Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 51 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Pegasus'a kısmen katılıyorum.Neden olmasın ki?Bilim ve sanat dünyasında çığır açanların yüzde 80 i nerdeyse normal bulmadığımız anormal (!) insanlardan oluşuyor.Lakin iş vitrin kısmına gelince kıstaslar değişiyor. Neyi baz alarak bunu yapıyorlar aklım almıyor.Öğretmenlik hakkımızın sallantıda olduğu dönem bize milli eğitimde memur olarak çalışacağımız söylenmişti.Oturacağız ve kimsenin gözüne batmıyacaz yani...Ya hu kime şirin göstereceksiniz bizi? Çocukların duygusal anlamda psikolojisini bozabilirmişiz sınıflarda...Bak seeen...!!! İyi de çocukların gözüne güllük gülistanlık bir tablo çizeceksin de ilerleyen zamanlarda onu hayal kırıklıklarından nasıl koruyacaksın?

    Engelliyim demiyorum,tiyatro yapıyorum.Sağlıklı insanlarla aynı sahneyi paylaşıyorum.Aslında hep savaş pilotu olmak istemiştim.Beni gidi beniiii...Normalleşmek neyineee?

  2. #17
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili mezopotamyalı kederi ve E®KAN, geçen yıl, benzer bir konuda aşağıdaki yazıyı yazmıştım. Daha yeni sayılacağınız için, okumamış olacağınızı ve mesleğinizle de yakın ilgisi olduğunu düşünerek yazıyı olduğu gibi alıntılıyorum:

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Bülentçim, klavyene sağlık.. Döktürmüşsün yine..

    Birkaç yorum da ben getireyim izin verirsen..

    Benim "krizkolik" ülkemde, askeri darbelerin her on yılda bir yönetime el koyduğu geçen yüzyılın bir kesiminde yaşayanlar çok çok iyi bilir.. Sonuncu darbenin (80 Eylül) hemen ertesinde bir ulusal okuma-yazma seferberliği başlatıldı.. Okuma çağını çoktan aşmış, ama okul yüzü görmemiş insanlara kurslar açıldı, törenlerle sertifikalar verildi.

    O zamanlarda siyah-beyaz ve tek kanallı TV vardı henüz. Kimin aklına geldiyse, "bu kursları TV'de bir programla yayınlayalım" demişler ve haftada birkaç gün (kaldı aklımda) bu programı veriyorlar. Ama bir öğretmen var. "Bir içim su" Sinema artistlerine taş çıkartır.. Erkek öğrenciler kurstan çok öğretmenle ilgileniyorlardı.. Hatta gazeteler tiiye aldı. "Manken gibisin ööretmenim" diye.

    O tarihlerde daha "imaj" kavramı icat edilmemişti. Ya da yeni yeni konuşuluyordu.. Hangi aklıevvel ve neden düşündüyse; "Türkiye'deki öğretmenler hep böyle" mi demek istemişti, "öğretmen dediğin böyle olur" mu demek istemişti her neyse, konunun epey bir "geyik" yapıldığı olmuştu..

    Ve yine o yıllarda MEB'in çıkardığı bir yönetmelikte; "kör, topal, kambur vs. sakatlığı bulunan kişiler öğretmen olamaz" diye bir madde vardı. O maddeye epey isyan edildi. Daha sonradan kaldırıldı mı, değiştirildi mi bilmiyorum ama bizim şark kurnazı politikacılarımız "demokraside çare tükenmez" deyip, öğretmen atama komisyonuna geniş yetkiler vererek yine bildiklerini yapmaya devam ediyorlar, kanımca..

    E.. Öğretmenlikte bu olursa banka, holding vb. vitrin ve imaj gerektiren işlerde "sakat" personelin çalışması çok çok daha güç! Ağzınla kuş tutsan götürsen "bir de ayağınla yakala da getir" diyorlar. Bu ülkede; 'bilgi'nin ve 'bilgiyi taşıyan kişi'nin değeri anlaşılmadıkça, bu anlayış 'sorun' olmaya devam edecektir.. O zamana kadar, engellilerin kendi çabalarıyla yapacağı şeylerin başında: Donanımlı bir beyin sahibi olmak yani 'bilinçlenmek' gelmektedir!..
    http://www.engelliler.biz/forum/view...=211339#211339

  3. #18
    Üye
    BERRAK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.04-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    CENNET BAHÇESİ
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ENGELLİYİZ AMA İŞ KONUSUNA GELİNCE ENGELLİ DEĞİLİZ.BİR ÇOK İŞİ YAPABİLECEK GÜCÜMÜZ VAR AMA İMKANIMIZ YOK.BAZILARI BİZLERİN ÖNÜNE ENGEL KOYMAKTAN ZEVKMİ ALIYOR NE?EĞİTİMDE ENGEL,SINAVDA ENGEL,İŞ BULMADA ENGEL...NEDİR BU ,BİRİLERİ DUYSUN ARTIK SESİMİZİ...

  4. #19
    Üye
    Mehmet YALCIN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    14.01-2012
    Saat
    22:54
    Yaşadığı Yer
    kırşehir/merkez
    Mesaj
    1.311
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yani engellilerin istihdam edilebilmeleri için aslında daha önce benzeri bir başlıkta yazdıgım gibi bu sınavlar biraz engelliler için esnetilmeli ki; engelli istihadam edilsin..
    engellilerin genel potansiyeli en fazla lise mevzunu siz bu adamı üniversite düzeyinde kpss sınavına sokarsanız engelliyi istihdam edemezsiniz.
    yanı sıra; il iş-kur müdürlüklerine iş başvurusu yapıyoruz diyelim özel şirkete yönledirdigi takdirde özel şirket ne yapsın engelliyi verimsiz deyip 3 gün sonra sen sag ben selamet.
    ne yapılabilir bence 2 seçenek var engellileri istihdam edemiyorsanız çalıştıramıyorsanız önüne bir engelde siz koyuyorsanız engellinin ihtiyacı olacak kadar maaşa baglayın engelli sizden o zaman istihdammı istedi!
    bir başka yol çalışmak isteyen engelliler için kpss saçmalıgı kaldırılmalı yada biraz daha esnetilmeli.
    benim fikrim bu.

  5. #20
    Üye
    E®KAN Avatarı

    Gerçek Adı
    ERKAN
    Üyelik Tarihi
    11.05-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.348
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tamamen katılıyorum Mehmet Yalçın 'a ne güzel olur....

  6. #21
    Üye
    fantastik Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.07-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    17:55
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    77
    Alınan Beğeniler
    15
    Verilen Beğeniler
    12

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu ülkede kör yada sakat bakan başbakan görmekiçin önce kafaları düzeltmek lazım sakatlarında adam yerine konması saygı görmesi kendini kabul ettirmesi lazım hakını istediğinde cokbilmiş diye algilanmaması lazım. bu ülkede sağlıklı insanlar bile aşağlanırken ooooooooo biz ülke olarak 100 sene gerideyiz

  7. #22
    Kalem
    Misafir Üye
    Kalem Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    zaman dediğiniz nedir ki?
    yüz yıl çok çabuk geçti

    kimilerine uzundu...
    kimilerine hiç geçmeyecek gibiydi... ama geçti!

    kimilerine hayaldi... kimilerine göre imkansızdı... ama oldu!

    asırlar böyle geçti...
    imkansız denildi... olmaz denildi... hayal denildi...
    ama hayaller de gerçekleşti!
    imkansız denilen de oldu!
    bu "biz"e baglı!

    istersek bin asır oncesindeki gibi oluruz
    bu çok kolay
    bin asır oncesindeki bir bilinç hala zihinlerimizde mevcut

    istersek çağı yakalarız
    istersek çağı sollarız
    bu bilinç de "biz"de mevcut

    bu da "biz"e bağlı!
    ...

    karanlık, kaybetmeye mahkum edilmiştir tarafımızdan!

  8. #23
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    "Puaaahhha, bu eleman mı koruyacak beni ve ülkemi? Bu kendini bile koruyamaz ki lan…" dedi mi sadece kişinin değil kurumun da karizması yerle yeksân oldu demektir. Ondan sonra düzelteceğim diye uğraş dur.. O nedenle dünyanın her yerinde, bu kurumlardaki elemanlar "çakı" gibidir. İstisnalar olur elbette.. Ama bunlar t.s. kullanıcısına, kör ya da sağır olana varamaz!
    Geçenlerde ispanyadaydı sanırım milli savunma bakanı olan hamileliği henüz bitmiş bir bayan senin bahsettiğin onlarca karizma üst düzey komutanı görevinden almıştı. Kimsede gıkını çıkaramamıştı. Aklın ve vicdanın ve demokrasinin en üstte tutulduğu ülkelerde işler böyle yürüyor. Ama malesef bizim gibi 3. dünya ülkelerinde işler senin bahsettiğin gibi olabiliyor.

    Bedensel sakat birisinin sakatlığından sadece kendisi rahatsız olur, zorluk çeker. Ama aklı sakat birinden kendisinden başka herkes rahatsız olur.
    Burada aklı sakattan maksadım, yaptığı işte, işini bilmeyen, özentisiz yapan, günü kurtaran, halkı hatta kendini kandıran kişilerdir.
    Aklı sakat onlarca idareciyi, üst düzey yöneticiyi, bürokratı, askeri, mühendisi, polisi, belediye başkanı v.s. kabullenebiliyorsunda bacağı sakat bir polis memurunumu kabellenemedin baben abi? İyice düşünecek olursan bizden çok sanki sen uçtun gibi.

    Peki;
    Trafik şubede çalışan memurların bellerinde silah olmasının gereği nedir?
    Evrakları eksik birini çekip vursunlar diyemi sence?
    Bunları sorgulamıyorsun ama bacağı sakat birinin bu birimde çalışmasına karşı çıkıyorsun.
    Hem ben polislik mesleğinde öyle karizmatik bişe göremiyorum ve polislerin karizmatik olmaları gerektiğine de inanmıyorum.
    Kaldı ki ben hiç bir meslekte fiziksel karizma gerekliliği fikrine kesinlikle katılmıyorum.
    O halde sana göre pilotlar yakışıklı, hostesler güzel, generaller 2 metre, mühendisler sarışın belki mavi gözlü yakışıklı falan olmalı. öylemi?
    Eee peki kişinin yaptığı işte, bilgi, birikim, tecrübe hatta vicdan gibi faktörlerin hiçmi değeri yok. Sadece karizmatik olmak yeterlimi yada ön şartınmı?

    Herneyse.

    Ben sakatlara ayrılmış basit kınımıni işlere karşıyım.
    Sakatlarda önemli ciddi işlerde rol alabilir ve bunu gerçek manada başarabilirler. Hatta belki çok daha iyisini yapabilirler.
    Mesela sakat bir fen işleri müdürü, şehirde daha engelsiz mekanlar üretebilir. bu mekanlar ise sadece sakatlara değil, tüm insanların işe yarar.

  9. #24
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sen, geçen yıl yazdığım ve öğretmen arkadaşlar için tekrar alıntıladığım şu yazımı okumadın herhalde: http://www.engelliler.biz/forum/view...=438128#438128 (hemen bir önceki sayfada..) O yazının sonunda demişim ki:
    E.. Öğretmenlikte bu olursa banka, holding vb. vitrin ve imaj gerektiren işlerde "sakat" personelin çalışması çok çok daha güç! Ağzınla kuş tutsan götürsen "bir de ayağınla yakala da getir" diyorlar. Bu ülkede; 'bilgi'nin ve 'bilgiyi taşıyan kişi'nin değeri anlaşılmadıkça, bu anlayış 'sorun' olmaya devam edecektir.. O zamana kadar, engellilerin kendi çabalarıyla yapacağı şeylerin başında: Donanımlı bir beyin sahibi olmak yani 'bilinçlenmek' gelmektedir!..
    Sanırım bu yeterli..


    O kadar yazının içinden bir "karizma" kelimesine taktınız.. Pes valla.. Ne diyim başka?.. :?

    Benim bütün yazdıklarımı; hem okumamış, hem okuduklarından yanlış sonuçlar çıkarmış, hem de benim adıma -hiç aklıma getirmediğim şekilde- düşünmeye kalkmışsın! Bi daha yapma olur mu? Benim yerime de düşünülmesinden pek hoşlanmam da! :evil:



    Trafik şubede çalışan memurların bellerinde silah olmasının gereği nedir?
    Evrakları eksik birini çekip vursunlar diyemi sence?
    Dedim ya..
    Bu iki kurum, "kafa"dan başka görüntü/imaj ... gerektiren kurumlardır.
    O "tabanca", memurun imajını tamamlamaktadır.. Adı üstünde "güvenlik" teşkilatı.. Her an insanların hırlısı hırsızıyla muhatap olmaktalar.. Eğer normal (suçsuz/sorunsuz) bir vatandaşsan onun silahı sana güven verir! Aynı şekilde suçlu/sorunlu vatandaşlara da korku verir!..

  10. #25
    Üye
    hikmet2007 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.04-2007
    Son Giriş
    05.09-2016
    Saat
    20:14
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    2
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    zalim acımasız kamu yöneticilerinden dolayı engelli arkadaşlar kamuda istihtam edilmemektedir bazı yönetiçiler hariç.Kanun var yönetici uygukamıyor bu bir suç mudur suçsa kime bildirecez valiyemı başbakanamı cumhurbaşkanınamı.Fransada engellilerin yürüdüğü gibi bizde mi yürüyelim iş verin diye.Yüzlerce dernek var bu konuda bir girişim yaptılarmı acaba çözümde çalıskan,araştıran, çözum arayan,danışan dernek başkanlarıda.

  11. #26
    Üye
    consiglier Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.02-2004
    Son Giriş
    13.12-2017
    Saat
    16:57
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: E®KAN
    Bir anımı paylaşmak istiyorum.
    Haftasonu ve veli toplantımız var.Ama benim de dersanem var ve çok yoğunum anca çıktıktan sonra 10 dakika geç yetişebiliyorum. Çıkar çıkmaz fırladım otobüse bindim. okula yürümeyle 10 dakika yol var. hemen bir taksiye atladım ve taksiciyle sağdan soldan konuşmaya başladık. Benim kız burda okuyor felan...
    Bana ne için okula gittiğimi sordu. Orada çalıştığımı söledim.
    - Ya ne yapıyorsun orda temizlik mi
    - Hayır.
    - o zaman kantincisin
    - Hayır...
    - kalofirefcisin
    - hayır...
    Yani amca bir türlü öğretmenliği bana yakıştırıp da sormadı.
    - Öğretmenim amca deyince şaşırmış bir vaziyette bana baktı. tabi biraz da yüzü kızardı. Hikayeden anlayacağınız üzere biz engelliere bu tür mevkileri hiçkimse yakıştıramıyor nedense...
    Oysa benim öğrencilerin diğerlerinden daha başarılı ve engelliler işlerine daha sıkı sarılıyorlar.....
    Erkanın anlattığı hikaye ile ilgili biraz enpati yapmak gerekiyor(aman yanlış anlaşılmasın adam haklı demek istemiyorum); muhtemelen o taksici hayatında hiç engelli öğretmen görmemiştir. Acaba şimdiye arabasına kaçtane engelli mühendis,doktor, avukat iş adamı binmiştir?
    Bankaya,devlet dairesine vs yerlere gittiğinde kaç tane engelli memurun karşında ayakta beklemiştir,kaç tane engelli müdürün karşısında el pençe divan durmuştur? Adamın şimdiye kadar tanıdığı engelliler malesef kantinci,kaloriferci vb. işlerde çalışan yada çok daha zor durumda olan kişilerdir. Bu arada televizyonda onlarca dizi oynuyor hiç o dizilerde doğru dürüst bir rolde oynayan engelli gördünüz mü? Ne Yazıktır ki taksici gördüklerini söylemiş...

    Eğitim almış ve köşe noktalarda bulunan engellilerin sayısı arttıkça insanların bakış açısı değişekcektir. Hatta helal olsun bak hem sakat hemde okumuş adam olmuş,eli kolu sağlam bir sürü insanlar yan gelip yatarken bu çocuk okumuş öğretmen çıkmış diyecekleridir. İnsanların çocuğunun öğretmeni, muayene olduğu doktor, işyerindeki amiri,patronu vs engelli oldukça değişeceklerdir.

    Engellerin istihdamı konusuna gelince kanun açık ama uygulamada ve denetimde sıkıntılar mevcut. Çok basit sakatlıkları olan kişiler torpille rapor alıp yine torpille engelli kadrosunu işgal eder durumda. Bu kişiler yöneticilerin de işine geliyo çünkü gerçekten sakat olanlar bir iş yapamaz,bütün gün oturur diye düşünüyor.

    Son olarak engelli general görmek istiyorum düşüncesine bende katılmıyorum. Her işin belirli şartları tabiri caizze raconu var. Biz engelli general olmaya çalışmak yerine engelli doktor,mühendis,öğretmen vs olmaya çalışsak daha gerçekçi düşünmüş oluruz.
    Saygılar

  12. #27
    Üye
    mdz Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet
    Üyelik Tarihi
    04.03-2008
    Son Giriş
    26.08-2016
    Saat
    17:36
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    76
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selam...
    pegasus "engelli generaller görmek istiyorum" demiş. mantığını çuk diye otutturmuş evet haklı binkere haklı ve doğru ...
    EVET ENGELLİLER İÇİN İSTEDİKLERİMİZİN gerçekleşmesi için
    önce
    ENGELLİLERİN BİR PARTİSİNİ
    ENGELLİ BİR BAŞBAKANI
    GÖRELİM
    SONRA KANUNLARIMIZI ÇIKARTALIM ( TÜM HALK VE ÇOCUKLAR İÇİN VS )
    İŞTE O ZAMAN ORGENERALDE GÖRÜRÜZ ANTALYA ANKARA SEFERİNİ GERÇEKLEŞTİRECEK ENGELLİ BİR PİLOTTA GÖRÜRÜZ.

    HERŞEY BİRLİTE TEK BİR YUMRUK OLMAKTAN GEÇİYOR.
    HOŞ KALIN

  13. #28
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Biz engelli general olmaya çalışmak yerine engelli doktor,mühendis,öğretmen vs olmaya çalışsak daha gerçekçi düşünmüş oluruz."

    Consiglier bu cümle sana ait.

    Lütfen söyler misin engelli bir doktor olsun diyorsun da bu doktor neden tabip general olamasın? Ben 1995 yılında 3. Dağ komando tugayında askerliğimi yaparken sonraları general olmuş bir tabip albay tanımıştım. Kendisi Trabzonluydu ve odasına kadar gidip sohbet etmiştik.

    Öte yandan engelli mühendis olsun diyorsun da bu mühendis neden engelli bir istihkam albayı olmasın? Yani farkı nedir istihkam gibi işleri sivilde yapmakla askeriye de yapmanın benim bilmediğim gizli farkları mı var?

    Engelli öğretmen olsun diyorsun da sevgili arkadaşım harp okulunda neden engelli bir general olmasın? Yani farkı nedir bunların?

    Bu saydığım işlerin hiçbirisi ama hiçbirisi bedensel meleke gerektirmez. Bu işlerde de hemen tüm yöneticilik işlerinde olduğu gibi belli bir karizma ve liderlik yetisi olması gerektiği düşüncesine katılıyorum. Ancak liderlik yetisi neden sadece bedensel görünüşle alakalı olsun ki?

    Ben üniversitede yıllarca kulüp başkanlıgı yaptım. Bu süre zarfında bırakın bana rakip olarak çıkmayı hukuk, politik bilimler, mühendislik gibi bir çok bölümden yüzden fazla arkadaşımdan kayda değer bir itiraz bile almadım. Hep saygı gördüm ve sevildim.

    Mezun olduğumda da demokratik bir seçimle yerimi engelli olmayan ama hala beni arayıp danışan genç bir kardeşimize bıraktım.

    Şimdi ben tekerlekli sandalyede yaşayan birisi olarak bizzat hayatımdaki bu tecrübeleri gözardı ederek sizin nereden kaynaklandığı belli olmayan tezlerinizi neden destekleyeyim sevgili dostlar?

    Toplumsal algıda engelli bedenin karizmatik olmayacağı, liderlik yapamayacağı gibi temelsiz bir takım şemalar bizlere empoze edilmeye çalışılıyor. Biz de bunları safça alıp kabul ediyoruz.

    İkinci dünya savaşında ABD yi zafere taşıyan başkan Roozvelt tekerlekli sandalye de değil miydi? ABD yi yöneten bu adam savaşı kazanmadı mı?

    Tanrı aşkına nerden kapıyorsunuz bu düşünceleri?

    Liderlik de karizma da engellilikle alakalı değil.

    İnternette arayın bakın. tekerlekli sandalyede vucut geliştirme yapan tipler var. Bakın bakalım engellide karizma olur mu olmaz mı.

    Lütfen geçelim bunları. Katedecek yollarımız elde edilecek başarılarımız var.

    Bizi bekleyen bir gelecek var...Ve gelecekte bu zihniyete yer olmayacak. Toplumsal, ekonomik, teknolojik dönüşümler insanların kaslarının değil beyinlerinin kapasitesine göre değerlendirildiği bir düzeni herkese dayatacak. Bu değişime kimse ama kimse karşı koyamaz...Bu sadece bir vade sorunudur.

  14. #29
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pegasus'a tam destek benden..

    Ayrıca bir yıldır burada Bayke ile karizma savaşı veren birisi olarak diyorumki;
    Kimden ve hangi yüksek rütbeliden kötü bizim dış görünüşümüz..Onlardan tek farkımız
    yürürken rap rap ses çıkaramamaksa bu karizma değildir..Heybettir..Karizma
    kariyerden gelir..Kariyerde benim bildiğim meslektir, yapılan iştir, işinin gereklerini
    yerine getirirken izlediğin orjinal yol ve yöntemlkerdir..

    Bayke ve Kuyucak çekişmesinin altında bu yatar..

  15. #30
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Pegacım,

    Taktın sen de şu "karizma" lafına ha!!! :evil: Hay demez olaydım! Ben iki kere kullandım (üstelik sadece bireysel karizma değil kurumun karizması olarak.) sen ooooo neredeyse her cümlende kullanıyor ya da imâ ediyorsun.. Bu da yanlıştır! Üstelik anlamsız bir şekilde gereksiz ve kırıcı polemiklere giriliyor burada!

    Eğitim ve kültürün kaliteli olması kadar yaygın olması da önemlidir.. Güzel yurdumda ikisi de yok maalesef. :evil: Bunlar ne kadar azsa ön (ve bön) yargı kurumunu yıkmak o kadar zordur! Amerikan, İspanyol vb. başkanlarını, bakanlarını örnek gösteriyorsunuz da bir de oralardaki toplumların kültür yapısından bahsedin bakalım!! Onları da karşılaştırın birbiriyle.. Ortalama eğitim düzeyini ve kişi başına düşen kitap okuma oranlarını da bir karşılaştırın! Ayaklarınız yere bassın biraz!

    Yaşadığımız toplumun eğitim kalitesi ve yaygınlığı çok çok düşük, engellilerinki daha da düşük.. Sen kimin arasından engelli başkan, bakan, general çıkartacaksın? Uzaydan mı getirtmeyi düşünüyorsun? :twisted:




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon