Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 24 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    aslı dincman Avatarı

    Gerçek Adı
    Aslı
    Üyelik Tarihi
    24.03-2005
    Son Giriş
    22.02-2014
    Saat
    19:25
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    67
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    8 Ekim 2005 Cumartesi, doğum günümdü. Çok sevdiğimiz dostlarımızla birlikte iftarımızı açtık ve doğum günümü kutladık. Hediye olarak bana, okumayı çok arzu ettiğim Doğan AVCIOĞLU/Türklerin Tarihi’nin ilk kitabını almışlar. Çok sevindim tabii. 23:00 civarına kadar oturduk ve birlikte Kastet (Beyni çok çalıştıran bir iskambil oyunu) oynadık. Sonra onlar kalktılar. Annem beni odama götürdü; kendisi de mutfağı toplamaya girişti. Ben de televizyonumu açtım; iyi ki de açmışım...

    Haberci” programında Sn. Coşkun ARAL, engelliler kampına konuk olmuş. Konu “Engelliler” olunca, üstelik de engelli çocukların çoğunun Cerebral Palsy'li olduğunu görünce, iyice dikkat kesildim.
    Sn. ARAL, engelli çocukları aktif yaşama katabilmek için onlara fotoğraf çektiriyor. En iyi fotoyu çekene bir de fotoğraf makinesi hediye edilecek..

    Bir de bakıyorum ki, tekerlekli sandalyede, ağır CP’li bir kız... Babası arkasına geçmiş. Elindeki fotoğraf makinesini kızına tutturmaya ve gözünü ayarlayıp deklanşöre bastırmaya çalışıyor... Kızcağız da makineyi ve başını düzgün tutabilmek için, doğal olarak, bütün vücudunu kastıkça kasıyor; soluk dahi alamıyor...
    Spastik olmayanların bu duyguyu anlayabilmesi çok zordur, özellikle de heyecanlandığımızda, istemli bir hareket yapmaya çalışırken aşırı kasılırız ve hareketlerimizin denetimini tamamen yitiririz. Bu durumda da, nefes almayı dahi unuturuz...
    Ben içimden, “Fotoğraf çekebilecek durumda olmayan birini neden bu kadar zorluyorlar?” diye düşünürken, “BENİMSEME DEHASI” annem, odama geldi ve ekrana bakınca da, dehşete kapılarak, çok daha önemli bir noktaya dikkatimi çekti: “Babası böyle bir şeye nasıl izin veriyor? Çocuk fotoğraf çeksin diye, nefes alamayacak... İnsanlar neden engelli çocuklarının (kendisi için zararlı olan hareketler de dahil) engelli olmayanlarla aynı aktiviteleri yapmaktan zevk aldıklarını / zevk almak zorunda olduklarını zannederler? Çimenlere yatırıp, on kere derin nefes aldırsalar, çok daha keyifli, üstelik de onun için yararlı bir şey yaptırmış olacaklar...”

    Cerebral Palsy'lilerin başlıca sağlık engelleri, akciğer problemleridir. Tümüyle gevşemeyi başaramadığımız için akciğer kapasitemiz giderek azalır. Bilinçli yönlendirme yoksa, bu süreç daha da hızlanır ve yaşam süremiz kısalır.
    Bugün 32 yaşında ve tüm vücut tutulumlu olmama karşın, son derece sağlıklıysam, bunu, annemin her şeyden önce akciğerlerime verdiği öneme borçluyum.

    Buradaki önemli soru şu: İNSANLAR NEDEN ENGELLİ ÇOCUKLARININ “SAĞLAMMIŞ GİBİ” DAVRANMASINI İSTERLER? Çünkü çocuklarının engelini dışlarlar. Kabullenme de bir tür dışlamadır. Anne/babalar genellikle sakatlığı yama gibi kabullendikleri için de, her fırsatta çocuğun, “SAKATLIĞINA RAĞMEN”, diğer deyişle, SAKATLIĞININ DIŞINA ÇIKARAK, kendini kanıtlamasını düşlerler.
    Oysa annem, hayatımın hiçbir döneminde benden, engelli olmayanlar gibi görünmemi ya da onlarla aynı aktiviteleri başarabilmemi istemedi. ÇÜNKÜ, SPASTİK OLMAMI BENİM BİR ÖZELLİĞİM OLARAK GÖRÜYOR. BEDEN SAĞLIĞIMI OLDUĞU KADAR, RUH SAĞLIĞIMI DA, ANNEMİN HER ŞEYDEN ÖNCE SAĞLIĞIMA DEĞER VERMESİNE BORÇLUYUM.

    Aslı DİNÇMAN ERTUNA
    İzmir, 06 Kasım 2005 Pazar

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:15
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.943
    Alınan Beğeniler
    958
    Verilen Beğeniler
    1.251

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aslı hanım, çok çok çok çok güzel yazmışsınız; -annenize saygılarımı sunduğumu özellikle vurgulayarak- düşüncelerinizin aynen katılıyorum.
    "Sakat ama..." ile başlayan her söylemde bir aşağılık kompleksi vardır diye düşünüyorum. Oysa olması gereken, yapılan işin kendisiyle alakalı haber/görüş bildirmektir. Nasıl ki işleri/eylemleri yapan kişiler sarışın/esmer/uzun/kısa diye ayrıştırılmıyorsa, sakat olarak da ayrıştırılmamalı.
    İlla bir rol model sunmak amacı güdülüyorsa, bu durumda haberin/görüşün ardından, "ve sakat..." denilebilir. Fazlası aşağılamadır...

    Aslında bu konu "uzuvlarını kaybeden sakatların, kaybetmemiş gibi görünmek için protez kullanması"na kadar gidiyor... Eğer becerebilirsem, bu konudaki görüşlerimi ilerleyen günlerde bir yazı haline getirmek ve burada tarışmaya açmak istiyorum.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O programı ben de seyrettim , tarihini net hatırlamıyorum ama haftasonu sabah seyrettiğime göre tekrar yayınıydı.

    Bahsettiğiniz engelliler kampı “Alternatif Kamp”tı. Ercan Tutal ‘la sohbet ettiler, kamp hakkında bilgiler verdi. Yurtdışından gelip neden böyle bir kamp kurmak istemesinin hikayesini anlattı. Kampta bütün gün yapılan aktiviteleri gösterdiler. Dil Kursu , yüzme , dalgıçlık , tarihi ve coğrafi mekanları ziyaret , fotoğrafçılık…. Kampa katılan engelliler ile sohbet ettiler , kamp hakkındaki görüşlerini aldılar. Hepsinin yüzünde mutluluk ifadesi vardı.

    Ve ben de memnuniyetle seyrettim. Algının seçiciliği olsa gerek sizin fark ettiğiniz detayı fark edemedim. Çünkü Cerebral Palsy’lilerin fotoğraf çekemeyeceğini , başlıca sağlık engellerinin akciğer problemleri olduğunu bilmiyordum. Ancak birebir yaşayanlar -siz ve anneniz gibi- bu tür detayları fark edebiliyor ne yazık ki…Herkes kendiyle ilgili olan kısmı görüyor. Ben ise dalgıçlık kısmına odaklanmıştım. ( önceden bahsettiğim bir konu , link veremiyorum silinmiş )

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: aslı dincman
    Buradaki önemli soru şu: İNSANLAR NEDEN ENGELLİ ÇOCUKLARININ “SAĞLAMMIŞ GİBİ” DAVRANMASINI İSTERLER?
    Çok güzel ifade etmişsiniz , size katılıyorum.
    Ek olarak ; ailelere de bu kadar yüklenmemek lazım düşünüyorum . Engelli çocuğunun biraz fazla sosyal olmasını , sosyal hayatta herkesle her şeyi paylaşmasını istediğinde engelini kabul etmemiş , fazla koruyucu davranıp kısıtlayınca da pısırıklaştırmış olmakla suçlanıyorlar. Oysa onların tek isteği çocuklarının mutlu olduğunu görmek. Bir an kendimi engelli çocuğu olan anne yerine koydum , yaşadığı sürece her daim mutlu olması ve hayattan zevk alması için elimden geleni yapardım -tabi sağlığını riske atmadan- Ama o kampa gönderirdim

  4. #4
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhabalar

    Sana sonuna kadar katılıyorum Aslı. Ama sen şanslı arkadaşlarımızdan birisin. Anneni bu duyarlılığı için alkışlıyorum. Tamamen bilinçli olma durumu. Ve tabiiki kültüre de bakıyor bu iş maalesef. Sadece bakımını yapmak değil, bilinçli bakım yapmak önemli. Onun hissettiklerini hissedemez elbette ama en azından empati yaparak tahmin edebilir.
    Benim annem... Elbette herkesin ebeveyni dünyanın en iyi insanlarıdır ona göre.Benimki de öyle ama benim annem engelli çocuğuna pek de bilinçli yaklaşamayan bir anne oldu. Belki hala öyle... Annemin, "Ne zaman şunu yaptığını gördüm ki" yada elime birşeyler tutuşturup, kaldıramayacağımı tahmin edemeden onu taşımamı istediği çok şey yaşadım. Bu, annemin kötü bir insan olmasından kaynaklı mı? Elbette hayır. Ama tahmin edemiyor belki.Bilmiyor olamaz değil mi.Bunu ben de bilmiyorum maalesef...
    Veee utanma duyguları. Ben bunu annemde çok yaşadım. Yolda annemle, gördüğüm altyapı olumsuzluğunu, ben engelliyim, bunlar düşünülmeli diye konuşurken annemin " daha yavaş konuş duyacaklar" dediğini çok duydum. Yada "sen de niye ikide bir kendine engelliyim diyorsun ki" dediğini. Annem kötü, evladını sevmeyen biri olduğu için mi böyle söylüyor? Hayır Değil...
    Sadece neler hissedebileceğimi bilmiyor. Tahmin bile edemiyor. Bilinçli değil engelli çocuğuna karşı. İşin içinde hele bir de okumamışlık varsa............................................. ....

    Görüşmek üzere....

  5. #5
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Aslı

    Aynı programı ben de seyrettim ve biliyor musun o kıza neden ısrarla fotoğraf çektirdiklerini anlayamadım. Benzer rahatsızlığa sahip olduğum için çok iyi hissedebiliyorum o durumu.

    Şu "sağlammış gibi görme" takıntısını güzel anlatmışsın.

    Bu sakat duyguya çoğu engelli insan da kapılıyor yazık ki.

    Eğitim şart

    Engelli ve yakınları sahip oldukları durumla ilgili ayrıntıları araştırmalı ve öğrenmeliler.

    Selamlar.

  6. #6
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    engelli ailesinin bilinçli olması engelli bireyden önce ailenin eğitimli/eğitimsiz olması ne kadar önemli bir engelli için işte Aslının anlatttığı olay :!:
    Sevgili Dileğin anlattıklarının başka versiyonlarını bende ailemle yaşıyorum özelliklede annelerle ne kadar tezat bir durum anne ki çocuğunu canından çok sever onun bu kadar üzüleceğini bile bile çocuğuna yanlış yapmayı düşünmez ama yeterince hastalığı bilmemesi nedeniyle maalesef bir takım davranışlarını istemsiz olarak elinde olmayarak yapabiliyor biz hep engelimizi kendimiz öğrenmeye kendimizi bilinçlendirmeye çalışıyoruz ailemizde yanlış davranınca ancak sitem etmekle kalıyoruz galiba bizde de biraz suç var onlarında ailelerimizinde engelimizle ilgili eğitilmeye ihtiyacı var bir yerden başlamalı :?: :wink:

  7. #7
    eco
    Misafir Üye
    eco Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konuyu gündeme getirdiğin için öncelikle sana teşekkür etmek isterim Aslı.

