Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Şimdi bulamadım ama, işyerinde kötü/aşağılayıcı muamele görmekten ve psikolojik baskıya maruz kalmaktan şikayet eden arkadaşlarımızın mesajları vardı. Bu konuyla ilgili önemli bir hukuk süreci var. İlgili haber:

    "Mahkemenin Mobbing Kararı Emsal Olabilir"

    İşyerinde psikolojik taciz anlamına gelen "mobbing", Tülin Yıldırım'ın Jeoloji Mühendisleri Odası aleyhine açtığı davanın gerekçeli kararında kullanıldı, kavram hukuken tanınmış oldu. Avukat Kayar, artık benzer davalara rastlanabileceğini açıklıyor.

    BİA (İstanbul) - İşyerinde bireylerle üstleri veya eşit düzeyde çalışanlar arasında yaşanan her tür kötü muamele tehdit, şiddet ve aşağılamayı içeren, "mobbing" adı verilen davranışlar, Ankara 8. İş Mahkemesi'nin kararıyla hukuken tanındı.

    Tülin Yıldırım'ın Jeoloji Mühendisleri Odası aleyhine açtığı davanın gerekçeli kararında "mobbing" kavramı ilk kez kullanıldı; bianet'in görüştüğü İstanbul Barosu avukatlarından Habibe Yılmaz Kayar, davanın emsal olacağına, bundan sonra yeni davaların açılabileceğine dikkat çekiyor.

    Mahkeme, Yıldırım'a kötü muamele edildiği ve psikolojik taciz uygulandığına hükmederek tazminat kararı vermişti.

    "Çalışanların durumu tanımlaması kolaylaştı"
    Kayar, kararın Yargıtay'da onanması halinde "mobbing" kavramının hukuk yaşantısına gireceğini kaydediyor.
    Kavramın hukuken tanınmasıyla çalışanların yaşadığı olumsuz süreci daha kolay ve anlaşılır anlatabileceklerini açıklayan Kayar, birbirinden bağımsız görünen birçok eylemin mobbing olabileceğini söylüyor.
    Kayar, kavramın hukuken tanınmasının ardından, emsal olacağını, iş ortamlarında yeni davalarla karşılaşılabileceğini belirtiyor.

    Jeoloji Mühendisleri Odası'na bin YTL tazminat cezası
    Jeoloji Mühendisleri Odası'nda çalışan Tülin Yıldırım, amirlerinin kendisine yüksek sesle bağırarak iş yapmasını söylediğini, sözlü aşağılamalara maruz kaldığını açıklayarak Ankara 8. İş Mahkemesi'ne başvurmuştu.

    Mahkeme, Yıldırım'a izindeyken işlerini aksattığı gerekçesiyle disiplin cezası verilmesini "iyi niyet kaidelerine" aykırı buldu; kararda "toplanan delillerden davacıya üstleri tarafından kötü muamele yapılıp aşağılanarak psikolojik taciz uygulandığı, emeğiyle çalışarak kazanan davacı işçinin maddi ve manevi kayba uğratıldığı kanaatine varılmıştır" ifadesi yer aldı.

    Yıldırım: Karar "mobbing"in mevzuatımıza girdiği anlamına geliyor
    Tülin Yıldırım'sa, karardan sonra yazdığı ve sendika.org'da 28 Aralık 2006'da yayınlanan yazısında şöyle diyordu:

    "Bu davayı açmadan önce uzun suren araştırmalarımda ve insanlarla görüşmelerde elde ettiğim tek şey; 'işveren her yerde işçiyi işten çıkmaya zorlamak için baskı yapar işçinin yapması gerek şey ise buna direnmektir' şeklindeydi.

    "Ben işverenin baskısına direnmenin yanında bir şeyi daha ispatladım; işveren çalıştırdığı işçiye baskı yapamaz. Bunu da hukuk ve yasaların çerçevesinde bir alan açarak yaptık. Türkiye mevzuatında mobbing kavramı olmamakla beraber bu kararın çıkması artık mevzuatımıza bunun girdiği anlamına geliyor."

    Jeoloji Mühendisleri Odası'ysa, yazılı açıklamalarında "çalışanın işyerinde yaşadıklarının 'mobbing' olgusunun açık bir örneği olarak değerlendirilmesinin haklı bir dayanağının bulunmadığı"nı savunmuştu.

    BİA Haber Merkezi
    07/02/2007
    Ayça ÖRER
    Jeoloji mühendisleri odası neyi kaybetti?

    Tülin Yıldırım
    26 Aralık 2006

    Son iki yıldır Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetimi’nin bana uyguladığı baskı ve yıldırma (mobbing) politikalarına karşı açtığım davayı kazandım.

    Bu dava’nın iki boyutu vardı; birincisi bana verilmiş olan uyarı ve kınama cezalarının haksız olduğu iddiasıyla iptalinin istenmesi, ikincisi hem bu cezaların kendisinin hem de bana karsı uygulanan baskı politikalarının, dünyada yaygın adıyla MOBBING, olduğu ve bunun için de manevi tazminat istenmesi idi.

    Mahkeme verilen cezaları iptal ettiği gibi Jeoloji Mühendisleri Odası’nın da bana tazminat ödenmesine hükmetti.

    Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetimi, Oda’nın adını tarihe yazdırmayı başardı. Hem de işçisine yaptığı eziyetin mahkeme tarafından da belirlenmesiyle. Bu dava İşçi sınıfı açısından büyük bir kazanım sağlamıştır.

    Bu davayı açmadan önce uzun suren araştırmalarımda ve insanlarla görüşmelerde elde ettiğim tek şey; “işveren her yerde işçiyi işten çıkmaya zorlamak için baskı yapar işçinin yapması gerek şey ise buna direnmektir” şeklindeydi. Ben İşverenin baskısına direnmenin yanında bir şeyi daha ispatladım; işveren çalıştırdığı işçiye baskı yapamaz., Bunu da hukuk ve yasaların çerçevesinde bir alan açarak yaptık. Türkiye mevzuatında Mobbing kavramı olmamakla beraber bu kararın çıkması artık mevzuatımıza bunun girdiği anlamına geliyor.

    Bu dava ile asıl kazandığım şey ise kendime olan güvenim. Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetimi’nin iki yıl boyunca süren her türlü aşağılamayı içeren baskıları ve beni aslında yetersiz biri gibi gösterme çabalarına rağmen elde ettikleri şey ise yenilgidir.

    İki yıl boyunca beni istifaya zorlamak için sürekli ve anlamsız nedenlerle istenen savunmalar, bu savunmalar sonrasında verilen uyarı ve kınama cezaları, Oda’dan kovmalar, üyelerin ve iş arkadaşlarımın yanında bağırıp çağırmalar, işleyişe aykırı bilgilendirme yapmamı istemeleri ve bütün bunlara karşı benim onurumla ayakta durmam sonucunda yapacak tek şey olarak işten çıkarmaları hiç bir şekilde işe yaramadı. Mobbincilerin asil hedefleri olan bireyi yok ederek, itaat etmeye ya da sessiz bir şekilde ortadan kaybolup gitmesini sağlayan davranışları da işe yaramadı. Buralarda İşçileri solculuk manipülasyonu altında sendikasız, toplu sözleşmesiz bırakma çalışmaları da işe yaramadı. Ama bizim her işten atma olayında çalışanlar olarak bir arada durmamızı sağladı. Haklarımız için mücadelenin kendilerine sol diyenlere karşı da vermemiz gereken ve her gün her gün yeniden vermemiz gereken mücadele biçimini hatırlamamıza yaradı.

    Bu dava ile işçi sınıfı yeni bir kazanım elde etti o da şudur ki; patronlar, zannettiklerinin aksine, işçilerine her türlü baskıyı, eziyeti ve zulmü yapma “hakkına” sahip değildirler.

    Sendika.Org

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Mobbing Davasını Kazanan Kadın Mühendis: Mutlaka Mücadele Edin

    Jeoloji Mühendisi Yıldırım "İşyerinde psikolojik tacize uğradığınızı düşünüyorsanız, mesajları, tanıklıkları belgelemeye başlayın" diyor: "En önemlisi mücadele etmek, elimiz kolumuz bağlı değil."

    BİA Haber Merkezi - Ankara
    21 Temmuz 2008, Pazartesi
    Tolga KORKUT


    Tülin Yıldırım'la, Jeoloji Mühendisleri Odası'na (JMO) karşı açtığı işyerinde psikolojik taciz (mobbing) davasında, Yargıtay'ın da kendisini haklı bulup tazminat kararını onamasının ardından konuştuk.

    Yıldırım işe iade davasını kazanmasının ardından yaklaşık üç hafta önce JMO'ya geri dönüşüyle ilgili başvurmuş durumda. Daha önce büro amiri olarak çalıştığı JMO'nun vereceği yanıtı bekliyor.
    Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ankara 8. İş Mahkemesi'nin Yıldırım'ın mobbing nedeniyle manevi tazminat almasına dair kararını onadı; böylece karar kesinleşti.

    Yıldırım: Peşini bırakmayın
    Yıldırım bu sürecin ona öğrettiği en önemli bilgilerden birinin "İşyerinde psikolojik taciz varsa, kendinize güveninizi kaybetmemek için, mutlaka mücadele etmek" olduğunu söylüyor.
    "Çünkü mobbing aslında bir yalnızlaştırma, köşeye sıkıştırma, yalıtma süreci. İşe yaramaz hissi vermek üzerinden yoğunlaştırılıyor."
    JMO'da bunu farklı şekillerde yaşadığını anlatıyor: "Sürekli her şeyle ilgili savunma istediler. Yüksek sesle konuşma, bağırma, aşağılama da vardı. Bana 'işini yapmıyorsun' derken çevredeki insanlara da bu dedikodu halinde aktarılıyordu. Beni kavgacı, uyumsuz, üretmeyen biri gibi göstermeye çalıştılar."

    "Başıma gelenin adını bilmiyordum"
    Yıldırım başlangıçta yaşadığı sürecin adının ne olduğunu, mobbing kavramını bilmediğini anlatıyor. "Altı yedi ay sonra öğrendim. Konuştuğum insanlar bunun beni yıldırmak için yapıldığını, bütün işverenlerin bunu uyguladığını, yapılacak bir şey olmadığını söylüyorlardı. Bu kadar elimiz kolumuz bağlı mı, diye düşündüm ve araştırmaya başladım."
    Bu araştırmanın sonucunda yaşadığının işyerinde psikolojik taciz olduğunu fark eden Yıldırım, "Daha sonra dayanışmanın ve örgütlü mücadelenin ne kadar önemli olduğunu öğrendim" diyor.
    "Yalnız başına bir şey yapmak çok zor. Oda çalışanları bana çok destek verdiler. Duruşmaları izlediler, basın açıklamaları yaptılar. Değişik sendikalardan destek aldım."
    Yıldırım Türkiye Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Sosyal-İş) üyesi. "Kendi sendikam davaya taraf oldu, ama mobbing'e özel ek bir şey yapmadılar" diye anlatıyor.

    Yaşadıklarını adını koyup diğer insanlarla paylaşmaya başladıktan sonra, bunun herkes için güçlendirici, mobbing'le ilgili bir farkındalık yükseltme süreci olduğuna dikkat .çekiyor.

    "Mobbing kuşkusunda belge toplamaya başlayın"
    Yıldırım'ın mobbing'e uğradığını düşünenlere öncelikli önerisi, hemen belgelendirmeye başlamak.
    "İşyerinde veya yargıda hukuksal süreç izleyeceklerse, delil toplamayı öğrensinler. Tutanaklar, gelen e-postaların, mesajların toplanması, tanık olan çalışma arkadaşlarıyla tutanakların oluşturulması önemli.
    "Mobbing sözle, telefonla, e-postayla olabiliyor. Duruma göre evraklarını tutmalarında fayda var. Kuşku oluştuğu anda evrak tutmaya başlasınlar. Belki mobbing devam etmez, durum değişebilir, ama her ihtimale karşı evrak tutmakta fayda var."

    ***
    İşveren Psikolojik Tacizi Önlemek Zorunda

    Yargıtay kararıyla psikolojik tacize uğradığı ve tazminat hakkı kesinleşen Tülin Yıldırım, Jeoloji Mühendisleri Odası'ndaki işine geri dönüyor. Avukatı Altıparmak "İşyerinde psikolojik tacize uğrayan peşini bırakmasın, belgelesin, yargıya başvursun" diyor.

    BİA Haber Merkezi - Ankara
    21 Temmuz 2008, Pazartesi
    Tolga KORKUT


    Yargıtay 9. Dairesi'nin kararıyla işyerinde psikolojik tacize (mobbing) uğradığı ve bu nedenle tazminata hak kazandığı kesinleşen Tülin Yıldırım, bu süreçte işten çıkarılması da haksız bulunduğu için Jeoloji Mühendisleri Odası'ndaki (JMO) işine geri dönmek üzere.
    İşe iade davasını da kazanan Yıldırım, JMO'dan işe başlatılma tarihini bekliyor.

    Altıparmak: Psikolojik tacizi önlemek işverenin yükümlülüğü
    bianet'in görüştüğü Yıldırım'ın avukatı Ayşe Altıparmak Yargıtay'ın kararının kesinleşmiş olduğunu, emsal niteliği taşıdığını vurguladı.
    "İş Kanunu'nda cinsel taciz vardı; ama psikolojik taciz yoktu. Bu kararla artık Türkiye'de iş hukukunda psikolojik taciz de var."
    Ankara 8. İş Mahkemesi Yıldırım'ın psikolojik taciz nedeniyle bin YTL manevi tazminata hak kazandığına hükmetmiş, JMO bu kararı temyiz etmişti.
    Altıparmak artık işverenlerin İş Kanunu'nun 79. maddesindeki işçiyi gözetme borcu kapsamında psikolojik tacizi önlemekle yükümlü olduğunu, bunun Türkiye'nin onayladığı Avrupa Sosyal Şartı'nın işçilere tanıdığı "onurlu çalışma hakkı" kapsamında da yer aldığını vurguluyor.
    Altıparmak bu sürecin işçilere psikolojik tacize uğradıklarında iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirip tazminatlarını alma hakkı verdiğinin de altını çizdi.

    "Mobbing yapan cezasız kalmayacağını bilmeli"
    Altıparmak mobbing'e uğradığını düşünenlere şunları öneriyor.

    Üstlere iletin: "Mobbing'i genellikle amirler yapıyor. Bunu kurum içinde disiplin soruşturması yürüten bir organ varsa oraya, insan kaynakları bölümlerine veya daha üst yöneticilere bildirin, disiplin soruşturması açılmasını talep edin. Mobbing yapanın iş akdinin feshedilmesi gerekiyor. Yaptırımı olacağını bilirse, bundan çekinir."

    Delil toplayın: "Mümkün olduğunca delil toplayın. Mobbing genelde bire bir ortamlarda yapılır. Bu yüzden başkalarının önünde konuşmaya çalışın. Daha çok tanık yaratın."

    Yargıtay kararını anımsatın: "İşveren ya da yöneticiler mobbing'den bihaber olabilir, kabul etmek istemeyebilir. Yargıtay'ın bu kararını anımsatın."

    Profesyonel destek: "Profesyonel desteğe başvurun. Mobbing'in ruhsal sonuçlarını raporlayın. Çekinmeyin, bu yapanın suçudur. Yıldırım, depresif durumu iş göremez diyen doktor raporuyla belgelemişti."

    Yargıya gidin: "Yargı yoluna başvurun. Hukukçulara Yargıtay'ın mobbing kararını anımsatın."

    "Mobbing sistematiktir"
    Altıparmak mobbing'in ayırt edici özelliğinin sistematikliği, düzenliliği olduğunu anımsatıyor.
    "Mobbing iddiası için tek bir kavga, söz yeterli değil. Düzenli olarak sizi diğer işçilerden ayrı tutarak baskılayacak bir uygulamadır."
    Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), işyerinde sistematik tacizin bazı örneklerini şöyle sıralıyor.

    Kendini göstermeyi ve iletişim oluşumunu etkilemek: Üst konumda olan kişi mağdurun kendisini gösterme olanaklarını kısıtlar, sürekli sözünü keser, yüzüne bağırır ve yüksek sesle azarlar, yapılan işi sürekli eleştirir.

    Sosyal ilişkilere saldırılar: Çevredeki insanların mağdur edilen kişi ile konuşmaması, bu kişinin kimse ile konuşamaması, kendisi mekanda yokmuş gibi davranılması.

    İtibara yönelik saldırılar: Mağdur edilen kişinin arkasından kötü konuşulması, asılsız söylentilerin yayılması, gülünç durumlara düşürülmesi, cinsel imaların yapılması.

    Kişinin yaşam kalitesi ve mesleki durumuna saldırılar: Hiçbir özel görevin bu kişiye verilmemesi, verilen işlerin geri alınması, sürdürülmek için anlamsız işlerin verilmesi, işlerin sürekli değiştirilmesi, kişisel zarara sebep olunması.

    Kişinin sağlığına doğrudan saldırılar: Fiziksel olarak ağır işleri yapmaya zorlanılması, fiziksel şiddet tehditlerinin yapılması, fiziksel zarar verilmesi, doğrudan cinsel taciz. (TK/EZÖ)


    * Yargıtay 9. Dairesi'nin kararıyla ilgili bilgi: 2007/3154 esas, 2008/13307 sayılı karar. 30 Mayıs 2008.
    * Ankara 8. İş Mahkemesi'nin kararıyla ilgili bilgi: 2006/19, 2006/625 sayılı, 20 Aralık 2006 tarihli karar.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...




LinkBacks (?)