Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 68 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    code Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.08-2011
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    227
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    noktayı koyuyorum engelli, engelini bile tarif edemediği için sosyal politik sebeplerden; apolitiktir.

  2. #47
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör

    elbette ki bütün dünyayi bütün engellere göre shekillendiremeyecegiz... o kadar hayalci olmayi cok isterdim ama degilim malesef...
    ama sen de bütün sakatlari, özel cözümlerle, protezlerle, ortezlerle, cihazlarla dünyanin her bi ortaminda "özgür, bagimsiz" kilinabilicene inanicak kadar hayalciymishin gibi görünmüyorsun burdan... istersen gel ortalarda biyerlerde bulushalim, ha? ...
    .




    Hayalci diyebilirsin belki... kabulümdür.
    Ama ben önümüzdeki 20 ile 40 yıl arasında engellilerin çok büyük çoğunluğunun bağımsız ve özgür yaşayabileceği teknolojik gelişmelere sahip olacağımıza yürekten inanıyorum. Özellikle bedensel engellerin tamamına yakınının aşılacağı kanısındayım. Burada işitme ve görme engelleri de bu kapsam içerisindedir. Örneğin şu anda 2. ve 3. nesil yapay göz çalışmaları yürütülüyor. Yani hayatında hiç ışık görmemiş kişilerin görmeye başlamasını ummak pek de hayal değil.

    Elbette bunlar yeterli değil... Her zaman çevre düzenlemesine de gereksinim duyacağız. Arabanın gitmesi için yol da gerekir. Buna karşı değilim. Sadece hedef bununla sınırlı kalmamalı diyorum. Her binada asansör, rampa olması engelliler düşünülerek değil, hasta, yaşlı, yorgun, bebeği olan vs. kişiler için de dikkate alınmalı.

    Diğer taraftan, rehabilitasyonu bu kadar küçümsemenize de üzüldüm doğrusu. Rehabilitasyon sizin dediğiniz gibi kişiyi normal kalıbına sokmak değil, yoksunluklarına rağmen gereksinimlerini bağımsızca yerine getirebilmesini sağlamak demektir. Yani okuma yazma bilmeyen birine okuma yazmayı öğretmek gibi bir eğitimdir. Bunu aslında kişi kendisi yapar! Rehabilitasyon sadece kişinin bu çabası sırasında bilinen kolay yol ve yöntemleri görmesini sağlar.

    Sonuç olarak önümüzdeki yıllarda çerveden çok bireye dönük gelişmeleri beklememizin daha gerçekçi olacağını düşünüyorum. 15 yıl önce hayal olan kohlear implant bugün yaygın olarak kullanılıyor.. Akıllı hareketli bionik protezler hızla çoğalmaya ve kullanılmaya başladı. Eskiden hiç tahmin bile edemeyeceğimiz tedavi olanakları ortaya çıkıyor. Şeker hastalığı gibi kronik hastalıkların tarihe karışması söz konusu.

    Hatta daha ileri gidersek, herhangi bir engeli olmayan kişiler için dahi yapay kan hücreleriyle normalin 20-30 katı uzun süre oksijensiz kalabilmek mümkün olacak. Yani herkes için söz konusu olan su içinde balık gibi yüzememek engeli bile ortadan kalkabilecek.

    Kısacası, teknoloji bize çok şey vaadediyor... Ben de bunlarla hayal kurmayı seviyorum.

    Bu adamı incelemenizi, okuyabilirseniz kitaplarını okumanızı öneririm:
    Ray Kurzweil - Wikipedia, the free encyclopedia
    Kurzweil Accelerating Intelligence

  3. #48
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yoooo, teknolojiye olan hayranligimi inkar edemem, neler vaadettiginin de ii kötü farkindayim ve aslinda büük konushmam o konuda; "zaman gelicek shu an bikac gün bile saklayamadigimiz gidalari aylarca, belki de yillarca saklayabilecegiz" diyen adama cok gülmüshler ...

    ama elimizdeki teknoloji, neredeyse insani su icinde balik gibi yüzdürebilicek kadar ilerlemish oldugu halde bircok sakatin hala kapinin önüne dahi cikmasina engel olan cevre düzenlemesindeki israr (sana söylemiorum bunu, yanlish anlama) cok manidar gelior bana... ishin orasini kurcalamak istiorum... istenseydi o yönde de cok daa verimli bi shekilde kullanilabilirdi teknoloji... bugünün sakatlari bulunduklari kösheciklerinde 20-40 yil sonranin hayaliyle yetinerek hayatlarini sürdürmek zorunda olmazlardi... shu anki hayatin tadini cikartmaya bakabilirlerdi... ben bunun iddia edildigi gibi imkansiz oldugunu düshünmüorum...

    teknoloji suda balik, havada kush olmamizi vaadedior ama insanligi vaadedior gibi görünmüor bana...


    edit;
    icimde kalmasin;

    Yani okuma yazma bilmeyen birine okuma yazmayı öğretmek gibi bir eğitimdir.
    evet, buyüzden de saglam cocuklarin okuma yazmayi ögrenmek icin gittigi okul yerine, sakat cocuklarin kendi gereksinimlerini kendi bashlarina kotarmayi örenmek icin gönderildigi bir okula gönderilmekten son anda kurtarilmishim ...

  4. #49
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ...

    evet, buyüzden de saglam cocuklarin okuma yazmayi ögrenmek icin gittigi okul yerine, sakat cocuklarin kendi gereksinimlerini kendi bashlarina kotarmayi örenmek icin gönderildigi bir okula gönderilmekten son anda kurtarilmishim ...
    Ama bunun konuyla hiç ilgisi yok.... galiba sonderschulen denilen okullardan bahsediyorsunuz. Ben onların karşısındayım. Hatta bu konuda Avusturya'da bunun ilkel bir yaklaşım olduğu hakkında seminer bile verdik.

    Ben entegrasyondan yanayım.. Bunu dile getirmeniz haksızlık olur.

  5. #50
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eha!!! senin icin söylemiorum bunlari, lütfen üzerine alinma!

    seni konushmuyorum ben... yillarca rehabilitasyon adi altinda neler yürütüldügünü, ve yerine göre hala devam ettirlidigini anlatmaya calishiorum... bir cocugun kendi ishini kendisi görebilmeyi ögrenmesi, diger cocuklarla birlikte güle oynaya okuma yazma ögrenmesinden daha cok önemsendi ve hala daha önemsendigine inaniorum... bagimsizlik da bagimsizlik, gereginden fazla büyütülüyor bence (ben de dahil )... özerklik ile bagimsizligi cok ayri tutuyorum... ve bazi konularda bashkalarindan yardim almaya ihtiyac duyan insanlarin, kendi kararlarini kendileri alamicakmish gibi veya buna haklari yokmush gibi davranilmasina uyuz oluyorum...

    sonderschule'lerin ilkelligi hakkinda verdigin seminerler icin teshekkürler ... sagol gercekten... benim az daha gönderilecegim okul sonderschule de degilmish, resmen sakat cocuklar icin bir okulmush ishte... zaten ben ilkokulu bitirmeden de kapatilmish... gusti steiner gibi insanlarin calishmalari sayesinde sanirim... sonra ayni binaya sakat ve saglam cocuklarin birlikte gidebilecegi bi anaokulu acilmish... entegrasyon konusuyla ilgili de icime sinmeyen noktalar var ama üzerine alinirsin diye cekiniom bishi demeye ...

  6. #51
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatlik politik bir konuysa mevzu donup dolasip hemen her toplumsal sorunu yaratan ana ideolojik tartismalara uzanacaktir. Issizlige adaletsizlige kadinlarin oldurulmesine, egitimsizlige vb yol acan ideolojik carpiklik ne ise bizim sorunlarimizin kaynagi da ayni yerde bulunacaktir. Batida Frankfurt okulu ya da bati marksizmi diye bilinen akimlarda bir cok unlu dusunur tuttu bilimi tanrilastiran adina "aracsal akil" dedikleri anlayisla bogustu durdu. Onlarin elestirdigi bilimselcilikle bizim medikal model dedigimiz ve soruna yaklasimda bireyin bedenindeki sakatligi iyilestirmeyi oncelikleyen, onu duzeltmeye ve "normal" yapmaya calisan anlayis arasinda akraba birseyler var. Japonyaya atom bombasi atan bilim insaniyla bizim sorunlarimizi sadece bedenimizdeki "anormal" olani tibben gidererek asacagini dusunen bilim insani arasinda yakin bir seyler var. Ote yandan bu tabiki bilim karsitligi, tedavi yontemlerine bir tur tavir almak degildir. Ama sorunalrimizin sadece medikal oldugunu dusunmek ve teknolojik bilimsel cozumlerde israr etmek eger onlar da ise yaramiyorsa veya cok zor ise bizim icin asil yapilmasi gerekenleri gizleyen bir rol oynuyor.

    Bati marksistleri bu tur bilimselciligi yerden yere vururken haksiz degillerdi. Haberbas bu okulun en unlusu ve en sonuncusuydu. O da tuttu butun catismalarin ozunu getirip bir iletisim sorunsalina indirgedi. Onun "soylem teorisi" dedigi seye gore kolektif algidaki yanlislari bol bol konusarak giderebilirmisiz. Yani biz bu meselede hangi kelimenin hangi anlama vagonluk yapacagini ozgur bir iletisimle anlam kodlarini yeniden kurgulayarak duzeltebilirmisiz. Sakat engelli veya ozurlu... bizler konusarak icinde yasadigimiz politik iklimin kodlarina mudahale edince bu kelimeler bambaska anlamlara gelecekmis. Habermas belki cok iyimserdi. Belki de gercekciydi.

    Arap ulkelerinde sosyal aglarda konusanlar gerceklerin ve dogrularin kodlarini yeniden yazdilar. Kodlar degisince bir anda hersey degisti. Ozgurluk kelimesi artik Kaddafinin anlam kodlarini tasimiyordu. Demokrasiden anlasilan sey Kaddafinin ya da Mubaregin anladigi sey degildi. O kelimelerin tasidigi anlamlar degisince bardagin icindeki zehirin yerini serbete birakmasi gibi algilar anlayislar da degisti. Sakat kelimesi de belki tasimaktan utandigi kodlardan birgun yakasini kurtarabilir. Habermasa gore bunun olmasi icin cok konusmak, iletisim kurmak bikmadan usanmadan insanlara neleri yanlis bildiklerini makul sekilde anlatmak gerekiyor. Bu sitenin yaptigi da bu. Ama tab i o sosyal aglar kimindi ve o herseyi ndegistirmeye kadir oldugu soylenen iletisim kimlerin istedigi veya izin verdigi sekilde ortaya cikiyor sorusuyla kafa bulandirmayalim cok konusarak kelimelerin tasidigi anlamlari degistirebilecegimize inanalim. simdilik elimizden fazlasi gelmiyor cunku...

  7. #52
    Üye
    serdark Avatarı

    Gerçek Adı
    Serdar
    Üyelik Tarihi
    19.03-2008
    Son Giriş
    29.03-2017
    Saat
    12:41
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    80
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şimdi sorun ney dersiniz, kelimeler arasında sıkışıp tanımlamalar arasında gerçek ve ana sebebi unutmak mi gerçek sebepleri, bulup sorunların çözümü yönün de adım atmak mı?
    Çünkü doğuştan yada sonradan bize sakat mı olacaksın diye sormuyorlar.Bu hayatın bir gerçeğidir ve önemli olan bu gerçeği kabullenmek dünya genelinde yaşanan sorunlarımızdan dersler çıkarmak ,Türkiye özelinde bu uyarlayarak sorunlarımızın çözümünde insanları örgütlü bir şekilde bir araya getirerek toplum içerisindeki olumsuzluklara karşı mücadele edebilmektir.

  8. #53
    Üye
    düşle Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.12-2009
    Son Giriş
    13.12-2017
    Saat
    22:14
    Yaşadığı Yer
    06
    Mesaj
    257
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dostlar okuduklarımdan çıkardığım şu ki, konuyu çoğunluğumuz aşağıdaki yazım gibi yorumluyor:

    SAKAT, ÖZÜRLÜ, ENGELLİ AYRIŞTIRMASI

    Nedendir bilmiyorum bizim toplumumuzda ‘sakat’ sözcüğü hemen her kalıpta sıkça kullanılıyor. Bu işte bir sakalık var, aman sakatlık olmasın, sakatlıklar bizi buldu gibi. Bir sakatlık imidir gidiyor. Burada ‘sakat’ bir şeylerin ters gidişi, aksaklık, bir nevi yanlış olanın en basit anlatımı. Diğer bir anlamıyla vücudun hasta veya eksik olan bir yanı. Sakat sözcüğünde olmaması gerekenin vurgusu, dolaysıyla mahvedici bir soyutlama sezinlenebiliyor.

    Özürlü sanki içerik açısından daha yumuşak; her ne kadar defolu mal yerine konma fikri insanlığa sığmasa da: Özürlü olan, hatalı, kusurlu, olağan dışı kısacası defolu olandır. Diğer bir ifadeyle, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, hoşgörü istemi. Burada sorunsal olansa, özürlü olarak hitap ettiğimiz grup, her ne kadar defolu da olsam bu benim suçum değil. “Dolaysıyla hoş görünüze sığınıyorum”, “aranıza karışır giderim”, demeye gelmesi. Neden varoluşumuzdan utanalım?
    Lütfen dikkat edelim; Sakat olan %’de yüz işe yaramaz, mutlak gözden çıkarılması gerekendir, dışlanır. Özürlü olan ise defo derecesine göre pekala değerlendirilebilir olandır. Meta olma durumunu korur.
    Diğer yandan içerik, yani (asıl) anlam formuna bakıldığında ‘engelli’ daha insanlık onuruna yakışır ve gerçekçidir. Engel, bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, müşküldür. WHO’ nun (dünya sağlık örgütünün) da tanımıyla, engellilik (Handikap: Bir yetersizlik veya özür nedeniyle yaşa, cinsiyete, sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak, kişiden beklenen rollerin kısıtlanması veya yerine getirilememesi.) Burada ‘yetersizlik’ zaten Avrupa’da geniş kapsamlı bir kavram olarak kullanılan ‘yapamayanlar’ yerine kullanılmıştır. ‘Özür’ kelimesiyle ise toplumsal suç veya uyumsuzluk sonucu, bir nevi sözel (folklörik) yasaların vurgusu yapılmıştır. Kaynağı her ne olursa olsun; aslolan, “engeli en aza indirgeme” söz konusudur. Kavram olarak güzel olanda budur.

    Toplumsal açıdan bakıldığında, engelli olan bireyle, diğer bireyler arasında asla eşitlikten bahsedilemese de, kendi iç barışı için, ‘engelli’ olmak asıl sorun değildir. Çünkü “Engelli”: bireye, bireyin birey olmaktan gelen haklarını küçümsemeyen, daha esnek bir görüngü ile değerlendirme olanağı veren bir kavramdır. Engelli kavramı: sakat veya özürlü tanımlamalarında olduğu gibi, yalnızca bireyin içinde bulunduğu olumsuzluğu kapsayan yıkıcı bir kavram değildir. Aynı zamanda engelli kavramı şu yada bu şekilde o engeli oluşturan mimari yapılarla veya rehabilite edilerek medikal destekle en aza indirgenmeliyken, aksine devamlı yerine yenilerini ekleyen mevcut sisteme bir gönderme yapar. Çünkü engelli olma durumu ve engel, toplumsal bir olgudur ve ayrı ayrı bireylerin sorunu olarak düşünülemez. Burada sorunun ismi ‘pekala’ engel olarak konulmuşsa, toplum olarak engelleri birlikte aşalım diyedir. Engelleri birlikte aşmak yerine, engel yaratmak, engelini engellinin yüzüne vurmak değildir de nedir? İşte ‘engelli’ bu can alıcı temanın vurgusudur.


    Not:Yukardaki yazım, yürüyorum dergisinin 2002, 6. sayısında yayınlanmıştır.
    Artık bu paradoksal, kof tatışmanın sonlanması dileğiyle..

    Nurten Aktaş

  9. #54
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hakan_turk Mesajı Gör
    MaTePe Lokman ayvayı sevmiyorum, sinir bozucu biri


    İnanın sevin diye en ufak bir gayretim yok... Herhalde başbakanda bir rahatsızlık hissetti ki milletvekilliğini sona erdirdi.

  10. #55
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben sakatım.
    Bana isim değil tazminatımı ver. Engellerimi min. indir.!
    Sakat kelimesi bize en uygunudur.
    Bir futbolcu bedeni zarar gördüğü zaman sakat futbolcu deniyor.
    Bizimkisi kalıcı olduğuna göre sakat kelimesi çokta şahsıma dokunmuyor.
    Futbolcu, sporcu örneği aklıma geldiğinde bu kelime rahatsızlık vermiyor...
    Önemli olan isim değil! Önemli olan her sakatın eşit yaşam hakkının verilmemesidir.
    Asansörler çalışmıyorsa, her toplu ulaşım her kesime hitap etmiyorsa mesele budur.
    Geçenlerde hızlı tren gördüm el insaf 2011 senesinde tren alıyorsun merdivenli YUHHHHHHHHHHHH..........
    Vermeyenin iki cihandada yüzü gülmesin inşallah.
    Beni mutsuzluğa boğan bu ülkenin kirli ideolojik yöneticilerine/destekcilerine Allah yardımcısı olmasın inşallah.!
    Nitekim bedduaların yerde kalmadığının delilidir. Bütün kurumların güvenilmezliği ortadadır. Allah rezil rüsva etmektedir.
    Her gün bir rezilliği ortaya çıkıyor. Bu hak gaspcılarının.
    Senmisin benim hakkıma tecavüz eden. Sakat bırakan. Allah da seni böle sakat durumlara düşürür...

  11. #56
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    16.12-2017
    Saat
    18:49
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kendimize bir etiket beğenip onu yapıştıralım. hangisini tercih edelim ? sakat,engelli,özürlü, özel gereksinimli birey, ya da her neyse...ben bu durumdan gerçekten çok sıkıldım.

  12. #57
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    10:17
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.943
    Alınan Beğeniler
    963
    Verilen Beğeniler
    1.251

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakat-engelli-özürlü sözcüklerini kullananların, "birileri bişeyler yapamıyor, bazılarının özel gereksinimleri var, durun onların bu durumlarını bir kelimeyle tesbit edeyim" diye düşündüklerini hiiç mi hiç sanmıyorum. Bence tanımlama bal gibi de sakat bedene dair! Sakat beden anormal olarak kurgulandığı için, ve dahası "evlerden ırak" diye algılandığı için "engelli" deniyor. Bir yanıyla o ucube sakat bedenlerden uzak kalmak, bir yanıyla da sağlam bedenlerin altını kalın kalın çizmek için...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #58
    Üye
    ilhanyalcin Avatarı

    Gerçek Adı
    mimar İlhan YALÇIN
    Üyelik Tarihi
    12.10-2011
    Son Giriş
    27.11-2016
    Saat
    17:28
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    27
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Melike'nin yazdıklarına kesinlikle katılıyorum.
    Fakat bazı yazılar malesef aciz izlenimi veriyor bana arkadaşlar.
    Yanlış anlamayın lütfen sadece örnek olması için yazıyorum.
    iki üniversite okudum - memur çocuğuydum üniversiteleri çalışarak okudum çünkü ailem 3 kardeş olduğumuz için hepimizde üniversite okuduğumuz için para yollayamıyorlar dı?
    Kendi şirketimi kurdum.
    Aşık olarak sağlıkçı biriyle evlendim.
    Mutlu bir ailem oldu.
    Üniversite de okurken her şeyi vereceğim bir çocuk olsun yetişemeye bilirim dedim bir çocuğum oldu fakat hataymış keşke bir tane daha olsaydı neyse artık bunada da şükür.
    Oğlum sağlıklı bir şekilde yurt dışında tıp okuyor 3. sınıf.
    Bunları şunun için yazıyorum sakat-engelli-özürlü hiç biri beni ilgilendirmiyor.
    Sağlam olup ta bana özenen milyonlar var. Gelip akıl alıp danışan binlerce kişi var. sadece ayna olan bir yerde sakatlığımı fark ediyorum o da o an biraz kendime çeki düzen veriyorum. yine devam ALLAH kafadan sakat etmesin ZEKİ veya AKILLI olduğunuz sürece güçlüsünüz.Hiç kimseye ihtiyacınız yok istersen facebook u nasıl yaratılarsa sen de eğer kalkamayıp yatağa bağımlıysan böyle bir şeyi sen yarat kimsenin düşünmediğini vaktin bol sen düşün. Bunun gibi şeyler yanlış anlamayın benim için de kolay olmadı ama yılmadım. Acizlenmedim devlet ve ailem dahil hiç bir şey beklemedim.Beklemeyin sizde öyle veya böyle üretin.
    Bakın Basit bir örnek iyi fotoshop kullanmak veya 3D max kullanmak veya autocad kullanmak ne ayak istiyor ne efor istiyor.Nede ayakta durmak gerektiriyor.isteyin bu günde sadece bu proğramları iyi kullananların en düşük maaşı 2000tl.İstedikten sonra Bakın daha ileri gidiyorum bu ayağımla ben animatörlük de yaptım rehberlikte yaptım bu işler vizyon ve fizik ister benim fiziğim mi var.Hyır ama iyi bir ikna kabiliyetim ve dilim var dı yaptım.Aklınıza gelen her şeyi yapabiliriz yeterki istiyelim. Kim ne derse desin fiziki bozukluğumu kullanıp bir şeyler bekleseydim yani aciz olsaydım ayak olarak değil ruh olarakta beyin olarakta şimdi bunların hangisi yapmıştım hiç birini devlet ne kanun çıkarıp ne vermiş onları takip edecektim yani aciz olacaktım.Şimdi benim yanıma gelen sağlam insanların acizliğini bir görseniz.Neler yapabileceğinizi görürsünüz.
    kusura bakmayın vaktinizi aldım belkide haddimi aştım duygularımı anlamanızı rica ediyorum bunları paylaşalım istedim hepinize yürek dolusu sevgiler.

  14. #59
    Üye
    xxxman Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.06-2009
    Son Giriş
    28.07-2017
    Saat
    00:26
    Mesaj
    861
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    valla ne denirse densin sonuçta hepsi aynı kapıya çıkıyor sonuçta noksanız...isim bulmak yerine düzenlemeleri adam gibi yapsalar he dört dörtlük yaşantımız olmıcak yine eksiklilerimiz olcak ama bir arsanın bilmem kaçta kaçını kullandırıyorlar o kullanılmayan bölüme apartman önüne rampa yapma zorunluluğu,her binaya asansör koyma zorunluluğu olsa trenlerde on tane kapı var birine rampa koysalar yada otobüslerde önden iki üç koltuk kaldırsalar otomatik rampa girişi taksalar bu kadar sorun olmıcak ama 21.yüzyılda hala 5 katlı binaya bile asansör yaptırılmıyor çok afedersiniz biraz ağır bi cümle olcak ama kimsenin umrunda değiliz bi söz var ANANI S.KEN KİM KADI.KADIYI ŞİKAYETE KİME GİTCEZ YİNE KADIYA yeri geldimi yönetimdekiler kültürlü düşünceli bilgili insanlar ama bir sakatın düşündüğünü onlar düşünemiyorsa boşverelim ev müebbetine devam bize koymaz ama dileyelim kendileri yada çocukları bizim durumumuza düşünce anlasınlar bizi ...

  15. #60
    Üye
    indigo_girl Avatarı

    Gerçek Adı
    .....
    Üyelik Tarihi
    04.11-2006
    Son Giriş
    10.01-2015
    Saat
    18:13
    Yaşadığı Yer
    YOK
    Mesaj
    375
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    OTURAN BOĞA tebrik ederim çok güzel bir yazı olmuş




Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon

LinkBacks (?)

  1. 05.10-2011, 22:35
  2. 05.10-2011, 19:40
  3. 30.09-2011, 00:34
  4. 27.09-2011, 22:59
  5. 27.09-2011, 14:59