Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 20 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:27
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.883
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.233

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bülent Küçükaslan

    Türkiye’de sakatlık mevzuu sosyal bir olgu olarak akademik camiada ve toplumsal bir konu olarak da politik alanda yıllar yılı yok sayıldı. Özellikle eşcinseller, kadınlar ve farklı etnisiteden olanlar entelijansiyanın ve zulme karşı tavır alma iddiasında olan kişi ve örgütlerin ilgi alanına görece kolay girebiliyorken, Türkiye’nin ve dünyanın neredeyse her yerinde benzer sistematik şekilde ayrımcılığa uğrayan ve dışlanan sakatlar söz konusu olduğunda herkesin üç maymunu oynaması, bence üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir durumdur. Oysa 1970’lerden bu yana Amerika ve Avrupa’daki politik alanda çok ciddi bir Sakat Hareketi ve akademide de Sakatlık Çalışmaları adıyla kendine yer edinen önemli bir literatür var...

    Şunu söylemek istiyorum, yahu, kimse mi merak etmedi sakatlık konusunu? Nasıl oldu da Türkiye’de toplumsal-politik bir durum/kimlik olarak sakatlık konusu insan ve toplum bilimlerinin dikkatini çekmedi? Sakatlığın sadece kişisel bir trajedi olarak algılanmasında ve tıp biliminin uzmanlarının da bu trajediyi sonlandırma gücünü elinde bulunduran iktidar grubu olarak konumlanmasında bir terslik olduğunu kimse düşünmedi mi sahiden? İnsanın kendine yabancılaştırılması; insanın kendi bedenini düzeltilmesi gereken bir “ucube” olarak görmesi, yaftalanan “anormal”liği üzerinden “normal”in kurgulanmasına araç kılınması vs. hiç mi “ilginç” değil? Bedenlerimizin elimizden alınarak “toplumsal olarak inşa” ediliyor olması, üzerinde düşünülmesi, tarihsel izi sürülmesi gereken bir konu gibi görünmüyor mu? Eğitim ve istihdam politikalarıyla; kentlerin ve mekânların herkes için uygun yapılmıyor olmasıyla sakatların sistemli bir şekilde dışlanıyor olması toplumsal bir soruna işaret etmiyor mu? Tıpkı heteroseksüelliğin “normal” homoseksüelliğin ise “anormal” sayılması gibi, sağlam-bedenliliğin de “doğal” olarak dayatılması tanıdık gelmiyor mu? Ya Sakatfobi? Toplumsal Sakatlık kavramı feministlere bir şey çağrıştırmıyor mu? Sol çevreler kapitalizmin yükselişi ile sakatlık ideolojisinin inşası arasında bir bağ kuramaz mı?

    Yıllardır bu ve benzeri soruları soruyorum kendi kendime ve doğrusu yakın zamana kadar da cevaplar hep canımı sıkıyordu. Ama son yıllarda bu durum olumlu yönde değişmeye başladı; Sakatlık Çalışmaları alanında araştırmalar yapan ve yayınlar sunan sosyolog arkadaşlarımız var artık. Bana bu yazıyı yazdıran da böylesi bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan Sakatlık Çalışmaları (Sosyal Bilimlerden Bakmak) isimli bir çeviri derlemesinin Koç Üniversitesi Yayınları’ndan yayınlanmış olması. Sakatlık konusunda düşünmeye ve yazmaya çalışan biri olarak ne kadar heyecanlandığımı ve derlemeyi ne kadar kıymetli bulduğumu söylememe gerek var mı, bilmiyorum...

    Derlemeyi yapan Dikmen Bezmez, Koç Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde; Sibel Yardımcı ve Yıldırım Şentürk, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Kitabın girişinden alıntılarsam, “Bu derlemenin amacı, Sakatlık Çalışmaları [Disability Studies] başlığı altında şekillenen, ve görece yeni olan bir araştırma alanıyla ilgili güncel tartışmaları ve literatürü Türkiye’deki okuyucuya tanıtmak”. Bu bağlamda, sakatlık çalışmaları alanındaki temel tartışmaları büyük oranda yansıtabilecek bir yelpaze oluşturmak düşüncesiyle farklı yazarlara ait yirmi bir makale* beş ayrı başlık altında bir araya getirilmiş: 1) Sakatlığa Kuramsal Yaklaşımlar, 2) Tarihte Sakatlık, 3) Dışlama/Dahil Etme Süreçleri, 4) Sakat Hareketi, 5) Sakatlık ve Kimlik.

    Yaklaşık 600 sayfadan oluşan kitap her ne kadar akademik makalelerden oluşuyor olsa da meraklı ve hevesli kişilerin okumasına mani ağır bir dili olmadığını söylemeliyim.
    “Umuyoruz ki bu derleme sadece sakatlık çalışmaları alanında değil, aynı zamanda sosyal bilimlerin farklı dallarında, özellikle queer, kadın, ırk, etnisite çalışmaları alanlarında da okuyan ve üreten kişilere katkı sağlar.”

    Israrla tavsiye ediyorum; okudukça göreceksiniz ki Sakatlık hiç de öyle bildiğimiz/zannettiğimiz şey değil; ve sakatların kurtuluşu aslında “sağlam-bedenleri” de özgürleştirecektir.

    Ufuk açıcı bir okuma olacağını garanti edebilirim...


    * İçindekiler:
    Carol Thomas / Sakatlık Kuramı: Kilit Fikirler, Meseleler ve Düşünürler
    Tom Shakespeare / Sakatlık Sosyal Modeli
    Bill Hughes — Kevın Paterson / Sakatlık Sosyal Modeli ve Kaybolan Beden: Bir Yeti Yitimi Sosyolojisine Doğru
    Tobin Siebers / Teoride Sakatlık: Toplumsal İnşacılıktan Bedenin Yeni Gerçekçiliğine
    David L. Braddock — Susan L. Parish / Sakatlığın Kurumsal Tarihi
    Lennard J. Davis / Normalliğin İnşası: Çan Eğrisi, Roman ve On Dokuzuncu Yüzyılda Sakat Bedenin İcadı
    Michael Oliver / Sakatlık ve Kapitalizmin Yükselişi
    Mıchael Oliver / Sakatlığın İdeolojik İnşası
    Roxana Galusca / Kurmaca Sağlamlıktan Ulusal Kimliğe: Ellis Adası’nda Sakatlık, Sağlık Muayenesi ve Kamu Sağlığı Düzenlemeleri Dışlama/ Dahil Etme Süreçleri
    Kay Schriner / Sakatlık Çalışmaları Perspektifinden Sakat İstihdamı Sorunları ve Politikaları: Bir Uluslararası Yaklaşım
    Len Barton — Felicity Armstrong / Sakatlık, Eğitim ve Dahil Etme: Kültürler Arası Meseleler ve İkilemler
    Rob Imrie / Sakatlayıcı Çevre Tasarımı
    Brendan Gleeson / Teknoloji Sakatlayıcı Kentin Üstesinden Gelebilir mi?
    Tom Shakespeare — Nick Watson / Farkı Yaratmak: Sakatlık, Siyaset ve Tanınma
    Angharad E. Beckett / Toplumsal Hareketleri Anlamak: Geç Modernlik Koşullarında Sakat Hareketini Kuramsallaştırmak
    Reiko Hayaşi — Masako Okuhira / Japonya’da Sakat Hakları Hareketinin Du¨nu¨ Bugu¨nu¨ Yarını
    Paul K. Longmore / Direniş: Sakat Hakları Hareketi ve Yardımlı İntihar
    Rose Gaivin / Çalışma ve Cinsellikle İlişkisi İçinde Sakat Kimliğinin Soykütüğü
    Lennard J. Davis / Kimlik Siyasetinin Sonu ve Dismodernizmin Başlangıcı: İstikrarsız Bir Kategori Olarak Sakatlık Üzerine
    RosemarIe Garland-Thomson / Sakatlığın Dahil Edilmesi, Feminist Kuramın Dönüştürülmesi
    Robert McRuer / Zorunlu Sağlam Bedenlilik ve Queer/Sakat Varoluş
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:37
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    17

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Okumak İsterim..

  3. #3
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ülkemizde pek çok alanda akademik ilgisizliğin hüküm sürdüğü görünen bir köy.
    Sakatlık konusunun bugüne kadar incelenmemesi çok büyük bir eksiklik.
    İnşallah bu büyük bir adım olur ve sonrası gelir.

    Bir başka konuyuda burada paylaşmak isterim.
    Uzun süredir,akademik anlamda "Engelliler üzerine yazılmış islami eserleri" araştırıyorum.Malesef gerek akademik anlamda gerekse Diyanet İşleri Başkanlığının bu konuda tatmin edici çalışmaları yok.İslam sosyolojisi açısından Prof.Dr.Ali SEYYAR'ın yaptığı özveri haricinde,elle tutulur bir çalışma yapılmamış.

  4. #4
    Üye
    akasya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    513
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İnternetten satın aldım. Ancak henüz elime ulaşmadı. Okuduğumda görüşlerimi aktaracağım.

  5. #5
    Üye
    hodbin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.03-2006
    Son Giriş
    31.07-2017
    Saat
    10:04
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli/Gölcük
    Mesaj
    281
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1
    Blog Mesajları
    66

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Türkiye’de sosyoloji hangi alana mikroskop tutmuş ki sakatlığa tutsun. Sosyoloji de edebiyat da halktan kopuk, cesaretsiz bu ülkede. Kendi kendimizle yani sakatlıklarımızla, çirkinliklerimizle, anormalliklerimizle yani halının altına süpürülenlerle yüzleştirmiyor bizi. Cemil Meriç, Balzac için ilk sosyologdu diyor. İstanbul’un bilmem hangi steril semtinde oturan adam nasıl empati kuracak başörtülü bir kızla. Bu adam işe giderken arabasıyla yanından geçtiği sakat dilencinin kafasının içinde hayaller, umutlar ve kendi iç dünyası gibi geniş bir dünya olduğunu nerden bilecek. Bir Kürt çocuğunun onuru nasıl zedeleniyor da nasıl kinle doluyor da kıyabiliyor başka ana kuzularına, nasıl bileceğiz, roman ve sosyoloji olmadan.

  6. #6
    Üye
    leventsaritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent
    Üyelik Tarihi
    11.09-2009
    Son Giriş
    27.09-2017
    Saat
    17:55
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    322
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    38

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SAKATLAR SAĞLIKSAL GRUPMU SOSYAL GRUPMU ?

    İçinde yaşadığımız sınıflı kapitalist toplumda, birden çok sınıflar, katmanlar, gruplar var.
    bunların birbirleriyle ekonomik, sosyal, kültürel ilişkileri ve diyalogları var.
    biz sakatlar toplum içinde hangi grubuz ? toplum biliminde grup olarak neyiz ? grupsal adımız varmı ?
    bir çok akademik araştırmacı bizi ifade ederken sosyal grup olarak kurguluyor, gerçekte toplum içindeki yerimiz neresi ?
    sağlıksal bir grupmuyuz?
    sosyal bir grupmuyuz ?

  7. #7
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:27
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.883
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.233

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatlar da her canlı gibi hastalanır...

    Bugün sakatların toplumsal yaşamdaki konumuna, yaşadıkları ayrımcılıklara, neredeyse bir nefret nesnesi olarak konumlandırılmalarına, yaşamın her alanında sistemli bir şekilde dışlanıyor olmalarına dair bir şey söyleyeceksek, konuun tıpla "hiç bir ilgisi yok". Daha doğrusu, tabii ki sakatların bugünkü konumuna neden olan şeylerin başında Tıp biliminin tahakkümü var. Ama bunun biz sakatlarla bir ilgisi yok; "hasta" olanlar biz değiliz, sakatları tıbbın nesnesi olarak görenlerdir. Ve iyileştirilmesi gereken de sakat-bedenler değil, dünyayı "düzeltilmesi gereken insanlarla dolu bir laboratuvar" olarak görenlerdir, bu sistemdir.

    Yani, Sakatlık mevzuu sosyal bilimlerin alanıdır.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  8. #8
    Yasaklı Üye
    Mesut. Avatarı

    Gerçek Adı
    mesut
    Üyelik Tarihi
    30.10-2010
    Son Giriş
    20.03-2016
    Saat
    01:07
    Yaşadığı Yer
    Diyarbakır
    Mesaj
    812
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Politik hayatta ‘’ ağlamayan çocuğa mama vermezler’’ ilkesi geçerli sanırım. Haksızlıklara uğramış bir grup önce kendileri örgütlenip bunu dile getirmeleri lazım. Biz sakatların bu konuda gerekli duyarlılığı göstermesi lazım. Politik hayat ne kadar adaletten dem vurursa vursun aslında parti başındakilerin düşündükleri tek gerçek NASIL OY ALIRIM çizgisindedir. İçi adalet ve insanlık dolu olan bir liderin bile istediklerini yapabilmesi için iktidar olması lazım ve bunun içinde halkın isteklerine kulak vermesi onların gönlünü kazanması lazım. Bu yolda sadece halkın dile getirdikleri dinlenir. Bizler halk içinde olan sakatlar bunları dinlendirmiyor gerek insanları bilinçlendirmek gerekse sesimizi dinlendirmek ve örgütlenip politik hayatta seçimlerde bir ağırlık oluşturmuyorsak aslında ilgisiz liderlerinde eline koz vermiş oluruz. Kendimizi bilinçlendirmeden başkalarını bilinçlendiremeyiz. Bülent bey in örnek gösterdiği kitap gibi kitapları okumak lazım. Şahsen imkanım el verdiğinde alıp okumaya karar verdim. Bu alanda kitap yazanlara teşekkür borçlu olduğuma inanıyorum. Tabi gelişmiş ülkelerin ve örgütlenmelerin bu konuya olan katkısını unutmamak ve destek vermek lazım.


    Sakatlar için şu grup bu grup demek doğru değil. Hangi grup olursa olsun tüm gruplar sosyal sorunları bulunmakta. Etnik grup, sağlık grubu, inanç grubu bunlar yaşadıkları sorunlar farklı olsada hepside politik sorunlardır ve sosyal sorun olarakda görülebilir.


    Bu meseleyi ele alırken birbirimizi gruplara ayırarak yada idioloji ve inanç temeline dayatıp ihtilaflara neden olmamak lazım. Devletin varlığı adaleti yerine getirmektir. Bir toplumda yanlış bir zihniyet varsa devlet burda doğru olana yönelik pozitik ayrımcılık yapmalı imtiyazlı haklar tanımalıdır. Bu hangi idiolji yada inanca girer bilmiyorum fakat olması gerekenin bu olduğuna inanıyorum.

  9. #9
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    330
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet, sakatlık konusu sosyal bilimlerin alanına girer

    Fen bilimleri bu konuda asırlardır haddini fazlasıyla aşmıştır ve sosyal bilimlerin alanına girmeye çalışmıştır. Bu anlamda toplumları yönetmede daima başrolü oynamıştır. Bu konuda tüm araçları (medya, görsel sanatlar, sinema, dil vs ve sosyal bilimleri bile) fazlasıyla işgal etmişlerdir.
    NOT: Hatta ateizmle ilgili en büyük başrol fen bilimlerine düşmüştür. Sosyal bilimlerin alanında kalması gereken ateizm konusunda bile fen bilimleri verilerinin kullanılmasını başka nasıl izah edebiliriz ki? Fen bilimleri verileri degerlendiriyor sosyal bilimlerin yerine de
    Ya da şöyle de diyebiliriz:
    Sosyal bilimler, fen bilimlerini dayanak alarak karanlık bir sisteme hizmet ediyor. Tıpkı sakatlıkta oldugu gibi. Bunu fen bilimlerini kesin kanıt gözüyle gördüğü savına dayanarak ve fen bilimlerini kutsallaştırarak yapıyor. Fen bilimleri değil mi ki sakatlığı anormal gören?
    Buna karşılıklı paslaşma diyelim biz
    Neyse biz sakatlıga dönelim ve sakaytlıkla ilgili fen bilimlerinin yaptıgı çalışmaların, insan yaratma stratejisine nasıl katkı sundugunu deşifre edelim

    ...

    MİYSA'nın Görsel Sunum ve Yayın Hizmetlerini Deşifre Ediyoruz

    Omurga ameliyatından podyuma


    Epikriz ve diğer tüm bilgilere gerek yoktur bu tür sunumlarda . Asırlardır süren bir insan modeli yaratma düşüncesine "katkısı var mı yok mu" ona bakarlar. Görsel yayınların severek yaptığı bir hizmet bu. Bakın manken gibi oldu. Olmadı mı?
    Görüntü güzel tanımına uyuyor mu? Uyuyor.
    Standartlara uygun hale geldi mi? Geldi.
    O halde böyle bir sürümü aşağıdaki haberde olduğu gibi buyuk iştahla sürerler piyasaya:
    ...
    Devamı için tıklayınız.

  10. #10
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kitabı, panelin olduğu gün fuardan aldım. Bugün bütün bir haftanın yorgunluğunu atmak üzere evde yatıp yuvarlandığım için kitabı ancak okumaya başladım. Henüz 180. sayfadayım ama okuyacak olanlara şunu söyleyebilirim ki; kitabın dili harika! Kitabı derleyenleri duyduğumda çok akademik bir dilinin olacağını ve okumakta zorlanacağımı düşünmüştüm. Hiç öyle olmadı. Çevirisi çok güzel ve okuması da çok kolay.

    Derleyenlerin ellerine sağlık valla. Tavsiye ettim gitti!

  11. #11
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Son donemlerde feminist dusunce uzerine teknik okumalar yapiyorum. Sosyal bilimlerle kendi capinda ilgili birisi olarak bu alandan bu kadar cok sey ogrenebilecegimi dusunmemistim. Kadinlarin yasadigi sorunlar insanliga dair cok daha genis sorunlari anlamak icin birebir. Liberal feminizm, Marksist feminizm, radikal feminizm, sosyalist feminizm, psikanalist feminizm, varoluscu feminizm, postmodern feminizm, eko feminizm, kuresel feminizm...Fenimizm kendi icinde oldukca zengin bir literatur gelistirmis...Kadin sorununa liberallerin marksistlerin postmodern dusunurlerin bakislarindaki zenginlik, konuyu ele alislarindaki yelpaze o denli zengin ki butun bu yelpazelerden bir erkek ve bir sakat olarak ogrendiklerim karsisinda sasip kaldim. Metinleri okurken neden sakatlik konusunu bu farkli perspektiflerden ele alan bir calisma yapilamiyor diye sordum. Hatta bu konuda bir kitap calismasi icin bizzat kendim notlar aldim. Liberalizm den tutun marksizme, psikoloji biliminden tutun cesitli felsefi akimlarin sakatlik konusuna nasil yaklasabilecegine dair temel paradigmalari kendi bakis acimla ve yasamisliklarimla yogurup bir kitap yazmak istiyorum. Feminist literaturde kadinlarin sorunu iki temel sucluya havale edilmis; Ataerkil kultur ya da kapitalist sistem. Oyle saniyorum ki sakatlarin da her iki failden aldigi cok derin bicak yaralari var. Sanirim oturanin bahsettigi bu kitap bana oldukca yardimci olacak...

  12. #12
    Üye
    leventsaritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent
    Üyelik Tarihi
    11.09-2009
    Son Giriş
    27.09-2017
    Saat
    17:55
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    322
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    38

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sosyal bilimlerin, toplum biliminin, felsefenin, siyasalın, ekonominin, sosyolojinin, tarihin, pisikolojinin inceleyip araştıracağı bir grup sakatlar.

    Sosyoloji dalıyla baktığımızda, sakatlar toplum içinde bir grup olarak incelendiğinde iletişim, yaşam biçimi, ahlaki kültür olarak, diğer gruplarla bağı olup, çekirdek aiyleyede bağımlı olduğunu görüyoruz. ( sorunlarıyla sosyolojiyle baktığımızda sosyal bir grup olarakta duruyor, diyalektiğin yasalarından olsa gerek.

    Teknik bilimin bir dalı olarak, sağlık dalından baktığımızda sakatlar organik hastalık değil fakat fiziki yetersizliği ve bozukluğu olup müdahale ve tedavi edilmesi gereken sağlıksal bir grup olduğunuda görüyoruz.

    Siyasal bilim dalındanda baktığımızda sınıflı toplumun solunda olan katmanların hem ezilen hemde sömürülen bir gurubu olarakta görüyoruz.

    M Felsefeyle baktığımızda tarihi diyalektik sürecinde arkeoloklar kazılarda hiç sakatların kemiklerini bulduğunda, bu bulguları antroplojinin labwatuarında tahlile soktularmıı bilmiyorum ancak sakatların sakatlığının giderilişi mimari ve toplum bilinci olarakda sermayenin baskısından arıındırılmış teknik tıbbında içinde olduğu sosyal, sosyalist toplumda giderilir. Bu yanıyla baskkııyı oluşturan engel, medikal sanayinin belirlerliği ve ilaç sanayinin belirlediği piyasanın çıkarına göre yaşamdan kurtulup sakatların engellenmediği bir toplumsal düzenin yolu açılabilir.

    Bu toplumun yaşamsal kşullarında sakatlığı oluşturan şartlar belli durumda,

    İş şartı ve çalışma yaşamındaki güvencesiz, bakımsız çalıştırılma sakatlığı yaratanlardan.
    Savaş şartı askeri yaşamlarda, savaşlarda sakatlığı yaratan sebeplerden.
    sağlık şartı anne karnında bebek bakımı, yanlış hatalı doğurtma bunlarda neden.
    ekonomik şart ekonomik yetersizliklerin oluşturduğu sinirsel pisikolojik surunlar.
    ulaşım şartı toplu taşıma yollar kaza nedenlleri.

    bunlar bizim ülkemiz toplumsal yaşamındaki koşulun yaşanırlıkları.

    Ben böyle bakarak asansör yoksada merdiveni çıkabilirlik açısından sağlıksal yeterliliğin giderilmesinin sermayenin baskısı olmayan teknik tıbbın tarafından giderilebileceğini düşünüyorum. Çünkü asansör benim kullanamadığım baçaklarımın yerinde sağlam bacaklarım olamıyor. Bacaklarım bana koşarkende gerekli asansörle koşamam. Butür yanlarımızla ben daha çok sağlıksal grup olduğumuzu düşünüyorum , toplumun beni sakat görmemesi, sen engelli değilsin demesi benim teknik sakatlığımı düzeltmiyor. toopplumun bana engelli değisin bak yolunda metron var, asansörün var, sandelyen var demesi benim teknik sakatlığımı gidermiyor. Sakatlığımızı kabullenip sakatlığımızın görmezden gelinmesi sakatlığımızın düzeltilmesinin çözümü değil.

  13. #13
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu kitap kuskusuz meselenin mahiyetine genis bir bakis acisi kazanabilmek icin cok faydali olacaktir. Bu tur eserlerin cok daha fazla sayida ortaya konulmasi lazim. Ancak ulkemizde bu tur makale derleyen kitaplarin otesine gecilmesi gerekiyor. Sadece Marksist bir bakis acisiyla, ya da liberal anlayisla yazilmis eserlere ihtiyacimiz var. Psikiyatristlerin yazacagi eserlere ihtiyac var. Sakat bireyin kendilik algisi psikoloji kuramlari acisindan nasil gerceklesiyor sorusu o kadar muglak ve bakir bir alan ki yurdum psikolog ve psikiyatristlerinin bu konuda ortaya hicbir eser koymamis olmasi akil alir gibi degil. Keza felsefi acidan da yaklasilmis degil. Ornegin Simon De Beauvoir ikinci cins (second sex) adinda neredeyse bin sayfalik bir kitabi varoluscu felsefe acisindan ele almis ve feminist literaturde deprem gibi bir etki yaratmis. Ayni sekilde devleti, cinsiyeti, toplumu, dini onune gelen ne varsa yapisokume ugratan postmodern yazarlarin da sakatlara atfedilen kiimlik algilarini darmadagin etmesi gerekiyor. Dil ve sakatlik nasil bir kurgudur irdelemeleri lazim. Ama bu konularda su ana dek yapilan ilk sey batililarin ilintili makalelerini toparlayip bir kitap yazmak...Tamam kitap oldukca faydali olacaktir, cunku bunca umursamazligin icinde dunyada bu konuda soylenenlerin bir kismini turkceye kazandirilmis. Ancak daha derin bir bakis acisi kazanmanin yolu insanliga dair bugune dek one cikmis sosyolojik psikolojik, siyasal, felsefi pradigmalarla yazilmis eserler sayesinde mumkun olacak. Yurdum sosyalistleri kurtler disinda ne feminizm ne sakatlik ne de diger dezavantajli gruplar hakkinda kapsamli eserler ortaya koyamadilar. Aynis ey liberaller veya dindarlar icin de gecerli...Bu acigin acilen kapatilmasi gerekiyor. Insallah bu kitap bu alanda calisacaklari biraz cesaretlendirir...

  14. #14
    Üye
    008rockerhaktan Avatarı

    Gerçek Adı
    Haktan
    Üyelik Tarihi
    16.06-2006
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    21:58
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    118
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sakatlikcalismalari.net'i baştan sona hatim ettim Ancak farklı boyut kazandırabileceğim düşüncelerim de mevcut. Bunları da yazıyorum şu an zaten kendi blog'umda, bitince yayınlayacağım

    Koç Üniversitesi'nin Sakatlık Çalışmaları isimli kitabı, bu sitedeki makalelerden mi oluşuyor, yoksa farklı çalışmalar da mevcut mu? Eğer farklılıklar varsa bana bu kitabı temin etmem için yardımcı olabilir misiniz? Bununla birlikte faydalı olabileceğini düşündüğünüz başka kitaplar da olabilir

  15. #15
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:27
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.883
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.233

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    O kitabı bugüne dek edinmemen hata! sakatlikcalismalari.net ile tek bir tane çakışan makale var. diğerleri tümden farklı...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon

LinkBacks (?)

  1. 09.10-2015, 07:38
  2. 17.05-2013, 12:22
  3. 17.11-2011, 21:16
  4. 15.11-2011, 17:05