Gelir İdaresi, malul ve engellilerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ödemeden araç alımlarına ilişkin açıklama yaptı. Aslında öteden beri uygulanan bu istisna bazı konularda belirsizlikler taşıyordu. ÖTV istisnasında belirsizlik sona erdi engelliler araç alırken zorlanmayacak. Yapılan açıklamayla bu belirsizliklerin büyük bir kısmı giderilmiş olduğunun Farkında mısınız?

İstisna hükmü motor silindir hacmi 1.600'ü geçmeyen binek otomobilleri ile 2.800'ü geçmeyen ticari araçlar için geçerli. Bu araçları alacak engellilerin sakatlık derecesi yüzde 90'ı geçiyorsa aracın herhangi bir teknik müdahale geçirmesi gerekmiyor. Yani araç olduğu gibi alınabilir. Çünkü zaten araç engelli kişi tarafından değil, onu taşımak ve bir yerlere götürmek üzere yakınları tarafından kullanılacaktır. Sakatlık derecesi yüzde 90'ın altında ise araç engelli tarafından kullanılacaktır. Bu durumda araçta bizzat kullanılmak üzere sakatlığa uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırılması gerekiyor. Hareket ettirici aksam olarak debriyaj, fren ve gaz pedalları ile vites kolunda sabitlenmiş bir şekilde özel tertibat yapılması lazım. Yapılan özel tertibatın kişinin sakatlığıyla uyumlu olması şart. Gaz, fren, debriyaj pedalları ile vites kolunda sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırmadan kullanabilecek araçlar istisnadan faydalanamıyor. Aynı şekilde aracı hareket ettirici özel tertibat sayılmayan (direksiyona topuz takılması, engelin bulunduğu taraftaki silecek kolu, sinyal, cam silecek kumandası, dörtlü flaşör, ön-arka cam su fıskiyesi, korna ve kontak gibi düzeneklerin diğer tarafa alınması veya direksiyon simidine monte edilmesi vb.) müdahaleler de istisna için yeterli değil.

Otomatik vitesli araçlar, başka bir tadilat olmaksızın özel tertibatlı araç olarak değerlendirilmiyor. Buna mukabil otomatik vitesli araçların gaz veya fren pedalı ya da vites kolunda sakatlığa uygun olarak yaptırılan tadilatlar, hareket ettirici özel tertibat sayılacak ve sağ ayağındaki veya sağ bacağındaki sakatlık sebebiyle bu şekilde otomatik vitesli araç kullanabilecek olanlar, bu araçları ilk iktisabında istisnadan faydalanabilecek. Otomatik vitesli araçların istisna kapsamında alınmasının tek yolu sol ayak ve bacakta sakatlığın varlığı halidir. Bu durumda olanlar için otomatik vites, hareket ettirici özel tertibat olarak sayılıyor. Sağlık raporuna göre sadece sol ayak veya bacakta sakatlığı bulunanlar, 'H' sınıfı sürücü belgesi sahibi iseler, başkaca özel tertibat yapılmasına gerek bulunmadan otomatik vitesli araçları ilk alımlarında bu istisnadan faydalanabilir.

ENGELLİLERE AİT ARAÇLARIN SATIŞI

İlk iktisabında vergi istisnası uygulanan araçların 5 yıl içerisinde istisnadan yararlananlar dışındaki şahıslar tarafından (bağış, hibe veya satış şeklinde) iktisabında, alıcı tarafından, ÖTV beyan edilmesi gerekiyor. Yani başta engellilere tanınan imkân dahilinde vergisiz satılan aracın engelli olmayanlar tarafından satın alınmasında başta alınmayan verginin yeni alıcı tarafından ödenmesi şart. Ancak engelliler istisnadan faydalanarak aldıkları taşıtları 5 yıldan fazla kullandıktan sonra sattıklarında (alıcı engelli olmasa da) ilk aşamada alınmayan vergi yeni alıcıdan aranmayacak. Böylece daha önce bir nevi vergi ertelemesi olarak uygulanan istisna gerçek bir istisna niteliğini almış oldu.

Beş yıl dolmadan satılan araç için ÖTV beyan edilmiş olsa bile engellinin vergisiz araç alması için ilk alımdan 5 yıl geçmesi gerekiyor. Bu arada 5 yıl geçmesi halinde engelli, mevcut aracını satmadan da vergisiz araç alma hakkına sahip.
İstisnadan faydalanılarak alınan bir araç deprem, yangın, hırsızlık gibi elde olmayan sebeplerle bile kullanılamaz hale gelirse engelliler 5 yıl geçmeden bu istisnadan tekrar faydalanamıyorlardı. Ayrıca teknolojik gelişmeler neticesinde aracını yenilemek isteyen bir engelli bu aracı engelli olmayan birine sattığı zaman, başta ödemediği verginin alıcı tarafından ödenmesi gerekiyordu. Bu da bu tip araçların elden çıkmasını zorlaştırıyor ve değerinden düşük fiyata satılmalarına sebep oluyordu. ÖTV Kanunu'na eklenen hükümlerle artık engellilere ait taşıtlar kullanılamaz hale gelir ve hurdaya çıkarılırsa 5 yıllık süre beklenmeden vergi istisnasından faydalanılabilecek.
KDV istisnası da getirilmesi şart
Engellilere yönelik ÖTV Kanunu'ndaki avantajlar KDV için uygulanmıyor. Aslında KDV Kanunu'nda engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük hayatları için özel üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının KDV'den istisna olduğu hükmü yer alıyor. Ama ne yazık ki Maliye Bakanlığı kendisine bu konu ile ilgili yöneltilen sorulara cevap verirken daraltıcı bir yaklaşım sergiliyor. Verilen muhtelif cevaplarda istisna hükmünde kapsamı belirleyen ifadenin küçük çaplı aletleri (edevat, aygıt, aparat gibi) işaret ettiği, otomobillerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu istisna hükmünün münhasıran engellilerin eğitimlerinde, mesleklerinde ve günlük hayatlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş araç-gereçler (örneğin görme engellilerin kullandığı baston, yazı makinesi, kabartma klavye, hesap makinesi, sesli kitap, ortopedik özürlülerin kullandığı ortez-protez gibi cihazlar) için geçerli olduğu belirtiliyor. Yani engellilere yönelik araçların satımında KDV istisnası uygulanmayacak.
Bana kalırsa madde metni bu tür araçların da KDV'den istisna tutulmasını sağlayacak şekilde yazılmış. Bu yüzden münhasıran engelliler tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan binek otomobillerinin satışında KDV hesaplanmaması gerekiyor. Maliye'nin de yaklaşımını bu şekilde değiştirmesi veya bu yönde bir düzenleme yapması gerekiyor. Engellilere KDV ödemeden veya en azından önceki yıllarda olduğu gibi yüzde 1 oranında KDV ile otomobil alma imkânını tanımak sosyal devlet ilkesinin olmazsa olmaz şartıdır.

30.08.2010 - Zaman