fft2mm708890 - Yaşlı ve engellilere bakacak robot insan hizmete hazır!

Hatırlar mısınız, Kemal Sunal ve Fatma Girik'in 'Japon İşi' isimli bir filmi vardı. Kemal Sunal Fatma Girik'e karşılıksız bir şekilde aşıktı...


Japon
bir dostu ona hediye olarak Fatma Girik robotu yaptırmıştı. Robot Kemal Sunal’ın her söylediğini yapıyordu, ona deli gibi aşıktı, yemeğini pişiriyor, evini temizliyor, hizmetçilik de yapıyordu.

O yıllarda hayal olarak “Yok artık” diyerek izlediğimiz senaryo artık gerçek! Düşünen, hareket eden ve insanlarla iletişime geçen robotlar yaratılıyor! National Geografic Dergisi’nin yeni sayısında yer alan ilginç yazı, robotların dünyasındaki gelişmeleri gözler önüne seriyor...

Kokora firması tarafından Japonya’da geliştirilen Actroid-Der androidi, şirket toplantıları için gelecekten fırlamış gibi görünen, yüksek teknoloji ürünü bir konuşmacı olarak kiralanabiliyor. Geliştirilmesi için tam 250 bin dolar harcanmış. İleri modelleri teknoloji fuarlarında bulunabiliyor ama bu model insana daha çok benzemesi için Pittsburg’daki Carnegie Mellon Üniversitesi’ne gönderilmiş. Eğlence Teknolojileri Merkezi’nin beş lisansüstü öğrencisinin görevi bu dişi robotu daha az robot, daha fazla dişi bir robot görünümüne kavuşturmak.

Actroid androidleri, programlanmış endüstriyel makineler olmaktan çok, giderek daha otonom hale gelerek evlerimizde, okullarda ve ofislerde daha önce insanlar tarafından yapılan işleri üstlenmek üzere tasarlanmış yapay varlıklar olan yeni nesil robotlardan. Biz kilometrelerce uzaklıktaki bir bilgisayardan onları izleyip yönlendirirken, bizim için yemek pişiren, çamaşırları katlayan, hatta çocuklarımıza bakıp yaşlı anne babalarımızla ilgilenen sofistike robotlar yakında hayatımıza girecek gibi görünüyor...

Yaşlı ve engellilere bakacak!
HERB’in adı Home Exploring Robotic Butler’in (Ev Yöneten Robot Kahya) baş harflerinden oluşuyor. HERB, çok da uzak olmayan bir gelecekte yaşlı ve engellilere bakacak bir hizmet robotunun prototipi olarak Carnegie Mellon tarafından Intel Labs Pittsburg işbirliğiyle geliştirilmiş. HERB bacak yerine Segway tekerleği ve vücut yerine de karman çorman bilgisayar parçaları kullanan çirkin bir makine.

Ancak Yume’nin aksine zihinsel gelişim yeteneğine benzer bir özelliğe sahip. Robot şu anda hafızasında kayıtlı olan nesne sembollerini ustaca kullanabilir hale gelmek için saniyede on binlere varan senaryoyu gözden geçirerek işlevselliğini artırıyor. HERB’e bir nesne ilk kez gösterildiğinde daha önce öğrenilmiş kurallar basınca duyarlı koluna ve eline, yapılacak hareket hakkında bilgi veriyor. Nesnenin bir kulbu var mı? Kırabilir mi ya da dökülebilir mi?

Atıştırmalık servisi yapıyor
Carnegie Mellon’da geliştirilen bir başka gezgin robot olan Snacbot, Bilgisayar Bilimleri Fakültesi’ndeki insanların siparişlerini alarak atıştırmalık servisi yapıyor. Bazen can sıkıcı şekilde başka bir yiyecek getiriyor ya da para üstünü yanlış veriyor. Eğer robot insanları yanlışlık yapabileceği konusunda önceden uyarırsa ya da hata yaptığında özür dilerse insanlar daha bağışlayıcı oluyor. Snacbot’un boyu yaklaşık 1.5 metre. Kafası ve karikatürümsü yüz hatlarıyla bir insanı çok az andırıyor. Otistik çocuklarla top oynuyor Robotlarımın hayatımıza dahil olmasıyla ilgili çeşitli tartışmalar oluyor. Farklı düşünen araştırmacılar var.

En cesuru Yume’nin diğer adıyla Actroid-DER’in arkasındaki isim Hiroshi Ishiguro. Ishiguro’nun en tanınmış tasarımı kendisinin robotik bir ikizi olan erken bir Geminold model. İnsanların zihin ve duygularının tehlikeli sularına girmeye çalışan başka robotlar da var. Vanderbilt Üniversitesi’nden Nilanjan Sarkar ve Washington Üniversitesi’nde olan eski çalışma arkadaşı Wendy Stone, otistik çocuklarla basit top oyunu oynayan bir robotik sistem prototipi geliştirdi.

Robot, kalp atışları, terleme, bakış ve diğer fizyolojik belirtilerdeki anlık değişimleri ölçerek çocuğun duygularını izliyor. Sıkılma ya da kızgınlık hissederse sinyaller çocuğun yeniden eğlenmeye başladığını gösterene kadar oyunu değiştiriyor. Bu robot insan olmanın kriterlerinden biri olan başkalarının fikir ve duygularının farkında olmak ve davranışları buna göre ayarlamak alanında atılan ilk adımları temsil ediyor.
Savaşa hazırlanıyorlar

Robotlar savaşlarda giderek daha önemli roller almak üzere uzaktan kumandalı uçaklar ya da el bombaları ve otomatik tüfekle donatılmış sabit araçlar olarak da geliştirilmeye devam ediyor. Çeşitli hükümetler bir gün kendi başına ne zaman ve kime ateş edeceğine karar verecek modeller üzerinde çalışılıyor. Atlanta’daki Georgia Teknoloji Enstitüsü’nden Ronald Arkin etik robot tasarımı konusunda en büyük aşamayı kaydetmiş araştırmacı.

Arkin, kendisine çalışmalarda esin veren şeyin robotların değil insanların savaş sırasındaki etik sınırları olduğunu söylüyor. Arkin’in sisteminde ateş açıp açmamaya karar vermeye çalışan robot, yazılımındaki bir etik denetleyici tarafından kontrol edilecek. Robot hedefe kitlendiğinde denetleyici, dövüş kuralları ve savaş yasaları dikkate alınarak programlanmış bir dizi yasağı kontrol edecek.

Boş bir arazideki düşman tankı büyük ihtimalle devam emri alacak, düşman askerlerinin katıldığı bir cenaze törenine, sivil kadın ve çocuklara saldırmak ise dövüş kurallarına aykırı olduğu için yasak olacak. Bunlar nereye kadar gerçekleştirilir bilemiyoruz ama kesin olan bir şey var ki bilim robot insanları hayatımızın her alanına sokmak üzere hızla çalışmalarına devam ediyor ve bu konuda belli ki büyük ilerleme gösterilmiş durumda...

Posta