Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 73 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    ddm_76 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.10-2006
    Son Giriş
    06.01-2011
    Saat
    12:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    şu yukardakı resimlere baktıkca kadın olmanın ne kadar zor bisey oldugunu anlıyorum.kadına hep nadide bı cıcek gıbı davranılmasını soyleyenler kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksık etmeyeceksın dıyenler aynı zamanda....
    toplumda aıle ıcınde hep ayrı yerde tutulduk...küçüktük bız kız cocuklarına ayıp ögretılırken erkek cocuklarına gözter amcalara yavrum ögretıldı.bızım flörtumuz oldugunda bı cok sıfat yakıstılırken erkeklere aferın oglum elının kiridir ögretıldı....
    bunları yasayarak ögrenen erkekler ılerde esımız olunca bıze ne kadar saygı duyabılırlerkı?onların kızkardeslerıyle kendı yetıstırılmelerı arasındakı farkları gorerek buyuyen erkek esıne nasıl önce insan sonra kadın anne dıye baksınkı?....
    bakamaz göremezkı o gözle..ögretılmemıskı bu onlara...
    kız sevdıgıne kactı diye öldürün dıyen bı zıhnıyet hala bu topraklarda yasıyorsa kadın olmak bız kadınların üzerınde hep ağır yük olarak kalmaya devam edecek malesef

  2. #47
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir süredir yazamadım ama takip etmediğim sanılmasın. Biz Sanemle bu başlığı açarken yani fotoğraflarla gündem başlığını bir konu belirleyip onu her yönüyle anlatmak üzerine düzenledik ve bunu da fotoğrafların dili ile ele alarak anlatalım birlikte tartışalım dedik. Diğer başlıklardan farkı da bu zaten. Bir önceki konu dünyamızdı. Dünyamız diyince neler akla geliyorsa hepsini masaya yatırdık. Şimdi konu kadın ve kadın konusunda akla gelen her şeyi masaya yatırıyoruz. Kadın denince şiddet var mı yok mu? Önce bu soruyu soruyorum ve evet var dedikten sonra da ekliyorum. Biz şiddeti genel olarak ele alıyoruz. Sanki sadece kadınlara şiddet uygulanır gibi bir söylemimiz var. Böylesine tarihi bir hata yapmayacak kadar gerçekleri biliyoruz. Ama konumuz kadın ve bu yüzden kadına uygulanan şiddeti es geçemeyiz. Ve üstelik dünyada en fazla şiddete maruz kalanlar önce kadınlar. Konumuzda bu olduğundan yani kadın olduğundan kadına olan şiddeti verdik anlatabiliyor muyum, biliyor muyuz? Bu yüzden Neptün ve bazı arkadaşların kafalarına takılan sorular varsa bu mesajım belki sorularının cevabını verir eğer vermiyorsa hala her fırsatta da bunu altını çizeriz, çizeceğiz. Yani bu başlığın, fotoğraflarla gündem başlığının diğer başlıklardan farkı anlaşılana kadar.

    Gelelim şiddete kadına nerelerde ne şekilde şiddet uygulandığına;

    1- Ev içi şiddet; Öfkeyle savrulan bir yumruk sonucu kırılan diş, adi bir saldırıda kırılan bacak, gecenin kör karanlığında dehşet çığlıkları arasında sönen bir hayat. Ev içi şiddet gerçekten de global bir olgudur. Rakamlar ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir ancak çekilen eziyet ve sonuçları tüm dünyada benzerdir. Evde şiddet kadınların fiziksel bütünlük hakkının ihlalidir. Yıllarca sürebilir ve zamanla dozu artabilir. Anında gerçekleşen yaralanmalar dışında uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabilir, fiziksel ve psikolojik etki birikerek, şiddetin sona ermesinden sonra bile sürebilir. Evde yaşanan şiddet sindirme, onur kırma ve aşağılamadır, özgüveni yerle bir eder. Kadın yemek yapmamışsa, ütü yapmamışsa, kocasıyla yatmıyorsa şiddete maruz kalmak için sebep hazırdır. Bu ve benzeri nedenlerle kocasından şiddet görür.

    2-Çalışan temizlikçi kadınlara yapılan şiddet; Çoğunluğu yabancı uyruklu olan ev içi hizmetliler sıklıkla işverenleri tarafından kötü muameleye maruz kalmaktadır. Ülkeye yasadışı yollardan girmiş olan, satılan veya kağıtlarına el konan kadınlar, bu ihlallere karşı daha da açıktır ve yasal telafi elde etme olasılığı çok düşüktür. Suudi Arabistan’da, çoğu Güney ve Güneydoğu Asya’dan gelen kadınlar, genellikle toplumdan sıkı bir biçimde soyutlanmaktadır. İşverenleri genellikle pasaportlarına el koymakta ve onları çalıştıkları eve mahkum etmektedir. Rızaları olmaksızın başka bir işverene devredilebilirler. Suudi Arabistan iş hukukunun diğer işçilere sağladığı koruma bu hizmetliler için geçerli değildir. Suudi Arabistan’da kadınların sokağa yanlarında bir mahrem (nikah düşmeyen erkek akraba) olmadan çıkmasına izin verilmediği için, yardım istemek için evi bile terk edemezler. Ev içi hizmetlilerine kötü muamele dünyanın sadece bir bölgesine has bir durum değil. ABD’de, özellikle yasal statüleri olmayan birçok ev içi hizmetli zorla çalıştırılmakta, pasaportlarlarına el konmakta ve birçok tacize uğramaktadır. İşverenlerini bıraktıkları takdirde, “yasadışı göçmen” oluyorlardı.

    3-Zorla evlendirmelerde işkence ve kötü muamele; Bunu zaten biliyoruz detaylarına girmeyeceğim. Kadın istemiyorsa hem aile hem de evleneceği kişi tarafından şiddete uğrar yada öldürülür.

    4-Namus adına işkence ve kötü muamele; Dünyanın her yerinde her yaştan kadın ve genç kızlar namus adına katledilmektedir. Davranışlarıyla aileleri ve topluma utanç kaynağı olmakla suçlanmaktadırlar. Bu, bir erkek komşuyla sohbet etmekten evlilik dışı cinsel ilişkiye kadar farklılık gösterebilir. Rızaları olmamasına rağmen bir erkeğin kendilerine yaptığı bir şey de olabilir. Tek algılayış, kadının cinsel davranış kurallarını ihlal etmesi namusu kirletir. Namus uygulaması affetmez: üzerine şüphe düşen kadına kendini savunma şansı tanınmaz ve aile üyelerinin, kadına saldırarak namusları üzerindeki lekeyi temizlemekten başka kabul edilebilir sosyal alternatifi yoktur. Namus cinayetlerinde, kadın suçlu taraf, onun “sahibi” olan erkek ise namusunu kaybeden mağdur olarak görülmektedir. Sonuç olarak, erkek toplumun sempatisini üstünde toplayan incinmiş kişi olmaktadır.

    5-Alınıp satılarak kadınlara yapılan işkence; İnsan ticareti uluslararası organize suçlar içinde, uyuşturucu ve silahtan sonra, üçüncü en büyük kar kaynağı. Yıllık cirosu milyarlarca dolar. Kadınlar birçok farklı sömürü amacı için sahte vaadlerle kandırılarak, zorla taşınmakta, satılmakta ve alınmaktadır. Bu amaçlardan bazıları zorla ev içi hizmetliliği de içeren zorla çalıştırma ve seks turizmi ve zorla evlendirme gibi cinsel sömürüdür. Bazıları yapacakları iş hakkında tamamen kandırılmakta, bazılarına yarı doğru söylenmekte ve daha sonra bunu yapmaya zorlanmakta, bazıları ise işin ne olduğunu bilmesine rağmen bunu yapacakları koşullardan haberdar edilmemekte ve başka bir geçerli ekonomik alternatifi bulunmamaktadır. Ticareti yapılan kadınlar cinsel sömürü amaçlı pazarlanan kadınlar sık sık cinsel tacize uğramakta ve zihinsel ve ruhsal olarak parçalanmaları ve seks işçiliğine zorlanmak amacıyla tecavüze uğramaktadırlar. HIV/AIDS riskine rağmen korunmasız seks yapmayı reddeden kadınlar cezalandırılmaktadır. Fiziksel şiddet dışında pazarlanan kadınlar hukuk dışı tecrit, kimlik belgelerine el koyma ve hatta esaret gibi başka ihlallerden de muzdariptir. Bu ihlaller, pazarlanan kadınları kurban yerine suçlu gibi gören devlet görevlilerinin tavırlarıyla artmaktadır.

    6-Borç karşılığı çalışan kadınlara işkence ve kötü muamele; Dünya çapında borç karşılığı çalışmakta olan milyonlarca kişi toprak ağaları veya işverenlerine olan borçları yüzünden ücretsiz çalışmaktadır. Hastalık, hasat alamama veya düğün gibi ailesel taahhütler nedeniyle borç almak zorunda kalındığında bütün bir aile köle gibi çalışmak zorunda kalmaktadır. Borca karşılık çalışan aileler çalıştıkları yerde yaşamak zorunda bırakılmakta ve yalnızca aile reisine ücret ödenmektedir. Ücret, bütün ailenin hayatını sürdürmesine yetmemekte, bu da yeni borçlar almalarıyla sonuçlanmaktadır. Borca karşılık çalışanların çoğu okuma yazma ve hesap yapmayı bilmemekte ve kendinin, karısının ve çocuklarının çalışmasıyla borcu geri ödediğini (bazen defalarca) kanıtlayamamaktadır.Bazen borca karşılık çalışanlar, aile bağları dikkate alınmaksızın bir başkasına satılmaktadır. Borca karşılık çalışanlar yasadışı tecrit, kötü muamele ve tehditlerle alı konmaktadır. Böyle çalışan birçok kişi işten sonra “sahipleri” tarafından, kaçmalarını engellemek veya cezalandırmak amacıyla, bazen zincirlenerek, kilit altında tutulmaktadır. Toprak ağaları ve yardımcıları düzenli olarak kadın ve kız çocuklarını çağırarak onlarla seks yapmaları için ısrar etmektedir.

    7-Toplumda kötü muamele; Yaşantıları toplumun beklentilerine uymayan kadınlar sık sık yalnızca toplum dışına itilmekle cezalandırılmamakta, aynı zamanda şiddet içeren muameleye de maruz kalmaktadır.Evlilik dışı ilişkiye girmesi, dul olması sayılabilir bu duruma örnek olarak.

    8- Kadın sünneti; Bu da şiddetin başka bir türüdür. Bu operasyon bazen aşırı kanama, mikrop kapma, travma ve acıyla sonuçlanmaktadır. İleride cinsel ilişki ve çocuk doğurmada zorluklara da neden olmaktadır. Birçok ülkede bu uygulama, kadınlığa geçiş töreniyle ilgilidir. Dünya çapında yaklaşık 100-140 milyon kadın bir çeşit kadın sünneti yaşamıştır.

    9-Devlet ve silahlı kuvvetler tarafından uygulanan işkence; Kadınlara dünyanın her yerinde polis, asker ve diğer yetkililer tarafından işkence uygulanmaktadır. Gözaltında yada silahlı politik grupların rehin aldığı her yaştan, her milliyetten ve her inançtan kadın fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalabilmektedir. Bununla birlikte devlet yetkilileri tarafından işkence yapılan kadınların büyük bölümünü adli suç işlediğinden şüphe edilenler oluşturmaktadır. Birçok ülkede suç işlediğinden şüphelenilen yada uç görüşler savunduğu gerekçesi ile yargılanan kadınlar için dayak yada psikolojik şiddete maruz bırakılmak olağan bir uygulama hâlini almıştır. Birçok ülkede kadınların ırksal, etnik, dinsel yada sınıfsal kökenleri onları işkence ve kötü muamelenin hedefi durumuna getirebilmektedir. Birçok ülkede kadınlara devlet güçlerince cinsel şiddet uygulanmaktadır. Söz konusu işkence tecavüz, bekâret kontrolü, cinsel içerikli hakaret, taciz biçimlerinde gerçekleşmektedir. ABD’de gözaltındaki ya da tutukevindeki kadınlara dayak, tecavüz ve diğer şiddet yöntemleri ile zalim, insanlık dışı ve insan onurunu aşağılayıcı yönetmelikler hamile, hasta ayrımı yapılmaksızın uygulanmakta; yetersiz tıbbi yardım, hücrelerde tecrit cezası, ağır işler yapmaya zorlanma gibi yollarla da işkence yapılmaktadır. Kadınlara yalnızca karakollarda, tutukevlerinde, askeri kışlalarda değil resmi olmayan yerlerde, gizli gözaltı merkezlerinde, kurbanın kendi evinde ya da sokakta da kolluk güçleri tarafından işkence uygulanmaktadır.

    Şimdi hala işkence ve kadınlara şiddet yok diyebilir miyiz? Hani resimler az geldiyse diye bir kez de ara toplam yapayım dedim. Resimleri duygu sömürüsü olarak görenler belki bu boyutuyla bir kez daha düşünürler. Biraz daha ekleyeceklerim var bugün bu kadar yeter sanırım düşünmeye gerisini sonra tamamlarım. Son olarak hepimizin tanıdığı ve hala hafızalardan silinmeyen acıların kadını Bergen’in şiddete uğradığı fotoğrafları vereyim ekleyeyim hafızalarımız yeniden canlansın ,o günlere şahit olamayanlarda öğrenmiş olsun istiyorum.

    bergenmf1 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    bergen2an5 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    Adana''da şarkı söylediği pavyona düzenlenen bir polis baskını sırasında Halis Serbest ile tanıştı ve evlendi. Kıskançlık nöbetleriyle ve şiddet uygulamalarıyla evliliklerini tahammül edilemez hale getiren eşi 1986 yılında İzmir de ki bir gece kulübünde sahnede şarkı söylediği sırada Bergen''in yüzüne kezzap attı.Tek gözünü ve yüzünün bir kısmını yitiren Bergen’i ancak eski eşi Halis Serbest yakasını hiç bir zaman bırakmadı ve 15 Ağustos 1989''da bitip tükenmeyen tehditlerin ardından 28 yaşındaki şarkıcıyı Kayseri''de ki bir gece programından sonra arabasıyla kaçırıp Mersin''e doğru götürürken Toros Dağlarında yol kenarındaki bir restoranda tabancasıyla vurarak öldürdü.

    bergen1qd8 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    Bergen kızıl/sarı boyalı saçından bir perçemi, Akdeniz'de pupa yelken, Cenevizli tüccar avlayan Akdeniz korsanları gibi yaralı gözyuvasına kıvırıverdi. Bizde onu bu fotoğrafıyla hafızalarımıza kazıdık.

