Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 27 mesajın 16-27 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    fatih530 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.01-2011
    Son Giriş
    21.07-2017
    Saat
    03:49
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    899
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    selda*;

    saçma bir yorum--
    kardeş sen onu bunu boşver bırakma okumaya devam et

  2. #17
    Üye
    gtrcgokhan Avatarı

    Gerçek Adı
    Gökhan Öz
    Üyelik Tarihi
    30.03-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    MERSİN
    Mesaj
    415
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    okul okurken tembellik ediyorsan çalışırken de edersin demektir. ya okuluna devam et etmiyorsan da işi mişi unut. dost acı söyler

  3. #18
    Üye
    Helldorado Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.06-2011
    Son Giriş
    26.04-2012
    Saat
    03:34
    Yaşadığı Yer
    konya
    Mesaj
    24
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selda*;

    amele nin de okumuşu makbuldur.

  4. #19
    Üye
    selda* Avatarı

    Gerçek Adı
    selda
    Üyelik Tarihi
    10.09-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.975
    Alınan Beğeniler
    126
    Verilen Beğeniler
    74
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eksik yazmışım kusura bakmayın bayanlar-beyler, amelenin yanı sıra, memlekette temizlikçi, kapıcı, kaportacı, ..vs bilumum elemana da ihtiyaç var...

    not: kimse ne demek istediğimi anlayamadı, burakcım sen anlasan yeter

  5. #20
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Burak Atakan,

    Lise 3. sınıfa gelmişsin. Önünde 2 sene kalmış. Aslında göz açıp kapayıncaya kadar geçebilecek bir zaman. Okulu bırakman demek, bu zamana kadar verdiğin emeklerin bir kısmını çöpe atman demek. Liseyi bitirirsen, hayatının kontrolü biraz daha sende olur. Emin ol ileride buna ihtiyacın olacak.

  6. #21
    Yasaklı Üye
    Mesut. Avatarı

    Gerçek Adı
    mesut
    Üyelik Tarihi
    30.10-2010
    Son Giriş
    20.03-2016
    Saat
    01:07
    Yaşadığı Yer
    Diyarbakır
    Mesaj
    812
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Selda ne dediğini anladım ama unutma ki bizler engelliyiz. Ağır işler bize göre değil. Oku kardeşim lise bile az, bende sadece lise okudum devam etmediğime bin pişmanım. Kimseyi umursama sadece kendi geleceğini düşün. Bu gün okulda 10 derecelik dert çekiyorsan yarın okumadığın için 100 derecelik dert çekersin. Allah sana sabır sebat versin.( bak inan okumasan çok pişman olursun.) en azından liseyi bitirerek engelli personel alımı sınavlarına girebilirsin. Aksi takdirde seldanın yazdığı mesleklerden( o mesleklere saygım sonsuz ama engelliyiz o işler zaten ağır bize daha ağır gelir) girmek zorunda kalırsın ki, buda senın şuan okulda çektiğin sıkıntının 10 katı demektir.

  7. #22
    Üye
    akrep_61 Avatarı

    Gerçek Adı
    Adem
    Üyelik Tarihi
    25.07-2007
    Son Giriş
    04.08-2017
    Saat
    08:35
    Yaşadığı Yer
    Bize Her Yer TRABZON
    Mesaj
    73
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gidebildiğin yere kadar değil, bitene kadar oku, okumak gibisi varmı belki okurken zorlanabilirsin sıkılırsın ama okul bittikten sonra hepsi geride kalır..

  8. #23
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.853
    Alınan Beğeniler
    932
    Verilen Beğeniler
    1.222

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kesinlikle liseyi bitir... Böylece ilerde sınavlara girip ayda 1600-1700 lira maaş alarak kamuda çalışabilirsin.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  9. #24
    Üye
    fatih530 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.01-2011
    Son Giriş
    21.07-2017
    Saat
    03:49
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    899
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selda*;

    benim anladığım Selda diyor ki bırakma bırakırsan kaportacı temizlikçi çöpçü amele olursun.........

  10. #25
    Üye
    f-f Avatarı

    Gerçek Adı
    fulya
    Üyelik Tarihi
    04.03-2008
    Son Giriş
    08.12-2017
    Saat
    19:49
    Yaşadığı Yer
    balıkesir/bandırma
    Mesaj
    206
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arKASIM OKU SAKIN BIRAKMAA SONRA KESKE DERSİN

  11. #26
    Üye
    hikmetcaliskan95 Avatarı

    Gerçek Adı
    hikmet
    Üyelik Tarihi
    23.05-2016
    Son Giriş
    23.05-2016
    Saat
    18:41
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Okulu Bırakmak İsteyen Liseli Gençlere


    Tanıştığınız yeni çocuk sigara içiyor, alkol alıyor, ve sokaklarda yatıyor. O kadar "sistem" dışı ki ona çekilmekten kendinizi alamıyorsunuz. Fakat biraz durup düşünün. Bu yaptıkları sürdürülebilir mi? Gerçekten hayatındaki tüm sorumluluklarından kaçan biri ile uzun süreli beraber olabilir misiniz? Onun yaşadığı gibi yaşamak mümkün mü?
    Maalesef bu imrendiğiniz hayat bırakmış birinin hayatı. Ben hep sahip olacak birini aramak yerine size sahip olacak birini bulun derim. Ben kaybolduğumda acaba direklerin üzerine bu adamı kaybettim bulan varsa şu numarayı lütfen arasın diyecek birkaç kişim var mı sorusunu sorarım kendime.

    Tanıştığınız o kötü çocuk ister inanın ister inanmayın size sahip çıkmayacak biri. Zaten seçtiği yol da sorumlu olmamak, sürekli olmamak, günü ve o gün karşısına kim çıkarsa onu deneyimlemek üzerine kurulu bir yol. Bugün ne derse desin sizi gelecek ay ya da sene unutacağından emin olabilirsiniz.

    Peki şu çok kızdığınız sistem nedir? Bu normal olmayan çocuk biraz da sistem dışı olduğundan çekici değil midir? Tamam bir sürü sıkıntısı, kuralı, öyle yapma böyle yapı vardır da, bu sistemin olmaması mümkün müdür? Sistemin hiç mi iyi tarafı yoktur?

    Tamam biraz sıkıcıdır filan ama bir açıdan sistem pek de fena değildir. Bundan yüz sene öncesini düşünün. Elektriksiz, ayakkabısız, ekmeksiz yaşayan bir nesil in torunları şu anda arabalara binebiliyor, sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyor, okullarda eğitim görebiliyor, çalışıp para kazanarak ailesinin yaşadığından daha iyi yaşayabiliyor. Sistem aslında "birbirine hizmet eden insanlar topluluğu"dur, ve güven ve süreklilik üzerine kuruludur. Garson bana yemek getiriyor, ben onu hastanede ameliyat ediyorum ve ikimiz de sabah işimizin başına geliyoruz. İşte bunu sağlayan sistemdir.

    Peki bu yaşamın alternatifi nedir? İnsanlar bu tarz işlerle meşgul olmasalar ne ile meşgul olurlardı? Sistem olmasa ne olurdu? Bunu bir kafamızda canlandırmaya çalışalım. Fakir mahallelere bakın. Günü uyuşturucu kullanıp, satarak, hırsızlık yaparak geçiren kitleler var. Bunu belki en iyi askerlikte görürsünüz. Bir insan topluluğunu olumlu şeylerle meşgul etmez boş bırakırsanız, maalesef belki de doğaları gereği kendilerine ve birbirlerine zarar verecek şeylerle meşgul oluyorlar. Ağaçlara çıkıp, karşısındakilere tüfekle eşek şakası yapan, sonra da ölümüne kavga eden askerler gözünüzde canlandırın.

    Ya da ilkel ve fakir bir Afrika kabilesini düşünün. Malınızı ve canınızı koruyan bir polis sistemi olmayan, tuvalet ya da çöpleri göz önünden kaldırmak için bir belediye sistemi olmayan bir kabile. Suç işleyenin yargılanmadığı, sağlık hizmeti, eğitim hizmeti olmayan ve hatta yiyecek yemek bulmakta bile sıkıntı çeken ilkel ve fakir bir Afrika kabilesi. İşte orada yaşayan biri için bir sistem hayat kurtarıcıdır ve önemlidir. Allah'tan Anadolu eski bir medeniyettir, ve bu yapılar yüzyıllardır doğduğumuz bu coğrafyada kuruludur ve faaliyet göstermektedir.

    Peki gerçekten sorumluluk olmadan, iş olmadan, bir meşguliyet olmadan sistem dışında örneğin bir ormanda özgürce yaşamak mümkün müdür?

    Aslına bakarsanız ormanda bile yaşasanız, belirli ihtiyaçlarınızı karşılama zorunluluğundasınızdır. Para kazanmak, okula gitmek de bir zorunluluktur. Nasıl su içmeniz, uyumanız, yemek arayıp bulup yemeniz gerekiyorsa, hayatınızı devam ettirmek için de sistemin içinde ya da dışında belirli bir disiplin içinde çalışmak ve yaşamak, sağlığınızı kaybetmemek için belirli saatte uyumak ve uyanmak zorundasınızdır.

    Sistem elbette hatalıdır, iyileştirilecek çok yeri vardır. Ama sistem bir taraftan da size özgürlükler de tanır. Bugün 30 sene öncesinden farklı olarak hemen her köyde elektrik, su olduğu gibi, hemen her köy evinde de çamaşır makinesi, buzdolabı, bulaşık makinesi gibi hayatı kolaylaştıran eşyalar var. Sistem sizi çok sıkıyorsa, az bir miktar para biriktirerek, hayatın daha yavaş geçtiği böyle bir yere taşınabilirsiniz. Ama unutmayın orada da sorumluluklar peşinizi bırakmayacaktır!

    Bu işleri kurcalayan beyin için bir diğer akıl oyunu da şudur. Eğer size ayda fazlasıyla geçinebileceğiniz bir para verilse ne yapardınız? Gününüzü nasıl geçirirdiniz?

    Pek çoğumuz buna hiçbir şey yapmazdım diye cevap verse de bu gerçekten mümkün değildir. Dale Carnegie'nin de dediği gibi "monotonluk" yaşamın en kötü belasıdır. Beyin uyaransız kaldığında kendi uyaranlarını yaratmaya başlar. Fakirlik monoton olduğundan bu kadar sıkıntı verir. Zengin kişinin hayatı ise alternatiflerle doludur.

    Size üzücü bir haber vereyim çok zengin bile olsanız doğanız itibariyle hiçbir şey yapmamaya ya da izole (yalnız) yaşamaya uygun değilsiniz.

    Hep söylediğim bir şey var. Hemen hepimiz bir tam günü tekrar tekrar yaşıyoruz. Hemen hepimiz sabah bir işe gidiyor, akşamları da bir eve geliyoruz. Eğer sabahki uğraşımız bizi mutlu ediyorsa, ve geldiğimiz evdeki insanlarla akşamlarımızı geçirmek bize haz veriyorsa dünyanın en şanslı insanlarındanız. Ama eğer sabah nefret ettiğimiz bir işi yapıyorsak ve akşam da yüzüne bakılmaz bir kadın/adam bizi karşılıyorsa durumumuz çok kötüdür.

    Onun için eğer size ayda fazlasıyla geçinebileceğiniz bir para verilse ne yapardınız sorusunun doğru yanıtı: "kendime günü geçirecek sağlıklı bir uğraş bulurum" dur; ya da "kendime haz duyacağım bir günlük kurgu yaratırım" dır. İşte şanslı olanlarımızın günlük "iş"leri aynı zamanda meşgul olmaktan mutluluk duydukları uğraşlarıdır. Birçok çok zengin kişi de günlerini ve hayatlarını anlamlı kılmak için "çalışmaya" ya da günlük uğraşlarına devam etmeye, ve emekli olmamaya aslında çok heveslidirler.

    Bence mutluluğun formülü de budur, gündüzü ve akşamı haz alınır hale getirmek. Sağlıklı kişilerle, sağlıklı uğraşlarla hayatı devam ettirmek. Eğitim seviyeniz, ya da ekonomik statünüz ne olursa olsun eğer yanaklarınız kırmızıysa o zaman siz doğru yoldasınız demektir.

    Maalesef ne dersek diyelim hayatımızı zorlaştıran bir sürü durum ve insan vardır, ve olacaktır. Haksızlığa uğrayan, ya da bir türlü sağlıklı kurgusunu yaratamayan her bireyin hayatında da mutluluk ve huzur yerine kaygı ve sinir egemen olmaya başlar.

    İnsanlar olarak acı çektiğimiz şeylerin bitmesini, haz duyduğumuz şeylerin ise devam etmesini isteriz. Hayat da bize sürekli acı veriyorsa bitirilmesi gerektiğini düşünürüz. Ama haz veriyorsa hiç ölmek istemeyiz. Felsefi olarak hayatın ne olduğu uzun uzun konuşulabilir. Ama eğer hayatınızı haz duyacağınız bir şekile sokabilirseniz, onun devam etmesini istersiniz. Bu da sokakta yatmak, hiçbir şey yapmamak, alkol almakla değil sağlıklı uğraşılar, ve sağlıklı ilişkiler ile mümkün olur.

    Bu halde yapılması gereken nedir? Doğru günlük kurguyu bir an evvel geciktirmeden yaratmaya çabalamak. Parasızlık, yalnızlık, sömüren bir koca, tatmin etmeyen bir iş gibi etmenleri hayattan çıkarmak, ve hayatı bir an evvel basitleştirmek.

    Sisteme gelince, sistem Allah'a şükür, her asır akılcı olana doğru yavaş da olsa yakınsamaktadır. Bugün Amerika'da (en kapitalist ülkede bile) sağlık ya da eğitim reformları konuşulmaktadır. İnsanlar tarih boyunca ne zaman akla uygun olmayan problemler yaşasalar bunları akıl yolu ile çözme yoluna gitmişlerdir. O yüzden de bana göre bundan 100 sene sonra insanlar bugün yaşadığımızdan daha iyi yaşayacaklardır.

    O yüzden lütfen okulunuzu bırakmayın. Küsüp gitmek yerine, kendinizi hayatınızı daha iyi kılmaya adayın. Göreceksiniz ki hep devam etmesini istediğiniz ve her gününden haz duyduğunuz bir hayat var. Sadece o hayatın üstündeki örtüyü kaldırmanız gerekli.

    Dr. Erkin Ölmez

  12. #27
    Üye
    dünyalı Avatarı

    Gerçek Adı
    efe
    Üyelik Tarihi
    20.12-2011
    Son Giriş
    08.12-2017
    Saat
    15:02
    Yaşadığı Yer
    düzce
    Mesaj
    164
    Alınan Beğeniler
    20
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Anladılar anladılar Numara yapıyorlar okumazsan çöpçü olursun dediğini biliyoruz




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12