Sayfa 7 / 8 İlkİlk ... 345678 SonSon
Toplam 108 mesajın 91-105 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #91
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:55
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.654
    Alınan Beğeniler
    535
    Verilen Beğeniler
    148
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    (die);

    Şimdi sorduğun bir kaç güzel soru var.

    Öncelikle belirteyim... ben tıp doktoruyum. Bakış açımı da hem mesleğim, hem de aldığım eğitim büyük ölçüde belirliyor.

    Çoğu kişinin bildiği üzere, cinsel kimlik değişikliklerine psikiyatri klinikleri onay verir. Bu onayı verirken, kişinin ruh hali, fiziksel cinsel özellikleri ve çok önemli olmak üzere "kişilik bozukluğu olup olmadığı" dikkate alınır.

    Burada "kişilik bozukluğu" veya psikopatik kişilik dediğimiz durumlarda genellikle onay verilmez. Çünkü bu tür kişiler sapkınlık eğilimindedir. Ya fuhuşa eğilimlidir, ya da zaten fuhuş yapmaktadır.

    Diğer taraftan, kişilik olarak farklı kimlikte olan, ancak diğer yönlerden tamamiyle normal olan kişilerin cinsel kimlik değiştirmeleri onaylanır. Normal kabul ettiğimiz cinsel kimlikte karşı cinse ilgi duyulur. Eşcinsellikte ise aynı cinse ilgi duyulur. Bu kişinin elinde veya tercihinde olan bir durum değildir. Dolayısıyla kişinin beynini değiştiremeyeceğimize göre kimliğini değiştiririz.

    Şimdi hormon tedavileri falan çözüm olabilir mi?

    Ne yazık ki pek de çözüm olmaz. Çünkü tek sorun hormonlarda değil, beynin işleyiş şeklindedir.

    Ünlü matematikçi Alan Turing (2 dünya savaşında Almanların Enigma şifre cihazını çözerek İngiltereyi pek çok saldırıdan kurtarmış ve ulusal kahraman kabul edilmiştir. Ayrıca bilgisayar bilimlerinin babası kabul edilir. ) savaş sonrası gizli eşcinsel olduğu ortaya çıkınca mahkeme kararıyla hormon tedavisi almaya zorlanmıştır. 1 yıl sonra yaşadığı psikolojik baskıya dayanamayarak intihar etmiştir.

    Bu konuyu ve diğer sorularınızı biraz daha açacağım. Ancak, şimdi biraz işlerle ilgilenmem gerekiyor. Sonra devam ederiz.

  2. #92
    Üye
    (diE) Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa
    Üyelik Tarihi
    23.06-2009
    Son Giriş
    26.08-2017
    Saat
    21:09
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    258
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sabırsızlıkla bekliyorum

  3. #93
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:55
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.654
    Alınan Beğeniler
    535
    Verilen Beğeniler
    148
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kaldığımız yerden devam edelim o zaman...

    Hormonal tedaviler çok başarılı değil demiştik.... Bunun en önemli nedeni kişinin zihinsel olarak yanlış bir bedende hapis kalmış olmasıdır. Yani, hormon vererek bir kişiyi daha erkeksi veya kadınsı hale getirmek mümkündür... ama cinsel kimliği değişmez.

    Örneğin, hadım edilen kişiler biraz kadınsı olur. Agresiflikleri azalır. Cinsel arzuları körelir, maçolukları falan ortadan kalkar... Ama cinsel kimlik olarak hala erkektir.

    İyi bildiğimiz ve hepimizin saygıyla bir zamanlar (ve hala) dinlediği Zeki Müren ise, erkek bedeninde doğmuş bir kadın kimliğidir. Hormon da versen, psikoterapi de uygulasan kendini öyle (yanlış cinsiyette) hissedecektir.

    Peki, denilebilir ki, neden bazı kişiler böyle bir kimlikle doğuyor... yaksa bu kimlik sonradan mı ediniliyor? Bu sorunun yanıtı net değil. Eskiden cinsel kimliğin 3-4 yaş civarında geliştiği, bu dönemde yanlış yönlendirilirse (örneğin kız çocuğun tabanca tüfek araba ile oynaması veya erkek çocuğun evcilik oynaması gibi) cinsel kimlikte sapmalar olacağı düşünülürdü. Ancak, zaman içinde bunun pek doğru olmadığı, cinsel kimliğin neredeyse daha embriyo halindeyken şekillenmeye başladığı, sonradan yanlış yönlendirilse bile cinsel kimliğin pek değişmediği anlaşıldı.

    Örneğin, küçük yaşta veya ergenlik döneminde, biraz da karmaşık hormonal bir dönem olmasının etkisiyle sınırlı eşcinsel ilişki yaşayan veya taciz edilen çok sayıda kişi olmasına rağmen, bunlardan çok çok azı erişkin hayatında böyle bir yaşam seçmektedir. Yani, kolay kolay hiç kimse "benim daha önce eşcinsel ilişkim oldu, ben artık öyle devam edeyim" demez. Hatta gazetelerin, dergilerin falan cinsel danışma köşelerine çok sayıda sorulan sorulardan biri "zayıf bir anımda böyle bir ilişkim oldu, ben eşcinsel miyim?" şeklindedir. Doğal olarak bu soruya uzmanlar, merak edilecek bir şey olmadığını, bu tür deneyimlerin cinsel hayatı etkilemeyeceğini söylerler.

    Kişilerin gerek cinsel kimlikleri, gerekse kişilik özelliklerinin de doğuştan, yani genetik kökenli olduğuna dair çok sayıda işaret vardır. Bir örnek vermek gerekirse, köpek yetiştiricileri sakin bir yavru arıyorlarsa, sinirli bir köpeğin yavrusunun alınmaması gerektiğini bilirler. Elbette bunun anlamı eşcinselin çocuğu eşcinsel olur değildir. Zaten eşcinselin çocuğu olması da zordur. Ancak, bu bilginin insan genlerinde olduğunu, belli bazı şartlarda ortaya çıkabildiğini gösterir. Yani eşcinsellik bir beyaz koyun sürüsü içinde kara koyun olmaktır. Bu potansiyel mevcuttur ve bazı kişilere piyango vurur.

    Kişinin toplumdan almış olduğu olumsuz etkileri kişiyi nasıl olurda fuhuşa ve cinsel bir takım sapkınlıklara iter? bunu bir türlü algılayamıyorum. Bir örnekle şu soruyu sormak isterim.
    Öncelikle, kişinin toplumdan aldığı olumsuz etkiler kişiyi kolay kolay fuhuşa veya cinsel sapkınlıklara itmez! Hep yozlaştığı iddia edilen batı toplumlarında bile bu tür şeyler yanlış görülür. Ama burada kasdettiğim şey, toplumun davranışıyla inanlar eşcinsel oluyor veya fuhuş yapıyor değildir. Zaten önceki yazdıklarım bunun tersini iddia eder. Ancak;

    Eşcinselliği veya transseksüelliği aleni olan bir kişinin toplum içinde yaşaması çok zorlaşır. Ev kiralayamaz, okula gidemez, işe giremez, saygın işerde çalışamaz, gittiği her yerde taciz edilir, dalga geçilir, horlanır, küçük görülür. Ama bu insanlarında herkes gibi arzuları, hedefleri, hayalleri vardır. Bu durumdaki kişiler için pek çok ülkede geçinmenin yegane yolu fuhuştur. Çünkü normalde toplum içinde dışlanan bu kişiler, fuhuş sektöründe hem talep edilir, hem de kıymet görür. İşin acı tarafı ise, bu kişileri fuhuş için talep edenlerin çoğunun toplumda "normal veya saygın" kabul edilen kişiler olmasıdır.

    Özet olarak; kişinin cinsel tercihini unutup bir kenara koyarsak; karşımızda diğer yönlerden tamamen normal olan bir kişi, normal yaşama şansına sahip olsa neden fuhuş gibi bir yolu tercih etsin ki... Onlar da aşık olur, bazı kişilerden hoşlanır, bazı kişileri itici bulurlar. Ne çare ki bu kişiler doğru cinsten değildir.

    Çoğu eşcinselin hayali sorulduğunda, ileride evlenip çocuk çocuk sahibi olmayı arzuladıklarını söylerler. Evinin kadını(!) veya erkeği(!) olmayı isteyenleri vardır.

    ******************

    Ancak burada bir konuyu da karıştırmamak lazım.... Psikopatik kişilikle birlikte cinsel sapkınlık da çok görülür. Burada kişi gerçek anlamda eşcinsel değildir. Eşcinsel ilişkiye (ve hatta her türlü ilişkiye) ve hatta sado mazışizme kadar giden her türlü ilişkiye giren kişilerdir. Bu kişilerde cinsel kimlik sorunu değil, genel olarak kişilik bozukluğu mevcuttur. Bu da ayrı bir tartışma konusu...

    *************************

    Şimdi diğer bir soru... mütevazi bir hayat yaşayan, gizli bir eşcinseli kim nereden bilecek, kime ne zararı var diyorsunuz...

    Pek öyle değil!

    Eşcinsel olan kişilerde cinsel kimlik farklılığı da olduğu için ister istemez davranış farkları da ortaya çıkacaktır! Eminim sizin de çevreniz de "Yumuşak mı bu?" benzeri sorular sorulan kişiler olmuştur. Kaldı ki, böyle bir kişinin de cinsel gereksinimleri vardır. Tümüyle gizli bir hayat sürmesi mümkün değildir.

    Ha, nefsini köreltsin diyebilirsiniz. Ancak cinsel güdüler, canlılarda neredeyse hayatta kalma veya açlık güdüleri kadar güçlüdür. Tamamen cinsellikten uzak bir hayat yaşamaları çok zordur.

    Bu durumları bir kez aleni olduktan sonra ise, hayat çok zorlaşacaktır. Çoğu eşcinsel kendi öz anası babası tarafından bile kabul görmez. Değil ki, toplum tarafından benimsensin.

    *********************

    Çok eşliliğe dinin bakışı ayrıdır... Bazı dinlerde serbesttir, bazılarında sınırlıdır, bazılarında yasaktır. Orası ayrı bir tartışma konusu.

    Ancak, sosyolojik bir olgu olarak, çok eşlilik (veya buna erkeğin evlilik dışı ilişkilerini ekleyelim) neredeyse bütün toplumlarda hoş görülür... en azından fazlaca eleştirilmez. Ancak kadın için kesinlikle yasaktır.
    Ama biliyoruz ki, gerek hayvan dünyasında, gerekse insan dünyasında dişilerde sadakatsizlik de oldukça yaygındır. (Sanıldığının aksine katı dini kurallarla yönetilen toplumlarda bile böyledir.)

    Burada ben yine doğal ilkeye döneceğim.... Kadının sadakatsizliği kabul görmez. Çünkü, erkek, kadının doğuracağı yavrunun kendine ait olmasını garantiye almak ister ve mümkün olduğunca çok kadından mümkün olduğunca çok çocuk sahibi olmak ister. Kadın ise, mümkün olduğunca çok erkek ile birlikte olarak hem genetik çeşitliliği arttırmaya çalışır, hem de üreme şansını... Ne çare ki, insan erkeği dominant yapıda olduğu için çok eşliliği aleni hale getirebilir... kadın bunu aleni yapamaz.

    Sürü halinde yaşayan ve doninant bir erkeğin sürü lideri olduğu hayvan gruplarında bile, tüm dişiler liderin haremi gibi görünürken, yavrular arasında yapılan genetik çalışmalar, yavruların en az yarısının dişilerin başka erkeklerden doğurduğu yavrular olduğu anlaşılmıştır. Yani, onlarda bile çok eşlilik mevcut.

    Ancak insanlarda genetik baskılar kadar, toplumsal öğeler de önemlidir. İnsan tamamiyle çok eşli bir doğaya sahip değildir. Yavruların güvenliği ve soyun sürekliliği için tek eşliliğin avantajlı olduğu baskılar söz konusudur. Böyle durumlarda çok eşlilik ister dinen, ister toplumsal olarak hoş görülse bile, kendiliğinden tek eşliliğe evrilir. Nitekim, dünyanın genellikle gelişmiş ülkelerinde artık insanlar tek eşliliği daha fazla yeğlemektedir.

  4. #94
    Üye
    (diE) Avatarı

    Gerçek Adı
    Mustafa
    Üyelik Tarihi
    23.06-2009
    Son Giriş
    26.08-2017
    Saat
    21:09
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    258
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zahmet oldu. eyv. yarın sakin kafayla bir daha okur. varsa bir derdimiz dökeriz.

  5. #95
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Metepe'cim hormonal tedaviler,psikoterapi süreciyle ilgili,Leroy F. Aarons'un yazdığı A MOTHER'S COMİNG TO TERMS WİTH THE SUİCİDE OF HER GAY isimli kitabı ,ya da bu kitabın filme dökülmüş hali olan PRAYER'S FOR BOBY' iİzlemeni öneriyorum ,bir de ben yıllar önce Duygu Asena'nın paramparça isimli kitabını okuyup ondan da çok şey öğrenmiştim

  6. #96
    Üye
    yelpaze Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.11-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    halikarnassos
    Mesaj
    1.455
    Alınan Beğeniler
    53
    Verilen Beğeniler
    11

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eşcinselliğe bakış açısı sanırım insanın yaşadığı toplumlada ilişkili. öğrencilik yıllarım taksim-cihangirde geçti. esçinsellerin çokca yaşadığı yerdi. burada kişilerin eşcinsellere bakış açısı hiçde anormal değildi, normal bir statüleri vardı. burada tanıdğım bir eşcinsele sormuştum niye fuhuş yapıyorsun diye. cevabı ''ameliyatla kadın olmak için paraya ihtiyacım var'' olmuştu. o yıllarda yasal olmasada eşcinsel genel evi vardı.

    daha sonra yaşamaya başladığım bodrumda çok sayıda eşcinsel var. buradada köylülerin bile eşcinsellere bakış açısı hiçde küçümseyici değil. gayet normal bakış açıları var. ve saygın kişiler arasında görürler. kimse, kimsenin yatağı ile ilgilenmez. kimsede cinsel kimliğini saklama gayreti içinde değildir.

    sanırım küçük yerlerde bu olayı çok büyütüyorlar. ama o küçük yerlerde ''oğlancı'' olarak tabir edilen kişiler mevcuttur. bunlarında eşcinsel olmasına rağmen hiçde dışlanmış durumda değildirler. toplum içerisinde herkes gibi yaşayıp giderler. bu da bir ikiyüzlülüktür.

  7. #97
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Küçük yerlerde derken küçük beyinlileri kastediyor olmalısın

  8. #98
    Üye
    yasin258 Avatarı

    Gerçek Adı
    Yasin
    Üyelik Tarihi
    09.07-2010
    Son Giriş
    01.11-2017
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Denizli/Merkez
    Mesaj
    362
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İyi de size ne bundan?
    Tasvif etmiyorum böyle şeyleri de kötülersen ne kazanacaksınız yada bu işler böyle gitmez desen ne kazanacaksın.Adam konu açmış.Girmek isteyen girer girmek istemeyende girmez.Bu kadar büyütmeye gerek yok!

  9. #99
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bırak ta nasıl davramamız gerektiğine kendimiz karar verelim ,sen,n yönlendirmene gerek yok bay akıllı

  10. #100
    Üye
    yasin258 Avatarı

    Gerçek Adı
    Yasin
    Üyelik Tarihi
    09.07-2010
    Son Giriş
    01.11-2017
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Denizli/Merkez
    Mesaj
    362
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: SERAFİM Mesajı Gör
    Bırak ta nasıl davramamız gerektiğine kendimiz karar verelim ,sen,n yönlendirmene gerek yok bay akıllı
    Aynen kardeşim siz iyisini bilirsiniz ben yorumum yaptım ister karala ister beğen saygı duymak bizden

  11. #101
    Üye
    faruk34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.07-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:57
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.549
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Cinsel terciğinde engellisi engelsizimi olur.Öle olsaydı, KÖR TUTTUĞUNU ,TOPAL YAKALADIĞINI ...... diye atasözü olmazdı.

  12. #102
    Üye
    yasin258 Avatarı

    Gerçek Adı
    Yasin
    Üyelik Tarihi
    09.07-2010
    Son Giriş
    01.11-2017
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Denizli/Merkez
    Mesaj
    362
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yahu bu forum niye açmışlar?Engellileri birleştirmek adına değil mi?
    Tasvip etmiyorum da ne yapacaksın?Adamlar 1000 kere yazmışlar şöyle günah böyle günah ikazını yapmışlar.Bize sadece saygı duymak düşer.
    Ayrıca cinsel tercihin sizin dediğiniz gibi engellisi veya engelsizi olmaz.
    Regards!Saygılar!

  13. #103
    Üye
    firatkorkmaz77 Avatarı

    Gerçek Adı
    fırat korkmaz
    Üyelik Tarihi
    11.05-2014
    Son Giriş
    12.05-2014
    Saat
    11:53
    Yaşadığı Yer
    kocaeli
    Mesaj
    7
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    öncelikle engelli lgbti arkadaşların yeni sitesinin lgbti mücadelesine yeni bir soluk getirmesini diliyorum . lgbti hakları savunucusu değilim ancak homofobik biri de değilim tüm ötekilerin kendilerini özgürce ifade edebilme şansına sahip olması gerektiğini düşünüyorum . ancak sitede dikkatimi çeken bir konu vardı yetkili arkadaşlar düzenlerse sevinirim . sitenin altında anahtar kelime olarak girilen travesti cümlesinden bir travesti sitesine link çıkışı var . yani reklamı var. lgbti arkadaşların insan vücudunu meta olarak gören bu tarz iğrenç içerikli sitelerin reklamını kendi sitelerinde yapmamalılar bence .

  14. #104
    Üye
    SERAFİM Avatarı

    Gerçek Adı
    Murat
    Üyelik Tarihi
    04.05-2010
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    15:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2.444
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fırat korkmaz sen yüzde yüz katıksız homofobiksin bunu saklamaya çalışsan da kurduğun cümlelerden anlaşılıyor

  15. #105
    Üye
    firatkorkmaz77 Avatarı

    Gerçek Adı
    fırat korkmaz
    Üyelik Tarihi
    11.05-2014
    Son Giriş
    12.05-2014
    Saat
    11:53
    Yaşadığı Yer
    kocaeli
    Mesaj
    7
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: SERAFİM Mesajı Gör
    Fırat korkmaz sen yüzde yüz katıksız homofobiksin bunu saklamaya çalışsan da kurduğun cümlelerden anlaşılıyor
    nasıl böyle bir sonuca vardın ? daha önce sırf dayanışma için web sayfalarını yaptığım lgbti topluluğu bile var hoöofobik in tanımını bence bir araştır , ben lgbti bireylerin bedenlerinin meta olarak göstermesini yani ücret karşılığı insanlarla birlikte olmak gibi yozlaşmış davranışlarını tasvip etmiyorum . bunu ben değil tüm lgbti kuruluşlarıda söylüyor . bedenini satmak yerine toplumun çalışan üreten bireyleri olmasını diliyorum . ancak fikri fukaralık bunu anlamaya engel tabikide




Sayfa 7 / 8 İlkİlk ... 345678 SonSon