  3. #48
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bence iyi özetlemişsin sevgili Oya,

    Anlaşılmayan bir noktayı bir kez daha gündeme getirmekle başlayayım bende yazıma;

    Fotoğrafın bir sanat olup olmadığına aldırdığım yok artık. Fotoğrafın, insanı insana ve kendisine tanıtan bir araç olarak bilindiğini görmek istiyorum

    Edward STEICHEN

    Evet, biz burada sanat yapma niyetinde değiliz. Fotoğrafın bir sanat olduğuna hala inanmakla birlikte,fotoğrafları kullanarak bir konuda düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak niyetindeyiz.

    İster istemez bazı fotoğraflar bizim de dahil olmak üzere içimizi karartmakta. Onlar sadece bizim görsel iletişim araçlarımız. Kelimelerin yetmediği yerde kullanılan silahlarımız. Bu konu da bizlere katılmayabilirsiniz, yanlış bulabilirsiniz, eleştirebilirsiniz bunları yapabilme hakkınız var. Büyük bir olgunlukla bunu eleştirileri kabul eder ama yolumuza devam ederiz. Çünkü fotmat bunu gerektiriyorsa kullanırız.

    Ne dikkatleri yoğun bir şekilde buraya toplamayı arzuluyor ne de kişisel bir çıkarımız var bu aşamada. Yaşanılanları sizlerle paylaşmak belki ama belki kafalarımızda soru işaretleri oluşturmaktır niyetimizdir.

    Sanırım buraya kadar derdimi anlatabilmişimdir.

    Kadınlara ait herşeyi ortaya dökeceğimizi söylerken obfektif olacağımız garantisini de veriyoruz.Şu ana kadar kadınları yücelten erkekleri yerin dibine batıran herhangi bir eylem şeklimiz olmadı değil mi?

    Sadece sizlerin duygu ve düşüncelerinin oluşturacağı platformda kendiliğinden eşitlik var demektir zaten.

    Şiddet konusunun üzerinde fazla takılmak gibi bir niyetimiz yoktu aslına bakarsanız. Ama bu konu da şiddetin farklı bir versiyonunun uygulandığını görmekteyiz.

    Genel anlamda şiddeti fiziksel şekliyle görmeye alışkınız. Şiddetin fiziksel olmayan yönleri de vardır, özellikle de kadınlara ve çocuklara uygulanır bunlar.

    Bu şekildeki şiddetin farklı versiyonlarını bu sayfalarda görebilirsiniz.

    Nedendir bilinmez, şiddet en yakınımız tarafından uygulanır. Ve bunları bizleri düşündükleri için sevgi adına yaptıklarını dile getirirler çoğunlukla.

    Kocası tarafından dayak yiyen, abisi, babası tarafından dayak yiyen binlerce kadınlarla doludur dünyamız. Dayak yemeseler bile sen kimsin!!! cümlesiyle öylesine çok karşılaşırlar ki, yada bu sen kimsin cümlesi kodlanmış gizli cümleler ve eylemlerle de karşımıza çıkabilir.

    Bütün bunlar kadın için hafızalara kazınmış, kazanılmış alışkanlıklardır.

    Sevilirken bile, sevildiğimizi açıklarken bile bir hiç yerine koyuluruz.

    "Sen benimsin"

    Ne yazık ki hiç bir kadın da çıkıp ne oluyor ben sadece önce kendime aidim diyebilme cesaretini göstermez. Aklına bile gelmez,mutluluktan havalara uçarak kanıksar bu durumu.

    Oysa bir bilse,

    Sevilmesi için nedenleri vardır genel anlamda erkeklerin.

    Bir kere güzel olacaksın, akıllı olacaksın ama akıllı olduğunu genellikle ortaya koymayacaksın, söz dinleyeceksin, çılgın olacaksın,..... vs.....

    Bir sürü şey ekleyebilirsiniz bu satırlara.

    Çok güzel, çok güzel de bu şartlar ortadan kalktığında ne olacak?

    İşte o zaman bir hiç yerine konulma zamanıdır. Gerçek anlamda kadın yani alışagelmiş kadın kimliğine o gün girersin.

    İtirazı olanları bekliyorum....

  4. #49
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    andante demişki.


    Çok acelecisiniz. Kadınları bir anda öylesine göklere çıkartınız ki, vallahi biz yapmadık siz erkekler yaptınız.

    Erkekliklerinizi hatırladınız, methiyeler düzdünüz....
    Vallahi bu kadınları anlamak zor ne övmeye geliyorsunuz ne yermeye ne yapsak suç yani.

    andante demişki..

    Oysa biz kadınları işlerken annelik kimliği altında yanlışları da ortaya koymayı düşünüyoruz. Mesela çocuklarını terk eden anneleri, onlara eziyet eden anneleri. Bu arada cumartesi annelerini de ortaya koyarız elbette
    O zaman bir soruda ben ortaya atayım neden türkiyede ve bütün dünyada damat kayınpeder kavgaları çok nadir yaşanırken gelin kaynana kavgaları en sık rastlanan kavgaların başında gelir? Filmlere romanlara şiirlere konu olur bu aslında kadınların hemcinsleriyle bile anlaşamadığının bir göstergesimidir?


  5. #50
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir toplayalım isterseniz yazılanları.




    Kadınsız bir dünya herhalde alkolsüz bira gibi bir şey olurdu...
    içiyorsun içiyorsun bir numara yok..!
    kadınsız dünya..
    yaşa yaşa bir anlamı yok.
    ot gibi..

    Onsuzluk ot gibi algılansa da bazılarımız tarafından, ot tan farklı bir yaşam sürmekte mi kadın acaba?

    Çok mu haksız bir yaklaşım oldu?

    Öyle ya;

    İnsandır.

    Çirkef, rezil, yalancı olabilen,

    Ama yineden erkeğin hiç sahip olmadığı nice vasfın sahibi olduğu umulandır.

    Erkek egemen sistemde maymun gibi erkeği taklit edince varlaşabilen

    Ama bunu yaptıkça aslında kendine içkin var olduğu iddia edilen tüm güzelliklerden uzaklaşandır.

    Doğurabilen ve bu yönüyle tanrısal bir güce sahip olandır.

    Bu eyleminin sağladığı erkeklerle kıyaslanamayacak bir şefkat abidesi olduğu düşünülendir.

    İnsan ruhunu okşayan yumuşak hatların en güzel versiyonlarının sahibidir.

    Gözleri için ölünesi olandır.

    Sevilesidir

    Öpülesidir

    Akıllıysa korkulası

    Aptalsa çekilemeyendir.

    Sanılanın aksine erkekten çok daha güçlü olan

    Ve toplumsal yapının gizil mimarıdır.

    Yedi yaşına dek hayatı ondan ibaret sandığımızdır.

    Ki bu sürede kişiliğimizin en temel dinamiklerini şekillendirendir.

    Ve bu yüzden mutlaka eğitimli olması şart olandır.

    Zaman zaman yüreğimi yangın yerine çeviren kundakçıdır.

    Bu yangının ardından ruhumu yeşillere ya da çorak topraklara bulayandır.

    Güvercin kanadı avuçlarında ölme hissi uyandıran.

    Kimi zaman en harbi delikanlıya taş çıkartırken

    Kimi zaman korkunç orospu olabilen

    Diğer yarımız

    İçimizdeki anima

    Ve ruhunda animus olduklarımızdır.

    Tapılası

    Korkulası

    Her şekilde onsuz olunamayandır.

    Diye düşündüğümüzde olur. Aklım karışıyor. Oysa öylesine güzel bir bütün ki, insanı tanımlayabilmek için; kadın ve erkek eleleliği. Tıpkı bir tangodaki olmazsa olmazın uyumu ve bütünlüğü gibi. Ne biz erkeksiz, ne de sizler kadınsız insan bile değiliz bana göre.

    Lafta mı kalıyor yoksa her şey. Öyle şeyler gördü ve duydu ki bu kulaklar, beynimde gidip geliyor binlerce ses ve görüntü. Onlar başka gerçekleri anlatıyor.Bu kadar güzel şeyler yazılabiliyorsa bizler için bir yerde bir yanlış var ya da yalan...

    Tüm kadın hakları savunucuları kadının bir meta olarak kullanılmasının yanlışlığını savunur durur kendimi bildiğimden beri.Erkeklerimizde zaman zaman bu davranışın yanlışlığına katılsa bile çıplak bir kadın fotoğrafı gördüklerinde erkekliklerini hatırlayıverirler.

    En güzel meta olduğumuz söylenilir. Bende erkeklerin kadına yüklediği meta kimliğini düş olarak görmek istiyorum. Umarım bir gün kadın bu kimliğinden kurtulur bir düş olarak kalır gerilerde bu kimlik.

    Asıl gücümüz ister anne olalım ister sevgili olalım ,sığınılacak güvenli bir liman olmamızdır belki de kimsenin görmek istemediği….

    İyi de, doğru bir sonuç elde edebilmek yada bir yerlere varabilmek için yanlış adımlar mı atmaktayız acaba?

    Erkeğin ve kadının yaradılışını reddederek işe başlamamak gerek. Yine unutmamak gerek ki metalaştırmak yalnızca kadına değil erkeğe de ait bir kavram. Kavram ortaya çıktığı anda metalaştırılan her kadına karşılık metalaştırılan bir de erkek olacaktır. Kadının metalaştırılmasında kadına ağır gelen yükler olduğu gibi erkeğin metalaştırılmasında da erkeğe ağır gelen yükler var.

    Çıkılacak gibi değil içinden şimdilik.


