Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 32 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Vicdan Filtreli Sağlamcı Zihinlerin Dili

    Bülent Küçükaslan


    “Yoksullara yiyecek verdiğimde aziz; yoksulların neden yiyecekleri yok diye sorduğumda ise komünist diyorlar.” Don Helder Camara.


    Yukarıdaki sözü de alıntıladığım Birikim Dergisi’nin Mayıs 2008 sayısında Çağrı (Doğan) “Sağlamcılık” sözcüğünü ortaya atmış ve bunu şu şekilde açıklamıştı: “Erkek ve diğerleri, beyaz ve diğerleri gibi hiyerarşik toplumsal kodları anlatmak için kullanılan cinsiyet-çilik, ırk-çılık gibi kavramlardan yola çıkarak, sakatlığa yüklenen negatif sosyal değerin ve sakatlar üzerindeki sosyal baskının sorumlusu olan sağlam ve diğerleri şeklindeki hiyerarşik yapılanmalar için de, sağlam-cılık diyebiliriz. [Bu, f]arklılıkların karşılaştırılıp ölçülmesine dayanan hiyerarşik [bir] yapılanma[dır]”

    Yani, insanları sağlam-değil, erkek-değil, heteroseksüel-değil, zengin-değil, beyaz-değil, güçlü-değil vb. saçmalıklarla ayıran ve sonra sağlamlığa, heteroseksüelliğe, erkekliğe, zenginliğe, beyazlığa, güce değer atfedip, bunun dışında kalanları anormal ve değersiz sayan zihniyet, kaçınılmaz olarak ortaya çıkardığı hiyerarşi ile de kendini üstün görüp, küstahlaşabiliyor.

    Bunun en son örneğini geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ verdi: Seçim çalışmaları kapsamında (yani oy istemek amacıyla gerçekleştirilen bir faaliyette!) bir hastanede personelle birlikte yemek yedikten sonra, kör bir işçinin, "Biz burada asgari ücretle çalışıyoruz. Koşulların iyileştirilmesini istiyoruz. Müteahhit şirketlerin elinden ne zaman kurtulacağız?" diye sorması üzerine, Akdağ, sinirlenerek, "Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne yapalım? Müteahhit şirketlerin yanında çalışmaya devam edeceksin" diyerek çıkışıyor.

    Gelen tepkiler üzerine “Yorgunluk nedeniyle böyle bir şey yaptığımın farkındayım. Sizden özür diliyorum” açıklaması yapan Akdağ’ın özür dilemesine gerek yok bence. Eminim ki kendisi daha sonra bu sözleri düşündüğünde “E ne var bunda, haksız mıyım” diyordur. Keza 2004’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sakat çocuğuna iş isteyen bir anneyi “Önce sağlam çocuğuna iş iste” diyerek azarladığını da unutmadık.

    Ben bunların ağızdan kaçan veya maksadını aşan ifadeler olduğunu hiç sanmıyorum. Bu dil, AKP hükümetinin yürüttüğü sosyal politikaların çok net bir yansımasıdır. Zira kendileri sosyal politikayı iane mantığı ile algıladıkları, icraatlarını iyilik düşüncesinden, dini ya da ahlaki bir borçtan, ya da örf ve adetten kaynaklanan karşılıksız yardım olarak kurguladıkları için, son tahlilde "Veren el alan elden üstündür" mantığı gereği, hemen arkasından, “fazla konuşma da şükret” deme küstahlığı gelebiliyor!

    Tepede bunlar olurken, “Obezite ile mücadele adına Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a uyup, mahalle kasabına "şişko" diyen gencin sağlık durumu ciddiyetini koruyor.” diye geçilen Zaytung’daki Son Dakika dokundurmasında olduğu gibi, aşağıda da, devlet kurumlarına karşı giriştikleri mücadelelerde sakatların durumu ciddiyetini koruyor! Sakatlar, kendilerine reva görülen mağduriyeti biraz olsun giderebilmek için yasayla kendilerine verilen sözde haklardan yararlanmayı talep ettiklerinde ya da bu haklara dair düzenlemeler yapılırken müdahil olmak istediklerinde, düzenlemeleri ve işleyişi bir parça eleştirdiklerinde, hatta eleştiri de değil, “şöyle olsa daha iyi olur” diye öneride bulunduklarında, gerek kurumsal olarak gerekse kamu çalışanlarının tavırları açısından, sayın başbakanı ve sayın bakanı aratmayacak şekilde, “fazla konuşma da şükret” şiddeti ve aşağılaması ile karşı karşıya kalıyorlar. Buna dair o kadar çok örnek var ki... Yani kimse sakatların haklarından bahsetmiyor, sakatlara yardım yapılıyor, hepsi bu. Yardım alan kişiden beklenen de minnet duyması, şükretmesi ve tabii susması...

    Bir de bu politikayı üreten ve yürütenlerin eleştirilere karşı tahammülsüzlüğü ve akıl almaz özgüveni mevzuu var. “A” desek, laf hazır: “Bizden önce hiç bir şey yoktu, buna şükredin ve kıymetini bilin”. Daha geçen hafta AKP milletvekili -kör- Lokman Ayva, Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Siyasetçinin engelliye bakışı ve engelli hakları” konulu konferansta İslamiyet’ten önce özürlülerin insan bile sayılmadığını belirttikten sonra, İslamiyet’in dönüm noktası olduğunu ve özürlülerin yeni bir hayata başladığını söylemiş. O derece yani!

    Sizden önce ne olup olmadığı ayrı bir konu, sizin politikalarınızın doğruluğu, yanlışlığı, eksikliği ayrı bir konu. Sizin doğru bir şeyler yapmış olmanız ayrı bir konu, sayısız yanlış ve eksik şey yapmış olmanız ayrı bir konu. Siz, sosyal politikaları “hak” temelli değil “iane” mantığıyla kurgulayan, devletin gücünü parti-eliyle yardım dağıtmak ve yardım alan kişileri de elinize bakar halde tutmak için kullanan, sakatlara sağlamcıların vicdanlarını rahatlatacakları yardıma muhtaç nesne muamelesi yapan, iliklerine kadar neoliberal, doğa düşmanı, zengin-Müslüman-sağlam-erkeklerin patronluğuna inanan, sakatlara dair politika üretirken sakatları ve örgütlerini sürece dâhil etmeyen, en küçük bir eleştiriye dahi tahammül göstermeyen, söyleyecek tek sözü “Bizden öncesi kara delik. Şükredin” olan, evet, bir kez daha söylemek lazım, iliklerine kadar neoliberal olan bir partisiniz.

    Hasılı, sizin dilinizden “Lan elin ayağın tutmuyor, yine adam yerine koyup dinliyoruz seni” mealinde sözler duymak şaşırtıcı değil; özür dilemenize gerek yok. Sadece şuna cevap verin: Yoksulların neden yiyecekleri yok? Sakatlar neden yoksul?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    Anti Oksidan Avatarı

    Gerçek Adı
    @vni
    Üyelik Tarihi
    19.08-2007
    Son Giriş
    04.07-2017
    Saat
    00:50
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    2.658
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir önceki konuda söylemek istediklerimi daha geniş bir perspektifte ve entellektüel bakış açısı ile yazmışsın Bülent... Bakanın sözü kesinlikle "Lan elin ayağın tutmuyor / gözün görmüyor / kulağın duymuyor, yine adam yerine koyup dinliyoruz seni" şeklindeki bir zihniyetin aslında tam da düşündükleri şeyi patavatsız bir şekilde hem de seçim öncesinde, hem de kameraların önünde ağızlarından kaçırması olarak algılıyorum... Bundan sonra özür dilemiş, telefon açmış, mektup yazmış hiç hiç hiç önemi yok...

    ALLAH için iyilik mantığı kesinlikle cennete götürür, günahlardan arındırır, tertemiz yapar... Üstelik söz konusu engelliler ise, devletin sırtında bir kambur oldukları yetmezmiş gibi bir de hak arayışı içine girerler... Yahu elin ayağın tutmaz, gözün görmez, kulağın duymaz, yine de sana iş vermiş, ALLAH yolunda cenneti yarılamış, bir de konuşup sinirlendiriyorsunuz Bakan hazretlerini.... Otur oturduğun yerde şükret haline....

    Sosyal Devlet anlayışı içerisinde eşcinsel / heteroseksüel, sakat / sağlam, zengin / fakir, güçlü / güçsüz vs.... ayırımı yapmadan bireyin sırf insan olduğundan hareketle (kaldı ki hayvan hakları da var artık) eşit bakış açısı ile topluma kazandırmak varken ne yazık ki halk halen eşcinsel, sakat, fakir, güçsüz vs... aşağılamalarına maruz kalıyorsa bu "ileri demokrasinin" ne mene bir şey olduğunu durup düşünmemiz gerek....

    Ya bu zihniyetin değişmesi için sesimizi yükselteceğiz, ya da 10 - 15 bin lira maaş alıp, benim vergilerimle oturduğu rahat sıcak zırhlı makam arabası ile onlarca koruma yanlarında ülkeyi gezerlerken halimize şükredip onların vereceği 3 kuruş sadakaya talim edeceğiz, ellerini öpüp koşulsuz biat edeceğiz....

    Örgütlü bir güç olarak tavır koymalı ve tepkilerimizi dile getirmeliyiz... Düzelirlerse ne ala, düzelmezlerse kendileri bilir...

  3. #3
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu arada en baştan söylemiş olayım: Bu başlıkta AKP'nin sakatlığa ve sosyal politikaya bakışını kendi politik dünyamdan bakarak eleştiriyorum. Tartışmaya açtığım şey sadece bu. Bunun dışında bu başlıkta AKP-CHP vb. parti tartışması yapılmasına müsade edilmeyecek. Bu türden partici tartışmalar yapmak isteyen lütfen ilgili foruma gitsin: Café Engelliler.Biz
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  4. #4
    Üye
    aliercan4 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ali
    Üyelik Tarihi
    03.10-2009
    Son Giriş
    29.07-2016
    Saat
    02:17
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    216
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    oturan boğa ağzına sağlık çok güzel bir yazı

  5. #5
    Yasaklı Üye
    saww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2011
    Son Giriş
    17.09-2012
    Saat
    14:38
    Mesaj
    2.171
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kaleminize zihninize sağlık!
    Yazı genel olarak hedefi vurmuş. İslami bilgiler hariç! Tespitler doğru...
    Hele o 2004 de ki o lafı söylediğiniz için size teşekkür ederim. Başbakanın bu sözünü duymamıştım!
    Böyle bir zihniyetin müslümanlıkla ilgisi olmadığına iyice kanaat getirdim!
    Ama çözüm arayışı eksik!
    Bu forumda aktif olarak sizin bireyleri örgütlemeniz lazım! Haklar verilmez alınır!.
    Bu mecliste nüfus oranı kadar temsili birey hakkımız olmalıdır.
    Siz tespitleri yapın engelli arkadaşların adres bilgilerini bulun ben gerekirse herkezin ayağına kadar gider bu işi anlatırım!.

    Sizden aktif bir program bir örgütlenme bekliyorum! Önümüzdeki seçimlerde orada en az 50 engelli vekil ve bakanlık görmek istiyorum!

  6. #6
    Üye
    yesil_izmit Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.03-2006
    Son Giriş
    20.08-2016
    Saat
    18:31
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    494
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba

    Hak verilmez alınır. Bence bu işin özeti bu Ak partinin boyle bir gorusu varmıdır ? eger varsa cok yazık, Chp yada başk bir parti gelse başka şeyler mi yapar onuda zannetmiyorum. Ama biz engelliler olarak bizim hakkımızı hep birileri savunsun diye bakarsak bir yere varamayacağımız çok aşikar. Hani chp ye sürekli eleştiriler yapılıyor ya Kardeşim hep şikayet bir öneride sen getir diye

    Sanırım bizde artık aynı şeyi yapmalıyız hep şikayet önerisi olan varmı ?

  7. #7
    Üye
    bLaCkRaCe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.09-2006
    Son Giriş
    15.12-2017
    Saat
    01:30
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.226
    Alınan Beğeniler
    16
    Verilen Beğeniler
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Akp konusuna girmemek için eleştirdiğim bir şeyi yapıcam, biatçılık yapıcam.
    Bu yazı kesinlikle hedefi vurmuş.

  8. #8
    Üye
    remzi71 Avatarı

    Gerçek Adı
    remzi
    Üyelik Tarihi
    28.10-2010
    Son Giriş
    29.06-2014
    Saat
    23:17
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bLaCkRaCe;

    güzel kardeşim bende yazının hedefi vurdugunu düşünüyorum . ama hedefi 12 den vurmak dururken hedefin kenarına isabet etmiş onu anlatıyodum bülent beye
    maksat hedefe denk getirmekmi yoksa tam onikiden vurmakmı sizce.
    ben sırf hedefe çarpsın diye atmak yerine 12 den vurmaya vuramıyosamda çok yaklaşmaya atarım okumu.

  9. #9
    Üye
    MELEKDERYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek Derya
    Üyelik Tarihi
    06.06-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    1.451
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Toplumda en çok ayrımcılığa maruz kalan engelliler biz olarak en yakınlarımızdan bile zaman zaman eleştiriler alabildiğimiz için,en çok oy verdiğimiz partiden de böylesi söylemler duymak doğrusu beni artık hiç de şaşırtmıyor,Ancak önemli olan ben engelliyim diyerek kendimizi çaresiz görüp boyun eğmek yerine haksızlığa uğradığımız her koşulda kendimizi savunarak haklı tepkilerimizi dile getirmeli ve çocuklarımızdan başlayarak en büyüklerimize kadar birbirimizi bu konuda eğitmeliyiz.
    Yazınızı çok beğendim,yanımdakilere de okuttum,öğrencim facebooka ekledi, daha engelsiz,daha hoşgörülü, daha eğitimli,daha ötekileştirilmemiş bireyler,aileler,toplumlar oluruz inşallah…

  10. #10
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    331
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yapılan sosyal yardımlar bir hukumet kurmuş parti tarafından yapılıyor. Hukumet kurmamış bir parti sözkonusu olursa bir parti yardımından bahsedilebilir tabi ki.
    Ama öyle bişi yok.
    Hukumetten bagımsız olarak sadece partinin sakatlara bakış açısını konuşacak olursak.
    Bugun chp, mhp ve diğer tüm partiler kadardır bakış açısı sakatlara.
    Tüm sakat sivil toplum örgütleri kadardır.
    Yapılan sosyal yardımlar netice vermye başladı. Sivil toplum örgütleri baaktı ianeden hayır yok sakat haklaarındana bahsetmye, mvzuat karıştırmaya ve eleştirmeye başladılar.
    Solcular baktılar sosyal politikalar üretilior, baktılar baya iş yapılıor, "yahu bu bizim sorunumuz asıl, niçin onlar kadar olamıyoz" diyip işi gurur meselesi haline getirdiler. Şimdi bakınız bol bol sosyal politika ustune çalışıyorlar
    Muhalefet hareketlendi
    Ak Parti daha düne kdar sakatlar haakkında yardımdan başka bişi konuşmayan bu çoğunluk karşısında sanırım yolundan çıktı biraz haliyle Böyle bir hatayı sakatlık mucadelesi için ancak kullanırız bizler Hazır boyle konuşmuşken Bakan, istihdam olayındaa bastırrız Artık sittin sene o kişilerin hatalarını yuzune vurruz durruz
    Fakaat bu dmek değildir ki bu partinin temel politikası iane yardım tmellidir.
    Böyle düşünmeye devam
    Tanışma süreci uzundur vsselam

  11. #11
    Üye
    miremur Avatarı

    Gerçek Adı
    Emrullah
    Üyelik Tarihi
    01.06-2009
    Son Giriş
    08.11-2016
    Saat
    22:22
    Yaşadığı Yer
    Adana/yüreğir
    Mesaj
    852
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engellilere olumsuz ön yargılı ''bakan'' bizlerin sorunlarını çözmeğe aday etkili yetkili kişilerle sıkı bir tartışmaya girin hak verilmiyor alınıyor diye diretin tartışın bıkmadan, en son sesli duyar veya gözlerde okursunuz''SAKAT OLMASAN BİLİRDİM BEN SANA YAPACAĞIMI''Buna benzer muamelerle karşılaşmamak için bize hami gerek hepimiz ENGELLİLERLE İLGİLİ BAKANLIĞIN kurulmasını sesli olarak dile getirelim.

  12. #12
    Üye
    remzi71 Avatarı

    Gerçek Adı
    remzi
    Üyelik Tarihi
    28.10-2010
    Son Giriş
    29.06-2014
    Saat
    23:17
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    miremur;

    çok haklısın kardeşim. ama sende biliyorsun ki biz engellilerin geçimini saglaması engelsiz insanlardan çok daha fazla çaba gerektiriyo onun içinde çogu arkadaşımız geçinmeye çalışmaktan kafasını kaldırıp başka birşeye bakamıyo bile

  13. #13
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatların da hak elde edebilmeleri ve varolan haklarını koruyabilmeleri için politize olmaları gerek. Burası muhakkak. Yalnız, bunun yolu bence öyle büyüüük büyük adımlarla atmaya çalışmak değil. Küçük küçük, saflara katılarak yapmak lazım... Partilerde, sendikalarda, insan haklarını kendine dert edinen uluslararası bağı da bulunan siviltoplum örgütlerinde yer edinerek başlamak lazım.
    Ve tabii, bir de, sakatlıkla ilgili olarak iliklerine kadar politize olmuş, aktivist, hatta biraz anarşist yanı da olan bir sivil toplum örgütü kurmak lazım... Ben bunu çok önemsiyorum. Önemsiyorum ama maalesef gündelik yaşama o derece katılamadığım için, buna önayak olamıyorum... Umudum, bir gün böyle bir örgütün kurulması...

    O zamana kadar, her platformda sakat haklarını savunmak, sağlamların sakatlara yaptığı ayrımcılığı deşifre etmek, bu ayrımcılıkla mücadele etmek; ve tabii bunu tüm dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde yapmak lazım...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  14. #14
    Üye
    gturk Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.08-2005
    Son Giriş
    25.08-2014
    Saat
    16:03
    Yaşadığı Yer
    bursa
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent kardeşim,sizden yaşça biraz daha büyük olduğum için böyle hitab ettim,yanlış anlaşılmasın.Yazınızın tamamına katılıyorum.Bu konu daha önce de açıldığında bazı arkadaşlar,ahlaki değerleri de zorlayarak nedense (nedenini tahmin etsek de...) can siparene şekilde "SAYIN BAKAN" beyi savunma refleksine girdiler.Bu olay parti meselesi değil,bir zihniyet meselesidir.Ruhları özürlü olan bir takım insanlar,bizi hep devletten bir şeyler dilenen insanlar olarak görmekte ve ne yazık ki bu zihniyeti bazı üyelerimizde taşımaktadırlar.

  15. #15
    Üye
    DJ_BORAN Avatarı

    Gerçek Adı
    Ahmet Ali Şahin
    Üyelik Tarihi
    06.07-2009
    Son Giriş
    15.12-2017
    Saat
    21:56
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    481
    Alınan Beğeniler
    20
    Verilen Beğeniler
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Engellilere yapıldığı söylenen hakaretten ve siyaseti miltarize eden söylemlerden sıyrılıp bir iki konuyu dikkatinize sunmak isterim..

    Arkadşaımızın yazmış olduğu yazı tarafgirlik içeren amacı belli muhalif dille kaleme alınmış görüşler içeriyor ve her şeyden önce söylemem gerekir ki olayın aslı bilinmeden usule ilişkiny yapılan değerlendirmeler sahibinden başkasını tatmin edemez. Ayrca demokratik toplumlarda tartışmalar önce bi taraf olarak başlar ve daha sonra taraf olunacaksa haklı olduğuna inandığı tarafa temayül ederek ilerler ancak burda baştan tarafını belli eden muhalefeti zayıf noktayı yakalamaya indirgeyen ittihat terraki zihniyetinin yansıması bir tarafgirlik daha ilk paragraflarda kendisini belli ediyor.. Hele hele bir kişinin mensup olduğu siyasi partininismi ile özdeşleştirilip hedef tahtası haline getirilerek bahis konusu hadisenin bütün partinin siyasal felsefesi haline dönüştürülmesi en hafif tabiriylle SOSYAL BİR LİNÇ kampanyası anlamına gelir..
    Kaldı ki iflah olmaz muhaliflerimizin hiç bir şeyden memnun olmayan halleri zümrüdü anka kuşunun altın kafeste yaşadığı vatan özlemini andıran bir haleti ruhiye ye tekabül etmektedir. Bu zevata göre iktidar kimin elinde olursa olsun isterse yer yüzünü cennete çevirsin yinde başarısızdır çünkü zirvede yer tutanlar daima yalnız bırakılmakzorundadır.
    Bu tutumu örnekleyecek olursak 5 yıldızlı otelde tatil yaparken garsonun getidiği içeceğin yeterince soğuk olmamasından dolayı rezervasyonunu iptal eden bir müşteri nin haklılk psikozunu örnek verebiliriz. Zaten vatandaş olmanın özündeki talepkarlık ta buna tekabül eder. Ancak medeni toplumlarda yaşanan infialin gerçek nedeni refahın herkese eşit dağıtlmaamsı değildir. Düşünün bir kere Dubai Şeyhi EL Maktum gibi mullti milyarder insanları gözünüzün önüne getirin sizce neden risk alıyorlar sahip oldukları onlara yetmiyor mu ?
    İşte insanlığın gerçek yoksulluğu burada başlıyor esas itibarıyla engelli kardeşlerimzin duyarlılığını anlamakla birlikte bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. İnsan her ne olursa olsun hangi konum ve sosyal statüye sahip olursa olsun Eğer kendisine ait bir hayatı yaşayamıyorsa gerçek anlamda YOKSUL odur.. Zira çalışmak ve rızık kovalamak hayatın tek gailesi ve emeli olarak görülseydi başkaca vazifereler insanoğluna yüklenmezdi. Ne varki; İçimizdeki gizli kapitalizm bizi önce militarize ederek mücadele ile kavgayı birbirine karıştırmamamızı sağlıyor sonra da adına sadaka kültürü düyerek küçümsediğimiz paylaşma erdemini zaruret haine getireek adeta gönüllü alıcılar ve gönüllü veririleri tehdit eden bir emir komuta zinciri ile hareket etmeye şartlandırıyor.
    Oysa ki kimin ne kadar kazandığı ile değil de kimin hangi oradna yaşadığı hayatı kendisine ait olarak görüp hissdebildiğine ilişkin anketler yapılıp kamuoyunun önüne kobabilseydi iddia ediyorum toplumumuz bu derece militarize olmaz farklı kesimler arasındaki kutuplaşma bu kadar derin bir içsel kavganını tezahürü olarak görülmezid.
    Bahsetiğim şeyin kısa bir özeti yapılacak olursa eğitim müfredatında bile fen bilimleri ağırlıklı bireyler yetiştiren bir anlayışın sosyal bilimleri ve sosyal değerleri ikinci plana iten yaklaşım örnekleir ile bu günkü statükoyu oluşturması tabiidir. Yani demek istiyorum ki bu durumun a partisi ya da b partisinin iktidarda ya da muhalefette olması ile ilgisi yok tamamıyle sosyal bilimlerden ve sosyal değerlerden mahrum yetişen nesillerin sahip oldğu bencillik ve bireyselleşmenin sonuçları olarak değerlendirilmelidir.
    Çok can alıcıı bir örnek vererek nereye gelmek istediğimi kısaca izah etmeye çalışacağım.. Eminim hepiniz işinize ya da bir yerlere giderken toplu taşıma araçlarını kullanmışsınızdır. SIkışık insan kalabalığı içerisindeki homurdanmalar ve boğaz köprüsüne gelince tıkanan yolun verdiği daralma bir anda herkesi trafik mühendisi haline getirir. Arka koltukta memleketi kurtarmak için muhalefet eden bir zaat arabası olmadığı için hayıflanan başka bir kişiye laf yetiştirirken direksiyon kolduğunda oturandan başka yolcusıu olmayan bir sürücü trafik sıkışıklığından dolayı ülkeyi yönetenleri suçlarken otobüsün koltuğundaki adala aynı fikirdedir. Ana aynı kişi yolda kalmış bir insanı arabasına alıarak gideceği yere götürmeyi vakit ve nakit kaybı olarak nitelendirmekte herbangi bir beis görmeyecektir.
    Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Evet hepimiizn geçmişten gelen sorunları tanık olduğu yanlışlıkla ve haksızlı içeren uygulamalar var ve bunları kıyasıya eleştiriyor yeri geldiği zaman işi hakarete kadar vardırabiliyoruz. Peki siz hiç şun düşündünüz mü? Bu ülkede bri iktidar çıkıp tek başına otomobil kullanan sürücülere ekstra vergi getirse ve bunu halk oyuna sunsa %kaç evet çıkar ?
    Ya da kaç tane sağlam iş veren ya da iş veren temislcisi patrondan iş istemek için iş kurumunda sıra bekleyenlerin yerine kendini koyar. Biraz daha pozitif düşünelim iş akdi fesh edildiğinde ödencek tazminattan kurtulmak isteyen hangi işveren iş akdi feshinde futbolcuların sözleşmelerindeki gibi bir fesih bedelinin önceden belirlemenmesini onaylar ? Bunun gibi en az 50 soru yöneltebilrim muhattaplarıma ve iddia ediyorum bir tekine evet cevabı verilirse Türkiye değil Dünya değişir ve yepyeni bir medeniyet inşaa edilebilir.. Aksini idda edenlerle her platformda tartışmaya hak talebi için bütün mecralarda birlikte mücadele etmeye varım ne dersiniz kavga etmeden tartışacak kadar medeni olabilir miyiz ?




Sayfa 1 / 3 123 SonSon