Toplam 8 mesajın 1-8 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    oğuzata Avatarı

    Gerçek Adı
    metin
    Üyelik Tarihi
    01.09-2009
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    22:55
    Yaşadığı Yer
    istanbul/beylikduzu
    Mesaj
    40
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    arkadaşlar osmanlı arşivi kaynaklarında engelliler le alakalı araştırma yapmaya başladım..yararlı bilgiler bulacağıma inanıyorum

  2. #2
    Üye
    ticet77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.11-2009
    Son Giriş
    10.11-2015
    Saat
    14:29
    Mesaj
    3.984
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bulursan bizimle paylaş lütfen

  3. #3
    Üye
    Anti Oksidan Avatarı

    Gerçek Adı
    @vni
    Üyelik Tarihi
    19.08-2007
    Son Giriş
    04.07-2017
    Saat
    00:50
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.658
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    günümüzle karşılaştırma yapmak açısından yararlı olacaktır..
    umarım yeterli bilgiye ulaşırsınız... paylaşırsanız memnun oluruz..

  4. #4
    Üye
    sertaçbulut Avatarı

    Gerçek Adı
    Sertaç
    Üyelik Tarihi
    12.03-2010
    Son Giriş
    22.02-2016
    Saat
    10:08
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    28
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Osmanlılar hakkında batıda çıkan yazılardan ve Evliya Çelebi'nin notlarından yaptığı derlemelere göre 1500-1700 yılları arasında Osmanlı sarayında mahkemelerde hizmet etmeleri amacıyla bulundurulan bir sağırlar topluluğu yer almaktaydı. (Bu yıllarda batıda işitme engellilerin kullandığı dil ise hiçbir kurumun parçası değildi). Hatta bazı sultanların bu dili öğrendikleri ve halka bir tercüman aracılığıyla hitab ederken işaret kullandıkları da arşivlerde yer almaktadır.
    Osmanlı'larda ilk işitme engelliler okulu Osmanlı döneminde II. Abdülhamit tarafından kurulan (1902) Yıldız Sağırlar Okuludur. Bu okulda, günümüz Türk İşaret Dili'nin muhtemel alt yapısını oluşturan Osmanlı İşaret Dili, öğretmenler tarafından okullarda sözel dille beraber kullanılıyordu. Tıpkı yazılı dilde olduğu gibi, bu okulda kullanılan işaret alfabesi de şu anda kullanılan alfabeden farklıydı. Bu okullarda batıda kullanılan işaret dillerinin kullanıldığına dair de hiçbir kanıt yoktur.
    Ancak bu okulda 1953'te çıkarılan bir Milli Eğitim Bakanlığı kanunuyla işaret dili kullanılması yasaklanmıştır. Bunun nedeni işitme engellilerin eğitiminde sözel eğitimin gerekli olduğuna inanılması ve işaret dilinin çocukların konuşmasını engelleyeceği düşüncesidir. Yıldız'da bulunan okul Fatih'e taşındı ve şimdi Yıldız okulundaki arşivler Fatih İşitme Engelliler okulunda bulunmaktadır.

    Osmanlıda Bedensel Engellilere Yönelik Yapılan Çalışmalar
    Bedensel engellilere yönelik yardım çalışmaları Osmanlılara hatta Selçuklulara dayanmaktadır. Selçuklular devrinde bir yardım kurumu olarak faaliyet gösteren AHİLİK teşkilatının sakatlara da hizmet götürdüğü çeşitli kaynaklardan öğrenilmektedir. 19.yüzyılın ikinci yarısında Hilal-i Ahmer Cemiyeti olarak kurulan ve sonradan 1935’de Türkiye Kızılay Derneği olarak adı değişen kurum, bedensel engellilere tedavi ve tekerlekli sandalye vb. yardımlar sağlamaktaydı.19.yüzyılın sonlarında ise Abdülhamit tarafından kurulan Darülaceze bünyesinde kimsesiz, fakir, çalışamayacak olanların yanı sıra bedensel engelliler de barındırılmıştır. Türkiye’de ilk rehabilitasyon çalışmalarına Bursa’da başlanmıştır. Harp sakatlarına protez sağlamak amacıyla 1918 yılında bir atölye açılmıştır. Bugünkü adı Bursa Kara Kuvvetleri Komutanlığı Fizik Tedavi Hidroklimatoloji ve Rehabilitasyon Hastanesi olan Bursa Askeri Hastanesi,1922 yılında Kurtuluş savaşında yaralananlar ve sakatlar için kurulmuş ve bunların bakımı, tedavisi ve tertipleri yapılmıştır.(Çağlar,1982,s.142)

    Osmanlı döneminde ruhsal ve zihinsel engellilerin tedavisi: )

    Osmanlı dönemi incelendiğinde ruhsal ve zihinsel engellilerin tedavilerine büyük önem verildiği ve tedavileri için hertürlü imkanın seferber edildiği görülmektedir.
    Aynı dönemlerde avrupa’da akıl hastalarının “içlerinde şeytan var” denilerek yakılırken, Osmanlıda ruhsal ve zihinsel engelliler müzik ve suyla tedavi edilmekteydi.
    Osmanlı döneminde sadece ruhsal ve zihinsel engellilerin tedavi edildiği yerlere “Bimarhane” denilmekteydi.

    Bimarhane kelimesinin zaman içerisinde anlam kayması sonucu “tımarhane” gibi sadece akıl hastanelerinin tedavi edildiği yer anlamına geldiği kabul edilmektedir.

    Osmanlı döneminin ünlü Bimarhaneleri:
    İmparatorluğun en parlak devrinde Mimar Sinan tarafından İstanbul’da inşa edilen, bugüne sağlam durumda ulaşan Haseki Hastanesi (1538–1550), Süleymaniye Külliyesi’ndeki şifahane ile tıp medresesi (1550–1557) ve Atik Valide Hastanesi (1583–1587) her türlü hastanın yanı sıra akıl hastalarının da tedavi edildiği ünlü Osmanlı hastaneleridir.

    Edirne’deki II. Bayezid Darüşşifası, gerek ilk defa az personelle yüksek randıman almayı amaçlayan merkezi sistemi ve gerekse o döneme göre çok ileri hatta XVIII-XIX. yüzyıllardaki hastane yapılarına ışık tutacak kadar mükemmel hastanelerden biridir.

    Sonuç

    Dönem itibariyle Osmanlı ve Avrupa dönemi incelendiğinde gerek bedensel engelliler gerekse ruhsal, zihinsel engellilerin tedavisi, topluma uyumu, ekonomik açıdan desteklenmesi açısından Osmanlı döneminin Avrupa’ya nazaran çok daha ilerde olduğu görülmektedir. Özellikle ojenik akımlar göz önüne alındığında (b.k.z Tarihsel süreçte sakat ayrımcılığı bu durum çok daha bariz kendisini gösteriyor.
    Bugünün Avrupa sı ve Türkiye si karşılaştırdığında engellilere yaklaşımda (ne yazık ki) Tarihsel süreçle ters orantıda bir işleyiş olduğu görülmektedir.
    Buda sosyolojik açıdan üzerinde önemli durulması gerekli bir durumdur.

  5. #5
    Üye
    oğuzata Avatarı

    Gerçek Adı
    metin
    Üyelik Tarihi
    01.09-2009
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    22:55
    Yaşadığı Yer
    istanbul/beylikduzu
    Mesaj
    40
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    daha çok yeni arkadaşlar fakat şimdiden yararlı bilgiler bulacağımı düşünüyorum

  6. #6
    Üye
    iremsu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2010
    Son Giriş
    Saat
    Mesaj
    485
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Osmanlıda engelli haklarımı varmış??

    bak bu konuyu en iyi ..........bey bilir.bi koşu çağırayım...

  7. #7
    Üye
    oğuzata Avatarı

    Gerçek Adı
    metin
    Üyelik Tarihi
    01.09-2009
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    22:55
    Yaşadığı Yer
    istanbul/beylikduzu
    Mesaj
    40
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlar osmanlı döneminde engelliler le ilgili neler yapılmış...bu konuda hiç araştırma yapılmamış..bu konuyu osmanlı arşiv kaynaklarında araştırıyorum ilginç bilgiler çıkıyor ayrıca faceebook ta osmanlı arşiv araştırmaları adını verdiğimiz bir gurup oluşturduk..zaman zaman burada da bilgi aktaramında bulunmayı düşünüyoruz faydalı olmak tek düşüncemiz selam ve sevgiler..bizde bir engelli ailesiyiz sıkıntılarımız müşterek Mevla yardımcımız olsun

  8. #8
    Üye
    oğuzata Avatarı

    Gerçek Adı
    metin
    Üyelik Tarihi
    01.09-2009
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    22:55
    Yaşadığı Yer
    istanbul/beylikduzu
    Mesaj
    40
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    kardeşim yapılmayandan yola çıkarsak yapılanlara nasıl ulaşırız..ben osmanlı arşiv kaynaklarında engelliler için neler yapılmış onu araştırıyorum..mesela felç olan bir yaşlı için kendisine bakıcı tutacak kadar maaş artırımı yapılmış..engelli çocuklar toplumda tanınsın insanlar onlara daha dikkatli davransın diye kırmızı kıyafet giydirilmiş.daha çok bunun dışında yalnız istanbulda 1300 vakıf kurulmuş..o yıllarda istanbulun nüfusu 100.000 e yakın