    Scorpions - Woman

    Bizler için çok şarkı yapan vardır ya, şiirler yazanlar gibi ben bu gurubu çok seviyorum, biraz bencillik yapıp sizlerle paylaşmak istedim. Bu arada bu ara toplam olduğundan tam bir metin değil arkadaşlar bu sebeple isimleri mizi yazmadım. Metin tamamlanınca yazılacak hiç kuşkunuz olmasın.

    Bu arada videoyu iyi izleyin derim, ya biz kadınlar için telef olanları göreceksiniz Sağolsunlar. Bunları da unutmuyoruz açıkcası. Şarkı çok güzel

  6. #51
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    andante bu konuda aklıma bişi gelmiyor. en iyisi şöyle yapayım) kadın kelimesinin bende çağrıştırdıklarını yazayım:
    ana deniz merkez
    yaratıcılık ruh duygu
    şiir müzik dans
    oyun çocuk çift
    yasak acı tabiat
    aşk su savaş
    tarih şöhret kariyer
    etiket güç otorite
    dürüstlük paylaşım doğmak
    özgürlük öğretmen
    hemşire temizlikçi çamaşırcı dadı eş süt anne işçi hasta bakıcı
    sevgili
    köle istismar veli patron
    vs vs...
    insan çift yaratılmıştır.
    nuhun gemisine insan, hayvan ve bitkilerden çiftler binmiştir.
    valla o gemiye sadece erkeğin binmesi mümkün değildi)
    ha keza sadece kadının da binmesi mümkün değildi...
    gerçi havva olmasaydı dünya da olmazdı. o elma sayesinde insan dünyaya yerleştirildi. gerçi herkes bundan dolayı havvayı suçladı ama aslında havva eylemi başlattı. çünkü kadın değiştirir. merak eder sorgular. erkeği de peşinden sürükler. gerçi bu yüzden her ikisi de dünyanın bir ucuna bırakıldı. buluşmaları arafatta oldu.
    arafat buluşma yeridir. orda ikisinin de söylediği şu oldu:
    "rabbimiz bizim nefsimiz muhakkak ki hep kötülüğü emreder. senin yardımın olmadıkça biz hep kaybedenlerden oluruz.bize katından yardımcı bir kuvvet gönder"
    olması gereken buydu aslında. ne kadın suçlu ne erkek... eger insanlık adına ters giden bir şey varsa bundan her iki cins de sorumludur.
    kadının şiddete ugraması kadının da suççudur erkeğin de...
    çünkü yeryuzunde sorumluluk sahibi olan, insandır.
    geçip de kadın ben şiddete ugruyorum, ugradım diye bir aciz konumda kalamaz. kalmamalıdır. çünkü kadın aciz değildir. şiddet kadının sorumluluk sahibi, mukellef kişi görülmemesinden kaynaklanıyor.
    dünyadan, kadın da sorumlu erkek de...
    nuhun gemisi yola çıktıgında çiftleri aldı yanına... yeryuzunun dengesi için...
    bugün ise bu denge yerle bir olmuş...
    herkes "tek"liğin derdinde... halbuki tek olan sadece tanrıdır. ondan başka herşey çift herşey çoktur...
    yeryzunde sorumluluk sahipleri kadın ve erkek hep iş başında olacaktır.
    insan bu çiftin anlaşılmasıyla tamam olacaktır. bu çift sayesinde aşk...
    adem ile havvanın ayrılıgı ateş gibi oldu. dünyada apayrı yerlerde tek başına iki yarım... arafatta bütünleştiler... vuslat...
    o yüzden insan kendi çiftini hep aramaya mahkumdur. aşk mecburidir.
    insan tamam olmaya muhtactır...
    insan kaybettiğini tanır ve bilir...
    çiftler de öyle bulurlra birbirlerini...
    ...
    şiddet... kaos... bir kaosun sonucu... zulmetin... açlığın...kendini bişi sanmanın sonucu... ruhu boş insan... karnı uçkuruyla dolan insanın sonucu...
    gerçek aşk kadına el kaldırtmaz...
    gerçek aşk erkeği soysuzlaştırmaz...
    gerçek aşk kadına yücelik katar...
    bu kadınların yuzunu bu hale getirenler aşık olmadılar hiç...
    çünkü aşk sadece kadın erkeğin arafatta buluşması değildir...
    gerçek aşk saygı duyar...
    güneşi sever...
    ay'ı sever...
    çiçeği insanı sever...
    kılık kıyafete aldanmaz... ister fahişe olsun isterse hırsız ... gerçek aşk kıymaz...
    aşk aynaya baktırır adama... insana... içindekini aksettirir...
    aşk deliliktir... kendin gibi sandırır sana... karşındaki zalim hayvan olsa sana melek geir...
    aptallıktır aşk..
    işte insan aptalın ta kendisidir.
    kadın dediğin yüzüne vurdurmaz... aşkı hatırlatır...
    dünyayı... tabiatı... sevgiyi... ruhu...
    bunları hatırlatmıyorsa kadın, bu acaip manzaralar normal.
    kadın da ruhunu boşaltmış...erkek de...
    ruhsuz kalmış insan...
    ...
    kadın, erkeğinin malıdır kölesidir oyuncagıdır gerektiğinde...
    erkek, kadınının malıdır kölesidir oyuncagıdır gerektiğinde...en gizli kuytularda... tek beden olmak adına...
    bu iki kişilik bir danstır sadece... kimseler giremez...sınırı yoktur...
    aşk ,
    dünya,
    insanlık
    erdemli davranışlar...

    yitirdiklerimiz adına...haydi yüreğiniz yetiyorsa dans edin...

    buyrun tangoya...

    not aklıma gelmedi dedim ama kadını çağrıştıran kelimeleri yazınca tutamadım kendimi...karaladım bişiler...

  7. #52
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu sayfaya her girişimde işkence görmüş o kadınların fotoğrafı tokat gibi çarpıyor yüzüme.
    ama şu da bir gerçek; erkeklerin erkeklere yapmış olduğu işkence ve zulüm, kadınlara yapmış olduklarından kat kat fazla. örneğin bi savaş oramında... ya da adliyelerin karanlık koridorlarında..barış zamanı da olsa asker ocağında...iş ortamında..okulda...ailede. ailede baba, erkek çocuğa kızlarına olduğundan daha serttir.
    erkekler hemcinslerine karşı kadına olduğundan daha fazla acımasızdır.
    intikam için öldürmesi gereken iki kişiden biri erkekse ona işkence etmeyi, ölümünü ağırlaştırmayı tercih eder.
    kadına sırf kadın olduğu için zulm edip ezmez. kendinden zayıf ve güçsüz olduğu için yapar bunu.
    ama muhatabı erkekse ve kendinden güçsüzse savunmasızsa aynı muameleyi ona da yapar. hatta aşşağılamak adına ona tecavüz bile eder.
    yani temelde güçlüyle güçsüsün savaşıdır bu.
    parçası olduğumuz doğanın en ilkel dürtüsüdür ortaya çıkan.
    GÜÇLÜ GÜÇSÜZÜ YER.
    hiç şüphem yok kadın güçlü konumda olsaydı o da ezerdi erkeği.
    doğası gereği fiziksel olmasa bile ruhen yer bitirirdi onu.
    son tahlilde (78 lilerin bu deyimine bayılıyorum yaa )
    yapılması gereken şey ekonomik ve sosyal olarak güçler dengesini sağlamaktır. eğitim şart yani
    kadınlar çiçektir erkekler böcektir türü söylemler..
    yada yukarda sayın bayke'nin dediği bira ve alkol ilişkisi benzetmeleri nevizade muhabbetinden öte gitmez .

  8. #53
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Canımcım,

    Seni anlamıyor değilim.

    Ama gerçekleri böyle ortaya koyamayız. Savaş ı örnek vermişsin.

    Konumuz savaş değil ama verdiğin örneğe uygunluğu açısından son derece doğru görünüyor.Ancak atladığın bir şey var.

    Savaş ta kadınlara neler yapıldığını anlatmaya kalkışmayacağım. Çünkü amacım kadın erkek savaşı yapmak değil. Sadece gerçekleri dile getirmek.

    Savaş sonrasındaki durumu yok saymışsın.

    Dünyadaki mültecilerin ve ülkesinden kaçmak ayrılmak zorunda kalanların yani sürülenlerin % 80 i kadınlar ve çocuklar.

    Dünyanın en hızlı katliamının yapıldığı ve neredeyse tüm dünyanın seyirci kaldığı Ruanda da dün gibi olaylar hala, 3 ay gibi kısa sürede bir milyon insan öldürüldü.

    Bu öldürülenlerin % 45 i kadınlardı.

    500.000 kadın ve genç kıza tecavüz edildi ve cinsel işkencelerde bulunuldu.

    Gerisini fotoğraflar anlatsın, kadın fotomuhabiri Carol Guzy in objektifinden,

    p6qu6 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    kosovo16yg0 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    kosovo30vh2 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    kosovo34ef2 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    kosovo35ws3 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    rwanda5fl6 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

  9. #54
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    onurun hesabı sorulacak! insanlık onurunun...bir gün...
    çoktaaan insanlığın ırzına geçilmiş... sadece kadınların değil yani....
    ne gözyaşı ne acı
    hiç biri...
    o çocuk bakışları tanımam mı ben?
    dünya o bakışlara kurban olsun!

  10. #55
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kadın deyince dedi aklıma ilk önce hüzün gelir. Nedenini hiç bir zaman irdelemedim. Doğru mu yoksa yanlış mı araştırmasına da girmedim.Belki annem, annem hüzünlüydü. O kocaman kara gözlerinde en mutlu olduğu anda bile görebilirdin hüznün buğulu rengini.

    Çocuk düşlerimde hep ulaşılamamış sevgilinin hüznüydü kadın. Türk filimlerinin etkisimiydi bilinmez ama mendili hatırlatan bir yapısı da var kadının benim için.Dokunsan boşanacak ama gururla başını eğmeyen kalabalık anların görülmeyen yalnızlığı....

    Belki daha çok şey söyleyebilirim ama ilk aklıma gelenler inanın sadece hüzün dedi gülümseyerek.

    4bd08df7016934fc3b643dddj8 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    45c2d524d85ef4af8bfca37yd1 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    4fb3a01b21b4f4c8fab5679pr3 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    43b9b9a3c6c8f4196b99543av4 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    49e9f6f78fd6848259aacfciu3 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

  11. #56
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    evvvet sevgili andante, benim kafamdaki ilk kadın imajıda , eski yeşilçam filmleri sayesinde oluşmuştur ve kolay kolayda bu imaj silinmeyecek.
    neriman köksal'lar , suzan avcı'lar aliye rona'lar.
    ahhh bi de bilkıs dilligil vardı..nası unuturum onları yaa.
    .. ve bunlarda başrol yıldızlarının aksine, idealize edilmemiş, hayatın içinde en çok rastladığımız karakterlerdir. :lol:

  12. #57
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Her yemekten sonra bir fasıl ağlardı. Bir şarkıyla, bir tek sözle ağlardı. Bildiğim her anda ıslak ve nemliydi gözleri. Gözleri gülerken bile hüzünlüydü. Türk filmlerinde ki kadının kendisiydi o. Yaşadıkları da Türk filmlerinde ki senaryolardan farklı değildi. Belki de o kuşağın çocuğu olduğu için böyleydi bilmiyorum ama kadın diyince nemli gözler akla gelince benim de aklıma gelen ilk isim canım dostum oldu. Şimdi kendi gözlerinde ki nemi ve hüznü bize kalıcı olarak bırakan kadın…

  13. #58
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Eski fotoğraf albümlerinizi bir karıştırın.Hepimiz belki de annelerimizin eski fotoğraflarına baktığında aşağıdaki fotoğrafa benzer karelerle karşılaşacaksınız.

    hafif bir tebessüm.Ciddiyetle gülmek arasında bir an....

    Kadınlarımıza hep bir model sunulmuştur ve kadınlarımızda bu modellere uymayı hiç ihmal etmemişlerdir. Hikayeleri de bir aşağı bir yukarı aynıdır nedense.Çocukları üzerine kurulu bir hayat, kendini çok fazla önemsememe ve erkekleri için kendilerine biraz özen gösterme.

    Sevgili baykenin Belkıs Dilligil i de farklı değil annelerimizden.

    belkisdilligilun0 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

    Sonları da kendilerine göre bir hüzündür aynı zamanda.

    Hadi baykecim senin çok sevdiğin bir şarkıyı da ekleyeyim buraya bu ileti senin için olsun:

    Epitaph

  14. #59
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    andanteciim açığı yakalayıp gol atmakta ustasın haa..senden korkulur.
    belkısları karıştırdım. farkına varınca amaaan kim nerden hatırlıcak deyip ismi değiştirmeye üşendim.
    benim favorim
    belkıs dilliğil değil
    lale belkıs'dı
    not: anamı garıştırma anamı garıştırma
    bu yaptığın hedef şaşırtıp polemik yapmaktır.
    ayrıca ben kötüleri de severim . kötülerin olmadığı dünya çok sıkıcı olurdu dii mi?

    05in3 - Fotoğrafların Diliyle Gündem (2)[Hadi Konuşalım/KADIN]

  15. #60
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Kesinlikle haklısınnnnnnnnnn

    Kötülerin olmadığı bir dünya düşünemiyorum ve seni çok seviyorum biliyorsun değil mi!!!

    Bu kadının yani bu kötü kadının söylediği bir şarkı vardı hatırlarmısın bilmem;

    yalnızlığımı hissettiğim zaman
    seni düşünüyorum
    meğer ne çok sevmişim seni
    meğer ne çok sevmişim.....
    şimdi eski günlere düşen bir yaprak gibi
    bakmamam lazım biliyorum
    bakmamam lazım biliyorum.

    kendimi suçlu hissederdim
    bakınca gözlerine
    güneş gibiydin sen
    yok! herşeyimdin benim.
    ne bugün ne de yarın
    senin gibisine rastlayamam
    başkaları da yok değil ama
    başkaları da YOK....

    Ya bu kötü kadın (!) nasılda güzel söylerdiiiiiiiiii. Kötülerinde kalbi vardır arkadaş,ve ne olduklarını gayet iyi bilirler salak bir kamuflaj içersinde değillerdir. İyi ki vardır o kötülerde, yaşamın tadı tuzu biberidir.

    Not; Bayke yi iyi tanıdığımı iddaa edebilirim. Yazısını okuyunca " ne diyor bu ya!!! kesin Lale Belkıs la karıştırdı" dedim açıkcası.Bu forum sizlerin yazılarıyla şekil aldığından sabit değildir gördüğünüz gibi.




Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon