Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 32 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Capricorn Avatarı

    Gerçek Adı
    Akın
    Üyelik Tarihi
    11.06-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:43
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    13.030
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    14
    Blog Mesajları
    65

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Ben ilköretim mezunuyum ve çok şükür bu şekilde bir dışlanma yaşamadım, okul yönetimi olsun öğretmenlerim olsun bana hep destek oldular ama hastalığımın dahada ilerleyeceğini düşündüğümden lise okumaya pek yanaşmadım, hem okuluma alışmıştım ve ordaki öğrencilere olsun hademesine kadar kendimi kabul ettirmiştim. Ama lise demek benim için yeni bir kendimi kabul ettirme çabası demekti ve o zamanlar gerçekten bu bana çok zor gelmişti. Ve okulu bırakma kararı almıştım ama şimdi çok pişmanım. Benim gibi savaşmayı, yarışmayı seven bir insan nasıl olduda vazgeçti ben bile bilmiyorum. Belki kendimden bir kaçış yada o zalim acıyan gözlerle bakanlardan bir kaçıştı benim ki.

    Bu haberi ilk okuduğumda çok sinirlendim küçük Aysel savaşmayı göze almış ve okula kayıt yaptırmak istemiş ama karşısında "kendini eğitimci sanan bir müdür" onu aşağılayıcı bir şekilde evine göndermiş. Sinirlenmemek hatta küfür etmemek eldemi ?. Kim bilir ne hayallerini başına yıktı Aysel'in bu aciz ve cahil müdür.

    Savaşmak isteyenin tek silahı eline alacağı bir kalem, diyorum ki acaba bu kalemin kuvvetini mi hissetti bu müdür denilen takoz.

    Küçük Aysel er meydanıda okuyacağım diye çıktı peki o er meydanını kim terk etti Aysel mi yoksa yıllarca okumuş mürekkep yalamış diye tabir edilen bu müdür mü ? Kim daha güçlü kim daha sağlam, kim hasta kim engelli ?

  2. #17
    Üye
    hasankrmn Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    06.10-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    2.174
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İlkokula başladığımda hareketlerimde fazla bir kısıtlılık yoktu,bütün futbol maçlarına ,beden eğitimi derslerine katılırdım.Mahalledeki ağaçlara tırmanırdım.İlkokul 5. sınıf ortaokul başlarında hastalığım kendini hissetirmeye başlayınca bende bazı dışlanmalarla,sorunlarla ve ayrımlara maruz kaldım.Parmak uclarında yürüyordum,topuklarıma basamıyordum.Bu ben hariç herkesi rahatsız ediyordu.Okulda arkadaşların dalga konusu.Evde ailemin ,akarabalarımın ve çevremdekilerin baskısı......Bu olay şımarıklık olarak algılanıp düzeltmemi istiyorlardı.Deniyordum olmuyordu....ilk başlarda benim için sorun değildi çünkü hareketlerimde bir kısıtlılık yoktu.Maçlara devam...Sonraları biraz daha ilerlemiş olacak ki bende rahatsız olmaya başladım.Topuklarımın üzerine basarak çömelememek beni çok rahatsız ediyordu.Çünkü benim çok sevidiğim misket/bilye oyunu çoğunlukla çömelerek oynanıyordu.....

    Ortaokul da beden eğitimi derslerine katılıyordum ama zaman zaman çok zorlanıyordum.Ben ortaokuldayken ilkokul öğretmenlerinden bir tanesi okulun neresinde görürse görsün beni yandan çarklı(BİZİMKİLER DİZİSİNDE VARDI YA YANDAN ÇARKLI) diye hitap ederdi.Yandan çarklı naber.yandan çarklı geldi,yandan çarklı gitti.Nefret ederdim(Kuyucak abimim açtığı bir konu vardı,işte o iki kelimeyi duyunca bende sakatlığımdan nefret ederdim),aşırı derecede rahatsız olurdum,o öğretmeni görünce yolumu değiştiriridim.Ama bunu ona hissettirememişim ki demek ki ben mezun oluncaya kadar bana o şekilde hitap etti.O bana yandan çarklı dedikçe yanımda ki en samimi arkadaşlarım bile gülerlerdi.Kim rahatsız olmazki böyle bir durumdan.Şimdi o öğretmenle karşılaşmayı çok istiyorum.
    Başak 81 gibi ben trampet çalmayı pek beceremezdim ama bende başak gibi bando takımı benide çok heyecanlandırırdı.Öğretmenlerim beni ilk yıl seçmemişlerdi yürüyüş takımına.Son sene tüm çekingen kişiliğime rağmen müdür beye gidip bende yürüyüş takımına katılmak istiyorum dedim.Olumsuz bir cevap bekliyordum.Beklemediğim bir cevap aldım.Stadyuma kadar uzun bir yol yürümeme,stadyumda bir kaç saat ayakta beklememe ve tekrar aynı yolu yürüyerek dönmeme hatta ve hatta yandan çarklı biri olarak takımda olamama rağmen iyi ki katılmışım o takıma.....
    Lise de okul binası benim açımdan çok iyiydi.İki katlı bir bina,sınıflar genelde ilk katta.o açıdan bir sorun yaşamadım.İlk beden eğitimi dersinde boy hizasına geçip ,öğretmenin sağa dön okul çevresinde 2 tur at komutuyla,arkamda ki arkadaşın ''aaaa sen nasıl koşuyorsun'' deyip yüksek sesle gülmesiyle anında sıradan çıkıp ben koşmuyorum dedim.Öğretmende bişey demedi.Ondan sonra hiç sevmedim beden eğitimi derslerini.Ne garip ki bende çok dua ettim başak gibi beden eğitimi dersinin olduğu günlerin havanın yağmurlu olması için.
    Lisedeyken matematiğim en iyi dersimdi ama bunu doya doya yaşayamdım.Bildiğim sorulara parmak kaldıramamak ne kadar acı bir bilseniz.Bazen sınıfta hiç kimse parmak kaldırmaz ,öğretmen yapana sözlü notu derdi,ben yine kaldıramazdım.Ne bileyim tahtaya giderken ya yolda düşersem ya arkadaşlar gülerse gibi gibi korkular...Hala canım yanıyor düşündükçe.Belki ben cesaretli olamadım bilemiyorum.
    Lise bitirip sınavlara hazırlandım.dershaneye gittim.Desrhanem 5 katlı ve asansörü olmayan bir binaydı.Dershaneye otobüsün ve dolmuşların basmakları yüksek olduğundan hep bisikletimle gittim.Çok yorulurdum.pedallara basarken dizlerimi ellerimle desteklerdim.yolda arada dinlenir yine devam ederdim.Bu yağmurda soğukta hep öyle oldu.
    Bir de dershaneye en önce ben varırdım hademe ile birlikte açardık.Bence hademe de içinden bu çocuk delimi bir saat önceden geliyor diye çok geçirmiştir.Derslerin bitişindende herkes boşaltırdı en son ben çıkardım.Acayip çekinirdim nedense.Teras katında kantin vardı dershanenin ben hiç o kantine çıkmadım acıksamda çıkmadım.Bazen bazı arkadaşlar bir isteğin varmı diye sorarlardı onlara ısmarlardım.Dershanede yaşadığım zorluklar böyleydi gelelim üniversiteye.......
    Dicle üniversitesi siirt eğitim fakültesini kazanmıştım.Çok uzaktı,çok farklı bir kültürdü ama benim istediğim bir bölümdü ve ben çok istiyordum.Aileme bi çocuğa bakamadınızmı göndermeyin diyenler beni daha çok hırslandırdı.
    Rahmetli babamla birlikte atladık otobüse doğru Siirte.Atladık otobüse dediysem bakmayın siz bana otobüse inip binmek benim için o kadar kolay değil.Sırf yüksek basamaklar yüzünden dershaneye yağmura kışta bisikletle gitmiştim.Siirt -Antalya 23 saat sürüyor.Otobüs 24 saat boyunca birçok otoğarda ve en az 4 dinlenme tesisinde duruyor.Ben 4 sene boyunca bu molalarda çok nadir indim.
    Neyse Siirte vardık aynı gün kaydımızı yaptırdık.Akşama bir otel bulduk.O gece benim gibi babamda sabaha kadar hiç uyuyamamış.Sabah oğlum ben seni burda bırakamam kaydını sildirelim dönelim geri dedi.Benimde sabaha kadar kafam karışmış biraz korkmuştum ve kabul ettim.Ben otelde kaldım babam okula kaydımı sildirmeye gitti.O gidince otelde moralim çok bozuldu en çok sevidiğim bölüm elimden kayıp gidiyordu.Çok ağlamıştım orda tek başıma.
    Babam okula gidince kayıt yapan memur kaydımın silinmesine gönlü rağzı olmamış dur dekanın yanına götüreyim onlarla konuş sonra istersen yine silersin demiş.Dekanın yanında bir kaçtane hoca.Babmı ikna etmişler.Sen hiç merak etme oğlun bize emanet.Babam otel geldiğinde ben otobüs bileti le birlikte geleceğini düşünürken.Bana güzel cevabı verdi.Sanki ikinci kez kazanmıştım okulumu.Dekanım hocalarım gerçekten yardımcı da oldular.Bize sınıf verdiler.Biz sınıf dolaşmadık bütün hocalar sağolsun bizim sınıfa geldiler.Klozet koydular.Arkadaşlarımda çok anlayışlılardı özellikle Oktay AZAZ beni 4 sene hiç bırakmadı.oktayın reklamı olsun azıcık fazlasını hakediyor benim kardeşim gerçi.
    Çok ayrıntılara girdim farkındayım ama paylaşmak istedim.

    Benim engelim ilköğretim ve lisede okul yönetimi ve öğretmenlere extra yük getirmediğinden sorun olmadı.Üniveristede ise engelim daha ileri seviyede idi.Bana bazı imtiyazlar tanınmasa ben o okulu okuyamazdım.Bana özel yapılan ayrıcalıklar benim talebimle olmadı.Tamamen idarenin insiyatifi ile oldu.Benimle bu ayrıcalığı yaşayan sınıf arkadaşlarımda(sağcısı/solcucu/dincisi/taraflısı-tarafısızı) bazı olsumsuz durumlarda bile hiç sorun çıkartmadılar.
    Ben şanslıydım düşünebilen insanlarla karşılaştım.Aysel şansız korkak bencil düşüncesiz bir müdür ile karşılaşmış.Müdür denen şahıs Aysel'in sınıfını alt kata indirmekten korkmuş,uğrşmaktan korkmuş,Aysel'in okula gelip gitmesinin sorun olacağından çekinmiş vs vs vs........


    Göreve ilk başladığım Kahramanmaraşta ki insanlar bana çok yardımcı oldular.Müdüründen,öğretmenlerine,öğrencisinden hademesine,mahallesine kadar.Kendime daha çok güvenip başarılı bir 5 sene geçirdim.Antalya ilk atamam yapılıp yeni okuluma başlamaya gittiğimde okul müdürü bana şunu söyledi.Dediğine göre diğer okulun müdürleri ona tekerlekli sandalyeli öğretmenle çalışmak zor olur.Milli eğitime istemiyorum diye yazı yaz demişler.İstersen seni merkeze daha yakın bi okula alalım falan dedi.ben cevap vermedim içmden güldüm geçtim.Şimdi o müdür görevden alındı.

    Kısacası böyle düşünce özürlü insanlar olduğu sürece ister öğrenciyken,ister çalışıyorken veya hayatın her alanında bu tür şeylerle karşılaşmaya devam edicez.Ne zaman zihniye değişirse sorunlar o zaman kısmen azalır.....

    O AN tarzı uzun bir yazı oldu kusura bakmayın...

  3. #18
    Üye
    E®KAN Avatarı

    Gerçek Adı
    ERKAN
    Üyelik Tarihi
    11.05-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.348
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu kadar saçmalayan insanın bir arada bulunduğu kadroyu hayatımda hiç görmedim.
    Milli eğitim bakanı çıkar yalanlarla saçmalar,
    bilmem ne müdürü çıkar saçmalar
    okul müdürleri saçmalar...

