Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    smile_22 Avatarı

    Gerçek Adı
    yunus
    Üyelik Tarihi
    07.04-2011
    Son Giriş
    23.09-2012
    Saat
    10:30
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    33
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    doğum borçlanmasıyla malülen emeklilik ssk mı yoksa bağkur emekli olarakmı değerlendiriliyor

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:43
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.899
    Alınan Beğeniler
    943
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Konuya dair çok detaylı bir makaleden alıntı: http://www.yaklasim.com/mevzuat/derg...0101218219.htm

    IV- BORÇLANILAN SÜRELERİN SİGORTALILIK STATÜSÜNÜN BELİRLENMESİ
    5510 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre yapılan borçlanmalarda, borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
    · Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4.maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
    · Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
    Daha açık bir ifade ile 4/c sigortalılarının borçlanabildiği personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri ile seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin borçlanmaları, 4/c sigortalılık statüsüne göre değerlendirilecek, bunun dışındaki borçlanmalar ise, borçlanma yapan sigortalının en son sigortalılık statüsüne göre belirlenecektir.

    Örnek-3: İlk defa 01.01.1990 tarihinde 4/a sigortalısı olan ve 01.01.1992 tarihinde doğum yapan sigortalı Ayşe Hanım 01.01.1992-30.12.1993 tarihleri arasını borçlanacaksa ve şu an isteğe bağlı sigortalı ise, 01.01.1992-30.12.1993 tarihleri arasındaki 720 günlük doğum borçlanması 4/b sigortalılık süresi sayılacak,
    Ayşe Hanım, isteğe bağlı sigortadan ayrıldıktan sonra en az bir gün 4/a sigortalısı olarak prim öderse bu kez 01.01.1992-30.12.1993 tarihleri arasındaki 720 günlük borçlanma 4/a sigortalılık süresinden sayılacaktır.

    41. madde kapsamındaki borçlanmalarda ve özellikle doğum borçlanmalarında, borçlanılan sürelere ait sigortalılık statüsünün belirlenmesinde son sigortalılık statüsüne bakılması, Yüksek Mahkeme’nin arkadan dolanma olarak nitelediği, sigortalılık tür değiştirmelerini tetikleyecektir. İnsanlar salt borçlandığı süreler 4/a sigortalılık statüsünde sayılsın diye işyerlerini danışıklı olarak bir yakınına devredecek, isteğe bağlı sigortalılarsa, sigortalıklarını sonlandıracak, sonrasında göstermelik olarak 1-2 gün 4/a sigortalısı olduktan sonra borçlanma başvurusu yapacaklardır. Bu ise SGK açısından gereksiz emek ve iş gücü kaybı anlamını taşıyacaktır.
    Her ne kadar Kanun hükmüne göre, 41. maddede düzenlenen doğum borçlanması, son sigortalılık statüsünde sayılacak olsa da, SGK 2008/111. sayılı Genelge’nin “D- Borçlanılan Sürelerin Hizmet Olarak Değerlendirilmesi” başlığı altındaki örnek-2’de, doğum borçlanmalarında, borçlanılan sürelerin 4/a statüsünde değerlendirileceğini belirtmiştir. SGK 2010/106 sayılı Yeni Borçlanma Genelgesi’nde, “D- Borçlanılan Sürelerin Hizmet Olarak Değerlendirilmesi” başlıklı bölümü yürürlükten kaldırmış, doğum borçlanmalarında, borçlanılan sürelerin son sigortalılık statüsünde değerlendirileceğine hükmetmiştir.

    Yeni Borçlanma Genelgesi’nde [bkz], yeni genelgeden önce borçlanma yapmış olanların borçlanma sürelerinin hangi statüde sigortalılık sayılacağına ilişkin bir ayrıntıya girilmemesi, gerek borçlanma yaparak emekli olan, gerekse emekli olma süresini bekleyen sigortalıları tedirgin etmektedir. Kanımızca, yeni genelgeden önce yapılmış doğum borçlanmalarında, borçlanma süreleri 4/a statüsünde geçen sigortalılık sayılmalıdır. Aksi, sigortalıları mağdur edeceği gibi mahkemelerin iş yükünü de artırır.

    Burada önemli bulduğum bir konuya değinmek istiyorum. Yeni Hizmet Borçlanma İşlemlerinin Esasları Hakkında Tebliğ’(6)in 10. madde 2. fıkra (b) bendinde; 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun’un mülga hükümleri uygulanacak olan sigortalıların 41. maddenin (a), (f) ve (g) bentlerine göre borçlandırılan süreleri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.

    Aynı hüküm yeni borçlanma genelgesinde de vurgulanmıştır. Oysa, Kanun’un 41. maddesinde böylesi bir düzenleme bulunmadığı gibi 4/c’li olan sigortalıların, 4/a sigortalılık ilişkisine dayalı doğum borçlanma süreleri 4/a statüsünde sigortalılık sayılacaksa, neden aynı hüküm 4/b sigortalısı olanlar için de geçerli sayılmamıştır. Bir tarafta Kanun’a rağmen şu anki 4/c’lilerin doğum borçlanmaları son sigortalılık olan 4/c statüsünde değil 4/a statüsünde sayılacak, diğer taraftan sıra 4/b sigortalılarına gelince bu kez borçlanma süresi 4/b statüsünde sayılacak. Bu paradoksu anlamlandırmak, uygulamanın hakkaniyetle ya da hukukla bağdaştığını söylemek pek mümkün görünmüyor. Olayı bir örnekle açıklamak gerekirse;

    Örnek-4: Şu an 4/c sigortalısı olan Fatma Hanım, ilk defa 1 Ocak 1990 tarihinde sigortalı olmuş, 1 Ekim 1991 tarihinde doğum yapmış, primi ödenmeyen 1 Ekim 1991-30 Eylül 1992 tarihleri arasındaki 720 günü borçlanmıştır. Fatma Hanım’ın borçlandığı bu süre 4/c değil 4/a statüsünde sigortalılık sayılacak ancak Fatma Hanım şu an isteğe bağlı sigortalı yani 4/b’li olsa ve doğum borçlanması yapsa, bu kez borçlandığı süre 4/a değil 4/b statüsünde sigortalılık süresi olarak değerlendirilecek. Bu örneğe göre ortada bir çifte standart olmadığını ya da uygulamanın hukukla bağdaşır bir yanının bulunduğunu söylemek mümkün mü?

    Yüksek Mahkeme’nin 4/b sigortalılığı ile ilgili olarak verdiği ilginç ve isabetli bulmadığım bir kararını da sizlerle paylaşmak isterim. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin Kararı’nda, “isteğe bağlı sigortalılık süresi fiili hizmet süresinden sayılmayacağından, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet sürelerinden fazla olan kurumca aylık bağlanması hükmü de nazara alınarak sonuca gidilmesi gerektiğine”(7) hükmetmiştir. Bu kararın etkileri, ilerleyen dönemde isteğe bağlı sigortalılığın son yedi yıl hesabına dahil edilmemesi biçiminde tezahür edebilir.

    3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmaların son sigortalılık statüsüne göre değerlendirildiği(8) dikkate alındığında, ya 4/c sigortalılarının doğum borçlanma sürelerinin de 4/c sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekecek ya da ilkesel olarak doğum borçlanmalarının son statüdeki sigortalılık süresine göre değil, 4/a sigortalılık statüsüne göre değerlendirilmesi daha ölçülü olacaktır. Ancak bunun içinde 41. madde de yasal bir değişikliğe gidilmesi kaçınılmaz görünüyor.
    Belirtelim ki; 5 yılı aşan borç nedeniyle durdurulan 4/b sigortalılık sürelerinin canlandırılması halinde canlandırılan süreler, son sigortalılık statüsü ne olursa olsun 4/b sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...