Sayfa 1 / 11 12345 ... SonSon
Toplam 160 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Sakatlık Çalışmaları
    bezmez Avatarı

    Gerçek Adı
    Dikmen
    Üyelik Tarihi
    24.11-2008
    Son Giriş
    22.04-2016
    Saat
    12:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    56
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    2 Mayıs 2012 Güncel:

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: EHN1905 Mesajı Gör
    Antalya'da 21 Ocak'ta çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır da saat 16:00'da kalp ve böbrek yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.
    Cihan Topal'dan sonra Türkiye'nin ikinci çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır, iyileşip hastaneden taburcu olduktan sonra, aşırı ilgiden rahatsız olduğunu söyleyerek bir ay önce hastaneye dönmüştü. Fizik tedavi gören Kavdır, çift kol naklinden 101 gün sonra bugün saat 16.00'da, böbrek ve kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti

    _____________________
    Yazan: Dikmen Bezmez


    Bu sabah okuduğum haberin başlığı şöyle diyordu: “Çift Kol ve Bacak Nakli Ölümle Bitti”.

    Haftalardır medya bacak, kol, yüz vs. nakil haberleri ile çalkalanıyordu. Bu haberlerin her birinin, aklımda oluşturduğu bir sürü soru işareti vardı. “Bir ara zaman ayırmalı; oturmalı; düşünmeli; yazmalı” diye günler geçti. Ne zaman ki, bu sabah yukarıdaki başlık ortaya çıktı, “Düşünmeden, zaman kaybetmeden, ‘pes yahu’ diyerekten yazmaya başlamalı” diye hissettim. Bu yazı ile biraz çalakalem de olsa, işte bunu yapmaya çalışacağım. Haftalardır manşetlerde dolanan haberlere; bu haberlerin temsil ettiği sisteme ve o sistemin kurbanlarından biri olduğunu düşündüğüm hayatını kaybeden Şevket Çavdar’a dair yazmaya çalışacağım. Muhtemelen bu yazıda yanıtlardan çok, sorular ortaya çıkacak. Zaten dileğim de, hep beraber bir oturup düşünmemiz.

    Belki en son söylemem gereken şeyi en baştan söyleyeyim ve olayın tazeliği ile de, “analitik” bir dilden uzak durma hakkımı kullanayım; hatta biraz da zamanında duyduğum ve sevdiğim bir ifade ile “ciğerden” yazayım. Geçtiğimiz haftalarda aynı anda çift kol ve çift bacak nakli yapılan, sonrasında bedeni eklenen uzuvları besleyemediği için sağlığı kötüleşen Şevket Çavdar’ın hayatını kaybettiğini bugün gazetelerden öğrendik. Benim açımdan burada söz konusu olan, kıymetli ve muhtemelen üzüntüsü-sevinci, hazzı ve sıkıntısı ile herkesinki kadar dolu dolu yaşanan bir hayatın, ne uğruna olduğunu düşündüğümüzde yanıtlayamadığımız bin bir soru işareti ile sona ermesidir. Bu son derece üzerinde düşünülmesi gereken bir durum bence. Haberin tazeliği içerisinde iki temel sorunun peşinden koşmak önemli gibi geliyor:

    1- Nasıl bir sistem içerisinde yaşıyoruz ki, bedenlerimizi olabildiğince “normal” hale getirmek için hayatlarımızı riske atmaya hazır hale gelebiliyoruz? Yani gerek sakat kişiler olarak, gerekse bedenini değiştirmek için risk almaya hazır olan diğer kesimler olarak, -Zayıflamak için bıçak altına yatan kadınları düşünün. Onların da bir kısmı hayatları pahasına almıyorlar mı bu riski?- nasıl bir sistematik düşünce şekli ile çevriliyiz ki, bedenlerimizi “normal” kılabilmek için, her şeyi ama her şeyi yapmaya hazır hale geliyoruz?

    Dün Şevket Çavdar’ın bir hayatı vardı; bugün yok. Bu hiçbir zaman değişmeyecek.

    2- Neden böyle bir sistem içerisinde yaşıyoruz? Yani burada nasıl çıkar ilişkileri dönüyor olabilir ki, bu sistem hayatlarımızı riske almamızı sağlayacak kadar güçlenebiliyor? Tekrar duvar gibi yüzümüze çarpıyor:

    Şevket Çavdar dün vardı; bugün yok. Bu hiçbir zaman değişmeyecek.

    Bu sorulara şu anda aklıma düştüğü şekilde yanıt vermeye çalışacağım. Ancak esas amacım, bu soruları ortaya atmak ve tartışmaya açmak.

    İlk sorunun yanıtını hepimiz biliyoruz. Sakat beden, kadın bedeni, şişman beden, kısa beden... Sayısal çoğunluğu oluşturmamıza rağmen, elimizdeki güç söz konusu olduğunda miniminnacık bir azınlığız. Bedenlerimiz evirilip çevrilmesi gereken objeler. Bir kere göze hitab etmemiz gerekiyor. “Güzel” , “normal” değilsek eğer etrafta pek görünür olmamamız gerekiyor. Bu başa çıkılması çok kolay bir durum değil. Çünkü tüm bu gerekliliklere rağmen ortalarda dolaşırsak, bedenlerimizin üzerine bakışlar dikiliveriyor. Bu bakışlar değişik şeyler söylüyorlar: “Aaaa, ne garip!”, “Ne çirkin!”, “Şükürler olsun Rabbime ben böyle değilim”, “Aslında ilginç. Biraz daha baksam ne olur?”, “Dur şunu iyice süzeyim”, “Yahu ne cesaret, bu haliyle açmış bacağını. Yani bir yandan helal olsun ama, öte yandan da her şeyin bir şeyi var canım”, “Yazık…”, “Görmek istemiyorum”, “Bu haliyle evlenmiş”, “Yanındaki kadın-adam da pek güzel. Neden birlikteler ki acaba?” vs. vs. vs. Bütün bunlar dikilen bakışlarda okunuyor. Sokağa çıkıldığı anda dert başa alınıyor. İşte içinde yaşadığımız sistemin önemli bir parçası bu. Bundan dolayı kadınlar bıçak altına yatıyor, bundan dolayı sakat bedenler “ne pahasına olursa olsun” “normalleşmeye” çalışıyor. Her şeye değer (mi)?

    İkinci sorunun yanıtı üzerine sanırım bir kitap yazmak bile yetmez. Biraz örneklerden yola çıksak? Günlerdir “flaş, flaş, flaş…” haberleri takip ettiniz mi? Bir google taraması ile çıkanlar: “Yüz nakli olan Uğur Acar tıraş oldu”; “Genç olsaydım seninle evlenirdim, sakallı halin daha iyi”; “Uğur yarın kamera önüne çıkacak”; “İlk kez yürüdü ve basın karşısına çıktı”; “İlk iş teklifini aldı”; “Uğur Acar’ın annesi ve ağabeyi duygularını anlattı”; “Yüz nakli röportajı krize neden oldu”; “Uğur Acar bahçede yürüyüş yaptı”; doktorun söylediği: “Yolu biz açtık”; “Yeni yüzü için tercihi top sakal”; “Hafta sonu Uğur’u göreceksiniz”; “Yeni yüzünü ilk kez televizyonda gördü” -bu favori manşetimdi-; “Uğur gözlerini açtı ve bu işareti yaptı”… Biliyorum artık durmam gerek; bu manşetlerin her biri aynı yere çıkıyor ve uzatmanın âlemi yok, ama kendimi durduramıyorum. Onca gün maruz kaldıktan sonra, bir fırsatını bulmuşum, bırakın sıralayayım… Bu manşetlerin dışında televizyon görüntüleri de aklımda. Uğur başparmağını kaldırıyor ve “her şey harika” işareti yapıyor. Uğur gazetecilerin sorularını az ve öz şekilde yanıtlayıp muhabbeti kısa kesmeye bakıyor gibi geliyor bana, ama kimse peşini bırakmıyor. Uğur biraz yorgun bir ifade ile etrafı süzüyor, gazeteciler ve medya temsilcileri arka planda sanki Amerikan Futbolu oynamaktalar, birbirlerinin üzerindeler, “flaş, flaş, flaş…” ve olan oluyor tabii sonunda, Uğur yeni yüzünü ilk kez televizyonda görüyor.

    Bakın burada medya bayram etti -“Allah’ım ne sansasyon ne sansasyon”-; bizler bayram ettik -“Hanım mutfağı bırak da gel Uğur yüzünü gösteriyor”-; doktorların bayramına dair bir temsili alıntı yapmama gerek bile yok. Onların bayramı kimseninki ile yarışamaz. Kanımca, yukarıdaki sansasyonel başlıklar bu ilişkiler ağından bağımsız düşünülemez. Burada her birimizin bir takım çıkarları var; bu çıkarlar bu sistemin pekişmesini sağlıyor ve bu sistem, önce bedenlerimizden nefret etmemize sonra da onları “düzeltebilmek” için hayatımız pahasına riskler alabilmemize yol açıyor. İşte bu sistem dün hayatta olan Şevket Çavdar’ı bugün aramızdan alıyor. Belki manşetlere çıkmak yerine, dinlenmeye ihtiyacı olan bir yüz nakli hastasını, oturma odalarımıza taşıyor.

    Gerçekten şapkamızı önümüze koyalım ve düşünelim: Şevket Çavdar’ın dün bir hayatı varken bugün neden yok?

  2. #2
    Üye
    thedenizfeneri Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakkı Ergün
    Üyelik Tarihi
    06.03-2008
    Son Giriş
    06.04-2017
    Saat
    23:17
    Yaşadığı Yer
    KOCAELİ/DARICA
    Mesaj
    311
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ilk başta gerçekten çok üzgün olduğumu belirtmek isterim.ve Allah rahmet ve mekanını cennet eylesin...yine doktorlar aç gözlü ve reklam peşinde olmalarının cezasını vatandaşa kesti diye düşünüyorum.şöyle ki sıradan basit diş çekimlerinde bile bazen sağlık için aynı anda 2 dişi çekmeyen doktorlar burada koskoca insanın anotomisini değiştirdiler.yada değiştirdiklerini sandılar.acele etmeden yavaş yavaş yapacakları işi bir anda yapalım olursa önce biz yaptık diyerekten böbürlenme yarışına girdiler.sansasyonu ve reklamı seven gazetelerde gaz verdi.dediğim gibi yavaş yavaş yapılıp kalbin yada vücudun vereceği tepkye göre devam edilmeli yada brakılmalıydı.artık ölen öldü kalan sağlar bizimdir hesabı.Allah rahmey eylesin

  3. #3
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çünkü Şevket Çandar'ın "hayalleri" vardı... Umutları vardı. İnsan umut ettikçe yaşar. Ya da yaşamayı göze alır...

    Nakil kararını alırken "ölmek için" yatmadı masaya. Umutlarını yeşertmek için yattı...

    Nazım Usta'nın dediği gibi:;" mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu?"

    O şimdi hayatta değil, çünkü yaşamak yanı ağır bastı... Hayalindeki gibi bir yaşam için ölmeyi göze aldı... Onu çok iyi anlıyorum. Mekanı cennet olsun...

    Tanrılar (toplumun dayatmaları) kurban istedi...

  4. #4
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:45
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.969
    Alınan Beğeniler
    968
    Verilen Beğeniler
    1.255

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şimdi alın o kolları, müsait bir yerinize nakledin! Evet evet, canlı yayında, lütfen, rica ediyoruz...
    Ölümüne neden olduğunuz Şevket Çavdar’ın, o güzel gülen çocuğun o güzel vücuduna iliştirdiğiniz o lanetli uzuvları alın şimdi, “hiç durmadan dünyada bir ilki gerçekleştiren Türk doktorlar”dan birine götürün, rica edin, “bir ilk olacak” deyin, “canlı yayında” deyin, “herkesi televizyon başına kilitleyecek bir haber” diye ekleyin; çevrede de ucube gösterisi izleyen meraklı halk kalabalığı olsun, alın Şevket’in vücuduna soktuğunuz o kolları, gururla havaya kaldırın, dönün doktora, “biri bana hocam” deyin, “biri de size”; gösteriyi izleyen halk kalabalığından bir ses yükselsin “Süpeeeeeeeeeeeer”, televizyon başındakiler heyecanla ayağa fırlasın, bağırsın, “yakın çek, yakın çek”; şuhu içinde alın o kolları, hatta Şevket’in bacaklarını da (eminim bacaklarını size bağışlamaktan mutluluk duyardı), nerenize istiyorsanız, bir ilk gerçekleştirmenin gururuyla, oranıza (hayır, oranıza değil) nakledin, reytingler patlasın!

    Beğenmediniz mi bu önerimi? Aptalca mı geldi? “Neden durup dururken bedenime başka birinden alınan kol ve bacakları iliştireyim” mi diyorsunuz? Bence de! Neden bu çocuğa bu zulmü yaptınız? Neden o çocuk o zulümle baş edemedi ve yaşamını başkalarının ellerine bırakıverdi? Kolları olmadan yaşamı gayet de güzel sürüyorken, sevdiklerine gülücükler atabiliyorken, neden öldü? Toplum olarak "sakatlık ölümden beter" diye kafasının etini yemiş olmayalım?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  5. #5
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.454
    Alınan Beğeniler
    114
    Verilen Beğeniler
    170

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben bu yazilan hayaller ugruna olmeyi kabul etmiyorum
    cok cok uzuldum reklam sohret pesinde doktorlarin hastanenin bu derece sakatlari harcamasina
    ehhh sakat isteoluversin 3 5 doktor denegi olarak
    yooo bide iyi oldu isteee o zaman o sakat kardesimizin o ilaclarla ameliyatlarla hayatindan calinacagi cektigi acilari hesap etmeden medyada 7 duvelde meshurrr doktor surusu isteee

  6. #6
    Üye
    KÜREKÇİ Avatarı

    Gerçek Adı
    mustafa
    Üyelik Tarihi
    14.09-2011
    Son Giriş
    16.12-2017
    Saat
    13:32
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    757
    Alınan Beğeniler
    56
    Verilen Beğeniler
    45

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet bu zulme ne gerek vardı TV de gördüyümüz gülen yüzünü soldurdular zaten daha önceden çok kötü evrelerden geçmiş belkine yüzü yeni yeni gülmeye hayata bu şekilde alışmışken yeniden o evreleri yaşattılar.Amaç neydi o ünüversite hastanesi yaptı biz yapamazmıyız medyada hergün körükledi olan gülen o yüze oldu Allah rahmet eylesin üzülmekten başka bir şey yapılamığor.

  7. #7
    Üye
    cemil_58 Avatarı

    Gerçek Adı
    Cemil
    Üyelik Tarihi
    13.09-2005
    Son Giriş
    12.10-2017
    Saat
    11:09
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    79
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yazıklar olsun, engelilerin umutları neden yeşermiyor... Hacettepe tarih yazma sevdasında iken tarihi utandıracak.. Allah rahmet eylesin...

  8. #8
    Üye
    Styric Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet Serkan
    Üyelik Tarihi
    29.09-2007
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    09:19
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben sizleri ve sizin gibi düşünen insanları anlamıyorum gerçekten. Şurada şu yorumları yapan kaç kişi sıra bekliyor acaba ? Reklam reklam diye kızıyorsunuz bu işler reklam olmadan olmaz ! Böyle insanların olduğunu millet bilecek ki bir yakını öldüğünde bağış yapsın. Üstü kapalı tutarsanız sıra bekleyerek ölür insanlar. Ayrıca sen ne biliyorsun da konuşuyorsun muhabbeti yapmayın. Benim belimden aşağısı yeniden yapıldı yapılandırıldı. Çok zor süreçler geçti. Bu tamamen bünye ile alakalı bir durum kabul etmeye bilir etmedi de. Bazıları da çıkıp hepsi takılmak zorunda mı idi ? her gün yüzlerce kol bacak bağışlanmıyor. Ya hep ya hiç deyip kabul etmiş rahmetli. Ben buradan böyle bir olaya cesaret eden bütün hekimleri ayakta alkışlıyorum. Bir şeylerin yapıla bilmesi için birilerinin fedakarlık yapması gerekir yıllardır böyle oldu böylede olacak.

    Bugün neden mi hayatı yok ? böyle yaşayacağıma ölürüm daha iyi mantığı var. O adama zaten bir problemde öleceği söylendi yakınlarına da. Kimseyi zorla yat sana kol bacak takacağız denmiyor.

  9. #9
    Üye
    kitap38 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.05-2005
    Son Giriş
    14.11-2017
    Saat
    11:01
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    125
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Demek ki eli ayağı düzgün olmazsak bu hayat bize zindan arkadaşlar. Ya bedenen yokuz ya da halihazırdaki bedenemizle varız ama, kuytuda köşede durup ses çıkarmazsak var olma iznimiz vardır. Bu izne razı olmazsak sevgili Şevket gibi bizi de öldürürler. Şevket bedenen ölmeden önce o öldüğü ana kadar hergün öldürlmüştü zaten. O da bu fazla ölümleri kaldıramayınca böyle bir ölümün altına imza atmak zoruda kalmıştır. Kalbim seninle Şevket...Hüznün, hayal kırıklıkların daima seni elbirliğiyle öldüren herkesin kabusu olsun. Bunu kalbimin yanan tüm ateşiyle diliyorum senin yerine.

