13338 - 10-16 mayıs Mersin engelliler şöleni ...

engellileri temsilen yapmış oldugum konuşma metni .



UNUTULMAMALIDIR Kİ


“HER BİREY BİR ENGELLİ ADAYIDIR”


Engellilik de toplumsal alanda etiketlenmeyle karşı karşıya olan gruplardan biridir. Etiketlenmeyle ilgili pek çok sosyal psikolojik olumsuzluk söylenebilinir.
Engellilik yaşantısı bireyin özel yaşamında ve toplum yaşamında farklılık yaratarak belirleyici olur. Engellilere yönelik destekleyici uygulamalar ve pozitif ayrımcılık bu yaşantının zorluklarını bir ölçüde giderirken, bir başka açıdan bu farklılığın ve dezavantajın oluşturduğu sorunları gidermesinde yardımcı olur.

Çalıştığımız iş, bindiğimiz otobüs, yürüdüğümüz kaldırım, okuduğumuz okul, tedavi gördüğümüz hastane, dinlenme-eğlenme yerleri, kısaca içinde yaşadığımız çevre bizi de içine alan bir toplum anlayışı ile mi geliştirilmiştir? Bu sorunların cevapları düşünüldüğünde üzücü gerçek risk altındaki grupların başında gelen engelli bireyleri hiç düşünülmeden tasarlandığı ortadır.

Engellilerin gereksinimlerine yönelik uygulamaların hedefi, onların toplum içerisindeki yaşamlarında fırsat eşitliğini yaratmak ve sürdürmek olmalıdır. Fırsat eşitliği yönünde etkin adımlar atılıp ilerleme sağlandıkça, pozitif ayrımcılığa gerek kalmayacak ve giderek engellilik üzerindeki bu etiketlendirme ortadan kalkacaktır.
Engellilerin yaşamlarında yaşadıkları sorunlar eğitim, ulaşım, fiziksel çevre, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlarda yaşanılan fırsat eşitsizliklerinden kaynaklanmaktadır.
Aileler için engelli bir bireye sahip olacaklarını veya olduklarını öğrenmek, yaşamlarının en zorlu deneyimidir. Her ne kadar anayasada devletin bir “sosyal devlet” olduğu vurgusu yapılmışsa da ülkemizdeki ekonomik ve sosyal yapılanma halen olması gereken düzeyin çok altındadır.
Eşit ve adaletli yaşam hakkı ise eşitsiz anlayışın, bakış acısının değişmesi ile mümkün olacaktır. Öncelikle engellinin hakları ile birlikte yaşamasının kabul edilmesi ve bunun için uygun koşulların yerine getirilmesi temel amaç olmalıdır. Ayrıca toplumun bir üyesi olarak engellinin toplumda yer alabilmesi ve bireysel, toplumsal üretim süreçlerine katılabilmesi sağlanmalıdır.

Engelliliğe Toplumsal bakışımızda; nasıl olmalı?
—Engellinin tam bir insan oluşunu kabul etmeliyiz.
—Vatandaşlık haklarını gözetmeliyiz.
—Farklılıklarına saygı göstermeliyiz.
—Yaşamına saygı göstermeliyiz.
—Bireysel onuruna saygı duymalıyız.
—Temsil edilmesini sağlamalıyız.
—Fırsat eşitliği sağlamalıyız.

Engelli bireyin yaşadığı sıkıntılar ve zorluklar hem aile hem de sosyal çevresinde kendini gösterir. Engellilerin yaşadığı en büyük sıkıntı ayrımcılığa uğramadır. Bunun yanı sıra temel insani hizmetler (eğitim, sağlık, barınma, sosyal güvenlik, istihdam)den fırsat eşitliği temelinde yeterince yararlanamamaları da onların engelli olarak damgalanması, ayrımcılığa uğraması ve dışlanması boyutunda değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, engellilik kavramı etiketlenmelerle, önyargılarla ayrımcılıklarla, aşağılanmalarla toplumsal dışlanmaları en aza indirgemeli ve fırsat eşitliği yaratılmalı, engellilerle dayanışma

duygusu geliştirmeliyiz. Toplum olarak bunu başardığımızda engelli yurttaşlarımızın sorunlarını çözmede ve onları anlamada başarılı oluruz.

10 -16 Mayıs dünya engelliler haftası ve geleneksel 4 . şölenimiz hayırlı olsun. Her zamanki sloganım ile “ENGELSİZ BİR YAŞAM İÇİN EL ELE “ diyor saygılarımı arz ederim.

Engelliler. Biz platformu üyesi
ALİ DOĞAN


http://www.facebook.com/video/video....74534&comments