    Eğitimi hiç bu karar düşüren, rezil eden hükümet görmedim...

  4. #19
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Okulla ilgili herkezin bir hayat hikayesi var.Ben bu konuda şanslılar gurubundaymışım.
    Zorlandığımı,dışlandığımı söyleyemem.
    Ancak ben de size hoş bir durumdan bahsetmek istiyorum.
    Oğlumuzu bu yıl başka bir okula nakil yaptırtmak üzere KONYAALTI İLKÖĞRETİM okuluna gittim.
    İlk dikkatimi çeken eğimi harika hesaplanmış bir rampaydı.Daha sonra koşarak yanıma okulun görevlisi geldi ,cebinden bir sürü anahtar çıkarttı "sizi asansörle çıkartayım" dedi.
    (Asansörün üzerinde ENGELLİ ASANSÖRÜ yazıyordu.)
    Alışık olmadığımız bir durum olunca önce şaşırdım konuştukça daha da şaşırdım.Okulda engelli bir öğrenci olduğunu asansörün ve rampanın hatta tuvaletin bu yüzden yapıldığını anlattı.
    Şimdi okula her gittiğimde tekerlekli sandalyede çok mutlu olduğu gözlerinden belli olan o çocuğu görüyorum. Küçücük arkadaşlarının ellerinde evinede gidiyor,bahçede oyunda oynuyor.
    Bu tür okulların çoğalması dileğiyle.

  5. #20
    Üye
    Capricorn Avatarı

    Gerçek Adı
    Akın
    Üyelik Tarihi
    11.06-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:43
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    13.030
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    14
    Blog Mesajları
    65

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hasankrmn
    Lisedeyken matematiğim en iyi dersimdi ama bunu doya doya yaşayamdım.Bildiğim sorulara parmak kaldıramamak ne kadar acı bir bilseniz.Bazen sınıfta hiç kimse parmak kaldırmaz ,öğretmen yapana sözlü notu derdi,ben yine kaldıramazdım.Ne bileyim tahtaya giderken ya yolda düşersem ya arkadaşlar gülerse gibi gibi korkular...Hala canım yanıyor düşündükçe.Belki ben cesaretli olamadım bilemiyorum.
    Bu olay benimde okuldayken canımı en çok sıkan konuydu. Bildiğim bir sorunun cevabını vermek için yerimden kalkmak, sıramdan tahtaya kadar ilerlemek benim için bir ölümdü. Çoğu zaman sözlüleri es geçerdim. Bazen öğretmenlerim kendileri seçerek kaldırırdı okul numarasına göre. Dua ederdim Allah'a 471 numarasını okumasın diye çoğu zaman gözlerimi kapar numaranın söylenmesini beklerdim. 2-3 kere banada piyango vurdu mecbur kalktık verdik ifademizi döndük sıramıza. Sırama dönerken hep yere bakardım bana bakan gözlerle karşı karşıya gelmemek için.

    Özellikle yaz ve sıcak günlerden nefret ederdim, o ceket'i sırtımdan çıkarmak istemiyordum çünkü. Biliyorum ki ceketimi çıkardığım zaman milletin alay konusu olacaktım. Vücudum hastalığımın etkisi yüzünden biraz tuhaf görüntülüydü yürürken dengemi sağlayabilmek için göğsüm dışa doğru çıkık, kalçalarım da (tampon ) dışarı dönük yani hafif eğik bi "S" düşünün, ancak bu şekilde dengemi sağlıyabiliyordum ve aynen hocam gibi bende parmak uçlarımda yürüyordum. Normal bi şekilde durunca yürümek imkansızdı. Neyse o ceket biraz olsun vücudumdaki bu hafif eğimi gizliyordu ve o sıcak günlerde nasıl bunalıyordum bir bilseniz. Ceketimi çıkarma hatasına düşüp sınıfta 2 tane kızın birbirine beni işaret edip kahkalarla güldükleri o gün hala aklımda. O gün yemin etmiştim bir daha ceketimi çıkarmayacağıma.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hasankrmn
    Babam okula gidince kayıt yapan memur kaydımın silinmesine gönlü rağzı olmamış dur dekanın yanına götüreyim onlarla konuş sonra istersen yine silersin demiş.Dekanın yanında bir kaçtane hoca.Babmı ikna etmişler.Sen hiç merak etme oğlun bize emanet.Babam otel geldiğinde ben otobüs bileti le birlikte geleceğini düşünürken.Bana güzel cevabı verdi.Sanki ikinci kez kazanmıştım okulumu.Dekanım hocalarım gerçekten yardımcı da oldular.Bize sınıf verdiler.Biz sınıf dolaşmadık bütün hocalar sağolsun bizim sınıfa geldiler.Klozet koydular.Arkadaşlarımda çok anlayışlılardı özellikle Oktay AZAZ beni 4 sene hiç bırakmadı.oktayın reklamı olsun azıcık fazlasını hakediyor benim kardeşim gerçi.
    Hayatta bazen düşünceli insanlarda çıkıyor demek. Eğer o kayıt yapan kadın o gün düşünceli davranmasa yada o kadının yerinde küçük Aysel'i kapı dışarı eden takoz müdür gibi biri olsaydı şu an hasankrmn hocamız kendi sınıfında ki küçük çocuklara eğitim veremeyecekti belkide.

    Ama işte her zaman bu kadar düşünceli ve eğitimli insanalar çıkmıyor karşımıza. Aysel'in takoz müdür'ü gibi eğitimden bi haber olan insanlar yüzünden geleceğin öğretmenleri, bilim adamları, mimarları, hukukçuları şu an evlerinde göz yaşı döküyor.

  6. #21
    Üye
    guzgulleri Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.01-2008
    Son Giriş
    10.11-2012
    Saat
    21:35
    Yaşadığı Yer
    KARABÜK
    Mesaj
    58
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben ailesinde bir kaç engelli bulunan bir ailenin son çocuğuyum. bu nedenle çok bağımlı yetiştirildim.
    ilkokula başlamamla okul fobim de başamış oldu. ilk günler çok problem yaşadım. her gün başım ağrırdı, psikolojik olarak daha sonra alıştım ve böylece ilkokulu bitirdim. ortaokula geldiğimde ara sıra babamın, "okula gidip de ne olacak" gibi sözleri benim okuldan soğumama neden olduğu için zaman zaman okula gitmediğim günler olmaya başlamıştı.
    aslında başarılı bir öğrencilik hayatım vardı. hatta takdirname almıştım. o zamanlar benim gibi takdirname alanlara ankaradan bir arsa hediye edilmişti. ama benim başarım kimsenin umurunda olmadığı için hiç ilgilenmediler bile. bu da zamanla başarımın düşmesine neden oldu...
    ama yine de her şeye rağmen lise sonda lise birincisi oldum ve marmara ün. matematik öğretmenliği bölümünü kazanmıştım. kayıt yaptık, okula başladım, ama asıl sorun o zaman başladı. çünkü o zamana kadar kendi başıma hiç bir iş yaptırılmamış benim, köy denecek kadar küçük bir ilçeden gidip istanbulda yaşamam istenmişti.
    şimdi bazı arkadaşlara tuhaf gelebilir bu durum ama ben 1983 yılından söz ediyorum. akvaryum balığı gibi yetiştirildiğim için istanbulda yaşamak çok zor geldi ve bir ay sonra okulu bıraktım. eve geldim. tabi evde her şey güllük gülistanlık değildi. engelli olan büyük abim okumamı çok istiyordu. okulu bıraktığım için iki yıl dargın durdu. diğer abilerim de psikolojik baskı uyguladılar. ama okulu bırakmamdaki gerçek nedeni sorgulamadan beni suçladılar. onların bana karşı takındıkları bütün olumsuzluklara rağmen iki yıl sonra evde kendi kendime sınavlara hazırlandım ve sınıf öğretmenliğini kazandım. şu an meslek hayatımın 21. yılını çalışıyorum

    benim asıl vurgulamak istediğim şu: bizleri engellerimizden çok ailelerimiz engelliyor. aşırı korumacılık gösterip hayatımızı kısıtlıyorlar. destek olacakları yerde köstek oluyorlar; yaptıklarını iyilik zannederek

