Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 24 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    "Potansiyel Engellilik" Üzerinden Sakatlık Mevzuu

    Bülent Küçükaslan | Radikal 2

    “Hayır, hayır, olduğumu sandığınız yerde, orada değilim ben; burada duruyor ve gülerek size bakıyorum (M. Foucault)”


    Sakatlık üzerine konuşurken ya da sakatlıkla ilgili bir faaliyette bulunurken, kendisi sakat olsun ya da olmasın, gördüğüm kadarıyla, çoğu kimse “herkes engelli adayıdır” düsturuyla hareket ediyor. İlk anda “ne var bunda” diye düşünebilirsiniz, ama ben bu bakışın önemli sorunlar içerdiğini düşünüyorum.

    Şöyle ki, “Potansiyel engellilik” yaklaşımının sorunlu olduğuna dair birbirine bağlı üç temel argümanım var. İlk olarak, bu kavramın sakatlığa negatif anlamlar yükleyen toplumsal kabulleri pekiştirdiğini, hatta bu önkabulleri yarattığını, ve dahası sakatların “öteki” olarak kodlanmasına zemin hazırladığını düşünüyorum. İkinci olarak, bu yaklaşımın sakatlığı toplumsal bağlamından koparttığını ve Toplumsal Sakatlığın sorunlu sağlamcı kurgular nedeniyle ortaya çıkan bir dışlanmışlık hali olduğu gerçeğini gözden kaçırdığını düşünüyorum. Üçüncü olarak da, sakatlık mevzuunu kişisel trajik hikâyelere ve oradan da “kumsala vuran denizyıldızlarını tek tek kurtarmaya çalışan hayırseverliğe” bırakan her türlü yaklaşımın, sakatlık eylemciliğini daha en baştan apolitik dibe ittiğini ve dolayısıyla sakat hareketinin gelişmesini de engellediğini düşünüyorum.

    Ezbercilik: “Talihsiz sakatlar”

    Benim bedenimden kime ne? tekerlekli sandalye kullanıyor olmamın beni talihsiz bir adam yaptığını nereden çıkartıyorsunuz? Görmüyor ya da işitmiyor olmamın yaşamdan aldığım tadı azalttığını nereden biliyorsunuz? Bir bacağımın diz altından ampute (kesik) olmasının baş edilmesi güç bir hâl olduğunu size kim söyledi? Bu bedene hapsolduğumu mu sanıyorsunuz? Sevgilim olamaz mı, sevemez miyim, bir bedeni canım çekemez mi sizce? Sahi, bunların peşinden koşmaktan sizin kadar tat almadığımı düşünecek kadar ahmak mısınız? Kendinizi mükemmel mi sanıyorsunuz? Farklı bedenlere, hâllere, kimliklere dair ne biliyorsunuz? Bedenimle sorunum olduğunu mu sanıyorsunuz? Sağlamlığınızı önemsediğimi, size öykündüğümü de nereden çıkartıyorsunuz? Benim gibi olmanın korkulacak bir şey olduğu düşüncesi, beni tanımayan sizlerin kafasındaki yanlış bir kurgu olmasın sakın? Hey! Tüm sakatlığımla/endamımla karşınızdayım, bana bakın...

    Sorumsuzluk: “Trajik yaşamlar”

    Bakın, ve sağlamcı ahmaklıkla yaratılan bu dünyada bana yaşamı dar ettiğiniz için kendinizi sorgulayın! Her, ama her yer merdivenlerle, erişilmez binalarla, uygunsuz toplu taşıma araçlarıyla dolu olduğu için; kapıdan çıkıp berbere, kasaba, eczaneye, sinemaya, tiyatroya, konsere, müzeye, sanat izlemeye, kahveye, bara, parka, camiye, tuvalete, arkadaşıma vs. gidemediğim, istediğim durakta metrobüsten inemediğim için kötü hissedin. Umursamaz ve tektipleştirici eğitim sisteminin, dışlayıcı istihdam politikalarının, birbirimizden uzak kalmamıza neden olan popüler kültür bombardımanlarının ve içine hapsedildiğimiz sistemin parçası olduğumuz için hep beraber üzülelim. Çocuklarımıza bedenin farklı hallerini, farklı gerçeklikleri, farklı yaşamları, farklı ihtiyaçları öğretmediğimiz için, saygı duymayı ve dayanışmayı anlatmadığımız için utanalım. Yani, sorumluluğu üzerimize alalım.

    Hayırseverlik: “Engelli kardeşlerimiz”

    Umarım bunlar size masal gibi gelmiyordur? El birliğiyle yarattığımız yaşam işte bu! Önemli sorunlarımız var; ve bu sorunlar ne beni karga tulumba kucaklayarak merdivenleri çıkartmanızla, ne sandalyeme yapışarak otobüse binmeme yardım etmenizle, ne cebime para, altıma uyduruktan sandalye koymanızla, ne bana şefkat göstermenizle, ne sevgi kelebeği misali üstüme konmanızla, ne de sahile vurmuş denizyıldızı muamelesi yapmanızla düzelir! Sakatlık mevzuu ciddi bir iştir ve gerçek çözümler de ancak politik tavır alışlarla ve mücadelelerle mümkündür.

    Başlığa dönecek olursak

    İşte, “potansiyel eşcinsellik” ne kadar anlamlıysa, “potansiyel sakatlık” da o kadar anlamlıdır! Bir gün kadın olma ihtimalimize karşılık kadın haklarını savunmak ne kadar saçma ise, bir gün sakat olma ihtimaline karşı sakatlara “göz kulak olmak” da o kadar saçmadır. Başörtüsü takan kadının, hamile kadının, yaşlı adamın, siyah tenli adamın vs. yaşamı ne kadar trajik-değil-se, nasıl ki onların yaşamlarını zorlaştıran şeyler çok büyük oranda toplumsal kurgularsa, sakatların yaşamlarını zorlaştıran, onları dezavantajlı hale getiren şeyler de toplumsal kurgulardır.

    Hangimizin yaşamı zorluklardan müstesna? Hepimiz bir şeylerle baş etmeye çalışıyoruz! Bırakalım ne olup ne olmadığımızı, yekten, herkes saygı görmeyi ve keyifli bir yaşam sürmeyi hak ediyor diyelim, “korkmadan” birbirimize omuz verelim, olsun bitsin!

    * Engelliler.Biz Platformu | Engelliler.Biz Platformu - SENİN BEDENİN, SORUN ETMEYİ BIRAK ARTIK!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    sağlam türk Avatarı

    Gerçek Adı
    recep sağlam
    Üyelik Tarihi
    12.09-2011
    Son Giriş
    02.02-2017
    Saat
    09:03
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    791
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent bey size bir nebze katılıyorum tamam saydığınız nitelikte insanlar var fakat her sağlam insan bir engelli adayıdır düsturuyla hareket etmek doğrudur çünkü insan yarın bigün kendisinin engelli olacağını düşünerek hareket edebilir ise o zaman engellilere yani bize hor gözle bakmaktan sakınır ve bu sayede engelli biriyle daha dikkatli diyalog kurar eğer kişi bu düşünceye sahip ise ne mutlu ona ha eğer art niyetli yaklaşırsa günahı ona zaten o tip adamlarda pek dikiş tutturamaz bu hayatta kaybolur giderler vaktiyle benimle alay eden biri vardı bana her takıldığında Allah sana da versin derdim ve bir gün öğrendim ki çok beter duruma düşmüş hem gözlerini kaybetmiş hem böbrek hastası olmuş hem kalp ameliyatı geçirmiş bu tip şeyleri çok takmamak lazım ha sizin de dediğiniz gibi bütün engelliler dayanışma içinde olursak zorlukları daha kolay aşarız
    saygılar

  3. #3
    Editör
    KKELEBEKK Avatarı

    Gerçek Adı
    Kısmet
    Üyelik Tarihi
    23.10-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:36
    Yaşadığı Yer
    KONYA
    Mesaj
    22.080
    Alınan Beğeniler
    198
    Verilen Beğeniler
    87

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Başlarına gelince de 'bizim şunun şuyuda şöyleydide, sizinki yine iyi şunu yapabiliyormuş' ya da 'benim şuyumun şuyuda şöylede, sizinki şunları yapabilseymiş yine iyiymiş' gibi kıyaslamaya başlıyorlar.. O durumda bile bizim yapabildiklerimizin ve yapamadıklarımızın muhakamesini yapıyorlar. Biz ne yapabiliriz diyen yok! Neden yapamıyor diyen yok, 'acaba şu şöyle olsa en azından şunu rahat yapabilir mi?' diyen yok..
    Ve başkalaştırmaları konusunda en en en rahatsız olduğum şeyde yanında çocuk görünce 'senin mi?' diye sormaları.. Herhangi bir bayanın yada erkeğin yanında görünce soruluyor mu, neden tekerlekli sandalyede olunca değişiyor işler.. Birilerinin, çocuğun bacakla yapılmadığını,bacakla taşınmadığını anlatması gerekiyor onlara..

  4. #4
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    61
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    'Her insan sakat adayıdır' cümlesini en çok da engellilerden kullanıyor...Ben sakatım dikkat et sen de benim gibi olabilirsin mesajı verilmeye çalışılıyor üstü örtük olarak...Bunun bir savunma mekanizması olduğunu düşünüyorum..
    Yaşamda kendimize bir yol açmaya çalışırken yanlış düşüncelere sapabiliyoruz..
    Engellilerin bir de bedduası var, "Allah seni benden beter etsin"
    Bu bedduayla kişi kendini nasılda kötü,hasta,çaresiz bir duruma soktuğunun farkında değil...

  5. #5
    Üye
    mineuy10 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine
    Üyelik Tarihi
    10.10-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    4.356
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    23
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yoo Bülent bey masal değil gerçekler! 'Bu gün böyleyiz ama yarın ne olucağımız belli değil' Ben bu cümleden nefret ediyorum.Acıma duygusu başka bişey değil!! Biz sadece hayatımızın kolaylaşmasını istiyoruz. Ama olmuyor olamıyor! sözde herkes 'potansiyel engelli' ama bir metrelik rampayı yapacak uygun yer bulamıyorlar..Bazı yerlerede öyle yapıyolar yapıyolarki kafan gözün yarılsın düşünen kim!! evden çıkıp kuaföre, markete, kasaba, bakkala, sinemaya, tiyatroya, arkadaşlarıma, aklıma geldiğinde yalnız çıkıp gidebilmem imkansız gibi bişey yaya kaldırımına çıkış bile zor bulunuyor.. Sadece kolaylık istiyoruz. Bizi konuşmalarına gerek yok...

  6. #6
    Üye
    spastik Avatarı

    Gerçek Adı
    Oğuz
    Üyelik Tarihi
    15.09-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:07
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    468
    Alınan Beğeniler
    107
    Verilen Beğeniler
    24

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    düşünceler düşünceler düşünceler....
    ya bence sorun engelli olmakta yada sakat olmakta yada özürlü herne diyorsanız bunda değil. sorun farklı olmakta.davranışta yürüşüyüşte konuşmada günlük hayatta farklı bir haliniz varsa hapı yutuyorsunuz. bu sadece engellinin başına gelen bir olgu değilki farklı olan herkes bu yaftalamayı ötekileştirmeyi yaşıyor hatta bazıları özellikle yazar olanlar o kadar fazla yaşıyorki kendi ülkesinde bu durumdan rahatsız olmayı bırakın ülkesinde sevdiğin insanlarla bile yaşamayayıp terketmek sorunda kalıyor yada dikkat edin gidemeyip kalanlar yazılarında hep gitmekten bahsediyor..
    abi sevmiyoruz farklı olanı farklı davrananı,yürüyeni,konuşanı ve düşünenin... korkulması ve sakınılması gereken yaratıklar olarak bakıyoruz onlara. böle bir toplumsal billiçatımız var düşmanlar yaratıp savaşıyoruz yada hor görüp aşağılıyoruz yada küstürüp kaçırıyoruz böyle yasanır sanıyoruz farklı bir yasam alanı ve amacı olamayacakmışcasına
    ne kadar farklı isen o kadar payına düşeni alıyorsun. açıkcası bir ortapetik engelli dostumun spastikler kadar tepki görmediğini düşüyorum yada ötekileştirilmediğini.çünkü toplum ne kadarını keendine yakın buluyorsa yakın bulduğu oranda yakınlaştıyor seni kendine.tıpkı siyasal düşünceler gibi biraz farklıysan biraz orta farlıysan orta çok marjinalsen işte o kadar payına düşen ötekileşmeyi yaşıyorsun.ha ne oluyor sonuçta onuda söleyeyim çünkü bunun deneyimlenmesini hem kişisel tarihimde hemde toplumsal tarihimizde yasadık.
    bir insanı yada bir düşünceyi farklı olduğundan dolayı ne kadar ötekileştirdiyse toplum bir sürenin geçmersinin ardından bir o kadar tanrılaşrıyor ve kutsallaştırıyor içine almaya başlıyor. kişisel ve toplumsal vicdan azabı diyorum ben buna

  7. #7
    Üye
    sağlam türk Avatarı

    Gerçek Adı
    recep sağlam
    Üyelik Tarihi
    12.09-2011
    Son Giriş
    02.02-2017
    Saat
    09:03
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    791
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben de bir olay anlatayım
    bir gün bir arkadaşımla buluşacağız uzun zamandır görüşmedik gelirken kimseyi getirme beraber takılalım dedim sen tut abini getir abisi takılmış peşine gerçi abisi beni görür görmez dedi ki:
    -sen yemek yerken ağzını nasıl buluyorsun?
    -sen yemek yerken aynaya mı bakıyorsun? dedim ben de
    sonra bu tuttu
    -sizin çocuğunuz oluyor mu? dedi ben de
    -çocuk gözle mi yapılıyor? dedim
    bunun üzerine mosmor oldu hiçbir şey demeden masadan kalktı gitti
    ya arkadaş bu kadar dengesizlik olur kadının biri de bizim görme engelli arkadaşa
    -sen konuşabiliyormuydun? demiş bizim ki de:
    -sen bunu sormak için düşünebiliyormuydun? demiş kadın mosmor olmuş
    bir lafı söylerken 40 kere düşünüp bir kere konuşmak lazım ama bu bizim insanımızda ne gezer

  8. #8
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu gibi söylemlerde siyasilerin ve sivil toplumun hatası büyük.

    Kardeşlerimiz, özürlülerimiz, kadınlarımız... Şu -miz, -mız ekleri siyasetçiler sayesinde insanların diline pelesenk oldu. Onlar bizim ve hepsine özen gösteriyoruz, hepsi ile ilgileniyoruz, himayelerimize alıyoruz manalarını taşıyor. Tepeden bir bakış bu, en tepeden. Güya korumacı, güya ilgili. Bilinçaltına şöyle kodlamaları da oluyordur; şimdi onlar bizim ya, sen de bizimle hareket etmezsen bu ilgi, alaka, itina durumlarının dışında kalırsın. Ya bizden değilsin ya da düşüncesizsin...

    Sivil toplum kuruluşlarının da bundan aşağı kalır yanı yok maalesef. Yapılmaya çalışılan kampanyalar, bulunan sloganlar, projelerin içerikleri o kadar hayal ettiğimiz amaca uygun değil, o kadar kötü ve o kadar acıklı ki istediğin kadar iyi iş yaptığını düşün dilini iyi kullanmadığın, kurduğun cümlelerin alt anlamlarına bakmadığın sürece "sakat hareketi"ni ileriye taşımak mümkün olmaz. Aksine geri çekersin, yerin dibine...

    Tabii başkalarına yüklenmek, onları suçlamak yapılabilecek en kolay işlerden biri. "Peki sen ne yapıyorsun?" diye sorarlar adama. Burada ezberci kesime senin benim neyden mutlu olup olmadığımızı, neye öykünüp neye öykünmediğimizi anlatmamız gerekiyor. Kimse durup dururken bunlardan haberdar olamaz.

    Sunum veya konuşma yapmaya gittiğim yerlerde kadınlara hep şunu söylüyorum. Davet edildiğiniz ve hatta uygunsa davet edilmediğiniz her yere gidin, konuşun, kahkaha atın, öksürün. Kadın olarak her yerde var olabileceğinizi bir virüs gibi yayın etrafınıza, görünür olun.

    Herkesin kendine düşen görevi yapabilmesi dileklerimle...

  9. #9
    Üye
    mineuy10 Avatarı

    Gerçek Adı
    Mine
    Üyelik Tarihi
    10.10-2010
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    4.356
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    23
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Veritas; Haklısın heryerde olmalıyız..
    Geçen sezon tuttuğum takımın maçına gitmek istedim.Ben kendime güvendiğim için maçı trübünden seyretmek istedim.Fakat kapıya kadar arabamla gittiğimden görevli hemen senin yerin burası değil diye çıkıştı. Benim yerim burda! bileti burdan aldım dedim.Ama giremezsin aşağıya engelliler bölümüne inmek zorundasın dedi. Yanımdakiler hemen atladılar durun siz konuşmayın diye susturdum onları. Görevliye sizce sakıncası yoksa çıkış kapısını açarsanız ordan daha kolay girerim. Kısa mesafe yürüyebiliyorum. Açmazsanız turnikelerden de girerim ben dedim. Burada seyredicem maçımı. Olmaz! senin yerin burası değil deyip başka bişey demiyo..Biz grup geldik ben kendime güveniyorsam siz bana ayırımcılık uygulayamazsın benim yerime konuşamazsınız beni sırtınızda içeri götürmenizi istemiyorum sizden dedim..Hayııır!! deyip arkasını döndü gitti..O diğer taraftayken kim takar onu arkadaşlarla girdik kapıdan bana yardımcı oldular kapı biraz ağır ya onun için. İçeri geçerkende özellikle yüzüne bakarak girdim gülümsedim hiçbişey demedi isterse desin..
    ooooooh!! harika eğlendik tezahüratlar, şarkılar,birde takım galip geldi.. Bende görevliye karşı galibiyet almıştım güzel bir gündü.

  10. #10
    Üye
    naser34 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.03-2009
    Son Giriş
    18.11-2017
    Saat
    13:51
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    247
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir sandalye kullanıcısı olarak çok sık duyduğum bir kelime" Herkes bir gün engelli adayıdır." Her hangi bir yerde önüme bir engel çıktığında etrafımdakiler yada görevliler eksikliğin neden yapılmadığını şaşkınlıkla farkına varırken; O ünlü kelime dudaklarından dökülüveriyor "her insan bir engelli adayıdır." Yarın ne olacağını kimse bilemez şurada bir araba çarpıp bende engelli olabilirim.
    Önümüzdeki engellerin kaldırılması herkes bir gün engelli adayı olduğu için kaldırılmalı düşüncesi yerleşik bir görüş olmuş .Herkesin dilinde. Bunlar yapılmalı,böyle olmalı ,şöyle olmalı,Çünkü yarın ben de engelli olabilirim. O kadar rahat söyleniyor ki Sanki bir deyim olmuş ne anlam ifade ettiğinin bir önemi yok.
    "HAYIR,HAYIR" diyorum. bu yapılacaksa bunun için değil hayır bunun için değil. Yapılacaksa; Her vatandaş verilen hizmetlerden yararlanmaya eşit derecede hak sahibi ise; Engelli de bu ülkenin asli bir vatandaşı ise işte bu yüzden yapılmalı hak olduğu için
    herkes eğitimden sağlıktan ulaşımdan sosyal alanların kullanımından eşit derecede faydalanma hakkına sahip İşte bu yüzden yapılmalı." bir hak olduğu için."

  11. #11
    Üye
    Dilsaz Avatarı

    Gerçek Adı
    DİLSAZ
    Üyelik Tarihi
    11.07-2012
    Son Giriş
    15.03-2013
    Saat
    23:15
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent'in yazısını zevkle okudum. Özellikle sorumsuzluk başlığı vurucu geldi. literatür (istatistikler) diyor ki; doğuştan sakatlık oranı tüm sakatlıklar içinde %3 düzeyindedir. Bizde, doğuştan denen sakatlıklar da önlenebilir kategorisindedir. Bu durumda "sakat olmayan herkes sakatlık adayıdır" önermesi doğrudur ve sakatlık kavram olarak (illa kutuplaştıracaksak) negatiftir. Negatif olan insanlar değildir, durumun kendisidir. Bunu kabul etmenin ötekileştirme, anlamama, acıma vs. içermediğini düşünüyorum. Ve asıl Bülent'in eleştirdiği sistemin sakatlığa negatif anlam yüklemediğini, bu yolla kader, yazgı olarak sunabildiğini düşünüyorum. Memnun olduğun kadar olmadığın durumu da hak etmişsindir ve bundan birey olarak sen sorumlusun diyor bize. Sistem (kapitalizm) sakatlığı o denli olağan görüyor ki önleme çalışmalarını gerekli görmüyor. Ya da nedeni ise çözümü olamaz gerçeğini biliyor. Ve sokağa çıkamamak da toplumsal algıda olağan değil mi? Sakatsan çıkmamalısın!

    Sakatlık sorunlarının liberal anlayış tarafından ötekileştirme kavramına hapsolunduğunu da düşünüyorum. Sakatlığın, milliyetçilik, ırkçılık, cinsiyetçilikle benzemediği görüşündeyim. "Öteki" dediğimizde sorunun küçüldüğünü ve aslında çözümün de kolay olduğunu söylemiş oluyoruz.

  12. #12
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben konunun başka bir yönüne dikkat çekmek istiyorum...

    Sakatlık denilince neden bütün argümanlar BEDENSEL sakatlık üstünden tartışılıyor?

    Yukarıdaki örneklerin çoğu fiziksel engellerle ilgili... Peki zihinsel engelliler, psikiyatrik engelliler ne olacak? Bunlar yok mu? Örneğin her insan depresyona girebilir, obsesif olabilir, veya şizofreni hastası olabilir.

  13. #13
    Üye
    sağlam türk Avatarı

    Gerçek Adı
    recep sağlam
    Üyelik Tarihi
    12.09-2011
    Son Giriş
    02.02-2017
    Saat
    09:03
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    791
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pasaman
    arkadaşımın hiçbir engeli yok kaldı ki abisi merak etsin ama merak eden biri tutupta sizin çocuğunuz oluyor mu? diye sormaz ben bunda art niyet ararım zaten onun tavırları da o yöndeydi daha bunun gibi neler yaşadım neyse bu açıklama yeterli olur sanırım

  14. #14
    Üye
    albatroshaski Avatarı

    Gerçek Adı
    ömer edip öncel
    Üyelik Tarihi
    16.10-2009
    Son Giriş
    18.04-2015
    Saat
    17:23
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    18
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu neye benziyor iman etmemiş birini cehennem azabı ile imana davet etmeye benziyor.Yani bak sağlam adam yarın sende sakat kalabilirsin bu nedenle engelliye saygı göster müşfik kollarını aç ,aman onu üzme acınası gözle bakmaya devam et demek gibi geliyor bana.Aynı buna benzer sakatlar konusunda bir yerlerde olmuş yada çaba emek veren birine ailenizde engelli biri var mı ?sorusunda da aklıma gelen durum.Doğrusu ise herkes sorumlu davranmalı hak ve hukuka riyayet göstermeli öncelikle sevgi ve saygıya dayalı bir ortam yaratmanın çabası olması .

  15. #15
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Dilsaz;

    Pratik açıdan tabii ki herkes sakat olma potansiyeli taşır. Ama ben sokaktaki sakatlar ve sakat hakları söz konusu olduğunda, bu potansiyelin hiç bir anlamı olmadığını söylüyorum. Alışveriş yapan birine hizmet sunarken karşındakine bakıp "potansiyel olarak onun gibi olabilirim" diye düşünüp hizmet sunmazsınız. Kamu hizmeti de "ben de birgün sakat-başörtülü vs. olabilirim" diye düşünerek yapılmaz. Toplumsal yaşayışın kuralları herkesin keyifli ve rahat bir hayat sürmesi temelinde belirlenir (yani öyle olması gerekir). Sakatlar söz konusu olduğunda da bu böyledir, kadınlar söz konusu olduğunda da, ne bileyim işte, eşcinseller söz konusu olduğunda da. Birey olarak üzerimizde etik bir sorumuluk taşıyorsak, kimin ne olduğuna bakmadan elimizden geleni yapmamız gerekir.

    Konuya sakatlığın negatif bir anlam içerip içermediği yönünden bakarsak. Ben sakatlığın ne pozitif ne de negatif bir anlam içerdiğini düşünüyorum. Sıradan bir hal işte. Kimine göre negatif olan kimine göre değildir. Sakat doğmak da sonradan sakat olmak da hayatın sıradan bir parçası. İlle de negatiflik arayacaksak, bunu bedende/zihinde değil, o bedene/zihine hayatı dar eden kafalarda/sistemde aramalıyız. tekerlekli sandalye kullanıyorum. Benim nerem negatif? Ama ben gündelik yaşamımda milyon tane negatif durum görüyorum ve hiç birisi benimle ilgili değil. Hepsi sakat olmayanların maarifeti.

    "'Öteki' dediğimizde sorunun küçüldüğünü ve aslında çözümün de kolay olduğunu söylemiş oluyoruz." . Bunu tam anlamadım?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon