, özrüyle ilgili olarak diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz."

    Ve aynı yasa ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, Ayrımcılığı düzenleyen maddesinde (MADDE 122) yapılan değişiklik sonrasındaki hali:

    "(1) Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, özürlülük, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;
    a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hallerden birine bağlayan,
    b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
    c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
    Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. "
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ahmet kpss kıtapcıgının ılk sayfasına ozurlu olup ozurlu kadrosu ıle yerlestırmelerın kpss sınavı ıle yapılmadıgına daır ve bu kadrolara muracat edecek olan arkaslara bı uyarı bulunmakta ve engellı arkadaslar kpss ıle yerlestırılmıyor.bu kpss 2005 ıcın gecerlı yenı kanunla beraber yenı yapılıcak olan kpss de bı farklı olur ve umarım bı cok arkadasımızın onu acılır...

    cunku merkezı olmayan bı sınavla yerlesebılmek ıcın bı cok entrıka donuyoki bunun sonuncunda saglam bır torpılın olmassa kamuya gıremıyorsun.

    en azından engellılerıde merkesı yerlestırme kamuya alsalar bu torpıl olayı kalkıcak ve senın gıbı hakeden arkadaslar ıse yerlestırılecektır.

  4. #4
    Üye
    saros1 Avatarı

    Gerçek Adı
    Volkan
    Üyelik Tarihi
    07.01-2005
    Son Giriş
    13.05-2016
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    Edirne
    Mesaj
    95
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öncelikle Anayasa'dan dayanak maddeleri yazıyorum:

    Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
    (Ek fıkra: 07/05/2004 - 5170 S.K./1. md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
    Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
    Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

    Madde 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
    (Değişik fıkra: 03/10/2001 - 4709 S.K./19. md.)(*) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

    61-......
    Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.

    Madde 124 - Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
    Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.

    Madde 137 - Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

    Madde 138 - Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

    ***
    Bu hükümler dışında ,Özürlüler Yasasının 14 maddesinde İstihdam ile yasanın Genel Esaslarda belirttiği özürlüler aleyhine ayrımcılığı önleme ilkesi gözönüne alınmalı.

    Belirttiğiniz gibi 657 sayılı kanunda özürlülük atama yapılmaması için sebep değildir. Anayasanın öngördüğü eşitlik ilkesinin dayanağı haklı nedenler yokken herkese aynı davranılmasıdır. Burda kanımca bir engellinin atanmaması için haklı neden sakatlığının görevini yapmasını engellemesidir. Görevi açıkladığın haliyle yapabilecek haldesin. Bu hususta Danıştayın bir kararı işine yarayabilir.

    BEŞİNCİ DAİRE 1984 1527 1983 1067 28/03/1984

    GÖREVİN DEVAMLI OLARAK YAPILMASINI ENGELLEMİYECEK DERECEDEKİ BAZI SAKATLIKLARIN MEMURİYETE ALINMAYA ENGEL TEŞKİL ETMİYECEĞİ HK.

    Davacı, sakatlığı nedeniyle öğretmenlik yapamayacağına dair kararın ve öğretmenliğe atanmasının iptaline ilişkin 4.4.1982 tarihli işlemin iptalini istemektedir.
    657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48.maddesinin 7.bendinde "Görevi ni devamlı yapmasına engel olabilecek vucut veya akıl hastalığı veya vucut sakatlığı ile özürlü bulunanların memurluğa alınmayacakları hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmüne göre görevin devamlı olarak yapılmasını engellemiyecek derecedeki bazı sakatlıkların memuriyete alınmaya bir mani teşkil etmiyeceği ihtilafsızdır.
    Dava dosyasının incelenmesinden davacının Antalya Devlet Hastanesinin 11.9.1981 tarihli raporu üzerine 4.11.1981 tarihinde Bursa Kız Lisesi Din Bilgisi ve Ahlak dersleri stajyer öğretmenliğine atandığı, tayin emrini 2.1.1982 tarihinde tebellüğ ederek göreve başladığı, Bursa Devlet Hastanesince 4.2.1982 tarihinde "öğretmen olamaz" şeklinde rapor verildiği, bilahare davalı idarece davacıya öğretmenlik yapıp yapamaya cağı konusunda herhangi bir Tıp Fakültesi Ortopedi Kliniğinden alacağı rapor üzerine işlem yapılacağının bildirilmesi üzerine davacının Hacet tepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Kliniğinden 1.3.1982 tarihli rapor aldığı, mezkur raporda "öğretmenlik yapmasında sakınca yoktur"
    dendiği ve 5.1.1982 tarihli davalı idare Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü kararında ise bu rapora uyulmasına karar verilmesine rağmen daha sonra bu karardan rücu edilerek ilgilinin sakatlığı sebebiyle öğretmenlik yapamayacağına dair karar verilerek öğretmenliğe atanmasının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
    Davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ortepedi Kliniğinden aldığı 1.3.1982 tarihli raporda "öğretmenlik yapmasında sakınca yoktur" denmesi ve okuttuğu dersin mahiyeti itibariyle de öğretmenlik yapmasında sakınca bulunmadığından, davalı idare ilgili hakkında öğretmenlik yapamayacağı yolunda karar alınmasında ve öğretmenliğe yapılan atamanın iptaline yukarıda anılan 657 sayılı kanunun 48.maddesinin 7.fıkrasına uyarlık görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verildi.

    RD/ZK
    Bunun dışında; Anayasa'nın hükümlerinin zikrettiği, Yönetmeliklerin Yasalara uygun olmasının gerektiğidir. Hakimler -ve diğer kamugörevlileri-Yönetmelikle Yasa çeliştiğinde Yasa ya göre karar vermek zorundadırlar(124-138. maddeler).
    Sonuç olarak yönetmelik uygun olmasa da yasayı uygulayıp atamanın yapılması gerek.
    Kazanıp kazanamayacağın konusunda birşey diyemem. Çünkü Danıştay'ın özürlülerin genel KPSS sınava girmek için açtığı davayı reddettiğine dair bir kararı da mevcut. Ancak kullanacağın argümanlar sağlam. Bu davalar çoğaldıkça sesimiz yükselecektir. Bu yüzden kazanma şansından ziyade bu davanın sahibi olarak üstlendiğin misyon önemli bence. Bununla birlikte eklediğim kararda da okuyacağın gibi şansın yüksek.
    Kolay gelsin...

  5. #5
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    saros1 Gercekten sana Tesekkurlerimi Sunmak isterim.

    Evet kaybetmeyi göze alıyorum zaten. Ancak dava açmaya da kararlıyım. Belki bir yol açılır. Susup oturmaktan iyidir.

    Saros seni sıktığımın farkındayım.

    -Davayı kendim açabilirmiyim, Savunmami kendim yapabilirmiyim. Bu konuda bana Lojistik destek verebilirmisin.

    -Benim Engelli Raporum var Tekrar bir rapor Alayım mı? Bilgisayar başında Çalışmasına Engel yoktur şeklinde? Mevcut raporumda kullanım amacı olarak: iş başvurusu ve özürlü kartı için denmekte.

    -Dava masrafları da korkutmakta ancak açmaktada kararlıyım. Ortalama ne kadar masraf çıkar.

    Sevgilerle...

  6. #6
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.906
    Alınan Beğeniler
    948
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ahmet, açacağın davanın masraflarını karşılamak için, buradaki gönüllü arkadaşlarla aramızda para toplarız. Bu konuda elimden geleni yaparım.

    Bir de, saros bir önceki başlığında, "İstanbul Barosu'nun, Engelliler Masası var" demişti. Acaba benzer bir oluşum Ankara Barosunda yok mudur?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  7. #7
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bulentcigim O olmaz ya olur mu öyle şey hiç Duymamış olayım abi...

    Ya ben hayatımda dava nedir bilmem Dava diyince Kemal Sunal'in filmi Geliyor. Ancak çok fazla bir mebla tutmasa gerek sonuçta..

    Abi hallederiz...

  8. #8
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.906
    Alınan Beğeniler
    948
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yahu burda iyilik yapmış olmayacak kimse kimseye kardeşim.
    Böylesi bir dayanışmayı bile göstermezsek, tükürim adamlığımıza!

    Müsait olduğunda, Ankara Barosu ile görüşerek işe başlayabilirsin. Ya da buradan bir arkadaş, kiminle görüşmen gerektiğin konusunda yönlendirebilir belki... Sonrası işin en kolayı.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  9. #9
    Üye
    saros1 Avatarı

    Gerçek Adı
    Volkan
    Üyelik Tarihi
    07.01-2005
    Son Giriş
    13.05-2016
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    Edirne
    Mesaj
    95
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili ahmet idare mahkemesi dahil bütün mahkemelerde vekilsiz davayı yürütebilirsin.dava masrafları maktu olup ne kadar olduğunu tam bilmiyorum.her konuda yardıma hazırım.bununla birlikte bulunduğun ilin barosuna başvurup adli yardım da isteyebilirsin.umarım,onlar başvurunu inceleyip sana olumlu yanıt verceklerdir.
    maalesef ankara barosunda tanıdığım yok.310 55 26 ankara barosunun üçretsiz yardım hattıymış,buradan sana üçretsiz avukat sağlanabilir.aradıkları bazı şartlar var,onlara uyarsın sanırım.
    avukatın olsa da olmasa da ben hep yardıma hazırım .
    ancak dava açabilmen için önce idarenin bir kararı gerekiyor.örneğin atamanın yapılmaması gibi.bu durumda karar sana tebliğ edildiği günden itibaren 60 gündür.bu önemli süreyi kaçırmamalısın

  10. #10
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Saros Arkadasim

    Benim izleyecegim Prosedur Şöyle:

    Önce Normal proseduru işleterek kuruma gidecegim Muhtemelen kurumda bazilariz Aaaa ne salak Yaa Formu dahi okumamiş Türünden Nutuk-Söylev Çekecekler Bende Yerleştirmemi Neden Yap(a)madıklarına yönelik Onaylı Resmi bir yazi isteyeçeğim.

    Bu yazıyla beraber Özürlüler idaresine gideceğim ordan beni belki yönlendirebilirler daha sonra da(Telefonda Gel Demişlerdi) davami acacagim ilk etapta eger prosedur zor degilse kendim uğraşmaya çalışacagım Ama baktım zor bu davalarda deneyimli bir isim öğrenip olaya girecegim.

    Daha sonrada bekleyip göreceğiz.

    Acaba kurum Yerleştirmemi Neden Yap(a)madıklarına yönelik Onaylı Resmi bir yazi vermeyi Reddedebilir mi?

  11. #11
    Üye
    Hoskal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.08-2004
    Son Giriş
    08.01-2016
    Saat
    17:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Cevap 1: 657'deki yeni düzenleme klavuzdaki genel şartı geçersiz kılar çünkü; klavuzdaki genel şartın dayanağı 657 sayılı Yasanın 48. maddesidir. Yani klavuz 48. maddeye atıfta bulunmuştur. 48. madde hükmü değiştiği için klavuzdaki şart ilga edilmiş(yürürlükten kalkmış) sayılır.

    Cevap 2: Kanunun eski düzenlemesi yürürlükte olsaydı sağlık heyeti kesinlikle olumsuz rapor verirdi. Ancak yürürlükteki yasa hükmü gereği yalnızca akıl hastalığının olup olmadığı kriteri baz alınacaktır.

    Cevap 3: %99 ihtimal kazanılır derim.