  7. #22
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Ben bu saldırgan-dışlamanın, "yapamaz-edemez" denilerek aslında perdelenmeye çalışıldığını da düşünüyorum. Zira bu sayede aslında sanki bir içerme isteği varmış da, neyleyelim ki sakat kişi -hem bedenen hem duygusal hem de diğer yetiler açısından- eksikmiş gibi! Eksik olunca da "yapamaz-edemez"! Hay allah!
    Bence bu, "Sakat bedeni yakınımızda istemiyoruz" demenin vicdani rahatsızlığını bertaraf etmel için b.ktan bi savunma-saldırı... Bi çırpıda sorumluluk sakat-bedene atılıveriyor
    Tüketim toplumunda devir vitrin devri sevgili adminim... :!: Baben abimizin bu konuda bir yazısı vardı... Toplum olarak kurumları ve kişileri kalıplaştırmaya bayılıyoruz. Sütun gibi bacakların varsa ama beynin patates çuvalından farksızsa bu büyütülecek bir kusur değildir.Zira görünmez... :roll:

  8. #23
    Üye
    Sirine Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2005
    Son Giriş
    22.11-2016
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    20.077
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eğitimde artık ne yazıkki ayrımcılığa yol açıyor....çocuklar yarıştırılıyor gerek zekalarıyla gerek bedenleriyle çok çok acı.....bir çok engelli çocuk rahatsızlıkları yüzünden engellere maruz kalıyo gerek yöneticiler gerek öğretmenler gerek aileler toplum ve arkadaşları yüzünden insanlık ayıpıdır bu....eğitim hakkı denen hakkın kısıtlanmasıdır bu :!: eğitim insan hayatındaki en önemli olaylardan biri olup eğitim hakkının kısıtmanması :!: :!: :!: ne acı :idea:
    birşeyler öğrenmek bir şeyleri başarmak için insanların bedenlerinin tam olması veyada rahatsız olup olmaması önemli değil İSTEMESİ VE İÇTEN GELMESİ ÖNEMLİ
    herşeyi bir kenara bırak okul çağındaki okumak için gelen bir çocuğun okuma hevesini+gururunu kimse kıramaz :!: :!: :!:
    görüyorum ki bir çok arkadaşım bu ve benzer durumlardan geçmiş ayrımcılığa maruz kalmış ama bişi var ki hepsi okumuş iyi yerlere gelmiş YILMAMIŞLAR....tebrikler arkadaşlar....

  9. #24
    Üye
    veysel çelebi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.05-2008
    Son Giriş
    25.10-2017
    Saat
    03:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    200
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Açıkçası ben lise döneminde EPİLEPSİ rahatsızlığına yakalandım ve ben i rahaysız eden arkadaşlarımın o dışlar gibi bakşlarıydı o yüzden okulu bırakmak zorunda kaldım ama işte en ailelerin ne öğretmenlerin nede yöneticilerin bi etkisi vardı hatağa müdür ve bazğı öğretmenler de okumama yardım cı olmaya çalıştı ama işte böyleleri de var allah kimkseyi bu dfuruma düşürmesin şimdi rakafaşlarımı görüyorum üniversitelerde ben devam edebildiğim kadar edebilicem inşallah kimser özellikle oklu da bu duruma düşmez

  10. #25
    Üye
    blueboyfe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.07-2008
    Son Giriş
    15.07-2011
    Saat
    22:55
    Mesaj
    368
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Geçtiğimiz günlerde Semt Okulundan 2 hoca gelerek, 8 yaşındaki Cp li oğlum için yeni bir RAM raporu alındıgı takdırde Eskişehir bir çalışma başlattıklarını söyleyerek, Engelli çocuklar için bir sınıf oluşturacaklarını söylediler. Eskişehirli olan arkadaşların ve ilgilenenlerin dikkatine , iyi günler.

  11. #26
    Üye
    E®KAN Avatarı

    Gerçek Adı
    ERKAN
    Üyelik Tarihi
    11.05-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.348
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Benim engelim ortopedik olduğu için ilkokul öğretmenim geride kaldığımı görünce beni kucağına alır öper ve sınıfa kadar kucağında taşırdı. Biraz utanırdım ama hoşuma giderdi. Partilerde benim le dans eder ve bana ayrı bir ilgi gösterirdi. Eski öğretmenler bunu şimdi olduğu gibi yasaların zoruyla değil içlerinden geldiği için yaparlardı. Belki de şimdi bu konumda olmamın en önemli aktörü sınıf öğretmenimdir.
    Şimdiki okullarda ise kaynaştırma öğrencileribir sınıfa toplanıyor ve özel bir öğretmen veriliyor onlara, bireyselleştirilmiş proğram uygulanıyor. bence bu çok saçma. yararları da var ama sosyalleşmelerini engelliyor.
    öğretmenlerin içinden gelerek yapmıyorlar bunlarıve yasa zoruyla yapıyorlar. Eski öğretmenler birtaneydi.
    Öğretmenler odasında engelli öğrenciden şikayet eden ve hatta dalga geçen sınıf öğretmenlerine şahit oldum. İnsan insanlıktannasibini alamayınca öğretmen değil profesör olsa bile boş...
    Eski öğrenciler bence daha şanslıydı... Şimdiki engelli öğrencilere Allah yardım etsin işleri gerçekten zor.

  12. #27
    Üye
    Levent54 Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent Karagöz
    Üyelik Tarihi
    19.03-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    15:12
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    487
    Alınan Beğeniler
    26
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sayın Arkadaşlar,

    Bu konu ve diğer bir çok konu ile ilgili olarak toplu bir girişim ve siyasi baskı oluşturulmasından yanayım. .Demokratik bir toplumda yaşayan ve aileleri ile birlikte küçümsenemeyecek bir sayıya ulaşan engelli insanların haklarını arayabileceği ve başarabileceği bir çok sorun bulunmaktadır. Biz burada kendimiz yazıp kendimiz okuyarak hiç bir sorunumuzu halledemeyiz. Bu konuda bir girişim grubu oluşturarak hemen faaliyete geçmemiz gerektiğini düşünüyorum.
    Bir yakını özürlü olar birisi bir yetkili makama geldiğinde ancak bazı şeyler yapılabiliyor. Yoksa oturup bekliyoruz.
    konu uzun ama bu konuda mutlaka güçümüzü göstermeliyiz. Basit bir girişimle bir sivil toplum örgütlenmesiyle bunu başaramamamız için hiç bir engel yok. Oturup beklemek yerine bir fiil işin içine girmemiz gerekiyor. Bu güçümüzü gösterirsek partilerinde engelli aday göstermesini sağlayabiliriz. Ben şahsen kişisel olarak bu konuda girişimler yaptım ama maalesef başarılı olamadım.
    Ben bedensel engelli olarak çalışan bir kamu bankasında tekerlekli sandalye ile yöneticilik yapmaktayım. Engelli olarak çeşitli zamanlarda ayırımcılığa da uğradım. Ama yılmadan mücadelemi sürdürüyorum. Tempo dergisinin kampanyasında yer aldım. Zaman zaman gazetelere yazılar gönderiyorum. Bunların bir kısmı yayınlanıyor.Ama yukarıda da belirttiğim gibi kişisel olarak başarılı olmamız mümkün değil.
    Önümüzde mahalli seçimler var. Hangi parti bizleri yerel yönetimlerde aday gösterecek. Hiç sanmıyorum ama bizler engelli olarak parti kapılarında gezecek halde değiliz. Mutlaka birleşmeli ve bir şeyler yapmalıyız.Böyle bir girişimde yer almaya hazırım ve bir çok arkadaşımızın da bu konuda hazır olduğunu düşünüyorum. Maddi bir sorunum bulunmamakta belirttiğim gibi yönetici olarak çalışmaktayım. Yani kişisel olarak sorunum bulunmamakta. Ancak belli bir bilgi ve eğitime sahip birisi olarak olabildiğince tüm engellilerin sorunları ile uğraşmak öncelikle bizlerin görevi olmalıdır düşüncesindeyim. Önemli yasal haklarımız bulunmakla beraber bunların daha da arttırılması gerektiği ve mevcut haklarımızın bile korunmadığı kanısındayım.
    OFD (Omurilik felçlileri Derneği) üyesiyim. Tüm dernekler gibi burası da gayet olumlu çalışmalar içinde. Ancak hep yardım toplama peşindeyiz. haklarımızı aramada yetersiz kaldığımızı düşünmekteyim.
    Sitem etmekle, himmet beklemekle sorunlarımız hallolmuyor. Güçümüzü bilmeli ve bunları kullanmalıyız. Ayırımcılık gerek Birleşmiş Milletler gerek AB de ve gerekse Anayasamızda açıkça bir suç olarak tarif edilmektedir. Engelli insanlara yapılan farklı davranışta ayırımcılıktır.
    Bu konuda fikirlerinizi ve önerilerinizi bekliyorum.

    Levent Karagöz

  13. #28
    Üye
    kartopu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.10-2008
    Son Giriş
    17.11-2008
    Saat
    20:33
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    22
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    maalesef oluyor bu durumlar
    benim erkek kardeşim kızkardeşimle aynı sınıfta okuyordu hiç unutmam öğretmenleri bir bayandı ve 5.ci sınıfta okulun bitimine bikaç ay varken bize dediği şuydu kardeşinizin bu son sınıfı okumasada olur çünkü anladığım kadarıyla kendiyle problemi var okulun bitimine kadar gelmesine gerek yok ben onun karnesini vericem zaten siz alın bunu okuldan bu yılı okumuş sayarız deyip kardeşimin öğrenimini yarım bıraktık ne tuhaf kardeşimin ozamanki durumu şimdiki durumundan daha iyi ve düzgündü bu kanıya nasıl vardı hala anlamış deilim :?: :idea:
    bide kardeşim bikaç sene evvel bir atölyede çalışıyordu ablasıyla beraber ordaki kendini bilmezin biri kardeşimi rahatsız arızalı diye hitap ederek çağırıyordu abisi yaşındaki şahıs tabi ablasıda verdi o kendini bilmezin ağzının payını ama neye yarar böyle cahiller oldukça işimiz zor vallahi

  14. #29
    Üye
    gulsahh Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.05-2008
    Son Giriş
    14.07-2009
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İlk okulda da, orta okulda da, lisede de öğretmenlerim konusunda bi sorun yaşamadım. Allah razı olsun hepsi de birbirinden iyiydi. başak81in yazdıkları bana çok tanıdık geliyor bendende çok parça var.orta okulda da lisede de hiç bir etkinliğe katılmadım 23 nisanmış 19 mayısmış benim için sadece tatilden ibaretti. Birde beden dersine girememek yok mu o çok koyardı. Ben sözlüyle not alırdım ama bir sene o dersten muaf tutuldum kendimi çok kötü hissitmiştim. Çocukların yıkıcı sözleri mahverderdi beni. Çocukken bütün çocuklardan nefret eder kin beslerdim onlara.. Hem çok severdim herkesi hemde nefret ederdim. Öğretmenlerden değilde ilk okula arkadaş arasında dışlandığım çok oldu. uzun uzadıya anlatmanın manası yok. Bunun ne demek olduğunu burdaki herkes az biraz anlar.

    SEVGİLER...

  15. #30
    Üye
    Eshat Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.06-2008
    Son Giriş
    24.05-2017
    Saat
    00:15
    Mesaj
    10.120
    Alınan Beğeniler
    21
    Verilen Beğeniler
    6
    Blog Mesajları
    80

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Engelli olmayan insanların okumaya eğlenmeye gezmeye ne kadar hakkı varsa Engelli bir insanında en az onun kadar hakkı vardır
    Bunu ancak yaşayan anlar..[/spoiler]




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon