Türk Dil Kurumu, uzun süredir iş hayatının literatüründe olan ancak bir türlü Türkçe karşılık bulunamayan “mobbing”e bundan sonra “bezdiri” denilmesini istedi.
“İş yerinde psikolojik taciz” anlamına gelen mobbinge, daha çok kadın ve engelli çalışanlar maruz kalıyor.
Biz de bu kavramın engelliler için ne ifade ettiğini “Sıfıra Sıfır Elde Var MOBİNG” kitabının yazarı, Mobbing Eğitim ve Destek Merkezi Kurucusu Çağlar Çabuk ile Engelsizkariyer.com sitesinin kurucusu Mehmet Kızıltaş’a sorduk.

FİRMALAR TANIMIYOR
“Türkiye’de çalışan engellilerin en büyük şikayeti ne? Bunlar ne tür suistimallere maruz kalıyor?”
Bu sorularımıza cevabı Mehmet Kızıltaş’tan aldık: “En büyük şikayet konusu; işveren tarafından nitelikli ve eğitim seviyesi yüksek engelli sayısının ülkemiz genelinde düşük olması. Firmalar ne yazık ki engelli gruplarını ve engel oranlarının ne anlama geldiğini çok iyi bilmiyor. Hep engeli görünmeyen ya da hareket engeli bulunmayan kişilere öncelik veriliyor. Bu da ciddi ayırımcılık oluşturuyor. Engellilerin şikayeti ise işverenlerin adaylarda potansiyel, deneyim ve eğitim seviyesine göre değerlendirme yapmaması. İşveren, bunun yerine hep olmayanı arıyor ya da biz engellilerden yüksek vasıflar istiyor. Engelliler, boş olan uzmanlık alanı dışındaki pozisyona yerleştiriliyor. Engellilere kariyer yapmaları ya da mevcut pozisyondaki görevinden yükselme fırsatı verilmiyor. Maaş politikasında eşitsizlik engellilerin en çok ayrılma ya da motivasyonlarının kaybolmasına yol acan durum. Engelliler özür durumuna göre iş verilmemesi, ulaşım şartlarının zorlaştırılması, günlük iş miktarının artırılması ya da hiç iş verilmemesi, iş arkadaşlarının dışlaması gibi olumsuzluklara maruz kalıyor.

MECLİS ÇALIŞMA YAPIYOR
Mobbingin bir ayırımcılık olduğunu ifade eden Çağlar Çabuk ise “Kavram, Türkiye’de de dünyada olduğu gibi çok yaygın ve sanki iş hayatının olağan bir parçasıymış gibi sayıldığı için yeni yasal değişiklikler sebebiyle gündemimizi çok daha fazla kaplayacak” dedi.
Şirketlerde bu konuda bilinçlenmenin yeni yeni başladığını ifade eden Çabuk, “Ancak, iş hayatını “mobbingsiz bölge” hâline getirebilecek yaygınlıktan henüz çok uzağız. Patronlar; 1. Önce kendileri ve insan kaynakları eğitilmeli, 2. Sonra etik ilkeler benimsenerek altyapı hazırlanmalı, 3. Bütün çalışanlar mobbingle mücadele eğitiminden geçirilmeli.” Çağlar Çabuk, TBMM’nin mobbingi önleyici mekanizmalar getirdiğini, Mobbing Alt Komisyonu’nun çalışmalar yürüttüğünü belirtirken Mehmet Kızıltaş da hukukçularımızın mutlaka mobbing konusunda eğitim almaları gerektiğini söylüyor.

DURUMUNA BAKILMAYABİLİYOR

“Engelliler; engel durumuna göre görev sunulmaması, ulaşım şartlarının zorlaştırılması, günlük iş miktarının artırılması ya da hiç iş verilmemesi, iş arkadaşlarının dışlaması gibi olumsuzluklara maruz kalabiliyor.”

Hayatı belgesel oldu

İstanbul’da bu sene 6.’sı düzenlenen “Dağ Filmleri Festivali” başladı. 6 Marta kadar devam edecek festivalde, macera dolu 39 belgesel, sinemaseverlerle bulaşacak. Bu filmlerden biri de Türkiye’nin görme engelli ilk dağcısı ve milli atleti Necdet Turhan’ın Avrupa Alplerinin en yüksek noktası olan 4810 metrelik “Mont Blanc” tırmanışının anlatıldığı “Engelsiz Tırmanış” olacak. Turhan’ın engel tanımaz yolculuğu gözler önüne serilecek. Görme engelli dağcımız, festival çerçevesinde yarın akşam 19:30’da Fransız Kültür Merkezi’nde belgeselin gösteriminin ardından bir sohbet toplantısına katılacak.

Engelsiz lokanta ve kafeleri iPhone’dan buluyorlar

Almanya’da bedensel engelli bir genç, iPhone aracılığıyla engelsiz yaşama alanlarının bulunmasını sağladı.

Almanya’da çocukluğundan beri tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Raul Krauthausen, engelliler için umut olan bir projeyle adından başarıyla söz ettiriyor. Alman hükümetinin engelliler için sunduğu özel taksi, bakkaldan eve teslimat gibi servislerin kendisini dünyadan izole ettiğini düşünen Krauthausen, teknolojinin de gelişmesiyle engelliler için neler yapılabileceğini düşünmeye başladı.
Wheelmap.org adlı web sitesi kuran genç adam, Almanya ve İngiltere’deki engellilerin lokantalar, dükkânlar, mağazalar konusundaki tecrübelerini ve tavsiyelerini paylaşabileceği bir iPhone uygulaması hazırladı. iPhone uygulamasında bölgeler yeşil, sarı ve kırmızı olarak etiketleniyor. Herhangi bir yorumda bulunulmamış bölgeler ise gri olarak işaretleniyor. Engelliler buralardaki renklere göre, kendilerine uygun hizmetin verilip verilmediğini görerek tercihlerini yapıyor. İnternet sitesinde 30 bin lokasyon hakkında bilgi bulunuyor. Bunların yüzde 80’i Almanya’daki yerler, ancak
Londra, New York’taki bölgelere yer imi koyanların sayısı da her geçen gün artıyor.

27 bin lisanslı engelli sporcumuz var

Alınan bilgiye göre, 2002 yılında Türkiye’deki engelli lisanslı sporcu sayısı 2 bin civarındayken, bugün 27 bine ulaştı. 2003 yılı başından 2010 yılına kadar 178 bin 577 engelli işe yerleştirildi. 30 bin civarında eğitim alan engelli sayısı da 216 bine çıktı.

Kafede çalışıp hayata atılacaklar
İstanbul’un yeni ilçelerinden Sultangazi’de engellilerin çalışabileceği “Engelsiz Kafe” açıldı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay’ın kurdelesini kestiği kafede engelliler aşçılık, garsonluk ve servis elemanı eğitimleri alarak rehabilite olacak. Drama, tiyatro, dans, ebru, fotoğrafçılık, bilgisayar eğitimi kursları ile sportif faaliyetler ve kültür gezilerini de içerisinde barındıran projede, engellilerin sosyal hayatın içerisinde yer almaları sağlanarak topluma kazandırılması hedefleniyor. Sosyal hizmet uzmanı ve psikolog gözetiminde, teorik ve uygulamalı olarak yürütülen eğitimlere katılan kursiyerlere İŞKUR tarafından ücret ödeniyor. Eğitimler sonunda kursiyerler Milli Eğitim onaylı sertifika alıyorlar. Kursiyerlerin ulaşımı ise Sultangazi Belediyesi tarafından tahsis edilen servis aracı ile sağlanıyor.

İşitemeyenlere hakları anlatıldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Müdürlüğü (İSÖM), işitme engellilere ve ailelerine kanuni haklarını anlattı. Fatih Ali Emiri Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa işitme engelli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Avrupa Birliği ile ortaklaşa yürütülen “Herkes İçin Demokrasi” projesi çerçevesinde düzenlenen toplantıda İSÖM Avukatı Adile Ünal, engellilere haklarını anlattı. Etkinlikte, Türkiye İşitme ve Konuşma Rehabilitasyon Vakfı (TİV) Başkanı Kulak Burun Boğaz Doktoru Cenker Ilıcalı da işitme engellilerde dil gelişimi hakkında bilgiler verdi. Temel anlamda dil yeteneğinin 0-6 yaş döneminde kazanıldığını ifade eden Ilıcalı, 0 ile 6 yaş döneminde engelin teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

İstihdamın yeni gözdesi: İşaret dili tercümanlığı

Siyasi parti liderlerinin konuşmalarının tercümesinin yanı sıra birçok alanda işaret dili tercümanlarına ihtiyaç duyulması, bu kurslara olan ilgiyi artırdı. Son olarak Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın hastanelere işaret dilini bilen personel alınacağını açıklaması sektörün iyice hareketlenmesini sağladı. İşaret dili kursu veren eğitim merkezleri sayılarının az olması buralarda yoğunluğa sebep oldu. Tapu daireleri, karakollar, hastaneler ve bankalar gibi birçok alanda çalışabilen işaret dili tercümanlarının adliyelerde bilirkişi olarak da görev yapabilmeleri ilgiyi artırıyor.