Engelsiz Yaşam Fuarı'nda TEKSAN İnovatif/Engelliler.Biz standına davetlisiniz
View RSS Feed

celal1973

Mesnevi Okumaları - 4

Değer Biç
Mesnevi Okumaları - 4
Çok Kıymetli Gönül Dostlarımız, Gerçekten Mesnevi muhteşem bir deryaymış, kalbime şifa oldu. Yinebir hikaye özeti paylaşmadan önce kalbime şifa olan şu beyitleri paylaşmakistiyoruz izninizle:Allah, birisinin perdesini yırtmak, ayıbını ortaya dökmekisterse, onun gönlüne, temiz kişileri kınama isteği verir.Allah, bir kimsenin de ayıbını örtmek isterse, o kişi nefsyüzünden kirlenmiş, günahlara, ayıblara bulanmış insanların bile ayıblarınıgörmez, söylemez olur. Allah bize yardım etmek dilerse, gönlümüze yalvarma, ağlayıpinleme isteği verir. Allah aşkıyla ağlayan göz, ne mutlu gözdür. Allah aşkı iletutuşup yanan gönül ne mübarek bir gönüldür. Her ağlamanın sonu, gülmektir. Bu sebepledir ki her hadiseninsonunu gören kişi mutlu ve kutlu bir kuldur. Nerede akarsu varsa, orada yeşillik vardır. Nerede göz yaşıdökülürse, oraya rahmet gelir, merhamet olur. Bostan dolabı gibi inleyerek gözlerinden yaşlar saç da, canbağında yeşillikler bitsin. Göz yaşı istiyorsan, gözü yaşlı olanlara acı. Acınmak, merhametekavuşmak arzu ediyorsan, zayıflara, zavallılara merhamet et.5. HİKAYE: TEVEKKÜL MÜ, ÇALIŞMAK MI? (ASLAN VE AV HAYVANLARI)Hz. Mevlana, Mesnevi’nin en uzun hikayelerinden bu hikayeyi 3.Yüzyılda Hindistan’da yazılan “Kelile ve Dimne” isimli hayvan hikayelerininolduğu kitaptan aldığını haber veriyor. Fransız yazar La Fontaine’deFabl’larını bu kitaptan alarak yazmış. Hz. Mevlana bu hikayede bir vadide avlanarak yaşayan aslan ve avhayvanlarının aralarında geçen konuşmalarını, etkili mesajlarıyla harmanlayarakokuyucuya sunuyor. Bir vadide sürekli pusuyla kendilerini tuzağa düşüren aslanla, avhayvanları anlaşma yaparlar. Buna göre hergün bir hayvan kendini feda edecek veaslana yem olacaktır. Aslan avlanmaya çıkmayacak ve diğer hayvanlar bu beladankurtulacaklardır. Aslana gitme sırası tavşana gelince gitmek istemiyor. Ve aslanıhileyle yenebileceğini söylüyor, şüphe etselerde, beladan kurtuluruz diyemühlet veriyorlar. Sonunda tavşan aslanı kuyuya mahkum ediyor ve herkes bayramyapıyor. Rahmetli Şefik Can dedemiz (1909-2005) enfes Mesnevi tercümesindebu hikayeye şöyle başlamış. Çok sade, akıcı bir dili var, Mesnevi’yi okumayabaşlayacaklara bu tercüme kitaplarını almalarını acizane tavsiye ediyoruz.Yukarıdaki beyitlerde o tercümedendir. Hoş bir vadide bulunan avhayvanları, arslanın korkusundan huzursuzluk içinde idiler.
Çünkü arslan, zaman zaman pusudançıkıyor, hayvanlardan birini kapıyordu. Bu yüzden o vadi, onların hoşlarınagitmez bir yer olmuştu.

Hayvanlar, hileye baş vurdular.Arslanın yanına geldiler, ona dediler ki: "Biz sana her gün, ne yiyecekisen, getirir, veririz, seni doyururuz.

Bundan sonra avlanmaya çıkma,pusuya yatıp, bir av peşine düşüp bizi ürkütme ve bu otlağı, bu vadiyi bizezehir etme..."

Arslan, hayvanlara dedi ki:"Sizden hile değil de vefa görsem, dediğiniz doğru ama, ben şundan, bundançok hile gördüm, çok ağzım yandı.

Ben insanların yaptıkları işlerden,ettikleri hilelerden helak olmuşum. O yılanlar, o akrepler tarafından çokısırılmışım.

İçimde pusu kurmuş olan nefs ise,hilede, kin gütmede insanlardan fena, beter.

Benim kulağım, 'Gerçek mü'min biryılan deliğinde iki kere sokulmaz' hadisini işitti ve Peygamberin bu. sözünücanla, gönülle kabul etti."

Hepsi de; "Ey her şeydenhaberi olan hakîm! Sakınmayı bırak, çünkü sakınmak* insanı kader hükmündenkurtaramaz." dediler.

Arslan dedi ki: "Evet, kaderhükmüne uymak, Allah'a tevekkül etmek yol göstericidir, ama sebeplere başvurmak da Peygamberin sünnetidir.

Hz. Peygamber, yüksek seslebuyurmuştur ki: 'Devenin dizini tevekkül ile bağla...'

'Çalışıp kazanan Allah'ın sevgilisidir'hadisini dinle, tevekkül edeceğim diye sebeplere sarılmakta tenbelliketme."

Hayvanlar, arslana dediler ki:"Rızık için çalışıp kazanmak halkın i'tikâd, inanç zayıflığmdandır.İnsanların kazançları, hırsları miktarınca elde ettikleri riya lokmasıdır.

Gökten yağmur yağdıran Allah'ın,rahmeti ile ekmek vermeğe de gücü yeter."

Arslan dedi ki: "Evetdediğiniz doğrudur. Fakat Allah, ayağımızın önüne de bir merdiven koymuştur.

Dama basamak, basamak çıkmak gerek.Burada cebrî olmak, her şeyi Hakk'tan bilmek, ham bir ümiddir.

Ayağın varken, kendini nasıl topaledersin? Elin varken pençeni yapma gücünü nasıl gizlersin?

Efendisi kölesinin eline beliverince, söz söylemeden, efendinin ne demek istediği anlaşılır.

Bele benzeyen el de, Hakk'ın bir işaretidir.Çalışmamız için bize verdiği bir emirdir. İşin sonunu düşünme gücümüz ise, onunsözleri, buyruklarıdır. Her şeyi, çalışmamıza bir sebeptir."

Hayvanların hepsi de, arslanabağıra bağıra dediler ki: "Sebep tohumlarını eken o harîsler .........

Yüz binlerce kadın ve erkek,sebeplere baş vurdukları halde, ne diye zamanın faydalarından birisini eldeedemediler?

Dünya kurulalıdan beri, yüzbinlercedevirler içinde, sayısız inşanın ağzı ejderha gibi açıldı.

O akıllı ve bilgili insanlar, öyle hilelerebaş vurdular ki, hilelerinden" dağlar bile yerinden koptu.

Bunca tedbirlerine rağmen, gerekava giden kişilerin, gerekse çeşitli işlerde hırsla çalışanların ellerine,ezelde verilen kısmetten başka bir şey geçmedi.

Bütün bu uğraşan, didinen insanlarınhepsi de tedbirlerinden, çalışmalarından âciz kaldılar, bir şey eldeedemediler, sonra da Allah'ın emri ve takdiri ne idi ise, o oldu.

Ey tanınmış kişi, kazanmayı biraddan başka bir şey bilme, ey hilekâr, senin bu hileli çalışmalarını da, bir vehimdenbaşka bir şey sanma."

Arslan; "Evet." dedi."Tevekkül doğrudur. Fakat, bir de peygamberlerin ve müminlerinçalışmalarına bak.

O mübarek insanlar, türlü cefâlar,mihnetler çektilerse de yılmadılar, Allah, onların uğraşmalarını, didinmeleriniboşa çıkarmadı.

Onların tedbir ve çare aramaları,her zaman hoş ve latif oldu; zâten güzelden ne gelirse güzeldir.

Onların tuzakları, göklerin mânâkuşunu yakaladı. Çalışmaları yardımı ile onlar, noksanlardan kurtuldular,tamamiyle kemal mertebesi buldu lar.

Ey mânâ yolunun isteklisi, ey Hakk âşıkı,gücün yettikçe peygamberlerle, velilerin yolunda bulunmaya çalış." .......... ...............................

Arslan, bu çeşit bir çok delillergetirdi." O cebrîler, yâni av hayvanları, arslanın cevaplarını dinleyipkandılar.

Tilki, ceylan, tavşan, çakalcebrîliği bıraktılar, dedi-koduyu kestiler.

Bu alış verişte ziyana düşmemekiçin, kükremiş arslanla anlaşmaya vardılar.

Her günün payı zahmetsizce arslanagidecekti. Bu suretle onun da başka bir isteği olmayacaktı.

Her gün kur'a, hangi hayvanadüşerse, o hayvan, pars gibi koşup, arslanın yanına gidecekti.

Bu ölüm kadehi, bu kur'a dönedolaşa tavşana, gelince, tavşan; "Bu cefâ daha ne vakte kadar sürüpgidecek." diye bağırdı.
Hz. Mevlâna, bu hikâyede, arslanın ve diğer hayvanların ağzından"çalışmanın önemi, Allah'a tevekkül, kaza, kader, irâde-i cüz'iyye"konuları üzerinde özlü, derin mânâlar, fikirler yürütmekte, bizi Mu'teziletaifesinin islâmî olmayan inançlarından kurtarmaya çalışmakta, gerçek islâmîinanca götürmektedir. Konuların daha iyi anlaşılması için, birbirine zıd düşen görüşlerortaya koymakta, okuyucuyu düşünceye sevk etmekte, sonunda da onu tam Muhammediimana götürmektedir. Hikâyeden çok tatlı sonuçlar çıkarmakta, çok hoş, hayatî yorumlaryapmaktadır. Ezcümle: "O arslanın kendine saldırması gibi, sen debaşkalarına saldırırken, haberin olmadan kendine saldırıyorsun." 1323.beyt. "Sen kendi kendine kılıç çekiyorsun." "Ey insanoğlu,başkalarından gördüğün zulümler, kötülükler, senin kendi kötü huyunun onlardanaksetmesidir, onlardan görünmesidir." 1319. beyt. ***Yine uzun oldu. Bu yazıdan tek gayemiz Allah rızası için faydalıolmak. Allah Mesnevi’yi okuyup anlamayı ve uygulamayı cümlemize nasipetsin.Celalin Penceresinden


Etiketler: Boş Etiket Ekle / Değiştir
Ana Sayfa Bölümleri
Diğer

Yorum

  1. mufto 27 Avatarı
    • |
    • (Bu Mesajın Linki)
    Vel hasıl abicim

    Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Dünya hayatına dünyada kalacağın kadar çalış, ahirete de sonsuz kalacağın kadar çalış.”

    Sen elinden geleni yap ve sana verilen rızka da razi ol diyebilir miyiz