  10. #10
    Üye
    sdt Avatarı

    Gerçek Adı
    SEDAT KORKMAZ
    Üyelik Tarihi
    22.03-2011
    Son Giriş
    30.08-2017
    Saat
    11:06
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    49
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Doktorlara elbette kızıyorum ama topluma daha çok kızıyorum farklı olan insanları adam yerine koymadıkları için

  11. #11
    Üye
    cemil_58 Avatarı

    Gerçek Adı
    Cemil
    Üyelik Tarihi
    13.09-2005
    Son Giriş
    12.10-2017
    Saat
    11:09
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    79
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bedel ödenir fakat; ne olursa olsun, bedeli ölüm olmamalı...
    halen 2012 de base yarasından ölen engelli arkadaşlarımız varken. ilklere imza atılmaya çalışıyor....

  12. #12
    Üye
    miremur Avatarı

    Gerçek Adı
    Emrullah
    Üyelik Tarihi
    01.06-2009
    Son Giriş
    08.11-2016
    Saat
    22:22
    Yaşadığı Yer
    Adana/yüreğir
    Mesaj
    852
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bence riski herkes biliyordu,cesaretli bir karar verdiler,sonuç malum Allah Rahmet Eylesin,doğru veya yanlış eğer tıpta ileriye dönük cesaretli adımlar atılmasa idi şimdiki organ nakil safasına gelemezdik.Reklamda abartma olabilir ama bir kalp,böbrek vs....nakiller kadar kol bacakta atılım şart,gerçekten sakat olarak yaşamak zor....

  13. #13
    Üye
    Landish Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.03-2010
    Son Giriş
    06.11-2017
    Saat
    11:10
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    474
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    11

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yakınımı kaybetmiş kadar üzüldüm, Allah rahmet eylesin güzel kardeşimizin mekanı cennet olsun.
    Kolları bacakları olmadan yaşamak kim bilir ne güçtür, yaşamadan insan bilemez, her ihtiyacı için birisine muhtaç olmak... Hayalleri vardı muhakkak onun da, yoksa böylesine zor, sonu belli olmayan bir yola girer miydi?
    Kendi ameliyatlarımı anımsadım, ben de daha iyi olmak, daha iyi yürüyebilmek için defalarca riske girmedim mi? Küçük büyük, her genel anestezi bir risk. Ben sağ salim çıkabildim ama Şefket kardeşimiz başaramadı, çok ama çok üzüldüm.

    Doktorların sınırları çok zorladığı besbelli. Bir başka gerçek te doktorların her zaman hastayı yeterince bilgilendirmedikleridir.

  14. #14
    Üye
    çelik Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.07-2008
    Son Giriş
    21.12-2013
    Saat
    17:41
    Yaşadığı Yer
    bozüyük
    Mesaj
    363
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Mehuma Allah dan rahmet dilerim. Bence bu iki kol ve iki bacak nakli Nasrettin hocanın göle yoğurt mayalaması gibi oldu, ya tutarsa . Hazır bağış olmuşken hepsini takıverelim, engelli de umut çok zaten hayalleriyle yaşıyor burada bilim mantıktan uzaklaştı ,İnsan metabolizması böyle ağır operasyonu kaldırabilecekmi?tabiiki her ameliyatın kendine özgü riski vardır ama bu farklıydı , dün vardı bugün yok masaya yatmasaydı bugün vardı...

  15. #15
    Üye
    celik Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet KAVCU
    Üyelik Tarihi
    08.09-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Beyoğlu
    Mesaj
    1.770
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    biz insanlarımızın geninde olan bir şey bu. gazetenin manşetine bakınsanıza “Çift Kol ve Bacak Nakli Ölümle Bitti”. çok basit - sıradan bir olaymış gibi..

    şevket çavdar arkadaşımıza allahtan rahmet eyler makanı cennet olsun dileklerimizle..




Sayfa 1 / 11 12345 ... SonSon