TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
View RSS Feed

erkan1983

Rüşd kavramı ;Musa a.s ve salih kul üzerinden rüşd kavramı.

Değer Biç
ر ش د kök harflerinden türemiş olan "rüşd" kavramı sözlükte azgınlık ve sapıklığın zıddı bir kelime olup hidayet kelimesi ile hemen aynı anlamda kullanılmakta bununla beraber benzer ve farklı anlam içeriğine sahip bir kelimedir.



rüşd kavramı hakkında bir çıkarım olarak, kulu sapık ve bozuk (şirk,küfür,nifak vb gibi)eylem ve tasavvurlardan kurtarma böylece akıl,düşünce ile bir olgunluğa ulaştırıp insanın yaşadığı hayatında doğru sonuçlara ulaştırma diyebiliriz.


Bismillâhirrahmânirrahîm

Musa ona dedi ki: 'Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?'(kehf 66)





Kehf s.60. ayetten başlayıp 82.ayete kadar musa.as ve salih kul arasında geçmekte olan bir kıssa aktarılmaktadır.




Bilindiği üzere buradaki salih kul toplumun çoğunluğunun kabulüne göre hızırdır.ne burada nede kur'anın hiçbir yerinde salih kulun malum kabul ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. fakat yinede ekseriyatın kabulüne göre bu şahsiyet yinede hızırdır.




Anlatılan kıssa ve Allah'ın kullarından bir kul kur'anda sadece bu sure ve kıssada geçmektedir.ne varki Allah'ın tanımlamasıyla kullarından bir kul olan bu şahsiyet, zaman içerisinde mitolojik ,zamanlar üstü bir kahraman haline getirilmiş ve Allah yerine ondan yardım istenir olmuş , halen kabullerde hiç ölmeyen ,hep yaşamakta olan bir kişi olarak bir çok gaybi bilgi ve yaptırımı olduğu vehmedilmektir.




Kıssada musa a.s, adını ve kimliğini bilmediğimiz genç yardımcısıyla "ki gerekli olsaydı Allah adınıda,kimliğinide bildirirdi" aramış olduğu bir iz/işaret için genç yardımcısına "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim, yahut senelerce gideceğim." demişti.




Musa a.s'ın yardımcısı "feta" kelimesi ile ifade edilmekte ve bu kelimenin 17,18 ila 20'li yaşların ilk kısımlarına kadarki yaşı ifade ettiğini biliyoruz.bundan dolayı bu yolculuğun musa a.s'ın daha ilerleyen yaşlarında ve risaleti sonrası olduğunu düşündürmektedir.yinede Allahu alem.




Yürüyüş genç yardımcıdaki balığın denizde yolunu tutması ve sonrasında bu vakıayı musa a.s'a anlatıncaya kadar sürmüştü. yardımcı musa a.s'a balığın denizde şaşılacak bir şekilde gittiğini,ona söylemeyi onun tabiri ile şeytanın unutturması ile unutmuş,(buradan şeytanın doğru ve önemli şeyleri unutturmada fail olduğu çıkarımında bulunabiliriz.) daha sonra izleri üstü geri gidip salih kulu bulmuşlardı . Allah bu kişiyi katından bir rahmet ve ilim verdiği kullarından bir kul olarak tanıtmaktadır kehf s.65. ayetinde.




Musa a.s bu kişiyi bulduktan sonra kendisine tabi olmak istediğini söylemiş ve isteğinin gerekçesi olarak rüşd kavramının geçtiği kehf s.66 ayetinde"rüşd olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim ?" şekli ile ifade etmiştir.




"Vakıa musa a.s'a risalet verilmesinden önce mi sonra mı vuku bulmuş,böyle bir şeyin olduğu bilgisini nereden nasıl aldı gibi zihni kurcalayan ama fikir serdetmekten öteye geçmeyen durumlara girmemiz kesin ve net sonuç alamıyacağımız için bu tür gaybı taşlama konulara girmenin yersiz olduğunu düşünüyorum."


Kıssa içindeki odak konumuz rüşd kavramıdır.bu zat musa a.s'ın isteğine kendisi ile beraberliğe sabredemeyeceğini, haberlerini kuşatamayacağı şeyler üzerine sabırlı olamayacağını söylemekteydi.


Bu söze karşılık musa a.s kendisine onunla beraberliğinde zorluk çıkarmayacağını inşeallah istisnası ile söyledikten sonra, zat kendisi anlatıncaya kadar bir şey hakkında soru sormamasını istemiş ve yolculukları başlamıştı.


Yolculuklarına başladıklarında zat ilk olarak bindikleri gemiyi delmiş ,musa a.s buna dayanamayıp duruma"Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın."diyerek karşı çıkmış ,zat ise ilk başında söylediği "Sen benimle asla sabredemezsin" sözünü hatırlatmış musa a.s yaptığı yanlışı anlamış ve unuttuğunu ifade etmiş ve kendisini zorlukla bürümemesini yani kendisine zorluk çıkarmamasını istemiş sonra yolculuklarını devam etmişlerdir.


Daha sonra bir çocuğa (ğulam) rastladıklarında/bulduklarında(yolculuktaki olayların bir rastlantı olmadıklarını söyleyebiliriz) zat akabinde bu çocuğu öldürmüş ve musa a.s yine sabredememiş ve temiz bir canı ,bir can karşılığı olmaksızın nasıl öldürürsün,sen inkar edilen yani kabul edilmez bir şey yaptın demiş zat "Sen benimle asla sabredemezsin" sözünü yinelemiş tekrar hata yaptığını anlayan musa a.s kendisi tarafından özrün son haddesine geldiğini eğer tekrar yaşanılacak hadise hakkında bir soru sorarsa kendisi ile arkadaşlık etmemesini söylemişti.


Tekrar yola koyulduklarında bir şehre varıp oranın halkından yiyecek istemişler ancak şehir halkı bundan imtina etmişti. orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüklerinde bu zat o duvarı onarmış ve musa a.s son sabırsızlığını "İsteseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın" demek sureti ile gösterdikten sonra zat arkadaşlıklarının bittiğini"İşte bu, seninle benim aramızın ayrılmasıdır" demiş ve musa a.s sabretmeye güç yetiremediği şeylerin haberlerini vereceğini söylemiştir.


İşte bu noktadan sonra rüşd kavramının içeriğini devam ayetlerdeki anlatılacak Allah'ın kullarından kul olan zat'ın yaptıklarının gerekçesinde bulacağımızı düşünüyorum.


Olayların tamamının gayb bilgisi sonucu yapıldığı muhakkaktır.


Geminin delinmesi ; ilk bakışta bir insan olarak durduk yere geminin delinmesine aynen musa a.s'ın verebileceği türden tepki verilir.ama iç yüzü anlatıldığında asli sebep olan geminin zorba bir melik tarafından gasp edilmesi olduğu öğrenildiğinde bunu yapmanın ne kadar isabetli olduğu ortaya çıkmakta.


Genç çocuğun öldürülmesi ; musa a.s zat'ın çocuğu(ğulam)öldürmesinede tepkisiz kalmamış hatta bir önceki hadiseden daha fazla tepki vererek, bir cana karşılık olmaksızın temiz bir nefsi öldürmenin kabul edilemez olduğunu söylemişti.


Zat'ın bu olayı gerçekleştirmesindeki ve musa a.s'ın kuşatamadığı(ki hiçbir insan Allah'ın dilediği müstesna kuşatamaz)arka planda ise bambaşka birşey vardı. zat'ın ifadesi ile çocuğun(ğulam) ana ve babası mümin kişilerdi. fakat çocuğun temiz olmayan,hayırsız ve merhametsiz bir kişilik olacağından ve ana babasını küfür ve tuğyana(azgınlığa)sürüklemesinden korkma(ları)sı dolayısıyla öldürdüğünü,rableri olan Allah'ın kendilerine temiz ve merhametli bir çocuk vermesini istedi(klerini)ğini söylemektedir.


Buradaki hadise gerçekten kavranılıp kabullenilmesi zor lakin çocuğun bürüneceği kişilik ve mümin ana babasını küfür ve azgınlığa sürükleme durumu göz önünde bulundurulduğunda yapılanın hayırsız,merhametsiz ve temiz olmayan bir şey için ıslah etme ayrıca Allah'ın ana babaya ikramı olduğu görülmektedir.


Yıkılmak üzere olan duvarın onarılması ; musa a.s ve zat'ın yolculuklarının son hadisesi ise uğrayıp kendilerinden yemek istedikleri fakat onları konuklamaktan çekinen bir beldede,zat'ın yıkılmak üzere olduğunu gördükleri bir duvarı onarması.böyle bir onarımın neden yaptığını ise duvar altında olan bir ganimet için olduğunu ve bu ganimetin babaları salih olan iki yetim çocuğa ait olduğunu güçlü dönemlerine eriştiklerinde rablerinden bir rahmet olarak çıkarılması için bunu yaptığını söylemişti.


Allah'ın kullarından bir kul ,Allah'ın diğer kulu musa a.s'a beraber yaptıkları yolculuklarında kendisinin ona başında uyarıda bulunup yapamayacağını söylediği ve sabretmeye güç yetiremediği vakıalar hakkındaki tevili bu şekilde ifade etmişken, tüm bunları kendi öngörümü olarak yapmadığını söylemekteydi.yani buradan bu olayları sabretme gücü eğer bir insanda ki bu insanın musa a.s olduğunu bilmemize rağmen yoksa kendisine Allah bir rahmet ve katından bir ilim verdiği kişinin bir insan değil bazı gaybi konularda görevi gereği bilgisi üst düzey rüşd öğretilmiş bir melek olduğunu söyleyebiliriz.yinede Allah'u alem.


İşlenen konu içindeki hadiseler Allah'ın kulunun tabiri ile bir insanın asla güç yetiremeyeceği türdendir.

odaklandığımız ve musa a.s'ın kehf s.66. ayetinde ağzından çıkan ve tabi olmak için sebep gösterdiği rüşd kavramı, beraber yolculuk ettiği Allah'ın kullarından bir kul ile şahit olduğu tevilini yani amaç ve maksadını kuşatamadığı hadiselerdeki rüşd'ün ,bir insanın kapasitesinin üzerinde gördüğü en üst düzeyde olgunluğuna ulaşmışlıklar anlamında rüşd olduğunu düşünebiliriz.


Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Günlüğüm

Yorum