Sayfa 3 / 8 İlkİlk 1234567 ... SonSon
Toplam 113 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    mdz Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet
    Üyelik Tarihi
    04.03-2008
    Son Giriş
    26.08-2016
    Saat
    17:36
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    76
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sayın Baben demiş ki: ( Öteki elemanların (engeli koyanların/kaldırmayanların) işine geliyor bu durum zaten: "At kedinin önüne yün yumağını.. Oynasın.. Bize bulaşmasın." "Sakat, kendi sakatlığına küfretsin.. Bize sıra gelmesin." )

    Abiciğim yukardaki cümlene katılıyorum.Fakat kuyucak ve pegasusun önceki ve sonraki yazılarından genel yazılarından anladığım nefretin şekli yukardaki yazınıza ters bir anlam yükleyerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Engellilerin yaşama savaşlarında ilke ve hedefleri toplumsal yasalar ile temellendiren arkadaşlar olduğunu biliyoruz.

    Sanırım sizi hassas kılan şeyin bu sitede bir çok arkadaşımızın yanlış anlayabileceği ve bu nedenle nefretin kedinin önüne konan yün yumağı gibi bizleri oyalayacağı endişesi diye düşündüm.
    Abiciğim yürekten gelen dip dalgalarını da müsade et yeryüzüne çıkaralım beyaz yalanları yeterince yaptık /yapıyoruz. Eğer yazılanlarda sapma/aşırı yanlış anlama vb olursa ona yönelik yazılar da yazılır.
    Her ne kadar birbirimizi görmesekte bazı arkadaşları yakın hissettim hissetmeye devam ediyorum.
    Aydın yarınlar

  2. #32
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fakat kuyucak ve pegasusun önceki ve sonraki yazılarından genel yazılarından anladığım nefretin şekli yukardaki yazınıza ters bir anlam yükleyerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Engellilerin yaşama savaşlarında ilke ve hedefleri toplumsal yasalar ile temellendiren arkadaşlar olduğunu biliyoruz.
    Tamam.. Benim de anlayamadığım nokta o ya :? Yani bu arkadaşlar, sıradan, genç, bilinçsiz arkadaşlar değil.. Her davranışlerında önder ve örnek olmaları gerekir. Dipten gelen dalgaların, 1-eyselliğe varmadan doğru yollara kanalize edilmesi gerekir ki barajı yıkacak bir "güç" oluşturabilsin.. Yoksa imam-cemaat espirisi çıkıyor ortaya.

  3. #33
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: şeker kız
    peki insan o kum birikintisinden nefret etmeden ama severek isteyerek ben başarırım diyerek de yol alamız mı??
    Alır tabii. Önemli olan şey sevmek ya da nefret etmek değil, önemli olan şey, istediğin şeyi yapmak.
    Yalnız, tekerlek patinaj yaptığında, "tekere de kuma da yoluna da" diye sövmez mi insan? Patinaja sebep olan şeylere methiyeler düzmek veya bir şekilde orada debelenmeyi kabullenmek, ilerleme isteğini (tabii isteğimiz ilerlemekse) gemlemez mi?

    Hoşnutsuz insan geliişmelere ve yeniliklere de açık insandır bence. Varolan düzenden hoşnut olan kişiler-toplumlar o kurguların değişmesi için kolay kolay bir şey yapmaz. Ama varolan kurgular yüzünden yaşamak istediği gibi yaşayamadığını, olmak istediği kişi gibi olamadığını bilen kişi, bu hoşnutsuzluğun yarattığı itici güçle değişim için her fırsatta birşeyler yapar.

    Bu (anarşist) tavrın, yani sakatlık kurgularına duyulan hoşnutsuzluğun, bir yıkım (aslında değişim ve özgürlük) potansiyeli taşıdığını düşünüyorum.

    Not: Buradaki hoşnutsuzluğun bedenime karşı değil, yapmak istediklerimi yapmama engel olan kurgulara karşı olduğunu yineleyeyim. Yani tekerlekli sandalyede olmama değil, patinaj çekmeme (tüm sorumlulara) sövüyorum!

  4. #34
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili dostum baben,

    Aslına bakarsan bu tartışmanın içindeyim, ancak son derece hassas bir konu olduğunu düşündüğüm için biraz temkinli davranıyorum. Gerçekten de bir çok defa karşılaştığım; "Sen sakat bile değilsin ki nasıl anlayacaksın!" yorumuyla pek te karşılaşmak istemiyorum.

    Ancak hassas davranmamın nedeninde bu anlamda kişisellik yok bu tartışmada.Öylesine bir konu ki bu; birine ilaç gibi gelen bir tarz bir başkası için zehir olabilecek konumda. Bizler tartışmalarda genellikle kendi doğrularımıza inandığımızdan bastırma eyilimdeyizdir. Ortada kalan kararsızların da kişilik yapılarıyla doğru orantıda gelişebilecek bir tavrı , kendini tanımadan doğru gibi kabul edebilme olasılığından dolayı endişeyle izliyorum.

    Fakat sen bir yerde benim müzik eğitimcisi kimliğimi de ister istemez işin içine sokmak istiyorsun.

    Canımcım eğer sanatçıları işin içine alacak olursak, onlar zaten doğuştan hangi anlamda olursa olsun sancılı tipler olduklarından sürekli bir öfke, nefret etme, şüphe duyma kısacası ret etme olgusuyla yaşam bulurlar. Ve sakat sanatçılara baktığımızda bu nefretin onları bir çok yere taşıdığını görürüz.

    Bu anlamda bir çok kişiyi haklı çıkartabileceğimiz bir tablo kendiliğinden ortaya çıkar

    Hatırlatmak amacıyla tekrar yineleyim. Bazen Beethoven iyiki sağır oldu demek gelmiyor değil içimden.Belli bir yaşa kadar tamamiyle senin benim gibi bir insanken bir anda kulaklarında başlayan bir rahatsızlıkla tamamiyle sağır bir duruma gelmiştir.

    İşte beşinci senfoni, ki en sevilen senfonilerindendir, bir ara kapının çalınışını duyar gibi olduğu bir sevinçle bestelenmiştir. Ve eser boyunca o kapının çalınışını, bundan duyulan sevinci coşkuyu duyarsınız.

    Yada altıncı senfoni de artık tamamiyle sağır olduğundan doğanın seslerini dinlemeye hayran olan Beethoven in doğaya karşı duyduğu bu sevgiyi anlatmaya çalıştığı sesleri duyarsınız.vs. vs....

    Yada Paganini....

    Yakışıklı bir adam değilim, ama keman çalmaya başladığım zaman tüm kadınlar ayaklarıma kapanırlar der.

    Cidden çirkin bir adamdır. Ama o olağanüstü eserler bir adamın kadınları etkilemek için kendisine karşı duyduğu nefretten gelip gelmediğini pekala sorgulayabilirsin.

    Yine aynı adam doğuştan bir anamoli yüzünden diğer insanlar gibi değildi. Doğuştan getirdiği bu özellik onun keman ı çok rahat çalmasını sağlamıştır. Adamda sanki kemik yok gibiydi. Ve tüm eserleri böyle bir özelliği içinde barındırır ve doğal olarak çoğu keman virtüözleri için cehennemden bir kapıdır Paganini yi çalmak.

    Kendimize ait bir özellik bir başka yerde olumlu hale neden gelmesin?

    Bunlar sanatçı ama unutmayın, dediğim gibi zaten son derece nefret dolu kişiler. Hem de her şeye

  5. #35
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:49
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yalnız şuna dikkat çekmek isterim ki burdaki konu hoşnutsuzluk deyil nefret duygusuydu.yoksa benmi yanlış anladım sevgili oturan boğa.hoşnutsuzluk ile nefret arasında büyük fark vardır.elbette hoşnutsuzluğun yapıcı tarafı vardır.geçen gün valiliğe gittim.engelli girişi olduğu halde giriş kapatılmış.açmalarını istedim ancak açılmadı bazı bahanelerle.işlemleri dışarıda yaptılar.şimdi burda misal engelimden nefret etmem yada bu durumdan nefret etmem küfürler yağdırmam benim sorunumu halledermiydi? hayır.peki ben bu durumu kabul mu ettim? hayır.bi sorunla karşılaşan her insan gibi durumdan memnuniyetsiz olduğumu belirttim.onlarda bi sorun olduğunu düzelteceklerini söylediler.eğer düzeltmezlersene benim ayağıma kadar gelip işimi kendileri yapmak zorunda kalırlar.ve öyle yaptılar.görüldüğü gibi varolan düzene methiyeler düzmedim.kabullenmedim.imkanlar çerçevesinde durumu düzelttirdim.
    hoşnutsuzluk yerinde olduğu taktirde yaratıcıdır ilerleticidir bu doğru.ancak nefret konusunda aynışeyleri söyleyemem.
    peki çakılda ilerleyemediniz küfürü bastınız sövdünüz yada sakatlığınızdan nefret ettiniz o an diyelim. peki bu size bişi kazandıracakmıydı?sizin orada yol almanızı sağlayacakmıydı?yoksa yaratıcı yapıcı bişekilde çareler üretmekmi orda sizi kurtaracaktı?

  6. #36
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engelliliğe duyduğumuz tepkiyle sakatlığa duydugumuz tepkiyi karıstırıyoruz gibi.

    Ben sakatlığa yönelik nefretten bahsediyorum.

    Yürüyemeyişimin sosyal engellerle alakası yok zira ve ben bizzat yürüyemiyor, vucüdumun bir kısmını hissedemiyor olmaktan nefret ediyorum.

    Sevmem mi lazımdı?

  7. #37
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    E.. Pegacım, burada o tartışılmıyor ki :roll: (Gerçi her şey birbirine karıştı.. Aşure çorbası yapmayı icat etmiş insanların torunlarıyız :P Gayet normal).. Bi başlık da sen aç, onu da orada tartışalım..

    Kuyucak, "İNSAN ENGELDEN NEFRET ETMELİMİ? (KENDİNDEN DEĞİL ENGELDEN)" diye başlık açtı.. Sonra örnekler verdi.. Arabanın tekeri çukura girdi, dedi.. Dallamayı evire çevire dövmek isterdim ama dövemedim, engelim engel oldu dedi.

    Sense dans edemiyorum diye nefret ediyorsun sakatlığından!

    Farklı farklı şeyler bunlar. Kuyucak'ınkilerde olumsuz ve kişisel olmayan olaylar söz konusu, seninkinde olumlu (dans edeMEmek senin için olumsuz!) ve tamamıyle kişisel bir olay söz konusu! Sen dilediğin kadar nefret edebilirsin tabe.. :P


    Not: Sanemcim ve Bülentçim.. Size de bişeyler yazıcam ama biraz yoruldum.. O yüzden: az mola. ops:

  8. #38
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yok o da sakatlıktan bahsediyor. Sosyal engellerden falan degil. Yani bireysel bazda bedenimizdeki kısıtlayıcılıkların getirdigi sıkıntı nefret edilen. Sosyal engel daha geniş aha büyük bir mesele ki burda konumuz o degil babacan...

  9. #39
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İyi de arabanın tekerinin girdiği çukur nedir? Sakatların çıkamadığı yüksek kaldırımlardan http://www.engelliler.biz/forum/viewtopic.php?t=38197 ne farkı var? Ya da asansörsüzlükten çıkılamayan üst katlardan?

    Bak Bülent de demiş:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Not: Buradaki hoşnutsuzluğun bedenime karşı değil, yapmak istediklerimi yapmama engel olan kurgulara karşı olduğunu yineleyeyim. Yani tekerlekli sandalyede olmama değil, patinaj çekmeme (tüm sorumlulara) sövüyorum!
    Onunla kapış.

  10. #40
    Üye
    ismayil Avatarı

    Gerçek Adı
    ismail
    Üyelik Tarihi
    15.12-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    denizli
    Mesaj
    600
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben tane tane söyleyeyim,
    1- Hiçkimsenin iskemlemi arkadan iterek bana yardımcı olmasını istemem, böyle bir yardım kendimi düşkün ve yardıma muhtaç biri olarak görmeme çevreden öyle görünmeme neden olacağını düşünürüm. Yanımda birisi olacaksa sadece yanımda yürümeli...
    2-Başkasının kullandığı arabayla mecbur kalmadıkça seyahat etmeyi istemem
    3-Elbiselerimi kendim yıkar, kurutur ve ütülerim,
    4-Bir defasında düşüp bacağımı kırmama rağmen banyoda yardım almam, kişisel bakımlarımı tamamen kendim yaparım.
    5-işime saygım vardır ve ciddiye alırım.
    6- Başkasından yardım almam gereken durumlar varsa önceden planlarım ve ortak durumlar yaratmağa çalışırım ve bu durumdan yardım aldığım kişinin de yararlanmasını sağlarım.
    Sakat olmayı hiç istemezdim ve bu durum hiç hoşuma gitmiyor ama özsaygımı koruyarak yaşamak istiyorum. Böyle olunca da daha dikkatli olmak gerekiyor. Hep sorunlardan ve engellerden bir adım önde düşünmek gerekiyor.

  11. #41
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: şeker kız
    [...] hoşnutsuzluk yerinde olduğu taktirde yaratıcıdır ilerleticidir bu doğru.ancak nefret konusunda aynışeyleri söyleyemem.
    peki çakılda ilerleyemediniz küfürü bastınız sövdünüz yada sakatlığınızdan nefret ettiniz o an diyelim. peki bu size bişi kazandıracakmıydı?sizin orada yol almanızı sağlayacakmıydı?yoksa yaratıcı yapıcı bişekilde çareler üretmekmi orda sizi kurtaracaktı?
    Yok yok, ben pratikte iş görmek için sövmekten bahsetmiyorum. Benimki kendime dair, içten içe kendi psikolojime dair. Yoksa agresif olmak dışarıda iş görmek için -her zaman- en iyi yoldur demiyorum.

    Ben kısıtlı olma halimi, yapmak istediğim şeyi yapamıyor olma halimi sevmiyorum. Böylesi bir durumla karşılaşmaktan nefret ediyorum, bu durumda kalmaktan hoşnut değilim. Koşar adım merdivenleri çıkmak, ya da kimsenin yardımına ihtiyaç bırakmayacak olan rampadan vın diye geçip işimi halletmek istiyorum. Merdivenlerin önünde kalakalmama sebep olan sakatlığıma da, oraya rampa yapmayan devlete de sinkaf! O anda hepsinden nefret ediyorum
    Evraklarımı elden takip eden kamu görevlisinin yardımı ile işimi karşıya geçirip, sevecenliği sürdürmek bir yoldur. Bir başka yol da, oraya rampa yapılmadığı için ve yardım istemek zorunda bırakıldığım için tüm sebeplere karşı kızgınlık (bu nefretten daha doğru bir kelimedir belki) duyup, bunu belli etmek ve rampa yapılması için bu adaletsizliği ve kızgınlığı göze göze sokmaktır.
    Ve hepsinden önemlisi, orada kalakalmaya (yani engelli olma halime) methiyeler düzlek, "o halimi seviyorum" demek bana anlamsız geliyor. Sevmiyorum kardeşim o halimi!

    "Aynada kendime bakamıyorum" değil yani benim dediğim; o anlamda bedenimle sorunum yok. "Kalakalmayı sevmiyorum" diyorum ben. Yeri geliyor merdiven dibinde kalakalmaktan, yeri geliyor sevgilimle dans edememekten, yeri geliyor birinin ağzını-burnunu dağıtamamaktan nefret ediyorum. Karnavala katılmak istiyorum, o kadar

  12. #42
    Üye
    saros1 Avatarı

    Gerçek Adı
    Volkan
    Üyelik Tarihi
    07.01-2005
    Son Giriş
    13.05-2016
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    Edirne
    Mesaj
    95
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatlığından nefret etmek; insanın bedenini kaplayıp ruhuna sızan bir zehir olmaz mı?

    Sakat kişi sakatlığıyla kişiliği arasına açık bir sınır koyabilir mi?

    Sakatlıktan duyulan nefret ve isyan, toplum bilincinde sakat ile sakatlık arasındaki çizgiyi muallaklaştırmaz mı?

    Toplumda var olan sakata bakışı bir anlamda besleyen teker teker bireylerdeki sakat kalma korkusu değil midir?

    Özellikle son iki soru kafamda hala cevabını arıyor. Sizler ne dersiniz?

  13. #43
    Üye
    nuriye taşçı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.03-2008
    Son Giriş
    05.01-2012
    Saat
    13:48
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    169
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence sakatlığı nefret etmekte sevmekte çözüm değil
    önemli olan kabul etmek
    hiçbi duygu olmayacak işte ozaman rahat edersin
    not: sakatlığı allahın bir lutfu gibi görenlerede ayrıyetten gıcık oluyorum bu arada

  14. #44
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sana katılıyorum sevgili bülent, ve hatta belki de söylemekten kaçınsak bile insan olmanın en önemli unsurlarından cinselliği adam gibi yaşayamamaktan...

    Bu liste uzar...

  15. #45
    Üye
    fidel Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.02-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    13:30
    Mesaj
    218
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    "Sevgi insana yaşama bağlar". demişsin Kuyucak.
    "Umut insanı yaşama bağlar"
    "Nefret? ayakta tutar...
    biliyoruz ki;hiçbirinin sonu yok. Sevdikçe sever insan(ne güzeldir),umut ettikçe,çoğalır(zararsızdır bana göre),nefret ettikçe edersin.hırsını alamazsın,kine ve öce dönüşür.Engelimizden mi öc alacağız peki?Onun suçu ne? sakat olmak;bizim suçumuz olmadığı gibi,elimizin,ayağımızın,gözümüzün,kulağımızın suçu ne?
    "kendimizden değil ,engelimizden..."Engelimiz kimin? kabul etmiyormuyuz yoksa onu. Haaa,bundan engelimi sevdiğim anlaşılmasın sakın. bedeninin özgürlüğünü kısıtlayan engeli kim sever ki?Hele ki,Pegasus'un dediği gibi "sakatlık nedeni ile sevdiğim şeylere daha fazla ulaşamadığım için sevmem" herşeyden önce.
    Engelimize duyduğumuz nefretle ayakta kalma durumuna çogu görüşte katılıyorum. "Düşman sandığın şeyden intikam almak". Belkide hiç "düşman " olarak düşünmediğim için anlayamıyorum ben bu duyguyu...
    nefret ile "ayakta kalacağıma",sevgi ile" oturmayı " yeğlerim galiba. isterseniz düşmana teslim olmak deyin
    Yok yok... bu engelim de olsa ,nefret bana göre değil.almayayım




Sayfa 3 / 8 İlkİlk 1234567 ... SonSon