    Dilemma'nın yazdıkları ve yaşadıkları ise çoğumuzun yaşadığı bizleri engelsiz insanların karşısında zor durumda bırakan psikolojik olarak onlar gibi davranmamızı ve onlardan farkımızın olmadığı yalanına inandıran ve her başarısızlıktan sonra kendimizi yenik hissetmemizi sağlayan acı gerçek.
    Bu baskıyı ve (sende yapabilirsin senin aslında hiç bir şeyin yok)cümlelerini sadece anne baba'lardan değil,kardeşlerden,yakın akrabalardan hatta komşulardan dahi duymuşuzdur.
    Bizleri üzen bizlerle yaşayan bizlerin sorunlarını tüm çıplaklığıyla gözlemleyen ailelerin bu gibi davranışlar sergilemesi.
    Bu sizlerinde tahmin ettiğiniz gibi kabullenememe,normal bi çocuğa(kardeşe)sahip
    olamama duygusunun kendilerince zararsız dışa vuruşudur.
    Herhangi birimiz neden bana böle söylüyorsun veya neden benim(fiziki)sınırlarımı
    zorluyorsun dediğinde ise ''Ben senin iyiliğin için söylüyorum ve senin kendini iyi hissetmeni sağlamak için böyle davranıyorum''cevabıyla karşılaşmadınız.

    BİZ FARKLIYIZ BUNU KABULLENMEMİZ LAZIM VE KİMSEYLE KENDİMİZİ KIYASLAMAMAMIZ LAZIM çünkü girdiğimiz kıyaslamalardan yenik arılıyoruz(m).
    Ve bu bizi içnden çıkılmaz bi (işe yaramaz)kompleksine sokuyor.
    Dikkatli ollalım.
    Sıhhatine ihtiyacımız olan bir ruh sağlığımız var.
    Onu mümkün oldukça koruyalım.

    umarım yazdıklarıma katılıyorsunuzdur.... :?:

  8. #8
    Üye
    Cigdemy Avatarı

    Gerçek Adı
    Çiğdem
    Üyelik Tarihi
    02.04-2003
    Son Giriş
    28.11-2016
    Saat
    21:01
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    702
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bahsettiğin sahneyi gözümde canlandırmaya çalıştım.
    Çok şey düşündüm ama
    belli ki şimdi o düşünceleri buraya yazamayacağım.
    İfade etmeye çalışayım biraz
    Bazı insanlar risk almayı sever,
    bazıları daha sakin bir yaşam sürmeyi tercih eder.
    Sakat olduğu bi çok kişi tarafından belli olmayan bi arkadaşım,
    sakatlığı yüzünden okulu bıraktığını söylediğinde çok şaşırmıştım.
    Onun okumasına hiç engel yoktu oysa,
    ama bazen insanın içinin acısı tüm vücuduna nükseder ya...
    Sakat olmayıp ölüm riskini bile göze alıp bi çok şey yapan insanlar var.
    Bu tamamen insanın kendi tercihi olmalı,
    elbette dayatmayla olacak bi şey değil.
    Ben sağlığımı riske atarak mesela paraşütle atlıyorsam bunu kendim istediğim için ve her şeyi göze alarak yaparım.
    Birileri aa sakat ama bak bunuda yaptı desin diye değil.
    Ya da başkalarının zorlamasıyla yapmam.
    Yapanlar var mıdır.
    Vardır
    Evladı'nın sakatlığını unutup ondan yapamayacağı şeyleri bekleyen ebeveynlerde vardır.
    Arkadaşının sakatlığını unutanlarda
    Ve kendi sakat olduğunu unutup yapamayacağı/yapmaması gereken şeyleri yapanlarda.
    Bazen anlık yanılgılara düşüyor insanlar.
    O an için düşünemiyorlar doğacak sonucu.
    Bazıları kötü
    Bazıları bilmiyor
    Bazıları bilmek istemiyor
    .
    .
    Haberlerde öyle şeyler izliyoruz ki.
    Çocuğuna işkence eden anne-babalar var.
    Bilinçli/bilinçsiz evladına zarar verenler var.
    Bazılarımız çok şanslı Aslı'cım senin gibi bilinçli bir aileye sahip..
    Sevgiler

    Çok can alıcı bi konuya değinmişsin, merak ediyorum acaba aramızda sağlığını riske attığını bile bile yapmaması gereken şeyleri yapan arkadaşlarımız var mı?

  9. #9
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:15
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.943
    Alınan Beğeniler
    958
    Verilen Beğeniler
    1.251

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cigdem Yuksel
    Ben sağlığımı riske atarak mesela paraşütle atlıyorsam bunu kendim istediğim için ve her şeyi göze alarak yaparım.
    Birileri aa sakat ama bak bunuda yaptı desin diye değil.
    Ya da başkalarının zorlamasıyla yapmam
    .
    Bu da doğru bir tespit. Kişiler (sakat olsun ya da olmasın) dilediklerini yapmalıdırlar/yapıyorlar elbette. Kendi tercihi olduktan sonra buna kim karışabilir ki... Yeter ki pasif ya da aktif bir dayatma olmasın.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  10. #10
    Üye
    Mavisim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.07-2004
    Son Giriş
    14.04-2009
    Saat
    15:57
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    89
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Programı kaçırmıştım ama anlatılan CP ile ilgili bölüm güzel bir tespit olmuş. Özellikle bir fiziksel hareketlilik gerektiren işlerde kendi kafamda bir ACABAM varsa mutlaka bir terslik oluyor.Genelde çoğu kişide böyledir. Ama bizim rahatsızlıkta kasılmalar artıyor.
    En basiti, bu merdiveni inebilecek miyim diye adımımı attığımda mutlaka bir sendeleme yaşarım. En iyisi kendimizi ve çevremizi çok fazla zorlamamak ama yapabildiğimizden de geri kalmamak.

  11. #11
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Elbette sana katılıyorum Ercan.
    Fakat bizimkilerin durumu sağlıklı çocuklarının olmamasından kaynaklı bir içe dönüklük değil. Bilakis, sağlıklı çocukları da vardı ailemin. Kardeşim. Mesela babam engelli bir emekli bankacıydı. Bankaya hep kardeşimi götürürdü. Ben ise çok istememe rahmen sadece bir kez götürüldüm. Neden? Nedeni belli. Hem görsel, hemde sağlık bakımından beni göstermek istemediler insanlara.Ben hep böyle düşündüm en azından.

    Annenin kardeşi olan, teyze denilen akraba vardır.Çocuktum. Sanırım 10-12 yaş. Merdiven çıkıyoruz bissürü.Kardeşim ve onun kızı atlaya zıplaya oynaya çıkıyor, ben de teyzemin kolunda çıkıyorum. Bir ara (çocukluk işte,nerden aklıma geldi bilmem) "Teyze ben nasıl biriyle evleneceğim?" diyivermişim. o da bana "Sen kendin gibi biriyle evleneceksin" demişti.
    İnanın bana hala dün gibi aklımda sözleri. Hiç unutamadım.Ve o günden sonra engelli biriyle evlenmeyeceğim diye kendime söz verdim. Hep sağlıklı insanları sevdim ve sevildim.
    Taaki evlenmek üzere olduğum adamı tanıyıncaya kadar. Onu tanıdıktan sonra, öylesine cahil insanların düşüncelerine bu kadar değer verip kalbimde taşımamın gereksiz ve saçma olduğunu düşündüm...
    Bunu en fazla iki arkadaşım bilirdi hayatımda.Şimdi ise sizler biliyorsunuz.....

    Mutlu kalın...

  12. #12
    Üye
    aksu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.06-2005
    Son Giriş
    17.07-2016
    Saat
    12:28
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaslar, yazdiklarinizi okuyunca hemen kendi hayatimi dusundum.

    Yasamim suresunce hic sizin yasadiklarinizi yasadim mi, hissettim mi acaba dedim kendi kendime.

    Annemi dusundum sonra...

    Ozel bakima ihtiyaci olan bir cocugu vardi ve acaba annem benim gunluk ihtiyaclarimi karsilarken, ruh sagligimida dusunmus muydu?

    Agzindan cikacak her bir cumlenin benim dunyamda nasil yankilar yaratacigindan haberi var miydi? Cunku o benim annemdi...Var olus sebebimdi...

    Ben baska insanlardan aldigim her turlu tepkiyi once onun yuzunde, gozlerinde olcer bicer, ondan sonra icimde bir yerlere yerlestirirdim.

    Cunku o benim annemdi. Var olus sebebimdi...

    Ama malesef annem, benim ic dunyami bu kadar inceden inceye hesapliyabilecek egitime ve bilgiye sahip degildi.

    Benim icin elinden gelenin en iyisini yapmaya calisirdi, ben uzulmiyeyim kirilmiyayim diye her turlu ihtiyacimi hic sikayet etmeden sabirla karsilardi.

    Ama benim uzulecegim , rencide olabilecegim baska seylerin olabilecegini dusunemiyerdu...

    Mesela ben en cok sundan incindigimi hatirliyorum.

    Benim yasitlarimin yaptigi herhangi bir sey onlar yapinca normal karsilaniyordu. Ama ben yapinca "aa bak, afferim Aksu da yapti" seklide dikkat cekiliyordu.
    Mesela benim "akilli akilli"!!! konusmam benden beklenilmeyecek bir meziyetti. "Afferim banaydi"
    Ya da bilgisayari kullanabiliyor olmam "alkislanmaya" degerdi dogrusu.

    Bu ornekleri boyle cogaltabilirim.

    Sanki annem benim artilarimi on plana cikartirken, benim kusurumu ort bas etmeye calisiyormus gibi hisserdim hep. Bu duyguyla cok ezilmisimdir.

    Ama annem asla kotu biri degildi. Bunlari yaparken belkide ben yanlis algiliyordum.
    Belkide onun tek derdi beni daha cok tesvik etmekti kimbilir?

    (Offf... kendimi birden cok kotu hissettim ya, sanki annemi sikayet eder gibi yazmisim. Yok yok benim annem bir melektir. ama keske biraz daha egitimli olabilseydi bu konuda.Sadece buna vurgu yapmak istemistim)

  13. #13
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bayramın ilk günüydü saat akşamın altısı Kapı nın Zili çalındı Kapıyı Annem açtı kimse yoktu ben Salondaydım Annem Bana seslenerek '' Aşağıdan Zil çalınıyor Balkondan bakarmısın Kim ? '' dedi
    Sevgili Anneciğim düşünemiyor işte tah Dördüncü kattan aşağıdaki kişileri Nasıl görsün ? üstelik Akşamın karanlığında ! :!:
    Aslında Ailelerin böyle Davranmasında Bizlerinde Payıvar Çünkü çoğu zaman Engelimizi Bilinç altına gizleyip Yok sayıyoruz , onlarda Bizim Engelli olduğumuzu unutuyorlar.

  14. #14
    Üye
    spastik Avatarı

    Gerçek Adı
    Oğuz
    Üyelik Tarihi
    15.09-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    22:44
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    468
    Alınan Beğeniler
    107
    Verilen Beğeniler
    24

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yazıya başlamadan önce spastik engelli olduğumu yazayında yanlış anlşılmalar olmasın.
    eğer çevremin yani yakın cevremin ve en önemlisi ailemin zorlamaları olmasaydı bilmiyorum şu an olduğum yerde olur muydum. öncelikle bi örnekle başlıyayım mesala düğme iliklemek benim için imkansız bişeydi çünkü önemli düzeyde el- kol kordinasyonu gerektiren bir faaliyetti bu. ve ben bunu yapamıyordum. yapmaya çok uğraştım olmadı. olmadı işte olmuyordu ve belkide hiç olmayacaktı... annem bu konuda çok üzerime geldi yapacaksın . yapabilirsin , yapmalısın diye her defasında biraz daha kızdım ona hemde çok kızdım. Bana göre annem bana işkence ediyordu sanki bundan zevk alıyordu o zamanlar öfke patlamalarıyla böle düşünüyordum. olmuyordu işte ya varmı ötesi. bütün düğmeler bana düşman bende bütün düğmelere lanet okuyordum. ama ümidim vardı sanırım bir gün bir yerde belkide hiç ummadığım bir mekansallıkta imkansızlıklar ülkesinin bir canavarı gibi gözüken düğmeler yenecektim. bu benim için belkide aptalca geliyor ama bir onur savaşı oyunu haline gelmişti. metotlar geliştiriyordum rüyalarımda dahi. düğmeyi şöle tutsam iliği buradan yakalsam ve düğmeye hiç ummadığı bir anda öle bi kazık atsamki pat diye iliğe geçse. resmen stratejik savaşa girdim, bu savaşta annem kışkırtıcı bi rol oynuyordu. olacaktı evet olacaktı ama yıllar sonra öğreneceğim bi gercek eksikti............
    neredeyse vazgeçmiştim artık olmuyordu yeter noktasına çoktan gelmiş hatta aşmıştı. birgün istekdışı malum yerdeyim ve farkında olmadan düğmeyi açmış bulundum işte şimdi hapı yutmuştum dışarıda bir sürü insan ve rezil olunacak bi sürü kız vardı. terler boşalmaya başladı olmuordu zamanda daralıyordu ve ben içimdeki bütün küfürleri ediyordum. sonra birden olmuştu evet işte oldu ben aylar sonra düğmeye öle bi kazık atmıştım ki iliğe bir daha hiç sorun çıkarmacak şekilde geçmişti imkansızlıklar şahrindeki bir canavar daha yok oldu...

    arkadaşlar hayatta bazı şeyler var ki üzerinizde baskı hissetmede asla yapmaya ve başarmaya niyet etmezsiniz annem beni ateşlemişti. toplum baskısından yada onun dışındaki etkenlerden her ne olrsa olsun bi şekilde enerjimi ortaya çıkarmıştı. bazen başarmak için nefesinizin kesilmesi gerekir merak etmeyin başardıktan sonra alacağınız her nefes kesilen nefesinizin yerini kat kat dolduracaktır. hiçbirşey insanı varolmanın hazzı kadar hafifletemez. SAYGILARIMLA

  15. #15
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: aslı dincman
    "İNSANLAR NEDEN ENGELLİ ÇOCUKLARININ “SAĞLAMMIŞ GİBİ” DAVRANMASINI İSTERLER?
    Bence, “Toplumsal Hastalıklarımız”dan birisidir bunun nedeni de!

    Haberci”deki baba; çevresindeki insanlara, hatta (TV çekimi olduğuna göre) tüm Türkiye’ye; çocuğunun, sağlam insanların yaptıklarını (belki de daha fazlasını) yapabildiğini, “kanıtlamak” ister. Böylece, toplum içerisinde, çocuğunun “engelli” oluşundan ötürü doğan “kişisel aşağılık kompleksi”ni bir ölçüde yenmiş olur. Yani “toplum ne der?” baskısının bir sonucudur bu.

    Bu duyguyu yenebilmek için sadece “eğitim” de yetmez! Önceki mesajlarımda birkaç kez değindiğim “OLANI OLDUĞU GİBİ GÖREBİLMEK” bilinci tüm toplumda yerleşmediği sürece problem devam eder..

    Sevgili spastik’in anlattığı olayda da; yine “toplum ne der?” baskısı var. Ama bu kez “olumlu” sonuç vermiş.. Ancak yine spastik’in “Mesaj konusu” olarak yazdığı gibi; “Bazen öyle değil”. Demek ki her iki durumun da geçerli olduğu/olmadığı durumlar söz konusu..

    Burada yine “BİLİNÇLİ TOPLUM” söz konusu.. “Baskı” ile kazanılan yeteneklerin yerine başka bir seçenek ancak eğitimli, bilinçli toplumlarda araştırılıp bulunabilir. Düğme iliklemek yerine her tarafı fermuar olan elbiseler.. Örneğin..

    Keçiboynuzu yemek için şu tabir kullanılır: “Üç gram şeker için 1 kilo odun çiğnemeye değer mi?.. :wink:




Sayfa 1 / 2 12 SonSon