Toplam 10 mesajın 1-10 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    seranko Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2011
    Son Giriş
    22.06-2017
    Saat
    20:13
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    402
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Merhaba

    5 ay önce % 46 (Merkez sağlık kurulunun onayladığı) özür oranı ile (Diabet+hipertansiyon+psikiyatri) YAŞ'ı beklemeden çok şükür emekli oldum..

    Araştırma hastanesinden aldığım raporda % 57 ve SÜREKLİ ibaresi vardı. Ankara'ya gidince oranı düşürmüşler ve bir de üzerine 1 YIL SONRA KONTROL MUAYENESİ yazmışlar..
    Geçtiğimiz günlerde Merkez sağlık kurulu tarafından özür oranı düşürülen bir kişi Merkez sağlık kurulunun ÖZÜR ORANINI DÜŞÜRMEYE VE RAPOR ÜZERİNDE OYNAMAYA YETKİSİ BULUNMADIĞI gerekçesi ile mahkemeye verilmişti. Yerel mahkemenin özürlü arkadaşımızı haklı bulması ve merkez sağlık kurulunun konuyu temyize taşıması sonucu YARGITAY'da aynı yönde karar vererek YETKİLİ SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARINCA VERİLEN RAPORLARIN BAŞKA HİÇBİR KURUM KURULUŞ VEYA KİŞİ TARAFINDAN DEĞİŞTİRİLEMEYECEĞİ yönünde karar vererek özürlü arkadaşımızın davasını karara bağladı.
    Bu durumda Merkez sağlık kurulunun raporları istediği gibi değiştirme sorunu da ortadan kalkmış oldu.

    11 tane konusunda uzman doktorun ve devletin verdiği yetkiyi kullanan sağlık kuruluşlarının altında imzası bulunan raporların Ankara'daki 2 doktor,3 memurun onayı ile değiştirilmesi olayı da sona erdi..İnşallah ermiştir ..

    Az önce 5510 sayılı kanunu inceledim.Yaşı beklemeden sağlık raporu ile emekli olunabileceği aynen yazıyor. Burada karşımıza 94.madde çıkıyor. O mu ne ? O da KONTROL MUAYENESİ .. İlgili maddenin (b) fıkrası dikkatlice incelendiğinde SAĞLIK KURULUŞLARINDAN GELEN RAPORLARIN ÜZERİNDE YAZAN RAHATSIZLIKLARIN OLUP OLMADIĞININ KONTROLU İÇİN KONTROL MUAYENESİ İSTENEBİLİR diyor. Yani değişik bir ifade ile yetkili sağlık kuruluşlarının verdiği raporların doğru olup olmadığını kontrol etmek üzere başka bir sağlık kuruluşundan ilgili kişi için rapor alınması istenebilir.. Ben bunu anlıyorum..
    Kendi kafalarına göre BEN SAĞLIK KURULU RAPORUNU GÖRDÜM ONAYLADIM TASTİK ETTİM ANCAK İLGİLİ ŞAHIS 1 YIL SONRA BİR DAHA MUAYENE OLSUN BAKALIM deme lüksüne sahip değil.. Çünkü raporu kabul ediyor..

    Bu konu hakkında bilgisi olan varsa paylaşabilirse memnun olurum.. Zira kontrol muayeneme 7 ay kaldı ve ben stress içindeyim.. Teşekkürler

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:21
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    seranko, haklısın.

    Kime hangi oranda rapor verileceğine dair karar verme yetkisi hastane sağlık kurulullarına verilmiştir. SGK ya da Maliye sağlık kurullları rapor oranlarına karşamaz. Onların tek işi raporun yönetmeliğe uygun verilipi verilmediğini kontrol etmektir.
    Eğer rapora dair tereddütleri varsa yeni tetkik isteyebilirler; ya da sakatlığın geçebileceğine dair dayanağı olan düşünceleri varsa Kontrol Muayenesi talep edebilirler... Ama rapor oranını belirleme yetkileri bulunmaz.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    seranko Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2011
    Son Giriş
    22.06-2017
    Saat
    20:13
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    402
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gugukkuşu;
    Ülkemizdeki en büyük ve temelde yatan en büyük sorun;yazıları farklı biçimlerde yorumlamaktır bence..
    11 tane uzman doktorun imzası ve başhekimin onayı ile alınan bir rapor başka bir kurumda 2 doktor 3 devlet memuru tarafından değiştirilemez. Böyle bir şey yok. Hiçbir kanun bu kurula özür oranı düşürme yetkisi vermiyor. Bunlar kendi kafalarına göre yönetmelik çıkarıyorlar hadi uyun bakalım.. Yönetmelik ve genelgeler kanunlara aykırı olamaz. Bu ülkede insan başına bir şey gelince yönetmeliklerin ve genelgelerin değil,kanunların geçerli olduğunu acı da olsa öğrenebiliyor ve işgüzarlık yapan birilerine bunları öğretebiliyor. Merkez sağlık kurulunun özür oranlarını değiştirmeye yetkisi olduğuna dair tek bir yönetmelik,genelge ve daha da önemlisi kanun maddesi gösteremezsiniz.

  4. #4
    Üye
    Nostradamus Avatarı

    Gerçek Adı
    Uğur
    Üyelik Tarihi
    30.08-2008
    Son Giriş
    12.04-2016
    Saat
    23:06
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    172
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    MADDE 13 – (1) Özürlü sağlık kurulu raporunun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda raporun geçerlilik süresi mutlaka belirtilir.( sürekli ibaresi seçili olmayan raporumda geçerlilik tarihi diye bir bölüm ve tarih yok doğuştan engelli bireyin raporunun süreklidir olması gerekmezmi ? sürekli ibaresi seçili değilse neden raporum da tarih belirtilmemiş bu durumda olan varmı acaba ?

    (2) Özürlü sağlık kurulunca kişinin özür durumunun sürekli olduğuna karar verilmesi durumunda, özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde bu durum belirtilir. Ancak özür durumunun değişmesi halinde, kişinin talebi üzerine rapor ve buna bağlı kişinin özür oranı yeniden belirlenir.

    (3) Özürlü sağlık kurulunca özürlünün özür durumunun sürekli olmadığına karar verilmesi halinde de bu husus ilgili bölümde belirlenerek özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi belirtilir. Zaman içinde değişebilen veya kontrolü gerektiren hastalıklar, hastanın önceki özürlü sağlık kurulu raporu da kurula sunularak, özürlü sağlık kurulunun belirleyeceği süre içinde yeniden görüşülür ve karara bağlanır. eski raporumda yer alan % 45 oran vergi indirimi başvurusu sonrası %35 e düşürüldü sebep yeni oranlar bu durumda eski raporun da geçerliliği kalmadı

    (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlar ile süreli raporların geçerlilik süresi dolmadan tekrar rapor alınmak istenmesi durumunda, mükerrer rapor tanzimini önlemek maksadıyla, ilgililerin daha önce özürlü sağlık kurulu raporu alıp almadıklarına ilişkin beyanı istenir. İlgilinin beyanı üzerine veya bir başka şekilde, evvelce özürlü sağlık kurulu raporu verilmiş olduğunun tespiti halinde tekrar rapor verilmez. Kullanım amacına uygun olarak düzenlenmiş ve bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlara sahip kişilerden kurumlarca yeniden rapor istenilmez. durumum sürekli olduğu halde eski raporda süreklidir ibaresi olmamasından dolayı çıkarttığım yeni rapor süreklidir ibareli ve %35 TIBBİ GEREKÇE İSE YOK bu rapora göre haklarımda uçtu erken emeklilikte hayal oldu
    Ufukta Dava yolu gözüküyor...

  5. #5
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:21
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Sakatlık Oranının Tesbitinde Uygulanacak Usul"e dair Danıştay kararı var. Orada der ki: "Adı geçen Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren alınacak olan sağlık kurulu raporlarında, bu Yönetmelik hükümlerinin esas alınacağı açıktır. Anılan Yönetmelik ise özür oranının yüzde olarak belirleme yetkisini Ek listede yer alan hastane sağlık kurullarına tanımış olup, sağlık kurulu raporlarında belirtilen teşhise göre özür oranının yüzde olarak belirleme konusunda Merkez Sağlık Kuruluna bir yetki vermemiştir.
    http://www.engelliler.biz/forum/huku...ler-hukuk.html"

    Oran belirleme yetkisi hastanelerin sağlık kurulllarındadır. sakatlık oranı cetveli herkesi bağlar. SGK ve Maliye sağlık kurulllarını da.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  6. #6
    Üye
    seranko Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2011
    Son Giriş
    22.06-2017
    Saat
    20:13
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    402
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    OturanBoğa'ya kesinlikle katılıyorum..Her kurum veya kuruluş kendisine kanunla verilen yetkiler çerçevesinde işine baksa da,işgüzarlık yapıpıp da Devlet adına,devletin yetkili organlarının verdiği kararları değiştirmeye kalkmasa da şu güzel ülkemizde herşey güzel güzel gitse olmaz mı ? Olmazzz.. İlle birileri donkişotluk yapacak ya.. Madem bu kurulun böyle bir yetkisi yoktu da bugüne kadar olan oran oranları değiştirlen raporlar ne olacak ? O insanlara (Ben de bunun içindeyim) yazık değil mi ? Kontrol muayenem 7 ay sonra.. mahkeme yolu açık.. yetkisi olmayan bir kurulun kendi kafasına göre aldığı karar da geçerli değildir,buna itibar eden SGK'nın maaşımı kesmesi de doğru değildir..

  7. #7
    Üye
    seranko Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2011
    Son Giriş
    22.06-2017
    Saat
    20:13
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    402
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güzel bilgiler verdiği için Gugukkuşuna teşekkür ederim .. yaniii burada da deniyor ki .. 1 deli kuyuya taş atmış 40 akıllı çıkaramamış...
    Herkes birbirinin işine karışmış olay arapsaçına dönmüş.. Bence en iyisi şu arkadaşlar.. Hükümet avrupa birliğinin aldığı kararlar ve yaptırımlar doğrultusunda vatandaşları yararına zorlama ile kanun çıkarıyor.. Yaşadığımız bu karmaşıklığı ve çektiğimiz sıkıntıları Avrupaya şikayet edelim,oradan bizimkilere ihtar gelsin emin olunuz ki 1 hafta içinde kanun çıkar ve aynen şunu derler "Siz ikaz etmeseydiniz bile biz zaten bu kanunları bir hal yoluna koyacaktık...

  8. #8
    Üye
    seranko Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2011
    Son Giriş
    22.06-2017
    Saat
    20:13
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    402
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    merhaba
    14 ocak 2012 tarihli yeni yönetmeliği okudum.. Raporun en önemli kısmı bana göre "Yönetmeliğin çıktığı tarihten önceki tüm (SÜRESİZ) raporların geçerli olduğu ve yeni bir rapor istenmeyeceğine dair kısmı..
    Kafam karıştığı için özür dileyerek sormak istiyorum ..
    Ben SÜRESİZ - ÖMÜR BOYU raporumu 6 ay önce almıştım.. Ama ankara merkez sağlık kurulu 1 yıl sonra kontrol yazmış ve onaylamış ben de YAŞ'ı beklemeden emekli olmuştum.. 1 yılın dolmasına 6 ay var. Yeni yönetmeliğe göre ben tekrar rapor için hastaneye gidecekmiyim ?
    teşekkürler

  9. #9
    Üye
    LAYNO Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.03-2010
    Son Giriş
    12.03-2017
    Saat
    15:56
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    322
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gençsin çalışırsın daha diyorlar

    Bu ülkede engelli olmak ayrı bir dert, engelli olcağını yıllar sonra bilerek yaşamak ayrı bir dert.. İlk sgk giriş tarihim ; Şubat 2003 ilk resmi raporu aldığım tarih; Haziran 2003 (%45 istihdam için alınmıştı) 2010 aralık ayına kadar bu oran %94 ilerledi ve ilerlemeye devam etmekte.


    27yaşındayım otomotiv sektöründe ağır bir işde çalışırken, o zamanlar ağrı diye tabir ettiğim güçsüzlüğümü hissetmeye başladım. Uzun yıllar yapılan kas biyopsileri, kan tahlilleri, ve genetik testlerden sonra çeşitli Dr raporlarıyla 2001 yılında genetik kalıtımsal ve ilerleyici bir kas hastalığım olduğu belirlendi. 2004 yılında askeri hastane raporuyla askerliğe elverişli olmadığım belirlendi.2005 yılında hastalığımdan ötürü severek yaptığım otomotiv üzerine olan mesleğemi (resmi belgem mevcuttur.) bırakmak zorunda kaldım.

    O yıllardan sonra herşey değişti...2005 Kasım ayında engelli kadrosunda çalışa bileceğimi öğrendim ve ilk defa engelli olarak, koç holdinğ bünyesinde bir firmada üretimde çalışmaya başladım. 2008 yılından sonra çok zorlu bir süreç başladı! Sepepsiz düşmeler ve yerdeyken birilerinin seni gelip kaldırmasını beklemeler...Her ne kadar son ana kadar çalışmayı bırakmak istemesemde, 2010 mart ayında zor yürüsemde, maluliyet başvurumu yaptım. Çalışırken de maluliyet başvurusu yapıla biliyormuş. Bana gelen cvp '3/2 kaybınız yoktur.' Yüksek Sağlık Kuruluna (ANKARA) itiraz ettik oradanda aynı cevabı aldım. Bu başvuru süreci 2010 mayıs ayında tamamlandı.

    İşyerinde bana uygun pozisyon bulamıyorlardı, bende devamlı yer değişimlerine dayanamıyarak sağlık sebeplerinden dolayı, yapmış olduğum işin artık bana ağır gelmeye başladığını söyleyerek 2010 temmuz ayında istifa verdim. (sgk kayıtlarında istifam ve nedeni mevcuttur.) 2011 Yılında tekrar malulen emeklik için müracat ettim. Devlet hastanesinin verdiği rapordan sonra, benim tekrar muayne için hakem hastane olarak Ege Üniversitesi Hastanesi’nin Nöroloji ve Fizik Tedavi Anabilim Dalı Bölümleri muayene bulgularını ve kas güçlerini içeren detaylı kontrolüm istendi. hasta el ve ayaklarını kullanamaz, hastalığı ilerleyicidir ve bağımsız yaşıyamaz diye rapor verdiler.. Bu raporlar Bölge Sağlık Kuruluna gittiğinde, cep telefonumdan arayarak ''Bölge Sağlık Kurumuna (kendi yerlerine) gelmen lazım'' denildi. Evraklarınızda bir eksiklik var adı altında kendi kurumlarına çağırdılar, ve orada 2010 yılındaki maluliyet başvurumda beni gören dr sen geçen seneki baş vurunda zorda olsa yürüyordun ne oldu? diye bir soru yöneltti.. (o zamanlar kollarımda çok fazla sorun yoktu sadece kollarımı yukarı kaldıramıyordum) karşıdan bakıldığında belden aşığımda yürüyüş bozukluğu görünüyordu (yukarıda bahsettiğim raporda nöroloji hastalığımın ilerleyici ve tedavisi olmadığını belirtti fotokopileri elimde mevcuttur) bende hastalığmın ilerlediğini hatta işyerimden istifa ettiğimi belirttim..
    ''Gençsin daha çalışsan fenamı olur'' diye alay edermiş gibi söylendi.
    Tekrar başka hastahaneye sevk edicez askeriyeyle yazışacağız falan geçiştirici sözler söylediler, ve gidebilirsin dediler. Otoparka arabaya binmek için gittiğimizde, ailem ve otopark görevlisi beni oturduğum tekerlekli sandalyeden kucaklayarak kaldırdı !!! Ve arabaya yasladı. Birkaç adım zorlanarak arabadan destek alarak gitmeye çalışıyorum. Bölge Sağlık Kurumu sanki bir suçluymuşum gibi arkamdan birisini gönderip ayakta arabaya yaslanmış halimi cep telefonuyla sadece ayakta olduğum kısmı görüntüleyerek üniversite hastanesinin prof. doktorlarının kararlarını değiştirmeye çalıştı. Yasal olmuyan yollardan sanırım hastaneye haber verilmiş. Bunun üzerinede ege ünüverstesi has. nöroloji bölümü, sgk yazarak göndermiş oldukları raporu aradan geçen 3 aylık süre zarfından sonra, raporun tamamlanmadığını tekrar hastanın gelmesi gerektiğini yazmışlar. sgkdan sevkim yapıldı, muayeneye gittiğimde ise Dr bana sgk senin yürüyüp koşup oynadığnı ima eden kamera kaydımı göndermiş dedi. bende gösterin dedim.. sadece ayakta olduğum kısımı görüntülüyerek dr ikilemde bırakdılar. benim nası ayağa kalktığmı içeren kısmınıda gördünüzmü dedim? hayır o kısım yok! ozaman muayne edin tekrar dedim ve ayağa kaldırmaya çalıştılar. Dr verdiği cevap ve raporsa ben kamera kaydını göz önünde bulundurmuyorum! muaynemde ne gördüysem onu yazıyorumm dedi ve bir kaç kısım dışında aynı raporu yazdı.


    9 ilde kurulan bölge sağlık kurulları en az 6 ay süren maluliyet aylığı bağlanma süresinin 48 saate indiğini söylüyordu.Sanırım dünyada tedavisi bulunmuyan hastalığımı tedavi etmeye karar verdiler nerdeyse 1 yıl oldu.

    27 yaşında bir insan altına bez bağlıyıorsa, araba kullanırken tekerlekli sandalye kullanmaya mecbur kalıyosa 1500-2000 civarında maaş alırken kurumsal bir şirketten istifa ediyosa,

    çalışırken yere düştüğünde birilerinin gelip yerden kaldırmasını bekliyorsa ve bunca sıkıntısına rağmen
    ''gençsin daha çalışırsın dene biliyorsa''

    ben düşe kalka çalıştığım o günlerin emeklerini hibe ediyorum SGK kurumuna daha nedenir ki...

    Burası Türkiye arkadaşlarr..

  10. #10
    Üye
    ukocamanoglu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.12-2008
    Son Giriş
    18.03-2012
    Saat
    11:33
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    bu ülkede hak aramak kadar yorucu ve zor birşey olmadığı gibi insanları zora sokacak kanunları hep olumsuz yönde yorumlayan idareciler olduğundan biz özürlüleri ancak yılda bazı günlerde süslü sözlerle uyutuyorlar.Ben 1987 yılında normal statüde işe girmiş üç yaşında çocuk felcinden sakat kalmış bir devlet memuruyum.%50 oranında vergi indiriminden yararlanmaktayım.özürlü kimlik kartım var ve %40 üzerinde bir çok raporum var ama emekli sandığı sağlık kurulu askerliğe elverişli olmadığıma dair raporu %40 ın altında değerlendirerek emekli olamayacağıma karar verdi 2008 yılında idari mahkemeye gittim mahkemede yeni rapor almamı istedi oysa mevcut raporlar üzerinden karar verilmesini ısrarla istememe rağmen davayı reddetti yenibir %54 oranında rapor aldım görmemezlikten geldi.yaklaşık 1,5 yıldır dava danıştayda temyiz için beklemekte.Kısaca yoruldum.şimdi diyoruki bu kadar çile niye vergi indiiminden yararlandıran devlet emekliliğe gelince sakat saymıyor bizleri raporkolik yaparak hastanelerde süründürüyor.Ne olur bu konuda herkesten yardım bekliyorum gerekli yerlere bu durumu iletelim çözüm bulunucaya kadar bakanımıza başbakanımıza ve bu konularda duyarlı cumhurbaşkanımıza basına duyuralım çünkü bir kişiyle olmuyor hepimizin derdi birimizin derdi diyerek çoğunluğun sesi ses getirecektir.sakatsak hakkımızı istiyoruz değilsek sağlımızı istiyoruz.Emeklilikte yaşa takılmak biz engellilerin zaten yürürken taşa takılıp düşmemiz gibi bir şe saygılarmla