    Cevap 4: Hukuk literatüründeki adıyla "normlar hiyerarşisi" ilkesi gereğince kanun yönetmelikten üstündür. Sıralama Anayasa (Uluslararası antlaşmalar), kanun, tüzük, yönetmelik, genelge şeklindedir. Anayasa'nın 124. maddesi hükmü gereğince: "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve "bunlara aykırı olmamak şartıyla", yönetmelikler çıkarabilirler. Yani yönetmelik kanuna aykırı olamaz. Yönetmelik kanuna aykırı olmamak şartıyla çıkarılabilir. Burada akla gelen soru: "Yönetmelik çıkarılırken, yönetmelik hükmünün yasaya aykırı olmaması gerekmektedir. Peki yönetmeliğin dayanağı kanun değişirse ve yönetmelikle kanun hükmü çelişirse ne olacaktır?" Normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince asıl olan yönetmeliğin kanuna aykırı olamamasıdır. Aykırılığın ne zaman ortaya çıktığının hukuken önemi yoktur. Yönetmelik hükmü dayanağı olan kanun hükmü yürürlükten kalktığı için ona bağlı olarak geçerliliğini kaybetmiştir. Aksi iddia kuvvetler ayrılığı ilkesini yok saymak olur. Şöyleki; herhangi bir kurumun çıkardığı yönetmeliğin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı kanundan üstün olduğunu ileri sürmek, egemenliği millet adına kullanan yasama organının yetkisini tanımamak anlamına gelir. Bu da Anayasa'nın temel ilkelerine aykırıdır.

    Not: Yukarıda yer verdiğim hususlar arkadaşlarca da belirtilmiştir. Bir nevi tekrar gibi oldu. Ancak teyidinde bir sakınca görmedim. Ayrıca dava masrafları ile ilgili olarak biraz önce bir avukat arkadaşımı arayıp doğrulattım. 40 ila 80 YTL arası peşin harç var. Fakat kazanınca faiziyle geri alma yönünü de ekleyeyim. Ayrıca ahmetyildiz, dava açmaya karar verdiğinde haberim olsun dava dilekçesi projesi göndereyim.

  12. #12
    Üye
    Hoskal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.08-2004
    Son Giriş
    08.01-2016
    Saat
    17:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yönetmeliğin kanuna aykırı olamayacağına ilişkin bir emsal karar:

    Danıştay Beşinci Daire
    Esas No : 1995/3931
    Karar No : 1998/2632
    Özet: 657 sayılı Yasada yer alan genel şarta aykırı olarak getirilen yönetmelik hükmündeki şartı taşımadığı gerekçesiyle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
    Karar: Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Belediye Başkanlığı
    Vekili: Av. ... Karşı Taraf : ...
    Vekili : Av. ...
    İsteğin Özeti: Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.6.1995 günlü E:1994/-1133, K:1995/799 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

    Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

    Danıştay Tetkik Hakimi: Mehmet Aydın

    Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden, davacının, 657 sayılı Yasanın 48. maddesinin A/6. fıkrasında öngörülen askerlik durumuyla ilgili genel şartı taşıdığı; ayrıca, gerek soruşturma raporunun düzenlendiği, gerekse dava konusu işlemin tesis edildiği tarihler itibariyle (Açıköğretim Fakültesinde öğrenci olması nedeniyle) askere sevkinin ertelenmiş durumda olduğu ve zabıta memurluğu için gerekli niteliği taşıdığı anlaşıldığından, anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmüştür.

    Danıştay Savcısı: Salih Er

    Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

    Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince 30.9.1998 günlü, E:1995/3931 sayılı ara kararı cevabının geldiği görülerek işin gereği düşünüldü:
    Davacı, davalı belediyede zabıta memuru olarak görev yapmakta iken hesap işleri müdürlüğü emrine memur olarak atanmasına ilişkin 7.7.1994 günlü, 1988 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

    Ankara 10. İdare Mahkemesinin 23.6.1995 günlü E:1994/1133, K:1995/799 sayılı kararıyla; davacının Belediye Zabıta Personeli Yönetmeliğinin 16. maddesinin (d) fıkrasındaki fiili askerlik hizmetini yapmış olma şartına rağmen yönetmelik hükmüne aykırı olarak zabıta memurluğuna atandığının anlaşılması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; idarelerce yasaya uygun olmayan bir işlemin her zaman geri alınabileceğini kabul etmenin idari istikrar ilkesi ile bağdaştırılmasına imkan bulunmadığından, idarenin yasalara aykırı veya hatalı işlemini geri almasının makul bir süre ile sınırlı olması gerektiği; bu durumda, 8. 4.1992 tarihinde zabıta memurluğuna atanan davacının 2 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, zabıta memurluğu görevini yürütemediği yolunda bir iddia da ileri sürülmeden bu görevden alınarak meslek dışı memurluğa atanması işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

    Davalı idare, yapılan müfettiş incelemesi sonucunda düzenlenen 16.6.1994 günlü raporda, davacının Belediye Zabıta Personeli Yönetmeliğinin 16/d. maddesine aykırı olarak zabıta memurluğuna atandığının anlaşılması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğini; işlem gerçekleştirilirken davacının kazanılmış hak aylığının korunduğunu; işlemin tesisini siyasi ve ideolojik nedenlere dayandırmanın mümkün olmadığını öne sürmekte ve idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

    657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılacak genel ve özel koşullar tek tek belirtilmiş; A-6 fıkrasında, askerlik durumu itibariyle; a) askerlikle ilgisi bulunmamak, b) askerlik çağına gelmemiş bulunmak, c) askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfına geçirilmiş olmak genel şartlar arasında gösterilmiş; maddenin B-2 fıkrasında de, "kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartlan taşımak", özel koşul olarak öngörülmüştür.

    Bu maddede, askerlik durumu itibariyle A-6. fıkrada yer alan 3 halden birine durumu uyanların devlet memurluğuna girebilmeleri olanaklı kılınmış olup: maddenin (B) fıkrası gereğince aranılabilecek özel şartların, (A) fıkrasında sayılan genel şartlara aykırı olamayacağı ve kurumların özel kanunuyla veya genel, objektif düzenleyici nitelikteki tasarruflarla bu yönde hükümler getirilemeyeceği açık bulunmaktadır. Belediye Zabıta Personeli Yönetmeliğinin belediye zabıtalığına girişte gerekli şartları düzenleyen 16. maddesinin (d) fıkrasında yer alan "Eylemli askerlik hizmetini yapmış olmak (Fakülte ve Yüksek Okul mezunları ile kadın personel için bu şart aranmaz. 18 yaşını bitirmiş olması yeterli sayılır.)" hükmünün 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin A-6 fıkrasında yer alan askerlik durumuyla ilgili genel şarta aykırılığı tartışmayı gerektirmeyecek kadar açık olduğu halde, bu hususun gözardı edilmesinde ve anılan hükme dayanılarak işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

    Öte yandan, 30.9.1998 günlü ara kararımız üzerine davacının bağlı bulunduğu M.S.B. ... Askerlik Şubesi Başkanlığınca gönderilen 22.10.1998 günlü 5239-26 sayılı yazının ekindeki belgenin incelenmesinden; (8.4.1992 tarihinde zabıta memurluğuna atanan) davacının, gerek soruşturma raporunun düzenlendiği 16.6.1994 tarihinde, gerekse dava konusu işlemin tesis edildiği 7.7.1994 tarihinde, henüz ... Fakültesi Öğrencisi statüsünde olması nedeniyle "1111 sayılı Yasanın 35/C. maddesi gereğince askerlik hizmeti ertelenmiş kişi" durumunda olduğu anlaşıldığından, adıgeçenin zabıta memurluğu görevi için gerekli olan niteliğe sahip olduğu tartışmasızdır.

    Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 23.6.1995 günlü E:1994/1133, K:1995/799 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına 11.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Referans : (657 s. DMK. m. 48) (Belediye Zabıta Personel Yön. m. 16) (1111 s. Askerlik K. m. 35) (2577 s. İYUK. m. 12/4)

    Kaynak : DKD. Sayı 99 s : 227

  13. #13
    Üye
    sankha Avatarı

    Gerçek Adı
    oktay
    Üyelik Tarihi
    25.12-2004
    Son Giriş
    20.06-2017
    Saat
    22:08
    Yaşadığı Yer
    Tibet
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ayrıca şu da var:

    Özürlülük Oranı %40 Olanların KPSS Yerleştirmelerine Katılmaması Gerekmektedir 10.11.2004
    KPSS yerleştirmeleri yapıldığından bu yana, memur kadrolarına atanmak isteyen ve özürlülük oranları %40 ve üzeri olanlar için devletin yılda üç dönem olmak üzere ayrı bir sınav açtığını ve bu nedenle bu durumdaki adayların KPSS yerleştirmelerine katılmamaları gerektiğini belirtiyorduk. Bu açıklamalarımız sonunda bir hedefine ulaştı. Kasım 2004 KPSS yerleştirmelerinde bu konuya ilişkin olarak ilk kez bir sınırlama getirilmiştir. Açıklamayı görmek için tıklayın.
    --------------------------------------------------------------------------------
    2004 KPSS Kasım Yerleştirmelerinde Yer Alan Açıklama
    "ÖZÜRLÜ ADAYLARIN DİKKATİNE:
    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği hazırlanan özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte özürlü memur istihdamı ayrıca düzenlenmiş olup, buna göre kamu kurum ve kuruluşları toplam dolu kadro sayılarının (taşra teşkilatı dahil) %3'ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda olduklarından, bu suretle istihdam edilecek özürlüler için özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya bir kaçında kurumsal bazda ayrı bir sınav uygulaması yapılmaktadır.

    Memurolmak isteyen özürlü vatandaşların; özürlü kontenjanı çerçevesinde özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte belirtilen prosedürçerçevesinde ilan edilecek kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadrolara atanabilmeleri için bu kurum ve kuruluşlara başvurmaları ve ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılacak sınavlarda başarılı olmaları halinde memur olarak istihdam edilmeleri mümkün olabilecektir."

    Not 1- Özürlü ilanları sitemizin İlanlar/özürlü İlanları kategorisinde güğncel olarak yayımlanmaktadır.

    Not 2- Bu açıklama sadece memur kadroları ve 399 sayılı KHK'ya tabi sözleşmeli pozisyonlarına yapılacak atamalar için geçerlidir. İşçi kadroları için KPSS sonuçları kullanılmaktadır.

    arkadasım yukarda acıklamaya calıstım fakat bu yeterli olacaktır adamlar bunun onlemini çoktan almışlar.

  14. #14
    Üye
    saros1 Avatarı

    Gerçek Adı
    Volkan
    Üyelik Tarihi
    07.01-2005
    Son Giriş
    13.05-2016
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    Edirne
    Mesaj
    95
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ahmet arkadaşım,özür dilerim cevap yazamadım.Kuruma yazılı olarak başvurduğunda sana yazılı yanıt vermek zorundalar.Bu yanıt olumsuz olursa bu idari işlemin iptali için dava açma süren 60 gündür.Yani sana verdikleri yazlı yanıt eline geçtikten itibaren 60 gün.

  15. #15
    Üye
    ahmetyildiz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:29
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    105
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Arkadasim ne ozuru ya daha ne cevap verecektin sana ve hoskala cok cok tesekkurler. Ben cumaya veriyorum ve davami yazili cevap gelince acacagim..

    Dava dilekcesinde yardim alacagim sizden tabiki vaktiniz ve sabriniz ölçüsünde...

    Haa davayi kazanir yada kaybederiz ama en azından maca cikariz...

    Sevgi ve Hürmetle...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon