TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Antalya, Bursa ve Antalya'da
View RSS Feed

erkan1983

Rüşd kavramı ;Firavun'un emrinin rüşd olmayışı.

Değer Biç




ر ش د kök harflerinden türemiş olan "rüşd" kavramı sözlükte azgınlık ve sapıklığın zıddı bir kelime olup hidayet kelimesi ile hemen aynı anlamda kullanılmakta bununla beraber benzer ve farklı anlam içeriğine sahip bir kelimedir.




rüşd kavramı hakkında bir çıkarım olarak, kulu sapık ve bozuk (şirk,küfür,nifak vb gibi)eylem ve tasavvurlardan kurtarma böylece akıl,düşünce ile bir olgunluğa ulaştırıp insanın yaşadığı hayatında doğru sonuçlara ulaştırma diyebiliriz.


Bismillâhirrahmânirrahîm


Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi. (hud 96,97)


firavun yönetimin başına geçtiğinde halkını çeşitli kollar halinde parçalamış, onlardan israiloğullarını güçten düşürüp eziyet,baskı işkenceler yapıp erkek çocuklarını boğazlıyor kızlarını hayatta(pis işleri için) bırakıyor/hayasızlaştırıyordu(kasas 4).yaptıklarıyla insanlar arasında ve yeryüzünde fesad etmekteydi.


toplumu ve hakimiyeti altındaki ülkesi üzerinde kendini ilah,rab ve melik gören bir tağut(şuara 29,naziat 24 ve zuhruf 51)


musa as firavun ve ileri gelenlerine kardeşi harun a.s ile ayetler ve açık bir sultan/yetki belgesi/net delil ile gelmişti "kasas 35"(tevhide ve Allah'a kulluğa çağrı"şuara 23,28",asa,beyaz el"şuara 30,33,tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar, kan ve en sonunda üzerlerine pislik çöken bir azap"araf 133,134"göndermişti).


tüm bu hakikatlere rağmen firavun musa ve harun a.s'a iman etmemişti. topladığı büyücüler ile kurduğu düzeni Allah tarafından boşa çıkarılan firavun ,büyücülerin imanından sonra yenilip rezil olmuş ve israiloğullarını onlarla beraber göndermemişti.


Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah'ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi. (mümin 29)


küfür ve azgınlığında ısrarlı tavırları sonucunda kavmine olan emri rüşd/doğru olduğunu söylesede rüşd/doğru değildi.


O iman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim. (mümin 38)


Firavunun kavminden olup,firavunun büyücüleri ile yenilmesine kadar imanını gizleyen mümin bir zat bundan sonra ortaya çıkıp imanını ilan etmekte ve kavmini uyarıp kurtuluşa çağırmaktaydı(mümin 28,35 ve 38,45)


mümin zat rüşd/doğru için kavminden kendisine tabi olmasını istiyordu. musa ve harun a.s’ın firavun ve çevresini davet ettiği ,kendisininde üzerinde olduğu “rüşd” yoluna hidayet için davet etmekteydi kavmini kurtuluş için.


bir önceki konu ayetinde firavunda toplumuna gösterdiği hidayet yolunun “rüşd” yolu olduğunu söylemişti(mümin 29).


her iki tarafta kendi açılarından doğru yolda olduklarını ,hidayet ettikleri yolun “rüşd” yolu olduğunu söylemektelerdi.


firavun kavmini sapık ve azgın düzen ve yolunu hidayet,rüşd yolu olarak toplumuna sunarken ,musa ve harun a.s ve mümin adam Allah’tan gelmiş belge ile ona,onun gösterdiği şekilde hak hidayet ve rüşd yoluna çağırmaktaydılar .


iki taraf,iki hizb ve iki hidayet ve rüşd yolu .ama ortada tek rüşd/doğru vardı.ama şüphesizki oda Allah’ın olan, ondan gelen onun gösterdiği rüşd idi .
(Kavramın diğer sure ve ayetlerindeki kullanımlarıda gelecek inşeallah)











ر ش د kök harflerinden türemiş olan "rüşd" kavramı sözlükte azgınlık ve sapıklığın zıddı bir kelime olup hidayet kelimesi ile hemen aynı anlamda kullanılmakta bununla beraber benzer ve farklı anlam içeriğine sahip bir kelimedir.




rüşd kavramı hakkında bir çıkarım olarak, kulu sapık ve bozuk (şirk,küfür,nifak vb gibi)eylem ve tasavvurlardan kurtarma böylece akıl,düşünce ile bir olgunluğa ulaştırıp insanın yaşadığı hayatında doğru sonuçlara ulaştırma diyebiliriz.


Bismillâhirrahmânirrahîm


Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi. (hud 96,97)


firavun yönetimin başına geçtiğinde halkını çeşitli kollar halinde parçalamış, onlardan israiloğullarını güçten düşürüp eziyet,baskı işkenceler yapıp erkek çocuklarını boğazlıyor kızlarını hayatta(pis işleri için) bırakıyor/hayasızlaştırıyordu(kasas 4).yaptıklarıyla insanlar arasında ve yeryüzünde fesad etmekteydi.


toplumu ve hakimiyeti altındaki ülkesi üzerinde kendini ilah,rab ve melik gören bir tağut(şuara 29,naziat 24 ve zuhruf 51)


musa as firavun ve ileri gelenlerine kardeşi harun a.s ile ayetler ve açık bir sultan/yetki belgesi/net delil ile gelmişti "kasas 35"(tevhide ve Allah'a kulluğa çağrı"şuara 23,28",asa,beyaz el"şuara 30,33,tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar, kan ve en sonunda üzerlerine pislik çöken bir azap"araf 133,134"göndermişti).


tüm bu hakikatlere rağmen firavun musa ve harun a.s'a iman etmemişti. topladığı büyücüler ile kurduğu düzeni Allah tarafından boşa çıkarılan firavun ,büyücülerin imanından sonra yenilip rezil olmuş ve israiloğullarını onlarla beraber göndermemişti.


Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah'ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi. (mümin 29)


küfür ve azgınlığında ısrarlı tavırları sonucunda kavmine olan emri rüşd/doğru olduğunu söylesede rüşd/doğru değildi.


O iman eden kimse: Ey kavmim! dedi, siz bana uyun, sizi doğru yola götüreceğim. (mümin 38)


Firavunun kavminden olup,firavunun büyücüleri ile yenilmesine kadar imanını gizleyen mümin bir zat bundan sonra ortaya çıkıp imanını ilan etmekte ve kavmini uyarıp kurtuluşa çağırmaktaydı(mümin 28,35 ve 38,45)


mümin zat rüşd/doğru için kavminden kendisine tabi olmasını istiyordu. musa ve harun a.s’ın firavun ve çevresini davet ettiği ,kendisininde üzerinde olduğu “rüşd” yoluna hidayet için davet etmekteydi kavmini kurtuluş için.


bir önceki konu ayetinde firavunda toplumuna gösterdiği hidayet yolunun “rüşd” yolu olduğunu söylemişti(mümin 29).


her iki tarafta kendi açılarından doğru yolda olduklarını ,hidayet ettikleri yolun “rüşd” yolu olduğunu söylemektelerdi.


firavun kavmini sapık ve azgın düzen ve yolunu hidayet,rüşd yolu olarak toplumuna sunarken ,musa ve harun a.s ve mümin adam Allah’tan gelmiş belge ile ona,onun gösterdiği şekilde hak hidayet ve rüşd yoluna çağırmaktaydılar .


iki taraf,iki hizb ve iki hidayet ve rüşd yolu .ama ortada tek rüşd/doğru vardı.ama şüphesizki oda Allah’ın olan, ondan gelen onun gösterdiği rüşd idi .
(Kavramın diğer sure ve ayetlerindeki kullanımlarıda gelecek inşeallah)





Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum