TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
  • Nazmiye Güçlü

    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    S
    ağcı, solcu tüm yönetmenlerin çektiği filmlerde sakatlar hep "acınacak", "zavallı" yaratıklardı. Öyle "zavallı"ydılar ki, yaşamalarına bile gerek olmadığından ölümü tek kurtuluş olarak görüp mutlaka ölmeyi denerlerdi.
    Kasabaya yapılan kütüphanenin inşaatı sırasında Deli Emin, tekerlekli sandalyesinde oturup sıkıntıyla etrafı seyreden Tuuba'ya sorar:
    - Ne yapıyorsun?
    - Hiç!
    - Hiç yapma, boya yap!
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    C
    anımdan bezdim artık şu ağrılar yüzünden.
    İki kuş görme arasında sürekli kendimi camdan atmak geçiyor içimden.
    Fakat, kuşlar uçtuğu sürece çok bekleyecek sevgili helva severler.
    Ve sardunyalar açtıkça.
    Arkadaşlar aradıkça/geldikçe.
    Ah şu arkadaşlar!
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    S
    aat 16.00.
    Bilgisayarın karşısına oturdum. Kırmızı kalemliğe baktım. Derin bir nefes aldım.
    Biamag yazısını bir kez olsun gündüz yazabileceğim.
    O da ne?
    Güneş!
    Sabahtan beri gri-beyaz bulutların arkasına saklanıyordu.
    Git sobele güneşi!
    Dikkat et! Acele ederken bir yerini çarpma!
    Acır.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    B
    ir sandalye sürücüsü arıyorum.
    Galatasaray'da yaşadığım divandan güneşe götürecek en az bir insana ihtiyacım var.
    Eğer bel fıtığı vb gibi sorunları yoksa beni kucağında bir kat aşağıda bekleyen koyumavi sandalyeye indirecek.
    Çünkü asansör yok binada.
    Omurga sağlığı sorunu olup, sandalye itebilecek güç ve kuvvette ise, hangi yaş, cins, ulustan olursa olsun, merdivenlerden indirebilecek bir arkadaşını getirebilir.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    H
    amağa uzanmış kitap okuyordum, fonda denizin mavisi. Birden fon değişti. Pazarcı komşularımız kaşla göz arasında çadırlarını sökmüş de, söktükleri çadırın ipleriyle ip atlamaya başlamışlar.
    Geldiklerinde, altına bir minibüs,15 kişi ve ahşaptan el yapımı bir beşiğin sığdığı çadırı bana beş dakikada yaptılar gibi geldiği için, sökerken onları izlemek istediğimden, gözümün önünde sökmelerine rağmen kaçırdığım için hayıflanmayı uzatmadan, hamaktan inip ip atlamaya gittim.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    "
    A
    nnem beni doğururken ölmüş. Beni ablam büyüttü. Babam öldüğünde de çok küçüktüm. O yüzden evlenince ablam ve eniştemle yaşamaya başladım. Beni okula almadılar bacağım yüzünden.
    Ne olduğunu bilmiyorum bacağıma, ama öbür bacağımdan kısa ve zayıf. Topallayarak yürüyorum yani. Ama evin bütün işini ben yapıyorum. Ablamla eniştem çalışıyor. Onlar gelmeden yemeği de yaparım, eniştemin rakı mezelerini de. İnanır mısınız camları bile ben silerim de, mahalleli şaşar kalır.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    S
    akat kadınlar yaşam deneyimlerini anlatırken konuşmalara ilgi göstermeyen akademisyenler, aslında bir birlerinin konuşmalarına da ilgi duymuyordu çoğunlukla. Sakat kadınlarla ilgili bir sempozyumda en az sakat kadınlar konuştu.
    Geçen hafta Kocaeli'nde "Engelli Kadınların Sorunları ve Çözümleri Sempozyumu"na katıldım.
    Notlarıma bakmadan önce yazmaya otururken, hafızamı yokladığımda aklıma gelen ilk şey "engelli anne" kavramı oldu. Zaman zaman kullanıldı bu kavram. Ancak "engelli baba" kavramı hiç kullanılmadı. Sanki bu memlekette hiç sakat baba yoktu!
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    K
    ibarlık olsun diye kadınlara bayan diyenlerin cinsiyetçilik yapması gibi, sakatlara engelli diyenler de ayrımcılık yapmış olur. Kör birine görme engelli demek mantıklı olabilir, ama benden söz ederken bana engelli demek mantıklı mı? Ben ne engelliyim?
    Balkondaki sardunyanın çiçek açtığını görmek beni o kadar mutlu ediyor ki, ağrılarımı geçici de olsa unutturuyor.
    Sardunyanın çiçek açtığını görmek ne kadar mutlu ettiyse beni, bianet'te adımın yanında "engelli" kelimesini görmek o kadar mutsuz etti.
    ...
    Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123