Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 68 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sevgili Metepe,

    Sanırım bu "Özel Gereksinimli Birey" tanımı dilimize yabancı dilden sokulmaya çalışılmış. Çeviri koktu bana.

    İlk okuduğumda bana düşündürdüğü, eğitim ağırlıklı olmasıydı. Önce buna itiraz edecektim. Daha ziyade mental bozukluklar için kullanılabilirmiş gibi gelmişti, ancak bir iki cümle içinde kullanınca psikolojik, mental ve fiziksel durumların hepsi için kullanılabileceğini fark ettim. Yalnız yine ciddi bir sorunumuz var sanki! Özel Gereksinimli Birey dediğimiz zaman, bir yardıma veya yardımcıya ihtiyaç duyulma durumu söz konusu oluyor. Tıbbi olarak demiyorum -zaten bunu demeye bilgim de yetmez- ama konuya çevresel koşullar açısından bakarsak amacın refakatçiye ihtiyaç duyulmaması olmasıdır. Haydi en aza indirgemek diyelim, yumuşatalım.

  2. #32
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Veritas Mesajı Gör
    Sevgili Metepe,
    Sanırım bu "Özel Gereksinimli Birey" tanımı dilimize yabancı dilden sokulmaya çalışılmış. Çeviri koktu bana.
    Doğrudur.. Son yıllarda yabancılarda bu terimi kullanıyor.. Veya kısaca "special" diyorlar.

    Burada "özel gereksinim" çok geniş bir kavram. Sadece eğitim ile sınırlı değil. Bir tekerlekli sandalye de özel gereksinimdir, özel öğretmene gerek duyan zihinsel yetersizliği olan bir çocuk ta... Gereksinim ile kasdedilen başkasının yardımına gerek duyan DEĞİL, çevresi veya donanımı özel düzenleme GEREKTİREN bireyleri anlatıyor.

    Bundan 10 yıl önce "Zihinsel Özürlüler Eğitim Merkezi" deniliyordu... Şimdi "Özel Eğitim Merkezi" deniliyor. Ders kitaplarında "geri zekalılar" diye geçiyordu. Şimdi Zihinsel Yetersizliği olanlar diye geçiyor.

    Yalnız burada bir kavramı karıştırmamak lazım. Özürlülük, engellilik veya sakatlık (hangisini kullanırsak kullanalım) ile kronik hastalık halini karıştırmamak lazım. Uluslararası tanıma göre:

    "A disability may be physical, cognitive, mental, sensory, emotional, developmental or some combination of these.

    Disabilities is an umbrella term, covering impairments, activity limitations, and participation restrictions. An impairment is a problem in body function or structure; an activity limitation is a difficulty encountered by an individual in executing a task or action; while a participation restriction is a problem experienced by an individual in involvement in life situations. "

    Şimdi şunu bir ön kabul olarak dile getirmemiz lazım. Sakat olmak veya engelli olmak olağan bir durum değildir. Yani "norm" dışı olma halidir. Bu norm dışılığı normal hayata uyumlandırabilmek için ekstra önlemler gerekir. Bunları kaldırım düzenlemesinden, sesli trafik lambalarına, işitme cihazlarına veya okullarda verilecek özel eğitime kadar çeşitlendirebiliriz.

    Zaten benim bu terim kullanılsın gibi bir iddiam da yok. Ama son zamanlarda mevzuata ve akademik yazılara yavaş yavaş girmeye başladı bu. Daha da yaygınlaşabilir.

  3. #33
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dilimizdeki bazı değişimlere itirazım yok. Biraz siyasi doğruculuk gerekli. (Bak bu da mot a mot çeviri oldu ama zaten mot a mot da türkçe değil. )
    Özel Eğitim Merkezi veya Zihinsel Yetersizlik tanımlarına itirazım yok. Doğru kelimelerle, olması gereken tanımlar yapılmalı. Hatta biraz da politik olmak gerekir.

    Benim söylemek istediğim, tüm sakat-özür-engel gruplarını tanımlayabilecek bir kelimenin veya kısaltmanın bulunması gerekliliği. Bu konuda da aklıma gelen ilk örnek LGBT. LGBT hareketi içinde de bu kısaltmaya itirazlar oluyor. Her bireyi kapsamadığı düşünülerek yeni baş harfler eklenmeye çalışılıyor, ancak ülkemizde LGBT veya LGBTT olarak yer buluyor ve hak temelli çalışmalar bu isim altında yürütülüyor.

    Bu sadece bir örnekti. Derdimi anlatabiliyor muyum çok emin olamıyorum şu an.

  4. #34
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet Sakat ifadesi en doğru ifade.
    Ama yinede aynı zamanda engelliyiz. Çünkü Engelleniyoruz. Engelli olmamız engelleri inşa edenlerin ayıbıdır.
    İstenirse engeller kaldırılabilir ya da asgari düzeye indirilebilir.
    Hem kaldı ki bu ülkede sadece sakatlar değil yaşlılar, hastalar, güçsüzler her kes engelli.
    Düşünün ki bir hastaneye girmek için dışarıdan 15 adet basamak çıkılıyorsa bu engeldir. Bu engel sadece bizim için değil tüm hasta, yaşlı, çocuk, gibi tüm güçsüzler içinde engeldir.
    Oysa hastaneler ve diğer tüm kamu yapıları zemin ile aynı seviyede yani sıfır girişli yapılıp bu merdivenler ve sözüm ona rampalar tamamen ortadan kaldırılabilir.
    Benim felsefem şu: Sorunu yaratmaz iseniz Çözüm bulmaya da gerek kalmaz.
    Ben mesleğim itibariyle biliyorum ki mimar ve mühendisler bodrum katlarına pencere koyabilmek için zemin girişlerini 1,50 metre kadar yukarı kaldırırlar. Oysa Hiç bodrum katı yapmayarak düz girişli binalar yapmak gayet mümkündür. Ve hatta bodrum yapmayarak inşaatın birim m2 maliyeti düşürülür. Kamu binaları daha kullanışlı ve ekonomik hale getirilebilir.

    Konu biraz dağıldı ama bu örneği vererek anlatmak istediğim şu:
    Eğer biz bu ülkede engelli isek Bizleri engelleyenlerede bir isim bulmak gerek.
    Mesela tasarımlarında engellileri düşünmeyerek yapıda oluşacak engelleri sorun etmeyen mimarlara ENGELLEYEN ismini takalım.
    Yada başarısız belediye başkanlarına, müteahhitlere v.s.
    Hadi gelin bu adamcıklara isim bulalım birazda..
    Sorumsuz, insanlıktan nasipsiz, Hak tanımaz, beddua alan, düşüncesiz v.s.

  5. #35
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Fuzulim Mesajı Gör
    Eğer biz bu ülkede engelli isek Bizleri engelleyenlerede bir isim bulmak gerek.Mesela tasarımlarında engelleri sorun etmeyen mimarlara ENGELLEYEN ismini takalım. Yada başarısız belediye başkanlarına, müteahhitlere v.s. Hadi gelin bu adamcıklara isim bulalım birazda..Sorumsuz, insanlıktan nasipsiz, Hak tanımaz, beddua alan, düşüncesiz v.s.
    Süpersin arkadaşım.En güzel öneriyi sen sunmuşsun.Ben ne engelliyim, ne sakatım.Engellenen oldum... Sakat bırakıldım...Ve bunun sorumlularına hesap sormayan, zararımı tanzim etmeyen, şerefsiz yetkililerin olduğu bir ülkede yaşıyorum.Asıl engel bu şerefsizler... BEDDUA alan güzelmiş.Bu saatten sonra bana isim uydursan ne olur.....

  6. #36
    Üye
    keopsEs Avatarı

    Gerçek Adı
    Esin
    Üyelik Tarihi
    02.04-2010
    Son Giriş
    05.01-2017
    Saat
    20:50
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Veritas Mesajı Gör

    Benim söylemek istediğim, tüm sakat-özür-engel gruplarını tanımlayabilecek bir kelimenin veya kısaltmanın bulunması gerekliliği. Bu konuda da aklıma gelen ilk örnek LGBT. LGBT hareketi içinde de bu kısaltmaya itirazlar oluyor. Her bireyi kapsamadığı düşünülerek yeni baş harfler eklenmeye çalışılıyor, ancak ülkemizde LGBT veya LGBTT olarak yer buluyor ve hak temelli çalışmalar bu isim altında yürütülüyor.

    Bu sadece bir örnekti. Derdimi anlatabiliyor muyum çok emin olamıyorum şu an.
    Artık heteroseksüel dışı tüm yönelimler için ''Trans Birey'' tanımı kullanılmaya başlandı ve LGBTT ler arasında kabul görüyor. Dediğin gibi LGBTT her yönelimi içine almıyor, dolayısıyla dışlanma kendi içinde ''ötekileştirme'' oluşuyor, buna engel olacak en iyi tanım bence de ''trans bireydir''.

    Bedensel, ruhsal vb. farklılığı bulunan bizler içinde ortak bir tanım yaratılmalı diye düşünüyorum.

  7. #37
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Zaten benim bu terim kullanılsın gibi bir iddiam da yok. Ama son zamanlarda mevzuata ve akademik yazılara yavaş yavaş girmeye başladı bu. Daha da yaygınlaşabilir.
    evet, "menschen mit besonderen bedürfnissen" olarak almancada da epeydir kullanilior bu ifade... ve benim özel gereksinimlerimle meshgul olup cözüm bulmaya calishan insanlar eger mutlu olucaklarsa o terimle ansinlar beni; "özel gereksinimli bireyimizin falanca gereksinimini karshilioruz/karshilamaya calishioruz vs" desinler... o baglamda benim icin bi sakincasi yok... sanirim bu ifadeyle sakatligi olan insanlarin özel gereksinimleriyle ilgili duyarlilik yaratilmaya calishilior... buyüzden de sakatlari kamuya özel gereksinimleri olan bir grup olarak göstermek istiorlar...

    tamam ama shekerkiz'in verdigi örnekteki beshik arabali annenin de özel gereksinimi var, bacagi alciya alinmish gencin de özel gereksinimi var, ishsiz kalan bir insanin da özel gereksinimi var, beshiz bebekleri olan bir ciftin de özel gereksinimi var, depremde evi yikilmish bir ailenin de özel gereksinimi var, bir araba kazasinda annesini babasini kaybetmish bir cocugun da özel gereksinimi var... genel olarak cocuklarin özel gereksinimi var dicem ama cocuk olmak "norm dishina" cikmior dersin diye susuyorum...

    eger bütün bu insanlar da hesaba katilicaksa özel gereksinimi olan sakatlar icin de kullanilsin o ifade, kabul... ama sakatlardan ibaretmish gibi gösterilmesini ne sakatligi olan bireyler acisindan ne de diger özel gereksinimli bireyler acisindan dogru bulmuyorum... ayriyeten, hicbir gereksinime ihtiyac duymayan, karshilashtigi zorluklari kendi buldugu tekniklerle ashan sakatlari, veya sakatligi sadece shekil bozuklugundan ibaret olan insanlari da unutmamak lazim...

    ama bence hepsinden en önemlisi, sakatlarla ilgili uluorta yapilan ayrimciliga uzaktan yakindan dokunmuyor bu ifade... ya da ben göremiorum... umarim, gereksinimlerimizin önemli bi kisminin da ayrimciliktan - ya da pegasus'un demesiyle; sakat bedenlerimiz icin yaratilan engellerden - kaynaklandigini unutmayip o yönde de calishmalar yaparlar... aksi takdirde, oturanboga'nin dedigi gibi kendilerini rahat hissetmek icin kullandiklarini düshünücem...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Yani "norm" dışı olma halidir. Bu norm dışılığı normal hayata uyumlandırabilmek için ekstra önlemler gerekir. Bunları kaldırım düzenlemesinden, sesli trafik lambalarına, işitme cihazlarına veya okullarda verilecek özel eğitime kadar çeşitlendirebiliriz.
    biraz da bakish acisi meselesi gibi gelior bana; nedir "normal hayat"?... sakatlik konusuyla yüzleshmekten köshe bucak kacmish bir anlayishin (ben buna sakatlari da dahil ediorum) düzenledigi hayat mi?... insanlar uzun zaman önce o anlayishtan kurtulmush olsalardi, yine bugün "norm dishi sakatlari" "normal hayata" uyumlandirmaktan bahsedicek miydik diye sormaktan kendimi alamiorum... ya da farz edelim ki "norm" dishi halleri "normal hayata" uyumlandirmayi bashardik, ondan sonra "normal" diye isimlendirecegimiz hayat bugünkinden farkli olucak mi, nasi bishi olucak?...

    ***


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Veritas Mesajı Gör
    Bu sadece bir örnekti. Derdimi anlatabiliyor muyum çok emin olamıyorum şu an.
    lgbt örnegiyle ilgili ne demek istedigini anladigimi düshünüorum da, "sakat" sözcügüne olan itirazini hala tam anlayamadigimi itiraf etmeliyim... sakatlarin böyle bisheye ihtiyaci oldugunu düshünmüorum ben... "tüm sakat-özür-engel gruplari" gibi bi ifade kullanmish olman bile, zaten "sakat/özürlü/engelli"in bir cati kelime oldugunu ve alt guruplari oldugunu göstermior mu? ...
    • zihinsel sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    • bedensel sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    • duyusal sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    • organsal sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    • ruhsal sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    • ... sakatligi/özürü/engeli olan insanlar
    neblim ishte, diledigin alt gruba ayir ve diledigin an tekrar topla hepsini sakat catisi altinda, olmaz mi? ....

    ***


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Fuzulim Mesajı Gör
    Mesela tasarımlarında engellileri düşünmeyerek yapıda oluşacak engelleri sorun etmeyen mimarlara ENGELLEYEN ismini takalım.
    Yada başarısız belediye başkanlarına, müteahhitlere v.s.
    70'li yillarda bashlayan alman özgürleshtirici (emancipatory) sakat hareketinin bircok igneleyici aksionlarindan biri olan "altin bastonu" hatirlattin bana, sevgili fuzulim ... hicivli negativ ödülmüsh altin baston... sakatlari dishlamakta yilin en basharilisi olanlara verilirmish ... alttaki resim, 1980 yilinda yeni acilan metro icin viyana belediesi altin bastonla "onurlandirilirken" cekilmish ... daha önce avusturya mimarlar biriligi ayni metronun "genish kapsamli, ilerici, sosyal sorumluluk kollayan" mimarisi oldugu kanisina varmish (eh, sakatlari ve beshik arabali anne/babalari saymasak öyleymish de) ve belediyeye bunlari dile getrien önemli bir mimarlik ödülü vermish... bunun üzerine sakat hareketi aktivistleri, sosyal dizayn enstitüsü (isd) calishanlariyla bir olup o anli shanli ödül törenini beraberce düzenlemishler ...


    goldkr01 - "Sakat" Politiktir [Tartışma]


    altin baston ödülü ilk olarak 1978 yilinda "huk-birligine" (alman araba sigortalari birligi) verilmish: "ömrünün sonuna kadar kötürüm kalmak... berbat bir ölümdür" sloganinin kullanildigi dahiyane bir reklam kampanyasi icin almish o ödülü (kaynak)...

    herkese selamlar ...

  8. #38
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ..
    biraz da bakish acisi meselesi gibi gelior bana; nedir "normal hayat"?... sakatlik konusuyla yüzleshmekten köshe bucak kacmish bir anlayishin (ben buna sakatlari da dahil ediorum) düzenledigi hayat mi?... insanlar uzun zaman önce o anlayishtan kurtulmush olsalardi, yine bugün "norm dishi sakatlari" "normal hayata" uyumlandirmaktan bahsedicek miydik diye sormaktan kendimi alamiorum... ya da farz edelim ki "norm" dishi halleri "normal hayata" uyumlandirmayi bashardik, ondan sonra "normal" diye isimlendirecegimiz hayat bugünkinden farkli olucak mi, nasi bishi olucak?...
    .
    Güzel bir eleştiri olmuş..

    Ama şimdi şöyle bir durum var. Kediyi gördüğümüzde "bu kedidir" diyebilmemiz lazım.
    Normlar, veya "normal hayat" çoğunluğun yaşadığı hayat veya şartlardır. Örneğin evinizde merdiven olması "normal" bir durumdur. Ama bacakları olmayan veya omurilik felçli kişi bu normların dışında kalır ve merdiven onun için aşılması gereken bir engeldir.

    Ama siz rampa, asansör, merdiven çıkabilen aparatlar vs. kullanırsanız bu norm dışılığı "normalliğe" dönüştürmüş olursunuz. Çoğunluk için gerekmeyen bu gereksinimler "kişiye özel gereksinimler"dir. Eğer ben gözlük kullanıyorsam bu da benim için özel bir gereksinimdir. Çünkü çevremdeki yazılar benim görebileceğim şekilde kocaman kalın harflerle yazılmaz. Eğer gazetelerin küçücük yazılarını okumak istiyorsam bu gereksinimi karşılamam gerekir.

    Şimdi tüm dünyayı her türlü engele göre şekillendirebileceğimizi ummak ve beklemek hayalcilik olur. Örneğin kaldırımları tekerlekli sandalyelere göre düzenlemek böyle bir girişimdir. Ama uygulamada hep gördüğümüz gibi büyük zorluklarla karşılaşılır. Ayrıca bir engelli için yapılan düzenleme başka bir kişi için engel haline gelebilir. O zaman çözüm genellemede değil, özelleştirmede olmalıdır. Yani herkesin kendi gereksinimine göre özel çözümler üretilmelidir.

    Zaten son yıllarda "rehabilitasyon" (bu çok önemli bir kavram) un amacı da budur. Kişiyi hangi şartlarda ve kangi ortamlarda yaşasın özgür, bağımsız kılabilmek. Bugün kullanılan yardımcı cihazların vs. hepsinin amacı budur. Yani ortamı değiştirmek yerine bireyi ortama hazırlamak ön plandadır. Bunun yolu ise özel gereksinimleri bulup, tespit edip, önlemini almaktır.

  9. #39
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Eğer ben gözlük kullanıyorsam bu da benim için özel bir gereksinimdir. Çünkü çevremdeki yazılar benim görebileceğim şekilde kocaman kalın harflerle yazılmaz. Eğer gazetelerin küçücük yazılarını okumak istiyorsam bu gereksinimi karşılamam gerekir.

    .
    Gözlük örneği güzel, görmeyi engelleyen bir rahatsızlık var. Aynı zamanda çareside var.
    Ve bunu devlet sağlık giderini standart olarak karşılyor.

    Şimdi gelelim benim problemime!
    Bacağım yok. Protez (yapay uzuv) ile bu sorun kısmen aşılıyor.
    Problem benim açımdan sgk tarafından bu işin standarda bağlanamamasıdır.
    Bir protez süs için takılmaz. Ya yürütür. Ya süsdür.
    Sgk süs olanını seçmiş. Görüntüsü olsun işlevi olmasın. Ben verdim oldu. Mantığı...
    O vakit her hastaya ayrı ilaçda vermeyiniz. Piyasada en ucuz ilaç hangisi ise onunla tedavi ediniz.
    Aspirin verin bütün haslara mantığının aynısıdır. Mademki tasarruf ediceksin. Eziyetin bacağı olmayanamı? Yürüyemeyenemi?
    Benim ihtiyacımı gidermiyorsan. Bu insan hakkıma tecavüzdür. Gaspdır.
    Yürümek haktır... 2500 tl aspirindir. Benim hastalığım pahalı antibiyotik gerektirir.
    Bir yapay uzuv bu fiyata tedarik edilemez.!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Örneğin kaldırımları tekerlekli sandalyelere göre düzenlemek böyle bir girişimdir. Ama uygulamada hep gördüğümüz gibi büyük zorluklarla karşılaşılır. .
    Burada çok yalnış tespitte bulunmuşsunuz. Tıpkı benim hakkımda yaptığınız tespit gibi.
    Kaldırımları t.sandalyeye göre düzenlemek hem çok basit, hemde herkezin kullanabilirliği olan bir zemindir.
    Kaldırımları baştan dar tutarsanız. Maliyeti olmadığı halde bencillik yapıp. Baştan yüksek yapma,z hafif rampa yapmazsanız.
    Suç engelli/özürlü/sakat ın değil engelleyen sağlam beddua alanındır...

  10. #40
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    saww,

    Yazdıklarımı her zamanki gibi tersten anlamışsın.
    Benim yazdığım şey, eğer sana doğru düzgün, yeterli ve fonksiyonel protez verilirse kaldırımları düzenlemeye gerek kalmayacağıdır. Rehabilitasyonun amacı insanı her durumda ve koşulda fonksiyonel kılmaktır. Sen evindeki, mahallendeki veya şehrindeki şartları kendine uygun hale getirebilirsin.. ama başka bir şehire gidersen apışıp kalırsın. Ama düzgün bir teknolojiyle ayağa kalkıp dilediğin gibi yürüyebiliyorsan senin için her yer bir olur.

    Biz buna kişinin özel gereksinimine yönelik düzenleme deriz.

    Tüm kaldırımları bedensel engellilere uygun hale getiremeyebiliriz... Hatta kaldırımdan geçelim.. köye gidersen ne yapacaksın? Kaldırım yok ki.. yamuk yumuk yollar var. Tüm kaldırımları değiştirmek yerine insanları kaldırım kullanabilir hale getirirsen bu tür önlemlere gerek kalmaz.

    Bu protez konusunu sürekli gündeme getirip duruyorsun. Bak şimdi sana bir şey söyleyeyim. Türkiye'de özürlülerle ilgili çıkan ilk düzenleme 572 sayılı KHK'dır. Bu düzenlemede nacizane bir kaç arkadaşımızın emeği var. Oraya koyulan maddelerden biri SSK'nın yaptığı ortez, protez ödemelerine ilişkindir. Orada diyor ki, sen en ucuz protezi veremezsin.... kişinin gereksinimi olan neyse onun farkını da vermek zorundasın. O yüzden sürekli önüme bu konuyu getirip koyma... Senin ne protez hakkına engel olurum, ne de buna karşı çıkarım. Bana kalırsa devlet bu konularda en son teknoloji, en gelişmiş protezleri her ihtiyacı olana karşılamalıdır. Hatta gerekirse bu konuda sanayi de oluşturmalıdır. Çünkü insanları özgürleştirmek çok küçük bir maliyettir ama getirisi çok fazladır.

    Bu konuda ne düşündüğüm yeterince açıklayıcı olduysa umarım artık bunu ısıtıp ısıtıp önüme koymazsın. Senin protez hakkını ben her durumda savunurum. Ama bunun yerine getirilmiyor olması benim suçum değil!

  11. #41
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Ama bunun yerine getirilmiyor olması benim suçum değil!
    Düşüncelerin için teşekkür ederim. Ama sonucu değiştirmiyor. Yürüme hakkımız gasp ediliyor...
    Peki bu kimin suçu?
    Bütün kurumlar silsile halinde siyasi iradelere siyasilere bağlı değilmi?
    Bu siyasi iradeler benim hakkımı vermiyorsa. Bunları seçenlerin hiçmi suçu yok!?

  12. #42
    Üye
    MeTePe Avatarı

    Gerçek Adı
    Hastalık Sormayın
    Üyelik Tarihi
    24.02-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    23:52
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    4.662
    Alınan Beğeniler
    543
    Verilen Beğeniler
    151
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: saww Mesajı Gör
    ..
    Peki bu kimin suçu?
    .Bunları seçenlerin hiçmi suçu yok!?
    Eh.. seçenlere soracaksın o zaman...

    572 sayılı KHK dönemin Bakanı Hasan Gemici'nin büyük emekleri ve çabaları sonucu çıkmıştır. Bana göre gelmiş geçmiş en kapsamlı düzenlemedir. Şimdiki yasaların temelini oluşturmuştur. Bildiğim kadarıyla Hasan Gemici'den sonra sadece engelli haklarıyla doğrudan ilgilenen hiç bir siyasetçi olmadı. Umut bağlanan Lokman Ayva bile çok sınırlı, kenar köşe konularla uğraştı. Nüfusun %12'sini ilgilendiren bir konu başlıbaşına bir bakanlık olacak kadar önemli bir konudur.
    Halbuki Özürlüler İdaresi Başkanlığı bile Başbakanlıktan alınıp Genel Müdürlük haline getirildi ve Aileden sorumlu bakana bağlandı. Başbakanın bu konularda kişisel hassasiyeti olmasa bu kadar girişim de olmazdı diye düşünüyorum.

    Ayrıca beğensen de beğenmesen de nüfusun %49'unun iradesiyle seçilmiş bir iktidar var. Sorumlulukları sadece seçenlere yönelik değil, herkese karşı. Dolayısıyla senin haklarını da onlar korumalılar. Demokrasi de budur zaten... kendi hakkını koruyamayanın hakkını kollamak demektir.

  13. #43
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    rekursion;

    tek kelimyle mükemmel bir fikir.
    çok hoşuma gitti.bizde yapabilirmiyiz böyle şeyler.
    Hadi bizde yapalım.

  14. #44
    Üye
    leventsaritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent
    Üyelik Tarihi
    11.09-2009
    Son Giriş
    27.09-2017
    Saat
    17:55
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    322
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    38

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    malul malul

  15. #45
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Örneğin evinizde merdiven olması "normal" bir durumdur. Ama bacakları olmayan veya omurilik felçli kişi bu normların dışında kalır ve merdiven onun için aşılması gereken bir engeldir.
    peki ya bu cok uzun süredir bilindigi halde hala yeni insha edilen binalara bile asansör yapilmadigina rastlamamiz ne kadar normal bir durumdur?... madem ki bacaklarini kullanamayan cocuklarin o merdivenleri cikamayacagi bu kadar iyi bilinior, okullarin cogunda asansör rampa vs. bulunmamasi neden bu kadar normaldir?... bi avuc "bacaksiz" ugruna ugrashmaya degmedigi icin mi?... neden?...

    üc yildir türkiye'ye gelme firsati bulamiorum malesef - bu üc yilda bircok shey degishmish olabilir belki, bilemicem... ama daha önceleri her yil en az bir defa gidiodum... ve almanya'dan alishkin oldugum "normal hayat" ile türkie'de karshilashtigim "normal hayat" arasinda shamar gibi yüzüme vuran bir fark olmasi, türkie'de kendimi almanya'da oldugumdan iki kat daha engelli hissetmem neden normal... halbuki sakatligim zerre kadar degishmior, özel gereksinimlerimi gideren yardimci cihazlarimi vs. de yanima almayi ihmal etmiorum ve buradaki insanlarin da cogu saglam, oradakilerin de?...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: MeTePe Mesajı Gör
    Zaten son yıllarda "rehabilitasyon" (bu çok önemli bir kavram) un amacı da budur. Kişiyi hangi şartlarda ve kangi ortamlarda yaşasın özgür, bağımsız kılabilmek. Bugün kullanılan yardımcı cihazların vs. hepsinin amacı budur. Yani ortamı değiştirmek yerine bireyi ortama hazırlamak ön plandadır. Bunun yolu ise özel gereksinimleri bulup, tespit edip, önlemini almaktır.
    bi önceki mesajinda sesli trafik ishiklarindan bahsediordun? ... "özel gereksinimli bireyler" ifadesini biraz daha genish algiliordum ben, ama senin burda tarif ettigin gibi kullaniliorsa - ki, öyle görünüor; gözümü actigin icin teshekkür ederim - durum cok daha vahimmish... ortami degishtirmek yerine kishiyi ortama hazirlamak bugüne ait birshey deil ki... zaten hep öyleydi... 50 yil önce de öyleymish... ortama hazirlanabilicek durumda olanlari var gücleriyle hazirlarlarmish, ortama uyduramadiklari umutsuz vakalari ise gözlerden uzak biryerlerde barindirirlarmish...

    zaten bu "ortami degishtirmek yerine kishiyi ortama hazirlama" girishimleri hep ön planda oldugu icin degil midir "tibbii alana" sikiship kalmamiz, ne sakatlik konusunu ne de kendimizi oturanboga'nin ümit edip durdugu politik ve sosyolojik alana bir türlü tashiyamamamiz?...

    ve bilmez miyim ben "sizin" o rehabilitasyonunuzu; gözümü, beni rehabilite etmeye calishan merkezlerinizde actim sayilir dünyaya ... saglam kalibina sokmak icin az ugrashmadilar benimle... o ugura az ishkence cekmedim... az zamanimi harcamadilar... degerli cocuklugumun koca bir yilini aldilar ve biraksam hala daha da ugrashicaklar benimle... bagimsiz yapicaklar beni, bashkalarina yük olmayacak, kimselerin bashina ish cikartmayak, kurulu düzende benim icin bir degishiklik yapilmasina gerek kalmayacak hale getirimek icin ugrashicaklar ... ama ben istemiorum ... kishiyi eski haline, eski hünerlerine döndürmek degil midir rehabilitasyon?... ama ben hep böyleydim!... hangi eski halime döndürüceksiniz beni!?!...

    eger bugün gelishmish ülke diye anilan yerlerde sakatlar kendi hayatlarini biraz olsun kendileri belirleyebiliorsa, eskiden bakim evlerine sikishtirilan sakatlari bile toplumun ortalarinda biryerlerde, üniversitelerde, sinemalarda görmeye bashliorsak bunu o "ortami degishtirmek yerine kishiyi ortama hazirlamak" cabalarinin biraz olsun dishina cikilmaya bashladigina borcluyuz...

    elbette ki bütün dünyayi bütün engellere göre shekillendiremeyecegiz... o kadar hayalci olmayi cok isterdim ama degilim malesef...
    ama sen de bütün sakatlari, özel cözümlerle, protezlerle, ortezlerle, cihazlarla dünyanin her bi ortaminda "özgür, bagimsiz" kilinabilicene inanicak kadar hayalciymishin gibi görünmüyorsun burdan... istersen gel ortalarda biyerlerde bulushalim, ha? ...

    ***


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Fuzulim Mesajı Gör
    tek kelimyle mükemmel bir fikir.
    çok hoşuma gitti.bizde yapabilirmiyiz böyle şeyler.
    neden yapamayalim?... cok da eglenceli olur valla ...




Sayfa 3 / 5 İlkİlk 12345 SonSon

LinkBacks (?)

  1. 05.10-2011, 22:35
  2. 05.10-2011, 19:40
  3. 30.09-2011, 00:34
  4. 27.09-2011, 22:59
  5. 27.09-2011, 14:59