3 Aralık Cuma Dünya Özürlüler günü... Bu özel günde özürlü yurttaşlarımız sıkıntılarını çeşitli etkinliklerle dile getirecek. Biz de bu köşeden çekilen sıkıntıları dile getirdik. Konuşamayanın dili, duyamayanın kulağı ve yürüyemeyenin eli-ayağı olduk. Yazılarımızla tam 350 kişinin derdine derman olduk. Olacağız... İşte bugün 8.5 milyon engellinin temel sorunlarını anlatıp, çözüm önerilerine yer vereceğim.

Hesaplama değişmeli
Özürlülere verilen sağlık kurulu raporlarında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan Uluslararası Sınıflandırması (ICF) baz alınmalı.

Mesleki eğitim sadece kurslarla değil, temel eğitim sürecinin tüm aşamalarında tekrar ele alınmalı.

Kamuda özürlü çalışanların kariyer süreçlerinde fırsat eşitliği verilmeli. Terfi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, yeterlilik ve liyakat esas alınmalı.

Özürlülerin istihdamıyla ilgili acil çalışmalar yapılarak daha çok özürlünün iş ve meslek sahibi olması sağlanmalı. Özellikle 'zihinsel özürlüler'in istihdamı için özel çalışmalar yapılarak hayatın birçok alanında mağduriyet giderilmeli.

ÖTV'ye ince ayar şart
Yürürlükteki mevzuat kapsamında özürlüler ÖTV'den muaf araç alabiliyor. Ancak, % 90'lık oranın altında kalan ve 'H' sınıfı ehliyet alması imkânsız özürlü mağdur oluyor. Teknoloji sayesinde kolaylıkla aşılabilecek basit bir durum fiili bir soruna dönüşerek eşitsizlik yaratıyor. Maliye Bakanlığı'nın bir an önce mağduriyeti gidermesi gerekiyor.

Yürürlükteki mevzuatlara göre işyerlerinin fiziksel ortamı özürlü bireylere göre düzenlenmeli; araç ve gereçlerin ergonomik tasarımları konusunda yaptırımcı çalışmalar acilen tamamlanmalı ve uygulamaya geçirilmeli.

Kiracılar mağdur
2022 sayılı Yasa kapsamında özürlüye bağlanan maaş sistemi yeniden gözden geçirilmeli. Tek göz evi olan fukara özürlünün mağduriyeti giderilmeli. Ayrıca bakım ücretlerinde hakkaniyet gözetilmeli. Ağır özürlüye evinde bakan ailelerin kira gideri göz önünde tutulup, evi olan ile kirada oturan aileler arasındaki farklılık ortadan kaldırılmalı.

28 Eylül 2008'de yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği'ne özellikle 'ortopedik özürlüler'in yaşamını kolaylaştırıcı ortez, protez, manuel tekerlekli sandalye, akülü sandalye, kendinden jelli idrar torbaları, kolostomi, ürostomi torbaları ve işitme cihazı için yapılan ödemeler geri çekilerek, özürlülerden katkı payı alınıyor. Mağduriyetin önlenmesi için tebliğ yeniden özürlüler lehine gözden geçirilmeli.

Tüm siyasi partiler programlarına özürlülerle ilgili çalışma önerileri koymalı, aktif politika yapabilecek özürlüler desteklenmeli... Toplumun % 12.29'unu oluşturan özürlülerin TBMM'de temsili için partiler tüzüklerine kota koymalı.

AB Uyum Yasaları çerçevesinde özürlülere hizmet sunan STK'ların yeniden yapılanması konusunda çalışmalar yapılmalı.

Siyasi partilere Hazine'den pay veriliyor. Bunun gibi, özürlülerin hak ve kazanımları konusunda makro çalışmalar yapan, özürlü haklarını temsil yetki ve yeterliliğine sahip dernek, federasyon ve konfederasyonlara Hazine yardımından ve Devlet Bütçesi'nden pay ayrılarak, mutlaka katkı sağlanmalı.

Ee, özürlüler yasası yok mu? Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'mızda getirilen yeni hakları da var. Bu haklar parçalı yönetim modeli ile hayata geçirilemez. Sorunların acilen çözümü için dağınık kurumlar tek çatı altında toplanmalı. Böylece bir merkezde işlemler daha hızlı yapılacağından, engelli vatandaşlarımız onurlu bir yaşama kavuşacak, kimsenin ihsanına, "sadakasına" ihtiyaç duymayacak.

Cemalettin Gürsoy & Sabah