Engelsiz Yaşam Fuarı'nda TEKSAN İnovatif/Engelliler.Biz standına davetlisiniz
  • Nazmiye Güçlü

    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Nazmiye Güçlü,
    4. Konuk Yazarlar,
    5. Forumun Gündemi,
    6. Can Evren,
    7. Volkan Yılmaz

    Sizleri Engelliler.Biz Platformu forumu üzerinden yürüteceğimiz yepyeni bir çalışmadan haberdar etmekten mutluluk duyuyoruz!

    Biz kimiz?
    Bizler sakatlık mevzuu üzerinde düşünen, yazan ve/ya aktivist kimliği olan bir grup arkadaşız: Burcu (Yakut), Bülent (Küçükaslan), Can (Evren), Claire (Özel), Dikmen (Bezmez), Engin (Yılmaz), Gökhan(Güngör), Gökhan (İrfanoğlu), Hakan (Özgül), Hande (Sart), Mağdule (Demircioğlu), Mehmet (Ortakaya), Mine (Ekinci), Nazmiye (Güçlü), Sibel (Yardımcı), Süleyman (Akbulut), Tolga (Tezcan), Turan (Hançerli), Volkan (Yılmaz) ve Zeliha (Tören). Hatta böyle sayması zor oluyor diye bir de kendimize bir isim uydurduk: Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi.

    Ne yapmak istiyoruz?
    Şimdi biz Sakatlık Çalışmaları İnisiyatifi olarak istiyoruz ki Engelliler.biz Platformu’nda açacağımız yeni bir forum kanalıyla diğer üyelerle beraber heyecanlı ve keyifli tartışmalar yürütelim. Her hafta sakatlıkla ilgili bir başka konuda tecrübe, fikir ve duygularımızı paylaşalım; yeri geldiğinde “o konuda” daha önceden akademide, edebiyatta vs. yazılmış çizilmiş şeylerle de bağlantı kuralım.

    Buraya tıklayarak çalışmaya dair detayları okuyabilir ve görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.
    1. Kategori:
    2. Bülent Küçükaslan,
    3. Nazmiye Güçlü,
    4. Konuk Yazarlar,
    5. Forumun Gündemi,
    6. Çeviri Yazılar,
    7. Can Evren

    Koç Üniversitesi Yayınları 30. TUYAP Kitap Fuarı'nda bir panel düzenliyor: Biraz da Sakatlıktan Konuşsak? Kuramlar ve Deneyimler

    Panele vesile olan şey, Koç Üniversitesi Yayınları'ndan çıkacak olan bir kitap: Sakatlık Çalışmaları (Sakatlık Çalışmalarına dair literatürde yer etmiş önemli makaleler ilk defa Türkçeye çevrildi; sakatlık mevzuunu politik alana çeken, sosyoloji disiplininin konusu haline getiren birbirinden kıymetli makaleler)

    KATILIMCILAR:
    Dikmen Bezmez, Sibel Yardımcı, Yıldırım Şentürk, Bülent Küçükaslan, Nazmiye Güçlü, Bülent Kelleci
    TARİH: 13 Kasım 2011, saat 17:30
    YER: TÜYAP Kitap Fuarı Marmara Salonu

    Buraya tıklayarak konuya dair detaylara erişebilirsiniz
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    B
    irisi kendisine alay etmek için topal diye seslendiğinde, efendim demenin keyfini yaşamış biri yazmış olsaydı ve ben de okusaydım, belki de otuz yaşımdan önce yaşardım bu keyfi diye yazıyorum.
    Yazılarımı okuyan arkadaşlarımdan bazılarının yaptığı eleştirileri, İstanbul dışında oturan bir arkadaşım mektup yazınca tekrar düşündüm. Bu yazıyı yazmaya karar verdim.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    K
    ırmızı ışıkta durdum. Yanımdaki arabanın şoförü bir şey söylüyor gibi geldi. Camı tamamen açıp dikkatli bir şekilde baktım, ne söylediğini anlamak için. "Çok güzelsin yavrum!" dedi.
    O güne kadar sadece sakattım, araba alınca birden kadın olmuştum. Güldüm, teşekkür ettim.
    Adam şaşırdı.
    Yeşil yanınca gaza basıp gitti. Ben de gaza bastım. Heyecandan her yanım titriyordu. Otuzbeş yaşımdaydım ve hayatımda ilk kez bir erkek bana laf atıyordu.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    "
    İ
    yi ama neden bu kadar istemiyorsun benim gitmemi," içim acıyor, ama çok acıyor. Ağlamamak için kendimi zorluyorum. Üzüldüğümü anlayınca, "Sen gelirsen arkadaşlarım sonra benimle alay ederler..."
    Oğlumun okulundan mektup geldi. Açtım. Pazar günü veli toplantısı olduğunu yazıyor gelen kağıtta.
    Okuldan gelince oğlum da görüyor mektubu. Okuyunca, "Gitmeyeceksin değil mi?" diyor. "Hayır, gideceğim," diyorum. "Lütfen gitme," diyor. "Ama neden, derslerin kötü değil ki, neden istemiyorsun gitmemi?" dediğimde, "Sen gitme, babam gitsin!" diyor yalvaran bakışlarla.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    K
    üfredip duruyorum telefon edene, telefon ettiği kişinin sakat olduğunu unutuyor diye. "Sakat arkadaşlarınızı aradığınızda telefonu biraz fazla çaldırın, kapı zilini de zar zar basmayın!" diye yazmamın bir yararı olur mu acaba?
    "Bu da kadın, ulan bu hastanede hiç erkek doktor yok mu?"
    "Ya işimizi görsün de erkek kadın, ne fark eder?"
    İki genç güya aralarında konuşuyor, ama herkesin duyabileceği bir şekilde... Kadın düşmanlığı utanılacak bir şey değil elbette!
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    S
    avaş, ayrımcılık, yoksulluk, şiddet gibi acı kaynaklarıyla mücadele için önceki kuşakların deneyimlerinden yararlanmamız gerekli değil miydi? Öyleyse, aşk, ayrılık, ölüm, ihanet gibi acılarla başa çıkabilmek için de deneyimlerimizden yararlanmalıyız.
    Canım acıyor.
    İçimde bir kıyma makinesi durmaksızın çalışıyor sanki. Çok acıtıyor. Çok. Yaşayamam bu acıyla, diye düşünürken hatırlıyorum daha önce de böyle düşündüğümü. Rahatlıyorum hatırlayınca eskiden yaşadıklarımı. Bitecek. Geçecek.
    ...
    1. Kategori:
    2. Nazmiye Güçlü

    S
    onra iki elini uzatarak yanaklarımı okşadı, ardından yine iki elini ağzına götürerek öpücük gönderdi, geri geri giderken bir yandan da, "Şahanesiniz! Harikasınız!" demeye devam etti bir süre, sonra arkasını dönüp uzaklaştı.
    İstiklal Caddesi’nde iki arkadaşımla birlikte yürüyoruz. Ucuz çay içecek bir yer arıyoruz bir yandan da…
    Birden bir adam bir şeyler söyleyerek yanımdan hızla geçip önümde diz çökecekmiş gibi dizlerini hafifçe kırdı ve iki elini ilan aşk edecek gibi birbirine kenetleyerek, “Çok cesursunuz. Kutlarım sizi! Şahanesiniz! Harikasınız!” dedi.
    Ben şaşkınlıkla, “Tanışıyor muyuz?” dedim. Sonra “Ne yaptım ki kutlanacak?” dedim. “Etek giymişiniz!” dedi elleriyle sakat bacağımı işaret ederek…
    ...
    Sayfa 1 / 3 123 SonSon