TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
View RSS Feed

mufto 27

Imtihan

Değer Biç
Şeyh Abdulmuhsin el-Kâsım
05.01.1422 hicri

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...
Muhakkak ki hamd Allah'adır. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'na, ailesine ve ashabına salât ve çokça selam eylesin.
Bundan sonra; Allah'tan tam bir takva ile ve hakkıyla korkun ey Allah'ın kulları! Çünkü takva ile nimetler artar ve belalar uzaklaşır.
Ey müslümanlar!
Allah; yaratıkların kaderlerini ve ömürlerini belirlemiş, yapacaklarını ve sonuçlarını yazmış, kazançlarını ve mallarını paylaştırmıştır. Hangisinin güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için hayatı ve ölümü yaratmıştır. Allah'ın kazâsına ve kaderine iman etmek, imanın rükunlarından biridir. Yeryüzünde gerçekleşen her hareket ve sükunet ancak Allah'ın dilemesi ve iradesiyledir. Kainatta olan her şey, Allah'ın takdiri ve yaratmasıyla vardır.
Dünya sıkıntılarla ve kederlerle doludur. Zorluklarla ve korkularla birlikte yaratılmıştır. Sıcak ve soğuk gibi engeller ve sıkıntılarla kişi mutlaka karşılaşır. (Andolsun ki, sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden yana eksiltmekle imtihan edeceğiz; sabredenleri müjdele.) Musibetler, samimi olanla yalancının ortaya çıktığı imtihanlardır. (İnsanlar, "inandık" dedikleri halde imtihan edilmeden terkedileceklerini mi sanıyorlar?)
Nefis ancak sınamayla arınır. Musibetler gerçek adamları ortaya çıkarır. İbnu'l Cevzi şöyle der: Selametinin ve afiyetinin musibetsiz bir şekilde devam etmesini isteyen, mükellefiyeti anlamamış ve teslimiyeti kavrayamamıştır. Mümin olsun ya da kafir olsun her nefis mutlaka acıyı tadacaktır. Hayat, meşakkatler ve tehlikeler üzerine kurulmuştur. Kimse imtihan edilmekten ve acılardan bütünüyle kurtulmayı ümid etmesin. Kişi ömrünü, nimetlerin değişmesi ve musibetlerin karşılanması ile geçirir. Adem aleyhisselam'a melekler secde eder. Bir süre sonra cennetten çıkarılır.
İmtihan, isteklerin ve dileklerin tersinin gerçekleşmesinden başka bir şey değildir. Herkes mutlaka imtihanın acısını tadar. fakat bazılarının imtihanı az, bazılarının çok olur. Mümin, kendisine azap edilmesi için değil, arınması için imtihan edilir. Mutluluk anında fitnelerle, sıkıntı anında musibetlerle sınanır. (Belki dönerler diye onları hem iyilikle hem de kötülükle imtihan ettik.) İstenmeyen şey, sevilen bir şeyi birlikte getirebilir. İstenen şey de sevilmeyen bir şeyi birlikte getirebilir. Sevindirici şeyler tarafından sana zarar gelmeyeceğini sanma! Zarar verici şeyler tarafından da sana sevindirici şeylerin gelmesinden ümidini kesme! (Bazan hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Sevdiğiniz bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.)
Nefsini, başına gelmeden önce musibetlere karşı alıştır ki, gerçekleşince etkisi hafif olsun. Musibet karşısında kaygılanma! Belâların Allah katında belirli bir süresi vardır. Kızgınlıkla konuşma! Belki dilin söylediği bir kelime, insanı helak eder. Sağlam mümin, büyük olaylar karşısında dahi kararlılık gösterir. Kalbi değişmez ve dili şikayetçi olmaz. Sıkıntıların, şikayetçi olmadan geçmesi için, mükafatını hatırlatarak ve olayı basite indirgeyerek nefsine musibeti hafiflet. Akıllı kimseler, felaketler ile birlikte düşmanların alayına da uğramamak için musibetlere karşı tahammül göstermeye devam ederler. Düşman, musibete uğradığını görünce sevinir ve mutlu olur. Sıkıntıları ve acıları gizlemek, seçkin insanların özelliklerindendir.
Belanın ateşine sabret. Çünkü çok çabuk yokolur. İşin sonu, birkaç gün sabretmektir. Helak olanlar, ancak dayanıklılığı kaybettikleri için helak olmuşlardır. Sabredenler ise, sevabın en hayırlısıyla mükafatlandırılırlar. (Elbette sabırlı davrananlara yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.) Ecirleri kat kattır. Onlar, sabretmeleri ile iki kez, hatta hesapsız ecir kazanırlar. Allah onlarla beraberdir. Zafer ve kurtuluş, sabırlarıyla bağlantılıdır.
Ey imtihana tabi tutulan kimse! Rabbin ancak, sana vermek için alıkoymuştur. Bağışlanman için seni imtihan eder. Arınman için seni sınar. Nimetlerle imtihan eder ve musibetlerle nimetlendirir. Vaktini, senin için garanti olan rızkını düşünerek geçirme! Ömrün olduğu müddetçe rızkın gelecektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: (Yeryüzünde yürüyüp de rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur.) Hikmeti gereği yollarından birini sana kapatsa, sana ondan daha faydalı bir yolu rahmeti gereği açar. İmtihan olunmayla, hayırlı insanların değeri yükselir. İyilerin ecri artar. Sa'd b. Ebi Vakkâs şöyle der: "Ey Allah'ın Rasulü! İnsanlardan hangilerinin imtihanı daha şiddetlidir?" dedim. Şöyle buyurdu: "Peygamberler, sonra salihler, sonra üstünlük sırasına göre devam eder. Kişi, dini ölçüsünce imtihana tabi tutulur. Dininde sağlamlık varsa musibeti artırılır. Dininde zayıflık varsa musibeti hafifletilir. Mümin, yeryüzünde hiçbir günahı olmadan yürüyene kadar musibete uğramaya devam eder." Bu hadisi, Buhari rivayet eder.
İmtihan yolu zor bir geçittir. Adem, o yolda yoruldu. Halil (İbrahim), ateşe atıldı. İsmail, kurban edilmek üzere yatırıldı. Yunus, balığın karnına atıldı. Hastalık Eyyub'un belini büktü. Yusuf, düşük bir fiyata satıldı. Yalanla kuyuya atıldı. Zulümle hapse atıldı. Peygamberimiz Muhammed, çeşitli eziyetlerle karşı karşıya kaldı. Sen de, imtihan edilme yolunda yürümektesin.
Dünya hiç kimse için, her türlü problemden arınmış olmadı. Kimse ondan elde etmek istediğini elde edemedi. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: "Allah kimin hayrını dilerse ona musibet verir." Bu hadisi, Buhari rivayet eder. İlim ehlinden bazıları şöyle der: "Allah'ın cennet için yarattığı kimsenin başına sürekli sıkıntı gelir. Gerçekte musibet, dinde olan musibettir. Bunun dışındaki musibetler, derecelerin artırılmasına ve günahların silinmesine sebep olan bir afiyettir. Allah'a yaklaştırmayan her nimet bir beladır. Musibete uğrayan kimse, sevaptan mahrum olan kimsedir."
Düyadan elde edemediğin şeylere üzülme. İnsanlar dünyada, ona verdikleri önem nisbetince azap edilirler. Dünya ile sevinmek, üzerine üzülmek gereken şeyin ta kendisidir. Dünyanın; acıları lezzetlerinden, hüzünleri sevinçlerinden doğar. Ebu'd Derdâ şöyle der: "Dünyanın, Allah'ın yanında ne kadar değersiz olduğunun bir delili de, Allah'a ancak dünyada isyan edilmesidir. Allah katındakine de ancak, dünyayı terketmekle ulaşılır."
Eksiklerini tamamlama, hatalarından dönme ve Alemlerin Rabbi'nin kapısında durup yalvarma gibi yapamadığın ve sana daha çok fayda sağlayacak şeylerle uğraş!
Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum