Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123
Toplam 40 mesajın 31-40 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    328
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    BU konu ile alakalı 657 Sayılı Kanun'daki şu maddeyi unutmuşum:

    "
    SINAV ŞARTI:
    Madde 50 -(Değişik madde: 29/11/1984 - KHK 243/6 md.)
    Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır.
    Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenir.
    (Değişik fıkra: 30/05/1997 - KHK-572/14 md.) Özürlüler için sınavlar, özürlü kontenjanı açık olan kurum ve kuruluşlarca ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavla eş zamanlı, böyle bir sınava ihtiyaç duyulmamışsa, özürlü kontenjanı açığı bulunduğu sürece ayrı zamanlı olmak üzere özür grupları ve ulaşılabilirlikleri gözönüne alınarak yapılır.
    (Ek fıkra: 30/05/1997 - KHK-572/14 md.) Özürlüler için sınavlar, özürlü grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu teşkil edilerek ayrı yapılır."

    Böylece yukarıdaki Danıştay kararında dayanak alınan mevzuatla ilgili maddelerin bazılarını eklemiş oldum buraya.

  2. #32
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Kalem Mesajı Gör
    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği hazırlanan Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte özürlü memur istihdamı ayrıca düzenlenmiş olup, buna göre kamu kurum ve kuruluşları toplam dolu kadro sayılarının (taşra teşkilatı dâhil) %3’ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda olduklarından, bu suretle istihdam edilecek özürlüler için özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos, Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya bir kaçında kurumsal bazda ayrı bir sınav uygulaması yapılmaktadır
    cehaletimi mazur görün, arkadashlar...
    bu istihdam konularina pek hakim olmadigim icin anlamaya calishiorum;

    shimdi, toplam kadronun %3'ünde engelli calishtirmak zorunda olanlar, bu %3'lük kadroyu doldurmaya aday olan engellileri, kendi aralarinda yarishtirmak icin engellilere özel hazirlanan bi sinav mi uyguluorlar?... eger öyleyse, buna neden gerek duyuldugunu, yola cikilan niyeti, dayanilan mantigi pek anlayamadim, yardimci olursaniz sevinirim?...

    yoksa hepten yanlish anladim da, herkesin girecegi yarishma sinavinin, o sinava herkes gibi katilmak isteyen engelli kishilerin özel gereksinimlerini dikkate alan shartlari sunabilmek icin ayri tarihte, ayri yerde, ayri shartlarda uygulanmasindan mi bahsedilior?... eger öyleyse, neden sadece özürlü acigi bulundugu sürece yapilior bu?... %3'lük zorunlulugu yerine getirmish olan kurumlar, sinava girmek isteyen engelli kishilerin ihtiyac duyabilecegi sinav shartlarini, firsat eshitligini sunmaktan muaf mi oluo otomatikman?...

    ne ishtir, gercekten anlayamadim ...

  3. #33
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    328
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İstersen yavaş yavaş gidelim reku Bu konu baya uzun. Bir fikir vermesi açısından, yapılan özürlü sınavlarından bir örnek sunayım:http://www.engelliler.biz/forum/kamu...biniz-var.html

  4. #34
    Üye
    Ledzeppelin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.11-2010
    Son Giriş
    14.11-2011
    Saat
    23:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    engelliyiz nasıl olsa ağzımıza ekmek koysunlar şükür diyelim.Şimdi ben işitme engelliyim her iki kulağımdan total sağırım sonradan engelli oldum için diksiyonum düzgün.Eğitimim üniversite düzeyinde.Çalıştım kamu kurumu bana şunu dese sen engellisin temizlik işi yap? Ne hissederim? Ne hissedersiniz? Kendinizi geliştirmek için emek veriyorsunuz.Hayata yenik başlıyorsunuz.Bu senin suçunmu hayır.Peki senin elinde olmayan bir nedenden dolayı sana verilen ve sana yapılan muammele nedir?İstanbul borsası görme engelli santral memuru alamazmıydı,İşitme engelli bilgisayar teknisyemi alamazmıydı? yada meb hizmetli kadrosu yerine idari kadrodan engelliyi ististam ederek zor olan hayatlarını dahada zorlaştırmak yerine insaı bir çalışma şartı sağlanamazmıydı? Birbirimizi kanddırmayalım arkadaşalr. Gerçek olan şu ki kimse iş yerinde gününü moralini bozacak SAKAT bir engelli görmek istemiyor.Ve geçmiş yıllarda ve günümüzde kamunun bize dilenci muammelesi çekmesine de gönlümüz razı olmasın.ENGELLİ OLMAK BİR ZORUNLULUKTUR,SEÇİM DEĞİLDİR.

  5. #35
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    328
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KPSS'ye ile ilgili bir başlık:http://www.engelliler.biz/forum/cali...anlariniz.html

    KPSS'ye giren özürlü bireylerin karşılaştığı sorunları, başarı ve başarısızlık durumlarını, sınavı kazandıktan sonraki atanma durumlarını avantaj ve dezavantajlarını da ayrıca incelemek gerekiyor.
    BUnun için öncelikle özürlüler için açılmış sınav sorularıyla, KPSS sorularını da incelemek lazım.
    Sınavlarla ilgili durum tesbiti yaptıktan sonra atamalarla ilgili de durum tesbiti yaparız.

    Bu arada özürller için alınan tedbirlerden biri de OSYM'de özürlü bireylere tanınan özürlü kontenjanı. Bu konudaki uygulamanın kpss sınavlarında da uygulanması durumunda nasıl bir tablo oluşur? Düşünüyorum.
    Özürlüler için açılmış sınavlarda, pratikte farklı da olsa ÖSYM tarafından uygulanan uygulamanın mantıgını gordugumuzu söyleyebiliriz.
    Farklı olarak OSYM sorularda düzenleme yapamıyor ama özür durumu, özür derecesi, okul hayatında karşılaştıgı dezavantajlı durumları düşünerek bir kontenjan açıyor ama puanlar genel tavan ve taban puanlarını etkilemesin diye açıklamıyor mesela. Özürlü kontenjanından giren özürlü adaylar, puanlarını sıfır olarak goruyorlar.
    Aksi durumda okul taban puanları düşer.
    Engellilerin yuksek öğretime daha fazla dahil olmaları için, okul hayatında karşılaştığı düşünüldüğü dezavantaj payı da hesaplanarak "bu özürlü aday, okul hayatında karşılaştığı dezavantajlar olmasaydı bu durumda başarısı ne olurdu?" denilerekten bir hesaplama yapılıyor ve aldıgı gerçek puan, tercihi, özür derecesi, özrü, dezavantaj durumu düşünülerek özürlü adaya bir ek puan veriliyor ve yrleştiriliyor.
    Aklıma özürlü sınavları dışında KPSS de boyl bir düzenleme olabilir mi diye geçior ama pratik açıdan baktıgımda oldukça zor gorunuyor bu durum. Ama sorgulamaya devam ediyorum.
    Aslında bu istihdam konusu tartışılırken birçok konuya el atmayı düşünüyoruz.
    Sanırım yaza kadar olgunlaştırrız bu durum tesbitini... Yazın da daha çok vakit ayırabiliriz.

  6. #36
    Üye
    consiglier Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.02-2004
    Son Giriş
    01.12-2017
    Saat
    14:05
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu ilan olsa olsa engellilere uygulanan negatif ayrımcılığın örneklerinden biri olur.
    Bilgi olması açısından pozitif ayrımcılık nedir;
    Pozitif ayrımcılık, yalnızca “dezavantajlı” gruplara mensup bireylere verilen ekstra haklardır. Pozitif ayrımcılık, dezavantajlı gruplar herkesin rahatça kullanabildiği bazı hakları çeşitli sebeplerden dolayı kullanamayabileceği için; onlar ancak bazı özel birtakım haklara sahip olurlarsa çoğunlukla gerçekten eşit olma şansını yakalayabilecekleri düşüncesiyle yapılır.
    Örneğin ülkemizde herkesin kamuya açık tuvaletlerden yararlanması bir (negatif) haktır. Ne var ki tekerlekli sandalye kullanan veya başka engeli olan kişiler çoğu zaman bu tuvaletlerden (merdivenler, dar alanlar vb. sebeplerden dolayı) yararlanamazlar. Bu durumda devlet bu tuvaletlerin açılması ve kullanılması ile ilgili düzenlemelere bir madde ekleyerek bu dezavantajlı grup için ekstra pozitif düzenleme yapar ve der ki: "tuvaletlerin girişinde şu-şu ölçülerde rampa, tuvalet kabinleri, kapıları, lavabolar şu-şu özelliklerde olmak zorundadır". İşte bu durumda devlet dezavantajlı kişiler için bir pozitif hak öngörmüş, bu kişilerin herkesle gerçekten eşit olabilmesini ve negatif haklardan yararlanabilmesini sağlamış oluyor.
    Pozitif ayrımcılık fazladan bir hak değildir. Sadece herkesle gerçekten eşit olunabilmesinin garanti altına alınmasıdır
    kaynak:Pozitif ayrımcılık - Vikipedi

  7. #37
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Kalem Mesajı Gör
    İstersen yavaş yavaş gidelim reku Bu konu baya uzun. [/URL]
    sayende - ishimi kolaylashtirmaktan cok zorlashtiran - bi sürü kisaltmalar ucushuyo beynimde ... evet, konu baya uzun ve biraz da karmashik... zaten tam da o yüzden "belki iyi bilen biri vardir da bana özetleyerek anlatir biraz" diye ümit ederek sormushtum ... ish basha düshtü anlashilan ...

    incelememi istedigin birinci linkte gördügüm kadariyla adaylari yedi gruba ayirmish, her gruba ayri sinav hazirlamishlar;

    1. ögretmenler
    2. zihinzel engelli memurlar (5. veya hizmetliler)
    3. ishitme ve konushma engelli memurlar (6. veya hizmetliler)
    4. ortopedik, görme ve diger engelli memurlar (7. veya hizmetliler)

    aklima takilan ilk soru; icerik ve zorluk acisindan bu sinavlar engelli olmayan insanlarin girmek zorunda oldugu sinavlarla eshit mi?... zihinsel engelliler icin öyle olmadigini tahmin edebiliorum tabe... de, diger engelliler icin nasil?... örnegin ishitme ve konushma engelliler icin hazirlanan sinavlarda sözel sorulara daha mi farkli agirlik verilior?... ortopedik ve görme engellilere hazirlanan sinavlarin ne tür farklari var?... hele bir de hic mi hic anlayamadigim mesele, farkli engelli guruplarina ayirma geregi bile duyulmayan ögretmenlere neden engelli olmayan ögretmenlere hazirlanan sinavlardan farkli sinavlar uygulandigi?...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Kalem Mesajı Gör
    Engellilerin yuksek öğretime daha fazla dahil olmaları için, okul hayatında karşılaştığı düşünüldüğü dezavantaj payı da hesaplanarak "bu özürlü aday, okul hayatında karşılaştığı dezavantajlar olmasaydı bu durumda başarısı ne olurdu?" denilerekten bir hesaplama yapılıyor ve aldıgı gerçek puan, tercihi, özür derecesi, özrü, dezavantaj durumu düşünülerek özürlü adaya bir ek puan veriliyor ve yrleştiriliyor.
    bu tarif ettigin shu an uygulanior mu?... neblim, gecmishe bakip "shunlar shunlar olmasaydi basharisi shu shu mu olurdu acaba" gibi varsayimlara dayanarak ek puan vermek cok tuhaf geldi bana... "falanca insan okul yillarinda asabi annesinden/babasindan üc ögün dayak yemeseydi de derslerine daha bi güzel verebilseydi kendisini, basharisi ne olurdu" diyerek de ek puan verilio mu mesela? ...

    bu konuyu anlayabilmem icin daha coooooook ekmek yemem gerkio galiba ...



    ***
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: consiglier Mesajı Gör
    Bilgi olması açısından pozitif ayrımcılık nedir;
    (...)
    Örneğin ülkemizde herkesin kamuya açık tuvaletlerden yararlanması bir (negatif) haktır. Ne var ki tekerlekli sandalye kullanan veya başka engeli olan kişiler çoğu zaman bu tuvaletlerden (merdivenler, dar alanlar vb. sebeplerden dolayı) yararlanamazlar. Bu durumda devlet bu tuvaletlerin açılması ve kullanılması ile ilgili düzenlemelere bir madde ekleyerek bu dezavantajlı grup için ekstra pozitif düzenleme yapar ve der ki: "tuvaletlerin girişinde şu-şu ölçülerde rampa, tuvalet kabinleri, kapıları, lavabolar şu-şu özelliklerde olmak zorundadır".
    carshida pazarda gezerken cishimiz vs. geldiginde altimiza veya - cok afedersiniz ama - dötümüzü acip orta yerlere yapmak zorunda birakilmayip HERKES gibi tuvalet denen icattan yararlanabilmemizi saglamaya "pozitif ayrimcilik" demek oldukca abes gelior bana... bashkalarinin sahip olamadigi cok özel ve keyfii bir hak degildir ki bu, biz bize uygun tuvaletleri kullanirken pozitif ayrimciliga ugramish olalim... asil pozitif ayrimcilik, herkes burun ve gözlerden uzak tuvaletleri kullanmak zorundayken bizlerin diledigimiz an orta yerlere yapmamizin ayiplanmaMasi, hosh görülmesi olurdu ...

    bu kadar temel birsheye bile pozitif ayrimcilik denmesi, sakatlarin kamuda dolanmalarina abes bisheymish gibi bakma alishkanligindan hala kurtulamamish olmanin göstergesidir bence... bütün mesele, "shu shu ölcülere" uyup " shu shu özelliklerin" saglanmasiysa, kamuda gördügümüz hersheyin belli standartlara ve normlara uygun yapilmak zorunda oldugunu da unutmayalim lütfen... o standartlari belirlerken, sakatlarin, yashlilarin, cocuklarin vs. hesaba katilmasi oldukca insanii ve dogaldir (öyle olmasi gerekir yani), sürekli bizlere empoze edilen sira dishi bir olay olma durumundan cikmalidir!!!...

    kisacasi, kamuya acik hizmetlerden herkesin yararlanabilmesi negatif bir haksa eger, bizlerin hesaba katilmamasi ortada kabak gibi parlayan nes-negatif bir ayrimciliktir... ve bu ayrimciligi yap-ma-ma-yi pozitif ayrimcilikla esh tutmak, olaylari carpitip ayiplara süslü kiliflar giydirme küstahligindan bashka bishe degildir benim gözümde ...

  8. #38
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    328
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Reku, bu konu uzun dedik yaw Rahat bir zamanda dahil olayım ben. Daha doğrusu karışık gideriz vakti geldiğinde toparlarız
    Demişsin ki:
    "bu tarif ettigin shu an uygulanior mu?... neblim, gecmishe bakip "shunlar shunlar olmasaydi basharisi shu shu mu olurdu acaba" gibi varsayimlara dayanarak ek puan vermek cok tuhaf geldi bana... "falanca insan okul yillarinda asabi annesinden/babasindan üc ögün dayak yemeseydi de derslerine daha bi güzel verebilseydi kendisini, basharisi ne olurdu" diyerek de ek puan verilio mu mesela? ... "

    Hayır, o konuda verilmiyor
    Ha seni anlıyorum. Bu dezavantj konuları olmasa, rampalar olsa her engelli çocuk okula ulaşsa, ogretmenler bilinçli olsa, ailelr bilinçli olsa, erişim sıkıntısı yaşanmasa vs vs eşit bir vatandaş gibi tüm haktan yararlanılsa ne güzel olur tabi Bunlar için ugraşılması gerekirken pozitif ayrıcalıklar tanınması sana komik gelebilir. Ama bu ülkenin evrensel hukuk değerlerine uygun insnca bir yaşam alanına erişebilmesi için alması gereken mesafe derin. Sorunlar dağ gibi
    Toplumun bilinçlenmesi ayrı konu. Ve durum dğerlendirmesi yapıldında kısa, orta vadeli tedbirler gerekli bence. Hele bir engelliler okullara erişsin topluma karışsın bu itici güçle asıl sorunlar da rahatlıkla çözülebilir.
    Bu arada sorun toplumun tüm kesiminde. O kadar çok sorunları var ki. O kadar çok drtleri var ki. Senin dediğin gibi anasından babasından üç öğün dayak yiyen çocuklar bile var, varken engllilerle kimmm ugrşacakkk? Onlar diyolar Ben değil
    Biliorsun "engellilerin hayatı kaymış otursun evlerinde" diyorlar. Düşünsene bu ulkede bir ortopedik engelli çocuk tercih yaparken puanından önce başka şeyleri değerlndirir:
    1. Gideceği okulun fiziksl durumu nasıl? rampa vs... mrdiven var mı? Asansör var mı?
    2. Okuluna nasıl gidebilir? Her gün araç temin edebilir mi yoksa anası babası mı taşıyacak yine?
    vs vs
    Ha nasıl okudugunu da gel onlara sor...
    Ha bu sorunlar tabi ki çözülmeli. Ama bunlarla da bitmiyor ki Burada tamam biz bizeyiz dilimizden halimizden anlıyoz da. Dışarısı pek umursamıyor. Kendi dertleri başlarından aşkın Özürlü evinde oturabilir ama onların sorunu beklemez acildir hep

    Neyse sonuçta bizler için kaybdilen yıllar var. Sakatlar, hele katılsın bi şkilde okula, işe vs... Buyusunler yürüsünler öncülük etsinler taşısınlar bayragı.
    Biz onları itekleyelim hele, gerisi o çocukların işi.

    "bu konuyu anlayabilmem icin daha coooooook ekmek yemem gerkio galiba ..." demişsin canım.
    Hayır, ekmkten ziyade buralardaki hayatı soluman gerekiyor. Buraların havası karışık biraz.
    NOT: Aslında ülkenin sorunlarını bu siteden de takip edebilirsin. İlgili tüm forumları takip et
    Bir buradan bir dışarıdan bakıyorum bne işin açıkçası. OKuldan bakış ayrı konu

  9. #39
    Üye
    racifetibay Avatarı

    Gerçek Adı
    Feti..
    Üyelik Tarihi
    12.10-2009
    Son Giriş
    14.03-2011
    Saat
    16:31
    Yaşadığı Yer
    ORDU
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İşte Pozitif Ayrımcılığın ilk örneği: İMKB engelli iş ilanı [Tartışma]

    Konu başlığının sonunda, her ne kadar büyük parantez içinde, uyarırcasına: [Tartışma] yazsa da; bir çoğumuzun müdahil olduğu ve/veya konunun içeriğine binaen, kendini konunun içinde bulduğu, [Tartışma] yazmasına rağmen tartıştığı! konuyla ilgili; nacizane birkaç çift lâf etme (başta da belirttiğim gibi; konunun içeriğine binaen) gereğinde hissettim

    Tabi, amacım kimseyle polemik içine girmek, kimseyi tahrik veya tahkir etmek, kimsenin açığınıi yakalamak veya eksiğini bulmak gibi şeyler değil. (Bunu da, hususiyyetle bildirmiş olayım.)

    Sade ve sadece konu içindeki, kendimce gördüğüm eksikleri tamamlamak..

    Kıymetli kardeşimiz konuyu paylaşıp, yanlışlıklara parmak basmış; kendisiyle hemfikirim.

    Ama şu durum da gözümüzden kaçmasın. Hani ilânda yazıyor ya;

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: [COLOR=black
    ][/COLOR]

    3-Görevin gerektirdiği ahlak ve karakter niteliklerini taşımak,
    işte burayı anlayamadım. Yani daha doğrusu anladım da; "acaba yanlış mı anladım?" orasını anlayamadım. Diyeceğim şu ki, bu kurum; bu ilândaki 3. maddeyi, sadece biz engelliler için mi koyuyor, ya da her ilânda istiyor mu?

    Bu ne biçim bir BAŞVURU ŞARTI????? Her hangi ilân ile olursa olsun, başvuranlara hakaret addediyorum bu 3. şartı, İMKB HAKETTİN KIRMIZI KARTI!!!

    Arkadaşlar, benim bilmediğim; kan grubunu belirleyen kan tahlii gibi, ahlâk ve karakter niteliklerini belirleyen bir tahlil mi var? Yada altın, gümüş gibi kıymetli madenlerin kalitesini ölçen mihenk taşı gibi ahlâk ve karakter niteliklerini ölçen bir mihenk taşı mı var; yoksa, şu IQ testi gibi ahlâk ve karakter niteliklerinin testi mi var? Veyahut, pH değerini ölçen turnusol kâğıdı gibi ahlâk ve karakter niteliklerini ölçen bir kâğıt var da, benim veya bizim mi haberimiz yok?

    Bu 3. şart, düpedüz -eğer biz engelliler için özellikle konulmuş ise- bizi hakir görmekten öteye birşey değil. Demek ki, onların gözünde; sanki bizden her/herhangi birimizin, "ahlâk ve karakter nitelikleri" bakımından yoksun olma veya ilândaki gibi "ahlâk ve karakter niteliklerini" taşımama ihtimali var ki, bu; "3. Görevin gerektirdiği ahlâk ve karakter niteliklerini taşımak" şartını maddeler içine koymuşlar.

    Bu ilân; "Engelli memur" ilânı mı, yoksa; "Ahlâk ve karakter nitelikleri olan bir dâmat arıyorum" ilânı mı? Bilmiyorum ama, tahmin ediyorum ki, devletin en mahrem kurumu olan İstihbârat Teşkilâtı'na bile eleman alınırken, ilânda böyle bir şartın olduğunu sanmıyorum. Diğer bir mühim kurum olan Adâlet Teşkilâtı'na her hangi bir konum için (paspasçı bile olsa) eleman alınırken veya Askeriyenin ilânlarında bile böyle bir şartın olduğunu zannetmiyorum.

    Hâl böyle iken, bunlar kendilerini ne zannediyorlar??? En mihimi: onlar bizi ne zannediyorlar???

    Onları ve/veya onlar gibi davranış/fikir içinde olanları ESEFLE KINIYORUM!!!!!!!! ESEFLE KINIYORUM!!!!!!!! ESEFLE KINIYORUM!!!!!!!!

    Vesselâm!

    Saygı ve sevgilerimle,

    Hepiniz sağlıcakla kalınız!

  10. #40
    Üye
    nurdan21 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.09-2008
    Son Giriş
    13.11-2017
    Saat
    13:38
    Yaşadığı Yer
    ilde
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    EVET EVET EVET alın size EVET




Sayfa 3 / 3 İlkİlk 123